Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 12 saat önce
Döküm
00:07MÜZİK
00:35Sevgili seyirciler, bugün yine yüksek bir silsileden meşhur bir zincirin halkasından bahsedeceğiz.
00:43İmam Rabbani Hazretlerinin torunu ve El-Urvetül Vüska Muhammed Masum-u Faruki Hazretlerinin beşinci oğlu olan Seyfettin'in Faruki Hazretleri,
00:55Silsile-i Ali'ye adı verilen alim ve velilerin yirmi beşincisidir.
01:00İsmi Muhammed Seyfettin'dir.
01:031639 senesinde Hindistan'ın Serhent şehrinde doğdu.
01:091684 senesinde aynı yerde vefat etti.
01:13Kabri şerifi, babası Muhammed Masum-u Faruki Hazretlerinin türbesinin yakınındaki türbededir.
01:20Bir gün, babası Muhammed Masum-u Faruki Hazretleri, oğlu Seyfettin'i Faruki'yi huzurlarına çağırarak ona şu vasifeyi verir.
01:31Ey oğlum, zahiri ve batıni ilimlerde olgunlaştın.
01:37Şimdi Allah-u Teala'nın dinini, sevgili Peygamberimizin güzel ahlakını anlatmak üzere Delhi'ye gideceksin.
01:44Orada aynı zamanda Sultan Evren Gizip Alemgir Han'ın da dini terbiyesi sana aittir.
01:54Ona ve oradakilere sohbetlerde bulunacaksın.
01:58Seyfettin'in Faruki Hazretleri Delhi'ye vardığı zaman, şehrin kapısında iki azgın fil ve bunları zapt etmeye çalışan iki heybetli
02:07pehlivanın resimlerinin asılı olduğunu gördü.
02:11Sultan'a o resimler indirtilinceye kadar şehre girmeyeceğini bildirdi.
02:16Sultan, resimleri asılı olduğu yerden indirtince şehre girdi.
02:23Sultan Alemgir Han, kendi isteğiyle ve samimi olarak Seyfettin'i Faruki Hazretlerine talep oldu.
02:33Onun sohbetleriyle şereflendi.
02:36Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenip ezberledi.
02:41Sohbetlerinin bereketiyle Hindistan'da yayılmış birçok bid'at ve yanlış yollar,
02:48Sultan Alemgir Han tarafından ferman çıkartılarak ortadan kaldırıldı.
02:53Böylece Peygamber Efendimizin unutulmuş ve kaybolmuş sünnetleri ortaya çıkarıldı.
03:03Diğer vezirler, valiler ve devlet adamları da Seyfettin'i Faruki Hazretlerinin sohbetleriyle şereflenip,
03:11hidayete kavuştular.
03:13Ona son derece saygı duyup, o kendilerini oturtuncaya kadar huzurunda ayakta dururlardı.
03:22Muhammed Seyfettin'i Faruki Hazretlerinin himmet ve bereketiyle,
03:27Hindistan'ın her tarafında İslamiyet yayılıp, Müslümanlar kuvvetlendi.
03:34Bid'at sahipleri ve yanlış yoldakiler perşan olup, hiçbir yerde kabul görmediler.
03:40Hindistan, hiçbir zaman böyle mükemmel bir devir görmemişti.
03:46Muhammed Seyfettin'i Faruki Hazretleri,
03:49Delhi'deki bu gelişmeleri ve Sultan Alemgir Han'ın sevindirici halini,
03:54kıymetli babası Muhammed Masum Hazretlerine mektup yazarak bildirdiği zaman,
04:00babası çok sevinip dua etti.
04:02Sultan Alemgir Han, bir gün Muhammed Seyfettin'i Faruki'yi hususi bahçesine davet etti.
04:10Bu bahçenin ortasında gayet süslü bir havuz, havuzun içinde gözleri elmastan, bedeni altından yapılmış balık şekilleri vardı.
04:22Seyfettin'in Faruki Hazretleri, buraya gelince, havuza arkasını dönerek oturdu.
