00:00Bismillahirrahmanirrahim.
00:02Esad Mansur Tefsiri
00:04Bakara Suresi 138-141 Ayetleri
00:08Müslümanlar hangi renge sahiptirler?
00:12Neyle gurur duyacaklar?
00:15Yahudiler ve Hristiyanlara nasıl meydan okuyacaklar?
00:19Allah'ın Boyası
00:19İşte Allah'ın boyası budur.
00:23Allah'ın boyasından kim daha güzel boyaya sahip olabilir ki?
00:26Biz ancak O'na kulluk ederiz deyin.
00:30Bakara 138
00:31Allah'ın boyası hidayettir, imandır.
00:37Bununla iman tadılır.
00:39Aynı anda bu İbrahim'in milletidir, dinidir.
00:43Müslümanlar bu boya veya renk ile tanınırlar.
00:46Yüzlerinde, fikirlerinde ve hareketlerinde gözükür.
00:50İnsan belli bir şahsete sahip olunca belli renge sahip olur.
00:53Onun zihniyeti ve nefsiyeti aynı renkte boyanmış olmalıdır ki
00:57böylece belli bir şahsete sahip olur.
01:00Eğer zihniyeti ve nefsiyeti birbirinden farklı olursa renksiz şahsete sahip olur.
01:06Zira şahsiyet sadece zihniyet ve nefsiyetten oluşur.
01:10Zihniyet ise düşünme keyfiyetidir.
01:11Bu da belli bir düşünceye dayalı olur.
01:15Bu düşünce akide olabilir, olmayabilir de.
01:19Eğer akide olursa daha sağlam olur.
01:22Böylece zihniyet işleri veya olayları veyahut da eşyaları düşünürken
01:26bir akideye veya bir temel fikre ve ondan fışkıran mefhumlara dayandırarak görüş vermektir.
01:32Nefsiyet ise insanın meyilleri veya eğilimleridir.
01:35Bu meyiller bir akide veya temel fikirlerin mefhumlarına göre olur.
01:39İslam'ı şahsiyete sahip olan kimse onun düşünme keyfiyeti olan zihniyeti ve meyilleri olan
01:44nefsiyeti İslam akidesine ve ondan fışkıran mefhumlara dayalı olur.
01:49Bu şekilde belli renge sahip olur ve Allah'ın boyasıyla boyamış olur
01:52ve bundan daha güzel ve üstün şahsiyet olmaz.
01:56Her düşünce ve her davranışta Allah'a kulluk ederler.
02:00Layıklığa veya kapitalizme göre düşünen ve davranan kimselerin şahsiyetleri bozuktur ve alçaktır.
02:05Onların boyası çirkin ve kokuşmuştur.
02:09Bunlar sadece menfaati düşünürler ve zevklerini tatmin etmek için hareket ederler.
02:14Hayat meydanında, amellerde, devlet işlerinde, siyasette, ekonomide, eğitimde, toplum ilişkilerinde ve her hususta Allah'tan uzak kalırlar.
02:25Hatta Allah'ın dinine göre bunları yürütmeyi yasaklarlar ve yürütmek isteyenlere savaşırlar ve onlara ağır ceza verirler.
02:33Komünist şahsiyetler de aynıdır.
02:36Bundan kıl kadar farklı değildir.
02:39Allah Celle Celaluhu Müslümanların bu boyayla övünmelerini istedi.
02:43Bu nedenle şöyle dedi.
02:45Allah'ın boyasından daha güzel bir boya var mıdır?
02:48Müslümanların kafilere, yalnız Allah'a kulluk ediyoruz demelerini de istedi.
02:53Bu kullukla övünüp gurur duysunlar.
02:57Krallara, beşeri sistemlere, mala, paraya, şahıslara kulluk etmediklerini haykırıp amelleriyle ortaya koymalıdırlar.
03:06Kafile, krallarına, maddiyata, mala, paraya taptıkları için cesaretleri yoktur.
03:13Allah tek ilah kabul edip ona tapan Müslümanların meydan okuyucu, güçlü ve cesur olması gerekir.
03:19Onlarla münakaşa şu şekilde devam ediyor.
