- 4 saat önce
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:09MÜZİK
00:20Tatlı başlayan bir konuşmanız o da tehlike döndü.
00:23Eğer açmazsan, bu şekilde inat edersem, bu şekilde bu ülkede yaşatmayacağız seneye gelen cümlelere döndü.
00:29Önce Orman Fakültesi'ne bir sürgün yapıldı.
00:33Yine 1998 yılının Kasım ayında Gökçeada'ya sürgün edildik.
00:3711 Ocak'ta da bize ihraç kararı geldi.
00:40Yurt dışında yarım kalmıştık.
00:43Duygusal olarak hep bir kırgınlık, hep bir yarım kalmışlık hissi var.
00:48MÜZİK
00:578. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın beklenmedik ölümü, siyaset sahnesinde taşları yerinden oynattı.
01:04Çok geçmeden, Başbakan Süleyman Demirel, 9. Cumhurbaşkanı olacak ve Doğru Yol Partisi'nde dengeler değişecekti.
01:11İktidardaki DYP-SHP koalisyonunun ekonomiden sorumlu bakanı Tansu Çiller, partinin yeni genel başkanı, Türkiye'nin de başbakanı oldu.
01:21Koalisyon hükümetinin başı yolsuzluklarla dertteyken, faili meçhul cinayetler ve terör, toplumsal gerilimi artırıyordu.
01:31Türkiye, bir yandan da ekonomik krizin pençesindeydi.
01:355 Nisan kararları olarak bilinen ağır ekonomik tedbirler açıklanmıştı.
01:40Halkın siyasilere olan güveni azalıyordu.
01:43Böyle bir ortamda yerel seçimler düzenlendi.
01:46Seçim sonuçları, Refah Partisi'nin rüzgarı arkasına aldığını gösteriyordu.
01:51Necmeddin Erbakan'ın liderliğindeki parti, İstanbul ve Ankara'nın da olduğu 5 büyük şehirde ipi göğüslemişti.
01:59Bu durum, hükümeti erken seçime yöneltti.
02:0224 Aralık 1995'te sandıklar kuruldu.
02:06Refah Partisi, oyların %21,38'ini alarak birinci parti oldu.
02:12Ancak tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişemedi.
02:16Cumhurbaşkanı Demirel, hükümet kurma görevini Necmeddin Erbakan'a verdi.
02:20O da önce Anavatan Partisi'nin kapısını çaldı.
02:24Partinin genel başkanı Mesut Yılmaz, Erbakan'ın hükümet kurma çabalarına karşılık vermedi.
02:2994'te yerel seçimlerle, daha sonra 96'da genel seçimlerle Refah Partisi birinci parti oluyor.
02:37Bir alternatif, siyasi alanda bir alternatif.
02:41Ve hemen seçimlerin sonrasında aslında daha Refah Yol Hükümeti kurulmadan,
02:45seçimlerin sonrasında ertesi gün Medya'nın, Refah Partisi'nin birinci parti olması ve muhtemel bir koalisyon ortaklığı
02:52ve hatta işte koalisyonun büyük ortaklığı olması ihtimaline karşı Medya'nın pozisyon aldığını görüyoruz.
03:01Ve bu Refah Yol Koalisyonu'nun kurulmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.
03:05Cumhurbaşkanı'nın o zamanki malum siyasal sistemde, parlamenter sistem,
03:10Cumhurbaşkanı meclisten bir kişiye hükümeti kurma görevi verecek.
03:14Bunu Necmeddin Erbakan'a vermemesi için, daha sonra bu görev merhum Necmeddin Erbakan'a verildiğinde
03:21Ana Vatan Partisi'nin önce sonra Doğru Yol Partisi'nin koalisyon yapmaması için
03:26medyanın çok ön planda baskılarını görüyoruz.
03:28Doğru Yol Partisi'yle yapılan görüşmelerden de sonuç alamayan Erbakan,
03:3310 gün sonra görevi iade etti.
