- 11 saat önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Yıllardır sizlere huzurlu bir dünya sunan, milyonların sevgilisi olan Huzura Doğru programı artık yanı başınızda.
00:10İnternetin olduğu her yerde.
00:13Akışını kendinizin belirlediği, istediğinizi izlediğiniz yepyeni bir televizyon kanalı var artık şimdi nette.
00:21www.huzuradoğru.tv
00:26Giriş sayfamızda yer alan ana ekrandan Huzura Doğru'nun televizyonlardaki ve radyodaki programlarını bir bütün olarak izleyebilirsiniz artık.
00:38Hem de istediğiniz zaman.
00:40Bunun yanında Osman Ünlü Hoca'nın çeşitli konulardaki yüzlerce sohbetiyle merak ettiklerinizi öğrenecek, ilahilerle duygulanacak, belgesellerle seyahat edecek ve ehli sünnet alimlerinin kitaplarından derlenen ve nakle dayanan bilgilerin yer aldığı eşsiz eser tam ilmi halden bölümlerle bilgileneceksiniz.
01:05Ayrıca evliyalar belgeseliyle evliyanın hikmet dolu hayatına şahit olacak, nefis nazım üslubuyla yazılmış olan menkıbelerin yer aldığı şiirlerle menkıbeleri izlerken muhabbet dolacaksınız.
01:21Her gün güncellenecek ve yeni bölümler eklenecek olan Huzura Doğru TV evinizde, iş yerinizde, seyahatinizde istediğiniz zaman sizinle olacak.
01:34Huzurun kapılarını ardına kadar açtık sizler için.
01:38www.huzuradoğru.tv
02:02Huzur 24 saat yayında
02:05Hocam, insanlar tabii siz daha önce de anlatmıştınız bu konuya geçmiştik ama işte huzur, mutluluğu bulabilmek için maddi bir takım şeylerle bu işi halledebileceğiz zannediyorlar.
02:24Yani evi yoksa evim olunca mutlu olacağım, işte arabası yoksa olunca, parası yoksa parası olunca mutlu olacağım zannediyorlar.
02:31Ama öbür tarafta baktığımız zaman parası var, evi var, her şeyi var, bankada bayağı bir varlığı var.
02:37Bu insanlar da mutlu değil, olamıyorlar.
02:40Peki bunun sebebi nedir?
02:42Şimdi insanların sıkıntı içerisinde bulunmaları veya geçimsiz olmalarının sebebi,
02:49kitaplarda uzun uzun bildirilmiş geçimsiz olmalarının sebebi.
02:53İslam alimleri o kadar güzel bir şekilde tespit ve teşhis etmişler ki,
02:59buyurlar ki, huzura kavuşmak, başarılı olmak ve herkesle iyi geçirmek isteyen bir kimse,
03:05yüzün ahireti çevirmesi lazımdır.
03:08Yüzü dünyaya dönük olan bir kimsenin huzurlu olması, insanlarla iyi geçinmesi çok zordur.
03:13Zira yüzü dünyaya dönük olan nefsini sever.
03:18Nefsini seven de başkasını sevemez ve onlarla iyi geçinemez.
03:25Çünkü nefsini seven, nefsinin her istediğini yerine getiren,
03:29nefsin ve şeytanın peşinde giden bir kimse, kendinden başka kimseyi düşünmez.
03:33Böyle kimseler din kitaplarından ve din büyüklerinden de istifade edemezsin.
03:39İstifade eden kimse kimseye yük olmaz, herkesin yükünü çekmeye başlar ve herkesle de iyi geçinir.
03:47Böyle bir şey bildirilmiş, formü de belli.
03:49Yani kişinin yüzü dünyaya dönükse, bu kimse kendini seviyor, yani nefsini seviyor.
03:57Nefsinin istekleri peşinde koşuyor.
03:58Benim dediğimi olsun istiyor.
04:02Ben gelen müdür olayım, ben bakan olayım, ondan sonra ne bileyim ben.
04:05Benim bilmem olsun, benim param olsun.
04:08En iyi şeye ben sahibim, hep ben, ben, ben diyor.
04:11Dolayısıyla bu kimse kendini seviyor, nefsini seviyor.
04:14Nefsini sevme başkasıyla barışamaz, başkasıyla geçinemez.
04:17Ancak, sadece bu adam menfaatle ne sevdi?
04:21Yalakalı kepal, yaltaklı kepal.
04:24Ama onun dışında katiyen.
04:25Katiyen ve onu da sevmez.
04:27Hatta eline fırsat geçse, fırsat geçmiş olsa, onu imha etme, yok etme gücü o anda elinde olsa, onu da imha eder geçerikler.
04:36İntekim zaman zaman diktatörler yenmemiş.
04:38O adamlar tanrılığını ilan etmemiş.
04:41Her dediğimiz kanundur diyerek.
04:42Yakıt yıkmamış mıdır, yakıt yıkmış.
04:44Ve sonra ölünce de, arkalarından, hani, ne etti kendi rahat, ne aleme verdi huzur, yıkıldı gitti cihanla, dayansın ehli kubur.
04:54Diye, öyle beyitler, altlar dökülmüş arkalarından.
04:57Ne etti kendi rahat, ne aleme verdi huzur.
05:01Yıkıldı gitti cihanla, dayansın ehli kubur.
05:04Kabir, ehli kubur, dayansın ehli kubur.
05:08Böyle midir? Aynen böyledir.
05:11Nefsinden nefret eden kimsenin göğün gözü açılır buyuruyor.
05:15Nefsinden nefret eden kimsenin göğün gözü açılır.
05:17Böyle olan kimse haramlardan, gururdan, kibirden ve bütün kötülüklerden sakınır.
05:21Kötülüklerden sakınan kimsenin kabına rahmet damlamaya başlar.
05:24Kalbine rahmet damlaları giren kimse de, hin kitaplarından ve gün büyüplerinden istifade eder.
05:30Bu istifadenin hasıl olup olmadığının alameti ise, o kimsenin kimseye yük olmayıp, herkesin yükünü çekmeye başlaması ve herkesle iyi geçilmesiyle anlaşılır.
05:42Böyle olan insanı arkadaşlar ve etrafındaki insanlar öyle severler ki, susuzluktan yanan bir kimse, su içerek suya nasıl kanarsa öyle severler.
