- 13 saat önce
- #mehmetgureli
- #sıcakbirgoz
- #kimsebilmez
#mehmetgüreli #sıcakbirgöz #kimsebilmez
Söyleşi: Faruk Ekici
Edebiyat, sinema, müzik ve resim alanlarında yarım asrı aşkın süredir eser veren Mehmet Güreli’nin çok disiplinli üretim pratiği, Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli belgeseliyle beyazperdeye taşındı. Alışılagelmiş kronolojik biyografi anlatısının dışına çıkan yapım, Güreli’nin sanat yaşamını dört ayrı disiplin üzerinden inceliyor.
Yönetmenliğini gazeteci Gamze Terra’nın, yapımcılığını Görkem Yeltan ve Yalçın Akyıldız’ın üstlendiği belgesel, dünya prömiyerini 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaptı. Festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması kategorisinde izleyiciyle buluşan film, 12-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan 37. Ankara Film Festivali’nde yeniden gösterilecek.
Sanatçı Mehmet Güreli ve yönetmen Gamze Terra; Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli’nin hazırlık ve kurgu aşamalarını, dört farklı disiplinde eşzamanlı üretmenin dinamiklerini, Kimse Bilmez şarkısının geniş kitlelere ulaşma sürecini, kültür-sanat ve medya alanındaki otosansür mekanizmasını, Beyoğlu’nun yıllar içinde geçirdiği mekânsal dönüşümü ve Paris’te çektikleri yeni belgesel projelerini T24’e anlattı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
Söyleşi: Faruk Ekici
Edebiyat, sinema, müzik ve resim alanlarında yarım asrı aşkın süredir eser veren Mehmet Güreli’nin çok disiplinli üretim pratiği, Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli belgeseliyle beyazperdeye taşındı. Alışılagelmiş kronolojik biyografi anlatısının dışına çıkan yapım, Güreli’nin sanat yaşamını dört ayrı disiplin üzerinden inceliyor.
Yönetmenliğini gazeteci Gamze Terra’nın, yapımcılığını Görkem Yeltan ve Yalçın Akyıldız’ın üstlendiği belgesel, dünya prömiyerini 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaptı. Festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması kategorisinde izleyiciyle buluşan film, 12-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan 37. Ankara Film Festivali’nde yeniden gösterilecek.
Sanatçı Mehmet Güreli ve yönetmen Gamze Terra; Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli’nin hazırlık ve kurgu aşamalarını, dört farklı disiplinde eşzamanlı üretmenin dinamiklerini, Kimse Bilmez şarkısının geniş kitlelere ulaşma sürecini, kültür-sanat ve medya alanındaki otosansür mekanizmasını, Beyoğlu’nun yıllar içinde geçirdiği mekânsal dönüşümü ve Paris’te çektikleri yeni belgesel projelerini T24’e anlattı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
Kategori
🦄
YaratıcılıkDöküm
00:00Herkese merhaba, TM4'e hoş geldiniz. Ben Faruk Ekici.
00:02Bugün konuklarım yarım asır aşan üretim hayatıyla edebiyat, sinema, müzik ve resim dünyamızın en nevi şahsına münhasır isimlerinden
00:09Mehmet Güreli ile onun sanat serüvenini sıcak bir göz Mehmet Güreli belgeseliyle beyaz perdeye taşıyan yönetmen Gamze Terra.
00:16Yakın zamanda Adana Altın Koza Film Festivali'nde seyirciyle buluşan belgeselin yapım sürecini,
00:21kimse bilmezin kültleşme hikayesini, hafızasını yitiren istiklal caddesini ve bağımsız sanatta otosansürle mücadeleyi konuşacağız.
00:28Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
00:30Hoş bulduk.
00:31İlk sorum Gamze sana olacak. Çok klişe bir soru soracağım ama Mehmet Güreli belgeseli yapma fikrini sorucuya çıktı.
00:37Mehmet Güreli belgeseli yapma fikri bir anda çıkmadı tabii ki de.
00:42Biz yıllardır beraber çalışıyoruz işlerde.
00:45Ben Mehmet abinin genel olarak filmlerinin, belgesellerinin kurgusunu, kliplerinin son,
00:49odanda yolculuk, live kayıtlarının kurgularını yaparak zaten başlamıştık.
00:54Sonra işler biraz daha büyüye, uzunmetraj belgesellere döndü.
00:57Dört belgeselini kurguladım kendisinin.
01:00Sonra Mehmet'e de dedim ki bu serinin devamında neden seni çekmiyoruz?
01:06O da kabul etti bir güven ilişkisiyle aslında.
01:09Yani bu fikir tamamen işte benden çıktı da diyemem.
01:11Çünkü biz ekip arkadaşlarımızla da yıllarca beraber çalıştık.
01:15Hep beraber böyle kolektif olarak bir şey yaptık.
01:17Ben sadece bu işin yönetmenliğini üstlendim diyebilirim.
01:20Yani ondan önce Görkem, Yelten, Yapımcımız, Yalçın Ak Yıldız, Ahmet Sesi Gürgil, Arda Yıldıran.
01:26Bunlarla da yıllardır beraber çalışıyoruz diğer belgesellerde.
01:29Ve hep birlikte yapmak istedik.
01:31Sadece yönetmenliğini üstlendim diyebilirim filmin.
01:34Bir belgesel yönetmeninin belgeselini çekmek nasıl bir şeydi?
01:39Ne kadar müdahil oldu Mehmet Bey?
01:41Mehmet abi müdahale etmedi ama tamamıyla müdahil oldu.
01:45Zaten tarzını da biliyorum yıllardır kitaplarını okuduğum, müziğini dinlediğim, filmlerini izlediğim biriydi.
01:51Resim dünyasıyla aslında daha yakın olmaya başladığımızda birlikte hani onu gözlemleyerek daha çok yakından vakıf oldum diyebilirim.
02:00O disipline ait olan tarafında.
02:03Belgesel yapan birinin belgeselini yapmak.
02:05Ya ben de zaten daha çok belgeselle ilgileniyorum kendi içimde de.