03:36Demirel, hükümeti kurma görevini sırasıyla Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz'a verdi.
03:42Ordunun komuta kademesi ve iş dünyasının bir bölümü refahsız bir hükümette ısrar ediyordu.
03:49İki parti anlaşıp hükümet kurabilse de ancak 3 ay dayanabildiler.
03:53Refah Partisi güven oylamasını Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.
03:57Mahkeme, oylamanın iptali talebini haklı bulunca her şey yeniden başladı.
04:03Hükümet kurma görevi yeniden Necmeddin Erbakan'daydı.
04:06Erbakan'la Çiller arasındaki görüşmede bu kez taraflar anlaştı.
04:11Refah Yol Hükümeti, 8 Temmuz 1996'da güven oyu alarak göreve başladı.
04:17Erbakan artık başbakandı.
04:19Yeni hükümetin önceliği ekonomik sıkıntılara çare olmaktı.
04:23Ancak atılan adımlardan rahatsız olanlar hükümete karşı psikolojik bir harbe başladı.
04:29Özellikle medya eliyle irtica paranoyası hortlatılmıştı.
04:3428 Şubat 1997'de özellikle belli kesimler hedef alındı.
04:40Hatırlayacaksınız bu darbe sürecinde Batı Çalışma Grubu, Ümünli Güvenlik Kurulu adı altında
04:46kendilerince irtica-i olarak adlandırdıkları kebapçıdan lastik firması sahibine,
04:53büyük sermayeden küçük sermayeye, sivil topluma kadar çevre yani sadece bir siyasi iktidar değil,
04:59toplumsal bir kesim de hedef alındı.
05:02Ordu içindeki bir grup, sivil siyasete müdahil olmanın yollarını arıyordu.
05:07Gazetecilere Genelkurmay'da briefingler veriliyor, atılacak manşetlerin kararı alınıyordu.
05:13Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik 1, medyada ön plana çıkıyordu.
05:21Askerin orkestra şefliğinde medyanın işte o orkestra şefinin işaret ettiği
05:27tınıları, notaları, perdeleri basan bir rolü var.
05:30Ama buna toplumu razı etmek lazım.
05:33İşte medya burada toplumu razı etme işlevini görüyor.
05:36Baktığınızda bütün bu işte karikatürler, manşetler, köşe yazıları, haberler,
05:42akşamki televizyon tartışmaları oralarda ve tüm Türkiye kilitleniyor.
05:47Akşam eve geldiniz, ortalama bir insandan bahsediyorsunuz.
05:50Kumandayı alıyorsunuz ve o tartışma programı izliyorsunuz.
05:53O programda size şu mesaj veriliyor.
05:55Bu insanlar Müslüman olduğunu söylüyor.
05:57Refah Partisi'ni kast ediyoruz.
05:59Ama aslında bunlar sizin bildiğiniz gibi samimi Müslüman değil.
06:04Bu kavramı altını çiziyorum ya da tırnak içerisine alıyorum.
06:0831 Ocak 1997'de kritik bir toplantı gerçekleşiyordu.
06:14Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri İlhan Kılıç
06:20ve MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Cumhurbaşkanı Demirel'i ziyaret etti.
06:24Gündemde irticayla mücadele vardı.
06:27Aynı günün akşamında Sincan'da yaşananlar hükümetin üzerindeki baskıyı artırıyordu.
06:33Düzenlenen Kudüs Gecesi ülkenin gündemine yerleşmişti.
06:37Kudüs Gecesi uzun süre manşetlerden düşmedi.
06:42Refah Partili Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız önce açığa alındı, ardından tutuklandı.
06:48Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılandı.
06:564 Şubat günü tanklar ve zırhlı araçlar Sincan sokaklarındaydı.
07:01Çevik 1'in deyimiyle demokrasiye balans ayarı yapılıyordu.
07:0428 Şubat'ta bir bütün olarak iktidara el koymak düşüncesi gerçekleşmeyince siyasetin içinde işbirliği yapılacak aktörler arandı.