04:29Sohbet müddetince hiç havuz tarafına bakmadı.
04:33Bu durumun farkına varan Sultan, sohbetten sonra ilk iş olarak havuzdaki altın balıkları ortadan kaldırttı.
04:41Sultan, zeki, kabiliyetli, tasavvuf ehline ve Allah adamlarına karşı muhabbet beslediği için,
04:49bu hususlara memnun oluyor, Allah-u Teala'ya şükredip,
04:53benim saltanatım zamanında böyle evliyayı yetiştirdiği için Rabbime sayısız şükürler olsun diyordu.
05:00Muhammed Seyfettin Hazretleri, insanların haklarına ve kardeşlerine karşı hürmet eder, haklarını gözetirdi.
05:10Bir gün, şehzade kendisini sarıya davet edince,
05:14kardeşlerinden, yaşça kendisinden büyük olanını da beraberinde götürmüştü.
05:20Şehzade, bu veli kardeşlerin ellerine su dökmek için leğen ve ibriği almış bekliyordu.
05:27Muhammed Seyfettin Hazretleri, şehzadenin elinden ibriği ve leğeni alıp,
05:32ağabeyinin eline su döktü.
05:34Sonra ibriği şehzadeye verdi, şehzade de onun eline su döktü.
05:39Sevgili seyirciler, Seyfettin'in Faruki Hazretleri,
05:43çeşitli zamanlardaki sohbetlerinden birinde, şöyle bir hadis-i şerif nakleder.
05:49İslam ve Sultan, ikiz kardeş gibidir.
05:53O ikisinden birisi ancak diğeri ile iyi olur.
05:56Temeli olmayan bir şey yıkılır.
05:59Muhafızı olmayan bir şey de zayi olur.
06:03Yine Bakara Suresinin 201. ayeti kerimesinde mealen,
06:08Kimi de, ey Rabbimiz, bize dünyada da iyi hal ver, ahirette de iyi hal ver,
06:14ve bizi o ateş, cehennem azabından koru der, buyuruldu.
06:19Seyfettin'in Faruki Hazretleri,
06:21Mektubat-ı Şerife isimli kitabında yer alan ve zamanın sultanına yazdığı mektupta şöyle buyurmuştur.
06:28Hint Yarımadası'nda ve Asya Kıtası'nda İslam'ın kuvvetlenmesi ve yayılması,
06:36dua ordusunun yardımıyla kazanacağınız kesin zaferlere ve neticede devletinizin güçlenmesine bağlıdır.
06:44Yardım iki kısımdır.
06:47Birinci kısım, görünen sebeplere bağlı olandır.
06:51Yani muharebe meydanlarında harbeden gaza ordulardır.
06:55İkinci kısım yardım ise, yardımın manevi kısmını ve ruhunu teşkil eden,
07:01gözle görülmeyen dua ordulardır.
07:04Manevi ordular, maddi ordulardan daha kıymetlidir.
07:08Ve yardımın özü ve ruhudur.
07:11Yardımları, sebepleri, fethi ve zaferi isteyip yaratan Allah-u Teala'dır.
07:19Enfal suresinin 10. ayeti kerimesinde de mealen,
07:24yardım yalnız Allah-u Teala'dan gelmektedir buyurmaktadır.
07:29Dua ordusu, hakiki yardımı gönderen Allah-u Teala ile,
07:33yine onun yarattığı görünen sebep olan gaza ordusu arasında vasıta ve delildir.
07:41Ayrıca dualar kazayı ve belayı def eder.
07:44Hep doğru söyleyici Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam Hazretleri buyurdular ki,
07:51kazayı hiçbir şey geri çeviremez.
07:53Yalnız dua geri çevirebilir.
07:57Duadaki bu tesir, bu kudret silahlarda asla yoktur.
08:03Dua ordusu, görünüşte zayıf, aciz olsa da gaza ordusundan daha kuvvetlidir.
08:11Aynı şekilde dua ordusu ruh gibidir.
08:14Gaza ordusu da maddi beden gibidir.
08:19Gaza ordusunun dua ordusuna sığınmasından başka çaresi yoktur.
