Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 10 saat önce
Kıpır kıpır enerjisi ve güler yüzü ile Özlem Tunca’nın sunduğu Dünyayı Geziyorum, ülke ülke, şehir şehir gezerek birbirinden farklı kültürleri, doğal güzellikleri ve eşsiz lezzetleri Kanal 7 ekranlarına taşıyor. Türkiye ve dünyadan birçok şehri gezen Dünyayı Geziyorum aynı zamanda o şehirlerin hikayesini, yaşam tarzlarını ve geleneklerini detaylarıyla anlatıyor.

Hayatın koşturmacasından sıyrılıp biraz olsun nefes almak, farklı ülkeler, şehirler ve güzellikler görmek isteyenlerin heyecanla takip ettiği Dünyayı Geziyorum, her hafta başka bir ülkede gözlerini açıyor. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir köşesinden tarihi yapılar ve eserler, doğal güzellikler, farklı kültürler, örf ve adetler, geleneksel ritüeller, yöresel yemekler ve sokak lezzetleri… Ayağının değdiği her yeri, gördüğü her manzarayı ekranlara yansıtan ve detaylarıyla anlatan sevilen sunucu Özlem Tunca, Dünyayı Geziyorum ile uzak yakın demeden dünyanın her köşesinden eşsiz manzaraları izleyicisiyle buluşturuyor.
Döküm
00:00Sen de dünyayı gezmek istersen yüzlerce tır.
00:02Pronto, Pronto tır.
00:10Avustralya'da yepyeni yerler keşfetmeye devam ederken,
00:14şimdi de yolumuz Avustralya'nın başkenti Canberra'ya düştü.
00:20Canberra'nın muhteşem doğasına bırakacağız kendimizi.
00:24Burley Gölü'ne geldik.
00:28Şimdi Canberra'nın tam şehir merkezindeyiz.
00:32Avustralya'nın, Canberra'nın ve civar bölgelerin tarihine ışık tutan Avustralya Ulusal Müzesi'ndeyiz.
00:40Canberra'da şimdi en çok ziyaret edilen yerlerden birine geldik.
00:44Savaş Müzesi ve Savaş Anıtı'ndayız.
00:48Müzeye girer girmez özellikle Gelibolu'da, Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı dönemde
00:53orada elde edilen savaş mühimmatlarının, bilgilerin, belgelerin sergilenmesi oldukça dikkat çekiyor.
01:01Atatürk Parkı'na geldik.
01:06Avustralya bölümümüzü bu haftada sakın kaçırmayın.
01:18Dünyanın bir başka köşesi bize 14 bin kilometre uzaklıktaki kıta Avustralya'da bugünkü gezimizde başkent Canberra'ya gidiyoruz.
01:29Avustralya'nın başkenti sanıldığı gibi Sidney değil Canberra.
01:34Nüfus yaklaşık 500 bin kişi.
01:36Bu şehir yapay olarak başkent için kurulmuş denizden uzakta ülkenin 8. büyük kenti.
02:03Dünyayı geziyorum da Avustralya'da yepyeni yerler keşfetmeye devam ederken
02:08şimdi de yolumuz Avustralya'nın başkenti Canberra'ya düştü.
02:13Sidney'den Canberra'ya yaklaşık 2,5-3 saat bir yolculuk gerçekleştirdik.
02:19Karayoluyla geldik ve gelir gelmez kendimizi muhteşem bir manzarada bulduk.
02:24Hemen arkamda Canberra kentini olduğu gibi gözlerimizin önüne serilmiş bir şekilde görüyorsunuz.
02:32Canberra kenti Avustralya'nın başkenti.
02:35Aslında başkent Sidney ya da Melbourne olarak biliniyor ama
02:39hayır Avustralya'nın başkenti Canberra.
02:42Canberra ne demek?
02:43Aborjin dilinde toplanma yeri, buluşma yeri anlamına geliyor.
02:47Ve Canberra'nın tarihi çok çok eskilere gidiyor.
02:51Canberra aslında aborjinlerin yaşamış olduğu binlerce yıllık tarihe sahip olan bir şehir.
02:57Ama 1927 yılında burası başkent ilan edildikten sonra burası hızla gelişmeye başlıyor.
03:04Ve Washington örnek alınarak kent tasarlanıyor.
03:09Ama kentin bakın görüyorsunuz doğasına, tabiatına, yeşiline kesinlikle zarar verilmiyor.
03:16Mimariler inşa edilirken doğal hali bırakılarak inşa ediliyor.
03:21Her yer yağmur ormanı, her yer burada görüyorsunuz yemyeşil bitki.
03:26Bu sebeple de oraya gelen turistler kentin doğasına bir kez daha hayran kalıyorlar.
03:32Yaklaşık 400 bin kişilik nüfusu bulunuyor Canberra'nın ve 8. gelişmiş kent olma özelliğine sahip Avustralya'nın.
03:41Ve burası yüzü ölçümü bakımındansa Avustralya'nın en büyük şehri olma ünvanına sahip.
03:48Baktığımız zaman hemen bu arkamda görmüş olduğunuz alan Canberra'nın şehir merkezi.
03:53Bakın görüyorsunuz oradaki binada parlamento binası olma özelliğine sahip.
03:58Parlamento binası kentin en önemli sembollerinden biri.
04:03Özellikle yemyeşil doğası, muhteşem havası, ılıman iklimi sayesinde de Canberra kenti her zaman turistlerin gözdesi.
04:12Melbourne'ü ve Sydney'i ziyaret ettikten sonra turistlerin listesinde olan en önemli turizm yıldızlarından biri Avustralya'da.
04:20Canberra bizim Ankara'mız gibi. Önemli müzelerin, anıtların yer aldığı, siyasilerin olduğu ülkenin yönetim merkezi burası.
04:33Biz de şu anda muhteşem bir manzaraya sahip olan Canberra'nın Eynsil Dağı'na geldik.
04:39Eynsil Dağı muhteşem bir manzaraya sahip.
04:42Zaten Canberra böyle dağlardan, tepelerden meydana gelen bir şehir.
04:47Ve en yüksek tepelerinden biri olan Eynsil Tepesi'ndeyiz biz de şu anda.
04:52E tabi burası yüksek bir aslında dağ konumunda ama biz de şu anda bu dağın yüksek noktalarından birindeyiz.
04:59Yeni Yeşil Dağı, muhteşem tabiat, olağanüstü manzaralar işte bu güzel şehirde dikkat çeken unsurlardan.
05:07Gölü dikkat çekiyor, göl olmazsa olmaz.