07:17Ve özellikle karşı olunan iki partiyi hedef alan onların yıpratılması, ufalanması, bölünmesi amacına matur bir siyasi operasyon da gerçekleşti.
07:30Hani o zamanın bir askerinin söylediği gibi iş artık silahsız kuvvetlerde dedi.
07:37Yani silahlı kuvvetler başlattı ama onun o hiyerarşik olarak merkezi yerinde onunla beraber hareket eden medya, bir takım sermaye grupları,
07:50bir takım siyasetçilerle işbirliği halinde bir darbe teşebbüsü söz konusu oldu.
07:55O yüzden de zaten darbeyi yapan isimlerden birisi bu darbeyi diğerlerinden farklılaştırmak için postmodern darbe olarak adlandırdı.
08:05Ordu bünyesindeki Batı Çalışma Grubu'nun çalışmaları hız kazanıyordu.
08:09Refah Partisi izlenmeye alınmıştı.
08:11İnsanlar fişlenmeye başlamıştı.
08:13Hükümet üzerinde kurulan baskıdan oluşan gerilim toplumun geneline yayılıyordu.
08:26Gözler 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısına çevrildi.
08:32Tam 9 saat süren toplantı sonunda alınan kararlar hükümetin kabul edebileceği türden değildi.
08:38Artık Milli Güvenlik Kurulu hükümete yönelik bir baskı aracına dönüşmüştü.
08:43Koalisyonun ortağı Doğru Yol Partisi'nde milletvekilleri istifa etmeye başlamıştı.
08:4821 Mayıs'ta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş harekete geçti.
08:53Refah Partisi'nin kapatılması için dava açtı.
08:56Necmettin Erbakan 18 Haziran 1997'de istifa etti.
09:01Koalisyon protokolüne göre görevin Tansu Çiller'e verilmesi bekleniyordu.
09:06Güven oyu için yeterli imza toplanmışken Cumhurbaşkanı Demirel, Mesut Yılmaz'ı hükümeti kurmakla görevlendirdi.
09:13ANAP, DSP ve DTP'den oluşan 55. hükümete CHP de dışarıdan destek verdi.
09:2028 Şubat'ta en çok tartışılan kararların başında 8 yıllık kesintisiz eğitim geliyordu.
09:27Hükümet kurma görevi verilen Ana Vatan Partisi'ne de bu karar şart koşulmuştu.
09:32Eğitim alanında o gün maalesef Türkiye'nin geleceğine çok ciddi bir ket vuruldu.
09:37Gençlerin gelecek hayalleri ellerinden alındı.
09:4128 Şubat sadece eğitim bazında ve yaşananlar noktasında 28 Şubat'ı değerlendiriyoruz ama
09:48bir de 28 Şubat olmasaydı yaşanacaklar bazında da 28 Şubat'ı ele almamız gerektiğine inanıyorum.
09:54O dönem Türkiye'nin idealist, hayal kuran, gelecek vaat eden gençleri
09:59maalesef 28 Şubat kararlarıyla çok ciddi bir şekilde mağduriyete uğradı.
10:04Bugün aslında 2025-2026 yılında yaşadığımız sıkıntıların, eğitim alanında yaşadığımız problemlerin,
10:12ticari alanda, ekonomik alanda yaşadığımız problemlerin, birçoğunun arkasında tetikleyici unsurun,
10:17başlangıcın 28 Şubat süreci olduğunu hepimiz görüyoruz.
10:20O dönem imhatip okullarımızla alakalı kat sayı engelinin getirilmesi ve ciddi bir mağduriyetin oluşturulması,
10:27ortaokulların kapatılması, meslek liselerinin hakeza o gün gerçekten kökünden budanacak bir muameleyle karşı karşıya bırakılması,
10:36başörtülü kız öğrencilerin eğitim hakkından gerçekten mahrum edilmesi,
10:40o dönemin en büyük problemleriydi ve bugüne hala çok ciddi bir yansımaları olan,
10:46bugünün Türkiye'sini şekillendiren ve yaşananlar bazında bakmayıp da yaşanamayanlar noktasında da ele aldığımızda,
10:53Türkiye'yi belki 100 yıl geriye götüren çok büyük bir postmodern darbe olarak görüyoruz 28 Şubat'ı.
