- 3 months ago
Kaza ve Kader Meselesi Fikirlerden Bir Demet Aydın Usalp
Category
📚
LearningTranscript
01:00Bu konuda yine Allah inancının Müslümanlarda yer edilmesi gereken hususlarla alakalıydı.
01:05Ve bu hususlardan bir tanesi de bugün ümmette bulanık bir halde bulunan, yanlış bir şekilde akledilen ve bundan dolayı da Müslümanları hareketsiz kılan, tembelleştiren, miskinleştiren, yanlış anlaşılan kaza ve kader meselesidir.
01:27Kaza ve kader meselesi özü itibariyle çok çetrefilli bir mesele değil.
01:33Ama tarih içerisinde ortaya çıkış noktası ve günümüze kadar bir takım fikirler ile tekrar izah edilmeye çalışılırken daha fazla dal budaklaştırılarak getirildiğinden dolayı,
01:49Bugün Müslümanların zihninde vazıf bir şekilde değil.
01:54Vazıf bir şekilde olmadığı için Müslümanlar yanlış bir kaza ve kader anlayışına sahip olmuşlardır.
02:00Bu yanlış anlayışları da demin ifade ettiğim gibi yani Müslümanları ya tembelliğe sevk etmiştir ya o Müslümanları Rabbilerine karşı olan sorumluluklarını gerçek anlamda yerine getirmekten uzaklaşarak bir takım mesuliyetlerini kendilerin dışında başka iradelere atfetmeye çalışmışlardır.
02:24Yani Allah'ın her müminler her Müslümandan talep ettiği hususları bizatihi o Müslümanın gerçekleştirilmesi gerekirken yanlış bir kaza ve kader anlayışına sahip olan insanlar kendi o mesuliyetlerini bir takım yerlere atfetmeye çalışmışlardır.
02:47Dolayısıyla Allah'ın her Müslümana vermiş olduğu serbest irade olmasına rağmen ve bu iradesini kullanmak suretiyle Rabbine karşı mesuliyetlerini yerine getirme zorunlu olmasına rağmen
03:02Bugün bakıyoruz ki Müslümanlar tembelliklerini ya da günahlarını sahiplenmekten ziyade işte tabiri caizse bu benim hakkımdan yazıldığından dolayı ben bunu icra etmek zorunda kaldım diyebilmektedirler.
03:19Yani sahih İslam'in bakış açısından yoksun olarak kendi dünyevi çıkarını gerçekleştirmek adına hırsızlık yapan bir insan bu fiiliyatını kader anlayışına bağlayabilmektedir.
03:33Ya da öfkesine yenilip bir insanın canına kıyan insanlar bu yapmış olduğu münkeri derin gibi kendi mesuliyeti değilmiş gibi bunu sahip olduğu yanlış kader anlayışına binal ona mal etmektedir.
03:50Ve daha nice hususlar yani çok affedersiniz ama fohşiyat içerisinde olan insanlar dahi yapmış olduğu o münkeri kendi mesuliyetleri değilmiş gibi kendi iradeleriyle yapmamış gibi bunu yine başka yerlere lanse etmektedirler.
04:10Ve hakeza dünyevi anlamda çıkarlarını elde etmek adına İslami davetten ve İslami çalışmalardan alık konulan veya kendisini bundan beri kılan insanların da aynı yüntemlere başvurduğunu görebilmekteyiz.
04:24Dediğim gibi bu mesele aslında çok çetrefilli bir mesele değil ama tarih içerisinde bu meseleye doğru bir bakış açısı getirilmediğinden dolayı Müslümanların zihninde bu mesele maalesef bulanık bir vaziyette bulunmaktadır.
04:41Şimdi bugün hepimiz İslam akidesi denilirken iman edilmesi gereken hususların ne olduğunu 3 aşağı 5 yukarı hemen biliyoruz ve bunu sayıyoruz.
04:53En başında işte Nisa suresinin 136. ayetinde geçtiği üzere Allah subhanehu ve teala orada kendisine iman edilmesi gereken hususları açık bir şekilde ifade etmektedir.
05:07Ve yine Cibril hadisesi olarak bilinen hadiste geçtiği üzere de iman nedir diye sorulduğunda Allah'a, Resulüne, kitaplarına, meleklerine, kıyamet gününe iman etmek diye ifade edildiğini
05:21başka bir rivayette ise kadere de iman edilmesi gerektiği zikredilmiştir.
05:27Ama kaza ve kader meselesi iman edilmesi gereken hususlar içerisinde ne Kuran'da ne de hadiste hiçbir şekilde zikredilmemiş.
05:38Ne Resul Aleyhisselatü Vesselam döneminde ne de ondan sonraki dönemde hiçbir şekilde böyle bir başlık altında veya bu başlığın altında ilave edilen, yerleştirilen konu şekliyle tartışılmış, konuşulmuş değildir.
05:55Peki bu konu nereden çıktı?
05:58Bu mesele nereden peydah oldu diye baktığımızda Emevi Devleti'nin sonlarında ve Abbasi Devleti'nin başlarında ortaya çıkan bir meseledir.
06:08Şimdi mesele aslında biraz belki daha detaylı bilgileri barındırıyor ama ben bu işin mümkün mertebede özet halini sunmaya gayret edeceğim inşallah.
06:18Malum İslam coğrafyası geniş bir alanı kapsayınca Müslümanlar diğer milletler ile karşılaşmaya ve bir arada İslam çatısı altında yaşamaya başlayınca diğer kültürler ve diğer fikirler ile tanışma durumu gerçekleşti.
06:37Yani mesela ilk etapta bakıyoruz Yunan felsefesi önce İbranice'ye çevrilir sonra o İbranice'den de Arapça'ya çevrilir ve Arapça'ya çevrildiğinde özellikle o dönemin Müslümanları felsefecilerin, filozofların kendi aralarında ta ezelden beri tartışa geldikleri konular ile tanıştılar, karşılaştılar.
07:05Onları okudular. Okuduklarında onların kendi aralarında tartıştıkları meselelere dair İslami fikirler ya da İslami bakışlar getirmeye başladılar.
07:19İşte kaza ve kader meselesi böylesi bir dönemde ve böylesi bir eylem sonucunda ortaya çıkmıştır.
07:27Yani Müslümanların felsefeyle tanışması neticesinde ortaya çıkmış bir meseledir.
07:34Peki filozoflar ya da felsefeciler bu meseleye ne şekilde bakmışlardı?
07:42Felsefeciler kaza ve kader başlığı adı aslında şu konuyu tartışmışlardır.
07:49İnsanlar kendi fiillerinde hör müdürler yoksa değiller midir?
