- 5 gün önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00MÜZİK
00:30Sevgili seyirciler, bugün yine yüksek bir silsileden meşhur bir zincirin halkasından bahsedeceğiz.
00:44İmam Rabbani Hazretlerinin torunu ve El-Urvetül-Vüska Muhammed Masum-u Faruki Hazretlerinin beşinci oğlu olan Seyfettin'in Faruki Hazretleri,
00:55Silsile-i Ali'ye adı verilen alim ve velilerin yirmi beşincisidir.
01:00İsmi Muhammed Seyfettin'dir.
01:041639 senesinde Hindistan'ın Serhent şehrinde doğdu.
01:091684 senesinde aynı yerde vefat etti.
01:14Kabri şerifi, babası Muhammed Masum-u Faruki Hazretlerinin türbesinin yakınındaki türbededir.
01:21Bir gün, babası Muhammed Masum-u Faruki Hazretleri, oğlu Seyfettin'in Faruki'yi huzurlarına çağırarak ona şu vasifeyi verir.
01:31Ey oğlum, zahiri ve batıni ilimlerde olgunlaştın.
01:36Şimdi Allah-u Teala'nın dinini sevgili peygamberimizin güzel ahlakını anlatmak üzere Delhi'ye gideceksin.
01:44Orada aynı zamanda Sultan Evren Gizip Alemgir Han'ın da dini terbiyesi sana aittir.
01:54Ona ve oradakilere sohbetlerde bulunacaksın.
01:57Seyfettin'in Faruki Hazretleri Delhi'ye vardığı zaman, şehrin kapısında iki azgın fil ve bunları zapt etmeye çalışan iki heybetli pehlivanın resimlerinin asılı olduğunu gördü.
02:12Sultan'a o resimler indirtilinceye kadar şehre girmeyeceğini bildirdi.
02:17Sultan, resimleri asılı olduğu yerden indirtince şehre girdi.
02:22Sultan Alemgir Han, kendi isteğiyle ve samimi olarak Seyfettin'i Faruki Hazretlerine talep oldu.
02:33Onun sohbetleriyle şereflendi.
02:37Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenip ezberledi.
02:41Sohbetlerinin bereketiyle Hindistan'da yayılmış birçok bid'at ve yanlış yollar Sultan Alemgir Han tarafından ferman çıkartılarak ortadan kaldırıldı.
02:54Böylece Peygamber Efendimizin unutulmuş ve kaybolmuş sünnetleri ortaya çıkarıldı.
03:02Diğer vezirler, valiler ve devlet adamları da Seyfettin'i Faruki Hazretlerinin sohbetleriyle şereflenip hidayete kavuştular.
03:14Ona son derece saygı duyup o kendilerini oturtuncaya kadar huzurunda ayakta dururlardı.
03:22Muhammed Seyfettin'i Faruki Hazretlerinin himmet ve bereketiyle Hindistan'ın her tarafında İslamiyet yayılıp Müslümanlar kuvvetlendi.
03:34Bid'at sahipleri ve yanlış yoldakiler perşan olup hiçbir yerde kabul görmediler.
03:41Hindistan hiçbir zaman böyle mükemmel bir devir görmemişti.
03:45Muhammed Seyfettin'i Faruki Hazretleri Delhideki bu gelişmeleri ve Sultan Alemgir Han'ın sevindirici halini kıymetli babası Muhammed Masum Hazretlerine mektup yazarak bildirdiği zaman babası çok sevinip dua etti.
04:03Sultan Alemgir Han bir gün Muhammed Seyfettin'i Faruki'yi hususi bahçesine davet etti.
04:10Bu bahçenin ortasında gayet süslü bir havuz, havuzun içinde gözleri elmastan, bedeni altından yapılmış balık şekilleri vardı.
04:23Seyfettin'in Faruki Hazretleri buraya gelince havuza arkasını dönerek oturdu.
04:30Sohbet müddetince hiç havuz tarafına bakmadı.