05:10Zaten Canberra'ya baktığımızda doğal akarsu kaynakları, doğal su kaynakları, şelaleler, göller göletler olmazsa olmaz zenginlikleri arasında yer alıyor.
05:21Şu an Eynsil Tepesi'nden Canberra kentinin o düzenini, o ferah halini, muhteşem havasını görebiliyoruz.
05:28Gerçekten inanılmaz düzenli bir kent.
05:31Öyle çok fazla yüksek gökdelen, çok fazla yüksek bina da görmek mümkün değil.
05:36En dikkat çeken, en yüksek binası hemen şu karşıda Karadağ olarak isimlendirilen dağın tepesinde yer alan Tel Setra Kulesi.
05:46Bu kule bir yayın kulesi, yaklaşık 200 metre yüksekliğe sahip ve kentinde en önemli sembollerinden biri.
05:54Turistler o yayın kulesinin hemen yukarısına çıkabiliyorlar.
05:57Restoran, kafe bulunuyor, hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar bulunuyor ve gelen turistler bu kenti yayın kulesinin zirvesinden kuş bakışı gözlemleyebiliyorlar.
06:18Evet, bu arada bu ülkedeki bu sebillere bayılıyorum.
06:23Su durakları her yerde var.
06:25İnsanlar burada hem ağızlarını dayarak suları içiyorlar, hem de ücretsiz olarak şişelerini doldurabiliyorlar.
06:30Su içmek, bu ülkede herkesin hakkı temiz suya ulaşmak, herkesin hakkı olarak yasal koruma altına alınmış.
06:38Bu nedenle de su burada herkes tarafından ücretsiz olarak yollarda, caddelerde içiliyor.
06:45Her yere de Sebil koymuşlar.
06:47Sebil çok güzel bir hizmet.
06:49Kaynak suyu akıyor.
06:51Herkes ücretsiz kullanıyor.
07:01Kanbera, genci, yaşlısı, herkes tarafından gezilen önemli bir şehir.
07:07Doğası meşhur olduğu gibi müze, meydan ve tarihi binaları da meşhur.
07:12Şu anda Kanbera'nın merkezindeyiz ve Kanbera'nın merkezinde protokol yolundayız.
07:19Görmüş olduğunuz bu ana caddenin bir tarafında parlamento binası ve diğer tarafında da meşhur savaş müzesi yer alıyor.
07:27Hemen arkamda görmüş olduğunuz bu otuzun yol bizi savaş müzesine çıkartıyor.
07:33Sağında ve solunda yine gün geçtikçe Kanbera'nın geliştiğini görüyoruz.
07:37Yeni yatırımların, yeni mimarilerin yükseldiğini görüyoruz.
07:41Çünkü Kanbera hala gelişmekte olan bir Avustralya kenti.
07:45Yemyeşil tabiatı dikkat çekiyor ve yapılan bütün mimariler bu yemyeşil doğanın içine inşa ediliyor.
07:52Hemen arkamızda Kanbera'nın o meşhur mimarisi savaş müzesini görüyoruz.
07:58Vaktimiz olacak savaş müzesine de gideceğiz.
08:01Çünkü bölgenin en önemli ziyaret edilecek yerleri arasında bu müze var.
08:06Bu müzeye de gideceğiz.
08:07Ben trafiğinden bahsetmek istiyorum.
08:11Avustralya çok uzun süre İngilizlerin hakimiyetinde kaldığından dolayı burada trafik bize göre ters taraftan seyrediyor.
08:19Şoför koltuğu, şoför direksiyonu bizim ülkemizdekinin tam tersi sağ tarafta yer alıyor.
08:26Burada trafik İngiltere'deki gibi.
08:29Bize göre ters taraftan akıyor.
08:31Yani soldan akıyor.
08:32Soldan gitme sebebi ise tarihten geliyor.
08:35O dönemlerde insanlar sağ elleriyle hızlı kılıç çektikleri için yolun sol tarafından giderlermiş.
08:42Ve sağ elleriyle düşmana kılıç çekerlermiş.
08:48Bu sevimli ve minik kentte gezilip görülecek, turistlerin keyifle zaman geçireceği birçok müze bulunuyor.
08:56Dünyayı Geziyorum'da Kanbera'da adım adım keşiflere devam ediyoruz.
09:00Ve şimdi Kanbera'da muhakkak ziyaret edilmesi gereken çok özel bir müzeye geldik.
09:06Avustralya'nın, Kanbera'nın ve civar bölgelerin tarihine ışık tutan Avustralya Ulusal Müzesi'ndeyiz.
09:13Şimdi hep beraber bilgilerle, belgelerle, dokümanlarla, fotoğraflarla, resimlerle bu bölgenin, bu ülkenin tarihine göz atacağız.
09:21Müzedeyiz.
09:26Müzeye geldiğimiz zaman, müzede hemen dikkat çeken eserlerden biri, Avustralyalıların yapmış olduğu tarihin ilk arabası.
09:34Gerçekten çok güzel görünüyor.
09:36Ve en önemli sembollerden biri bu müzede.
09:39Tabi, müzenin bu alanında aynı zamanda, bakın görüyorsunuz, alışverişin yapılacağı güzel, hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar da bulunuyor.
09:53Avustralya'nın meşhur Avustralya Ulusal Müzesi'ndeyiz.
09:57Ve Ulusal Müzesi'nde Avustralya'nın tarihini anlatan, Avustralya'nın geçmişini bugüne taşıyan eserlerin, bilgilerin, belgelerin, dokümanların sergilendiği bir müze
10:08burası.
10:09Ve hemen buraya gelir gelmez aslında ilk yerel kabilelerin yaşamlarını, ilk bu bölgenin nasıl kurulduğunu anlatan, bu bölgeye ait çeşitli
10:20bakım fosillerin yer aldığı, hep farklı farklı detayların yer aldığı eserleri görüyoruz.
10:26Yasin bu ne?
10:27Kozalak mı?
10:28Ciddi mi? Ben buna kirpi diye bakıyorum.
10:29Kozalak devasa büyüktü.
10:32Gerçekten bir kavun büyüklüğünde kozalak, fosiller var aynı zamanda, belki milyonlarca yıllık.
10:39Bu bildiğin kirpi ya.
10:40Çok enteresan.
10:42Ne kadar büyük bir kozalak bu böyle.
10:44Hayatımda böyle bir kozalak görmedim ben.
10:48Evet tabii şimdi buraya girdiğim zaman Avustralya kültürünü, doğasını, tarihini, geçmişini, bugününü anlatan birçok detay görüyoruz.