03:21De ki, Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu halde, onun hakkında bizimle tartışmaya mı girişiyorsunuz?
03:31Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınıza size aittir.
03:35Biz ona gönülden bağlananlarız.
03:38Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Esbat'ın yahudu yahudu Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz?
03:46De ki, siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?
03:50Allah tarafından kendisine bildirmiş bir şahitliği gizlenilen daha zalim kim olabilir?
03:56Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
03:59Onlar bir ümmetti, gelip geçti.
04:02Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınıza size aittir.
04:06Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
04:09Bakara 139-141
04:12Allah-u Teala, Resulun'un onlara şöyle demesini istiyor.
04:18Allah hakkında bizimle mi tartışıyorsunuz?
04:20Öyleyse, O sizin Rabbiniz olduğu gibi bizim de Rabbimizdir.
04:24O göklerin ve yeryüzünün Rabbidir.
04:27Bu ifadete sanki Yahudiler, Allah yalnız bizimdir, diyorlar.
04:32Çünkü özellikle Yahudiler kitaplarında,
04:34Allah bizim Rabbimiz ve diğer insanları bize hizmet etmek için yarattı.
04:38Aynen hayvanları insanların hizmetine yarattığı gibi iddiasında bulundular.
04:43Bir başka mana da,
04:45O Allah hepimizin Rabbidir.
04:47Öyleyse O'na hepimiz kulluk etmeliyiz.
04:50Ondan sonraki cümle şu mana içeriyor.
04:53Sizin amellerini size ait olsun, bizim amellerimize bize ait olsun.
04:58Ameller kulluk etmenin eserleridir.
05:01Biz Allah'a samimi ve ihlaslı kulluk ediyoruz.
05:04Siz de O'na samimi olarak kulluk edin.
05:06Hristiyanlara da aynı şekilde sesleniyor.
05:09Allah Celle Celaluhu Resulü'nün ve o müminlerin Yahudilere ve Hristiyanlara bu şekilde meydan okumalarını istiyor.
05:17Onlar, İbrahim'i, İsmail'i, İsaak'ı, Yakub'u ve Esbat'ı, Yahudi ve Hristiyan olarak nitelediler.
05:24Oysa ki Yahudilik ve Hristiyanlık bunlardan sonra doğmuştur.
05:29Allah Celle Celaluhu Resulü'nün onlara şöyle demesini istedi.
05:34Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?
05:37Onların bu konuda şahitlik yapmalarını istedi.
05:40Eğer şahitlik yapmak istemiyorlarsa veya gizlemek istiyorlarsa en zalim kişilerin da kendileridirler.
05:47Nitekim şahitlik yapmaktan kaçtılar.
05:51Elbette ki Allah-u Teala onların bu yaptıklarına gafil değildir.
05:55Onları görüyor, işitiyor ve kontrol ediyor.
05:59Gafil olan, görmeyen ve görmezlikten gelen, işitmeyen ve işitmezlikten gelen, kontrol etmeyen veya ilgilenmeyen kendileridir.
06:07Halbuki Allah-u Teala herkesi kontrol altına alıyor.
06:11Fakat onların tövbesi için muhlet veriyor.
06:14Eğer tövbe etmek istemiyorlarsa, geç de olsa onların üzerine ceza indirir.
06:19Bu Yahudi ve Hristiyanlara bir uyarıdır.
06:22Allah-u Teala bizi onların yaptıklarının hesaba çekmeyeceğini bildiriyor.
06:26Önemli olan onlara uyarmak, daveti duyurmak ve onlara gerçeği göstermektir.
06:32Biz yalnız yaptıklarımızdan sorumluyuz ve yaptıklarımızdan sorguya gerçekleşeceğiz.
06:37İşte Müslümanlar bu şekilde güçlü ve meydan okuyucu olmalıdır.
06:41Çünkü kendileri hak üzeredirler.
06:44Yahudiler ve Hristiyanlara karşı pasif olmamalıdırlar.
06:47Hüccet ve delillerle onlara tartışıp, onları İslam'a davet etme gücünü kendilerinde görmeleri gerekir.