08:23Çünkü ruhsuz beden kuvvet alamaz, zaferler elde edemez.
08:29Ey Sultan, hazırlandığınız dekken seferinde Allah-u Teala sizlere galibiyet ve zaferler nasip eylesin.
08:38Bakara suresinin 127. ayeti kerimesinde mealen,
08:42Ya Rabbi sen dualarımızı işitirsin, arzularımızı bilirsin, dualarımızı kabul eyle buyurulmaktadır.
08:51Bir defasında Resulullah Efendimiz bir zatın ziyaretine gitti.
08:56Hastalık sebebiyle o kimse gayet zayıf ve hasis düşmüştü.
08:59Resulullah Efendimiz o kimseye, sen Allah-u Teala'ya nasıl dua ederdin diye sordu.
09:06O da, ben Allah'ım ahirette eziyette olmayayım da dünyada nasıl olursam olayım,
09:14ahirette sıkıntı çekeceksem onu bana dünyada ver diye dua ederdim dedi.
09:20Bunun üzerine Resulullah Efendimiz buyurdular ki,
09:25senin buna gücün yetmez.
09:26Sen şöyle de, Rabbimiz bize dünyada da, ahirette de iyilik ver.
09:35Bizi cehennem azabından koru.
09:37Sonra Resulullah Efendimiz o kimseye dua etti.
09:41O kimse Allah-u Teala'nın izniyle,
09:45Peygamber Efendimizin duası bereketiyle şifa buldu.
09:48Eğer Allah-u Teala kullarına hiç dert ve elem vermemiş olsa
09:52veya çok az vermiş olsaydı,
09:55insanlar ona ibadet etmekten ve onu zikretmekten gafil olurlardı.
10:01İnsanın dünya ve ahiret seadetine,
10:04Allah-u Teala'nın rahmetine kavuşabilmesi için
10:06ibadet ve taahatten ve zikirden geri kalmaması şarttır.
10:10Buna göre herkes Allah-u Teala'nın rahmetine muhtaçtır.
10:14Bu durumda iyi düşününce dert ve sıkıntıların aslında birer nimet
10:21ve insanı Allah-u Teala'ya çeken bir kement oldukları anlaşılırdı.
10:26Böyle buyuruyor Seyfettin Muhammed Hazretleri.
10:29Evet değerli seyirciler,
10:31Bakara suresinin 127. ayet-i kerimesini
10:35mealen bir kere daha hatırlayıp
10:37sohbetimizi tamamlayalım.
10:40Ya Rabbi, sen dualarımızı işitensin,
10:43arzularımızı bilirsin,
10:45dualarımızı kabul eyle.
10:47Hoşçakalınız efendim.
10:54Euzubillahimineşşeytanirracim
11:08Bismillahirrahmanirrahim
11:38Bismillahirrahmanirrahim
11:40Üstadlarımız
11:42Böl Ahyâ Un
11:48Hizya Un
11:48Hizya Un
11:50Hizya Un
11:50Buraya Un
11:52Hizya Un
11:54Hizya Un
11:56Hizya Un
12:07Hizya Un
19:40azgın insanlar, bütün bunlara
19:42sahip ediler, sefasını
19:44sürüyorlardı bunun dünya nimetlerinin.
19:47Daha sonra bir başkası,
19:49başkaları onların yerine
19:50o nimetlere sahip oldu.
19:53Bunlar bu başka kavmen aharinden
19:54kasıt, diğer ayet-i kerimelerin
19:56delaletiyle anlaşılıyor ki,
19:58beni İsrail'dir. İsrailoğulları
20:00bunu imkanlara sahip olmuşlardı sonra.