04:32Bu durumun farkına varan Sultan, sohbetten sonra ilk iş olarak havuzdaki altın balıkları ortadan kaldırttı.
04:42Sultan, zeki, kabiliyetli, tasavvuf ehline ve Allah adamlarına karşı muhabbet beslediği için bu hususlara memnun oluyor,
04:51Allah-u Teala'ya şükredip benim saltanatım zamanında böyle evliya yetiştirdiği için Rabbime sayısız şükürler olsun diyordu.
05:01Muhammed Seyfettin Hazretleri insanların haklarına ve kardeşlerine karşı hürmet eder, haklarını gözetirdi.
05:11Bir gün şehzade kendisini sarıya davet edince, kardeşlerinden yaşça kendisinden büyük olanını da beraberinde götürmüştü.
05:20Şehzade bu veli kardeşlerin ellerine su dökmek için leğen ve ibriği almış bekliyordu.
05:27Muhammed Seyfettin Hazretleri şehzadenin elinden ibriği ve leğeni alıp ağabeyinin eline su döktü.
05:34Sonra ibriği şehzadeye verdi, şehzade de onun eline su döktü.
05:39Sevgili seyirciler, Seyfettin'in Faruki Hazretleri çeşitli zamanlardaki sohbetlerinden birinde şöyle bir hadis-i şerif nakleder.
05:48İslam ve Sultan ikiz kardeş gibidir.
05:53O ikisinden birisi ancak diğeri ile iyi olur.
05:57Temeli olmayan bir şey yıkılır.
06:00Muhafızı olmayan bir şey de zayi olur.
06:03Yine Bakara suresinin 201. ayet-i kerimesinde mealen,
06:09Kimi de ey Rabbimiz bize dünyada da iyi hal ver, ahirette de iyi hal ver ve bizi o ateş cehennem azabından koru der buyuruldu.
06:18Seyfettin'in Faruki Hazretleri,
06:21Mektubat-ı Şerife isimli kitabında yer alan ve zamanın sultanına yazdığı mektupta şöyle buyurmuştur.
06:29Hint Yarımadası'nda ve Asya kıtasında İslam'ın kuvvetlenmesi ve yayılması,
06:37dua ordusunun yardımıyla kazanacağınız kesin zaferlere ve neticede devletinizin güçlenmesine bağlıdır.
06:46Yardım iki kısımdır.
06:48Birinci kısım, görünen sebeplere bağlı olandır.
06:52Yani muharebe meydanlarında harp eden gaza ordulardır.
06:56İkinci kısım yardım ise, yardımın manevi kısmını ve ruhunu teşkil eden, gözle görülmeyen dua ordulardır.
07:05Manevi ordular, maddi ordulardan daha kıymetlidir ve yardımın özü ve ruhudur.
07:11Yardımları, sebepleri, fethi ve zaferi isteyip yaratan Allah-u Teala'dır.
07:19Enfal suresinin 10. ayeti kerimesinde de mealen, yardım yalnız Allah-u Teala'dan gelmektedir, buyurulmaktadır.
07:30Dua ordusu, hakiki yardımı gönderen Allah-u Teala ile yine onun yarattığı görünen sebep olan gaza ordusu arasında vasıta ve delildir.
07:40Ayrıca dualar, kazayı ve belayı def eder.
07:45Hep doğru söyleyici Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam Hazretleri buyurdular ki,
07:51Kazayı hiçbir şey geri çeviremez.
07:54Yalnız dua geri çevirebilir.
07:57Duadaki bu tesir, bu kudret silahlarda asla yoktur.
08:03Dua ordusu, görünüşte zayıf, aciz olsa da gaza ordusundan daha kuvvetlidir.
08:11Aynı şekilde dua ordusu ruh gibidir.
08:15Gaza ordusu da maddi beden gibidir.
08:20Gaza ordusunun dua ordusuna sığınmasından başka çaresi yoktur.
08:24Çünkü ruhsuz beden kuvvet alamaz, zaferler elde edemez.