10:59FETÖ'de süreç boyunca ordu içindeki yapılanmaya göz kırptı.
11:03Örgüt, o dönemde imam hatiplere vurulan darbeyi militan devşireceği okulların önünün açılması olarak görüyordu.
11:1128 Şubat yaşanmasaydı bu ülke 15 Temmuz'u yaşamazdı.
11:15Çok net, 28 Şubat 15 Temmuz'un en büyük böyle giriş anahtarı oldu.
11:22O dönem evet imam hatip okulları yani inancıyla, değerleriyle evladını yetiştirmek isteyen,
11:29çift kanatlı bir çocuğum olsun derdi olan, bir kanadında dünyayı, bir kanadında ukbayı taşıyacak,
11:35genç nesiller yetiştirme arzusunda olan her ebeveyn, evladını imam hatip okullarına yönlendirmeye başlamıştı.
11:42Ve imam hatip okulları akademik olarak da ciddi bir ivme yakalamıştı o dönem.
11:46Ki 94'te ilk olarak o dönemin YKS sınavında Türkiye birincileri çıkarmaya başlamıştı.
11:53Ve bu gelenek halinde Türkiye'nin farklı illerine, okullarına yayılmaya başlamıştı, maya tutmaya başlamıştı.
11:59Bu sebeple imam hatip okullarının ortaokulları kapandı.
12:03Yani altyapıyı bitirdiler.
12:05İkinci olarak kat sayı engeliyle imam hatip okullarından mezun olan gençlerin 0308 kat sayı mağduriyeti yaşatarak,
12:12üniversitelere, iyi üniversitelere yerleşmesinin önünü engellediler.
12:15Bu süreçte FETÖ'ye gün doğdu.
12:17Refah Yol Hükümeti'nin yanaşmadığı yasa, Anasol D Hükümeti tarafından çıkarıldı.
12:22Böylece imam hatiplerin orta kısmı kaldırıldı.
12:26Anasol D Hükümeti 28 Şubat kararlarını uygulamaya devam ediyordu.
12:31Askere toplumsal olaylara müdahale etme etkisi veren emasya protokolü imzalandı.
12:36İrtica, bütün tehditlerin üzerinde görüldü.
12:39Fişlemeleri yapacak kurul oluşturuldu.
12:42Toplumun, mütedeyyin kesimi üzerindeki baskılar kendini her yerde hissettiriyordu.
12:48Özellikle de üniversitelerde.
12:521995 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne başladım.
12:56O süreçte de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenciyiz.
12:59Siyasete yaşımız, takip edebildiğimiz kadar takip ettiğimiz bir dönem.
13:03Ama süreç, Erbakan'ın koalisyonun içerisine yer almasıyla beraber Türkiye'de yaşayan Müslümanlara doğru yön değiştirdi.
13:13İlk önce İstanbul Üniversitesi'nde kimlik kartlarına başörtülü fotoğrafların kabul edilmemesi, öğrenci kimlik kartlarına.
13:20Sonra bu bir yıllık bir süreçti.
13:22Sonra fiil olarak yasak uygulanmaya başlandı.
13:24Öğrenciler anfilerden çıkartılmaya, derslere kabul edilmemeye başlandı.
13:29Ama bu süreçte yeni dönem açıldığında, bu sefer yeni dönem açıldığında da başörtülü öğrencilerin okula kayıtlara esnasında onları ikna edebilmek
13:39için,
13:40başörtülerini çıkarıp derslere girebilmeleri için ikna odaları açıldı.
13:43Yani ikna odaları sürecin bir parçası.