05:53Öyle severler.
05:55Bu böyle midir? Böyle.
05:56Efendim bunun misali var mı? Var.
05:57Her zaman verdiğimiz.
05:58İstaz-ı İmâm-ı Gazali Hazretleri, İstaz-ı İmâm-ı Gazali Hazretleri, ha bunlar açığa çıkmışlar.
06:04Zamanımızda da var.
06:06Ama eskiden bunlar kum gibi kaynıyormuş.
06:07Şimdi çok azalmış.
06:09Yok gibiler neredeyse.
06:10Böyle insanlar yok gibiler.
06:12Ve dikkat ederseniz İmâm-ı Gazali Hazretleri'nin bir tasnifi var.
06:15Zaman zaman naklediyorum.
06:16İnsanlar bu mübarek üçe ayırmış.
06:19Birinci sınıftaki insanlar, bunlar su gibi, ekmek gibi, hava gibi.
06:23Her zaman lazım.
06:24Aralır böyle.
06:26Göremeyince özlenir.
06:27Aralır, bulunur.
06:30İkincileri ilerç gibidir.
06:31Lazım olunca aralır.
06:32Hastalanmayacak dersin.
06:34Üçüncüsü aranmaz buyuruyor İmâm-ı Gazali Hazretleri.
06:37Bu hastalık gibi.
06:38Hatta kaçılır.
06:39Hatta kaçılır.
06:40Ama o seni arar, bulur.
06:41Ve nitekim öyle diyeyim.
06:42Bakıyor, al mı?
06:43Amanım oluyorsun.
06:44Görmeden bir şey atsan falan.
06:46Şunları yüzüne gülersiniz.
06:47Aa canım, canım sen nasılsın, iyi misin falan.
06:49Özlemiştim seni.
06:50Ya benim çok acil bir yere bir sözüm vardı da.
06:52Ya çok iyi olur.
06:53Sen de bir çay içseydik, biraz muhabbet içseydik ama söz verdim ya.
06:56Başka bir zaman.
06:57Hı?
06:58Kaçıyor.
06:58Niye?
06:59Adam hastalık gibi çünkü.
07:00Adam hastalık gibi.
07:02Hani fıkra olarak anlattılar ya.
07:04Adam bir gün pencereden bir bakmış.
07:05Aralır demiş, bizimki yine geliyor demiş tıraşa.
07:07Çocuğu da varmış.
07:08Çocuk açmış, gitmiş kapıyı.
07:10Amir demiş, sen berber misin?
07:12Ne oldu oğlum demiş.
07:13Babam demiş, seni pencereden görünce, gene demiş tıraşa geliyor.
07:16Değil mi?
07:16İstemiyor ama mecburen hastalıktır.
07:20Geliyor mu?
07:21Evet mecburen hastalıktır, geliyor.
07:23Niye?
07:23Çünkü o kimse yüzünü dünyaya çevirmiştir.
07:25Ahirete değil.
07:26Ben diyor.
07:27Ben diyor.
07:27Ben diyor.
07:28Ben diyor.
07:29Bakın yine İslam alimleri buyurular ki,
07:31Herkeste şef olmak, baş olmak, emir vermek arsı vardır.
07:35Ben de yok diye yalan söylerim.
07:36Herkeste şef olmak, baş olmak, emir vermek arsı vardır.
07:41Çünkü bu hal insanın tabiatında vardır.
07:44Ben de yok diye yalan söylerim.
07:45Cenab-ı Hakk'ın tabiatımızı böyle yaratmış.
07:47Bu hal ancak ve yalnız ahirete yüzük dönük olanlarda olmaz.
07:53İslam ahlakının çok tarifi yapılmış.
07:56Fakat din büyüklerinin en çok tercih ettiği tarihse şudur.
08:00Kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir.
08:04Kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir.
08:08Böyle olan kimse huzurlu olur ve herkeste de iyi geçilir.
08:12Peki bunun temini nasıl mümkündür?
08:14Ancak ehl-i sünnet alimlerin kitaplarını ve evliya-i keramın hayatlarını okumak süretiyle temin edilir bu.
08:21Onlar çünkü aynadır.
08:22Bir kimse aynaya bakmayınca halini bilemez ki.
08:24E bizde bu aynası var, o değil o.
08:27İslam alimlerin kitaplarını ve hayatlarını okudukça okudukça,
08:29insan kendin olsamlar bir görmeye başlar.
08:32Görmeye başlıyorsa mübarek olsun.
08:34Kaç kratlık adam o, bunu anlıyor yani.
08:35Orada o din büyüklerinin hayatını, ya olmaz böyle şey falan, kendine bakıyor, mümkün değil.
08:40Ama olmuş, yaşamış bunlar.
08:41Bu coğrafyada yaşamışlar.
08:43Bu yeryüzünde yaşamışlar.
08:44Onun için de İslam alimleri buyurular ki,
08:46insanlar dinden uzaklaştıkça,
08:48geçimsizlik, sefaret, işkence ve sıkıntının pençesinden kendilerini kurtaramazlar.
08:54Ölce bu.
08:54İnsanlar, Allah-u Teala'nın bildirdiği dinle uzaklaştıkça,
08:59geçimsizlik, sefaret, işkence ve sıkıntının pençesinden kendilerini kurtaramazlar.
09:04Teknolojide ne kadar ilerlerse ilerlersin, değişmiyorlar.
09:07Ne kadar ilerlerse ilerlersin, değişmiyorlar.
09:09Mütekim bugün teknolojide zirve yapanlar var.
09:12Bize mesele sadece televizyonlarda, gazetelerde onların,
09:16yani efendilerin hayatları intikal ediyor.
09:19Yakın zamanda Fransa'da bir hayatlanma oluverdi.
09:22Aa, dedik bak ya,
09:23Paris'in kenar mahalleleri neymiş?
09:27Neymiş ya?
09:28Öbürleri, merkezde oturanlar, efendi.
09:30Onlar köle.
09:31Muamele öyle görülüyor.
09:33Hani,
09:35eşitlik değil, hani Hristiyanlar çok seviyordu,
09:37insanlıklı falan, insanlıklı falan,
09:40hepsi tabii ki, hepsi.
09:41Niye?
09:42Orada gelerek, ben, benim istediğim olsun.