08:29Ey Sultan, hazırlandığınız dekken seferinde Allah-u Teala sizlere galibiyet ve zaferler nasip eylesin.
08:39Bakara suresinin 127. ayet-i kerimesinde mealen,
08:43Ya Rabbi, sen dualarımızı işitirsin, arzularımızı bilirsin, dualarımızı kabul eyle buyurulmaktadır.
08:52Bir defasında Resulullah Efendimiz bir zatın ziyaretine gitti.
08:55Hastalık sebebiyle o kimse gayet zayıf ve hasiz düşmüştü.
09:01Resulullah Efendimiz o kimseye, sen Allah-u Teala'ya nasıl dua ederdin diye sordu.
09:07O da, ben Allah'ım ahirette eziyette olmayayım da dünyada nasıl olursam olayım,
09:15ahirette sıkıntı çekeceksem onu bana dünyada ver diye dua ederdim dedi.
09:20Bunun üzerine Resulullah Efendimiz buyurdular ki,
09:25Senin buna gücün yetmez.
09:27Sen şöyle de, Rabbimiz bize dünyada da, ahirette de iyilik ver.
09:35Bizi cehennem azabından koru.
09:38Sonra Resulullah Efendimiz o kimseye dua etti.
09:41O kimse, Allah-u Teala'nın izniyle, Peygamber Efendimiz'in duası bereketiyle şifa buldu.
09:49Eğer Allah-u Teala, kullarına hiç dert ve elem vermemiş olsa,
09:54veya çok az vermiş olsaydı,
09:56insanlar ona ibadet etmekten ve onu zikretmekten gafil olurlardı.
10:01İnsanın dünya ve ahiret seadetine,
10:04Allah-u Teala'nın rahmetine kavuşabilmesi için,
10:07ibadet ve taatden ve zikirden geri kalmaması şarttır.
10:11Buna göre,
10:12herkes Allah-u Teala'nın rahmetine muhtaçtır.
10:16Bu durumda,
10:17iyi düşününce,
10:18dert ve sıkıntıların,
10:20aslında bir en nimet,
10:22ve insanı Allah-u Teala'ya çeken bir kement oldukları anlaşılırdı.
10:27Böyle buyuruyor,
10:28Seyfettin Muhammed Hazretleri.
10:30Evet, değerli seyirciler,
10:32Bakara Suresinin,
10:34127. Ayet-i Kerimesini,
10:35mealen bir kere daha hatırlayıp,
10:38sohbetimizi tamamlayalım.
10:40Ya Rabbi,
10:41Sen dualarımızı işitensin,
10:43arzularımızı bilirsin,
10:45dualarımızı kabul eyle.
10:48Hoşçakalınız efendim.
11:02Sevgili Peygamberimiz,
11:24sallallahu aleyhi ve sellem,
11:26buyuruyorlar ki,
11:27Münafığın alameti üçtür.
11:33Konuşurken yalan söyler,
11:36vaat ederse yerine getirmez,
11:39emanete hainlik eder.
11:41Sevgili seyirciler,
12:04Cenab-ı Hakk nasip ederse,
12:07bugün,
12:07Taha Suresinin tefsirine başlıyoruz.
12:12Taha Suresi,
12:13Mekki surelerdendir.
12:15Mekki-i Mükerreme döneminde,
12:18hicretten önce nasil olan surelerdendir,
12:20Taha Suresi.
12:21Ve 135 ayeti kerimeden müteşekkildir.
12:25Taha Suresi yine,
12:29huruf-u heca dediğimiz,
12:31huruf-u mukatta dediğimiz,
12:33veyahut da manası hakkında,
12:36tefsir kitaplarında,
12:37çeşitli rivayetlerin varit olduğu,
12:39Taha ile başlamaktadır.
12:42Ve başındaki bu harfler,
12:45kendisine alem olmuş,
12:47isim olmuştur.
12:48Bu surenin ismi haline gelmiştir.