13:46Aslında süreç onundan önce başlıyor.
13:48Yaklaşık bir ya da iki yıl öncesinde başlıyor.
13:51Ben 97 girişliyim İstanbul Tıp Fakültesi'ne.
13:54Ben başladıktan ilk dönem gidebildim, derslere de girebildim.
13:57İkinci dönem başladı.
13:59Hatta ilk dönem bazı arkadaşlar kimlik almakta zorlanmışlar.
14:03Çünkü açık fotoğraf istenmiş ama ben de onu da yaşamadım.
14:06Ben ilk dönem normal devam ettim.
14:08İkinci dönem ama kayıtlar geldiği zaman gene bu işte fotoğraf meselesi başladı.
14:12Kayıt devam edilmeyecek diye başladı.
14:14Konuşmalar, söylentiler gelmeye başladı.
14:16Hocaların bazıları uyarı yapmaya başladı.
14:18Ben gene kayıt için gittiğimde böyle masalarda kayıtlar oluyordu.
14:21Bir de kitaplıkları çevirmişler.
14:23Arka taraf hocalar kendileri masayla oturmuşlar.
14:25Başörtülü gelen ya da başörtülü fotoğraf vermek isteyen arkadaşları arkada ikna etmek için çağırdılar.
14:31Orada böyle bir ikna etme süreçleri oldu.
14:33İşte tatlı başlayan bir konuşma nasıl o da tehlike döndü.
14:36Eğer açmazsan, bu şekilde inat edersem bu şekilde bu ülkede yaşatmayacağız.
14:41Seniye gelen cümlelere döndü.
14:42Başta böyle canım kızım, bal kızım sana yardım edelim, burs verelim.
14:46İşte ailen zorluyordur seni kurtaralım gibi olan konuşma.
14:49En son tehdit de döndü.
14:511997 yılında ben o zamanlar hemen hemen 11 yıllık bir devlet memuruydum.
14:57Biliyorsunuz 28 Şubat'ta bir muhtıra yayınlandı.
15:00Biz işin vehametini pek anlayamamıştık.
15:047 Nisan 1997 yılında bizim Cerha Paşa Tık Fakültesi'nde başörtüsüyle çalışan 10 sağlık personeline şöyle bir yazı geldi.
15:12Hakkınızda açılan soruşturma için işte Ferhanca yerin işte bir öğretim üyesi görevlendirilmiş.
15:19Onun odasında saat şu saatte hazır bulunmanız gerekmektedir diye biz hemen hukukçuya başvurduk.
15:27Yaklaşık 2 yıl süreyle önce orman fakültesine bir sürgün yapıldı.
15:33Biz sağlık alanında yetişmiş yetkin personellerdik.
15:36Kimimiz yoğun bakım hemşiresi, kimimiz ameliyathane hemşiresi, ben mikrobioloji alanında 10 yıllık tecrübesi olan bir laboratuvar çalışanıydım.
15:46Orman fakültesinde çalışabileceğimiz herhangi bir alan yoktu.
15:49Daha sonradan okullar açılırken yine 1998 yılının Kasım ayında Gökçeada'ya sürgün edildik.
15:5711 Ocak'ta da bize ihraç kararı geldi.
16:01Sivil alanlara müdahale artarak devam etti.
16:04Baskı tüm topluma yayılırken Anayasa Mahkemesi 16 Ocak 1998'de Refah Partisi'ni kapatma kararı aldı.
16:13Necmeddin Erbakan'a siyaset yasağı getirildi.
16:17Refah Partisi'ni kapatan 28 Şubat yargısının hedefinde bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı.
16:35Ziya Gökalp'in şiirini okuyan Erdoğan'a halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle dava açıldı.
16:42Aralık 1998'de bir yıl hapis cezası aldı.
16:46Belediye Başkanlığı görevine son verildi.
16:49Erdoğan infaz yasası gereği 4 ay Pınarhisar Cezaevi'nde hapis yattı.