10:56Doğasını anlatan birçok detay görüyoruz.
10:58Girişte ilk kabilelere ait eserler gördük.
11:03Ama şu an buraya baktığımız zaman aborjinleri anlatan, aborjin tarihini, kültürünü, onların detaylarını, sanatını anlatan eserler dikkat çekiyor.
11:11Tabii aborjinler bu kültürün en önemli parçası.
11:15Tarih boyunca da bu topraklara sahip olmuşlar.
11:17Bu toprakların yerelleri, onların tabii ki yapmış olduğu eserleri her yerde görüyoruz.
11:22Aynı zamanda Avustralya çok özel madenlere ve taşlara da sahip.
11:27Bütün o taşlara baktığımızda, madenlere baktığımızda aslında içlerinin tamamen çok özel minerallerle, vitaminlerle ve değerli taşlarla dolu olduğunu görüyoruz.
11:37Madenlerle dolu olduğunu görüyoruz.
11:39İşte Avustralya'nın toprağının içinde yer alan madenler, taşlar değerli.
11:44Bakın görüyorsunuz bütün bu kaya parçaları burada sergileniyor.
11:49Avustralya tarihini, Avustralya kültürünü, detaylarını anlatan her şeyi Avustralya'nın ulusal müzesinde görme şansına sahibiz.
11:57Hemen böyle geldiğimizde tabii Avustralya çok büyük bir coğrafyaya sahip, çok geniş bir doğaya sahip.
12:04Ve bu bölgede yine yaşayan canlılar burada bakın maket olarak karşımıza çıkıyor.
12:10Bilgiler, belgeler, sanatlar, detaylar, resimler, fotoğraflar burada tek tek gelen ziyaretçilere sunuluyor.
12:19O kadar çok detay var ki bakın aborjin sanatı, aborjinlerin kültürünü anlattıkları.
12:24Burada sadece aborjin olarak isimlendirdiğimiz kabile bir kabile değil.
12:30300 farklı aborjin milleti var burada.
12:33Hatta öyle ki birbirlerinin dillerini bilmiyorlar, anlaşamıyorlar.
12:37Var farklı kültürlere sahip olan kabileler bu kabileler.
12:41O yüzden de hani çok uluslu, çok milletli, farklı dinlerin, farklı dillerin inanışların olduğu kabile, aborjin kabilesi Avustralya'nın yerelleri.
12:51Zaten Avustralya çok büyük bir coğrafya.
12:53O yüzden de her bölgesinde farklı aborjinlerin yaşadığını, kabilelerin yaşadığını görüyoruz.
13:00Burada da anlatılıyor.
13:01Bu kısma geldiğimizde tabi okyanus kenarında olan, okyanusun tam ortasında olan bir ada ülkesi Avustralya.
13:09Balıkçılık tabi yapmışlar tarihte.
13:11Deniz kabuğu çıkartmışlar, inci çıkartmışlar, balıkçılık yapmışlar.
13:14İşte nasıl geçimlerini sağlamışlar burada.
13:17O materyalleri görüyoruz.
13:19Balık avladıkları bakın görüyorsunuz.
13:21Kısfileler, ağlar ve detaylar hepsi burada.
13:27Ve yine onların kültürünü anlatan, onların yorasal yaşamlarında önemli yer tutan bitkiler.
13:36Bitkileri öğüttükleri, kullandıkları, bakın ahşaptan yaptıkları araç gereçler.
13:42Yine süs eşyaları, takılar, kravat iğneleri farklı dönemlere ait gibi birçok yine İngiliz dönemlerinde bu sefer kullanılmış olan mutfak araç
13:53gereçleri.
13:54Bütün aslında burada Avustralya tarihini görebiliyoruz.
13:59O zamanki kullanılmış olan eserler, bu dönemlerden kalan antikalar burada bir bir sergileniyor.
14:07Bu müze, Canberra'nın en çok gezilen müzelerinden biri.
14:11Hem de ücretsiz, Avustralya ve Canberra tarihine ışık tutan, aborjin kültürünü en iyisiyle anlatan,
14:19eski antikaların yer aldığı, çok değerli eserlerin sergilendiği bir müze burası.
14:25Hem çocuklar hem de büyükler, keyifle geziyorlar bu renkli müzeyi.
14:41Hemen tabii avcılık kısmında gezerken balina heykelleri dikkat çekiyor.
14:46Tabii burası okyanus, okyanus olduğu için balina avcılığı da yapılmış.
14:50O biraz önce gördüğümüz av malzemeleriyle hep işte bu gördüğünüz dev balinalar avlanmış.
14:56Tabii farklı ihtiyaçlara göre de bu hayvanlardan istifade edilmiş.
15:01Burası okyanus ülkesi olduğu için okyanusta yaşayan dev canlılar da müzede yerini buluyor.
15:10Müzenin her yerinde Avustralya tarihine dair inanılmaz detaylar görüyoruz.
15:17Mesela bu kısma geldiğimiz zaman da bu vitrinde tabii bitki topluyorlar.
15:23Çeşitli bitkilerden tenlerine yiyecek yapıyorlar.
15:26Bitkileri saplıyorlar, çaylarını yapıyorlar.
15:28Bitkileri topladıkları araç ve gereçler.
15:30Bakın bu sepeklerin içine toplamışlar.
15:33Ve görmüş olduğunuz bu yapraklardan çok fazla istifade etmişler.
15:37Hani yaprakları, otları, bitkileri artık toplayıp farklı farklı şekilde bu bitkileri kullanmışlar.
15:45İşte o topladıkları alet, araç, edevat burada.
15:52Bu arada kanguru derisi, ayakkabılar.
15:56Kanguru çok fazla olduğu için Avustralya'da kangurunun etinden, derisinden, her şeyinden istifade ediyorlar.
16:03Kangurudan yapılan ürünler kanguru derisi.
16:06Ayakkabılar yapılmış, şapkalar yapılmış, kıyafetler yapılmış.
16:09Bu kısma geldiğimizde yine aborjin kültürüne ait, aborjin sanatıyla aslında yapılmış.
16:16Bakın görüyorsunuz ahşaptan parçaları görüyoruz.
16:19Bu ahşap parçalarda yemeklerini, otlarını, elekten geçirir gibi otlarını görmüş olduğunuz bu taş parçalarıyla, aletlerle hep un haline getirmişler.
16:30Kim o otu kaynatmışlar, içmişler, kim o otu ekmek yapıp yemişler.
16:35Bu müze oldukça zengin bir koleksiyona sahip.
16:39Kültürü anlatan eşsiz detaylarla dolu.