09:44Niye huzursuz çıkıştık peki o zaman?
09:46Niye o adamlar ayıcında isyan etti?
09:48Ha belki bugün güçlüsün, sindirisin, şahabasın,
09:50yarın patladığı zaman,
09:51sen gücünü kaybettiğin zaman yüzünü yemezsin ki o.
09:54Bu mülkün değil.
09:56Yüzü ahirete dönük olmadığı mütbekçe,
09:58bu insanlar birbirlerine geçinemezler.
10:01Mesela,
10:01Osmanlı coğrafyasında bir zamanlar,
10:04babaannem rahmetli derdi,
10:05yetmiş buçuk millet var falan.
10:06Dedim,
10:06babaanne buçuğu ne,
10:07ne bileyim oğlum,
10:08ben böyle derlerdi falan.
10:09Yani seçtiği milletler topluluğu,
10:10bugün Amerika Birleşik Devletleri'de öyle ya.
10:13Mesela dört yüz sene,
10:14beş yüz sene,
10:14Balkanlarda mesela Osmanlılar dört yüz sene kalmışlar.
10:16Bunlar zulmetmemişler.
10:18Hiç bitmemişler de.
10:19Böyle bir durum da söz konusuyla.
10:21Babasının hayırına,
10:22itaat etmez bu insanlar.
10:23Hristiyan da var,
10:24Mecluzisi de var,
10:25Yahudisi de var,
10:26Adiisi de var.
10:27Laf olsun diye böyle,
10:28kuzu kuzu itaat etmemişler.
10:30Bir şey götürülmüş ortaya.
10:31Ne götürülmüş?
10:32İslamiyetin güzel ahlakı.
10:33Adalet götürülmüş.
10:34Ve bu insanlar da,
10:35bu insanlar da,
10:36kendi dimdaşların değil,
10:38Müslümanların tercih etmişler.
10:40Hatta,
10:41İstanbul Fethi Dimm'de önce,
10:42o zaman İstanbul'un içerisindekiler,
10:45işte,
10:45Latin kardinallerinin,
10:46işte,
10:47şapkasını görmektense,
10:48Türklerin sarığını görmek evladır,
10:49sözünü söyleyenler kendileridir.
10:51Bizanslardır o zaman,
10:52o dönemde.
10:53Niçin söylüyor bunu?
10:54O zamanki Müslümanlar,
10:55İslamiyet iyi biliyordu.
10:57Yüzleri ahirete dönüktü.
10:58Müslüman gayrimüslim,
10:59kim olursa olsun,
11:00hepsi Allah-u Teala'nın kulu kabul ediyor,
11:02ve ona göre muamele ediyor.
11:03Ha,
11:03İslamiyetin önüne koyuyor.
11:04Kabul ederse,
11:05der etmezse,
11:05kendi bilir.
11:06Allah-u Teala zorlama yok buyuruyor.
11:08Zorlama yok buyuruyor.
11:09Dolayısıyla,
11:09Hristiyana da huzurluydu,
11:11Yahudisi de huzurluydu,
11:12Mecusisi de,
11:13ateistlikte,
11:13şeytana tabana da,
11:14hepsi de huzurluydu.
11:15Neye İslamiyetin getirmiş olduğu adalet vardı,
11:17onda Allah-u Teala'nın emrettiği şekilde hareket ediliyordu onun için.
11:21E bugün niye bu huzursuzluk var?
11:22Niye geçimsizlik var?
11:24Hani ana kız birbiriyle de geçilemiyor.
11:25Gelin kaynana geçilmesi zaten tarihe karıştı gitti.
11:28Baba oğul aynı şekilde,
11:29arasında aynı şekilde,
11:30çoktan köprüler atıldı gitti.
11:31Niye?
11:32Ölçü din değil,
11:33İslamiyet değil.
11:34E saygı kalmadı.
11:35E kalmadı tabii,
11:36İslamiyet doğru olarak öğretilmedi.
11:37Ve karşı tarafa öğretiyorsun,
11:39karşı tarafta almak istemiyor.
11:41E almak istemeyince de zorla da veremezsin.
11:43Bu şunun değedilemiyor.
11:44Dolayısıyla geçimsizliğin ve sıkıntının esas sebebi,
11:47geçimsizliğin, sıkıntı, esas sebebi,
11:50huzursuzluğun esas sebebi,
11:52insanların nefsine tabi olması,
11:54yüzünü ahiret edip,
11:55dünyaya çevirmesi.
12:00Ey gözlerinin nuru,
12:06ey candan yakin canan,
12:10abdülhakim efendi hasta ruhlara derman.
12:20abdülhakim efendi hasta ruhlara derman.
12:28Bizler nerede, sizler de perdeler fetholuluyor.
12:39Sizden uzak kaldıkça kalpler rahat bulmuyor.
12:48Sizden uzak kaldıkça kalpler rahat bulmuyor.
12:57Sohbetten, muhabbetten daim konuşurdunuz.
13:08Talebe hocasıyla ölçülür diyordunuz.
13:17Talebe hocasıyla ölçülür diyordunuz.
13:26Adım adım hakikat yolunu geçmişsiniz.
13:36Ruhlar sarhoş eden şerbetten içmişsiniz.
13:45Ruhlar sarhoş eden şerbetten içmişsiniz.
13:55Dünya yok gözünüzde, kalp sahibiyle meşgul.
14:05Sensin cihanda şimdi, Rabbin en sevdiği kum.
14:14Sensin cihanda şimdi, Rabbin en sevdiği kum.
14:23Tevazu bülkünün alameti derdiniz.
14:32Her hareketinizde bunu gösterirdiniz.
14:41Her hareketinizde bunu gösterirdiniz.
14:51Cihan zulmetteyken fehin nur saçıyordu.
15:01O haznedeki esrar hep size nasip oldu.
15:10Ya Rabbi seyyidi fehin ne büyük mürşidiymiş.
15:29Ölü kalbi dirilten bir hakim yetiştirmiş.
15:39Ölü kalbi dirilten bir hakim yetiştirmiş.
15:48Resulullah'dan gelen nuru nakşetmiş size.
15:58En büyük arzumuzdur kavuşmak lütufunuza.
16:07En büyük arzumuzdur kavuşmak lütufunuza.