16:58Yargı karşısına çıkarılanlar sadece siyasiler değildi.
17:02Üniversite öğrencilerinin hak arayışı da Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde son buldu.
17:07O dönemi böyle gitmeye çalışarak, sınav kapılarında bekleyerek, zorlayarak, ikna etmeye çalışarak, eylemler yaparak geçti.
17:15Ertesi yıl tabii Türkiye çapında eylemlere başladık biz, İstanbul'da eylemlere başladık, sesimizi duyurmaya çalıştık.
17:22Ertesi yıl yine ben böyle bir zorladım tekrar gidebilmek için.
17:25İşte ailemle de problemlerim vardı, babam mutlaka okumamı istediği için.
17:29Ya kal ya da işte göndermeyeceğim, git dersen de mutlaka başına aç devam et diyordu.
17:34Biz yine ilk döndük, eylemleri falan yapmaya çalıştık, çabaladık falan baktık ki artık hani olmuyor.
17:39Çünkü o ikinci dönemde bayağı bir duyurmaya çalıştık, bayağı eylemler yapıldı.
17:43Hiçbir işe yaramayınca ikinci senede de ben bu başvuruları yurt dışına arkadaşlarla beraber yapmaya başladım.
17:49Orada tanıdıkları olan arkadaşlar yapıyordu.
17:51Onların yanına ben de bir şekilde eklendim, öyle sonrasında Almanya'ya gittim.
17:55Bugün dönüp baktığım zaman üzerinden yıllar geçti.
17:58Ki gençlerin hiçbirinin kendi vatanıyla alakalı bir sıkıntısı yoktu.
18:02Herkes, hepimiz buradaydık, hepimiz bu vatanın, bu devletin bir parçasıydık.
18:07Ve kimsenin hakkı arayışlı süreci içerisinde devletine, minnetine, vatanına bir zarar verme niyeti yoktu.
18:14Onu görmedi ve bütün davranışlarımız da onun çerçevesinde gerçekleşti.
18:19Tabii ki bir ikna meselesi vardı.
18:21Mesela ikna odaları 28 Şubat'ta özellikle öğrencilerle ilgili bir uygulama olarak bilinir ama öyle değil aslında.
18:27Her kurumda hatta sizin oturma odanız bile birdenbire ikna odasına dönüşüyordu.
18:33Orman fakültesinde sürgün olarak gönderildiğimiz zaman, tabii ki oranın dekanına gittik biz buraya geldik diye.
18:41Dekan bize aynen şöyle söyledi.
18:43Çocuklar, istediğiniz yerde, istediğiniz konumda, istediğiniz şartlarda çalışacaksınız.
18:49Yeter ki kılık kıyafet yönetmeliğine uyun diye.
18:51Biz bunu kabul etmedik tabii ki bu aslında bir ikna meselesiydi.
18:5528 Şubat ekonomiyi de olumsuz etkiledi.
18:59Darbenin sadece batan bankalar kanalıyla maliyeti 291 milyar doları bulmuştu.
19:088 yıllık kesintisiz eğitimin meydana getirdiği sonuçlarsa zaman içerisinde anlaşıldı.
19:1428 Şubat yaşanmasaydı ülke olarak biz neleri yaşayacaktık?
19:19Bunun için de dünyaya bakmamız lazım.
19:212000'li yıllarda dünya neyle uğraşıyordu?
19:24Hangi açılımları, hangi yatırımları yapıyordu?
19:27O dönemin gençleri nelerle uğraşıyordu?
19:29Bizim ülkemizin gençlerini nelerle meşgul ettiler?
19:32Nasıl engellediler diye baktığımızda, 2000'li yıllarda dünya bugün konuştuğumuz teknolojilerin altlığını hazırlıyordu.
19:39Bugün dünya devi olan, Forbes 100'de adı geçen firmaların neredeyse tamamı,
19:442000'li yılların başında temellere atılmış, o dönemin gençleri tarafından altlığı hazırlanmış firmalar.
