- 3 months ago
Kelime-i Tevhidin Manası
Category
📚
LearningTranscript
00:00MÜZİK
00:30Değerli kardeşlerim, tekrar hepiniz hoş geldiniz.
00:40Yüce Rabbimizden bu sohbetimizi hayırlara ve size kılmasını niyaz ediyoruz.
00:45Evet, yedinci sohbetimizdeyiz.
00:49Bugünkü sohbetimizin konusu, kelime-i tevhidin manası.
00:53Bizler bundan önceki sohbetlerde İslam akidesini aklı bir şekilde ele aldık.
01:02Ve aklımızın ikna olacak şekilde nasıl iman edilmesi gerektiği hususlarından bahsettik.
01:11Ve tekrar hatırlayacak olursak, İslam akidesi neydi?
01:14İslam akidesi, biz insanların, hayatın ve kainatın ötesinde bütün bunları var eden, yaratan bir varlık vardır ki,
01:26o da Allah subhanahu ve teala'dır.
01:28Onun varlığı ise hiçbir şeye dayanmayan kendiliğinden ve ezeliydi.
01:34Yine biz insan hayat ve kainatın ötesinde, sonunda bir vaka vardır ki, bu da kıyamet günüydü.
01:42Kıyamet günü ile ne oluyordu?
01:44Bütün varlıklar yok oluyordu.
01:47Ve ikinci sura öpürmek ile bütün canlılar, daha doğrusu insanlar, tekrar dirilip,
01:53Rablerinin huzuruna hesap vermek üzere toplanıyordu.
01:58Bizim bu dünya hayatına geliş amacımız ise, varoluş gayemiz ise,
02:04yine insan hayat ve kainatın ötesinde olan Allah subhanahu ve teala'dan gelen vahiy ile hayatımızı düzenlemek idi.
02:14Bu vahiy kimler getiriyordu?
02:17Melekler aracılığıyla, Resuller insanlara tebliğ ediyordu.
02:23Ve ahiret hayatının başlangıcında, bu vahiy ile hayatımızı düzenleyip düzenlemediğimizden hesaba çekilecek.
02:31Ve ona göre, ya Allah'ın azabına maruz kalacağız,
02:35ya da eğer ona hakkıyla kulluk yapmış isek, onun mükafatına nail olacaktık.
02:42İşte İslam akidesinin sözlü ifadesi buydu.
02:46Şimdi, böylesi bir akletme sürecinden sonra,
02:53Allah'a, Resulüne ve Allah'ın kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e aklı olarak iman ettikten sonra,
03:01Müslüman ya da mümin olmuş olmuyoruz.
03:05Bunları tefekkür edip, onlar üzerinde gerçekleşecek olan aydın düşümenin neticesinde,
03:14Allah'a inandıktan sonra, Allah'a teslimiyetimizi ifade edecek bir söz söylememiz lazım.
03:21Rabbimiz, o sözü bizden istiyor.
03:26Nedir o?
03:27Kelime-i Tevhid.
03:29Yani,
03:30La ilahe illallah Muhammedun Resulallah.
03:34Ya da, bu kelimeye şahitlik etmek suretiyle,
03:37bizler, İslam dairesine dahil olmuş oluyoruz.
03:41Dolayısıyla,
03:49bu kelimenin,
03:51manasının,
03:53bilincinde olarak,
03:55bu kelime telaffuz edilirken,
03:58bu kelime ile ne kast edildiği,
04:01anlaşılmış olması lazım,
04:03Müslümanca.
04:04Bu kelime sadece,
04:07telaffuz edilmesi istenen bir kelime değil.
04:10Çünkü bu kelime,
04:11insan ile Allah arasında,
04:14tabiri caizse bir akitleşmedir.
04:17Bir sözdür.
04:19Bu söz söylendiğinde,
04:21bu akit gerçekleştiğinde,
04:24kul,
04:24Rabbine karşı,
04:26yaratıcısına karşı,
04:28bir yükü yüklenmiş olur.
04:30Ne yükü?
04:31O'na kulluk etme yükünü yüklenmiş olur ve bunu kabullenmiş olur.
04:37Dolayısıyla,
04:38Rabbini razı etmek istiyorsa,
04:40ve kıyamet gününde,
04:43Rabbisinin kendisinden razı olduğu kullardan olmak istiyorsa,
04:48bu aktini,
04:50bu sözünü,
04:51hiçbir zaman,
04:52bozmaması gerekiyor.
04:54Çünkü insanoğlu,
04:55bir takım söylem ve eylemleriyle,
04:58Rabbine vermiş olduğu bu sözü,
05:00bozabilir.
05:00Onun için,
05:02bozmamak adına,
05:04bu kelime ile,
05:06ne yüklendiğini,
05:08insanoğlu,
05:09hakikaten,
05:10iyice anlamalı,
05:11iyice bilmeli.
05:13Çünkü bu kelime,
05:15İslam düşüncesinin,
05:17üzerine bina edileceği kelime olacak.
05:19Bu kelime ile insan,
05:21hayatını,
05:22tabiri caizse,
05:23kelimeyi söylemeden önceki hayatıyla,
05:26zıt bir hayata dönüştürecek.
05:28tamamen farklı bir boyuta geçecek,
05:32tabiri caizse.
05:33Artık,
05:35ilah olarak,
05:36Rabbini,
05:37Allah'ın yaratıcısını tayin edip,
05:40ona göre yaşayacak.
05:41Onun için,
05:42bu kelimenin manası,
05:44Allah'a iman etmek kadar,
05:47önemli birdir.
05:48Önemli diyor.
05:49Çünkü,
05:50biz biliyoruz ki,
05:51yani,
05:52tarihte de ve gönlümüzde de,
05:55birey ve de toplumların birçoğu,
05:57Allah inancı ile ilgili problemleri yok.
06:02İnsan hayat ve kainatı yaratan bir yaratıcı olduğu noktasında problemleri yok.
06:10İnanıyorlar.
06:11Hristiyanlar da inanıyor.
06:13Bugün Yahudiler de inanıyor.
06:15Ve bugün,
06:16işte birçok dine mensup olan insanlar da inanıyor.
06:19Mesele o zaman,
06:23inanmakla alakalı bir mesele değil.
06:25Mesele,
06:26bu kelime ile,
06:28yeni bir hayat,
06:30adım atmak meselesidir.
06:34Dolayısıyla,
06:36kelime-i tevhid,
06:39Allah subhanahu ve teala'nın,
06:40ilk insandan,
06:42ve kıyamet gününe,
06:43kadarki son insana karşı,
06:46bütün insanlara yönelik olan hitabıdır.
06:49Ortak bir hitaptır.
06:53Bütün nebilerin,
06:54bütün rasullerin,
06:55ortak davası olmuştur,
06:57kelime-i tevhid.
06:59Bütün rasuller,
06:59istisnasız,
07:01bütün nebiler,
07:02insanları buna davet etmişlerdir.
07:05Hani,
07:06May'de 48'de,
07:08çoğumuz biliriz.
07:09Allah subhanahu ve teala mühelen der ki,
07:11biz her birinize bir şeriat ve bir menhaç verdik.
07:16Yani,
07:17Allah-u Teala,
07:19bazı nebilerine ve rasullerine,
07:21farklı şeriatlar vermiştir.
07:24Yani,
07:24hayata dair,
07:25nizamları,
07:26kanunları,
07:27birbirinden ayrıştığı,
07:29birbirinden farklılaştığı,
07:31şeriatlar olmuştur.
07:33Ama bütün rasullerin,
07:36bütün nebilerin,
07:37ortak bir daveti vardır ki,
07:39o da kelime-i tevhiddir ki,
07:42bununla alakalı,
07:44Enbiya suresinin 25. ayetinde,
07:46Allah-u Teala,
07:47muhelen şöyle buyuruyor,
07:49Senden önce,
07:50gönderdiğimiz hiçbir nebi yoktur ki,
07:53şüphesiz,
07:54benden başka ilah yoktur,
07:57öyleyse,
07:57bana ibadet edin diye,
08:00vahyetmemiş olalım.
08:01Yani,
08:03Allah-u Teala,
08:04evet,
08:05Maide 48'de,
08:06her Resule,
08:07her Nebi'ye,
08:08farklı bir şeriat verdiğinden bahsediyor.
08:11Ama,
08:11bütün nebilere,
08:12bütün rasullere ise,
08:14ortak bir dava yüklemiştir ki,
08:16o da,
08:17kelime-i tevhid davasıdır.
08:19Yani,
08:19bütün rasuller,
08:20insanları,
08:22La ilahe illallah'a,
08:23çağırmışlardır.