12:49Euzubillahimineşşeytanirracim,
12:54Bismillahirrahmanirrahim,
12:56Taha,
12:58Mâ enzelnâ aleyke'l-Qur'âne li teşkâ,
13:04illâ tezkireten limen yakşâ,
13:08tenzîlen mimmen khalaqa'l-erda,
13:12ve's-semâvâti'l-u'lâ.
13:14Sadakallâhu'l-asıl.
13:15Taha kelimesinin,
13:20veya harflerinin ifade ettiği mana hakkında,
13:26tefsir kitaplarında çeşitli rivayetler zikredilmiştir.
13:31Diğer,
13:31elif-lâm-mîm,
13:33elif-lâm-râ,
13:34elif-lâm-mîm-râ,
13:36elif-lâm-mîm-sâd,
13:38kâf-hâ-yâ,
13:39ayn-sâd gibi,
13:40böyle çeşitli surelerin başlarındaki,
13:43elfâz-ı müteşâbîhe dediğimiz manasını kesin olarak anlamak mümkün olmayan lafızlardan birisi olarak da değerlendirilmiştir tâha.
13:54Esmâ-y-i husnâdan bir isim olarak da kabul edilmiştir.
13:59Veya surenin ismi olarak düşünülmüştür.
14:02Veyahut da ayaklarını yere iyice bas manasında vata'a yatı yüden emir olarak düşünülmüştür.
14:11Buradaki hâda zamir olarak yani arz manasında, yere iyice bas manasında kabul edilmiştir.
14:17Veya peygamber efendimizin isimlerinden bir isim olarak da değerlendirilmiştir.
14:23Çeşitli rivayetler var ama
14:25Allah-u e'lemû bimurâdihi bizâlik.
14:30Müfessirlerin dedikleri en emin yol bu.
14:33Bununla ne kastettiğini Cenab-ı Hak en iyi şekilde bilmektedir.
14:38Allah-u Teala bilir.
14:39Değil mi?
14:40Onun için en güzel, en emin yol da budur zaten.
14:43Bütün bu söylenenler zaten tevildir.
14:46Tevil, bir takım karinelerle ayet-i kerimenin muhtemel olan manalarından birisini tercih etmek manasına geliyor.
14:57Tefsir, kesinlik ve katiyet ifade eder.
15:01Rivayetlere ya ayet-i kerimeyi bir başka ayetle açıklarsınız
15:06veya peygamber efendimizin bildirdiği bir açıklama vardır.
15:10Sahih rivayetlere dayanan bu açıklamalara itibar etmek, onlara uymak kesin ve zaruridir.
15:19Orada kesinlik vardır.
15:21Orada tevil artık söz konusu olmaz.
15:24Başka bir ihtimalden bahsetmek,
15:27başka bir ihtimali bahis mevzu etmek orada artık söz konusu değildir.
15:32Ama ayet-i kerime hakkında peygamber efendimiz tarafından gelmiş veya Kur'an-ı Kerim'in bir başka ayetinde kesin bir tefsir yok ise
15:42o zaman alimler, rasih ilimli alimler tevil yoluna gitmişlerdir.
15:49Bütün alimler bunu kitaplarına tevil olarak bildirmişlerdir ve kesinlik ifade etmediğini de ayrıca kaydetmişlerdir.
15:59Bu bakımdan dirayet tefsiri dediğimiz Kadı-ı Beyzavi'nin tefsiri, tefsiri mazharî gibi Fahreddin-i Razi Hazretleri'nin tefsiri gibi kitaplar
16:09dirayet tefsirlerinde bu kabil tevillere rastlanmaktadır.
16:13İmam-ı Rabbani Hazretleri de mektubatında tevili bu şekilde açıklamaktadır.
16:19Ve dolayısıyla bu ayet-i kerime'nin başında, bu surenin başındaki taha sözü ve lafzıyla ilgili olarak da böyle bir takım teviller varit olmuştur.
16:31Doğrusunu Cenab-ı Hak en iyi şekilde bilir diyoruz.
16:34Kur'an-ı Kerim'i sana sıkıntı ve meşakkate düşesin diye indirmedik.