02:10Mehmet'i de yakından tanıma fırsatı bulduğum için açıkçası ilginç geldi.
02:15Onu yapmak.
02:16Çünkü o sadece bir belgesel yapan belgeselci değil.
02:19Multi disipliner de bir sanatçı kendisi.
02:21Çok katmanlı bir sanat hayatı var.
02:23Ben daha çok o gözden bakmıyorum yani olaya.
02:27Daha o katmanlı dünyasına dahil oluşumu da seviyorum.
02:31Yani böyle diyebilirim.
02:32Peki Mehmet Bey siz işte Mahvi Ayral, Necip Sarıcı gibi isimlerin belgesellerini çektiniz.
02:38Başka belgeselleriniz de var.
02:41Yine aslında Gamze'ye sorduğum sorunun bir benzerini sormak istiyorum.
02:44Siz kendi belgeselinizi Gamze'ye çektirirken, onun yönetmenliğini ona devrederken içten içe ben elim üstünde olsun mu dediniz yoksa neyse
02:55Gamze bir yapsın bakarız gibi bir duyguyla mı hareket ettiniz?
02:58Aslında Gamze'ye çok güveniyorum ben.
03:02Yani beraber çok çalıştığımız için yani karışmak diye bir şeyim de yok.
03:07Aslında o doğruyu bulur diye bakıyorum.
03:09O yüzden çok rahattım ben.
03:11Yani beraber bazı şeyleri şöyle yapalım böyle yapalım da demişizdir.
03:15Ama bu zaten her zaman yaptığımız bir şey.
03:18O yüzden çok rahattık çekimlerde.
03:20Bir sürü şeyi beraber kotardığımızı düşünüyorum ben.
03:24Ve ben karışmadım.
03:25Yani şeye karışmamak, niyetiyle karışmadım değil.
03:30Yani Gamze'ye karışmamam gerektiğini baştan bilen bir adamım yani.
03:33Yönetmene pek fazla karışmam ben zaten.
03:36Kendim de böyle oyunculuk falan da yaptım aslında.
03:38Yani o dal pek konuşulmaz ama arada bir girdiğim setlerde hiç kimseye gelip hani böyle yapsanız daha iyi olur dememişimdir.
03:47Yani bu benim ahlak anlayışım aslında.
03:50Yani bu aslında ben de bir şey ekleyebilirim.
03:52Yani kurmaca bir film yapmıyoruz zaten burada.
03:55Ama tabii biyografi bir yönetmenin, bir ressamın, edebiyatçının, müzisyenin sonuçta bir biyografi çekiyoruz burada.
04:04Bu belgeselde müdahale etmeye de çok açık aslında.
04:07Çünkü kendisinin kimliğini seyirciye sunuyoruz burada.
04:10Ama o güven ilişkisinden dolayı bence kendini bize teslim etti diyebilirim.
04:15Sadece bana değil tüm güvendiği ekip arkadaşlarımız da olduğu için yakından tanıdığı yıllardır, 30 küsur yıldır beraber çalıştığı görkem var
04:23mesela.
04:24Yani tamamen teslim etti.
04:27Müdahale değil, gerçekten müdahale oldu diyebiliriz bu konuda bence.
04:30Doğru.
04:32Peki şimdi Altın Koza'da izledim ben belgeseli.
04:35Ve orada birkaç tane gazeteci arkadaşımla aslında belgeselin kurgusu üzerine bir tartıştık.
04:39Normalde bizim alışageldiğimiz belgeseller kronolojik sırayla doğar, büyür, ailesini tanırız.
04:46Sonra yavaşça son günlere kadar gelir.
04:49Ama senin kurgunda biz dört partta Mehmet Bey'in dört farklı sanatta nasıl derinleştiğini izliyoruz.
04:56Tabii ki o belgesel içinde de geçmişe gidip geliyoruz.
04:59Bu kurgu en baştan kafanda mıydı yoksa masaya oturduktan sonra böyle mi olsa diye tartıştınız, konuştunuz.
05:05İkisi de karışık diyebiliriz.
05:07Fakat zaten biz burada Mehmet Güreli'nin hayatı değil, Mehmet Güreli'nin üretim biçimlerini göstermek istedik.
05:13O yüzden önden bir plan yaptık tabii ki de bununla ilgili.
05:16Yani dört epizodda.
05:17Mehmet abinin de hakikaten kurgusunu yapmak çok zor yani hayatıyla ilgili.
05:22Çünkü bir sürü alanda üretim yapıyor kendisi.
05:26Dörde ayırma fikri önden vardı ama nasıl miks yapabilirdik diye düşünüyorduk bunu kurguda.
05:33En son olarak bunu dört ayrı bölümden oluşup içinde kendisinin derinleşmesini ve seyircinin kopmaması için dört farklı bölümde göstermeyi uygun
05:43bulduk.
05:44Mehmet Bey şimdi belgeseli izlerken sizin hayatı böyle tırnak içinde çok aceleci yaşadığınızı yani sürekli bir üretim yapma ihtiyacı hissettiğinizi
05:53anladım ben.
05:54Ve dört farklı disiplinde hatta biraz önce oyunculuk yaptığınızı da söylediniz ki şu an hatırladım hatta Yavuz Turgun'un bazı
06:00filmlerinden hatırlıyorum sizi.
06:02Beş farklı disiplinde sürekli bir üretim halindeydiniz.
06:04Müzik, resim, işte belgesel ve hepsinde de nasıl olduysa gerçekten adı bilinen bir sanatçı oldunuz hep.
06:11Hep sizi izledik çünkü bazı sanatçılar müzisyendir ama resmi hobi gibi yapar.
06:17İşte ressamdır müzikle hobi gibi uğraşır ama siz hepsinde profesyonel oldunuz.
06:21Bu nasıl olabildi yani neden böyle bir şey oldu sizin hayatınızda?
06:26Bunu anlatmak tabii yani yaşamımın bütün anlarını tespit edip bunu analiz edebilmekle ilgili ben bunu yapamam.