16:42Her vitrinde bambaşka eserler, objeler, bilgiler, belgeler sergileniyor.
16:48Fosiller dikkat çekiyor tabii.
16:50Binlerce yıldan beridir yaşamların olduğu bir yer burası.
16:52İlk insanlığın 50 bin yıl öncesine gittiği tespit edilmiş.
16:57İşte o dönemlere ait, 25 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edilen göl kenarında bulunan bir fosil.
17:06Avustralya'da binlerce yıl önce hayatlar vardı.
17:09İlk yerlileri de aborjinlerdi.
17:12Zaman içinde her ne kadar buralar gelişiyor olsa da tarih öncesi de yine çok zengin.
17:20İngilizlerin buraya geldiğinde kendilerine oluşturmuş oldukları yaşam alanları,
17:24sonra tabii bu kabinler geliştirilerek farklı modellere bürünmüş.
17:28Ama bu tarz yaşam alanlarını burada görebiliyoruz.
17:31Farklı boyutlarda, farklı tarzlarda döşenerek İngilizlerin yaşam sürdüldüğü dönemin evleri.
17:3718. yüzyılda İngilizler bu coğrafyaya ulaşınca bu tarz evlerde konaklıyorlar.
17:44Kendilerine küçük, minik evler yapmışlar.
17:48İşte konakladıkları mekanlar, kullandıkları eşyalar bu müzede sergileniyor.
17:54Müzeyi gezmek yaklaşık 2 saati buluyor.
17:57Birkaç kattan meydana gelen müzenin her katını vakti olanlar muhakkak gezmeli.
18:31Müzik
18:37Şimdi Kambera'nın muhteşem doğasına bırakacağız kendimizi.
18:41Burley Gölü'ne geldik.
18:43Kentin tam merkezinde yer alan Burley Gölü.
18:46Burada yaşayanlar için adeta bir soluklanma noktası.
18:50Burası aynı zamanda su sporlarının merkezi.
18:53Bakın görüyorsunuz insanlar geliyorlar arabalarını hemen suyunun kenarına çekip bütün motorlu bu güzel teknelerini suya bırakıyorlar.
19:31İnanılmaz.
19:33Kan olsun, su bisikleti, yüzme ve diğer bütün jestiki gibi birçok su sporlarını bu göllerde icra edebiliyorlar.
19:43Tabi Kambera'da deniz kıyısı yok.
19:45Deniz yok.
19:46Deniz olmadığı için insanlar su ve yüzme ihtiyaçlarını bu güzel göllerde, göletlerden karşılıyorlar.
20:04Ilıman bir iklime sahip olduğundan dolayı bu şekilde insanlar geliyorlar gün boyunca bu harika sularda bol bol zaman geçiriyorlar.
20:13Biz de şimdi Burley Gölü'ne geldik.
20:16Burley Gölü yemyeşil ormanlarının yanı başında.
20:19Harika bir göl.
20:20Tabi burası şöyle biraz rüzgar var.
20:23Göre doğru yaklaşırken şapkanı da uçurmayayım.
20:25Burası aynı zamanda insanların geldiği, iskelesinde piknik yaptığı, oturduğu, zaman geçirdiği, rahatladığı bir bölge.
20:34Bakar mısınız? Özel buraya ahşaptan banklar yapmışlar.
20:37Tabiata ve doğaya uygun.
20:39İnsanlar burada dinlenmek istediklerinde, göle, manzaraya doymak istediklerinde geliyorlar ve keyifle zaman geçiriyorlar.
20:47Yemyeşil bir bitki örtüsü dikkat çekiyor bu şehirde.
20:50Ve gölün çevresi de bakar mısınız?
20:52Olduğu gibi harika bitkilerle kaplı.
20:56Tropikal ve yağmur ormanları bu ormanlar.
20:58Bizim ülkemizde yetişmeyen, olmayan çok ilginç ağaçlarla bezeli.
21:03Yeşil ve aynı zamanda göller muhteşem bir uyum sunuyor.
21:08Gerçekten bayıldım.
21:11Sakin bir kent, doğasıyla da ön fena çıkan bir kent.
21:14Zaten elle çizilmiş, elle çizilmiş gibi değil.
21:18Gerçekten her köşesi elle çizilerek hesaplanmış olan bir kent.
21:22Göllerde bu arada bazıları yapay, onu söyleyelim.
21:26Çünkü bu insanlar suda da çok vakit geçirmeyi sevdikleri için bazı gölleri de yapay oluşturmuşlar.
21:33Bu muhteşem, dinlendiren doğa manzaralarıyla baş başa kalalım hadi.
21:38Öyle el değmemiş bir doğa, öyle berrak bir su var ki hayran kalıyoruz.
21:56Şimdi Canberra'nın tam şehir merkezindeyiz.
21:59Parlamento binasıyla müzenin tam da kesişme noktasındayız.
22:03Hemen arkamda Güney Yarımküren'in bir dönemler en pahalı olan parlamento binası var.
22:09Avustralya'nın yönetim merkezi Canberra ve Avustralya'nın yönetim binası parlamentosu.
22:16Arkamda görmüş olduğunuz işte bu dev yapı.
22:191988 yılında İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından parlamento binası açılıyor.
22:26Ve bugün de hala kullanılan, mimarisiyle dikkat çeken, bölgenin en önemli eserleri arasında yer alan bina, parlamento binası.
22:35İşte şimdi Canberra'nın şehir merkezindeyiz.
22:48Şimdi de Çanakkale Savaşı'nın anlatıldığı Tarih Müzesi'ne geldik.
22:53Ve şu anda bakın görüyorsunuz burada görevliler, ellerinde çelenkler belli saatlerde burada askerleri için çelenk koyuyorlar.
23:04İşte şu anda da görüyorsunuz bu çiçeği buraya geldi ve askerleri anıtına hanımefendi yerine bıraktı.
23:15Her gün belli saatlerde burada hayatlarını kaybeden askerler için geliniyor ve çelenk bırakılıyor, çiçek bırakılıyor.
23:27Aynı biraz önce olduğu gibi.
23:46Canberra'da şimdi en çok ziyaret edilen yerlerden birine geldik.
23:51Savaş Müzesi ve Savaş Anıtı'ndayız.
23:54Hemen arkamda görmüş olduğunuz bu anıt,
23:561. Dünya Savaşı'nda, 2. Dünya Savaşı'nda hayatlarını kaybeden Avustralyalı Anzak askerlerine adanmış.
24:04Bu nedenle her gün belli saatlerde burada görevliler geliyorlar ve hayatlarını kaybeden askerleri için anma törenini düzenliyorlar.