16:17Nura kavuşunur mu bir rehber olmadıkca.
16:27Kalbleri ihlas ile ona bağlamadıkca.
16:37Kalbleri ihlas ile ona bağlamadıkca.
17:03İkinci cilt 66.
17:05Mektup
17:06Bu mektup Arabî olarak Hindistan valilerinden
17:10Han-ı hanâna rahmetullâhü teâlâ aleyh yazılmış olup tevbe, inâbet, vera ve takvâyı anlatmaktadır.
17:20Mektubuma besmele ile başlıyorum. Yani bu mektubu yazabilmek için rahmeti, ihsanı bol olan Allah-u Teâlâ'ya sığınıyor, ona güveniyorum. Her hamd, şükr, onun hakkıdır. Onun seçtiği, sevdiği iyi insanlara selâm ederim.
17:40Kıymetli ömrümüz, günah işlemekle, kusur kabahat yapmakla, yanılmakla, fâidesiz, lüzumsuz konuşmakla geçip gidiyor. Bunun için, tövbeden, Allah-u Teâlâ'ya boyun bükmekten söyleşmemiz, verâ ve takvâdan konuşmamız hoş olur.
18:00Nur Sûresi 31. âyet-i kerîmesinde mealen, Ey mü'minler! Hepiniz Allah-u Teâlâ'ya tövbe ediniz. Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz. Buyurmuştur.
18:1228. cüzd sonundaki Tahrim Sûresi 8. âyet-i kerîmesinde mealen, Ey imân eden seçilmişler! Allah-u Teâlâ'ya dönünüz. Hâlis tövbe edin. Yani tövbenizi bozmayın.
18:27Böyle tövbe edince, Rabbiniz sizi belki affeder ve ağaçlarının, köşklerinin altından, önünden sular akan, cennetlere sokar. Buyurmuştur.
18:41En'âm Sûresi 120. âyet-i kerîmesinde mealen, Açık olsun, gizli olsun, günahlardan sakınınız. Buyurmuştur.
18:51Günahlarına tövbe etmek, herkese farz-ı âyındır. Hiç kimse tövbeden kurtulamaz.
18:56Nasıl kurtulur ki, peygamberlerin, aleyhimüs salavatü ve teslimat, hepsi tövbe ederdi.
19:04Peygamberlerin sonuncusu ve en yükseği olan, Muhammed, aleyhi ve aleyhimüs salavat, buyuruyor ki,
19:13Kalbimde, envâr-ı ilâhiyyenin gelmesine engel olan, perde hâsıl oluyor.
19:19Bunun için her gün, yetmiş kere istiğfar ediyorum.
19:23Yapılan günahta, kul hakkı bulunmayıp, zina yapmak, alkollü içki içmek, çalgı dinlemek, yabancı kadınlara bakmak,
19:33Kur'ân-ı Kerîm'i abdestsiz tutmak ve Şii, Nusayrî, Vehhâbî ve başka yanlış inanışlara saplanmak gibi,
19:43Yalnız Allah-u Teâlâ ile kendi arasında olursa, böyle günahlara tövbe etmek, pişman olmakla, istiğfar okumakla,
19:53Allah-u Teâlâ'dan utanıp, sıkılıp, ondan af dilemekle olur.
19:58Farzlardan birini özürsüz terk ettiyse, tövbe için bunlarla birlikte o farzı da yapmak lazımdır.
20:06Tergîb-ü Salat'ta diyor ki, hadîs-i şerifte buyuruldu ki,
20:11Bir namazı özürsüz vaktinden sonra kılan, seksen hukbe cehennemde yanacaktır.
20:18Bir hukbe, seksen senedir.
20:21Her senesi, üç yüz altmış gündür.
20:24Her günü, seksen dünya senesidir.
20:27Kazaya kalan namazı kılacak kadar, vaktlerin her biri geçtikçe,
20:31Bu bir namazın günahı kat kat artar.
20:35Ya birkaç namaz olursa, çok çetin olur.
20:39Her ne bahasına olursa olsun, bir an önce kaza etmek ve affı için tövbe etmek, çok yalvarmak lazımdır.
20:47Namaz kılmayanın, Allah-u Teâlâ'nın büyüklüğü karşısında titremesi, erimesi lazımdır.
20:54Allah-u Teâlâ'nın emirlerine farz, yasak ettiği şeylere haram denir.
20:59Farzları yapmaya, haramdan sakınmaya, ibadet etmek denir.
21:04Allah-u Teâlâ, ibadet yapanları sever.
21:08Bunları, ahirette cennete sokacağını, sonsuz nimetler vereceğini, Kur'ân-ı Kerim'de bildiriyor.
21:15Kur'ân-ı Kerim, Allah kelamıdır.
21:18İnsan sözü değildir.
21:20Haram işleyen, cehennemde yanacaktır.
21:23Haramlar, derece derecedir.
21:25Büyük haramın cezası, çok olacaktır.
21:28Büyük haramlardan biri, beş namazdan birini vaktinde kılmamaktır.
21:33Namazın farz olduğuna inanmayan, kâfir olur.
21:36Kâfir, müslüman değildir.
21:39Cehennemde sonsuz yanacaktır.
21:41İnanıp da, tembellikle kılmayan, kâfir olmaz.
21:45Buna fâsık denir.
21:47Fâsık, yine müslümandır.
21:49Haram işlediği için, bir müddet cehennemde yanacaktır.
21:53Bir namazı vaktinde kılmayanın, bunu kaza etmesi farzdır.
21:57Kaza etmezse, bir namaz için, seksen hukbe yanacaktır.
22:02Hiçbir ibadeti, hiçbir iyiliği, onu cehennemden kurtarmaz.
22:08Yalnız, bir müslümana, bir farzı öğretirse, bu azaptan kurtulur.
22:13Fakat, bunun hem kaza kılması, hem de haram işlemekle meşhur olmaması lazımdır.
22:19Meselâ, kadınların, başı, saçı, kolu, bacağı açık sokağa çıkması, haramdır.
22:27Buna nasihat vererek veya, ehl-i sünnet âliminin yazmış olduğu, doğru bir din kitabı vererek,
22:34haram işlemesine mâni olanın, bütün günahları affolur.
22:38Fakat, kendisinin bir haram işlememesi lazımdır.
22:41Ancak, bunun kaza boşları affolur.