06:35Ama çok küçük yaşlarda başlayan bir heyecan, işte atmosferler, evin içinde bu işe yatkın insanların olması.
06:45Sinemaya mesela çok erken Salah Vissel'in kitaplığındaki Fransızca dergilerde mesela birdenbire bu bende bir heyecan uyandırdı.
06:55Ve onları Fransızca bilmememe rağmen o dergiyi hatta bir lügat bulup o filmlerinin anlama geldiğini falan araştırmıştım.
07:02Çok küçük yaşlar, 10 yaşında falandım.
07:05Yani ondan sonra çizmeye başladım karikatür şu bu yani yazıya sonra geldi.
07:10Resimde karikatürü bırakıp yağlı boyaya geçtim.
07:13Bütün bunlar aslında belli bir sırayla yapıldı ama tercih yapılarak değil.
07:17Hayatın akışı içinde yani mesela bir gitar çalmaya başladığım zaman mesela müziğin ritmiyle ilgili kendimi ritme yatkın görüyordum ama ritim
07:28gitarcı oldum.
07:29Yani mesela solo gitarcı olmadım ben mesela anlatabiliyor muyum?
07:32Yani bir seçimler eline gitar aldığın zaman zaten sana sunuluyor.
07:37Ne yapabileceğini görüyorsun.
07:38Ama ben bütün bu disiplinler diyeceğim onlarla çok severek uğraştığım için ayırım da yapmadım.
07:45O bitiyor öbürüne geçiyordu.
07:46Bazen beraber iç içe yaptığım da oluyordu.
07:49Yani başka şeyler de yaptım aslında.
07:51Yani editörlük yaptım, kitapçı açtım, barlar açtım falan.
07:56Yani bütün bunlar da barı açtım sonra çalmaya başladım orada falan.
08:00Yani bunun gibi kitabım basıldığı zaman kitapçı açmıştım.
08:04Mesela Robinson kursuyu da açanlardan biriyim.
08:08Kedi barı açmıştım mesela.
08:09Bütün bunlar aslında hayatımın içinde olan hem yaşamımı sağlayan şeylerdi hem de çok plan yapılmadan ama içinde benim kafamda yapmak
08:18istediğim şeylerin birer uzantısıydı.
08:21Bunları yapmaya çalıştım.
08:22Hala da onları yapıyorum.
08:23Yani şimdi sergileri açıyorum.
08:25Kitabımı hazırlıyorum.
08:26Yeni bir film hazırlıyorum.
08:28Biraz belgeselci olarak sözü ediliyor bazen ama aslında fiction bende daha ağır basar.
08:36Onu iki tane yaptım.
08:37Onu eksik olarak görüyorum ben kendi hayatımda.
08:39Şimdi üçüncüyü planlıyorum.
08:41Ya bakalım.
08:42Yani ama belgesellerde benim hiçbir zaman unutacağım şeyler değil.
08:47Ama şöyle bir şey söyleyeyim.
08:49Belgeseller, çekemediğim belgeseller çektiklerimden fazladır.
08:53O kadar fazla insanın belgeselinin olması gerektiğine inanırım ki halen öyle.
08:59Bazılarına yaşamları yetmedi.
09:02Ya da benim onlara elimi uzatmama zaman bulamadım diyebilirim.
09:07Çok yakın dostlarım vardı.
09:08Onların bazılarını kaybettim.
09:10Bazılarını çok önemli.
09:11Yani gelecek kuşaklar diye bir şey vardır aslında hayatta.
09:15Gelecek kuşaklar demek bence değecek insanların hayatlarından birer pasaj, birer cümle bırakmak demek.
09:23Ve ben buna çok önem veriyorum.
09:25Ve beni yaşatan bir sürü belgeselci var, sinemacı var.
09:29Birinden bahsediyorlar.
09:30O senin hayatın değiştiriyor.
09:31Ben de o yoldayım aslında.
09:33O yüzden disiplin arası bir seçim yapmadan şunu hep söyledim.
09:38Hala da söyleyebilirim.
09:40Birbirleriyle inintili zaten.
09:42Hayat gibi.
09:42Yani nasıl sağ elin sol eline hükmetmeye niyetli değil de beraber yaşamaya alışıyorsa bu sanat yapıtlarındaki disiplinler de böyle bir
09:52şey.
09:52Birbirlerini besliyorlar.
09:53Bazen birbirlerini çok fazla iç içe giriyorlar.
09:57Birbirlerini hatta böyle yükseltiyorlar.
10:00Benim anladığım.
10:01Belki de bazen de engelliyorlardı.
10:03Öbür dala fazla gitmeni de engelliyorlar.
10:05Böyle bazen çok şey yapan ama bazılarına iyi abanamamış, iyi hakkını verememiş kişilerle de karşılaşıyoruz aslında.
10:13Peki biraz önce Salah Birsel'den bahsettiniz ama belgeselden öğrendiğim kadarıyla aileniz memur ama sanata çok düşkün.
10:20Özellikle babanız.
10:21Yine abiniz Türkiye'nin çok önemli çizerlerinden ve ressamlarından işte dayınızdan bahsettik.
10:26Salah Birsel, evet.
10:27Şöyle bir şey sormak istiyorum.
10:28Böyle bir aileye doğmak sanatçı olma zorunluluğu mu getirdi size siz?
10:33Yok, hiç alakası yok.
10:34Hiç çocukken olmak istediğiniz farklı meslek olmuş muydu?
10:37Yani doktor olayım, öğretmen.
10:38Hiç alakası yok ama ben arada basketbol oynadım, lisanslı futbol oynadım.
10:43Yani spora da bir yatkınlığım vardı.
10:46Yani gözlerim biraz rahatsızdı.
10:49Benim babam İstanbul Spor İdarecilerinden biriydi.
10:53Benim futbol oynamamın gözüme zarar vereceğini söylemişti bir kez.
10:56O yüzden mesela oralara gitmedim.
10:58Belki futbolla da ilgilenebildim.
11:01Hani yani bugün olsaydım antrenör olmuş olurdum belki de.
11:05Ama şunu söyleyeyim, çok sevdiğim şeylerdi bunlar da.