16:46Kur'an-ı Kerim senin için bir sıkıntı sebebi, bir üzüntü vesilesi olsun diye sana gönderilmedi.
16:53Allah-u Teala'dan korkan, huzur-u hakta hesap vereceğini düşünen kimseler için bir nevi hatırlatma ve uyarı olarak onları ikaz etmek için gönderilmiştir Kur'an-ı Kerim.
17:11Arzı dünyayı yaratan ve yüce semavatı gökleri halk eden Allah-u Teala tarafından indirilmiş ve gönderilmiştir Kur'an-ı Kerim.
17:31Onun bildirmesiyle Peygamber Efendimiz'e gelmiştir.
17:35Kur'an-ı Kerim'in gönderilişi, Kur'an-ı Kerim'in vahyi, bütün semavatı, yüce olan gökleri ve yeryüzünü yaratan Allah-u Teala'nın bildirmesiyledir.
17:49Yani gelişi güzel, öyle herhangi bir esasa dayanmayan bir söz değildir Kur'an-ı Kerim.
17:57Kur'an-ı Kerim'in sahibi, bütün kainatın, yaratıcısı, haliki olan, bütün mevcudatın, gerçek maliki olan Allah-u Teala hasretlerine aittir Kur'an-ı Kerim'in gönderilişi.
18:13Onun tarafından olmuştur.
18:14Allah-u Teala kendine layık olan bir istiva ile arşın hükümranlığını Cenab-ı Hak tamamen kendi kudreti altında bulundurmuştur.
18:31Allah-u Teala'nın kudret ve azametini hatırlatan ayet-i kerimeler.
18:42Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.
18:48O'nun mülkiyetinde, O'nun tasarrufundadır.
18:51O'nun Cenab-ı Hakk'ın mülkünün dışında hiçbir şey yoktur.
18:56Her şey O'nun emrindedir, O'nun tedbirindedir, her şey O'nun iradesi altında çeyreğen etmektedir.
19:04Ve ma beynahuma, gökler ve yerler arasında ne varsa onlar da Allah-u Teala'nındır.
19:10Toprağın altındaki bütün her türlü madenler, bütün özellikleri haiz olan her türlü gizlilikler de Cenab-ı Hakk'a aittir.
19:23Yani bütün göklerde ne varsa yerin altında olanlar da dahil olmak üzere her biri Allah-u Teala'nın kudret ve tasarrufu altındadır.
19:33Cenab-ı Hakk'ın ilmi ve Cenab-ı Hakk'ın iradesiyle, Cenab-ı Hakk'ın muradı ilahisine uygun bir şekilde O'nun istediği tarzda O'nun bilgisi dahiline çeyreğen etmektedir bütün olaylar.
19:47Ve in techer bil kavli, sen her ne kadar sözünü açıktan açığa ifade etmek, düşüncelerini öyle aleni olarak söyleme yoluna gitsen bile
20:00Gizlice söylediğin veya gönlünde sakladığın şeyleri hepsini Cenab-ı Hakk bilir.
20:11Sen ister açıktan açığa ifade etmiş ol, istersen bağıra bağıra söylemiş ol, bütün bunlar önemli değil.
20:20Allah-u Teala sen bütün bunları aleni olarak söylemesen de, gizli bir fısıltı halinde yanında kimseye aktarsan da Cenab-ı Hakk onu duyar ve bilir.
20:31Hatta onu hiç söylemeyip kendi kalbinde ve gönlünde saklasan ve gizlesen de, ihva etsen de Cenab-ı Hakk ondan da haberdardır.
20:41Allah-u Teala için değişen hiçbir şey yoktur.
20:45Allah-u La İlahe İllâhu
20:48Allah-u Teala öyle bir kudret, öyle bir azamet sahibidir ki, ondan başka uluhiyet vasfını haiz, ondan başka mabudiyet sıfatı, mabudun bilhak olma, gerçekten ibadet edilmeye layık olma özelliğine sahip hiçbir varlık yoktur.
