Skip to playerSkip to main content
  • 1 day ago
Bu videoda Esad Mansur’un Bakara Suresi 155-157 ayetleri tefsiri ele alınmaktadır. Ayetlerde Allah’ın müminleri korku, açlık, mal, can ve ürün eksikliği gibi sınavlarla imtihan edeceği bildirilir ve “sabredenleri müjdele” buyrulur. Sabır, musibet karşısında “Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz” demekle açıklanır; bu tutumun sonuçları olarak Allah’ın rahmeti, mağfireti ve hidayetin müminlerin üzerine tecelli ettiği ifade edilir. Tefsirde, sabır ve teslimiyetin imanî değeri ile imtihanın hikmeti Kur’anî perspektifle açıklanır.

Bakara suresi tefsiri, Esad Mansur, Bakara 155, Bakara 156, Bakara 157, sabır, imtihan, Kur’an tefsiri, iman ve sabır, musibetler ve teslimiyet

Category

📚
Learning
Transcript
00:00Bismillahirrahmanirrahim.
00:02Esad Mansur Tefsiri
00:03Bakara Suresi 155-157 Ayetleri
00:08Müminlerin Başlarına Gelen Belalar
00:11Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık,
00:15mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma.
00:19Fakirlikle deneriz.
00:21Ey Peygamber! Sabredenleri müjdele.
00:24Bakara 155
00:26O sabredenler kendilerine bir musibet veya bir bela geldiği zaman
00:32biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz derler.
00:37Bakara 156
00:38İşte Rablerinden bağışlanmalar ve rahmet hep onlaradır
00:43ve doğru yolu bulanlar da onlardır.
00:46Bakara 157
00:47Allah-u Teala bu ayette müminleri muhakkak şekilde imtihan edeceğine dair bir yeminde bulunuyor.
00:54Ayette
00:56Ve li neblûnekum geçiyor.
00:59Buradaki vav harfi yemin etmek için kullanılır.
01:02Lam harfi ise pekiştirmek için kullanılır.
01:05Muhakkak ve şüphesiz manasına gelir.
01:08Neblû kelimesinin manası ise imtihan ediyoruz anlamında olup
01:12bela kökünden gelir.
01:14Bela imtihan manasına geçmektedir.
01:17Türkçe'de musibet manasında kullanılır.
01:20Arapça'da da aynı manada kullanılır.
01:22Kum, siz zamiri manasına gelir.
01:26Daha önceki ayette Allah-u Teala müminlere
01:29Sabır ve salatla Allah'tan yardım isteyin.
01:32Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.
01:35Diye seslenirken onları bir şeye hazırladı.
01:38O ise bu ayette geçmektedir.
01:41Sizi imtihan edeceğiz.
01:43Deneyeceğiz ki sabredenleri bilelim.
01:46Peki Rabbimiz bizleri neyle imtihan edecek?
01:49İnsanın korkulu durumları olacaktır.
01:52Ancak korku emniyetsizlikten gelir.
01:55Allah-u Teala, Nur suresinin 55. ayetinde salih amel işleyen kullarının
02:00korkularını güvene dönüştüreceğini vaat etti.
02:03Enfal suresi 26. ayette ise
02:05İnsanların bir takım korkuları vardır.
02:08Allah onları barındırdı ve yardımıyla destekledi şeklinde ifade ediliyor.
02:13Korku, insana zarar veya musibet dokunacağı
02:16ya da menfaat kaçırılacağı endişesinden doğar.
02:19Bugün müminler korkuyla imtihan ediliyor.
02:22Maalesef günümüzde Müslümanların çoğu
02:24İslam davetini yüklenirken beraberinde getireceği tehlikelerden korkuyorlar.
02:29Kafirlerden her an zarar ve musibet geleceğinden
02:32veya menfaatlerini kaybedeceklerinden korkuyorlar.
02:36Hapse atılabilirler, öldürülebilirler,
02:39görev ve mallarını kaybedebilirler.
02:42Açlıkla da imtihan edilebilir veya sıkıntıları olabilir.
02:45Eşleri, çocukları, ana, baba ve diğer akrabalarını kaybedebilirler.
02:50Allah-u Teala bunların imtihan vesilesi olduğunu bildirdi.
02:54Müslümanlar bunlardan bir kısmıyla imtihan edilebilirler.
02:58Zira dünya imtihan yeridir ve hiçbirimiz burada kalıcı değiliz.
03:03Cenneti kazananlardan olabilmek için burada imtihan ediliyoruz.
03:06Bu imtihan neticesinde Allah-u Teala bizlerin amellerine göre
03:10ya azap verir ya da ödüllendirir.
03:13Bu nedenledir ki Allah, sabredenlere müjdeler olsun, dedi.
03:18Sabredenlerin önemli bir sıfatını gösterdi.