11:08Futboldan hiç kopmadım.
11:09Yani 30 yaşına kadar da futbol basket oynadım.
11:12Yani bunun gibi şeyler evin içinde bir rüzgar esiyor.
11:15Ben demin tam anlatamadım belki ama yani evin içinde zaten herkes bir şeyle ilgili.
11:21Benim babam çok iyi bir portre ressamı mesela.
11:24Ama portreyi bizi çizerek bıraktı.
11:27Yani o yola gitmedi.
11:29Benim içimdeki belki de acı babamın aslında bazı şeyleri devam ettirmemişti.
11:34O yüzden bazen hani bir şeyleri bırakan insanlara hep şunu söylerim ben kendi kendime.
11:38Kendi elinde de söylerim.
11:40Yani bırakmayın.
11:41Neye yatkın hissediyorsanız kendinizi ona devam edin.
11:44Onu yükseltmeye çalışın.
11:46Çünkü pişmanlığın bir faydası da yok.
11:48Bir gün ah ben bunu da yapamadım deyip de kendinizi yiyip bitirmenin bir anlamı yok.
11:53Yani neye yatkınsanız onu devam ettirin.
11:55Bir bağlılık yani.
11:56İnsanın kendi düşünceleriyle, psikolojisiyle bağlılığını çok önem veriyorum.
12:01Onu anlatıyorum bazen.
12:02Ve bunu da yaş baş dinlemeden devam ediyorum.
12:05Ve devam eden benim bütün ustalarım devam edenler.
12:08Mesela Matisse'in bir sopayla tavana resim yaptığını biliyorum.
12:13Onun belgesi de var bende.
12:14Sonra Renoir'ın mafsal ağrıları çekerken eline fırçalarını bağladığını da biliyorum.
12:21Bunlar çok önemli.
12:22Ve film çekemediği için hayata küsen insanları da biliyorum.
12:26Allah'tan onlar yaşadılar, kurtardılar.
12:28Onlara yardımlar geldi.
12:30Ama bütün bunları bildiğin zaman bu da bir kültür meselesi aslında.
12:34O yüzden devam ediyorsun yoluna.
12:36Nereye gidiyorsa gidiyor.
12:37Peki buradan bir şey sormak istiyorum.
12:39Şimdi daha önce benzer bir soruyu Nejat Yavaş oğullarına sormuştum.
12:43Onun da sözlerimi geri alamam.
12:45Her kesime hitap eden bir şarkı ve sizin de kimse bilmez.
12:48Bunu şöyle sormak istiyorum.
12:50Aslında belgeselde biraz anlatıyorsunuz da.
12:52Nasıl olabildi de her kesimden, her janradan, her yerden.
12:57Yani bunun sizin içinizde bir cevabı var mı?
13:00Nasıl oldu da bu kadar sevilebildi?
13:02Galiba onlarca hatta yüzlerce cover yapıldı.
13:04Ve yediden yetmişe herkesin dilinde olan bir şarkı.
13:07Bir şarkı.
13:08Aslında şu, bunun cevabı da aslında hayatta başka örneklerle vermek lazım.
13:15Yani bir sürü böyle bir tek şarkıyla, bir tek filmle ölümsüz olan bir sürü insan var.
13:20Yani yanına bir şeyler koyabilirsiniz.
13:22Ama onun kadar olmamıştır.
13:24Yani şimdi Coppola'ya sorsanız deseniz ki hangi film?
13:28Godfather diyecektir.
13:30Ama öbür filmleri de müthiştir bence.
13:32Benim için de aynı şey söylenebilir.
13:34Yani müthiştir denmez belki ama.
13:36Yani denir ki o seviyede, o kalitede başka şarkıları da var.
13:41Mesela Uçurtma var.
13:42Bunun gibi bir sürü şarkı var bende.
13:45Bende var.
13:45Ama bunlar hangileri çok fazla ulaşmış?
13:48Onu hayat aslında seçiyor.
13:50Okuyucu ve yazar diye bir ilişki de var.
13:53Bazıları mesela geçmiyor insanlara.
13:56Bazı şarkılar, bazı kitaplar insanlara geçiyor.
13:59Yani suç ve ceza geçiyor da mesela yer altından notlar geçmiyor belki.
14:04Anlatabiliyor muyum?
14:05Geçene geçiyor da yani bazı şeyler biraz böyle tıkanık gidiyor.
14:09Yani bunları çözmek pek zor değil ama araştırma konusu bu.
14:15Yani bunu yapan kişi kolay kolay bilemeyebilir.
14:19Hani Van Gogh'un hangi resmi senin hayatında?
14:23Son resmi kargalar, tarladaki kargalar diyebilir biri.
14:28Öbürü de der ki hayır orası değil burası diyebilir.
14:31Yani o işte Güney Fransa'daki bir kafeyi söyleyebilir.
14:36Yani herkesin bakışı da başlar.
14:37Ona göre de resimler değer kazanır veya filmler değer kazanır.
14:42Bazıları satar, bazıları satmazlar.
14:44Aslında bazı kıstaslar da var hayatta.
14:46Yarım asra aşkındır.
14:48Dört farklı disiplinde aslında üreten bağımsızdır bir sanatçısınız.
14:52Yani ana akım ticari sinemanın veya endüstrinin çok içinde olan birisi de değilsiniz.
14:58Yani şu anlamda söylüyorum bunu.
14:59Yani kendi imkanlarınıza bağımsız bir iş yapmaya çalıştınız yıllarca.
15:02Ve bu takbir gördü hepimiz tarafından.
15:04Ben burada şeyi sormak istiyorum. Burada biraz gazetecilikle bağdaştırmak istiyorum.
15:08Şimdi Gamze de gazeteci olduğu için ona da aslında bu soruyu yöneltiyorum.
15:12Gazetecilik ve sanatçılık arasında bence ortak bir nokta varsa o da otosansürdür.
15:16Neyi nerede ne zaman söyleyeceğimiz konusunda her zaman kendimizi çok sıkıştırıyoruz.
15:20Belki de yıllardır böyle geliyor.