21:10İlah olarak sadece o vardır.
21:13Lehul esmâul husnâ
21:15Allah-u Teala'nın isimleri, mana ve muhteva olarak, ifade ettikleri anlam olarak son derece yücedir, güzeldir.
21:29Allah-u Teala'nın bütün isimleri, en güzel isimleri O'nundur.
21:33Hadis-i şerifte Cenab-ı Hakk'ın 99 isminin bulunduğu, bunları tadat eden manalarını düşünerek,
21:41Allah-u Teala'ya gerçek manada saygı gösteren, O'nu tesbih eden kimselerin cennete gireceği müjdelenmiştir.
21:49Ve hel etâke hadîs-ü Musa
21:51Musa Aleyhisselam'ın o başından geçen olaylar, onun karşılaştığı hadiselerle ilgili hikaye sana ulaştı mı?
22:03Bütün bu ibretli, bu hikmetli kıssayı sen duydur mu?
22:06Uyuruyor Cenab-ı Hak Peygamber Efendimiz'e.
22:08Hani o bir ateş görmüştü, Medyen'den ayrılıp da Mısır'a giderken bir ara yolunu kaybetmiş,
22:19karanlıktan hangi istikamete gideceği konusunda mütehayyir ve şaşkın kalmıştı.
22:26O, o sırada bir ateş gördü.
22:29O zaman hanımına dedi ki,
22:35Burada durun, çoluk çocuğuna dedi ki, siz burada bekleyin.
22:41Ben bir ateş gördüm.
22:49Belki o ateşten bir kor, bir parça, bir miktar alır da yolumuzu aydınlatmak için,
22:59bize bir rehber olsun diye, oradan alabilir.
23:03Ev ecidu alennâri hudâ.
23:05Veyahut da o ateş gördüğüm ateş vasıtasıyla,
23:10istikametimizi, yönümüzü tayin etme imkanını buluruz dedi.
23:15Femmâ etâhâ.
23:16Ateşin yanına geldiği zaman,
23:18Nû diye, ya Musa.
23:21Kendisine, ey Musa diye hitap edildi, nida edildi.
23:25Musa Aleyhisselam, kendisine seslenildiğini işitti.
23:29Ey Musa diye bir ses duydu.
23:33İnni ena rabbuke.
23:36Ben senin Rabbunum buyurdu.
23:37Allah-u Teala'nın hitabını duydu Musa Aleyhisselam.
23:41Fakhlâne aleyk.
23:43Öyle bir hitap ki bu, ona aynı zamanda içinde bulunduğu şartların son derece müstesna, son derece değişik şartlar olduğu,
23:56orada ayrı bir hürmet ve tazim duygusu içinde bulunması icap ettiği hatırlatılıyordu.
24:02Ve kendisine saygı için ayağındaki ayakkabılarını, nâlinni çıkar.
24:09Onları çıkar buyuruyor Cenab-ı Hak.
24:11İnneke bil vadil mukaddesi tua sen, kutsal, mübarek, kutsi bir vadi olan tua vadisindesin.
24:22Bu vadide ilahi tecellilerle karşı karşıyasın.
24:26Onun için sen bütün ruhi özelliklerini,
24:31melekâtı akliyeni güzelce toparla,
24:34şimdi benim hitabımı dinle buyurdu Cenab-ı Hak.
24:37Sen fevkalade mukaddes, kutsal bir vadi olan tua vadisindesin.
24:43Şimdi sen bizim hitabımızı duyacak, bizim sorularımıza cevap vereceksin
24:49ve bizim kelam sıfatıyla tecelli etmemize bu suretle mazhariyet kazanacaksın buyurdu Cenab-ı Hak.
24:57İşte ayet-i kerimede Musa Aleyhisselam'ın yaşadığı bu fevkalade hal,
25:03Peygamber Efendimiz'e naklediliyor, anlatılıyor.
