00:00Allah razı olsun.
00:03Ben hani de
00:22Değil mi? Emeklerin sürünme yılı. Bak bak şimdi posadan
00:27emekliyim. Bana kredi verdi üç bin lira. Ne yapacağım ben şu
00:31parayla? Vermiyor bile artık. Emekliliğe kredi verdim. Eğer
00:34bak Allah sizi inandırsın. Şimdi bana para vermesin
00:37postane. Evi ekmek almak para unuttum. On iki mesut bağış
00:42alıyorum. On beş kira veriyorum. Bir formül varsa
00:46söylesin. O zaman bizim de bayram olursun. Var mı da
00:49formül biz mi o da salak mıyız? On iki mesut sen al
00:52verme bana. O detu formülü göreyim. Hadi bakalım. Sen işin
00:57bu kırmızı. Bu nasihat diyebilir misin ya? Emekliliği
01:00günüymüş. Emekliliği tabut günü dese daha iyi olur. Sayın
01:03Erdoğan dün ııı emeklilerle buluştu. Evet. Oradakiler hiç
01:07gördün mü? Bir gariban var mıydı? Hepsi grand tuvalet.
01:10Nasıl oturmuşlar? Bir tane köylü bir gariban millette bir
01:14tane çıkıp da niye konuşmuyor? Ben ötün beş maaş alıyorum. On
01:17beş lira diyorum. Sayın Cumhurbaşkanım nasıl olacak?
01:19Niye söylemedi? Niye söylemedi? Yalan mı? Peki yalan. Dün Sayın
01:24Erdoğan ııı Dardoğullukları yirmi yıl süresince emeklilerin
01:28ııı yaşam şartlarının refahını arttırdıklarını söyledi. Ne
01:32arttı be? Beni dilenci yaptı. Yok belediye yardım etsin. Yok
01:36şu kadar şu yardım ediyor. Yok bu fondan bu kadar para. Sen
01:39ver benim geçim maaşımı. Yirmi beş otuz lira neyse. Bana
01:43onları verme kardeşim. Konuşan çok da icraat sıfır. Hadi ben
01:48diyor onu kim mesajlı? Bana ne vermesi lazım? Hadi on beş kira
01:51için. Değil mi? Eee hadi onu da öyle geçin. En kötü ve yirmi
01:56beşte sürün. Bir de bir tane simit yiyin. Bir çay için. O
02:00kadar. Ya sana bir şey söyleyeyim mi? Bak bu gerçeği
02:03görsünler kardeşim. Emekli bedava tuvalet alıyor. Bedava.
02:08Bir yereyken çaya bakıyor. Kaç para? Bak. Lokantalar açıldı.
02:14Millet sırada kardeşim. Kırk bin liraya iki tabak yemek.
02:17Sırada. Yalan mı ya? Gidip çekmişler. Ortada. Bu kadar
02:21basit değil. Anladın mı? Bu kadar basit. Daha konuşmalıyım
02:24ki. Toplantı neyin toplantısını yapıyor? Ne toplantısını yapıyor?
02:27Neyin toplantısını yapıyor? Toplanmışlar da konuşmuşlar da
02:32bir konsey daha gelmişler. Ne konseyi? Memleket savaşa mı
02:35gidiyor kardeşim? Ne? Sen cephede asker mi sıralıyor?
02:38Silah mı sayıyor? Ne sayıyor? On iki bin meşru maaş. Adamın
02:42en düşük. Kirası on beş yirmi. Bunu bir düşün. Bunu bu kadar
02:45hesaplıyorsun sen. Ne neyi okudun kardeşim sen? Ha? Niye
02:48okudun sen? Bir adama on iki bin meşru veriyorsun eline. Git
02:51diyorsun kilahını öde. Bakkalın çakalıyla. Adam gidiyor. Ya
02:55ben diyor gezdim piyasaya. Otuz bin lira masraf çıktı. On iki
02:58bin meşru. Adamlar gerisini vermiyor diyor. Bu kadar basit.
03:02Sen bana otuz bin lira sipariş veriyorsun. On iki bin meşru
03:05para veriyorsun. Kim verir? Nasıl olacak bu? Söyle bakalım.
03:08Insanın zarru ihtiyacı var ya. Sabahleyin peyniri peyniri
03:13kaymağı bırak. Sabah kakarsın iki bardak çay. Bir zeytin. Bir
03:18de iki üç tane ekmek. Sen bunu ver de lan gerisini bırak. Hadi
03:23bakalım bunu hesapla. Bunu hesapla. Içinin çıkacak mı?