15:23Ben size otosansürü aşmak için sanat hayatınızda neler yaptınız ya da hiç otosansür yaptınız mı?
15:28Onu merak ederek soruyorum.
15:29Otosansürden anladığımız her herkesin anladığı.
15:33Fakat ben şunu söyleyeceğim sadece.
15:36Bu otosansür lafını da çok kullanmış biri değilim.
15:40Ama şunu söyleyemek istiyorum.
15:42İstediğim şeyi yaptım ve kendi özgürlüğümü kendim seçtim.
15:46Benim kıstasım oldu.
15:47Ama istemediğim hiçbir şeyin de altına imzamı atmadım.
15:50Beni kurtaran veya yaşatan bir şey varsa o da bu.
15:53Yani özgürlüğüme fazla düşkün olmam.
15:55O herkesin gittiği yollardan gitmemem.
15:58Mesela bir şeyi bir şey için yapan sanatçılar var.
16:00İyi sanatçılar da olabilir.
16:02Ama niye yaptığını hemen anlarsın.
16:04Yani o tarafa göz yumuyor dersin.
16:06Bu tarafa göz yumuyor dersin falan.
16:07Bu bende hiçbir zaman rastlanacak bir şey değil.
16:10Bazı şeyleri tesadüflere de bağlayabiliriz.
16:13Ama bende rastlanmaz böyle bir şeye.
16:14Ve ben mümkün olduğu kadar kendimi korumaya çalışmışımdır.
16:19Koruyabildim mi bilemiyorum.
16:20Onu da değerlendirmesini ben yapmak istemem.
16:22Peki Gancı benzer soruyu sana da soruyorum.
16:25Hem gazetecilik mesleğinde hem de sinema mesleğinde.
16:28Nasıl aşabiliyorsun bunları?
16:30Gazetecilikte aşamıyoruz zaten bence.
16:33Bir şekilde inanılmaz bir baskı ortamında da ürettiğimiz için.
16:37Ben buna mecbur tutulduğumuzu düşünüyorum.
16:40Ve bence ister istemez de bir otosansür geliştiriyoruz vücudumuzda yani.
16:45Ter üretmek gibi de bir şey.
16:47Yani yaptığım şeyin bazen otosansür olduğunu bile bilmiyorum.
16:50Üzerine düşündüğümde aslında kendime ket vurduğumu hissediyorum.
16:54Ama üretim anlamında bir şeyler üretirken sinemaya dair, belgesele dair vs.
16:59Bunu çok yapmamaya çalışıyorum.
17:02Bazen düşündüğüm fikirler radikal geliyor.
17:05Ve tam tersi bunun peşinden gitmem gerektiğini de hissediyorum.
17:09O otosansüre ve sansüre de geliştirilmiş bir doğal bir refleks gibi de geliyor benim için.
17:14Yani biraz da inat olsun diye de onu yapmak istiyorum kendi açımdan.
17:18Yani böyle çok ikilik bir durum var yani.
17:20O mesleğe dair olan yerde otosansür yaptığımızı bile bilmiyoruz ama yapıyoruz.
17:26Ama sinemada bunu çok yapmamaya özen gösteriyorum.
17:29Ben de Mehmet abi gibi kendimi korumaya çalışıyorum bu anlamda.
17:32İçimden geldiği gibi hissettiğim gibi üreterek ortaya koymaya çalışıyorum tüm çalışmalarımı.
17:36Birazdan Mehmet Bey'e Beyoğlu ve Cihangir'le ilgili bir şeyler sormak istiyorum ama sana soracağım bir soru var.
17:42Belgeselin bundan sonraki yolculuğunu konuşmak istiyorum.
17:44Şimdi Altın Koza'da ilk gösterimi yapıldı yanlış bilmiyorsam.
17:47Ve belgesel film kategorisinde yarıştı.
17:50Bundan sonra ne olacak?
17:52Vizyona girmeyi düşünüyor musunuz?
17:53Yoksa bir platformda mı göreceğiz?
17:55Biraz onu anlatır mısın?
17:56Filmin dünya premierini Adana'da açtık.
17:59Orası çok iyi oldu bizim için.
18:00En sevdiğimiz festival bu arada kendileri.
18:03Tekrar çok teşekkür ederiz o yarışmada yer aldığımız için.
18:06Tam açıklanacak mı bu aralar bilmiyorum ama Ankara Film Festivali'yle devam ediyoruz.
18:12Ulusal belgesel yarışmasındayız.
18:14Onda da bence şu an söylememin bir sakıncası kalmamıştır onu.
18:17Yani yurt dışında birkaç böyle Birleşik Arap Emirlikleri'nden de böyle birkaç kabul aldık.
18:22Enteresan bir süreç şu anda bizim için.
18:25Vizyona tabii ki de yani girmeyecek.
18:27Daha bağımsız bir iş bizimki.
18:30Fakat bir platformda çok belli olmamakla beraber belki bir yayınlayabiliriz.
18:35Peki Mehmet Bey size de aslında son soru bir şey olacak.
18:38Ben yaklaşık üç aydır Beyoğlu Kent Hafızası üzerine bir projeye çalışıyorum.
18:43Ve ilk bölümü 11 Ekim'de yayına girdi.
18:45Size şunu sormak istiyorum.
18:4670 yıldan fazladır Cihangir'de yaşayan aslında Beyoğlu'nu adımlayan bir insan olarak.
18:51Beyoğlu'nun bu dönüşümü size hala ilham verebiliyor mu?
18:55Ve bu dönüşümü nasıl yorumluyorsunuz?
18:57Çünkü benim bir büyük jenerasyonum ona der ki 90'larda istiklal görecektin öyle güzeldi.
19:03Onların bir büyüğü der ki siz burayı işte 60'ların sonunda bir görecektiniz.
19:07Yani sürekli eskiye, nostaljiye bir özlem var.
19:10Ama günümüzü sizin gibi 70 yılına tanıklık etmiş birinden de dinlemek isterim.
19:15Özleyelim mi geçmişi?
19:17Özleyelim.
