00:00Tüm emekliler ayakta durmaya zorluk çekti. Emekledik,
00:04emekledik. Iki bin yirmi beş yaşındayken diyorlar ki sözüm
00:07ona aile yılı. Şu anda Türkiye'de geçen yıl yüz yirmi
00:11bin genç evlenmiş. Düşünebiliyor musun?
00:15Gençlerimizin çoğu işsiz. Yurt dışına kaçıyor. Yüz yirmi bin
00:18kişi evlenmiş. Şu anda geldiğimiz bize emeklilere
00:22verdiği bu zamlardan dolayı tek söyleyeceğimiz iktidara gece
00:27yatarken vicdanınız rahat mı? Bu tencereler boş. Akşam günde
00:32ııı üç çeşit yemek yaparken artık geldiğimiz noktada sadece
00:37bir çorba yapacağız. Çorba ile karnımızla oynayacağız. Medena
00:41hurması bilmem manda yoğurtluyu. Onun vicdanı
00:44rahat. O bir de millet yanlış anlıyor. Diyor ki biz diyor bir
00:48daha ekonomik bir tek kendi sülalesi ve çevresi için geriye
00:53dönük onun ekonomisi bozulmayacak. Bizim ben emekli
00:56olduğum zaman üç tane asgari ücret alıyordum. Üç tane asgari
00:59ücret altmış altı bin lira yapar. Bugün asgari ücretin
01:02altına düştü maaşım. Emekler ya istiklal ya ölüm demediği
01:06müttekabı o kalamaz. Günübirlik magazinine olmaz. Saraya,
01:10saraya, saraya. Hadi eyvallah. Emeklinin sofrası bomboş kaldı.
01:14Bundan sonra tüm emekliler artık evde, kahvede oturmak
01:18yok. Meydanlarda, sokaklarda hakkımızı aramak için mücadele
01:22edeceğiz. Gün o gündür buradan sesleniyoruz. Iktidara o
01:27verdiğiniz karardan geri dönün. Emeklilere gerçekten hak
01:31ettiği o maaşları verin. Eğer vermezseniz unutmayın iki bin
01:36on dokuz yılında emekliler size sandıkta bir kart gösterdi.
01:41Siz herhalde bunu ciddiye almadınız. Eğer bundan sonraki
01:44seçimde size gösterecek kartın rengi belli olacak. Size kırmızı
01:49kart değil siyah kart ııı göstereceğiz. Siyah kart.
01:52Kırmızı da değil. Siyah kart. Herkese teşekkür ederiz.
01:56Evde yemek yapan sizler. Vallahi evde yemek yapıyorum.
02:00Pazara gidiyorum. Hiçbir şey alamıyorum. Yani artık eti
02:04unuttuk. Tavuğu unuttuk. Yani sadece gerçekten akşam dün
02:09gidiyoruz pazara. Akşam indirimli diye gidiyoruz. Çok da
02:13indirimli değil açıkçası. Yani tencerelerimiz gerçekten boş
02:17kalıyor. Çocuklarımıza yeterince ııı besleyemiyoruz
02:22yani. Emekliyiz. On iki bin beş yüz lirayla geçinemiyoruz yani.
02:27Bunun elektriği var, suyu var, doğal gazı var, kirası var.
02:31Olmuyor böyle. Yani bir an önce iyileştirmeleri gerekiyor. Yani
02:36en azından bir yirmi bin lira olması gerekiyor emeklilerin.
02:40Yani ııı pazara gidince güzel ııı ürünler almak istiyoruz ama
02:46maalesef ki alamıyoruz. Eee bu hükümet son on yıldır emekliyi
02:53unuttu, işçiyi unuttu, yoksulu unuttu, karıbanı unuttu,
02:58tamamen karıbanın ııı elinden aldığı ekmeği bir avuç insana
03:03verdiler. Bir avuç insan zengin oldu. Seksen milyon, seksen beş
03:07milyon insan fakirleşti. Gördüğünüz gibi şu, bundan on
03:11yıl önce kazanılan kaynatıp çocuklarımızın önüne aşk
03:15götürürken de maalesef tavaya kadar düştük. Şu tavayla artık
03:18insanlara, çocuklarına yemek düşürüyor. Gerçekten bu
03:22hükümetin, bu hükümetin bu emeklilere, işçiye, köylüye,
03:25karıbana, kurabiye verdiği eziyet ııı asla hafızalarımızdan
03:30çıkmayacaktır. Bu onlara bir ibret olacaktır. Onlar bu
03:34durumda sokağa çıkamıyorlar. Pazara gidemiyorlar. Bir
03:38emekliye bir ııı el sıkışamıyorlar. Bunlar onların
03:41için bu utanç vesilesidir. Biz ııı şu anda yüzde on beş
03:45emekliye ııı zam verdiler. Ama tamam biz bunu kabul ediyoruz.