08:24Allah'tan başka ilahın olmadığına,
08:26davet etmişlerdir.
08:28Musa Aleyhisselam,
08:30La ilahe illallah deyin,
08:33veya işte,
08:33Musa,
08:34Resulallah diye davet etmiştir.
08:36İsa Aleyhisselam,
08:38yine aynı şekilde,
08:39La ilahe illallah ve,
08:41İsa Aleyhisselam'a,
08:42ve İsa Resulallah'a,
08:43davet etmiştir.
08:45Ve son dinin,
08:47nebisi olan,
08:48Muhammed Aleyhisselatü Vesselam'da,
08:49La ilahe illallah,
08:51ve Muhammed'in Resulallah deyin,
08:53demiştir.
08:54Dolayısıyla,
08:54Resuller deyse de,
08:56La ilahe illallah,
08:57değişmemiştir.
08:59O,
08:59bütün nebilerin,
09:01bütün Resullerin,
09:02ortak davasıydı.
09:04Onun için,
09:05kıyamete kadar,
09:06bütün insanlar,
09:07bu kelime ile muhatap,
09:09bu kelimeye,
09:10davet edilmiş,
09:12ve bu kelimeye,
09:13icabet etmesi gerekiyor.
09:16Biz Müslümanların da,
09:17bugün,
09:18büyük çoğunluğu,
09:19maalesef,
09:20bu kelimeyi,
09:21dil ile telaffuz etmemize rağmen,
09:23anlamını,
09:25hakikatiyle,
09:26idrak etmeden,
09:27telaffuz edebiliyoruz.
09:29Ya da,
09:30telaffuz edip,
09:31anlamını,
09:32doğru bilmiyoruz.
09:34Veya,
09:34bugün okunan,
09:35birçok okutulan kitaplarda,
09:37yanlış,
09:38bilgilendirme yapıldığı için,
09:40insanlar,
09:41La ilahe illallah'tan,
09:43Allah'tan başka,
09:44yaratıcı yoktur,
09:45şeklinde,
09:47kendilerine verildiği için,
09:48insanların genelinde,
09:49bu şekilde algılıyor.
09:51Oysa,
09:52La ilahe illallah,
09:53Allah'tan başka,
09:54yaratıcı yoktur,
09:55anlamında,
09:56değildir.
09:59Önce yani,
10:00bu kelimenin,
10:02tabiri caizse,
10:02gramer açılımına baktığımız zaman,
10:05La ilahe illallah,
10:06bir olumsuz eki olan,
10:08La ile başlar.
10:16Arapçada,
10:16La kelimesi,
10:19hayır,
10:20yok,
10:21anlamını gelir.
10:23Dolayısıyla,
10:25bizim Rabbimiz ile,
10:26yaptığımız bu sözleşmede,
10:27bu anlaşmada,
10:29önce,
10:30bizden,
10:31bir inkar isteniyor.
10:33Bir red isteniyor.
10:35Neye karşı red isteniyor?
10:38İlah olmadığı halde,
10:40ilahlık taslayanlara.
10:43Önce biz onlara bir lel çekiyoruz,
10:44bir yok çekiyoruz,
10:45bir hayır çekiyoruz.
10:47Tabiri caizse,
10:48önce bir,
10:49isyan ediş var.
10:50bir red etme vardır.
10:53İlah olmadığı halde,
10:54ilahlık taslayanlara,
10:56ya da insanın,
10:57onları ilah seviyesine çıkardığı,
11:00kurum,
11:00kişi ve,
11:01yapılara karşı,
11:03önce onları bir red etme,
11:05gerçekleşmesi lazım.
11:06ilahların olmadığını iddia edip,
11:11ondan sonra,
11:12illa Allah diyeceğiz.
11:14Yani,
11:16ilah vasfını,
11:18ilah sıfatını,
11:19hak eden,
11:20ve,
11:21ona sahip olan,
11:22sadece,
11:22Allah'tır.
11:25Kelimenin,
11:26tabiri caizse,
11:26grammer olarak,
11:27karşılanılan bu.
11:29İlahlar yoktur,
11:30ilah olarak,
11:31sadece Allah vardır.
11:32Dolayısıyla,
11:34bizler,
11:35tabiri caizse,
11:35önce,
11:37edindiğimiz,
11:38ya da bize öğretilmiş olan,
11:40adı ilah denilsin,
11:41ya da denilmesin,
11:43ama fonksiyonu itibariyle,
11:44ilahlık,
11:45taslayanları,
11:47ya da biz,
11:48ilahmış gibi,
11:49davrandığımız bütün hususları,
11:52önce bir reddedeceğiz,
11:53önce bir inkar edeceğiz,
11:55önce bir temizlik gerçekleştireceğiz,
11:56gerçekleştireceğiz,
11:57akabinde,
11:58illallah deyip,
12:00sadece,
12:01ilah konumuna,
12:02Allah subhanahu ve teala'yı,
12:04yerleştireceğiz,
12:05ve böyle kabul edeceğiz,
12:06ve böylece,
12:07bizler,
12:08Rabbimizle bir,
12:10akdi gerçekleştirmiş oluruz ki,
12:12artık bu akdimize,
12:14sağlık kalmak,
12:15üzere yaşarız.
12:17Bu akdimizi ne bozar?
12:19Bu akdimizi,
12:20şirk bozar.
12:21Yani,
12:23ilahlığı,
12:24başka bir kurmayla kişiye vermemiz halinde.
12:28Ya da,
12:29Allah subhanahu ve teala'nın,
12:30ilah sıfatının yanında,
12:31diğer sıfatlarını da,
12:34aynı şekilde,
12:34başka birileriyle paylaşma konumuna düştüğümüzde,
12:38burada,
12:39akdimizi bozar.
12:40Yani,
12:41tek olarak,
12:41tek ilah olarak kabul etmiş olduğumuz,
12:43Allah ile yaptığımız anlaşmayı,
12:45bozmuş oluruz ki,
12:46Allah subhanahu ve teala,
12:48böylesi bir günahı,
12:49şirk koşma olarak tabir ediyor,
12:51ve bunu affetmeyeceğini ifade ediyor.
12:54Siz ne kadar ibadet etmiş olursanız olun,
12:56siz ne kadar dünya hayatında,
12:59infak etmiş olursanız olun,
13:01insanlara iyilik etmiş olursanız olun,
13:03ama bu akdinizi bozarak,
13:05Allah'ın huzuruna varmanız halinde,
13:07sizin yaptığınız hiçbir amelimin kıymeti kalmayacak.
13:11İşte bundan dolayı,
13:12bu kelimeyi hakkıyla idrak etmek,
13:15ve bu akitte,
13:16sebat etmek,
13:18önemlidir.
13:20Çok önemlidir.
13:20Allah subhanahu ve teala,
13:24bu akdi bozmuş olan insanların,
13:27kendi huzuruna varması halinde,
13:29kesinlikle onları affetmeyeceğini ifade ediyor.
13:32Onun için burada,
13:34yani bu kelimenin,
13:36içeriğinde olan ilah kelimesi,
13:38belki kelimenin kilit kavramıdır.
13:41bunu biraz irdelemek,
13:44veya ilah ile anlam bütünlüğü taşıyan,
13:48ilişki olan bazı kavramları da,
13:50anlamak gerekiyor.
13:53Önce ilaha baktığımız zaman,
13:56ilah,
13:57hem lügatte,
13:59hem de şer'i olarak anlamı,
14:02ma'bud demektir.
14:03kendisine yönelilen,
14:08kendisine tapınılan,
14:11kendisine kulluk edinilen,
14:13kendisine karşı sevgi beslenilen,
14:15kendisinden korkulan,
14:17kısacası kendisine kulluk edinilen,
14:21ma'bud demektir.
14:22O halde,
14:26la ilahe dediğimiz zaman,
14:28kendisine kulluk edilecek,
14:30Allah'tan başka,
14:31ma'bud yoktur demektir.
14:33Kendisine boyun bükülecek,
14:35kendisine karşı sevgi duyulacak,
14:37kendisine rağbet edilecek,
14:39saygıda bulunacak,
14:41Allah'tan başka kimse yoktur demektir.
14:44İlah kelimesinin,
14:45bu anlamda,
14:46hem lügat,
14:47hem de şer'i olarak,
14:48anlamı,
14:49ma'bud.
14:51O zaman,
14:51Allah'ın ve Teala,
14:52kendisine kulluk edilecek,
14:56bir ma'bud yoktur.