22:44Cehennemde yanmaktan kurtulur.
22:46Hakîkat kitabevinin bütün kitapları doğrudur.
22:49Günahta, kul hakkı da varsa, buna tövbe için, kul hakkını hemen ödemek,
22:55onunla helalleşmek, ona iyilik ve dua etmek de lazımdır.
23:00Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip, çocuklarına, varislerine verip ödemeli,
23:10bunlara iyilik yapmalıdır.
23:11Çocukları, varisleri bilinmiyorsa, mal ve cinayet miktarı parayı, fakirlere, miskinlere sadaka verip,
23:20sevabını, hak sahibine ve eziyet yapılana niyet etmelidir.
23:24Ali radıyallahu anh buyuruyor ki,
23:27Ebu Bekr radıyallahu anh doğru sözlüdür.
23:31Ondan işittim ki,
23:32Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
23:36Günah işleyen biri, pişman olur,
23:39abdest alıp, namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse,
23:44Allahü teâlâ, o günahı elbette affeder.
23:48Çünkü Allahü teâlâ, Nisa suresi 109. âyetinde,
23:53Biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup,
23:59Allahü teâlâ'ya istiğfar ederse,
24:02Allahü teâlâ'yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur, buyurmaktadır, dedi.
24:09Bir hadîs-i şerifte,
24:10Bir kimse, bir günah işler, sonra pişman olursa,
24:14Bu pişmanlığı, günahına keffâret olur,
24:18Yani affına sebep olur, buyurdu.
24:21Bir hadîs-i şerifte,
24:22Günahı olan kimse, istiğfar eder ve tövbe eder,
24:27Sonra bu günahı tekrar yapar,
24:29Sonra yine istiğfar söyler, tövbe eder,
24:32Üçüncüye yine yapar ve yine tövbe ederse,
24:36Dördüncü olarak yapınca, büyük günah yazılır, buyurdu.
24:40Bir hadîs-i şerifte,
24:42Müsevvifler helâk oldu, buyurdu.
24:45Yani, ileride tövbe ederim, diyenler,
24:49Tövbeyi geciktirenler, ziyan etti.
24:52Lokman Hakîm, velî veya peygamber idi,
24:56Radîallâhü teâlâ anıh.
24:58Oğluna nasihat ederek,
25:00Oğlum, tövbeyi yarına bırakma,
25:02Çünkü ölüm, ansızın gelip yakalar, dedi.
25:06İmâm-ı Mücâhid buyuruyor ki,
25:09Her sabah ve akşam,
25:11Tövbe etmeyen kimse,
25:13Kendine zulüm eder.
25:14Abdullah İbni Mübârek buyurdu ki,
25:17Haram olarak ele geçen bir kuruşu,
25:20Sahibine geri vermek,
25:21Yüz kuruş sadaka vermekten daha sevaptır.
25:25Âlimlerimiz buyuruyor ki,
25:27Haksız alınan bir kuruşu,
25:29Sahibine geri vermek,
25:31Kabûl olan altı yüz haçtan daha sevaptır.
25:34Yâ Rabbi, kendimize zulmettik.
25:38Bize acımaz, affetmezsen,
25:40Hâlimiz pek fena olur.
25:43Peygamberimiz, sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu ki,
25:47Allahü teâlâ buyuruyor ki,
25:49Ey kulum, emrettiğim farzları yap.
25:52İnsanların en âbidi olursun.
25:55Yasak ettiğim haramlardan sakın,
25:58Vera sahibi olursun.
25:59Verdiğim rızka kanaat eyle.
26:01İnsanların en ganîsi olursun.
26:04Kimseye muhtaç kalmazsın.
26:07Peygamberimiz, sallallâhü aleyhi ve sellem,
26:10Ebu Hureyre'ye, radıyallâhu anh buyurdu ki,
26:14Vera sahibi ol ki,
26:16İnsanların en âbidi olursun.
26:19Hasen-i Basri, rahmetullâhi aleyh buyurur ki,
26:23Zerre kadar vera sahibi olmak,
26:26Bin nafile oruç ve namazdan daha hayırlıdır.
26:29Ebu Hureyre, radıyallâhu anh buyurdu ki,
26:33Kıyamet günü, Allah-u Teâlâ'nın huzurunda kıymetli olanlar,
26:38Vera ve zühd sahipleridir.
26:41Musa aleyhisselâm'a vahyedilmiştir ki,
26:44Bana yaklaşanlar, sevgime kavuşanlar için de,
26:48Vera sahipleri gibi yaklaşan olmaz.
26:51Büyük âlimlerden bazısı buyurdu ki,
26:53Bir kimse, şu on şeyi,
26:56Kendine farz bilmedikçe,
26:58Tam vera sahibi olmaz.