03:49O zaman neden her şeye, köprüye, ekmeğe, suya, doğal
03:53gaza yüzde altmış beş, yüzde elli beş veriyorlar. O zaman
03:56bunlara da yüzde on beş versinler. Biz bunun peşindeyiz.
03:59Biz biz her şeyi biliyoruz. Bu ekonomi krizin içerisinden de
04:03bu hükümete göndereceğiz, kararlıyız. Bu meydanları da
04:07boş bırakmayacağız diyorum. Ankara kazanç işte emeklisel
04:11başkanıyım. Eee bu emekliler niye sokakta? Önce bir kere
04:16düşünmek lazım. Bunu hükümete biz sormak lazım. Yani yüzde on
04:20beş nokta vermiş olduğu zamla acaba kendileri geçinebiliyor
04:24mu? Kendilerine gelince zamı avutuyla götürüyorlar. Ya bu
04:29emekliler aç. Görüyorsunuz arkadaşlar tencereyi küçülttü.
04:33Lokmanızı küçüldün diyorlar. Lokmayı biz nasıl küçültelim?
04:37Çocuklarımızın karnlarını doyurmak için onları sefalettik
04:42açlıkla bırakmak için emekli iki bin yirmi dört yılı emekli
04:46yılı olacak dedi. Bu emeklileri iki bin dört yılında sokakta
04:49barınmak zorunda kaldılar. Çöplüklerden pazar günleri
04:54pazarları akşamları bekliyorlar ki bu emekliler artıkları
04:58topluyorlar. Utansınlar bu hükümet. Utansınlar bu
05:02hükümete biz kırmızı kartı belediye seçimlerinde
05:06gösterdik. Hükümette de göstereceğiz. Bir an önce sandık
05:10istiyoruz. Sanmasınlar bu devran böyle gider. O dervan
05:14çıkacak aşağı düşecek onların başını da yıkacağız. Bu
05:18sandıkta onlara kırmızı kartı gösterip ve kırmızı kartımızı
05:23da emeklilerin olacak. Emekliler kazanacak ve sendika
05:28hakkımızı da istiyoruz. Bizler dilenci değiliz. Toplu
05:32sözleşme istiyoruz. Avrupa'nın emeklisi geliyor Türkiye'de
05:36bir aylık maaşıyla rahat rahat tatil yapabiliyor. Bizler
05:40bırakın gezmeyi dolaşmayı torunlarımızı alıp da sinemaya
05:44götüremiyoruz. Ben artık torun sevmek istiyorum. Çocuklarımın
05:48huzuru içinde kalmalarını istiyorum. Artık torunlarımın
05:52geleceğini tehlikeye giriyor. Çünkü bu böyle giderse açlıkla
05:58ya iki bin bir de utanmadan ya anlayamıyorum. Diyor ki iki bin
06:02yirmi beş yılı da aile yılı olacak. Üç çocuk ya bir
06:06çocuğun bir bakımı bir aylık eğitimi onun bezi bilmem işte
06:12südü müdü beş milyon altı milyona tutuyor. Sen on yirmi
06:16iki bin lira diyorsun. Asgari ücret. Asgari ücrette ve
06:20emeklilerin on dört milyondan geçinebilir mi? Üç çocuğa
06:24bakabilir mi? Utanmıyorlar da. Ben ııı daha çok ııı
06:29konuşacağız ama arkadaşlar da konuşsun. Ben de teşekkür
06:32ediyorum. Sağ olun. Iıı ben konuşalım. Şu anda emeklere
06:37verdiği para sadaka parası yani ııı dilencilere verdiği
06:41para. Şimdi tencereler küçüldü. Bak tencereler önce beş
06:45kiloluktan yapıyorduk. Şimdi bir kiloluğa düştü. Bir
06:49kilolukta da yarım kiloluğa. Yani hükümet her zaman ııı
06:53kendini düşünen, yandaşları düşünen ııı kendi milleti
06:57düşünen hiçbir zaman fakiri, fukarayı düşünen yok, emekliyi
07:01düşünen yok. Yani eğer geç sıra ona da bu halk üstüne ölüm
07:06toprağı atmış. Yani bu halk niye sokağa dökülmüyor? Ben
07:09sokağa dökülmesin istersem sokaktan bizi öldürsünler. Biz
07:14her zaman mücadeleye devam edeceğiz. Onun sonu geldi.