19:19Maalesef özleyelim diyecek değilim.
19:21Yani özlemek gerekiyor.
19:22Çünkü onlar kayboluyor.
19:24Yani kaybolan şeyleri özlüyoruz.
19:26Aslında kaybolmazsa özlemezsin.
19:28Yani dersin ki yaşıyor.
19:29Yani ben mesela Beyoğlu'nda okulum da tüneldeydi.
19:34Cihangir tünel arası aslında yaşadım.
19:36Bu kaç sene sürdü önemli değil.
19:39Robinson Crusoe'yu açtığımız zaman da 94 yılında açtık.
19:43Yani 94 yılında da Beyoğlu Beyoğlu'ydu.
19:46Ama bir de Beyoğlu'na bir kitapçı katmak fikri çok olağanüstü geldi bana.
19:53Ve ondan sonra zaten öyle bir yer oldu ki herkes orayı merkez edinmeye de başladı.
19:58Yani çok tutulan bir yer oldu.
20:00Getirdiğimiz şeylerle de ilgili.
20:02Yani satılan kitapların niteliğiyle de ilgilidir bu işler.
20:07Yani sadece bir sıradan kitapçı olmadı.
20:09Yani yok yok oldu.
20:11Mesela bir külliyat anlayışı getirmiştim ben.
20:14Külliyat anlayışı mesela hepimizin anladığı anlamda.
20:17Mesela Reşat Nuri'yi arıyorsan bütün kitaplarını bulabilirdin.
20:20Şimdi bu yapılmamış bir şeydi.
20:22Şimdi ki sen bazı kitaplar bulunamıyor.
20:25Anlatabiliyor muyum?
20:25Yani dersin ki getirtelim yaparlar sana.
20:28Yıllardır böyle bir sürü kitapçı var.
20:30Mesela Beyoğlu bir kitapçı dünyasıydı.
20:33Onların daha önceki kitap sarayı vardı.
20:36Aşet vardı.
20:37Bunlarda da mesela Alman kitab evinde falan çok bulundum.
20:40Bir Almanca tedrisattan geçtiğim için de Almanca kitaplar almaya da Alman kültüre giderdim.
20:45Şimdi orada da bir kafe oldu.
20:47Ve yine de sürdürüyorlar meseleyi.
20:50Yani birkaç tane yer kaldı.
20:51Mesela Aşet yok artık mesela.
20:53Orada başka bir şey oldu.
20:54Yani bir sürü kitapçı kitap sarayı vardı.
20:57Mesela şimdi orası tuhafiye ve şey işte giyim kuşam yerleri oldu falan.
21:02Yani bir sürü şeyin kaybolduğunu hissediyorum.
21:05Bir de şunu söylemek lazım.
21:07Ben bunların içinde yaşadım.
21:08Yani bu kitapçılarla her gün kitapçıya gitmek benim için aslında normal bir fırına gitmek gibi bir şeydi.
21:15Halen de öyledir aslında.
21:17Çıktın mı Beyoğlu'na ilk beni bir şeyde bulabilirsin.
21:20Bir kitapçı da bulabilirsin.
21:21Mesela Mephisto da bulabilirsin.
21:23Şeye gidersin tünelde.
21:25Tünelde kırmızı kedi vardır.
21:26Orada bulabilirsin.
21:27Yani bunlardan başka bir yerde beni hemen bulamazsın.
21:30Oraları da mutlaka bulursun.
21:32O yüzden yani bu iş Beyoğlu, eski Beyoğlu değil, sinemalar farklı, dünya da değişiyor.
21:38Değişmeyi kötü bir şey olarak görmemek lazım.
21:40Yerine ne konduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum.
21:43Çok güzel şeyler de oluyor.
21:45Bu tekniğin gelişmesinden çok rahat, yararlananlar da var, kızanlar da var.
21:51Hani yapay zekanın oturtulamaması gibi.
21:54Yapay zekanın üzerine bizim işimizi elimizden aldı diyen de var.
21:58İşimi kolaylaştırdı diyen de var.
22:00Aslında ikisi de haklı olabilir.
22:02Yani yüzde elli, yüzde elli de değildir.
22:05Bunların ölçülümü daha yapılmadı.
22:07Dünya nereye gidiyor bilmiyoruz daha.
22:09Yani bir araya gidiyor aslında.
22:12Çok kötüye gidiyor fikrindeyim.
22:14Ama döneceğine de inanan bir adamım.
22:17Yani İkinci Dünya Savaşı'nda yaşasaydım çok karamsar olabilirdim.
22:21Veya Rusya'da yaşasaydım.
22:23Yani Stalin döneminde mesela Rusya'da yaşamak istemezdim.
22:26Aynı Hitler zamanında Almanya'da yaşamak istemezdim.
22:29Kim olduğum önemli değil.
22:31Yani anlatabiliyor muyum?
22:32O zamanları hiç geçmeyecek gibi hisseden insanların acılarını da paylaşıyoruz bugün kitaplardan.
22:38Ama o dönemlerin de geçtiğini de bilelim.
22:41Geçiyor.
22:41Bazı dönemler hiç unursamadığın adamlar kaybolup gidiyorlar.
22:46Şu anda evinizi tam göremiyorlar izleyicilerimiz ama büyük bir ihtimal burası bir Taşra Üniversitesi'nin kitaplığından daha çok kitaba sahip.
22:55Metropor.
22:56Metropor.
22:57İçeriyi görmedin daha.
22:59Evet içeri.
22:59İçeride iki tane oda var daha.
23:01İki odada dolu.
23:02Şeyden burası yetmeyenleri dolaştırıyoruz.
23:06Hatta iki tane oda var ikisi de yine bir kitap dolu.
23:09Yani burası sadece burası olsa iyi.
23:11Bak ben eskiden bu eve gelmeden önce üç sene evve şöyle bir evde yaşıyordum.
23:15İnanın ki şöyle bir salon vardı ve orkestramda klipler çekiyordu.
23:20Benim orkestradaki arkadaşlarım oturacak yeri yok.
23:24Benim kitapların üzerine oturuyorlardı.