03:26Çıkabilecek mi? Çıkamayacaksın. Bu kadar basit. Daha neyin
03:29peşinde geziyor? Anlamıyorum ya. Peki mevcut iktidarla ııı bu
03:34politikalarla bir yemekte olarak geleceğinizi nasıl
03:38görüyorsunuz? Gelecekten umutlu musunuz? Ya ne umudu
03:42biz? Karnımız böğürmeye umudumuz yok. Sen bana yarını
03:45soruyor. Şimdiye kadar umutlu mu geldin? Sürünüyoruz işte. Bu
03:49kadar. Sen bir lira verdin kirayı oldu. Sekiz bin lira.
03:53Nasıl umut? Şöyle bakalım. Hissetmiyoruz yani. Emekli
03:57beklediğini kesinlikle karşılığını almış değil yani
04:00bence. Eee böyle yani kesinlikle emekliliği olarak
04:03kabul etmiyorum bir kere. Net bu yani. Emekli ölmüş ya. Yani
04:07görüyorsunuz parkta burada oturuyor işte. Eee bir kahveye
04:11gidip bir çay içecek parası bile çok zor yani. Nasıl
04:14geçinecek ki? On iki bin beş yüz lira maaş alıyorum. Eee çok
04:19şükür benim evim kira değil ama kira olanları düşünmek lazım
04:23bir de. Yani kesinlikle emekli olarak kabul etmiyorum. Kirada
04:27olmasanız da on iki bin beş yüz yetiyor mu size? Mümkün
04:30değil. Mümkün değil yani yetmez. Yani on iki bin beş yüz
04:34liranın günümüz İstanbul'da otuz binli gıdayı bile
04:38tamamlayamazsınız yani. Gıdayı tamamlayamazsınız. Zaten burada
04:41her şey meydanda. Fiyatlar karşıda gözüküyor. Yani bak
04:45insanlar dolaşıyorlar hep. En üzüntü merkezi nereden alıralım
04:48diye. Kaç yıldır emeklisiniz? Iki bin yirmide emekli oldum.
04:52Yani dört sene oluyor. Peki dört senelik sürece baktığımızda
04:55ııı emekli hayatınızda nasıl bir değişim oldu? Yani refahınız
04:59arttı mı? Şartlar iyileşti mi yoksa daha mı kötüye gitti?
05:02Kesinlikle iyileşmedi. Yani eskiden benim babam emekli
05:06oldu. Biz ticari taksi aldık yani. Babam emekli oldu. Ev
05:10aldık yani yakınlarımız. Bunlar bu ülkenin gerçekleri
05:13yani. Görüyoruz yani hep burada emekliler mutlu geliş semtlerde
05:16yani hep böyle camilin köşelerinde, banklarda
05:19oturuyorlar. Ya eskiden en azından birbirine çay
05:22söylerlerdi. Şimdi çay bile söyleyemiyorlar yani. Bu ülkenin
05:25gerçeği yani bunun hiç saklanacak hiçbir tarafı yok
05:27yani. Öyle ki emekli yılı falanmış yani. Insanların
05:31aklıyla alay etmesinler. Emekli enflasyon karşısında çok
05:35üzülüyor gerçekten. Çok üzülüyor yani. Bakıyorsun hep
05:38psikolojileri bozuk yani. Hep aklı enflasyonda. Ay sonunu
05:42nasıl getireceğim? Ay sonunu nasıl getireceğim? Bu gerçek
05:44yani. Seyyanen zam konuşuluyor. Hı hı. Eee umudunuz var mı
05:48Seyyanen zam geleceği nedenle? Yani gelse bile mutlu etmeyecek
05:52bir zamdır yani. Mutlu etmeyecek zam. Bu ülkede
05:55insanların rahat yaşayabilmesi için çok samimi olarak
05:58söylüyorum. Asgari ücretsinde elli. Eee emekli maaşında en az
06:03bir o kadar olması lazım. Iş yapabildiniz mi? Yolumuzu da
06:07yapamadık. Çünkü emekliyiz. Eee bayağı fiyatlar da uçmuş
06:11gidiyor. Aslında emekliler için nasıl bir yıl bu sene? Vallahi
06:15emekliler için harcamayana iyi. Para harcamazsan iyi. Para
06:18maaş harcarsan hiç geçinemiyorsun. Olmaz olay
06:23susuz. Ne emekçisi? Olmaz ola da oturak. Kırk sene çalıştım
06:28vergi ödedim devlete. Bak ucuz peynir. Kahvehane maşına buraya
06:33geldim. Kartal'dan. Daha bunun neyimiz kaldı? Devlete de o
06:40kadar vergi ödedim. Aldığım on iki bin beş yüz lira. Para bir
06:45şeye yetmiyor. Kırk sene de vergi ödedim. Kendi kendime
06:50emekli ettim. Adamı hiç bahsettir bile ya. Bunlar ne
06:54yiyecek? Ne içer? Ne? Bunlar neyde? Dilenek mi ya bu yaştan
07:01Ayıptır ya. Kendileri alır yiyip alır yiyip uçaklar veda
07:07var. Yemekler mecliste altı yüz lira kırla gidiyor. Yiyin
07:11babam yiyin. Muhtaç olduk kuru soğana kuru. Yani on iki bin
07:17beş yüz lirayla nasıl geçinir bak kızım? Soruyorum hadi.