27:00Gıybet etmemeli,
27:02Mü'minlere suizan etmemeli,
27:04Kötü bilmemeli,
27:06Kimse ile alay etmemeli,
27:08Yabancı kadınlara, kızlara bakmamalı,
27:11Doğru söylemeli,
27:12Kendini beğenmemek için,
27:14Allah-u Teâlâ'nın kendisine yaptığı ihsanları,
27:17Nîmetleri düşünmeli,
27:19Malını helâl yere harc edip,
27:21Haramlara vermemeli,
27:23Nefsi, keyfi için,
27:25Mevki, makam istemeyip,
27:27Buraları insanlara hizmet yeri bilmeli,
27:29Beş vakt namazı,
27:31Vaktinde kılmayı,
27:33Birinci vazife bilmeli,
27:35Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği,
27:37İman ve işleri iyi öğrenip,
27:40Kendini bunlara uydurmalı,
27:42Yâ Rabbi,
27:43Bizlere ihsan ettiğin nûru,
27:45Hidayeti arttır,
27:47Bizi affet,
27:48Sen her şeyi yapabilirsin,
27:51Kerem, şefkat ve ihsan sahibi,
27:55Kıymetli efendim,
27:56Bütün günahlara tövbe etmek nasîb olur,
27:59Ve verâ ile,
28:01Takva,
28:02Yani haramların,
28:04Ve şüpheli olanların hepsinden sakınmak,
28:07Müyesser olursa,
28:08Büyük nimet,
28:10Yüksek devlet ele geçmiş olur,
28:12Bu ele geçmezse,
28:14Bazı günahlara tövbe etmek,
28:16Ve bazı haramlara verâ eylemek de nîmettir,
28:19Bu bazıların,
28:21Bereket ve nurları,
28:22Belki hepsine sirâyet eder de,
28:25Bütün günahlara tövbe etmeye,
28:27Ve tam verâ sahibi olmaya yol açar,
28:30Bir şeyin bütünü ele geçmezse,
28:33Hepsini elden kaçırmamalıdır,
28:35Buyuruldu,
28:36Yâ Rabbi,
28:37Bize beğendiğin şeyleri yapmak nasîb eyle,
28:40Peygamberlerin en yükseği,
28:43Efendisi,
28:44İzzet şeref yolcularının reisi olan,
28:47Muhammed Mustafa'nın,
28:49Aleyhi ve aleyhim,
28:51Ve alâ âli küllin mine salavâti eftaluha,
28:55Ve mine teslimâti ekmeluha,
28:58Sadakası olarak,
29:00Bizleri senin dininde bulunmaktan,
29:02Ve sana itaat etmekten ayırma,
29:05Dünyaya milyarlarca insan gelmiş,
29:08Bir müddet yaşamışlar,
29:10Sonra ölüp gitmişler,
29:12Bunların bazıları zengin imiş,
29:14Bazıları fakir,
29:15Kimi güzel imiş,
29:17Kimi çirkin,
29:18Kimi zâlim imiş,
29:19Kimi mazlum,
29:20O hâllerinin de hepsi geçti,
29:23Unutuldu,
29:24Onların bir kısmı inanmış,
29:26Müslüman idi,
29:27Geri kalanları,
29:29İnanmamış kâfirlerdi,
29:30Hepsi,
29:31Ya sonsuz yok olacak,
29:33Yahut kıyamet kopup,
29:35Tekrar dirilip,
29:37İnanmayanlar,
29:38Sonsuz azap çekecek,
29:40Her iki hâlde de,
29:41İnanmış olanlara,
29:43Hiç azap,
29:44Hiç sıkıntı yok,
29:45Amma,
29:46İkinci hâlde,
29:48İnanmayanlar,
29:49Sonsuz ve pek acı azap çekecekler,
29:52İnanmış olarak ölmüş olanlar,
29:54Şimdi tam rahat ve huzur içindeler,
29:58İmansız olanlar ise,
30:00Sonsuz olarak ateşte yanmak ihtimali,
30:03Korkusu içindeler,
30:04Ey insan,
30:06İyi düşün,
30:07Birkaç sene sonra,
30:09Sen de bunlardan biri olacaksın,
30:11Şimdi,
30:12Geçmiş senelerin,
30:14Nasıl bir hayal oldu ise,
30:16O zaman,
30:17Bütün ömrün,
30:19Bütün hayatın,
30:20Çalışmaların,
30:21Didinmelerin,
30:23Hep hayal,
30:24Bir rüya gibi olacak,
30:26O zaman,
30:27Sen,
30:28O iki kısmın,
30:29Hangisinden olmak istersin,
30:31Hiçbirinden olmak istemem diyemezsin,
30:34Buna imkân yok,
30:35Çaresiz,
30:36Onların arasına gideceksin,
30:38Sonsuz ateşte yanmayı,
30:41İhtimal bile olsa,
30:42İster misin?
30:43Allah'ın var olduğunu,
30:46Cennete,
30:47Cehenneme inanmayı,
30:49Akıl da,
30:50İlim de,
30:51Fen de,
30:52Reddedemiyor,
30:53Böyle şey olamaz,
30:55Diyemiyorlar,
30:56İnanmayanlar,
30:57İnkâr etmelerine,
30:59Akl ile,
31:00Fen ile,
31:01Bir vesika gösteremiyorlar,
31:03Hâlbuki inanmak lazım olduğunu gösteren vesikalar,
31:06Sayılamayacak kadar çoktur,
31:09Dünya kütüphaneleri,
31:10Bu vesikaları bildiren kitaplarla doludur,
31:13Onlar,
31:14Nefslerine,
31:16Zevklerine aldanarak,
31:17İnkâr ediyorlar,
31:18Zevklerinden başka bir şey düşünmüyorlar,
31:22Hâlbuki,
31:23İslâmiyet,
31:24Zevki yasak etmemiştir,
31:26Zevklenmenin zararlı olmasını yasaklamıştır,
31:29O hâlde,
31:30Aklı olan kimse,
31:32Zevklerini,
31:33Allah-u Teâlâ'nın gösterdiği yoldan temin eder,
31:37İslâm'ın güzel ahlâkıyla süslenir,
31:39Herkese iyilik eder,
31:41Kendisine kötülük yapanlara,
31:43İyilikle karşılık verir,
31:45İyilik yapamazsa,
31:47Hiç olmazsa,
31:48Sabreder,
31:49Bölücü olmaz,
31:50Yapıcı olur,
31:51Böylece,
31:52Kendisi de,
31:53Hem zevklerine,
31:55Hem de rahata,
31:56Huzûre kavuşur,
31:58Hem de,
31:59Âhiretin sonsuz azaplarından kurtulur,
32:02Görülüyor ki,
32:03Bütün rahatlıkların,
32:05Saadetlerin başı,