03:20Başlarına bir bela geldiği vakit,
03:23biz Allah'a aitiz ve ona döneceğiz, derler.
03:26Mümin, kendisinin Allah'ın mülkü olduğunu bilir.
03:30Madem ki insan Allah'ın mülküdür,
03:32o halde mülk sahibi olan Allah,
03:34mülkün de dilediğini yapar ve onu yok edebilir.
03:37Zira Allah, bütün kaynatın olduğu gibi insanın da yaratıcısıdır.
03:42Allah, insana sağlık verdi, mal ve zenginlikler verdi.
03:46Ona hastalık verir ya da herhangi bir uzvunu eksitirse, bu zulüm değil, adalettir.
03:53Bunları veren Allah'tır.
03:55Geri alma hakkı da ona aittir.
03:58İnsanı incelediğimiz vakit, her birinin değişik vesilelerle imtihan edildiğini görürüz.
04:03Allah-u Teala'nın adaleti böyle tecellidir.
04:07Bütün bu imtihan çeşitleri Allah-u Teala'nın takdiridir.
04:10Bunları kabullenmemek ya da isyan etmek kişiyi küfre götürür.
04:14Türkiye eski cumhurbaşkalarından Kenan Evren, petrol eksikliğinden şikayet ederken,
04:20Allah bile adalet yapmadı, bir ülkeye petrol verdi diğerine vermedi, şeklinde sözler sarf etti.
04:27Oysa ki düzenin sahibi Allah'tır ve dilediğini artırır ya da eksiltir.
04:32Suudi Arabistan'a bol miktarda petrol verirken,
04:35orada bulunmayan yeşilliği ve suyu Türkiye'ye vermişse, bu onun adaletindendir.
04:40Oysa ki Müslümanlar bir bütün olarak tek bir İslam devleti çatısı altında toplanırlarsa,
04:46işte o zaman bu zenginliklerin tamamına sahip olabilirler.
04:50İnsanın başına her ne gelirse gelsin Allah'tandır ve bu da imtihandır.
04:54Ancak mümin, başına gelenlere rağmen kendisinin Allah'a ait olduğunu ve tekrar ona döneceğini bilir.
05:01Hiç kimse dünyada kalıcı olmadığına göre, insanların yeri ya cennet ya da cehennemdir.
05:07Bunu insanın amelleri belirler.
05:08Allah'ın salat ve rahmeti mümin kulların üzerine vuku bulur.
05:13Allah'ın salatı, onun affı ve mahvereti demektir.
05:17Böylece mümin başına bir musibet geldiği vakit sabrederse,
05:22Allah'ın mülkü olduğunu ve yine ona döneceğini hatırlarsa,
05:25Allah ta'ala bu musibete karşı mümin kullarının günahlarını siler ve onlara rahmetini indirir.
05:31Musibetlere karşı sabretmek ve Allah'ı hatırlamak karşılığında mahveret ve rahmet gelir.
05:36Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu şu hadiste açıkladı.
05:40Bir kul başına bir musibet gelince şöyle der,
05:44Allah'ın bu musibete karşı bana ecir ve sevap ver.
05:47Yerine bana bundan daha hayırlı şey de ver.
05:50Allah hem ona sevap verir hem de daha hayırlı şeyi verir.
05:53Müslim
05:54Ümmü Seleme, kocası vefat edince bu sözleri söyledi.
05:59Fakat dedi ki, peki benim için kocam Ebu Seleme'den kim daha hayırlı olabilir ki?
06:04İttetim, dört ay on gün.
06:07Geçtikten sonra baktım ki, Resulullah beni ziyaret ediyor ve bana evlenme teklifini sunuyor.
06:13Böylece Allah bana kocamdan daha hayırlı bir eş ve rahmeti temin etti.
06:17Bu şekilde hem Allah'ın mahveretini kazandı, hem de en hayırlı kocayla Allah ona rahmet indirdi.
06:26İşte bu şekilde hareket edenler hidayetli kimselerdir.
06:30İnsan kendi iradesiyle hidayetli olabilir.
06:34Önemli olan sabredip Allah'a sığınmaktır.
06:37Aksi durumda ise sabırsızlık, isyan, dalaleti, sapıklığı getirir.
06:41Hidayet ve dalalet insanı iradesiyle olur.
06:46Allah insanı hidayete zorlamadığı gibi dalalete de zorlamıyor.
06:50Zira Allah şöyle buyurdu.
06:52Rabbinizden hak geldi.
06:54Kim hidayetli olursa kendisi için hidayetli olur.
06:58Kim dalalet ederse ancak kendi aleyhine olur.
07:01Yunus 108
07:03Hak geldikten, Resul gönderildikten ve ayetler indikten sonra hidayet ve dalalette insan serbesttir.
07:12Hidayet ve dalalet Allah tarafından yaratıldı ve insan bunları seçme hakkına sahiptir.
07:17Ayrıca hidayeti isteğine Allah yardım eder.
07:21Delaleti isteğini de yalnız bırakır ve ona şeytan musallat olur.

Recommended