14:57Bakın,
14:58yaratıcı değil,
15:00bir ma'bud.
15:02Ki,
15:02Allah'ın ve Teala,
15:04bu kelimeyi,
15:05onlarca defa,
15:06kitabına zikreder.
15:08La ilahe illah,
15:09vahedevulâ şerikele,
15:11la ilahe illallah,
15:13el hayyul kayyum diye.
15:16Ve,
15:17Allah'ın ve Teala,
15:18zaten,
15:20kulluk vakasını,
15:21başka bir ayet-i kerimede,
15:23açık ve net olarak,
15:24ifade etmiyor mu?
15:27Estağfirullah,
15:27ve ma khalatul cinne vel inse,
15:30iller ya'budun.
15:32Zaten Rabbimiz,
15:32bunu,
15:33başka bir ayetinde,
15:34ifade ediyor.
15:36Ben,
15:36insanları ve cinleri,
15:38başka bir şey için değil.
15:40Ancak ve ancak,
15:42bana kulluk etsinler,
15:43diye yaratın.
15:44İşte,
15:45kulluk etmesinin,
15:47aslında,
15:48Allah'ın ilah olmasından dolayıdır.
15:50Allah-u Teala'dan başka,
15:54ilah yok.
15:56Bir Müslüman,
15:57Allah'ın ilah vasfını,
15:58sıfatını,
15:59bu şekilde algılamalı,
16:02ve dolayısıyla,
16:03kendi hayatı üzerinde,
16:05tasarruf etme yetkisini,
16:07hiçbir kişiye,
16:09ya da kuruma,
16:10tevzi etmemeli.
16:11Sadece,
16:14hayatını düzenlerken,
16:15tanzim ederken,
16:18kimin,
16:19kural ve kaydelerine,
16:20bağlı kalması gerektiğini,
16:22vermiş olduğu,
16:23ya da yapmış olduğu,
16:24akite daima,
16:26sadakat ile,
16:28bağlı kalıp,
16:28hatırlaması gerekiyor.
16:31Dolayısıyla,
16:31ilah kelimesi,
16:33dediğim gibi,
16:33ma'bud.
16:35Türkçe,
16:36karşılığı olarak,
16:38tanrı,
16:40ya da işte,
16:40İngilizce'de,
16:41gad denilir.
16:43İşte,
16:43farsada,
16:44hüda,
16:45kürçede,
16:45hüda,
16:47bütün bu kelimeler,
16:48ilah kelimesiyle eş anlamlı.
16:51Ama,
16:51Allah kelimesiyle değil.
16:54Bakın,
16:54ilah kelimesinin,
16:56çoğulu vardır.
16:57Tanrı kelimesinin,
16:58çoğulu vardır.
16:59Ve,
17:00ilah kelimesiyle,
17:01denk gelen,
17:02diğer bütün kelimelerin,
17:03çoğulları vardır.
17:04Ve,
17:05başka şeylere,
17:05izafe edilmektedir.
17:07Hatalı olarak.
17:08Ama,
17:09Allah kelimesi,
17:10tek,
17:10ve özeldir.
17:13Onun için,
17:14ilah kelimesiyle,
17:15kast edilen şey,
17:16yani,
17:17buradan şu anlaşılıyor ki,
17:19insanlar demek ki,
17:21hayatında,
17:22Allah dışında,
17:23başka şeyleri de,
17:25ilah konumuna getirebiliyor.
17:27Nasıl getirir,
17:28ilah konumuna getirmesi,
17:30nasıl olur?
17:30ona karşı aşırı sevgi,
17:33ona karşı aşırı korku,
17:35ona karşı yönelme,
17:37ona aşırı bir tazimde bulunma,
17:40kısacası,
17:41ona ibadet etme.
17:43Yani,
17:44ibadet etmeyi,
17:45sadece,
17:46namazla,
17:47oruçla,
17:48sınırlandırmamak gerekiyor.
17:49o anlamda,
17:51karşıdaki insanın,
17:52hoşnutluğunu,
17:53kazanmak adına,
17:55kendisine karşı yapılacak,
17:59tazim anlamdaki,
18:00bütün hususları,
18:01kapsar bu durum.
18:03Ve,
18:03insanoğlunda,
18:04bu husus var,
18:05tarihte de olmuştur,
18:07gönümüze de cereyan ediyor.
18:08Ama Allah s.a.v.
18:10ısrarla,
18:12o beşere karşı göstereceğiniz şeyi,
18:15sadece Allah'a karşı göstermek zorundasınız,
18:17diyor.
18:20Yani,
18:21aşırı,
18:21yönelme,
18:22sevgi ve korkuyu,
18:23sadece,
18:25Rabbiniz olan,
18:26Allah'a karşı,
18:27gerçekleştirin.
18:29Bu anlamda,
18:31ilah kelimesinin,
18:33Rab kelimesiyle,
18:36anlam ilişkisi,
18:37yoğundur.
18:38Ve,
18:39aynı zamanda,
18:40Allah,
18:41Rabb'dır da.
18:44Dolayısıyla,
18:45Rab kelimesinin de,
18:46biraz da anlamını,
18:47irdelemek gerekiyor.
18:49Rab,
18:50mürebbiye,
18:51yani,
18:52terbiye eden,
18:53kökünden gelir.
18:55Terbiye etmekle birlikte,
18:57ıslah etmek,
18:58hüküm koymak,
19:00kanun koymak,
19:01yönetmek,
19:02başkanlık etmek,
19:03idare etmek,
19:05sınırları tayin etmek,
19:06efendi olmak,
19:07bütün bu anlamları,
19:09kuşatır,
19:10Rab.
19:10Allah,
19:12Allah,
19:12ismini ve teala,
19:13ilah olmakla birlikte,
19:15Rab olduğunu da,
19:16yani,
19:17insanların ve alemlerin de,
19:18tek Rab'i olduğunu da,
19:20iddia eder.
19:21Ve,
19:21insanların da,
19:22Rab olarak,
19:23sadece,
19:24Allah'ı,
19:25tanımalarını emreder.
19:27Rabb'ın,
19:28içerdiği anlama,
19:29baktığımız zaman,
19:31ve,
19:31Kur'an'daki,
19:32kullanımına baktığımız zaman,
19:33ilah kelimesinden,
19:34daha çok kullanılır.
19:35ve ilah kelimesi de,
19:37tabiri caizse,
19:38bitişik bir anlama sahiptir.
19:40Çünkü,
19:42ilah da,
19:43mağbud anlamı vardır,
19:44kendisi de kulluk edinilen,
19:46Rab'da da bu vardır.
19:48Onun koymuş olduğu kurallara,
19:50boyun eğmek vardır.
19:53Rab kelimesi de,
19:54dediğim gibi,
19:55Allah sümrana ve teala'nın,
19:57kendisi için kullandığı,
19:58sıfatlardan olup,
20:00ve bir beşerin,
20:02bu sıfatı sahiplenmesini,
20:04asla kabul etmez.
20:07Yani,
20:08dediğim gibi,
20:09anlamına baktığımız zaman,
20:10beşer,
20:11bu anlamı itibariyle,
20:13o sıfatı,
20:14bünyesinde toplamak,
20:16istemiştir.
20:16Ya da,
20:17gerçekleştirmek istemiştir.
20:19Nemrut,
20:20Rab'lık iddiasında bulunmuştur.
20:22Firavun,
20:23Rab'lık iddiasında bulunmuştur.
20:26Yani,
20:27yönetmiş olduğu toplumun,
20:28hakimi olduğunu,
20:29yöneticisi olduğunu,
20:31onlar için kanunlar ve sınırlar,
20:33tayin ettiğini,
20:34ifade etmişlerdir.
20:37Dolayısıyla,
20:38yönetmiş oldukları halkların,
20:40efendileri olduklarını,
20:42iddia etmişlerdir.
20:44Dolayısıyla,
20:44Allah sümrana ve teala,
20:46bunu,
20:47işaret ederek,
20:49Musa aleyhisselama,
20:50git,
20:51o,
20:51Firavun'a,
20:52o,
20:53azgınlaşanlardan oldu.
20:55Azdı,
20:55tuğyan etti,
20:56tağut oldu.
20:57Rab'lık iddiasında bulunuyor.
20:59olmadığı halde,
21:02yani ona,
21:03hem ilahın,
21:04hem de Rabb'ın,
21:05sadece Allah olduğunu hatırlat.
21:07Ona davet et.
21:10Musa aleyhisselam gittiğinde,
21:12değil mi,
21:14Firavun'a,
21:15Firavun,
21:15sen ve kardeşin,
21:18hani,
21:18bizi yurdumuzdan mı,
21:20etmek istiyorsunuz?