20:03وَلَقَدْ نَجَّيْنَا
20:05فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ
20:08وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَرِينَ
20:10فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ
20:14وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَرِينَ
20:16Onlar o kadar
20:18azgın insanlardı ki,
20:20o kadar taşkın,
20:22kendini bilmez, zalim
20:24kişilerdi ki, onların
20:26bu felaketine,
20:28onların bu dünyadan bir anda
20:30kaybolup gidişine,
20:32saltanatlarının
20:34inkıraz bulmasına,
20:36her türlü hakimiyetlerinin
20:38sona ermesine,
20:39onların bir anda bir felaketle,
20:42bir musibetle,
20:43kar kolup suda boğulmalarına
20:45ne gök ağladı,
20:46ne de yer buyuruyor Cenab-ı Hak.
20:48Kimse üzülmedi onlara.
20:49Onların bu haline kimse üzülmedi.
20:52فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ
20:55ağlamak demeyin yaa.
20:58فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ
21:30Hakikaten,
21:31o insanların vefatı,
21:34o insanların bir andaki
21:36gaybubeti,
21:38ufûlü,
21:39çoğu kişiyi ağlatır.
21:41Nice insan ondan mükedder,
21:43müteessir olur.
21:46Onun için işte gökte melekler,
21:48yerde insanlar ağlar.
21:50Öyle insanlar vardır.
21:52Onların vefatı,
21:53gerçek bir teessür
21:54ve hüzün sebebi olur.
21:56Ama bazıları da vardır ki,
21:59onların zulmünden,
22:00hışmından kurtuldukları için,
22:03bu suretle,
22:04bazıları belki onların bu zulüm ve
22:07tasaddisinden,
22:08onların ellerinde,
22:11onların saltanatı ve istibdadı
22:13altında ezilmekten dolayı
22:15adeta sevinirler bazıları da.
22:17Sevinirler.
22:18Ya ne kendi ettirahat,
22:21ne alem buldu huzur,
22:24yıkıldı gitti cihandan,
22:26dayansın ehli kubur demişlerdir
22:28böyle insanlar için değil mi?
22:29Böyle kişiler vardır,
22:30zalimler.
22:31Böyle işte siravının
22:33ve etrafındakilerin
22:34suda boğulup gitmesine
22:36ne gök ahalisi,
22:38ne yerde bulunanlar,
22:39hiçbiri ağlamadılar.
22:41Bir hüzün belirtisi göstermediler.
22:43Ama kanu munzarin,
22:46onlara herhangi bir şekilde
22:48artık mühlet de verilmedi,
22:50buyuruyor Cenab-ı Hak.
22:50Onlara mühlet de verilmedi.
22:52Enzara yunziru,
22:54kale enzirni ila yemü basun.
22:57Geçmişti ya,
22:59şeyde,
23:00Araf suresinin baş taraflarında,
23:02iblis Cenab-ı Hakk'a yalvardı,
23:04bana mühlet verdi.
23:05Enzara yunziru,
23:06inzaran müddet vermek.
23:08Mühlet tanımak manasına,
23:09bir fırsat bahşetmek manasına.
23:11Onlara herhangi bir erteleme
23:14ve bazı imkanlara,
23:16bazı mühletlere
23:18sahip olma imkanı verilmedi.
23:20İmhal edilmediler onlar.
23:22Mühmelin manasında,
23:23yani
23:23mümhelin manasında.
23:26Onlara herhangi bir fırsat
23:28ve imkan verilmedi.
23:29Artık onlar
23:29defalarca uyarıldığı,
23:32ikaz edildiği halde,
23:33onların akıllarını,
23:35başlarını alacakları yoktu.
23:36Onlara bir başka fırsat daha tanınmadı artık.
23:39Bu,
23:40burada Allah'ın
23:40peygamberine gösterdikleri düşmanlıktan dolayı,
23:44onlar helak olmayı hak etmişlerdi
23:46ve helak oldu,
23:47gittiler manasında.
23:48Ve lekad necceyna beni İsraile
23:51minel azabil muhini
23:53min Fir'an.
23:55İsrailoğullarını,
23:56kendilerini alçaltan,
23:59hakaret veren,
24:00kendilerini gerçekten aşağılayan,
24:02azaptan.
24:04Fir'an çünkü onları kul, köle gibi,
24:06esir gibi kullanıyordu.
24:08En ağır işleri sürüyordu.
