00:00Türkiye'deki en dezavantajlı kesimlerden birisi de emekliler,
00:06asgari ücretler, çalışan işçiler ve emekçiler, memurlar.
00:09Şimdi tabii ülkede hala yoksulluk sınırının altmış
00:13bin lira olduğu bir yerde. Yani insanlara on iki bin lira, on
00:18üç bin lira emekli maaşı vermek hiçbir ııı şeye insafa sığan
00:23bir şey değil. Çünkü ülkede hala hükümetin kendi açıkladığı
00:26enflasyonu bugün açıkladılar. Bugünküne göre yüzde kırk yedi
00:29buçuk olarak hesapladılar ama en yakın hesapladıkları yüzde
00:33seksen altı. Bu da demek ki piyasadaki ve görülen halkın
00:36gördüğü enflasyon yüzde seksen yüzde doksan civarlarında. O
00:40zaman ne demektir bu? On iki bin lira maaş alan birinin en
00:43azından otuz bin lira emekli maaşının en az otuz bin lira
00:46olması gerekir. Bu konuda eee sadece enflasyonun göre değil
00:50belirlediklerine göre değil pazardaki, manavdaki,
00:53barketteki enflasyona göre hesaplamak lazım. Onun için de
00:57eğer bir ülke kendi emeklilerine otuz yıl, kırk
01:00yıl çalışmış insanlarını rahat erdiremiyorsa o ülkede
01:04Maliye Bakanlığı ve hükümetin olup olmamasına bir kıymet
01:07albiyesi yoktur. Dört nala uzanan bu Akdeniz'e uzanan bu
01:10ülkenin insanları olarak herkes perişan. Buna eğitilmişi
01:15eğitilmemişi yok. Sadece ve sadece rantiyeciler kendi
01:19ceplerini doldurabilmek için milleti sömürüyorlar. Buna
01:23gelirsek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu
01:25Mustafa Kemal Atatürk'e minnetlerimize sunmak gerekir
01:28ki böyle bir ülkeyi bizlere bahşetmiş. Ancak ne yazık ki
01:33bulamana kadar gelen yöneticiler bu Türkiye'nin
01:37kaderini kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri yöne
01:41evriliyorlar. Dolayısıyla bugün beş bin on iki bin beş yüz lira
01:47olan maaş yirmi beş bin olsa ne olur? Otuz bin olsa ne olur?
01:52Arkasından gelen zamlar zaten üç gün içerisinde ötekini alıp
01:56götürecek. Dolayısıyla hak hukuku da azaletin olacağı bir
02:00sistem kurulmadığı müddetçe demokrasinin ve özgürlüğün
02:03ülkenin her tarafına nefes alır gibi erişmesi olmadığı
02:07müddetçe bu hükümetler bir yere gidilmez. Bu paraya vallahi
02:11yüzde yüz bizim emek benim emekli maaşım yüzde yüz artarsa
02:15anca yeter diyeceğim. Önceden zamlar geliyor, fark etmiyor
02:19yaptıkları. Insanların ııı yaşam kalitesini arttırmak
02:24lazım. Yani pek memnun değiliz emekli maaşlarından. Ben tabii
02:28ki ııı yüksek olsun isterim. Ben eşimden dolayı alıyorum.
02:33Şey ki benim eşim birinci derece demeye şey memur
02:37emeklisi, üniversite mezunu, benim aldığım on yedi bin lira
02:40maaş on yedi bin dört yüz lira. Yetmiyor. Ki kira
02:44vermiyorum. Bir başka yerden ufak bir gelirim var. O da
02:47olmasa geçinemiyorum. Tek başımayım. Bu hükümet emeklilerin
02:52düşmanı. Bu hükümetten hayır çıkmaz. Bir şey yapmaz. Zaten
02:58bir şey de yapacak durumu da yok. Sattı dünyayı. Üstünü
03:02üstünü de sattı. Altını da sattı. Şimdi bir de ııı maden
03:07aramak için ormanları satıyor yani. Şimdi ismini silmek için
03:11elinden her şeyi yapmaya geldi. Bunları halk bilmiyor. Halkımız
03:17çok cahil. Yirmi beş lira yapsalar, otuz lira yapsalar
03:20rahatsız eder. Şu hayat şartları altında bir marafa
03:24girdiğimiz zaman al alacağımız marketlerde inanın hiçbir şey
03:27yetmiyor. Geçinemiyoruz. Ev kiralarımız yirmi, yirmi beş
03:31bin liradan aşağı değil. Karı koca çalışan bir vatandaşı
03:34düşündüğümüz halde eline kalacak parayı size artık
03:38devletimin takdirine bırakıyorum. Ne der, ne
03:40düşünür bilemiyorum ama yılbaşından sonra her şeye
03:43pahalı olacağı için vatandaş çok tedirgin. Yıllardır bu
03:49ızdırabı hep emekliler çekiyor, hala çekmektedir. Buna bir
03:53devletten çözüm yolu bulmasını hayat şartları standartının
03:58üstünde ola bir güzel bir emekli maaşı vermesini
04:02baştakilerden rica ediyorum.
04:43Hoşça kalın.
Yorumlar