24:14Belli saatlerde çiçekler, çenekler bırakıyorlar.
24:18Bilgilerle, belgelerle, ekipmanlarla gelen turistlere savaşın anlatıldığı bir müze burası.
24:24Hemen arkamda da bu savaşları temsil eden bir anıt kullanıyor.
24:28Bu müzeye bizi getiren en önemli detaysa yaşanan Çanakkale Savaşı.
24:35Anzak askerleriyle kahraman Mehmetçiklerimiz Gelibolu'da karşılaştılar.
24:40Ve askerlerimiz büyüklüğü bestan yazdığı Çanakkale'yi geçilmez kıldılar.
24:46Fakat Anzak askerleriyle, Avustralya ile Türkiye arasında bu savaş sonunda büyük bir dostluk doğuyor.
24:52İşte yaşanan o savaşta dostluğun nasıl oluştuğunu, nasıl meydana geldiğini belgeleyen önemli detaylar bulunuyor.
25:03Ve bu müzede o detayları sizlere göstereceğiz.
25:06Hem de neler yaşandı, Avustralyalılar tarafından yaşanan Çanakkale Savaşı nasıl yorumlandı, bunu da bu müzede görme şansını yakalayacağız.
25:17Ve burası Avustralyalılar için çok önemli.
25:19Burada bütün bakın görüyorsunuz özel alanlar yapılmış.
25:23Askerlerine ithafen, askerlerini ve yaşanan o savaşları gelenlere anlatmak amacıyla özel bir müze düzenlenmiş.
25:32Ve gelen turistler de burayı ziyaret ediyorlar.
25:34Burada bir ölümsüzlük ateşi olarak isimlendirdikleri ateş yanıyor.
25:39Yaşanan savaşa ithafen yapılmış.
25:41Ve hayatlarını kaybeden askerlerini unutmamak adına böyle bir ateş 24 saat yanıyor.
25:47Hemen şöyle yavaş yavaş merdivenlere çıkıyorum.
25:51Merdivenlere çıktığımda böyle sağ tarafa geçtiğim zaman bir levha bulunuyor.
25:55Ve bu levhada o kadar uzay giden bir levha ki yüzlerce asker yaşanan bu savaşlarda hayatını kaybetmiş.
26:05Bütün hayatını kaybeden 1. ve 2. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden Anzak askerlerinin isimleri yazıyor.
26:13Hangi yılda kaybetmişler, isimleri nedir?
26:16Burada bu levhada görebiliyoruz.
26:191939-1945 yılı arasında yaşanan dünya savaşlarında hayatını kaybeden askerler.
26:30Şimdi anıtın içine giriyoruz.
26:33They gave their life hayatlarını verdiler bizim için şeklinde bir yazıyı yazıyor.
26:39Kapının bu anıta girişi sağlayan kapının üzerinde.
26:43Hemen girdiğimiz zaman içeride bakın görüyorsunuz.
26:47İnsanlar Avrupa'daki meçhul asker mezarlığında dualarını ediyorlar.
26:56Bu kadar fikriler şükranları sinirler.
26:58Çünkü Anistralya'daki bir savaşlar çok önemliydi.
27:02Bunlar da kendi bu askerleri için böyle bir unit inşa etmişler.
27:08Dışarıdan bu numaraya baktığımız zaman aslında bir cami ve aynı zamanda bir kirse tarzıyla inşa edilmiş.
27:16Bu müzenin ve buranın inşa edilmesinin ilginç bir çıkış noktası var.
27:20Savaş muhabiri Charles Bill kendisi Avustralyalı ve savaşı takip etmek için Gelibolu'ya geliyor.
27:27Gelibolu da yıllarca savaşı takip ediyor ve bu müzeyi de aslında kurma fikri ondan çıkıyor.
27:33Mimariyesine baktığımız zaman da mimariyesinin bu şekilde inşa edilme fikri de yine savaş muhabiri Charles Bill'den çıkıyor.
27:42Kendisi Ayasofya'yı biliyor.
27:44İşte bu eser inşa edilirken Ayasofya'dan esinlenilerek inşa ediliyor.
27:50Geniş avlusu hep ziyaretçilerle dolu.
27:53Dünyanın her köşesinden ziyaretçiler bu müzeyi muhakkak geziyor.
27:58Dışında savaşla ilgili detaylar görürken yine müze içine girdiğimizde daha fazla detay, bilgi, belge görüyoruz.
28:13Müzeyi girer girmez özellikle Gelibolu'da Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı dönemde orada engel edilen savaş muhimmatlarının bilgilerin, belgelerin sergilenmesi oldukça dikkat
28:25çekiyor.
28:26Özellikle hemen Gelibolu kısmına geldiğimizde Anzak askerlerinin Gelibolu'ya çıkmaya çalıştıkları hemen o tekne kendini gösteriyor.
28:35Anzakların işte geldiği tekne ve Çanakkale Gelibolu'ya çıkmaya çalıştıkları tekne bu tekne.
28:4325 Nisan 1915 yılında bu tekne ile Gelibolu'ya geliyorlar.
29:16Üzerin bu kısmına geldiğimiz zamansa bu kısmında Lone Pine yani yalnız çam yazdığını görüyoruz.
29:25Tabi ilginç bir hikayesi var.
29:27Bakın hemen bu araziye baktığımızda bir tane bile ağacın olmadığını görüyoruz.
29:32Normalde Gelibolu Yarımadası'na baktığımızda her yer çam ağacı, her yer yemyeşil.
29:37Ama bizim kahraman mehmetçiklerimiz bölgeye hakim olmak amacıyla oradaki bütün çam ağaçlarını kesiyorlar.
29:45Sadece bir tane çam ağacı kalıyor ve o bir tane çam ağacı bu bölgede yer alıyor.
29:52Ve tabi yapılan savaşta Anzaklar bu bölgede hayatlarını kaybediyorlar.
29:56İşte bu nedenle de Anzakların o çam ağacının olduğu noktada maaşlarının olması buradaki insanlar için önem arz ediyor.
30:05Bu sebeple de yalnız çam bu ülkede bir sembol.
30:10Burada da bakın görüyorsunuz Türk askerleriyle Anzak askerlerinin birbirleriyle yapmış olduğu o savaş o mücadele kendini gösteriyor.
30:20İnanılmaz.
30:22Burada tam da bu noktada işte o dönemde o savaşta orada hem Anzak askerlerinin kullanmış olduğu eşyalar,
30:29savaş materyalleri ve aynı zamanda Türk askerlerini de yine burada görebiliyoruz.