24:09Devamlı onlara hakaret ediyordu.
24:12İhanet ediyordu.
24:13Onları daima aşağılayıcı
24:15bir muameleye tabi tutuyor ve tutturuyordu.
24:18İşte bu azab-ı mühinden kasıt,
24:21min Fir'an.
24:22Fir'an'dan onları kurtardık,
24:23buyuruyor Cenab-ı Hak.
24:24Fir'an vasısıyla gelen her türlü sıkıntılardan,
24:28İsrailoğullarını and olsun ki kurtardık,
24:31buyuruyor.
24:31Necca yüneccî,
24:33tenciyeten kurtarmak manasına.
24:35İnnehu kâne âliyen minel müsrifîn.
24:38O son derece taşkın,
24:42çok çok azgın,
24:44kendini beğenmiş âliyen,
24:46mütekebbirân manasında.
24:47Ve haddi aşkın,
24:50ısrafçı ve aşırı davranışlar içinde bulunan bir kendini beğenmişti o.
24:56Firavun'un özellikleri bunlar.
24:58Bundan dolayı helak oldu.
24:59ve lekad ihtarnâhum alâ ilmin alel âlemîn.
25:04Onları işte,
25:05Musa aleyhisselama inandıkları için,
25:08o günkü İsrailoğullarını,
25:10Yahudileri,
25:12o günün insanları üzerine tercih ettik manasına.
25:15İhtâra,
25:16yahtâru ihtiyâran seçmek.
25:19İhtâra alâ faddâle.
25:21Veyahut da,
25:23raccahan manasında.
25:24Yani tercih etmek,
25:25üstün tutmak manasında.
25:27Onları,
25:28o günkü insanlardan daha şerefli,
25:31daha itibarlı hale getirdik,
25:33buyuruyor Cenab-ı Hak.
25:34Ve âteynâhum minel âyâti mâ fîhî belâ ummübîn.
25:39Onlara,
25:40nice kendisinde açık imtihan bulunan,
25:43nice mucizeler,
25:45nice işaretler ve alametler verdik onlara.
25:49İnne hâulâ ile yakûlûn.
25:51Bunlar da diyorlar ki,
25:53Mekke-i Müşrikler,
25:54Mekke-i Mükerremedeki Müşrikler,
25:56Mekkeliler,
25:57bunlar da derler ki,
25:59İnhîye illâ mevtetunel âûlâ ve mâ nahnu bi münşerîn.
26:04Mekke'li Müşrikler diyorlar ki,
26:06sadece şu bizim bir dünyada ölümümüz var ya,
26:09birinci ölüm diyorlar,
26:10bu dünyada ölüyoruz,
26:12ondan sonra artık bizim için başka bir ölüm yok.
26:15Yani bu aslında zınnen bizim için tekrar dirilmek de yok.
26:19Arkasından da zaten geliyorum hemen,
26:21nahnu bi münşerîn,
26:22bi mûba'sîn demek,
26:24yani biz tekrar diriltilecek değiliz.
26:26Burada ölüp gidiyoruz, tamam odur, başka yok diyorlar.
26:30Buradaki ölümden sonra bizim için tekrar dirilmek,
26:33huzur-u hakka çıkmak, hesap vermek,
26:35bunların hepsi, bunların hepsi yalandır,
26:38biz bunlara inanmıyoruz diyorlar, haşa.
26:40Ya Mekke'li Müşriklerin sözü bu.
26:42Onlar kıyamete ve ahirete inanmıyorlar.
26:45Ve onun için de,
26:47bakın Peygamber Efendimiz'e,
26:48bir nevi tahaddide bulunuyorlar,
26:51meydan okuyorlar ve diyorlar ki,
26:56eğer siz gerçekten sözünüzde samimi ve doğruyseniz,
27:00bu söyledikleriniz doğruysa sizin,
27:03hadi bakalım babalarımızı getirin dediler.
27:06Yani getirin de görelim,
27:07bakın onlar bize öbür dünyadan haber versin.