25:07Musa'nın haberi, onun kıssası sana ulaştı mı diye Cenab-ı Hak bu suretle
25:15Peygamber Aleyhisselatü Vesselam Hazretleri'ne
25:18Musa Aleyhisselam'ın Tur-i Sinada, tua vadisinde karşılaştığı bu fevkalade ve müstesna hali
25:28Resulullah Efendimiz'e bildiriyordu Cenab-ı Hak.
25:37Merhaba sevgili seyircilerimiz.
25:39Anadolu Erenlerinde bugün gene birlikteyiz ve bugün sizlere
25:42Abdülkerim Efendi'yi tanıtmaya çalışacağız efendim.
25:45Devir sevgili seyirciler Sultan 2. Murad Han dönemidir.
25:56Ufak tefek sevimli bir çocuk Osmanlı töresi mucibince yapılan zeka testinde ilk dereceye girer.
26:04Pratik ve kıvrak zekası hocaları tarafından anlaşılınca istikbalde İstanbul'u fethedecek olan Şehzade Mehmet'e teslim edilir.
26:13Edirne medreselerinde mükemmel bir eğitimden geçer.
26:18Bu sevimli çocuk, gelecekte Edirne ve civarında büyük hizmetlerin sahibi olacak olan Abdülkerim Efendi'den başkası değildir.
26:29Abdülkerim Efendi kısa zamanda vakıf olur Araf ve Fars dillerine.
26:34Devrenin ünlü alimlerinin rahli tedrisinde ders alırsa da ilme bir türlü doymaz.
26:40Meşhur alim Alaaddin Ali Tuzi'den ve Molla Fenari'nin oğlu Şah Fenari'den feyz alır, ilim imbikler.
26:50Tez zamanda alim olur akli ve nakli ilimlerde.
26:54İlmi liyakatı onu müderrisliğe yani günümüz tabiriyle üniversite hocalığına kadar yükseltir.
27:01Bunun yanı sıra güzel ahlak sahibi bir zattır.
27:05Cömertliği, hele merhameti örnek olur herkese.
27:10Pek çok talebe yetiştirir, nasihat eder etrafına.
27:14Hatta devletin ileri gelen pek çok insan din ve dünya işlerinde ona danışır.
27:20Nice günahkarlar tövbe ederler elinde, nice kafirler imanla şereflenirler dizinin dibinde.
27:27Nasihatleriyle nurlandırır nice gönülleri.
27:31Günahtan kararmış kalpler, onun elinde kalaylanmış kaba döner.
27:37Sultan Fatih Hazretleri'nin vezirlerinden Mahmud Paşa anlatır.
27:41Henüz vezir olmadığı günlerde bir günaha müptela olmuştur.
27:45Bir türlü kurtulamaz ondan.
27:48Günah büyük olmasa da vicdanı rahatsızdır.
27:52Fena yakalanmıştır nefsinin pençesine.
27:55O, seher vakti bu günahtan nasıl kurtulurum diye çareler düşünürken kapısı çalınır.
28:03Açtığında Abdülkerim Efendi'yi görür kapı eşiğinde.
28:06Birden toparlanır, buyurun der büyük bir tazim ile.
28:10Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
28:12Ancak bu vakitsiz ve ani ziyaretten dolayı heyecanlanmıştır.
28:17Bir müddet sohbet ettikten sonra Hazret kalkar ve gitmek için izin ister.
28:23Hürmet ve tazim ile kapıya kadar geçirdiği bu Allah adamı birden geri döner.
28:28Ve bakar ev sahibine şefkat nazarıyla.
28:31Paşa der sana dünya ve ahirette faydası olacak bir şey değil mi?
28:36Gayet yumuşak ve şefkat dolu sesle devam eder konuşmasına.
28:39Bak paşa, elhamdülillah ilim sahibisin.
28:42Üstelik yakınsın padişah efendimize.
28:45Yakında vezir dahi olursun belki.
28:48Ama unutma ki bu makamlar insanlara hizmet yeri olup kutsaldırlar.
28:53Bu mevkilerde olanlara günah işlemek yakışmaz.
28:57Velev ki küçük olsa bile.