30:37Tabi burada bu noktada Anzak askerlerini görüyoruz.
30:41Bu noktada Anzak askerlerinin savaşta kullanmış olduğu çantaları görüyoruz.
30:47Yine savaş eşyalarını görüyoruz.
30:50Kurşunları görüyoruz.
30:52Ve yine burada farklı farklı madalyonlar dikkat çekiyor.
30:55Yine savaş malzemeleri, ekipmanları burada sergileniyor.
31:00Savaşta yaşanan tüm detaylar burada Avustralya tarihine göre anlatılıyor.
31:06İngiliz ordusu için savaşan Anzaklarla ilgili çok daha bilgi, detay, belge bu müzelerde yer buluyor.
31:14Anzaklar Avustralya ve Yeni Zelandalı askerlerin birleşiminden oluşan bir ordu.
31:26Ve tabi düzenin içlerine doğru ilerledikçe yine İngiliz askerlerinin o dönemde savaş boyunca giymiş oldukları bakın kıyafetleri görüyoruz.
31:36Yine kullandıkları yüksek teknoloji istirahları görüyoruz.
31:40Ve o dönemde Birinci Dünya Savaşı'nda kullanılan bütün o detaylar, bütün alınan notlar hepsi en iyice ayrıntısına kadar burada
31:49sergileniyor.
32:09Çanakkale Savaşı'nda kahraman mehmetçiklerimiz Anzaklarla karşı karşıya gelince onları bozguna uğratıyor.
32:17Ama karşılıklı cephelerde savaşırken iki ülke askerleri dostlukla oluşmuş askerler arasında.
32:30Osmanlı türesinin olduğu iğne de bakın burada madalyon da yine dikkat çekiyor.
32:35Tabi burada en dikkat çeken müzedeki eserlerden biri, savaş anılarından biri bizim Türk Mehmetçiğimizin Anzak askerine yazmış olduğu teşekkür mektubu.
32:45Hemen burada yer alıyor.
32:47Ve tabi iki ülke arasındaki dostluğun aslında doğma nedenlerinden biri bu mektup.
32:54Anzak askeri bizim cepheye o kadar yakın ki cepheler konserve atıyor.
32:57Ondan sonra bizim askerimize teşekkür olarak onlara bütün atıyor.
33:01Bu şekilde karşılıklı bir jensileşme oluyor.
33:05Hep dostluk doğuyor arada.
33:06Ve bunun neticesinde de bizim Türk askerimiz Çatpat Fransızcasıyla Anzak askerine bir teşekkür mektubu gönderiyor.
33:14İşte o mektubun bir örneği de burada yer alıyor.
33:18Bakın görüyorsunuz ve bu iki ülke arasında da dostluğun doğmasına, getiri olman sebeplerden biri oluyor.
33:33Birçok detay, birçok burada savaşa dair bilgi, belge, döküman, her şey sergileniyor.
33:39Ama biz Türkler için en önemli kısım bu müzede Gelibolu kısmı.
33:44Çünkü tabi Anzaklar'ın katıldığı tarih boyunca bütün savaşlar bu savaş müzesinde sergileniyor.
33:50Ama en detaylı şekilde yer verilen bölüm Çanakkale Savaşı oluyor.
33:56Tabi İngilizler için en ön sıralarda savaşıyorlar.
34:00Girmiş oldukları o savaşların hepsi de burada bir bir sergileniyor.
34:05Ama hani böyle savaşmayı seven, çok böyle hani zaten savaşçı ruhlu insanlar değiller.
34:11Zaten dünyanın bu ucundalar.
34:13Ama İngilizler için en sıralarda her zaman gerektiğinde gidip savaşmışlar.
34:20Anzak askerleri Yeni Zelanda ve Avustralya askerlerinden meydana geliyor.
34:35Binlerce kilometre ötede bizim ülkemize ait, bizim topraklarımızdan getirilmiş birçok savaş kalıntısı ve obje bulunuyor.
35:09Bu müzeyi gezdikten sonra artık bahçeye çıkıyoruz.
35:13Bahçede bayrağımız dalgalanıyor ve hatta Atatürk'ün adını taşıyan bir anıt bile bulunuyor.
35:21Kambera'nın şehir merkezinde savaş müzesinin hemen karşısında yer alan Atatürk Parkı'na geldik.
35:28Evet ülkemizden binlerce kilometre uzakta Türk bayrağımızın dalgalandığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün olduğu bir park ve Atatürk Parkı
35:38olarak isimlendiriliyor.
35:39Anzaklılar, Avustralyalılar bir teşekkür olarak buraya Atatürk'ün anıtını inşa ediyorlar.
35:48Peki neden?
35:49Çünkü yaşanan Çanakkale Savaşı'nda Anzaklarla Türk askerleri arasında bir dostluk oluşuyor.
35:57Bu dostluğun sebeplerinden biri de Mustafa Kemal Atatürk'ün Anzak askerlerinin annelerine yazmış olduğu mektup.
36:06O mektuptan çok etkilendiklerinden dolayı Anzaklılar, Avustralyalılar bugün hala Türklere teşekkürlerini sunuyorlar.
36:15İşte burada da Mustafa Kemal Atatürk'ün büstü bulunuyor ve aynı zamanda hemen altında İngilizce, 1934 yılında Anzak annelerine yazmış
36:27olduğu mektubun İngilizcesi yer alıyor.
36:29Hemen şöyle geldiğimde burada Türkçesini hem İngilizcesi hem Türkçesi yazıyor.
36:36O döneme ait bilgiler veriliyor.
36:38Ben de burada okumak istiyorum.
36:40Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'na yaptıkları çıkarma sırasında karşılarında Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki Türk
36:50birliklerini bulmuşlardır.
36:51Mustafa Kemal çıkartmanın hayati önem olan Çanakkale Boğazı'na eli geçirmek üzere başlatılan bir saldırı olduğunu anlamış ve birliklerini çıkartmanın
37:00yapıldığı kıyılara hakim sırtlara mevzilendirmişti.
37:03Buradan Sekve'yi idare ettiği üst üste taarruzlarla Anzaklıların ilerlemesini engellemiştir.
37:10Bunu izleyen 10 Ağustos 1915 tarihinde Mustafa Kemal bizzat komuta ettiği muhteşem karşı taarruzla müttefikleri harekat için kritik bir bölge
37:19olan Conk Bayırı'ndan geri püskürtmüştü.
37:22Bu sayede Anafartalar Muharebeleri olarak bilinen ve müttefiklerin Çanakkale'deki Türk mevzilerini yarma maksadıyla yaptıkları son taarruz başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
37:33Günümüzde tüm dünya Mustafa Kemal'i Türklerin atası, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk olarak tanımaktadır.