27:09Hani bugün dünyada da,
27:11yaşadığımız günümüzdeki insanlardan da bunu söyleyen,
27:14ya canım oradan gelip de,
27:16orada olanlar hakkında bize bildiren mi var diyorlar.
27:20İşte,
27:20bu bir sadık,
27:22din bu demektir zaten.
27:24Peygamber'e inanmanın manası budur.
27:26Peygamber,
27:27bir şeyin varlığından haber veriyorsa,
27:30onu kendi,
27:31kendi hevasından,
27:33kendi aklından çıkarıp söylemiyor.
27:35Allah-u Teala'nın emriyle bildirmesiyle söylüyor.
27:38Zaten İslamiyet de budur.
27:40Peygamber'e inanmaktır,
27:42iman etmektir.
27:43İslamiyetin aslı budur.
27:44İşte onun için bunlar,
27:46Peygamber'imize inanmadıkları için diyorlar ki,
27:48sen böyle bir takım şeyler söylüyorsun ama,
27:50sen bu söylediklerinde doğruysan eğer,
27:53bakalım bizim babalarımızı getir bakalım.
27:56O sözün,
27:57Ebu Cehil tarafından söylendiğini,
27:59İmam-ı Kurt'u bizzikrediyor.
28:01Ebu Cehil diyor ki,
28:02mesela bizim dedelerimizden Kusay'ın,
28:04dirilt bakalım o,
28:06doğru dürüst bir insandı,
28:07bize doğru haber verir.
28:09Ve ona soralım bakalım,
28:10hakikaten ahiret var mı,
28:11kabir hayatı var mı,
28:13ondan sonra dirilmek var mı,
28:14bize öbür dünyadan bir haber versin diyorlar.
28:17Ehum hayrun em kavmu tübbe'in
28:20vellezine min kablihim.
28:22Ya Cenab-ı Hak şimdi onlara buyuruyor ki,
28:24böyle bir iddiada bulunuyorlar.
28:26Aslında,
28:27Allah-u Teala'nın nelere kade olduğunu,
28:30onlar içinde yaşadıkları dünya hayatında,
28:33çeşitli misal ve örnekleriyle görüp duruyorlar.
28:36Cenab-ı Hakk'ın ölmüş toprağı nasıl tekrardan hayat kazandırdığını,
28:42nasıl yeniden dirilttiğini,
28:44onlar devamlı mevsimlerin değişmesiyle,
28:47yılların geçmesiyle devamlı görüp duruyorlar.
28:49Ama bütün bu hadiselerden çıkarılması gerekli ibret ve dersi alamıyorlar.
28:54Allah-u Teala yine buyuruyor ki,
28:55Ehum hayrun onlar mı daha güçlü,
28:58onlar mı daha iyi, daha kuvvetli?
29:00Em kavmu tübbe'in yoksa tübbe' kavmimi daha kuvvetli.
29:05Mekke-i Mükerreme'de biliyorsunuz,
29:09kuzey tarafında Kayser ve Kisra'lar var.
29:12Nasıl ki mesela,
29:15Mısır'da hükümran olan,
29:17egemenlik sürmüş olan hükümdarlar silsilesi var,
29:20krallar silsilesi var,
29:22bunlara Firavun deniliyor,
29:24Fera'ine.
29:24Bizans tarafında hüküm sürenlere Kayser deniliyor.
29:30Bunun çoğulu da Kayser'a.
29:33İran tarafında,
29:34Sasani İmparatorluğunda hüküm sürenlere de Kisra deniliyor,
29:37Kayser'a.
29:38Aynı şekilde Yemen tarafında,
29:41Yemen hükümdarlarına,
29:43meliklerine, krallarına da
29:44Tebabi'a deniliyor.
29:46Tübbe'da onun tekili oluyor.
29:48Tübbe' kelimesi.
29:49Onlar mı yoksa Yemen halkının hükümdarları mı?
29:53O hükümdarın kavmi mi?
29:56O tübbe dediğimiz,
29:57o kralların etrafındaki insanlar mı daha güçlü?