28:59Sonra ilave eder.
29:00Akıllı insan kendini cehennem ateşinden koruyan kişidir.
29:04Şok etkisi yapmıştır bu sözler Mahmut Paşa'da.
29:08Mevsim kış olsa da boncuk boncuk terler.
29:12Evet bu iki çift söz kalbindeki hastalığın sökülüp atılmasına yetmiştir.
29:17Efendimizin alimler peygamberlerin varisleridir hadisi şerifi ve büyüklerimizin kalpten çıkan kalbe girer vecizesi bu olayda manasını duymuştur.
29:31Elbette Allah adamları Allah için konuşurlar.
29:35Sözleri dilden değil kalptendir onların.
29:38Bunun için de kalplere tesir eder.
29:41Bir gün sevdikleriyle sohbet ederken bir kişi efendim der iyi bir Müslüman nasıl olur?
30:04Gayet tatmin edicidir büyük zatın cevabı.
30:06Kardeşlerim buyurur, iyi bir Müslüman vaktini boşa harcamaz.
30:12Zaman en büyük sermayedir onun için.
30:15Vaktini en iyi şekilde değerlendirir.
30:18Herkese karşı iyi huylu ve geçim ehlidir.
30:21Kimseyi incitmez.
30:23Özür dileyen olursa affeder.
30:25Bu arada dinleyenlerin zihinlerinde bazı soru işaretleri belirmiştir.
30:31Hocamız namaz ve oruçtan bahsetmediler diye.
30:34Abdülkerim Efendi sezmiştir bunu ferasetiyle.
30:39Kardeşlerim buyurur, iyi bir Müslüman vaktini boşa harcamaz.
30:43Zaman en büyük sermayedir onun için.
30:46Vaktini en iyi şekilde değerlendirir.
30:49Herkese karşı iyi huylu ve geçim ehlidir.
30:52Kimseyi incitmez.
30:53Özür dileyen olursa affeder.
30:56Kardeşlerim buyurur, namaz, oruç ve bu gibi ibadetler zaten kulluk vazifemizdir.
31:02Elbette yapacağız.
31:04Bunlar olmazsa Müslümanlık olmaz.
31:06Ancak bilesiniz ki Müslümanlık sadece namaz ve oruçtan ibaret değildir.
31:12Bunlardan sonra mühim olan şey kimseyi incitmemektir.
31:16İşte bunu yapabilendir iyi Müslüman.
31:19İslamiyet Allah-u Teala'nın emirlerine örnek göstermek ve yerine getirmektir.
31:25Bir de mahlukata acımak.
31:27Evet sevgili seyircilerimiz bugünlük de buraya kadar inşallah yarın tekrar birlikte olacağız.
31:43Hoşçakalın.
31:43Dilhanesi pır nur olur Envar zikrullah ile
32:00Dilhanesi pır nur olur Envar zikrullah ile
32:08İkili mi dil mamur olur Mimar zikrullah ile
32:17İkili mi dil mamur olur Mimar zikrullah ile
32:26Her müşkiliş hasan olur Derdi dile derman olur
32:35Her müşkiliş hasan olur Her müşkiliş hasan olur Derdi dile derman olur
32:43Canın içinde can olur Esrar zikrullah ile
32:52Canın içinde can olur Esrar zikrullah ile
33:01Zikr eyle hakkı her nefes Allah yeter baki heves
33:10Zikr eyle hakkı her nefes Allah yeter baki heves
33:18Fes gayriden ümmidi kes Tekrar zikrullah ile
33:27Fes gayriden ümmidi kes Tekrar zikrullah ile
33:35Ahmet seni ikrar eder Hem zikrini tekrar eder
33:52İhlasını işar eder Eşar zikrullah ile
34:09Allahümme salli alel Mustafa Allahümme salli alel Mustafa
34:17Bediü'l cemali ve zahril vefa
34:26Ve salli aleyhike ma yenbevi
34:34Es Sadık Muhammed Aleyhisselam
Yorumlar