23:26Ben bir koltuğun ucuna oturmuş gitar çalıp şarkı söylüyorum.
23:29Bir mikrofon var.
23:30Davul var.
23:31Kontrubas var.
23:32Gitar var bile.
23:33Böyle bir şekilde 15 tane parçayı şey ettik.
23:36YouTube'daki şarkıların çoğunu öyle kaydettik.
23:38Herkes nerede olduğunu anlamıyor.
23:40Stüdyo falan zannediyor.
23:41Yani iyi çekimler var.
23:43Ama şu andaki durum çok farklı.
23:46Çok rahat durumdayız.
23:47Yani burada rahat rahat çalışıyorsunuz.
23:49Hepiniz oturdunuz bir kere.
23:50Yani sen oturmadın.
23:51Senin meslek olarak oturmadın.
23:53Oturduyar değil mi?
23:54Oturacak bir...
23:55Oraya üç kamera ne?
23:56Bir kamera zorlanıyorduk.
23:57Hakikaten yani ben vapuları filminin içini çektiğim zaman haber ajansından,
24:03Kaya Bal'dan bir kamera almıştım.
24:06Demişti ki ne yapacaksın?
24:07Dedim ki bir vapuların hayatını anlatacağım dedi.
24:10Hayatı mı var onların dedi.
24:11Ne bir...
24:12Bana dedi...
24:12Dedim ki onların kendi aralarındaki ilişkileri anlatacağım.
24:15Böyle fantastik bir postmodern bir anlayış yaptım.
24:19Ya dedi senin gibi bir adam kalmadı artık dedi.
24:21Al kamerayı git dedi.
24:2316 veriyor.
24:2316 ile birkaç kez de denize düşme tehlikesi de geçirdim.
24:27Ama bana bir şey söylemişti.
24:29Sabahları getir eğer çalışacaksam o gün bırakırsın burada.
24:33Yoksa yine alır gidersin demişti.
24:35Unutamıyorum böyle bir şeyi.
24:36Yani hiç umutsuz değilim hayatta.
24:38Onu demek istiyorum.
24:39Bedi Bey'i de çok böyle saygıyla adını almak istiyorum.
24:44Onun dışında bir sürü yardımlar alıyoruz sağdan soldan.
24:47Bu belgeselleri de yaparken bir sürü insan bizim yanımızda oluyor.
24:52Yani biz para pulun ötesine geçtik.
24:55Yani bu başka bir nehir bu.
24:57Anlatabiliyor muyum?
24:58Yaptığın şeyler seni anlatıyor.
25:00Ve başkaları da sana katılıyor aslında.
25:02Katılmayanlar zaten onlar yoktu var.
25:04Onlar zaten bizden değiller.
25:06Katılmayanlar da var tabii.
25:08Kızanlar da var.
25:09İğneme Adana'ya geldiğiniz diyen de olmuştur.
25:11Geldik.
25:12Daha önce de gelmiştim ben.
25:13Necdet Mahfi ile Adana'daydım.
25:14Yanımda Rekin Teksoy vardı.
25:16O da sinema yazarı da beraber seyretmiştik.
25:19Hiç unutmuyorum o işleri.
25:20Yani onların mesela 8.5'u çevirmişti.
25:23Dekamaron'u çevirmişti.
25:24Yani yayıncılığımı da benim bir sürü katkılarda bulunan bir sürü dostlarımız oldu.
25:29Yani bu hayat aslında bir filme falan da sığmaz.
25:32Ama sığdırmaya çalışan Gamze çok başarılı oldu.
25:36Beni çok mutlu eden bir film çıkardı.
25:39Ve filmden herkesin mutlu olmasından da çok sevinç duyuyorum.
25:42Çünkü bir sürü arkadaş yaptığı işten sevinç duymalı inancındayım.
25:47Ve bu da ben olduğum için ben fazla filmi övemiyorum.
25:50Ama bana övüyorlar filmi.
25:52Ona da Gamze Bülce'ye de teşekkür ediyorum.
25:55Ben de size ve tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
25:58Çünkü kurgucusundan, yapımcısından...
26:00Süreyla'yı alalım.
26:02Evet, İlay'ımız var.
26:03İlay Arıkan, muhteşem.
26:05Süreyla'mız da çok iyi bir montaj yaptı o da.
26:08Yani Gamze'nin eski zamanlarını aratmadı.
26:12Arşivleri çok iyi kullandı.
26:13Çok iyi kullandı.
26:14Hakikaten o filme baktığınız zaman oradaki onun da katkısının büyük oldu.
26:19Bir de mesela müzikler kullanıldı.
26:22Benim müziklerim kullanıldı.
26:23Mesela orada da mesela benim en sevdiğim şarkılarım böyle bana sormadan çıkardı.
26:28Biz biraz ilk Gopurlar Blues albümünden kullandık.
26:32Ben de çok severim.
26:33Ben de en sevdiğim albüm bu arada.
26:35Yani diğerlerine haksızlık yapmak istemem Mehmet abi.
26:37Yapabiliyorsun yani çok açık.
26:39Ben onların da böyle duyulmasını istedim.
26:42Yani çünkü çok biraz artık farklı albümler de dinlensin.
26:46Ama bence filmin atmosferine Mehmet abinin o biraz film noir, daha böyle o melankopiye kayan...
26:53Evet, renklerle onlar belirdi.
26:54Hepsi bence birbirine eşitledi gibi geliyor.
26:58Biz memnunuz.
26:59Umarım izleyenler de memnun.
27:00Ve de filmin bir özelliği de belgesel çekmek üzere bu ekip olduğu gibi şeye gitti.
27:07Paris'e gitti geçen sene.
27:10Orada da çekimler yaptık ve film Paris'te bir arabanın içinde Ahmet Sesi Gürgül'le ben arda arkada kamera olarak öyle
27:18bitiyor film.
27:18O da bir nostaljik bir şey aslında.
27:21Öyle Paris'te film çektik.
27:23Paris'in sizin için önemi neydi? Neden gittiniz?
27:25Paris'te iki tane belgesel çekmeye gittik.