07:17Seçimde onu gömeceğiz, gömeceğiz. Seçimde onu
07:20gömeceğiz. Çok sağ ol. Iıı siyasi iktidarın tetikçisi
07:26TÜİK'in emekliler üzerindeki yapmış olduğu oyunları memurlar
07:32üzerinde yapmış oldukları oyunları asgari ücretlerin
07:36üzerinde yapmış oldukları oyunları ve haklı
07:39taleplerimizi siz basın emekçileri önünde basınlarında
07:43taleplerimizi demokratik yollardan dile getirdik.
07:47Getirmeye de devam edeceğiz. Çünkü ııı bu siyasi anlayış
07:52diyor ki emeklere siz ölün. Siz fazlalıksınız. Bunun açık
07:56anlamı budur. Biz emekliler torunlarımızdan kaçar olduk.
08:01Torunlarımız yüzüne bakamaz olduk. Torunlarımıza ayda bir
08:04harçlık veremez olduk. Bırakın harçlık vermeyi bizler
08:08geçinemiyoruz. Yani düşünün asgari ücretin yirmi iki bin
08:12lira ııı olduğunu emekli aylının on dört bin küsur
08:17olduğunu on beş bile yapamadılar. İstanbul'da en
08:20berbat bir kiranın on beşte yirmi beş arasında dolandığı
08:23bir ııı metropol şehirde ııı şehirde yaşıyoruz. Bunun için
08:28ııı mücadelemiz ııı sürecek. Bugün Türkiye'nin aynı saatte
08:35Türkiye'nin bütün her yerinde bu eylemi koyduk. Sesimizi
08:38demokratik yollardan hep söylerim bunu. Iıı siyasi
08:43iktidara anlatmaya çalışıyoruz. Duyurmaya çalışıyoruz. Bu ııı
08:48taleplerimizi bıkmadan, usanmadan her eylemde, her
08:53etkinlikte alanlarda olacağız. Yani iki bin yirmi beş yılı
08:55Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi emekliler yılı değil. Iki bin
08:59yirmi beş yılı yirmi dörtten yirmi beşe geçerken de eza,
09:02cefa ve yoksulluk harçlık yılı olarak görüyoruz. Arkadaşlar
09:07ııı her şeyi söylüyor. Her şey biliniyor artık. Yani artık bu
09:12insanlar birbirini kandırmasına da gerek yok. Iıı verilmeyen de
09:16ortada. Verilen de belli. Iıı ama şunu söyleyeyim mesela ııı
09:22dün bir otoban açıldı değil mi? Otoban ııı müjde halinde
09:26veriyorlar, müjde diye veriyorlar ama o otobanın cebi
09:29işte bu emekliden çıkacak. Yani ııı geçiş garantili bu yollarımız
09:37maalesef emeklinin cebinden çıkanla ödeniyor. Artık herkes
09:42her şeyi biliyor ya. Ya söylenecek bitti. Bundan sonra
09:45artık sokaklara çıkmamız gerekecek. Tenceremizde
09:49tavamızda sokakları inletmemiz lazım. Söylenecek sözlerin
09:53bittiği noktadayız. Artık yeter diyoruz. Tüm buradan emekli
09:57arkadaşlarıma da sesleniyorum. Lütfen sokaklara
Yorumlar