21:22Ya da,
21:22bu kelimeye,
21:23kelimeyi kabul etmek suretiyle,
21:27biz size boyun eğip,
21:28büyüklüğü,
21:28siz ikinize de mi kalsın,
21:30istiyorsunuz?
21:30Çünkü,
21:33Firavun,
21:34kelime-i tevhidin,
21:35içerdiği manayı biliyordu.
21:38Kendisine ait kıldığı,
21:39bütün o otoritesinin,
21:41gideceğini,
21:43ve,
21:43onun da toplum gibi,
21:44toplumun fertlerinden bir fert gibi,
21:47Allah'a,
21:48kulluk etmesi gerektiğini biliyordu,
21:50bu davetin.
21:51Dolayısıyla işine gelmedi.
21:53Büyüklenenlerden oldu.
21:54Yani kulluk yapma vazifesini,
21:57Allah'ı Rab ve ilah olarak görmek istemedi.
22:02Dolayısıyla,
22:04Rab kelimesi de dediğim gibi,
22:05ilah kelimesiyle yakın bir anlam,
22:08içeriğine sahip olup,
22:11ki Allah s.w.t. da yine,
22:13kullandığı ayetlerde de,
22:14bu anlamlarıyla kullanmışlardır.
22:18Hatta,
22:19bir ayet vardır ki,
22:21bunu ifade etmekle birlikte,
22:23Allah Resulü aleyhissalatü vesselam,
22:26o ayeti tabirca ise,
22:27sorulan bir soru üzerinde,
22:28tefsir etmiştir.
22:36Tevbe suresinin,
22:3831. ayeti,
22:39çoğunuzun malumu,
22:41Allah s.w.t.
22:42s.w.t. şöyle diyor,
22:44اِتْخَذُ اَحْبَرَهُمْ وَرْحُبَانَهُمْ
22:47اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ
22:48وَالْمَسِحَ بْنَ مَرْيَمْ
22:50Onlar,
22:52hahamlarını ve rahiplerini,
22:55yani,
22:56Yahudiler,
22:57kendi din adamları olan hahamlarını,
23:00Hristiyanlar ise,
23:01kendi din adamları olan rahiplerini,
23:04bir de,
23:04Meryem oğlu İsa'yı,
23:07Rab edindiler,
23:08Rabler edindiler,
23:10çoğul kullanıyor,
23:10erbab.
23:11Oysa onlar,
23:13ne diyor,
23:14وَمَا اُمِرُوا اِلَّا لِعَبُدُوا
23:17اِلَا هَنْ وَحِيدًا لَا اِلَا اِلَّهُ
23:19وَسُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ
23:21Oysa onlar,
23:24kendisinden başka ilah olmayan,
23:28tek ilah olan Allah'a kulluk etmekle emrolunmuşlardı.
23:31Ve ona şirk koşmamakla emrolunmuşlardı.
23:37Ve Allah onların şirk koştuklarından uzaktır.
23:41Bakın,
23:42şimdi Allah s.w.t. ifade ediyor.
23:44İnsanların, insanların Rab edindiğinden bahsediyor.
23:49Yahudilerin,
23:50kendi din adamlarını,
23:51hahamları,
23:53Hristiyanların da,
23:54hem rahiplerini,
23:55hem de Meryem oğlu İsa'yı,
23:57Rab edindiğinden bahsediyor.
23:59Ayet bu.
24:01Şimdi bu ayetin,
24:05inişinden sonra,
24:08bir husus anlatılır,
24:10Siyer'de ve tefsir kitaplarında.
24:12Bazılarında ayetin okunduğu esnada,
24:14bazılarına göre de işte okunduktan sonra,
24:17duyulduktan sonra,
24:18Adi bin Hatem isminde,
24:20Hristiyan iken yeni Müslüman olmuş bir genç.
24:24Bu ayeti duyduktan sonra,
24:25tabiri caizse,
24:27Resul Aleyhisselatü Vesselam'a gidip itirazda bulunuyor.
24:31Ya Resulallah,
24:34ya da Ya Muhammed Aleyhisselatü Vesselam,
24:37böyle bir ayet gelmiş,
24:39böyle bir ayet var.
24:42Yanlış olmasın tabiri caizse,
24:44doğru mu yani bu?
24:46Çünkü ben Hristiyanım,
24:47ben biliyorum diyor.
24:48Yani biz,
24:49hahamlar,
24:49rahiplerimizi,
24:50Rab edinmiyorduk.
24:52Onlara ibadet etmiyorduk.
24:53Ve ben herkese Yahudileri de bilirim.
24:56Onlar da kendi din adamlarını,
24:58Rab edinip onlara ibadet etmiyorlardı.
25:01Bir yanlışlık olmasın.
25:05Allah Resulü izah ediyor.
25:07Onlar,
25:08sizlere bir şeyi emrettiklerinde,
25:11onu yapıyor muydunuz?
25:13Evet ya Resulallah,
25:14onlar emrettiklerinde,
25:16tabiri caizse bu farzdır,
25:18dediklerinde biz yapıyorduk.
25:21Ve yine onlar,
25:22sizi bir şeyden men ettiğinde,
25:25sizin içine haram kıldığında,
25:28siz uyuyor muydunuz onlara?
25:30Evet ya Resulallah,
25:31onlar bir şeyi bizim men ettiğinde,
25:33biz uyuyorduk.
25:34İşte bu,
25:35Rab edinmedir.
25:38Sahih kaynaklarda geçen rivayet.
25:40İşte bu,
25:41Rab edinmedir.
25:42Dolayısıyla,
25:43kişinin,
25:45Allah'ı,
25:46onun kanunlarını,
25:47onun nizamlarını,
25:49bırakıp,
25:52başka bir kişinin ya da kurumun,
25:56hayata dair,
25:57helal ya da haramları belirleme noktasında,
25:59yasak ya da yasal noktasında çıkardığı kanunlara,
26:04ittiba etmek,
26:06onlara inanmak,
26:07onlara boyun eğmek,
26:09onlara göre hayatını tanzim etmek,
26:11Rab edinmektir.
26:13Bunun başka bir,
26:14anlamı yok.
26:16Başka türlü,
26:17yani,
26:18o Yahudilerin,
26:19ya da o Hristiyanların,
26:20kendi din adamlarının önünde,
26:23secde ettiklerinden bahsedilmiyor.
26:25Öyle bir vaka yaşanmıyor.
26:27Onlar için oruç tuttuğundan bahsedilmiyor.
26:30Onlar için kurbanlar kestiğinden de bahsedilmiyor.
26:34Onların,
26:35kendi din adamlarını,
26:37Rab edinme ne şekilde gerçekleşiyor?
26:41Onlara boyun büküp,
26:43onların,
26:44kendilerinden çıkarmış olduğu kanunları,
26:46yasakları,
26:47emelleri,
26:49kabul edip,
26:50uymakla gerçekleştirdiler.
26:53Onun için,
26:54Rab kelimesi,
26:55dediğim gibi ilah kelimesiyle,
26:57yetişik anlama sahip,
26:59kanun koyan,
27:00terbiye eden,
27:01insanlar için helal ve haramların,
27:03sınırlarını bellileyen,
27:05bir kavramdır.
27:06Ve bu sadece,
27:08Allah'a has bir kavramdır.
27:10Kullar,
27:11bu kavrama,
27:12bu sıfata sahip olamazlar.
27:14Eğer,
27:15içerik itibariyle,
27:16sahiplenirlerse,
27:17tuğyan ederlerdir.
27:20Yani,
27:22tağutlaşırlar.
27:23İşte belki,
27:25hemen,
27:25bu kavramın akabinde,
27:27tağut kelimesinden de,
27:28bahsetmek lazım.
27:30Tağut kelimesiyle,
27:31Kur'an'da,
27:32çok yerde geçmektedir.
27:35Ve,
27:36kök,
27:36ya da sözlük anlamı,
27:38lügat anlamı,
27:40haddi aşmaktır,
27:42sınırı aşmaktır.
27:43Allah'a sınırı ve teala,
27:47sözlük anlamı ile,
27:48örtüşür bir şekilde,
27:50kullanmıştır.
27:52Dil bilimcileri,
27:53tağut kelimesi,
27:55anlamı üzerinde,
27:56ihtilaf etmemişlerdir.
27:57Hepsi,
27:58azmak,
27:59azgınlaşmak,
28:00haddi aşmak olarak,
28:01tarif etmişlerdir.