30:01Ve onlardan önceki insanlar mı daha güçlüydü?
30:05Ehleknahum innehum kanu müjrimin.
30:07Onların hepsini helak ettik.
30:09Çünkü onlar,
30:10günahkar, müşrik ve inkarcı itiler buyuruyor Allah.
30:13Merhaba sevgili seyircilerimiz.
30:15Anadolu erenlerinde,
30:17Gelibolu'dayız ve Ali Baba ile birlikteyiz bugün de.
30:40Hamza Bey Koyun'da sevgili seyirciler,
30:43Sinan Paşa Türbesi'nden 150 metre ötede yol üstünde bir türbeyi ziyaret ediyoruz.
30:48Dört köşe, tek katlı, sade bir yapı.
30:53Kapısı arkada.
30:55Önündeki pencerenin üstünde bir kitabe var.
30:58Bu kitabeden,
31:00Hicri 758 senesinde vefat ettiğini öğreniyoruz bu zatın.
31:04Evliya Çölebi ondan,
31:07Alemdar Ali Baba diye bahsediyor.
31:09Halk arasında Ali Baba diye meşhur olmuş.
31:12Bir rivayette ismi Emir Ali Baba iken Orhan Gazi'nin komutanlarındanmış.
31:19Hatta bu zat fethetmiş İmralı Adası'nı.
31:23Bu adaya bu sebepten Emir Ali ismine izafeten Emir Ali denmiş önce.
31:29Zamanla İmrali şekline çevrilmiş.
31:32Bu mübarek zatın Gelibolu'nun fethinde bulunduğu anlaşılıyor.
31:37Nitekim ölüm tarihi olan Hicri 758, Gelibolu'nun fetih tarihidir.
31:54Ağzı dualı bir garip dervişmiş mübarek.
31:57O devirde derdi olanlar,
32:00Önce ona koşar,
32:01Dua isterlermiş kendisinden.
32:03Onun duasıyla dertlerinden kurtulur,
32:06Kabuşurlarmış muratlarına.
32:08Anlatıldığına göre,
32:10Bir gün bir kimse gelir bu zata,
32:12Ey efendi der,
32:14Benim meyve ağaçlarım var.
32:15Ancak on senedir meyve vermiyorlar.
32:18Yine ineklerim var,
32:20Yavrulamıyorlar üç senedir.
32:22Halbuki benim geçim kaynağımdır bunlar.
32:25Böyle giderse çok perişan olacağız.
32:28Ne olur bir dua et de,
32:30Ağaçlar meyve versin,
32:32Doğursun inekler.
32:34Peki der,
32:36Açar ellerini mübarek,
32:37Niyaz eder Allah'a.
32:39Garibin on yıldır meyve vermeyen ağaçları,
32:43O sene meyve verir,
32:45Yavrular inekleri.
32:46Hatta öyle çoğalır ki,
32:49Hayvanlarının sayısını bilemez olur.
32:52Sürüleri doldurur oba ve vadileri.
32:54O havalinin en zengini olur,
32:57Tez zamanda.
33:09Ali Baba,
33:10Kanaat sahibi,
33:11Gözü tok bir zattır.
33:13Hiç kıymet vermez dünya mal ve mevkiine.
33:16Kendisine kadılık,
33:18Müderrislik verilir,
33:20Kabul etmez mübarek.
33:21O,
33:22Halk arasında,
33:24Hak ile olmayı tercih eder,
33:26Hemhal olur insanlarla.
33:29Dertleriyle dertlenir,
33:31Ortak olur sevinçlerine.
33:33Yüksek yaratılışlı bir zattır.
33:36Küçüklüğünden beri,
33:37Allah-u Teala'nın hıfzındadır.
33:40Hak Teala korur onu kötülüklerden.
33:43Bir gün her nasılsa nefsine uyup,
33:45Kötü bir yere gitmeye karar verir.
33:47Ve çıkar yola.
33:48Ancak çamurlu bir yerden geçerken,
33:51Kayar ayağa,
33:53Düşer çamurun içine.