07:54Yani insanlar kendi fiillerinin yaratıcısı mıdırlar yoksa insanlar yaratılan bir fiili mi gerçekleştirmek zorundadır?
08:06Ve felsefeciler arasında iki grup oluşmuş.
08:12Biri insanlar kendi fiillerinin yaratıcısıdır deyip dolayısıyla insan kendi fiillerinin yaratıcısı olduğundan dolayı fiillerinin mesuliyetini taşır diyen Epikurus ekolü.
08:25İkincisi ise hayır insan fiillerinde zorlanmıştır, insanın hör bir iradesi yoktur deyip bu görüşü savunan grubun ismi de Revakçılar.
08:37Bu Yunan felsefesi içerisinde bilinen tartışılan bir konu.
08:41Müslümanlar bu felsefik fikirlerle tartıştıklarında bu şekilde ilk etapta kelamcılardan bir grup olan mutezile ekolü buna İslami bir yorum, İslami bir bakış açısını getirmeye çalıştı.
08:55Ve dedi ki Allah adil ise, Allah insanları yapmış oldukları fiillerden dolayı hesaba çekecek ise o zaman insan yapmış olduğu fiiliyatın sorumluluğunu taşımalıdır.
09:10Bu mantıktan da insan kendi fiilinin yaratıcısıdır dediler.
09:16Ve insanın fiili neticesinde eşyada meydana gelen özelliklerin de insanın fiili neticesinden dolayı oluştuğundan dolayı o özelliği de insan yaratmıştır dediler.
09:30Yani birincisi fiillerin yaratıcısı insandır dediler.
09:36İkincisi bu fiillerden meydana gelen, yani insan kendi fiiliyle işte bir yemek yaptığında bu insanın yaratığı bir fiildir dediler.
09:46O yemekte oluşan tat, lezzet, acılık, tatlılık neyse o özelliği de insanın yaratığı dediler.
09:54Gerçi burada ihtilaf ettiler.
09:57Bazı mutezile ekibinden, ekolünden olup maddedeki oluşan özellikleri fiilin neticesinde olsa dahi o Allah'ın yaratığıdır diyen de oldu.
10:08Şimdi bu düşünce dediğim gibi ilk defa İslam uleması arasında yer edinilen bir düşünce oldu ve biraz böyle yeni bir fikir heyecanını oluşturdu.
10:24Sonra bunu İslamileştirmek adına da dediler ki işte buna dair bir takım ayetler getirdiler.
10:31Yani işte insana iki yol verildiğini ve insanın kendi kazandığının lehine olduğuna dair ayetleri de bunu görüşlerini desteklemek için kullandılar.
10:42Sonra bu görüşe karşı bir cevap mahiyetinde bir ekol ortaya çıktı ve bir görüş ortaya koydu.
10:51Bunlar da işte cebriye ekolu denilen ekoldur.
10:55Bunlar da dediler ki hayır insan kendi fiillerinin yaratıcı olamaz.
11:00Yaratıcı olan Allah'tır.
11:02Allah insanın da insanın fiillerini de yaratandır.
11:05Dolayısıyla böyle olunca da o zaman madem fiilleri yaratan Allah ise o zaman insan kendi fiillerinde hör değildir.
11:13Yani fiillerinde zorlanmıştır dediler.
11:17Onlar da kalktılar bu görüşlerini desteklemek adına Kur'an'dan ayetler getirdiler.
11:22İşte sizi de ve sizin yaptıklarınızı Allah yarattı ayeti gibi ya da sen atınca sen atmadın Allah attı ayetlerini de o anlamda zahiri bir şekilde kendi görüşlerini destekleme noktasında deli olarak ortaya koydular.
11:38Ve bu meselede üçüncü bir ekol daha ortaya çıktı.
11:43Üçüncü bir görüş daha ortaya çıktı.
11:46Bu da işte ehl-i sünnet diye bildiğimiz ehl-i sünnetten bir takım alimlerinin ortaya koyduğu görüştür.
11:53Ehl-i sünnet bu noktada öyle bir görüş ortaya koydu.
11:57Kendisince hem mutezileye hem de cebriyeye bir cevap vermiş oldu.
12:02O da dedi ki aslında fiillerinin yaratısı olan Allah'tır.
12:06Yani fiilleri yaratan, insanın yaratığı gibi fiilleri yaratan Allah'tır dediler.
12:11Ancak insan orada seçimli bir kazanca sahiptir.
12:15Yani insan irade eder, insan ister, Allah da yaratır dediler.
12:19Ve tabi tarih içerisinde diğer ekollerin taraftarlarının zayıflaması sonucunda ehl-i sünnetin de ekol olarak İslam ümmeti içerisinde geniş bir alan kapsamasından dolayı bu görüş diğer görüşlere üstün ve galebe çaldı.
12:39İşte meselenin kaynaklandığı nokta ve bu meseleye dair ortaya konulan görüşler bundan ibaret.
12:45Ama bu görüşler burada kalmadı.
12:47Yani tarih içerisinde dedim ya bu fikirler dallanarak, budaklanarak günümüze daha çetrefeli bir hal alarak geldi.
12:56Niye?
12:57Yani öyle ki insanlar bir kısım dedi ki artık kaza ve kader kelimesiyle felsefelerin tartıştığı fiillerin yaratması ve eşyadaki özelliklerden de geçilerek
13:09kaza ve kader kelimelerinin sözlük ve şer'i anlamlarıyla işin içine katarak olayı daha bir bulamaç haline getirdiler.
13:18Öyle ki birileri dedi ki ya işte kader külli hüküm, kaza cüz'i hüküm dediler.
13:25Kader işte Allah'ın takdir ettiği en karar kıldığı hüküm, kaza ise onun tezahürüdür.
13:32Hükümün yerine gelmesidir dediler.
13:35Biri dediler ki işte kaza ve kader meselesi Allah'ın sırlarından bir sırdır.
13:39Konuşmayız, bilmeyiz, etmeyiz dediler.
13:41Biri dedi ki işte ya Allah'ın Resulü bir hadisi vardır, kaderden bahsedince susunuz, onun için biz de kaderden bahsetmiyoruz dediler.
13:51Birileri dedi ki kader diye bir şey yoktur.
13:53Yani velhasıl kelam bu meseleye dair olabildiğince farazi, hayali, mantıksal önermeler sonucunda bir takım fikirler ortaya konuldu.
14:06Dediğim gibi gelinen noktada ise insanların kafaları bu meselede maalesef net değil.
14:10Yani kaza ve kader konusunda Müslümanlar çok fasih ve vazih bir anlayışa sahip olmadıkları için de fiiliyatlarına da bu karmaşa yansınmaktadır.
14:23Şimdi bu meselenin dediğim gibi bir çözümü yok mu? Var.
14:37Ama şunu bilmemiz lazım.
14:39Bu mesele evet sonradan ortaya çıkmış ama buna bir cevabın verilmesi gerekiyor.
14:46Bunu akli olarak açığa veya açıklığa kavuşturmak gerekiyor.
14:52Ve İslam'ın bize öngörmüş olduğu hususlar ile de uyuşacak, örtüşecek bir çözüm bulmak gerekiyor.
15:01Şimdi bu meselenin aslında dediğim gibi çıktığı nokta şu.
15:03fiillerinde insan mı yaratıcıdır yoksa Allah mı yaratıcıdır?
15:10Ve eşyadaki özelliklerin vakası insanın fiilin neticesinde midir yoksa Allah'ın takdir ettiği bir özellik midir meselesi değil mi?
15:20Temel bu olarak tartışılma açılmıştı ve bu şekilde görüşler ortaya çıkılmıştı.
15:25Şimdi bizler sahip olmuş olduğu akideye göre, inanca göre şunu esas alırız.
15:33Biz iman ettiğimiz Rabbimiz bize kendisine kulluk yapmak üzere gönderdiğini ve yarattığını bildirmektedir.
15:45Ve bu kulluk neyle gerçekleşmektedir?
15:48Yapmış olduğumuz amellere hangisine sevap ve ceza geleceği veya yapmış olduğumuz amellerden hangisinden hesaba çekilmeyeceğimiz meselesidir.
16:02Dolayısıyla bu meseleyi üzerine oturtup zemin kılacak ana düşünce bu.
16:09Zemin bu olmalı ki biz buna sahi anlamda bir çözüm getirelim.
16:14Yani meseleye yaratmak meselesi olarak değil.
16:18Biz zaten yarattık, yaratıldık.
16:20Ve Allah'ın yaratıcı ve halık sıfatıyla bütün mahlukatı yaratan olduğunu biliyoruz.
16:25Ama yaratma vakasına vakıf değiliz.
16:29Yani Allah'ın nasıl yarattığına keyfiyetini bilmiyoruz.
16:33Dolayısıyla bizim üzerinde bu konuyu tartışacağımız mesele bu değil.
16:37Fiilin kul tarafından mı Allah tarafından mı yaratıldığı meselesi değil.
16:41Kuldan meydana gelen fiillerin hangisinde kulun muaf olduğu, hangisinden ise hesaba çekileceği meselesi bizim için esas zemindir.
16:53Mesele bu.
16:55O zaman bu zeminde bu meseleyi tartışacaksak şunu görüyoruz.
16:58Yani her insanın görebildiği ve gözlemleyebildiği husus şu.
17:02İnsanlardan iki tür fiil meydana gelir.
17:08Ya da insanlar üzerinde gerçekleşen, meydana gelen fiiller iki türlüdür.
17:13Bir, varlık nizamlarının gerektirdiği fiiller.
17:19Bundan kastımız şu.
17:20Yani Allah subhanahu ve teala insanı, hayatı, kainatı birbiriyle ilişkili ve birbiriyle intizamlı bir şekilde yaratmıştır.
17:30Yani örneğin insanoğlu nefes alıp kainatıyla hayatını idame ettiriyorsa,
17:38kendi vücuduna gerekli olan o almış olduğu nefesin içerisindeki gaz oranlarını Allah subhanahu ve teala havada yaratmıştır.
17:46Yani %21 olanda oksijen, %71 olandan azot ve %1 olandan diğer gazlar ve buhardan oluşan atmosferi Allah subhanahu ve teala bizi ve onu bu şekilde birbiriyle intizamcı uyumlu yaratmıştır diyelim.
18:04Yani herkese bizim işte yer çekimi kanunu yaratmış olması, sürtünme kanunu kuvvetini yaratmış olmasından dolayı biz elbise giyebiliyoruz ya da yürüyebiliyoruz.
18:17Dolayısıyla Allah-u Teala insanın hayatı ve kainatı birbiriyle uyumlu ve iç içe yaratmıştır.
18:22Bu bağlamda dünyanın dönmesi, ayın dönmesi, güneşin dönmesi değil mi?
18:29Bütün bunlar varlık nizamlarının gerektirdiği filerdir.
18:33Bunun haricinde örneğin biz insanoğlu kendi tercihimiz dışında dünyaya geldik.
18:39Ve yine irademiz ve tercihimiz olmadan ölmek durumundayız.
18:44Değil mi?
18:44Ve hakeza biz kendi vücudumuzun şeklini oluşturma hürriyetine ve imkanına sahip değiliz.
18:52Kendi gözlerimizin görme özelliğini icat etme, bunu daha güçlü hale getirme imkanına sahip değiliz.
18:59Başımızın şeklini, boyumuzu, bütün bunlar nedir?
19:04Rabbimizin varlık nizamları çerçevesinde ve onunla birlikte yarattığı hususlardır.
19:11Şimdi bu işin bir bölümü.
19:13İkinci bölümü, yani bu bölümünde dedik ya, insanın bunların meydana gelişinde hiçbir müdahalesi yoktur.
19:25Yine insanın meydana gelmesinde müdahalesi olmadığı ama varlık nizamlarının da gerektirmediği bir takım olaylar vardır.
19:34Yani öyle fiiller, öyle olaylar meydana gelir.
19:38Yani ya insan üzerinde meydana gelir, vuku bulur ya da insandan tezahür eder.
19:44Ama bu fiillerin meydana gelmesinde insanın iradesi, isteği, tercih yok.
19:50Örnek olarak, yani şu anda kapıdan elinde çay tepsiyle gelen bir arkadaşı düşünün, o sırada sırtı dönüp de görmeden dönen, aniden dönen bir arkadaşın çarpışması değil mi?
20:06Şimdi orada bir vaka, bir olay, bir fiil meydana geliyor.
20:10Ama bu fiil, ona çarpıp ve o çayların dökülmesi ve ondan doğan diğer hususların meydana gelmesinde kişi kendisi tercih etmedi.
20:20Bunu irade etmedi, bilerek yapmadı.
20:23Ama vuku buldu.
20:25Ve o vuku bulmuşunda bunu kendisinden uzaklaştıramadı da.
20:29Hani çok daha keskin, bariz örnekler vardır.
20:32İşte bir duvarın üstünde yürüyen bir adamı düşünün.
20:36Yani düşme ya da intihar etme gibi bir isteği olmadan yürümek istiyor.
20:42Ama o anda dengesini kaybetti ve düştü.
20:45Düşerken yere değil de duvarın dibinde olan bir insanın üzerine düştüğünü,
20:50ve o insanın ölümüne sebebiyet verdiğini düşünüyorum.
20:54Bakın bir olay, hem de ciddi bir olay meydana geliyor.
20:57Ya da meşhurdur hani insanlar ava gider, ney mi?
21:01Yani avlanmak isterken işte çalının üzerine bir kuş görmüştür, avlanacak hayvan görmüştür.
21:06Ha tamam nişan alırken ona nişan alır ama
21:08hiç görmediği, bilmediği, hesaba katmadığı, orada olabileceği tahmin etmediği
21:14çalının arkasında bir adamı vurmuş olabilir.
21:17Değil mi?
21:18Ya da işte arabayla gidiyorsun, seyahat ediyorsunuz.
21:21Arabanın yola çıkarken de adama gösterdin, tamirciye.
21:24Dedin ki ya bir bak bunun yola çıkacağım yağına, gazına neyse.
21:28Adam da diyor abi tamam her şey tıkır, yola çıkabilirsin.
21:30Ama gittin yolda, frenin patladı, zira fren boşaldı, ne oldu?
21:35Ya sen kazattın ya da birini çarptın.
21:37Bakın, bu bütün olaylara, örneklere baktığımızda
21:41insan üzerine gerçekleşiyor ya da insandan kaynaklanıyor.
21:46Ama meydana gelmesinde insanın tercihi, iradesi yok.
21:51Ve meydana geldiklerinde insanın onu kendisinden uzaklaşabilecek gücü de bulamıyor.
21:56Ama bu mesele varlık nizamlarının gerektirdiği fiillerden de değil.
22:03İşte kardeşlerim, şu yani insanın, insana hakim olan dairede,
22:12insanın iradesi dışında meydana gelen bütün fiiller,
22:16insan ister varlık nizamlarının gerektirdiği fiiller olsun,
22:19isterse varlık nizamlarının gerektirmediği fiiller olup,
22:23insanın kendisinden def etmeye, uzaklaştırmaya gücü yetmediği bütün bu fiiller
22:29kaza olarak tanımlanır.
22:34İman edilmesi gereken husus budur.
22:38Yani bu fiillerin tamamını yaratan, takdir eden, gerçekleştiren Allah s.a.v.
22:45bunlarda hayır mı var, şer mi var, biz bilemeyiz.
22:50Varsa hayrı da, şerri de Allah'tandır, Allah bilir.
22:55Biz bu fiillerin meydana gelmesinde hiçbir şekilde sorumluluk sahibi değiliz.
23:02O fiillerin meydana gelmesiyle ne biz herhangi bir mükafat alırız,
23:07ne de herhangi bir ceza ile cezalandırılırız.
23:11Dolayısıyla insanoğlunun iradesi dışında meydana gelen bütün bu fiillerin oluşturduğu alan daire,
23:21kaza dairesidir.
23:25Dedik, bir de insanoğlunun kendi iradesi ve tercihiyle yaptığı, meydana getirdiği fiiller vardır.
23:33Bu fiillerin kaza ile hiçbir alakası yoktur.
23:38Bu fiillerin meydana gelmesinde tamamen insanın her iradesi,
23:43kendi tercihi, zihnindeki fikre göre, tabi olduğu nizama göre,
23:49sahip olduğu ilke ve prensiplere göre gerçekleştirilir.
23:54Bu fiillerin yapılmasında, gerçekleşmesinde ise,
23:57insan mesuldür ve insan bunların hesabını vermek durumundadır.
24:04Yani, İslami bakış açısına göre,
24:07kul, kendi hır iradesiyle bir takım fiiller yapabilmektedir.
24:12Ve yapmış olduğu bu fiillerden hesaba çekilecektir.
24:16Eğer bu fiiller,
24:18inandığı Rabbinin kanunlarına, nizamlarına uygun gerçekleşmişse,
24:22gerçekleşmişse, Allah ona mükafat verecektir.
24:26Eğer Allah'ın indirdiği nizama aykırı olarak gerçekleştirilirse de,
24:31Allah onunla, onu cezalandıracaktır.
24:33Azap verecektir.
24:36Ama işte, Müslümanların genelinin,
24:39işine düştüğü nokta,
24:41buradaki hata,
24:42yani,
24:43kendi hır iradesiyle yaptığı fiilleri,
24:46dediğim gibi,
24:46kendisine verilen yanlış kaza ve kadar anlayışı gereğince,
24:52o mesuliyetinden sıyırmaya çalışıyor.
24:56Allah ona,
24:57İslam'ı yaşamayı emrediyor.
25:00Allah'ın emirlerini yerine getirmesini emrediyor.
25:03Bu emirleri yapabilecek kabiliyet veriyor.
25:07Bu emirlerin doğruluğunu ve yanlışlığını anlayabilecek feraset veriyor.
25:11Ama bu, burada bunu kullanmak yerine,
25:14nefsine uyup,
25:16Allah'ın münker dediği işleri gerçekleştirip,
25:19ve sonra da,
25:20haşa ve haşa Allah'a iftira ederek,
25:22Allah bunu hakkımda takdir etti,
25:24yazdı, ben de yapmak zorunda kaldım, diyor.
25:29Bu böyle değil.
25:32Yani,
25:32Allah subhanahu ve teala,
25:34evet, insanın irade etmediği,
25:36insanın tercih etmediği,
25:37insanın başına gelen her şey kazadır,
25:39ve Allah'tandır.
25:40Allah da,
25:41kendi kazasına Müslümanlara inananların teslim olmasını,
25:45iman etmesini,
25:47ve bunun sonucunda işte gerekirse,
25:48Rabbine tevekkül etmesi,
25:50dayanması gerektiğini ifade eder.
25:52Ama insana vermiş olduğu irade var.
25:54Yani,
25:55kendi aklı ile,
25:57doğruluğu ve yanlışlığını,
25:59anlayabilecek bir din indirmiştir.
26:03Ve yine,
26:04لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَا
26:06diyerek,
26:06biz hiçbir insana taşıyamayacağı bir yükü de yüklemedik.
26:11Yani,
26:11Allah'ın bizim için indirmiş olduğumuz mükellefiyetler,
26:15sorumluluklar,
26:16bizim kaldırabileceğimiz sorumluluklar olup,
26:19dolayısıyla,
26:20bizler,
26:21bunu yapmakla mükellefiz.
26:23Onun için,
26:23hiçbir zan,
26:24hiçbir Müslüman,
26:25kendi tembelliğini,
26:26kendi acizliğini,
26:28kendi heva ve hevesinin peşinden koşma halini,
26:31Allah'a isnat edemez.
26:34Ya da işte,
26:35Allah'ın ilmine,
26:36ya da Allah'ın takdirine,
26:38isnat edemez.
26:40İnsanoğlu,
26:41bu noktada,
26:42mesuldür,
26:43ve yapacaklarından da,
26:45hesaba çekilecektir.
26:46Konu,
26:50daha önce bilenler için,
26:53eminim ki,
26:54vazıhtır ama,
26:56bilmeyen veya belki ilk defa karşılaşan kardeşlerim için,
27:00belki biraz daha somut olması için,
27:02şöyle bir,
27:03şema,
27:05göstermek istiyorum.
27:07Gerçi renkli çıktısı olsa da daha güzel olurdu,
27:09çünkü daha belirgindi.
27:11Şimdi,
27:11insandan kaynaklanan bütün fiiller,
27:14iki daire içerisinde gösterilebilir.
27:19Yani burada iç içe iki tane daire var.
27:22Bakın,
27:24insana hükmeden daire,
27:26ve insanın hükmü aslında bulunan daire.
27:30İnsana hükmeden bu daire de,
27:34kendi içerisinde iki ayrılır.
27:36Bir,
27:37varlık nizamlarının gerektirdiği fiiller,
27:41ki burada,
27:42insanın,
27:44bunlara müdahale etme gibi durumları söz konusu değil.
27:48Yine,
27:49varlık nizamlarının gerektirmediği fiiller olup,
27:52ama insanın kendisinden uzaklaştırmaya güç yetiremediği fiiller.
27:57Bu dairede meydana gelen bütün fiillere,
28:00kaza deriz.
28:01Ama işte,
28:02insanın kendi hükmü altında bulunan dairede,
28:06insanın kendi tercihine bağlı olarak,
28:09kendi iradesiyle,
28:10kendi yetenek ve gücüyle,
28:12fiiller meydana gelir,
28:15bu fiillerden de insan,
28:17hesaba çekilecektir.
28:18Hiç kimse,
28:19hiçbir insan,
28:20bu dairede,
28:21gerçekleştirdiği fiillerden dolayı,
28:23bir mesuliyetten kaçamaz,
28:27ya da bu fiilleri başkasına yükleyemez.
28:31Kaza meselesi bu,
28:33ve insanın kendi iradesiyle yapmış olduğu fiillerin meselesi de,
28:37bu şekilde birbirinden ayırt edilmesi lazım.
28:39Kader meselesi,
28:42yani,
28:43yine dediğim gibi felsefecilerin,
28:45kendi aralarında tartışıp,
28:46daha sonra,
28:47Müslümanların da müdahil olduğu konu,
28:49yani eşyadaki özelliklerin,
28:52vakası,
28:53insanın fiillerin neticesinde olması halinde,
28:57insan mı yaratı,
28:58Allah mı yaratı meselesi.
29:00Şimdi,
29:02Allah s.a.v. ve teala'nın,
29:05yaratma vakası,
29:06yani,
29:07yaratılığına,
29:08şahitlik ettiğimiz özere,
29:11hem insanda,
29:12hem de maddede,
29:13bir takım özelliklerin kendisi yarattığını görebiliyoruz.
29:16Yani,
29:17bu özelliklerin oluşumunda,
29:19insanoğlunun hiçbir müdahalesi yok.
29:23İnsanoğlu sadece,
29:25o özellikleri kullanmak suretiyle,
29:27bir takım fiiliyatları icra eder.
29:30Yani,
29:32kader dediğimiz şey,
29:33Allah s.a.v. ve teala'nın,
29:35gerek insanda,
29:37ve gerekse de eşyada,
29:38var ettiği,
29:40yarattığı özelliklerdir.
29:41Yani,
29:42ateşte yakıcılık özelliği,
29:45suda akıcılık özelliği,
29:47değil mi?
29:47Bıçakta kesicilik,
29:49ya da odunda yanma özelliği,
29:51Allah'ın o eşyada,
29:53var ettiği, yarattığı,
29:54bir özelliktir.
29:56Bu özelliklerin,
29:57insanlar tarafından,
29:59kullanılarak,
30:00bir fiiliyatı meydana getirmesi ise,
30:02insanın kendi hör iradesi içerisine gider.
30:05yani,
30:06bir insan,
30:07Allah'ın,
30:08Allah'ın,
30:08bıçakta yaratmış olduğu,
30:10keskin,
30:11kesicilik özelliğini,
30:13yani,
30:13insanlara,
30:14hayırlı,
30:15olabilecek,
30:16amelleri işleyebileceği gibi,
30:18yani,
30:18yemek yapabileceği gibi,
30:20ne bileyim,
30:20ekmeği doğrayabileceği gibi,
30:22onu,
30:23aynı zamanda,
30:23o kesicilik özelliğini,
30:24kullanarak,
30:25bir insanı da,
30:26fışaklayıp,
30:27katledebilecek,
30:28durumdadır,
30:29değil mi?
30:29Şimdi,
30:31Allah'ın,
30:31bıçakta yaratmış olduğu özellik,
30:33bizatihi,
30:35kendisi,
30:36insanı katledecek,
30:37bir durumda değildir.
30:39Ya da,
30:40ekmeği,
30:41kesebilecek,
30:41bir durumda değildir.
30:43O özelliği,
30:44kullanacak olan,
30:45insanın kendisidir.
30:46İnsan,
30:47o özelliği,
30:47kendi iradesiyle,
30:49ya Allah'ın,
30:50nizamını gözetmek,
30:51suretiyle,
30:52hayır işler,
30:53ya da,
30:54Allah'ın,
30:55nizamına aykırı,
30:56hareket ederek,
30:56Allah'ın azabını gerektirecek,
31:00bir münkeri,
31:01bir fiiliyatı işler.
31:03Kader meselesi de,
31:05bu şekilde,
31:06izah,
31:08edebiliriz ki,
31:09bundan sonra,
31:10Müslümanların,
31:11bu meseleye dair,
31:13herhangi bir,
31:14zanı,
31:15şüpheyi,
31:16barındırmaması gerekiyor.
31:18Çünkü,
31:18dediğim gibi,
31:19bu mesele,
31:20tarih içerisinde tartışılan,
31:21meselelerden,
31:23soyutlayarak,
31:24bağımsız kılarak,
31:25anlaşılırsa,
31:27çok daha,
31:28netleşir,
31:28insanın zihninde.
31:30Ama,
31:30hala bu meseleyi,
31:31işte,
31:32Allah'ın ilmiyle,
31:34Allah'ın iradesiyle,
31:36ne bileyim,
31:36levhi mahfuzla,
31:38ilişkilendirmek,
31:39suretiyle,
31:40yapılan izahatlar,
31:42kesinlikle,
31:43sağlıklı izahatlar,
31:44olmayacağı gibi,
31:45insanların zihninde de,
31:47netleşmez.
31:48Şimdi,
31:49Allah,
31:49subhanahu ve teala'nın iradesi demek,
31:51onun dilemesi demektir.
31:53Onun dilemesi demek,
31:55onun emrine,
31:56isteğine rağmen,
31:58herhangi bir şeyin,
32:00vuku bulmaması demektir.
32:02Allah subhanahu ve teala'nın,
32:04her şeyi önceden,
32:05yazdığından bahsetmesi,
32:08Allah subhanahu ve teala'nın,
32:09ilminin her şeyi,
32:10kuşattığına kine edir.
32:13Her şeyin,
32:13levhi mahfuzda,
32:14yazılıyor olması,
32:15Allah'ın her şeyi,
32:17olmadan önce,
32:18biliyor olması demektir.
32:20Bu,
32:21onun,
32:21subhan sıfatıyla,
32:23ancak,
32:24bizim algılayabileceğimiz,
32:25bir meseledir.
32:26Çünkü,
32:26subhan sıfatıyla,
32:27Allah subhanahu ve teala nedir?
32:29Eksiklikten,
32:30noksanlıktan,
32:32deli bir yaratıcıdır.
32:33Yani,
32:34onun için gizli,
32:35onun için saklı,
32:36onun için,
32:37erişememek gibi,
32:39bir durumsuz konusu değildir.
32:41Dolayısıyla,
32:42gelecekte olan,
32:43bir şeyin vakasının,
32:44Allah tarafından bilinmesi,
32:47yine Allah'ın sıfatıyla,
32:49ve onun,
32:50bütün noksanlıklardan beri olmasıyla,
32:53izah edilebilir,
32:54anlaşılabilir bir durumdur.
32:56Onun için,
32:56Allah subhanahu ve teala'nın,
32:58bir kulun önceden,
32:59ne yapabiliyor olacağını bilmesi,
33:02bu,
33:02o kula bunu yaptırıyor olduğu anlamına gelmiyor.
33:05İşte,
33:06Müslümanların en fazla,
33:07kilitlendiği,
33:08en fazla,
33:10bulanıklaştığı nokta burasıdır.
33:13Diyor ki,
33:13her şey maden Allah katında yazılıysa,
33:16benim Allah-u Teala ne yapacağımı biliyor.
33:18Dolayısıyla,
33:19benim yapmış olduğum fiiller,
33:20tabiri caizse bir nevi,
33:22Allah yazdı,
33:23ben de oynamak zorunda kaldım,
33:25şeklinde bir yoruma gidiyor.
33:27Onun için,
33:27dediğim gibi,
33:28bütün tembelliğini,
33:29bütün vurdum duymazlığını,
33:31ya da,
33:31Allah karşısındaki bütün sorumluluğunu,
33:34böylesi bir mantıksal,
33:36önerme sonucunda,
33:37ortaya çıkartıp,
33:38buna inanıyor.
33:38Oysa bu,
33:41Rabbimizin,
33:42kitab-ı mübin dediği,
33:43apaçık kitabında,
33:45apaçık ayetlerle ifade ettiği hususlara,
33:48aykırı bir anlayıştır.
33:50Çünkü Allah-u Teala,
33:52insana,
33:53bir irade verdiğini,
33:55insana,
33:56iyi ve kötü birbirinden ayet edebilecek,
33:58bir furkanın,
33:59bir felaseti verdiğini,
34:00insanın dilediği yolu tercih edebileceğini,
34:03iyi yolu tercih etmesi halinde,
34:05Rabbini ilah olarak kabul edip,
34:07ona kulluk ettiği halde,
34:09onun mükafatına,
34:10dahil,
34:11nail olacağını,
34:13ama aksini,
34:15seçmesi halinde,
34:16yani kendi hevesini ilah edinip,
34:18ya da Allah dışından başka ilahlar edinip,
34:20ona kulluk etmesi halinde,
34:23onun peşine gitmesi halinde ise,
34:25kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olacağını,
34:29apacık bir şekilde bildiriyor.
34:31Ve biz de zaten,
34:32yani düşünen ve akleden insanlar olarak,
34:36bizim belli bir irademiz olduğunu görebiliyoruz.
34:39Yani bugün sizler,
34:40kendi iradenizle,
34:42kendi isteğinizle buraya geldiniz.
34:44Ben bugün buraya kendi isteğimle,
34:46kendi irademle geliyorum.
34:48İstediğim anda su içerim,
34:49istediğim zaman içmem.
34:51İstediğimde kalkarım,
34:52istediğimde otururum.
34:54Bakın, bu bana verilmiş bir iradedir.
34:57Dolayısıyla ben bu irademle hesaba çekileceğim.
35:00Mesele burada.
35:01İşte Müslümanların,
35:03bunu netleştirmesi gerekiyor.
35:04Rabbim,
35:06evet,
35:06benim üzerine bir iradesi vardır.
35:08Ve o irade gerçekleştiğinde,
35:10benim yapabileceğim şey yok.
35:12Ve ben ondan dolayı,
35:13hesaba da çekilmeyeceğim.
35:14Bunu bilmem lazım.
35:16Buna iman etmem lazım.
35:18Hatta mesela,
35:19bundan dolayı,
35:20bu nereler,
35:21özellikle bizim ilgilenilen bir meseledir?
35:23İslam'ın bir dava olarak,
35:29bir yaşam tarzı olarak benimsenip,
35:31yaşanması ve onun bir davet olarak taşınması noktasında,
35:35neyle karşılaşıyoruz?
35:36Böyle bir davetli derdi olmayan,
35:40kendisine has bir yaşam tarzı kurup,
35:42kendi yaşam tarzını dayatan sistemlerin,
35:45değil mi,
35:46rejimlerin,
35:48rejimler ile karşı karşıya geliyoruz.
35:51O bir yaşam tarzı dayatıyor,
35:53kendi yaşam tarzını hayatta uyguluyor,
35:55ve kendisi dışındaki bütün yaşam tarzları muhalif görüp,
35:59engellemektedir.
36:00Bu anlamda,
36:02mevcut Müslümanlar üzerinde uygulanan nizamların tamamı öyledir.
36:07Müslümanlar da,
36:08inandıkları Allah'ın emri gereğince,
36:13İslam'ı fertli olarak şahslarına yaşamak üzere,
36:16İslam'ı bir dava olarak hayata taşımak üzere yola çıktıklarında,
36:21dolayısıyla sistemle karşı karşıya gelip,
36:24sistem tarafından bir takım sıkıntı ve zulümlere maruz kalıyorlar mı?
36:28Kalıyorlar.
36:28Kalma ihtimalleri var mı?
36:30Var.
36:31Daha önce kaldılar mı?
36:32Kaldılar.
36:33Çünkü bu,
36:34hak ile batılın,
36:35yeryüzüne indirildiğinden beri süregelen bir çatışmadır.
36:40Hak taraftarları galip geldiğinde,
36:43adalet ile hükmederler.
36:45Batıl ise,
36:46kendi arzularınca hayat sürdürebilmek adına,
36:50dünyaya,
36:51kendilerince imal edip,
36:53hayatı dünyadan ibrez sayın bu insanlarsa,
36:55bu ilahi düşüncelere karşı hep set olmuşlardır.
37:00Nebi ve Resulü'nün hayatlarına ve kısalarına bunu görebilmekteyiz.
37:04Kendi Nebimizin ve Resulümüzün hayatına bunu görebilmekteyiz.
37:07Yani işin özü şu,
37:09biz Rabbimizin emrine icabet ederek,
37:12onun rızasının teşhinden koşarken,
37:16bizim irademiz dışımızdan,
37:18bu sistemlerden kaynaklansın,
37:19ailemizden kaynaklansın,
37:21iş yerimizdeki patronundan kaynaklansın,
37:23çevremizden, akrabamızdan kaynaklansın fark etmez.
37:26Onlardan bize gelecek her türlü sıkıntı ve musibet,
37:29bizim için kazadır.
37:32Bizim irademiz dışında gerçekleşmiştir,
37:35biz onları temin etmedik.
37:36Biz kendi, hiçbir insan gidip işinden çıkmak ister mi?
37:40Hiçbir insan sürgün hayat yaşamak ister mi?
37:43Bir insan kendi iradesiyle gidip,
37:45cezaevine gidip,
37:46özgürlüğünden mahrum olmak ister mi?
37:48İstemez.
37:50O zaman bu insan istemediği halde,
37:52bunlar insanın başına geliyorsa,
37:54bu insan için kazadır.
37:57Ve bunun Allah'tan geldiğine iman etmesi lazım.
38:01Bu rızık meselesinde de öyleydi,
38:04ecel meselesinde de öyleydi,
38:06tevekkül meselesinde de öyledir,
38:08korku meselesinde de öyledir,
38:10İslam'ın gelecekte üstün olacağına ve hakim olacağına meselesinde de öyledir,
38:16İslam ümmetinin üstün bir ümmet olduğu noktasında da öyledir.
38:19Yani, iman eden Müslüman,
38:22Allah'ın bu meselelere dair getirdiği kriterlerle iman etmesi lazım.
38:30Bakın, bu mesele işte böyle bir yönü var.
38:33Tamam ben kaza ve kaderi teorik olarak çözerim.
38:36İşte fiiller iki daire içerisinde meydana geliyor.
38:38Bir, benim hükmüm altında.
38:40Öbürüsü işte bana hükmeden daire.
38:42Bunu anlamak mı anlatmak değil.
38:44Bunu pratikliğinde hissedebilmektir.
38:46Benim iradem dışında, ben Rabbimin emrine icabet etmeye çalışırken,
38:50benim iradem dışında benim başıma gelen her şey kazadır ve bu benim imtihanımdır.
38:58Öyle değil mi?
38:59Yani bugün insanların irade etmediği halde başlarına bin bir türlü iş geliyor.
39:03Ama bir de kendi tercihleriyle yaptıkları vardır.
39:07Ben Allah'ın emrine icabet ederek,
39:10İslam'ı öğrenir ve davet olarak taşırım,
39:12cezaevine giderim.
39:13Bu benim için kaza ve Rabbimin ecil vereceği bir eylemken,
39:17ama ben gidip,
39:18dünya malı için,
39:19üç kuruş için,
39:20bir adamın kafasına sıkar,
39:22öldürürüm maazallah.
39:23Bundan dolayı da giderim,
39:24cezaevine alırım.
39:25Ondan da hiç sevap mevap da almam yani.
39:28Azap üstüne azap çekelim.
39:29Hem dünyada azap,
39:30hem de ahirete azap.
39:31Bakın bu kadar açık ve net yani.
39:33Bariz bir tercih meselesi.
39:36Bizler,
39:37yani kendi tercihimizle münker işlemeye yanaşıyoruz,
39:41ama Rabbimizin başımıza,
39:43irademiz dışında getireceği hususlar ise,
39:47gelme yani,
39:48sanki kendi irademle onları uzaklaştırabileceğimize inanıyoruz.
39:53Bu imanla alakalı bir meseledir.
39:55Bu mesele bizim tatmin olup olmamakla alakalı bir şeydir.
39:59Onun için değerli kardeşler,
40:00kaza ve kader meselesi bu yönüyle algılanmak,
40:03bu şekilde ele almak lazım.
40:04Yani,
40:05bu işin içerisinde ecel vakasına iman etmenin,
40:08rızık vakasına olması gerektiği şekilde iman etmekle de,
40:11birebir ilişkilidir.
40:13Siz burada,
40:14hakkıyla kavradıktan sonra,
40:17ona göre amelde de bulunduktan sonra,
40:18mesele bitiyor.
40:21Mesele bitiyor yani.
40:22Ben,
40:22Rabbimin benim için takdir ettiğini ben bilmiyorum.
40:25Gelecekler benim ne beklediğini bilmiyorum.
40:26Yani dışarı çıkarken,
40:28bir balkonun altından geçerken,
40:29orada,
40:30balkonda yaramazlık yapan bir çocuğun,
40:32kolu çarpmasının yetişesinde,
40:33o saksının gelip,
40:34benim kafama değmeye,
40:35deyip değmeyeceğini bilmiyorum.
40:37Öyle mi?
40:39Yani,
40:39son bir hafta içerisinde,
40:40ben çok ciddi anlamda,
40:41işte,
40:42beyin kanaması geçiren,
40:43ne bileyim,
40:44işte,
40:44iki,
40:46üç vakayla karşılaştım.
40:48Bulduğu yerde,
40:49bulunduğu yerde,
40:50daire amiriyken,
40:51aniden düştü gitti yani.
40:52Biz bunu bilmiyoruz.
40:56Ama,
40:57bunu hiç hesaba katmaksızın,
40:59hep dünyayı endesleyerek,
41:01dünyadaki mevkimizi,
41:02makamımızı,
41:03artırma peşinde ortaya koyacağımız şeyler,
41:05düşünelim Allah'a kadar nasıl bir kıymeti olacak ki?
41:09Önümüzde her an için bekleyen bir ecel vakası var.
41:13Değil mi?
41:13Ve,
41:14biz ne kadar gayret edersek,
41:16edelim,
41:16artmayacak,
41:17azalmayacak,
41:18bir iman etmemiz gereken rızık var.
41:20Öyle değil mi?
41:22O zaman,
41:24yani,
41:24akıl kârı değil mi?
41:26Yani,
41:26gerçekten akıl kârı değil.
41:27Müslümanlar,
41:28doğru tercihte bulunmak zorunda.
41:29Ve,
41:29tercihlerinden insanlar,
41:31katlanmak zorundadır.
41:33Yani,
41:34bunu Allah-u Teala,
41:35birçok ayette o kadar açık bir şekilde,
41:36bize ifade ediyor ki,
41:38yani,
41:39kendi heva ve hevesini ilah edinen,
41:41dünya malına peşinden düşen,
41:43işte,
41:44sağmal sağmal,
41:45atları,
41:46hayvanları,
41:47gömüşleri,
41:47altınları biriktiren,
41:49hepsinin vakasını,
41:50Allah-u Teala,
41:51önceden,
41:52bize tabiricese,
41:53bir tiyatro,
41:54bir piyes,
41:55şekli de sunuyor bize.
41:57Onların savunması,
41:59Allah'ın onlara karşı cevabını.
42:01Ya,
42:01bu vakav,
42:02bizim vakamız.
42:03Biz yaşıyoruz bu dünyada.
42:05Yani,
42:06yaşanan şeyleri söylüyor,
42:07ve akabinde ne olacağını söylüyor bize,
42:08Allah-u Teala.
42:08yine,
42:11kendi işte,
42:13bir takım insanları,
42:14önder,
42:14lider,
42:15rehber kabul edip,
42:16onların saptırmasının neticesinde,
42:18sapan insanların,
42:19hiçbir savunması işe yaramayacak.
42:22Ve,
42:23boynu bükük bir şekilde,
42:24Rabbinin huzuruna,
42:25hazır ola durmuş olan insanların,
42:27ey Rabbimiz,
42:27geldik,
42:28gördük,
42:28işidik,
42:29anlattık,
42:30anladık,
42:31bizi bir daha gönder,
42:33biz artık sana hak ile kulluk yapalım,
42:35diyen insanlardan bahsediyor,
42:36Allah-u Teala.
42:37bir daha kendisine fırsatın verilemeyeceğinden bahsediyor.
42:42O zaman,
42:43kardeşim,
42:43ne ucuz kahramanlığa gerek var,
42:45ne kendi kendimizi kandırmaya gerek var,
42:48ne de,
42:49yani böyle,
42:50Allah'ı,
42:54ahireti,
42:55bir yandan,
42:56inanıp,
42:57bir yandan,
42:58işte,
42:58ona hazırlandığımızı düşünerekten,
43:00ama bir yandan,
43:00ona,
43:01muhalif,
43:03fiiliyatlar içerisinde,
43:05olmak,
43:06yani,
43:06böyle bir yaşantıyı sövdürmeye de gerek yok,
43:09yani.
43:11Yani,
43:11kafirler için,
43:12Allah-u Teala zaten,
43:13dünyanın,
43:14onların için,
43:15hayatın dünyadan ibaret olduğunu,
43:17olabildiğince,
43:17dünyayı cennetleştirmek isterler,
43:19dünyada yalancı cennet ararlar,
43:22burada işte,
43:22cennet teymiş gibi,
43:24yaşamak için gayret ederler,
43:26dersin,
43:26yani,
43:27belki,
43:27onlar gibi yaşayacaksa,
43:28belki bu dünyada,
43:29üç beş gün nasibin olur,
43:31ama ayrıca hiçbir nasibin olmaz.
43:32ama,
43:35öbür tarafta,
43:36dediğim gibi,
43:36yani,
43:37hakikatler,
43:39Rabbimizin,
43:40apaçık bir şekilde,
43:41ayetlerinde,
43:42ifade ediliyor,
43:44dolayısıyla,
43:45bizler,
43:46kendi,
43:46her irademizle,
43:48kendi yeteneğimizle,
43:49kendi aklımızla,
43:51yapacağımız,
43:51fiillerden,
43:52kesinlikle,
43:53zerre zerre,
43:54miskal miskal,
43:55hesaba çekileceğiz.
43:56yani,
43:57insanoğlundayım gibi,
43:59o gün orada,
44:00ya,
44:00bu da mı yazıldı,
44:02bundan da mı hesaba çekiliyoruz,
44:03diyecektir yani.
44:05Hiçbir şey Allah katında,
44:07gizli kalmaz,
44:09her şey açığa çıkacaktır.
44:11Onun için,
44:12biz de diyoruz ki,
44:12yani,
44:13meseleyi biraz daha doğru bakalım,
44:15doğru anlayalım.
44:17Yani,
44:17bütün bu hususlar,
44:18Rabbimizin ayetlerinde geçen hususlardır.
44:21Onun için,
44:21yani,
44:22kendimizi kandırma yoluna da gitmeyelim,
44:25muhakkak,
44:26son nefesimizde kadar,
44:27Rabbimiz,
44:28bize,
44:30tevbe kapısını açı tutmuştur.
44:32Rabbimiz biliyoruz ki,
44:33hakikaten,
44:34bağışlayandır,
44:35bağışlamayı sevendir.
44:37Bir yandan,
44:37eşliklerimiz için,
44:38hatalarımız için,
44:39tevbe ve istifarda bulunmakla birlikte,
44:41bir yandan da,
44:42Rabbimizin emrine icabet etme noktasında da,
44:45gücümüzü,
44:46kuvvetimizi,
44:47cehidimizi,
44:48sarf etmeye çalışacağız.
44:50Rabbimiz emanetini aldığında,
44:51en azından,
44:52Rabbimizin huzuruna,
44:53bir,
44:54azıkla girebilelim.
44:58Evet,
44:58benim bugün,
45:00ifade etmek istediğim,
45:01hatırlatmak istediğim hususlar,
45:04bunlardan ibaretti.
45:06Dinlediğiniz için,
45:06Rabbim hepinizden razı olsun.
45:08ve ahirul da'vana,
45:10en elhamdülillahi rabbil alemin.