28:03Ancak,
28:04alimlerimiz,
28:06Kur'an'da,
28:07kullanıldığı yerlere göre,
28:09farklı tanımlar yapmışlardır,
28:11tağut kelimesi için.
28:13Her ne kadar farklı,
28:14kavramlarla açıklasalar da,
28:16birbirinden kopuk,
28:17ya da birbiriyle çatışır,
28:19tanımlar değildir.
28:22Örneğin,
28:23tağut,
28:23şeytan için kullanılmıştır.
28:25Ve,
28:26Ömer radiyallahu anh,
28:27işte,
28:28bu tanımı benimsemiştir.
28:29Ve,
28:30en büyük tağut,
28:30ve asıl tağut,
28:31şeytandır.
28:32Hem azgındır,
28:34azgınlaştırır,
28:35hem de,
28:35saptırıcıdır,
28:36hem de,
28:37haddi aşmıştır.
28:39Bu anlamda,
28:39o misyon ile,
28:40hareket eden herkes de,
28:42şeytanlaşır.
28:44Bununla birlikte,
28:45işte,
28:45tağut kelimesi için,
28:46hani,
28:47kainler için kullanılmış,
28:49sihirbazlar için kullanılmış,
28:51ne bileyim,
28:52kendisiyle muhakeme olunanlar için kullanılmış,
28:56kendisine kulluk edinilen,
28:58tapınlananlar için kullanılmış,
29:00veya,
29:01azgınlıkta başı çekenler için kullanılmıştır.
29:07Ki,
29:07Allah-u Teala,
29:11bir ayet-i kerimesinde şöyle ifade ediyor,
29:15tağuttan,
29:16ve ona kulluktan kaçınıp,
29:19iştenlikle,
29:20Allah'a yünenenler için,
29:22müjdeler vardır.
29:23O halde,
29:24kullarımı müjdele.
29:25Yani burada,
29:27kendisine kulluk edinilen anlamda kullanılmıştır.
29:32Yine,
29:33Bakara suresinin,
29:34256'de de,
29:36ve 257'de de,
29:37tağut kelimesi kullanılır.
29:39Hani,
29:39256'i ifade edecek olursak,
29:41Dinde zorlama yok,
29:55diyor Allah-u Teala.
29:55Yani insanlara,
29:57Allah'a iman etme noktasında,
29:59ikrah ettiremezsiniz,
30:00zorlayamazsınız.
30:01Ancak,
30:02doğruluk ve yanlışlık,
30:04hak ile batıl,
30:04apaçık olduktan sonra,
30:07her kim ki tağutu reddedip,
30:09Allah'a iman ederse,
30:12o artık kopmaz,
30:15bir kulpa tutulmuştur.
30:20O halde,
30:20tağuttan kaçınmak,
30:23ondan,
30:24istinac etmek,
30:26gereklidir.
30:27Yani,
30:28Allah dışında,
30:29hüküm koyma mercisinde,
30:31kendisini gören,
30:33insanları kendisine kulluğa davet eden,
30:35insanları,
30:36Allah'ın emirleri dışında,
30:37kendi emirlerine çağıran insanlar,
30:41tağut konumundadırlar.
30:43Ve,
30:43böylesilere,
30:45gidip,
30:46muhakeme olunmaz.
30:48Böylesi konumda olan insanlara,
30:50gidip hüküm sorulmaz.
30:52İhtilafların çözümünün,
30:54onlardan alınmaz.
30:57Çünkü onlar,
30:58Allah'a ait olan bir hakkı,
31:01gasp etmişlerdir.
31:01Allah'a ait olan hükmetme mercisini,
31:05kendilerinde görmüşlerdir.
31:06Allah'a ait olan ilahlık ve raplık sıfatlarını,
31:10kendine ait kılıp,
31:12bunun üzerine,
31:13insanların hayatları üzerine,
31:15hakimiyet kurma uğraşı içerisindedirler.
31:19Ve Allah'u s.w.t. bunları,
31:22haddi aşan,
31:23azgınlaşan olarak tarif ediyor.
31:25Müminleri de ve insanları da,
31:27bunları reddetmeye,
31:29bunlardan uzak durmaya çağırıyor.
31:32Bunlardan kaçınmaya,
31:34bunlardan sakınmaya davet ediyor.
31:36Ki,
31:37gerçek anlamda,
31:38halis,
31:38mulis,
31:39iman gerçekleşebilsin,
31:41Allah'a yünellebilsin,
31:43ona hakkıyla kul olunabilsin.
31:47Onun için,
31:48değerli kardeşler,
31:50Allah s.w.t.
31:51kelime-i tevhid üzerinde sıkça durduğunu ve bu davetin bütün nebilerin, bütün resullerin ortak daveti olduğunu da biz biliyoruz.
32:04Kur'an'dan.
32:06Şimdi,
32:07dediğim gibi,
32:08kelime-i tevhidin vakasını,
32:11biraz daha belki derinleştirmek adına,
32:14bu davetin indiği dönemde,
32:18insanların bu kelimeye davet edildiği dönemde,
32:21icabet edenlerin ve etmeyenlerin de durumuna bakılarak çok daha iyi anlayabiliriz.
32:28Hani müşrikler,
32:30bu kelimeye davet edilmesine rağmen,
32:33niye tereddüt ettiler?
32:35Niye karşı çıktılar?
32:37Niye teslim olmadılar?
32:38Ona baktığımızda,
32:42bugünkü insanların,
32:43aslında kelime-i tevhidden anladıklarından,
32:47daha farklı bir şekilde anladıklarını görürüz.
32:52Örneğin,
32:52birkaç husus ile bunu değerlendirebiliriz.
32:56Birincisi,
32:57farklı bir dinle,
32:58farklı bir inançla gelen bir insan var.
33:00Muhammed Aleyhisselam.
33:03Yani,
33:04o kadar çok putun olduğu bir yerde,
33:06yani,
33:08360 tane puttan bahsediliyor değil mi Hikabe'de?
33:12Yani,
33:13bir tane inanç daha çıkmış,
33:14361. olması,
33:16çok mu onlara ağır geldi?
33:20Hepsi tek bir inanca inanıyorlardı da,
33:24Muhammed Aleyhisselam'ın getirdiği inanç mı onlara farklı geldi?
33:28Eğer,
33:30buysa,
33:31hayır.
33:33Çünkü,
33:34o müşrikler de,
33:35aynı putlara inanmıyorlardı ki.
33:38Yani,
33:39bütün müşrikler,
33:40360 putun,
33:41tümüne inanmıyorlardı.
33:43Çünkü,
33:44ortak bir takım putlar vardı,
33:46büyükler,
33:47ama,
33:47diğer putlar ise,
33:48belli kabilelere aitti.
33:50Ailelere aitti.
33:51Yani,
33:52her aileye neredeyse,
33:53has bir put vardı.
33:54Ya da,
33:55her meseleye dair,
33:56insanlar kendilerine,
33:57farklı putlar,
33:58yapmışlardı.
33:59işte,
34:00bereket putu,
34:01yolculuk putu,
34:02ya da,
34:03işte,
34:04isteklerini yerine getirecek olan put,
34:06vesaire.
34:09O halde,
34:10yani,
34:10farklı putların,
34:11bu ne demektir?
34:13Demek ki,
34:13birinin inandığı putun,
34:15diğerinin inanmadığını da,
34:16ortaya koyuyor.
34:17Farklı bir nesnenin,
34:19dinancının ortaya çıkması,
34:22herhalde,
34:22sadece bir inanç oluşundan dolayı,
34:24o insanları rahatsız etmiş olamaz.
34:28Yine,
34:29diyeceksin ki,
34:30yani,
34:30İslam inancı,
34:31onların putlarını yerdiği için,
34:33ya da hakaret ettiği için mi,
34:35o insanlar,
34:36kelime-i tevhide icabet etmediği,
34:37diye düşünürüz.
34:39Hayır.
34:41Bakıyoruz ki,
34:42müşrikler de,
34:43kendi putlarına zaman zaman,
34:45kızıyorlar.
34:45Değil mi?
34:47Yevuk isminde bir putları vardır.
34:50Yani,
34:51adam diyor ki,
34:51ey Yevuk,
34:52yani sen,
34:53ne iyilik yapabiliyorsun,
34:55ne de kötülük yapabiliyorsun.
34:57Senden hiçbir şey gelmiyor,
34:58tabiri caizse.
35:00Ya da,
35:01bir şair var,
35:01Malik elhamdani.
35:04O,
35:05mesela,
35:06putlarına kurban alarlar ya.
35:08Götür bana,
35:09hayvanın en cılızını götürüp,
35:10kurban ediyor.
35:11Ya bu taştı diyor,
35:12ne anlar,
35:12hayvanın iyisinden,
35:13kötüsünden yani.
35:14Bir tane kurban kes git.
35:16Ya da,
35:17işte onların önden,
35:18konulan yiyecekler çalındığında,
35:21ya,
35:22sen nasıl bir putsun sen,
35:23yiyeceğine sahip çıkmadın diye,
35:24hakaret edebiliyorlar.
35:26Ya da,
35:27çoban orada,
35:28sürüsünü giderken,
35:30çöldeki putu,
35:31görüp,
35:31hayvanlara,
35:31sağa sola kaçtığında,
35:33etmediği küfür kalmıyor.
35:35Yani,
35:36sen nasıl bir şeysin ki,
35:37benim hayvanlarımı dağıttın.
35:39Değil mi?
35:40Ya da işte,
35:40yine,
35:40sad isminde bir putları var,
35:43ona işte,
35:44biz sana geldik,
35:46birleştiresin bizi diye,
35:47ama sen bizi paramparça ettin.
35:49Dolayısıyla,
35:50bundan sonra bizim için,
35:51bir kayadan başka bir şey değilsin.
35:52Hani,
35:53inançlarından,
35:54sapma,
35:55onlar için bu kadar kolay olabiliyor.
35:57Ya da,
35:57inançlarına,
35:58putlarına hakaret edebiliyorlar.
36:00Ya da,
36:01yolda tapıp da,
36:02acıklarında,
36:02acıktıklarında,
36:04rahatlıkla,
36:04putlarını yiyebiliyorlar.
36:07Dolayısıyla,
36:07mesele,
36:08yani,
36:08kelime-i tevhide,
36:10karşı çıkmalarının temelinde,
36:12farklı bir inanç,
36:13ya da bir yaratıcı anlayışını,
36:15getiren bir,
36:16anlayış olduğundan dolayı,
36:18reddetmediler.
36:20Yine,
36:22Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam,
36:23kelime-i tevhid ile,
36:24bugün,
36:24en çok da,
36:25Müslümanların düştüğü yanılgı,
36:26yani,
36:27Allah'tan başka,
36:28yaratıcı yoktur anlayışı,
36:30değil mi?
36:31Müslükler bunu da,
36:32böyle algılamadılar.
36:33Çünkü adı üstünde,
36:35müşrik,
36:36yani,
36:36ateist değil,
36:37ya da,
36:38kafir değil,
36:39tamamen küfreden,
36:40inkar eden değil,
36:41aslında,
36:42inananlar,
36:43müşrik olur.
36:44İnanmayan,
36:44müşrik olmaz ki.
36:47Mekke,
36:48müşriklerinde,
36:49bir Allah inancı var.
36:51Eksik,
36:52ya da yanlış,
36:53bir Allah inancı var.
36:54Bu ayetle de sabittir.
36:57Ayette diyor ya,
36:59Ya Resulüm,
37:00sen onları,
37:01işte,
37:02daha doğrusu sen onlara,
37:02yeri göğü kim yarattı dediğinde,
37:04onlar Allah diyecekler.
37:06Yağmuru kim yağdırıyor?
37:07Allah diyecekler.
37:08Kim yerden bitkiyi bitiriyor?
37:09Allah diyecekler.
37:11O zaman niye gereği gibi sakınmıyorlar?
37:14Ve onlar aslında putlarına,
37:16yani,
37:17yaratıcı gözüyle,
37:18değil,
37:19aracı olma gözüyle,
37:20bakıyorlardı.
37:22Dolayısıyla,
37:23o toplumda Allah inancı var.
37:25Kabe'yi,
37:26tavf ederken,
37:27Allah zikrediyorlar.
37:28ve hatta,
37:31daha önce burada,
37:32fil süresi üzerine konuşurken,
37:34değil mi,
37:35fil vakasında,
37:36ve fil vakasının akabinde,
37:38birkaç yıl boyunca,
37:39putlarını tamamen terk etmiş,
37:41Allah'a yönelmişlerdi.
37:43Daha önce,
37:45İbrahim Aleyhisselam'ın,
37:46dini artık kendilerinden,
37:47ne kadar kaldıysa,
37:48çünkü,
37:51Ebrehe'nin,
37:51fillerinin,
37:52o ordusunun,
37:53karşısında,
37:54putlarının bir işe yaramayacağını,
37:56kendileri de biliyorlardı.
37:57Onu korumayacağını,
37:58biliyorlardı.
37:59Ve o sırada bile,
38:00Allah'a dua etmişlerdi.
38:02Ve Allah-u Teala,
38:03Ebrehe'nin ordusunu,
38:04gönderdiği kuşlar ile,
38:05helak ettikten sonra,
38:07onlar,
38:08birkaç sene boyunca,
38:09putlara tapmaksızın,
38:10sadece Allah'a dua edip durdular.
38:14Dolayısıyla,
38:15kendilerine bir Allah anlayışı var.
38:17Yani,
38:17Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam'ın,
38:19La İlahe İllallah,
38:21davetini,
38:22Allah var,
38:23Allah'a inanın,
38:24daveti olarak,
38:25algılamadılar.
38:27Mesele bu da değildi.
38:29Ve herkese biz,
38:30birçok,
38:31Hanif dinine mensup,
38:32yani İbrahim Aleyhisselam'dan,
38:34kalan,
38:35artık kendilerinden ne kadar,
38:37ona dair bilgi varsa,
38:38onunla amel eden,
38:39ve Mekke müşriklerinin,
38:41şirkine bulaşmayan,
38:42birçok,
38:43insan var.
38:44Değil mi?
38:45Amr bin Zeyd,
38:46bunların en belge tablice ise,
38:48önde gelenlerindendir.
38:49Ya da,
38:50Varaka bin Nefel,
38:51veya Adi,
38:52değil mi?
38:53Bütün,
38:53buna benzer daha belki,
38:5515-20 tane insan sayılabilir.
38:57Bunlar,
38:58şirke bulaşmamış,
39:00putlara tapmayan,
39:01ama onların varlığı,
39:03Mekkeli müşrikeyi rahatsız etmiyor.
39:06Değil mi?
39:07Dolayısıyla,
39:08Allah Resulü'nün,
39:10Aleyhisselatü Vesselam'ın,
39:10getirmiş olduğu bu dava,
39:12bu davet,
39:14kendilerinin çok daha farklı bir şey istendiğinin bilincindedirler.
39:18Konuyu daha uzatmamak adına söyleyeyim.
39:21Çünkü onlar,
39:22Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam'ın,
39:24asla yalan söylemediğini kendileri itiraf ediyor.
39:27Allah Resulü'nün kendi aralarında,
39:30doğup büyüyen ve emin sıfatına sahip olduklarını çok iyi biliyorlar.
39:34Ve onlar diyor,
39:36ey Muhammed,
39:37biz seni yalanlamıyoruz.
39:39Biz senin getirdiğini yalanlıyoruz.
39:41Çünkü sen bizden çok farklı şey istiyorsun.
39:44Hani bir ara müşrikler,
39:46ya artık biz bu husumeti bitirelim de,
39:48gidip Muhammed Aleyhisselatü Vesselam'ı konuşalım,
39:50dediği gibi vakitte,
39:52yani ne istiyorsun?
39:54Hani,
39:55sen bu davanla kral mı olmak istiyorsun?
39:58Gel başımıza geç.
40:00Zengin mi olmak istiyorsun?
40:01Her birimiz mallarımızı toplarız,
40:03seni en zengin mi yaparız?
40:05Hayır,
40:05evlenmek istiyorsan,
40:07en güzel kızla evlendirelim.
40:09Yok eğer sana bir cin musteratı olmuşsa,
40:11malımızı harcayalım,
40:13bütün işte tabir-i caizse telavir için kullanalım.
40:17Allah Resulü diyor,
40:17hayır,
40:18ben size sadece bir söz istiyorum.
40:20Bir söz.
40:21Yahu sen yeter ki iste,
40:22bir dil on söz söyleyelim diyorlar.
40:25On söz.
40:26Ne istiyorsun?
40:28La ilahe illallah.
40:29Olmadı.
40:31Bunu kabul etmiyoruz.
40:33Bir söz.
40:35Demek ki,
40:35düşünmek lazım.
40:36Yani onlar niye bu sözü söylemediler?
40:39Yani,
40:40çok ağır mı geldi?
40:42Ya da biz niye bu kadar çok kolay söylüyoruz?
40:45Burada bir şey var,
40:46bir durum var.
40:50Şimdi,
40:51Allah Resulü diyor ya,
40:52bir ifadesinde,
40:55vallahi siz,
40:56bu kelimeyi söylerseniz,
40:58dünyaya öncülük edersiniz.
41:00bütün Araplar size tabi olur.
41:03Bütün insanlar size,
41:05cizce vermek zorunda kalır.
41:07Siz insanlara hakim olursunuz.
41:12Ve onlar aslında başka bir yerde ifade ediyordu.
41:15Asıl Ebu Cehil diyordu,
41:16ey Muhammed,
41:18senden sonra,
41:19bize de iktidardan bir pay var mı?
41:21Hani ayette de konuştuğu konu oldu.
41:23bize de hükümden bir pay var mı?
41:27Hayır.
41:28Allah,
41:29ilah olan odur.
41:31Hani hatırlarsınız,
41:32Nusret arayışı içerisinde,
41:34Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam'a,
41:36Amr bin Sasak kabilesi de,
41:38ifade etmişti.
41:39Senden sonra bize iktidar var.
41:41Yani düşünün,
41:42ortada devlet yok,
41:43ortada iktidar yok.
41:44Ama bu kelimenin iktidarı,
41:47talep ettiğini,
41:48insanlar biliyor,
41:49anlıyor.
41:50Bir bir şık başka bir yerde şunu söylüyor.
41:54Vallahi biz bunu kabul edersek,
41:56kendimize düşmanlar ediniriz.
41:58Dünyayı karşımıza alırız.
41:59Gücümüz buna yetmez.
42:00Yerimizden,
42:01yurdumuzdan olacağız.
42:03Aynı sözü,
42:05ikinci Akal Ebiatı'ndaki Ensar'ın söylediğini de hatırlayın.
42:09Biz bu kelimeyi,
42:10bu daveti kabul etmemiz halinde,
42:13biz insanların siyahını,
42:16beyazını karşımıza alıyoruz.
42:17Biz bunun için en öncülerimizi feda edeceğiz.
42:22Bunun karşısında bize ne var?
42:24Bakın daha orta bir şey yok.
42:26Devlet yok,
42:27ordu yok,
42:27hükümet yok,
42:28savaş yok.
42:29Ama insanlar,
42:31bu kelimeyle,
42:32aslında bunu kastettiklerini anlıyorlardı.
42:34Yani bu kelime,
42:36Allah'ın otoritesi dışında,
42:39yeryüzünde herhangi bir beşere otorite hakkını vermiyor.
42:42Bu kelimeyi kabul eden insan,
42:45kendi heva ve hevesi dahil olmak üzere,
42:48herhangi bir beşerin iddiasını,
42:51sözünü,
42:52iktidarda görmeyecek,
42:53kabul etmeyecek.
42:54Sadece Allah'ın dediğini.
42:58Bunu,
42:59onlar böyle algılıyorlardı.
43:00Onlar bu kelimeyi söylemesi halinde,
43:02söylemeleri halinde,
43:04sahip olmuş oldukları,
43:06o imtiyazları kaybedeceklerini biliyorlardı.
43:08O sömürü çarklarının bozacaklarını biliyorlardı.
43:13O insanlar üzerindeki otoritelerinin,
43:16zenginliklerinin,
43:17haksız kazanç yollarının tökeneceğini biliyorlardı.
43:21Ondan dolayı kabul etmediler.
43:24Tıpkı Firavun gibi,
43:27kendi otoritesinden olmamak adına kabul etmediği gibi,
43:30onlar da bunu kabul etmediler.
43:32Çünkü onlar biliyorlardı ki,
43:36kelime-i tevhidi,
43:37kabullenmek,
43:39aslında dünyaya meydan okumaktır.
43:42Budur.
43:43Yani,
43:44sadece kendi evinde,
43:45kendi şahsında değil,
43:46bir değişim bununla sınırlı olmayacaktı.
43:49Değişim sadece,
43:51kendisinin işte,
43:52tağutlara tapmaktan,
43:53yönelmekten vazgeçip,
43:55sadece Allah'a ibadet etmekle,
43:56sınırlı olmayacağını biliyorlardı.
44:00Bunun,
44:01hakimiyet iddiası olduğunu,
44:02dolayısıyla,
44:04yeryüzünde,
44:05iktidar sahibi ne kadar Firavun varsa,
44:07hepsinin yıkılması gerektiğini biliyorlardı.
44:10Yeryüzünde,
44:12iktisadi anlamda,
44:14karunvari kimler varsa,
44:15hepsinin yerle bir olamayacağını,
44:18yeryüzünde,
44:18bürokratik anlamda,
44:20Firavunlara çalışan hamanların konumunun yok olacağını biliyorlardı.
44:24Yeryüzünde,
44:25saraylara mollalık edecek belanvari insanların da,
44:29hükümlerinin kalmayacaklarını biliyorlardı.
44:31Yani,
44:32hayatın bir bütünü,
44:33Allah'a ait olacaktı.
44:35Çünkü Allah,
44:35ne demişti?
44:37O,
44:37hem göklerin,
44:38hem de yerin ilahıdır.
44:40Yani,
44:40onun hükmü,
44:41hem gökte,
44:42hem de yerde geçeridir.
44:43O,
44:44alemlerin Rabbidir.
44:45O,
44:45bütün insanların Rabbidir.
44:47O,
44:48doğunun da Rabbidir,
44:49batının da Rabbidir.
44:50Gökteki yıldızın Rabbidir,
44:52kulun da Rabbidir.
44:53Dolayısıyla,
44:55buna iman eden,
44:56bunu kabullenen insan,
44:58bunu,
44:58akdetmiş oluyor.
45:01Yani,
45:02hayatında,
45:03dünya hayatında,
45:05ilahlık ve Rabb'lık taslayan insanların,
45:08ya da kurumların,
45:10var olma hakkı yok demektir.
45:13Bakın,
45:15bir mümin,
45:16ya da bir insan,
45:18ancak bu kelimeyi zikretmekle,
45:19mümin olur,
45:20Müslüman olur.
45:21Ve,
45:21bu kelimeyi söylediğinde,
45:23aslında bunu kastetmiş olur.
45:25Yeryüzünde,
45:27Allah'tan başka,
45:29kanunları geçerli olan,
45:31olmayacak.
45:33İlah olarak Allah belirlenecek,
45:35Rabb olarak,
45:35Allah kabul edilecek.
45:38Ve Allah,
45:39kendi hükmünde hiç kimseyi,
45:41ortak kılmaz.
45:43İnin hükmü illa lillah.
45:45Hüküm,
45:46ancak Allah'ındır.
45:47Ve bu hükmde,
45:49insanlara dair bir pay,
45:51yoktur.
45:52İnsanlar,
45:53bu hükme tabi olmakla,
45:55Allah'a kul olmakla,
45:57emredildiler.
45:58Yani,
45:58Allah'ın indirdiği nizama,
46:00tabi olup,
46:02Allah'ın belirlemiş olduğu sınırları gözetip,
46:04o sınırlar dahilinde,
46:06hayatını düzenleyen,
46:08insan Allah'a kuldur.
46:10Ve Allah da,
46:11böyle bir kulluk istiyor.
46:13kendisine ait olan,
46:15hususlardan,
46:16asla insanlara pay vermez.
46:19Onun için,
46:20değerli kardeşler,
46:22o günkü müşrikler,
46:24bu davete,
46:25muhatap olan,
46:26insanlar,
46:28meseleyi,
46:29böyle,
46:29algılıyorlardı.
46:31Kabul edenler,
46:32bu şekilde kabul edip,
46:33bunun hakkını veriyorlardı.
46:37yani,
46:38bununla hayatını hem düzenliyor,
46:40ve hem de bunu kendisine dava edip,
46:43bunu diğer insanlara,
46:45diğer toplumlara taşıyordu.
46:46çünkü Allah,
46:53ne demişti?
46:57Estağfirullah,
46:57ve katilum,
46:59hatta la tekuna fitnetun,
47:00ve yekunet dinu kullu,
47:02lillahi,
47:02fe inintahu,
47:03fe inna allaha,
47:03bime ya ameluna basira.
47:06Yeryüzünde fitne,
47:08kalmayıncaya kadar,
47:10ibadet,
47:11kulluk,
47:12sadece Allah'a,
47:13has oluncaya kadar,
47:15insanlar,
47:16sadece Allah'a,
47:17boyun eğinceye kadar,
47:18onlarla savaşın.
47:19Budur.