33:55Tabi berbat olur elbiseleri.
33:57Mecburen döner eve.
33:59Allah-u Teala korumuştur onu o günahtan.
34:02Çamurlara bulansa da,
34:04Bulanmaz günaha.
34:22Günah ateş gibidir,
34:24Yahut öldürücü zehir.
34:27Ahirette rahat etmek için,
34:29Günahtan kaçmalıdır elbet.
34:31İnsan hem kendisine merhametli olmalı,
34:34Hem de aile efradına.
34:36Anne baba,
34:37Çocuğunu seviyorsa,
34:39Küçükken ona faydalı şeyler öğretmelidir.
34:42Namaza güzellikle alıştırmalıdır.
34:45Zira,
34:46Namazını dosdoğru kılan insanlar,
34:48Topluma zararlı olmazlar.
34:50Aman kardeşlerim,
34:52Çocuklarınıza düşmanlık yapmayın.
34:54Alıştırın namaza.
34:56Yoksa,
34:57Ahirette siz de onlarla birlikte yanarsınız.
35:09Ali Baba şöyle demiş bir gün sevdiklerime,
35:12Yolumuz sohbet yoludur.
35:15Şu insanlara hayret ediyorum.
35:17Niçin sohbeti istemezler?
35:19Niçin sohbet meclislerine katılmaz?
35:22Koşmazlar Allah adamlarının yanlarına.
35:24Halbuki sohbet ehlinin ev sahibi Allah-u Teala,
35:29Teşrifatçısı Hazreti Ali,
35:32Su dağıtıcısı Hızır Aleyhisselam'dır.
35:35Allah için birbirini seven,
35:37Ve yalnız Allah için bir araya gelenlerden,
35:41Allah-u Teala razı olur.
35:43Yarın mahşer gününde,
35:46Arş-ı hala altında,
35:48Gölgeleneceklerdir böyle kimseler.
35:50İki Müslüman bir araya gelir de,
35:53Allah ve Peygamberden bahsetmezlerse,
35:55Ne kadar kötü olur?
35:57Aman kardeşlerim,
35:58Bir araya gelince,
36:00Sakın ola gıybet yapmayın,
36:02Laf taşımayın.
36:03Unutmayın,
36:04Yarın her nefes için,
36:06Sual olacaktır.
36:21Efendim bugünlük de buraya kadar,
36:22Yarın inşallah yine aynı saatte birlikte olacağız.
36:25Hoşçakalın sevgili seyirciler.
36:26Aşkı sardı ben neyleyim,
36:33Bu sırra kime söyleyim,
36:39İçimdeki şu yarayı,
36:44Muhammed'e arz edeyim,
36:50İçimdeki şu yarayı,
36:55Muhammed'e arz edeyim,
37:01Muhammed'e,
37:04Muhammed'e,
37:06Canlar kurban,
37:09Canahmed'e,
37:12Muhammed'e,
37:14Muhammed'e,
37:17Canlar kurban,
37:20Canahmed'e,
37:22Donktum boynuma fermanı,
37:29Basmam ben hakkı dermanı,
37:34Haber verin,
37:37Muhammed'e oldum ben onun hayranı,
37:45Haber verin,
37:49Muhammed'e oldum ben onun hayranı,
37:56Muhammed'e,
38:00Muhammed'e,
38:02Canlar kurban,
38:05Canahmed'e,
38:08Muhammed'e,
38:10Muhammed'e,
38:13Canlar kurban,
38:16Canahmed'e,
38:18gideceğim, gideceğim,
38:24Bu dünyadan gideceğim,
38:30Nasihat kâr etmez bana Muhammed'e gideceğim,
38:41Nasihat kâr etmez bana Muhammed'e gideceğim,
38:52Muhammed'e,
38:55Muhammed'e,
38:58Canlar kurban,
39:01Canahmed'e,
39:03Muhammed'e,
39:06Muhammed'e,
39:09Canlar kurban,
39:12Canahmed'e,
39:18availabilityeri,
39:31İzlediğiniz için teşekkür ederim.
39:55İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen