00:00Merhaba, bugün Ardahan'dayız, daha doğrusu Ardahan'da yaşanan ve epey ses getiren bir tartışmayı ele alacağız.
00:08Bir yanda yerel bir gazeteci, diğer yanda Türkücü başkan diye de anılan bir politikacı var.
00:14Peki olay nasıl başlıyor?
00:16Her şey belediye başkanının yerel basına yönelik çok ağır, hatta onur kırıcı bir suçlamada bulunmasıyla patlak veriyor.
00:23Bu suçlamanın ne kadar ciddi olduğunu anlamak için gelin önce bu İBAN'cılık lafı ne demek ona bir bakalım.
00:30Bu sadece para aldı demek değil, çok daha fazlası.
00:34Aslında bir gazetecinin mesleki onuruna, bütünlüğüne doğrudan bir saldırı bu.
00:39Peki bu karmaşık kelime savaşını nasıl ele alacağız?
00:43Önce İBAN suçlamasına bakacağız, sonra para ve güçle ilgili sorulara, başkanın siyasi karnesine ve gazetecinin savunmasına odaklanacağız.
00:51Son olarak da bu yerel kelime savaşının ne anlama geldiğini konuşacağız.
00:56Evet, işte her şeyi başlatan o iddia.
00:58Gazeteci bu suçlama karşısında sessiz kalmıyor tabii, sadece hayır yapmadım demekle yetinmiyor,
01:03adeta misliyle karşılık veriyor ve bir dizi karşı iddiayı gündeme taşıyor.
01:08Gazetecinin stratejisi net, en iyi savunma saldırıdır.
01:12Ve bu saldırıyı da doğrudan belediye başkanının cüzdanına, yani mali geçmişine yönelttiği oldukça sivri sorularla başlatıyor.
01:19Sorular ilk olarak kamu mallarından başlıyor.
01:22Düşünün, şehrin eski garajı satılmış, mezarlık yerleri satılmış, bir sürü arsa satılmış.
01:27Gazetecinin sorduğu soru çok basit ve net.
01:30Bütün bu satışlardan gelen paralar nerede, hesabı nerede?
01:33İşler burada da durmuyor, sorular giderek daha da kişisel bir hal alıyor.
01:38Emekli maaşın üstüne aldığı ikinci bir başkanlık maaşı,
01:40bir kule yapılması için toplanan vakıf paraları,
01:43sık sık yapılan uçak yolculuklarının masrafı,
01:46hatta bir yatalımı ve kasasında kimin durduğu belli olmayan bir restoranttan gelen karlar.
01:52Liste uzayıp gidiyor.
01:54İşte burası çok zekice.
01:55Gazeteci, belediye başkanının kendisine yönelttiği İBancılık silahını alıp tam tersine çeviriyor.
02:01Diyor ki, asıl bir İBAN yolu varsa o yolun sonu size çıkıyor olabilir mi?
02:06Bu tartışmanın seyrini tamamen değiştiren bir hamle.
02:08Peki gazetecinin eleştirileri sadece parayla mı ilgili?
02:12Hayır, mesele mali durumdan çıkıp bu kez de başkanın siyasi geçmişine yani karnesine uzanıyor.
02:20İddiaya göre başkanın siyasi kariyeri de epey hareketli.
02:23Ardahan'a geliyor, DSP'den seçiliyor ama sonra o partiyi bırakıp AK Parti'ye geçiyor.
02:28Şimdi ise söylentilere göre yeni bir adaylık için başka partilerin kapısını çalıyormuş.
02:33Yani ortada siyasi bir sadakatsizlik ve sürekli bir yer değiştirme tablosu çiziliyor.
02:38İşte bu söz, gazetecinin tüm argümanını belki de tek cümlede özetliyor.
02:44Seçimden seçime çantasını alıp gelen ve Ardahan'da bir evi bile olmayan biri tarafından yönetilmek.
02:51Buradaki temel iddia şu, başkan yönettiği şehre ait değil dışarıdan biri.
02:57Şimdi kendisine yeneltilen suçlamalardan sonra yazar sadece karşı saldırı yapmakla kalmıyor,
03:03aynı zamanda kendi mesleğini yani gazeteciliği de tutkuyla savunuyor ve çok net bir ayrım yapıyor.
03:09Bu ayrımı yaparken de isim vermekten çekinmiyor.
03:12Bir yanda savunduğu Denizbaşlı, Günay Nuh gibi yerel gazeteciler var,
03:16diğer yandaysa onlar gazeteci değil, yapay zeka ile yazı yazan yazarlar diyerek eleştirdiği isimler.
03:22Hatta gerçek gazetecilik için Soner Yalçın gibi ulusal çapta tanınan isimleri örnek gösteriyor.
03:28Yani aslında çizilen tablo çok net.
03:31Bir tarafta sahada çalışan, gücü sorgulayan, bu yüzden de iftiralara maruz kalan otantik gazeteciler,
03:37diğer tarafta ise kopyala yapıştır işler yapan, güçlü olanı pohpohlayan,
03:42yazarın deyimiyle ağzında kürdanla gezen dalkavuklar var.
03:45Aradaki fark bu kadar keskin.
03:47Ve işte o iğneleyici gönderme de tam burada geliyor.
03:50Gazeteci diyor ki, gerçek gazetecilik öyle saz çalmaya, türkü söylemeye
03:55ya da bir yerlerden metin kopyalayıp yapıştırmaya benzemez.
03:59Bu doğrudan türkücü başkana yönelik çok net bir mesaj.
04:03Peki, bütün bunlar Ardahan'da iki kişi arasında geçen yerel bir atışma mı sadece?
04:09Yazara göre, hayır.
04:10Mesele bundan çok daha büyük.
04:12Yazar, bu kişisel gibi görünen kavgayı şehrin geleceğiyle ilgili çok daha geniş bir çerçeveye oturtuyor.
04:18Ve bu büyük resmi göstermek için çarpıcı bir rakam veriyor, binden fazla.
04:23Bu, her yıl Ardahan'dan göç eden insan sayısı.
04:27Yazarın iddiası şu, siz burada kelime savaşları yaparken, şehir kan kaybediyor, insanlar gidiyor.
04:33Bu, tam bir liderlik başarısızlığıdır, diyor.
04:36Aslında Ardahan'da yaşanan bu olay bize çok daha evrensel şeyler anlatıyor.
04:41Özgür Basın'ın rolü ne olmalı?
04:43Seçtiğimiz insanlar kime karşı sorumlu?
04:45Kamuoyu önündeki suçlamalar nasıl bir silaha dönüşebilir?
04:49Gazetecilikle dalkavukluk arasındaki o ince çizgi nerede?
04:52Ve en önemlisi, siyasetin bizim günlük hayatımıza etkisi ne?
04:56Gazeteci, yazısını işte bu çok güçlü cümleyle bitiriyor, adeta bir meydan okuma.
05:01Bu yazım, kendilerine İBAN'la değil, internetle geldiğini bir kenarlarına not etsin.
05:06Yani diyor ki, sizin kirli yöntemlerinizde değil, teknolojinin ve bilginin gücüyle cevap veriyorum.
05:11Bu anlatıyı tamamen kendi lehine çevirdiği bir son hamle.
05:16Ya tüm bu yaşananlar bizi önemli bir soruyla baş başa bırakıyor.
05:20Kamuoyu tartışmaları böylesine bir suçlama ve karşı suçlama meydanına döndüğünde,
05:24gerçeği bulma, doğruyu yanlıştan ayırma sorumluluğu aslında kime düşüyor?
Yorumlar