47:23Çünkü Allah,
47:24sallallahu aleyhi ve teala,
47:25kendi nizamı dışındaki,
47:27bütün nizamları,
47:28insanı fitneye sürükleyen,
47:31insanı ifsad eden,
47:33insanı bozan,
47:35insanların,
47:36hayatlarını anlamayınca,
47:38yaşamalarını engelleyen,
47:40beşer ürünü,
47:42aciz fikirler olarak değerlendiriyor.
47:45Dolayısıyla kulluk,
47:46sadece Allah'a,
47:47has olunca kadar.
47:48Yani Allah'ın ilahlık ve Rab'lık sıfatları,
47:52fiili anlamda gerçekleşinceye kadar,
47:54bu mücadele devam edecektir.
47:56Mümin ve Müslüman için.
47:58Başka bir çıkar yolu yoktur.
48:00Bu sözü söyleyen,
48:01bunu kabullenmiştir.
48:05Bu sözü söyleyen de,
48:06kurtuluşa eriyor kardeşlerim.
48:08Bu sözü bozan da,
48:10ebedi cehenneme gidiyor.
48:12Bu kadar aslında basit.
48:13Yani,
48:14meselenin aslında,
48:16çok daha farklı,
48:18konular ile ilişkilendirerek,
48:20çok daha farklı yönlere,
48:22çekilebilir,
48:23anlatılabilir.
48:24Bunun,
48:24içtimai yönüyle,
48:26sosyal yönüyle,
48:27işte iktisali yönüyle,
48:28her şeyle anlatılabilir ve,
48:29bunu sadece,
48:30bir saate sığdıramazsınız.
48:33Belki saatlere,
48:34günlere,
48:34haftalara,
48:35yayabilirsiniz.
48:36Ama işin özünü,
48:37anlatmaya çalışıyoruz.
48:39Dolayısıyla,
48:40Allah sümrünün,
48:41kendisine aklen,
48:43iman edildikten sonra,
48:45bu akıldan,
48:46sudur olacak,
48:47bu kelimeyi,
48:48ikrarını bizden istiyor.
48:50Ve kalbin de,
48:51o bu kelimeyi,
48:52tasdik etmesini istiyor.
48:54Yani,
48:55biz evet,
48:56düşündük,
48:56taşındık,
48:57insan hayat ve,
48:58kâinat üzerine,
48:58tefekkür ettik.
48:59Evet,
49:00bir Allah var,
49:02bir yaratıcı var.
49:02İşte,
49:05o yaratıcıyı,
49:07sadece varlığını,
49:08ikrar etmek,
49:09kabul etmek,
49:10iman etmiş olmuyor.
49:12İnsan.
49:13O yaratıcıyı,
49:14ilah olarak,
49:15kabullendikten sonra,
49:17mümin ve müslüman oluyorsunuz.
49:20O yaratıcıyı,
49:22ilah olarak,
49:22kabullenmek demek,
49:25hayatını,
49:25o yaratıcının,
49:26indirmiş olduğu nizama göre,
49:28düzenlemekle mümkündür.
49:30Yani,
49:30onu sadece,
49:31mağabud olarak,
49:32görüp,
49:33sadece onu kanun koyucu olarak,
49:35görüp,
49:36ona boyun eğip,
49:37onun kanunlarına ve hükümlerine göre,
49:39hayatını,
49:40düzenleme ve,
49:41tanzim edersen,
49:43ona kulluk etmiş olur.
49:45Ve,
49:45ona vermiş olduğunun,
49:47tek ilah olma vasfının,
49:49o sözünü,
49:50tutmuş olursunuz.
49:52Onun için,
49:53bunun haricinde,
49:54kişinin,
49:55başka bir şeylere,
49:57tazimde bulunması,
49:58aşırı sevgide,
49:59saygıda bulunması,
50:00ya da Allah'ın hükmü varken,
50:01başka bir hükmü tercih etmesi,
50:04kesinlikle,
50:04Allah'ın,
50:05köfür olarak,
50:06şirk olarak,
50:06nitelendirdiği,
50:07hususlardır.
50:09Yani,
50:10bu husus,
50:11aslında,
50:11bir takım yanlış yorumlar ile,
50:14farklı yerlerde çekilebilir.
50:17Bunun sınırını bilmek gerekiyor.
50:20Bunun sınırını bilmediğiniz zaman,
50:22aklı kıyaslar ile,
50:24tabirce ise,
50:24insanları,
50:25hepsinin müşri,
50:26kafir,
50:27inan eder,
50:27elinde bir kılıç tabiri ise,
50:29alır,
50:29kesersiniz.
50:30Hayır,
50:31böyle değil.
50:32Burada,
50:33yine,
50:34buradan çıkacak olan,
50:35görüşleri,
50:36hükümleri,
50:36sınırları,
50:38yine,
50:38alimlerin ortaya koymuş olduğu,
50:40hükümler ile,
50:41sınırlandırmak gerekiyor.
50:44Çünkü,
50:45burada bir,
50:46kesinlikle,
50:46itaat etme meselesi var.
50:49Bir de,
50:49hani,
50:50bunun teferruatı da,
50:51fıkıhta,
50:51ifade edilmiştir.
50:53Yani,
50:53zorlama ve ikrah olması halinde,
50:56insanlar için,
50:56belli ruhsatlar verilmiştir.
50:58Ya da,
50:59insanların bu noktada,
51:00amelleri,
51:01birbirinden farklılık,
51:02arz edebilir.
51:02Ama,
51:04esas da,
51:05olan şu,
51:07kişi,
51:07kanun koyma yetkisini,
51:09sadece Allah'a tanır.
51:12Allah dışında,
51:13başka birbirine,
51:14kanun koyma yetkisini verirse,
51:16şirk koşmuş olur.
51:17Ya da,
51:17Allah ile birlikte,
51:19başkalarına,
51:20kanun yapabileceğine dair,
51:22bir inanca sahip olursa,
51:24yine,
51:24şirk koşmuş olur.
51:26Allah subhanahu ve teala'nın,
51:27açık ve net olan,
51:28hükümlerinden,
51:29bir hükmünü,
51:30inkar etmesi,
51:31ya da o hükmün,
51:32sadece tarihte,
51:33o dönem için,
51:34geçerli olduğunu,
51:35ifade edip,
51:36günümüz için,
51:36geçerli olmadığını,
51:37iddia ederse,
51:39herkes aynı şekilde,
51:40şirk koşmuş olur.
51:42Ya da,
51:43Allah'ın,
51:44ayetlerinden,
51:45bir ayeti,
51:46hükümlerinden,
51:47bir hükmü,
51:48inkar etmek,
51:49gerçekleştiğinde,
51:51dediğim gibi,
51:52insanlar,
51:53bu kelimeyi,
51:54bozmuş olur,
51:55bu akdini bozmuş olur,
51:57şirke,
51:57ya da,
51:58köfre,
51:59düşmüş olur.
52:00Ama,
52:00bunun halicinde,
52:01dediğim gibi,
52:01bu meselenin detayları,
52:03çok çetrefellidir.
52:05Burada,
52:05aklı kıyaslarla,
52:07yola çıkıp,
52:08her eylemi,
52:10her ameli,
52:11her günah,
52:11özellikle günah amelleri,
52:13hemen şirk ile,
52:14ilişkilendirmek de,
52:16doğru değildir.
52:18Yani,
52:19basit bir örnek vermek gerekirse,
52:21Allah,
52:21Allah'ın emri,
52:23Allah'ın emri olan,
52:23Allah'ın emri olan orucu,
52:24tutmak,
52:26farzdır.
52:27Ve,
52:27bu Allah'ın emri olduğunu inanmak,
52:30herkese imanın gereğidir.
52:32Ama,
52:33bunu Allah'ın emri olduğuna,
52:34iman edip de,
52:37fiiliyatta,
52:38amelde buna muhalefet etmesi,
52:40insanı,
52:42kafir yapmaz,
52:43günahkar yapar.
52:44Yani,
52:46ameli hususlarda,
52:48günahın gerçekleşeceğini,
52:49itikadi hususlarda ise,
52:51şirkin ya da küfrün gerçekleşeceğini,
52:54görmek gerekiyor,
52:55bilmek gerekiyor.
52:57Değerli Kale Selam,
52:58benim,
52:59bu akşam,
53:00ifade etmek istediğim hususlar,
53:01bunlar,
53:02dediğim gibi,
53:02çok konu var ama,
53:04Allah'u alem,
53:05özet itibariyle,
53:06mesele anlaşılmıştır.
53:08Allah hepine razı olsun.
53:09Ve ahirul le'vâne,
53:11elhamdülillahi rabbil alemin.