bütün kemiklerimi kırdım ben bu dalgalarda. hem de, tek bir tane sevemeyenle... kıvılcım bile yokken ortada, her yanımı yaktım bu sularda.
kalbi kırılanın tüm kemikleri kırılır. ama, duyulmaz dalgalardan.
böyle, mecazen değil. hani şu hayatın oltası, kelimelere takılsın diye de değil... gerçekten kırılır!
çıtır çıtır kırılma seslerini, tüm o acısını, göğüs boşluğunda yankısını, beyninin en dibinde duyarsın da... acının bu kadar gerçek olduğuna ve tarifsiz olabileceğine, ölürsün de, zaten dalgalardan yuvarlanırken, asla inanmazsın.
ne saçma değil mi sevgilim? bir yanda kemik kıran kerpeten âşk 'ın. bir yanda acı çeken ruhun, bir yanda da, sevgini bile anlamayanlar. ve kıyıya vuran cesedin bile...
bunların hepsi, tek beden.
bugün, tüm kemiklerin kırılır da, kim kırdı onu bile anlayamazsın.
adı âşk olan, insan kılığındaki kerpeteni, artık, ona göre tutacaksın!
şimdi, hadi gel tut beni. de... kırılsın kemiklerim batsın göğsüne. sonra, vuralım bu sahile, ölelim be sevgilim.
Be the first to comment