27:28Sedef Ecer'le Arzu Oka'yı.
27:30İkisi de Paris'te yaşıyor 40 senedir.
27:32Onları evinde çekme arzusu doldu.
27:35Bir de vize falan da alabildik.
27:37Bizden şey etmediler, çekinmediler.
27:38Vizeyi verdiler.
27:4010 kişi gittik.
27:41İki tane kamera.
27:42Ben de köyündeydim, atladım.
27:44Oradan Paris'te gittim.
27:46O da geldi.
27:51Paris'te gittim.
27:52Bir de Yaltınak Yıldız'ın da bir klibini çektik.
27:56Onu da ormanlarda çektik falan.
27:58Böyle bir sürü sinemayı Paris'te çekmek çok zor bir şeydir aslında da biz kolay çektik diyeceğim geliyor.
28:05Biz ne yaptığımızı biliyorduk galiba.
28:07Bir de evlerde çektiğimiz için bir avantajımız da vardı.
28:10Onları kendi evlerinde çektik.
28:12Onlar orada yaşıyorlar zaten.
28:14Böyle bir espriler vardı.
28:16Yani bizim kendimizle ilgili anlatacağımız o kadar hikaye var ki böyle küçük küçük detaylar başınızı ağrıtırım diye kapatıyorum.
28:26Kimse yardımcı yönetmeniniz var mı bilmiyorum ama yardımcı yönetmen genelde setlerde bütün o çeteliği çıkartır ya.
28:33Büyük bir ihtimal o kadar iyi çalıştı ki Paris'te de iki tane farklı belgesel artı bir de Mehmet Bey'in
28:40belgeselini çok güzel ayarlamış ve güzel bir iş çıkmış.
28:44Elinize sağlık.
28:45Büyük bir ihtimal oraya çekim için gittiğiniz belgeselleri de yakında izleyecek miyiz?
28:49İzleyecek.
28:50Kurga aşamasında.
28:51Montaj kurga aşamasında.
28:54Gamze'de.
28:55Bir de Berlin'de Ece diye bir arkadaş da diğeri de İlay'da yine.
28:59Yine aynı ekiplere çalışıyoruz aslında.
29:01Evet böyle bir birbirimizi görüyoruz ama bir de.
29:04Tekrar kurgucusu oldum Mehmet abi.
29:06Şimdi Arzu Okay'da bir parça daha çekeceğiz galiba.
29:09Yani böyle bir ama Sedef'i bitirdik.
29:12Yani tabii bu aralara bir şeyler yapılabilir gene bilmiyorum.
29:15Yani şimdi size gecenin sürprizi çekeceğim filmin konusunu anlatmayacağım sürpriz olarak.
29:23Fakat böyle şey kime anlatsam şaşırıyor.
29:28Böyle bunu bula bula bunu mu buldun konu olarak gibi geliyor.
29:32Aslında esprili bir şey ama bunu şeyden sonra anlatırım.
29:36Çekim.
29:36Çekimden sonra.
29:37İsterseniz.
29:38Off the record dinlemek isteriz.
29:40Yani senaryonu millete şu an hırsızlık yazın diye.
29:43Evet yani yok ondan korkmuyoruz.
29:45Zaten onu ayrıca cesareti de aşılayacak bir aşı falan da yok.
29:50İnsanlara ha böyle yapın şöyle yapın da denmez aslında.
29:54Yani bir yerde sanat da biraz cesur insanların işidir.
30:00Yani biraz değil ben birazı biraz biraz söylüyorum.
30:04Yani affedersiniz her şeyden işkillenen devamlı kuşkular içinde olan insanların bu işlerle uğraşma şeyi yok zaten.
30:15Onlar daha sağlam işlere gidiyorlar.
30:17Yani sanat böyle belirsizliklerden bir anlam yükleme sanatıdır.
30:22O yüzden yani oraya giremiyor insanlar.
30:25Ama herkes için bir şey yapanlar onlar da solutlu olmuyorlar.
30:29Bir müddet sonra unutup gidiyorlar.
30:32Ama o sıralarda işte istediklerini yapmış olup bir adam yerine konabiliyorlar.
30:37Böyle bir şey var.
30:38Yani çok dünyaya ve tarihe kalmak kolay iş değil.
30:42Yani biz kalır mıyız onu bilmiyorum.
30:44Ama o kolay iş değil.
30:46O biraz inançla kendini iyi tanımakla ilgili ve kendini haksızlık etmemekle ilgili olduğunu düşünüyorum ben.
30:54Bir gazeteci büyüğümüz bana şey demişti bir gün.
30:57Bu senaryonuzla ilgili söylüyorum bunu.
30:59Oğlum rüyalarını bile anlatma çalarlar demişti.
31:02Onun için...
31:03Çok güzel söylediğiniz.
31:04Rüyalarım zaten bununla geçiyor.
31:07Son zamanlar.
31:08Rüyalarımı ben de çalıyorum.
31:09Çünkü rüyada sabahleyip uyanıyorum.
31:11Başka bir şeye dönüşmüş film.
31:14Birlikte beraber yazdığımız kişiler oluyor bazı hikayeleri.
31:18Tutmuyor.
31:19Artık yani birdenbire bıraktığımız yerle devam ettiğimiz ve belli bir rüyaların birbirini tutmamaya başladı.
31:25O yüzden ya bir an önce çekeceğim filmi ya da bırakeceğim o konuyu da.
31:29Çünkü çok sarpa sardı.
31:31Umarım çekersiniz ve biz de yine bir feyze.
31:33İnşallah inşallah çekersek yine toplanırız.
31:36Tamam anlaştık o zaman.
31:38Söz veriyorum size ilk duyuracağım çektim diye.
31:41Neler çektiğimi anlatmış ama çektiğimi söyleyebiliriz.
31:45Tamam.
31:45Ben çok teşekkür ediyorum.
31:47Ağzınıza sağlık.
31:48Biz çok teşekkür ederiz.
31:49İyi ki geldiniz.
31:50İyi ki geldiniz.
31:51Sağol.
32:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.