19:50Ve bugün dünya liderleri bunlar.
19:52Dünyadaki birçok ilkeden daha fazla jüroya sahip, daha fazla ekonomik değere sahip firmalardan bahsediyorum.
20:00Biz neyle uğraşıyorduk o dönem?
20:02Eylemlerle, polis zorlamalarıyla, başörtü yasağıyla, kat sayı problemiyle ilgileniyorduk.
20:0828 Şubat, Türkiye'de sadece imatip okullarına vurulmuş bir darbe değildir aslında.
20:1328 Şubat bu ülkenin 100 yıllık geleceğini çalanların altında imzası olan postmodern bir darbedir.
20:20Sorumlular, yıllar sonra mahkemede yargılandı.
20:23Genelkurmay 2. Başkanı Çevik 1'in de aralarında bulunduğu 21 sanık, müebbet hapis cezası aldı.
20:3028 Şubat, sadece Milli Güvenlik Kurulu'nda alınan kararlardan ibaret değildi.
20:36Geride kapanması zor yaralar bıraktı.
20:38Mevlana'nın derin acılar dilsiz oluyor, dile getiremedim bile.
20:43Bunu dile getiremiyorum. Birçok arkadaş hala sorun yaşıyor.
20:46Hala ciddi terapi alanlar var, okul sürecini tamamlayanlar var, evliliklerinde, dönemlerinde sorun yaşayanlar var.
20:52Çünkü böyle bir derin yara olarak kaldı bizde.
20:55Öyle bir süreç ki 28 Şubat.
20:57Şimdi bir bireysel yaşıyorsunuz, ailenizle yaşıyorsunuz.
21:02Ama 28 Şubat'ı bütün Türkiye yaşadı.
21:04Çünkü sadece şeyden baktığınız zaman, tesettür yasaklarıyla alakalı baktığınız zaman, başörtüsü yasalından,
21:13herkesin evinde bir başörtülüsü vardı.
21:15Annesi, bacısı.
21:17Türkiye'nin genelini etkileyen bir sorundu ve herkes bundan, bu yasaktan payına düşen bir şeyleri yaşadı.
21:23Muhakkak ki herkesin dünyasında kalan bir izi vardır.
21:25Yurt dışında yarım kalmışlık ve orada tamamlamak, duygusal olarak hep bir kırgınlık, hep bir yarım kalmışlık hissi var.
21:35İnsan olarak bunu söyleyebilirim.
21:37En ağır gelen şeylerden birisi, şimdi biz işte eğitimini bitirmiş, artık meslek sahibi olmuş,
21:44ekonomik olarak eve çok ciddi katkı sağlayan, Anadolu'dan gelen,
21:48işte kendi kabuklarımızı kırmaya, sınırlarımızı genişletmeye çalışan sıradan insanlardık.
21:53Yani daha böyle müreffeh bir hayat yaşamak istiyorduk.
21:56Şimdi o işte 13 yılın ardından birdenbire parasız bozsuz kalmak hiç kolay değildi.
22:02Bazı arkadaşlarımızın evinde aylarca yemek pişmemiş, yani kimse kimseye de derdini söyleyemiyordu.
22:07Çünkü birbirimize ilaç ve çare olacak bir halimiz de yoktu.
22:11Yıllar sonrasında öğrendim.
22:13Komşularının desteğiyle ayakta duruyor.
22:14Yani evine yemek geliyor.
22:16Şimdi bakın bu çok incitici, çok alçaltıcı bir durum.
22:19Kendimle alakalı bu hani acındırmak için falan değil ama
22:23bugünün parasıyla sanırım 10 liraya tekabül eder ya da 20 liraya.
22:27Bir aboneman bileti, o zamanlar aboneman biletiydi.
22:30Bulamadığım için dışarıya çıkamadığım çok zaman olmuştu.
22:338 yıl düzenli işim olmadı ne yazık ki.
22:36Kolay değildi yani.
Yorumlar