32:07İman etmekte,
32:08Müslüman olmaktadır,
32:10Yani,
32:11Ahkâm-ı İslâmiye'ye uymak lazımdır,
32:14Allah-u Teâlâ kullarına çok acıdığı için,
32:17Faideli şeyleri yapmalarını emretmiştir,
32:20Bu emirlere farz denir,
32:22Zararlı şeyleri yasak etmiştir,
32:24Bunlara haram denir,
32:26Farzların ve haramların hepsine,
32:29Ahkâm-ı İslâmiye denir,
32:31Dinler,
32:32Allah-u Teâlâ'nın kullarına rahmetidir,
32:35İhsanıdır,
32:36Ahkâm-ı İslâmiye'ye uyanın,
32:39Duaları muhakkak kabul olur,
32:41Namaz kılmayanın,
32:43Açık kadınlara bakanın,
32:44Ve haram yiyenin, içenin,
32:47Ahkâm-ı İslâmiye'ye uymadığı anlaşılır,
32:50Bunun duaları kabul olmaz,
32:52İslâmiyete inanan ve uyan,
32:54Allah-u Teâlâ'nın ihsanına kavuşur,
32:57Mes'ûd olur,
32:58İnanmayan,
33:00Bu saadetten mahrum kalır,
33:02İman etmekte çok kolaydır,
33:04İman etmek için,
33:06Bir yere para vermek,
33:07Mal vermek,
33:08Zor bir iş yapmak,
33:10Birisinden izin almak gibi,
33:12Hiçbir şey yapmak lazım değildir,
33:14Hatta,
33:15İmanlı olduğunu kimseye bildirmek,
33:18Belli etmek bile lazım değildir,
33:20İman,
33:21Altı şeyi öğrenip,
33:23Bunlara kalbinden,
33:24Gizlice inanmak demektir,
33:26İman eden,
33:28Allah-u Teâlâ'nın emirlerine teslim olur,
33:30Yani seve seve yapar,
33:32Böylece müslüman olur,
33:34Kısacası,
33:35Her mü'min,
33:37Müslümandır,
33:38Her mü'slüman,
33:39Mü'mindir,
33:40Resulullah buyurdu,
33:53Vardır ki bazı kullar,
33:55Günahı sebebiyle cenneti kazanırlar,
33:59Nasıl olur denildi,
34:02Buyurdu ki,
34:03Günaha,
34:05Tövbe istiğfar edip,
34:06Unutmaz onu daha,
34:07Öyle pişman olur ki,
34:11Şeytan da hayret eder,
34:14Ve,
34:15Keşke bu günaha sokmasaydım onu der,
34:18Allah,
34:22Bir peygambere buyurdu,
34:25Git müjde ver,
34:27Mü'mini affederim,
34:29Tövbe ederse eğer,
34:32Bir veli buyurdu ki,
34:34Tövbe edip yatınız,
34:36Ertesi güne dahi,
34:39Tövbe ile başlayınız,
34:42İsrailoğulları zamanında bir kişi,
34:45Vardı ki fasık olup,
34:47Günah idi her işi,
34:50Fakat,
34:51Günün birinde,
34:52Oldu nadin ve pişman,
34:55Tövbe etmek istedi bütün günahlarından,
34:58Ve lakin düşündü ki,
35:00Pek fazladır günahım,
35:02Acaba tövbe etsem,
35:04Affeder mi Allah'ım?
35:05Bunu öğrenmek için,
35:10Acele bir alime,
35:11Gidip dedi,
35:13Cevap ver benim şu sualime,
35:16Doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adamım,
35:19Eğer tövbe edersem,
35:21Affeder mi Allah'ım?
35:23Hayır etmez,
35:24Deyince,
35:26Öldürdü onu dahi,
35:28Yüz oldu böylelikle,
35:29Onun öldürdükleri,
35:30Gitti başka alime,
35:33Anlattı bu durumu,
35:36Yüz kişiyi öldürdüm,
35:38Tövbem kabul olur mu?
35:40Dedi,
35:42Olur ve lakin,
35:44Terk et sen bu diyarı,
35:46Filan köye hicret et,
35:48İyidir insanları,
35:49Tövbe edip,
35:53O köye giderken,
35:54Fakat bu zat,
35:56Ömrü nihayet bulup,
35:57O yolda etti vefat,
36:00Azap melekleriyle,
36:03Rahmet melaikesi,
36:05Ruhunu götürmeye,
36:06Oraya geldi hepsi,
36:07Ve lakin,
36:08Bu hususta eylediler ihtilaf,
36:11Bu mevta bize ait,
36:13Diyordu iki taraf,
36:16Hak teala buyurdu,
36:18Tartışmayı bırakın,
36:20Ölçün iki tarafı,
36:22Nereye daha yakın,
36:25İyi köye,
36:26Bir karış yakın bulunca,
36:28Onu,
36:29Rahmet melaikesi aldı,
36:31Onun ruhunu,
36:34Lakin,
36:35Halis tövbenin vardır ki,
36:38İşareti,
36:39Pişmanlık ateşiyle kavrulur,
36:41Yanar içi,
36:44Ne kadar çok olursa,
36:45Pişmanlığı kişinin,
36:47Öyle çok tesir eder,
36:49Affa kavuşmak için,
36:52Günahlar sebebiyle,
36:54Kalpteki siyah izler,
36:57Pişmanlık ateşiyle ancak temizlenirler,
37:01Resulullah buyurdu,
37:05Tövbekarlarla otur,
37:07Çünkü o kimselerin,
37:09Kalpleri ince olur,
37:13Bir gönül,
37:14Ne kadar çok temiz,
37:16Ve safsa eğer,
37:18O kişi günahlardan,
37:20O kadar nefret eder,
37:23Vaktiyle bir peygamber,
37:25Günahkar bir kişinin,
37:27İsteğiyle,
37:28Allah'a yalvardı,
37:29Affı için,
37:31Ona vahiy geldi ki,
37:32Yerde ve göktekiler,
37:35O kulun affı için,
37:37Şefaat etse eğer,
37:39Affetmem o kimsenin,
37:41Günahını ben asla,
37:43Zira pişman olmuyor,
37:45Günahına ihlasla,
37:50Günahlar ayrılsa da,
37:52Büyük küçük diyerek,
37:55Günahların hepsi de aslında,
37:56Büyüktür pek,
37:57Zira düşünmeli ki,
38:01Günah ile o insan,
38:03Kime karşı gelmiştir,
38:05Kime etmiştir isyan,
38:08Madem ki,
38:09Hâlikına isyan etti o kimse,
38:13Günahın küçüğü de büyü,
38:15Merhaba kıymetli seyircilerim,
38:18Bugün de sizlere,