37:41Ayrıca Türkiye kendisini Çanakkale'de işgal kuvvetlerini yenerek ülkeyi kurtararak büyük bir önder olarak saygı ve milletle anmaktadır.
37:50Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili de bilgi burada bu şekilde verilmiş.
37:55Hemen şöyle ilerlediğimde bu sütunda da Anzaklar ile ilgili bilgi veriliyor.
38:00Hemen onu da size okumak istiyorum.
38:01Anzaklar 1915, 1915 yılında 50 binden fazla Avustralya askeri Çanakkale'de savaşmıştır.
38:09Yelibolu kıyılarına ayak bastıkları 25 Nisan 1915 tarihinden itibaren Yeni Zelandalı kader arkadaşlarıyla beraber Anzaklar olarak adlandırılmışlardır.
38:19Yelibolu Yarımadası'na savaştıkları bölgenin adı daha sonra onların anısına Anzak koyu olarak değiştirilmiştir.
38:25Anzaklar 8 ay boyunca Avustralya tarihine kanlı sırt olarak geçecek bölgede savaşmışlardır.
38:32Binlerce kişinin yaralandığı bu savaşta 8700'den fazla Avustralya askeri hayatını kaybetmiştir.
38:39Salgın hastalıklar, aşırı sıcaklar ve dondurucu soğuklar Çanakkale'deki günlük yaşamı çekilmez hale getirmişti.
38:46Aslında bu parkta Çanakkale Savaşı ile ilgili birçok bilgi veriliyor.
38:51Mustafa Kemal Atatürk'ün 1934 yılında Avustralyalı annelere hitaben belirttiği gibi
38:56evlatlarınız bizim bağrımızda huzur içinde uyumaktadır.
38:59Bu onlar bu topraklarda ruhlarını teslim ettikleri andan itibaren artık bizim evlatlarımız olmuşlardır şeklinde yazmış olduğu mektupla
39:08Avustralya halkının kalbini kazanmış ve iki ülke arasında da büyük bir dostluk buradan başlamış.
39:45Avustralya halkının kalbini kazanmış.
39:46Canbera'da ülkemizin büyükelçiliğindeyiz ve Sayın Büyükelçimiz Ufuk Gezer Beyefendi ile birlikteyiz.
39:52Kendisine bu nazik daveti için teşekkür edeceğiz ve ülkemizle Avustralya arasındaki ilişkileri görüşeceğiz.
39:58Merhabalar Sayın Büyükelçim.
40:00Merhabalar hoş geldiniz.
40:01Hoş bulduk. Çok teşekkür ediyoruz öncelikle her şey için.
40:04Sağ olun biz teşekkür ederiz.
40:06İlişkilerimizden biraz bahsedebilir miyiz acaba iki ülke arasındaki?
40:09Türkiye Avustralya 14.500 kilometre aralarındaki mesafeye rağmen küresel konulara bakış itibariyle birbirine yakın iki ülke.
40:17Siyasi ilişkilerimiz olumlu bir gündemle ilerliyor.
40:21Ülkemizden binlerce kilometre uzakta yine burada Türkler yaşam sürüyor.
40:25Burada adım sanmayacak ölçüde Türkler bulunuyor.
40:28Buradaki hayatlar nasıl gidiyor?
40:29Dediğiniz gibi 150.000'i aşkın burada Türk kökenli Avustralyalı bulunuyor.
40:35Bu insanlar 1967'deki iş gücü anlaşması sonrasında buraya gelmeye başlayan vatandaşlarımız.
40:41Artık dördüncü kuşaktan bahsediyoruz burada.
40:43Son derece buraya alışmış durumdalar.
40:46Entegrasyon süreçlerini başarılı şekilde tamamlamış durumdalar.
40:494.000 civarında Türk işletmesi var Avustralya'da.
40:51Avustralya'ya ekonomide, sanatta, kültürde, sporda her anlamda önemli katkılar sağlıyorlar.
40:57Aynı zamanda direk uçuşlar da başladı.
41:00Hani buraya gelmek isteyen, turizm açısından da keşifler yapmak isteyen izleyicilerimize neler söylemek istersiniz?
41:06Biz çok güzel yerler gezip gördük.
41:07Evet, 1991 yılında o dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Turgut Özal'ın buraya,
41:12merhum Turgut Özal'ın buraya ziyareti sırasında bir sözü var.
41:17Ben her gittiğim yerde vatandaşlarımız bana onu hatırlatıyor.
41:20O dönemki Cumhurbaşkanı Özal çok yakında uçuşlar başlayacak demiş.
41:24Ben onlara, havacılıkta biraz gecikme normaldir, doğaldır.
41:28Dolayısıyla bu uçuşlar geçtiğimiz yıl başladı.
41:31Geç oldu, güç oldu ama başladı.
41:33Bu da çok önemli bir fırsat sundu diyorum.
41:36Vatandaşlarımız gerçekten çok mutlu.
41:38Uçuşlar geçtiğimiz yıl Mart ayında ilk başladı.
41:41Sydney uçuşları da hemen ardından geçtiğimiz Ekim itibariyle başladı.
41:45Şu anda her iki önemli şehrine de Türk Hava Yolları uçuşlarını sürdürüyor.
41:49Sayı da artacak. Giderek artarak bunun artmasını bekliyoruz.
41:54Sadece 19,5 saatte gelmek mümkün öyle diyeyim.
42:03Sayın Büyükelçimiz Ufuk Bey'e en merak ettiğimiz sorulardan birini sormak istiyorum.
42:07Sayın Büyükelçim şimdi büyük bir savaş yaşanıyor Gelibolu'da.
42:10Kahraman Mehmetçiklerimiz bestan yazıyorlar, Çanakkale'yi geçirmez kılıyorlar.
42:14Anzak askerleri orada bozguna uğruyor ama bu dostluk nasıl oluşuyor?
42:18Bu dostluğun oluşmasının en temel sebebi iki taraf arasındaki karşılıklı saygı ve birbirlerinin gösterdiği bu üstün mücadeleye duyulan gerçekten bir
42:33hürmet.
42:34Bunun tabii Atatürk'ümüzün 1934'teki gözleriyle perçilenen şekilde gelişmesi mümkün oluyor.
42:42Size bir örnekle bunu anlatmak istiyorum.
42:43Çünkü çok tarihi okuduğunuzda bu Çanakkale Savaşları'nda Anzak kuvvetleriyle Mehmetçikler arasında yaşanan çok örnek var.
