Ana içeriğe atla
  • 5 yıl önce
Meslek hayatına TRT koridorlarında başlayan Semra İğtaç, 30 yıldır yerel medya kurumlarında gazetecilik yapmayı sürdürüyor. Yereldeki sektör dinamiklerinin gazetecileri farklı alanlarda uzmanlaşmaya yönelttiğini belirten İğtaç, çalıştığı kurumun hem gazetesi hem radyosu hem de televizyonunda aynı anda görev alıyor.

“Kapitalizmin kadını mutfağa hapsetmesi gibi medya da kadını mutfağa hapsediyor” diyor İğtaç “…işi pişiren, içeriği üreten hep kadın oluyor ve sizi bu uzmanlaştırıyor… Size yönetici rolü verilse dahi hep üretmeye devam etmeniz bekleniyor ve erkeklere göre geri planda bırakılıyorsunuz.”

Çalıştığı kurumda birden fazla farklı görevi aynı anda üstlendiğini belirten İğtaç, yerelde kadın gazetecilerin orantısız iş yüküne daha fazla maruz kaldığını söylüyor: “5 kişinin işini 1 kişi yapıyor ve o bir kişi genelde kadın oluyor.”

Buna rağmen kadın gazetecilerin şikayet etmelerine bile fırsat tanınmadığını vurguluyor ve ekliyor “İşten çıkarılmalara baktığınızda önce kadın gazetecilerin tercih edildiğini ve sahada çok az kadın gazeteci kaldığını gözlemliyorsunuz.”

Yerel medyada kadın gazetecilere bakış açısını ise İğtaç şu şekilde açıklıyor: “Kadınlar çalışkan olduğunda hırslı oluyor ve ismi böyle çıkarılıyor ama bir erkek gazeteci iyi çalıştığında hırslı olmuyor sadece çalışkan oluyor.”

Kadın gazetecilerin mesleklerinde sabır ve istikrar ile bu önyargıları kırabildiğini düşünen İğtaç, “ Kadın kadının kurdu değil yurdudur” diyerek kadın gazeteciler arasındaki mesleki dayanışma ve öz örgütlenmenin önemini vurguluyor. Yerel medyadaki kadın gazeteci sayısının cinsiyetçilik ve ağır çalışma koşullarından ötürü her geçen gün gittikçe azaldığını belirten İğtaç, bunun önüne geçebilmek için daha fazla kadın gazetecinin mesleki birlik ve sendikalarda karar alıcı pozisyonlarda görev almasını hayati buluyor.

Kategori

🗞
Haberler
Yorumlar

Önerilen