07:21Milletvekilleri yan maaşlarla geçiniyor. Ekmek elden su
07:27gölden ye babam ye. Emekliye gelince para yok. Ondan sonra
07:32yirmi bin lira olmuş en düşük ev kirası İstanbul gibi yerde.
07:35En düşük ev kirası yirmi bin lira. Siz kirada mısınız? Yok.
07:39Gece kondu da oturuyorum. Almıştım doksan beşte. O zaman
07:45alabiliyorduk. Şimdi gece kondu bile alamazsın. Para
07:48biriktiremezsin. Peki bunca yıl ııı verdiğiniz ödediğiniz
07:54primlerin emeğinizin karşılığını alabildiğinizi
07:56düşünüyor musunuz? Hayır asla. Asla. Seyyar'la zam yapacağına
08:02dair bir ümidiniz var mı? Ha. O mu? Vallahi on altı bini
08:08verirlerse ne mutlu diyeceğim. On altı bin lira yeter mi peki?
08:12Yirmi bin liranın kira olduğu bir ortamda on altı bin lira
08:17yeter mi? En az kırk bin lira olması lazım emekli maaşı.
08:21Iktidar sözlülüğü, emeklileri ııı çalışanları da emeklileri de
08:25ha. Enflasyonu ezdirmiyor. Hangi gün ezdirmediler ki?
08:29Şimdiye kadar emekliyi ezmediği gün var mı? Emeklinin
08:34ezilmediği günü söyleyin bana. Ben iki bin dörtten beri
08:38emekliyim. Ilk dönemler çok güzeldi. Niye? Ben aldığım dört
08:42bin sekiz ııı o zamanki parayla dört bin sekiz yüz lira
08:45alıyordum. O dönemin parasıyla. Ben bilezik
08:51alıyordum. Çeyrek alıyordum. Her düğüne çeyrek takıyordum.
08:55Bilezik takıyordum. Komşularıma da falan ama şimdi gram altın
09:00bile takamıyorum. Bizim Türkiye'mizin en büyük parası
09:03kaç para? Iki yüz lira. Onu takıyorum. Başka takmıyorum.
09:07Emeklerin ölüm yılıydı bu sene. Artık ikinci yirmi beş yılına
09:12da bilmeyiz. Bilemeyiz ne olacak? Haritadan silecek
09:15tervizi. Ya on iki bin beş yüz lira maaş var. Bizim neresini
09:18yetiştirecek? Şurada on iki bin beş yüz lira alıyorum.
09:21Evime dahi vermeyeyim. Şuradan yarım kilosundan, yarım
09:24kilosundan zaten bitti. Yani kirada mı oturuyorsunuz?
09:27Allah'tan bir tane evimiz var ama üç tane açacak aynı odada
09:30kalıyoruz. Nasıl olacaksa ama reis uzaktan bakıyor. Uf uf uf
09:33bu sefer bu sene çok iyi. Iyi çok iyi. Neden olmasın? Bak
09:37yetmiyor diyorlar. Koskoca onun atadığı ihanet Allah razı
09:40olsun ediyor. Yetmiyor diyor. Ayıp değil mi? Bizim hakkımızda
09:43şikayet ediyorsun. Ne var? On sekiz milyona araba almış. Çok
09:48mu görürsün? Sen emekli çok mu görüyorsun ya?
Yorumlar