42:53Bunlardan bir tanesi de Canberra'daki Avustralya için çok büyük önem taşıyan bir savaş müzesi var.
43:00Bu savaş müzesinin en nadide parçalarından bir tanesi bir mektup.
43:05Bu küçük mektup kırık bir Fransızca ile yazılmış bir mektup.
43:10Okuduğunuzda çok ilginç bir noktayı görüyorsunuz.
43:12O da şu, iki siper arasındaki mesafe çok az olduğu için, 4 ila 6 metreye kadar indiği için askerler birbirlerinin
43:19konuştuklarını bile duyabiliyorlarmış.
43:21Bu dönemde Avustralyalı askerlere el bombası talimi yaptırırken, bir Avustralyalı çavuş bir konserve et kullanmış, dana eti.
43:34Bunların bulu bir iş dedikleri bir dana eti Avustralyalı'nın.
43:37O eti bir bomba olarak düşünüp atarken yanlışlıkla bizim siperlere düşmüş bu et.
43:44Bizim askerlerimiz bunu görünce bunun bir jest olduğunu düşünmüşler ve bir küçük mektupla buna teşekkür edip ve tütün atmışlar karşılıklı
43:54olarak.
43:54Bu enstantene gerçekten savaş için en yoğun döneminde yaşanması itibariyle iki taraf arasındaki karşılık sevgili göstermek için önemli.
44:16Avustralya'nın doğasında bu coğrafyaya özgü farklı binbir çeşit ağaçlar, bitkiler yetişiyor.
44:22Ama Büyükelçiliğimizin bahçesinde ve konutun bahçesinde, resmi konutun bahçesinde gezerken bizim ülkemize ait olan ağaçlar bitki örtüsü dikkat çekiyor.
44:32Özellikle bu bitki örtüsü içerisinde bir ağaç var ki yalnız çam olarak isimlendiriliyor.
44:38Evet, Avustralya tarihi için çok özel bir önem taşıyor bu.
44:42Bizim içinde tabiatıyla Çanakkale'deki efsanevi vatan savunmamız bağlamında bir önem taşıyor.
44:49O da kanlı sırt savaşları.
44:50Biliyorsunuz Çanakkale savaşlarının kara savaşı bölümü Nisan ayında Anzak koyuna yapılan çıkarmayla başlıyor.
44:58Ve o savaşlar devam ederken Ağustos ayına gelindiğinde İngiliz kuvvetleri bir şaşırtma harekatı olarak Anzak kuvvetlerini kanlı sırta çıkartıyorlar.
45:12Ve orada bizim askerlerimizin savunma yaptığı bölgede savunmayı kolaylaştırmak için bölgenin bitki örtüsünü azaltmışlar.
45:20Ve sadece tek bir çam kalmış o bölgede.
45:24Ve Avustralyalı birlikler oraya saldırı gerçekleştirdiklerinde bizim savunma hattımızı aşamayıp orada çok ağır kayıplar vermişler.
45:31Avustralya için bu bir özel önem taşıyor.
45:34Çünkü oradaki tek çam, yalnız çam olarak adlandırdıkları, savaşa da verdikleri isim,
45:39yalnız çam savaşında en ağır kayıplarını vermiş Avustralya kuvvetleri.
45:43Çanakkale Muharebedir sırasında.
45:45Bu ortak tarihe yine atıf olarak biz de Büyükelçiliğimizin bahçesinde tohumu Türkiye'den getirilmiş olan bu çamı bulunduruyoruz.
45:54Ve özel bir plaket buraya yaptırdık.
45:561985 yılında, 3 Eylül 1985 yılında bu çam buraya ekildi.
46:02Ve iki ülke arasındaki bir ortak tarihe vurgu için bu çamı her gelen Avustralya konuğunuza da gezdiriyoruz.
46:08Gerçekten çok güzel.
46:09Hani savaş yaşanıyor ama savaştan sonra ortak bir dostluğun olması, mesafeler ne kadar uzun olursa olsun hiç engel değil.
46:18Bu da ne kadar güzel, çok ince bir düşünce.
46:20Çok teşekkür ederiz.
46:21Sağ olun, ben teşekkür ederim.
46:35Avustralya'yı büyük bir keyifle keşfetmeye devam ediyoruz.
46:38Harika yerler gezip görüyoruz.
46:40Ve şimdi de Ankara'da Avustralya Büyükelçisi ile birlikteyiz.
46:44We would like to say thank you very much for this hospitality.
46:49Sayın Büyükelçim, öncelikle her şey için çok teşekkür etmek istiyoruz diyorum.
46:55Hoş geldiniz diyor Miles Bey de.
46:56Ben de Avustralya seyahatimizle ilgili kendisine memnuniyetimizden söz ediyor ve orada kaldığımız süre boyunca gördüğümüz, karşılaştığımız iki ülke arasındaki sıcaklıktan
47:09ve dostluktan söz ediyorum.
47:11Özellikle savaşta iki ülke askerleri arasında gelişen dostluktan da bahsediyorum.
47:17Ve Atatürk'ün Anzaklara yazmış olduğu mektubu da söylüyorum.
47:21Bununla ilgili Miles Bey'in duygularını almak istiyorum.
47:25Miles Bey de Avustralyalıların Atatürk'ü çok iyi bildiklerini, tanıdıklarını söylüyor.
47:31Her 25 Nisan'da ister Sidney olsun, ister küçük ilçeler veya şehirler olsun, her yerde anma törenlerinin yapıldığını ve Çanakkale'nin
47:42de bu törenlerde çok önemli yer tuttuğunu söylüyor.
47:49Bu savaşın acısı ve trajedisinden Türkiye, Yeni Zelanda ve Avustralya arasında çok özel bir dostluk geliştiğini vurguluyor.
47:58Atatürk'ün defalarca okyanus ötesine iletilen sözlerinin de Avustralya ve Yeni Zelandalılar tarafından yürekten benimsendiğini söylüyor.
48:09Ve hala bu dostluğun çok özel, gücünü de koruduğunu vurguluyor.
48:22Kendisine bu güzel ziyaret için çok teşekkür ediyor ve kaldığımız yerden programımıza devam ediyoruz.
48:29Thank you very much.
48:30Thank you, we are very kind.
48:37Sen de dünyayı gezmek istersen yüzlerce tur.
48:40Pronto Pronto Tur
48:47Sen de dünyayı gezmek istersen yüzlerce tur
48:51Pronto Pronto Tur
48:53Sen de dünyayı gezmek istersen yüzlerce tur
Yorumlar

Önerilen