38:19Hırka-ı Şerif Camii'nin,
38:21Hırka-ı Şerif ziyaretine,
38:24Gidilen koridorun,
38:27Hemen yanından sesleniyorum,
38:29Bir yandan ziyaretçiler geçiyorlar efendim,
38:31Bir grup erkekler geçiyor,
38:33Sonra,
38:34Güzel bir haberleşmeler var,
38:36El tersizleriyle,
38:37Hiç kadın erkek,
38:38Birbirine karışık olmadan,
38:41Efendim,
38:41Erkekler bittikten sonra,
38:43Hanımlar alınıyor,
38:44Hanımlar bittikten sonra,
38:45Erkekler alınıyor,
38:46Böyle,
38:47Namaz vakitleri haricinde,
38:48Her gün bu ziyaret yapılıyor,
38:50Ramazan-ı Şerif'in,
38:51İlk Cuma'sında ziyarete açılıyor,
38:53Ve devam ediyor,
38:55Örüm Hırka-ı Şerif,
38:57Veysel Karani Hazretlerine,
38:59Allah-u Teala'nın Resulü,
39:00Aleyhissalatü Vesselam,
39:01Efendimizin,
39:03Vefatından önce,
39:05Hazreti,
39:06Ömer ile,
39:08Hazreti Ali Radiyallahu Anh'a,
39:11Gidin,
39:13Karnı'da,
39:15Üveyse bu hırkamı,
39:17Verin,
39:18Ona hediye ettim,
39:20Verin,
39:21Ve Ümmet-i Muhammed'e,
39:22Ondan dua isteyin,
39:23Diyor,
39:24Veysel Karani Hazretleri,
39:26Annesinden,
39:27Yalvara yakara,
39:28Efendimiz'i görmek üzere,
39:31Gitmeye izin alıyor,
39:32Fakat,
39:33Annesi diyor ki,
39:33Git,
39:34Evinde gör gel,
39:37Geliyor,
39:38Medine-i Münevvere'de,
39:39Diyorlar ki,
39:39Mescitte,
39:40Ama anne diyor ki,
39:41Evinde gör gel,
39:44Şimdi mescit oldu,
39:45Şarkı değiştirmiyor,
39:46Üç aylık yolu tekrar yaya dönüyor efendim,
39:49Görmeden,
39:50Bu ne aşk,
39:51Bu ne sevda,
39:52Ne bağlılık,
39:53Şimdi biz iyi ama diyerek,
39:55Verilen emirleri ne kadar,
39:57Dejenere ediyoruz,
39:58İşte,
39:59Bu kimse de,
40:00Efendimiz'in vefatından önce,
40:02Böyle bir hediyeye kavuşmuştur,
40:04Vefattan sonra,
40:05Hazreti Ömer ile Ali Radiyallahu anh gittiler,
40:07Veysel Karani Hazretleri'ne hediye ettiler,
40:10Ondan sonra,
40:11Onun soyundan devam ede ede,
40:13Geldi,
40:14Van'da,
40:15İri İsan Beylerinden,
40:16Şükrullah Efendi'ye kadar intikal etti,
40:20Sultan I. Ahmet Han,
40:22Aziz Mahmud Hüdaiz Ezzetler'in,
40:24Sıkı talebelerinden birisiydi,
40:25Hak aşığıyla efendim,
40:27Bir ara Kabe-i Şerif'i altından,
40:29Tuğlalardan yaptırmak isteyen birisiydi,
40:32Duydu ki,
40:32Van'da böyle bir,
40:34Hırka-i Şerif var,
40:35Haber gönderdi,
40:37Gelin dedi,
40:38Olduğu gibi İstanbul'a göçün,
40:41Sizin her türlü iaşeniz,
40:43İbadeniz,
40:44Her şeyiniz bana ait,
40:45Sizi burada ben misafir edeceğim,
40:48Artık İstanbul'da kalacaksınız,
40:50Bu hırkayı da hiç olmazsa,
40:51Başkentimizde bulunduralım,
40:53Şükrullah Bey hayhay dedi,
40:54Allah rahmet eylesin,
40:55Hiç itiraz etmedi,
40:57Efendim,
40:58Geldi,
40:59Burada bir iki emanet odada kaldı,
41:01Daha sonra Beyler Bey'indeki,
41:03Habidi Evvel,
41:04Camii'nde,
41:05Bir yer ayrıldı,
41:07Orada kaldı,
41:08Beyler bir cami var,
41:10Birinci Abdülhamid Han'ın yaptırdığı,
41:12Efendim,
41:13Orada kaldı,
41:14Sonra da,
41:16Abdülmecit Han zamanında,
41:18Buraya,
41:18Hırka-i Şerif Camii'ni,
41:19Abdülmecit Han yaptırdı,
41:21Çok güzel bir camiydi,
41:22Kendisi de sık sık,
41:23Bu camiye gelir,
41:24Cemaatle beraber,
41:25Namaz kılardı,
41:27Burada Hırka-i Şerif'in,
41:28Özel muhafaza odası vardı,
41:29Şimdi daha mükemmel bir hale geldi,
41:32Hem rutubetten,
41:33Hem de başka türlü,
41:35Sıkıntılardan korunmak için,
41:37Elektronik olarak,
41:38Her türlü tedbir alınmıştır,
41:40Ben şimdi burada,
41:42O ziyaret edilen yerde,
41:43Hırka'nın,
41:44Huzurundayken,
41:45Bunları konuşmamız,
41:46Edebe aykırı olacağından,
41:48Ben,
41:49Bunu,
41:50Size,
41:50Burada anlattıktan sonra,
41:52Orada bir anlatım yapmayacağım,
41:53Kabiramızla beraber,
41:55Ben de ziyaretimi yaparak,
41:57Oradan öyle geçip,
41:59Ziyareti tamamlayacağız,
42:00Sizler de İstanbul'a gelemediğinizse,
42:03Hiç olmazsa,
42:04Ekranınızın başında,
42:06Hırka-i Şerif'i,
42:08Salavati Şerif'e getirerek,
42:10Orada ziyaret edebilir misiniz,
42:12Edersiniz efendim,
42:13Korkmayın,
42:14Mesafe,
42:14Mesafe mühim değil efendim,
42:16Böyle manevi şeyler için,
42:17Mesafe,
42:183 bin,
42:185 bin,
42:1910 bin,
42:1940 bin kilometre,
42:20Mesele değil,
42:22Yeter ki biz,
42:22Kalbimizde bunun sevgisini,
42:25Muhafaza edelim,
42:26Sizler için de mübarek olsun,
42:27Ziyaretiniz şimdiden,
42:29Bizler için de mübarek olsun,
42:31Diye temenni de bulunarak,
42:33Huzurunuzdan ayrılıyoruz,
42:34Şimdi geçelim,
42:35Hırka-i Şerif'in huzuruna efendim,
Yorumlar