- 23 saat önce
#canlandıranlarfilmfestivali
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali, "Daha Neler!" temasıyla, 19–25 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor.
Cannes’da prömiyerini yapan, Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’nde
Contrechamps büyük ödülünü kazanan 2026 yapımı Blaise filmi ilk kez Canlandıranlar
Festivali’nde Türkiye seyircisinin karşısına çıkıyor.
Canlandıranlar Derneği kurucusu Berat İlk, T24'ten Gülay Kazancıoğlu'nun sorularını yanıtladı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali, "Daha Neler!" temasıyla, 19–25 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor.
Cannes’da prömiyerini yapan, Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’nde
Contrechamps büyük ödülünü kazanan 2026 yapımı Blaise filmi ilk kez Canlandıranlar
Festivali’nde Türkiye seyircisinin karşısına çıkıyor.
Canlandıranlar Derneği kurucusu Berat İlk, T24'ten Gülay Kazancıoğlu'nun sorularını yanıtladı.
T24'e abone olmak için tıklayın: https://t24.com.tr/abonelik
T24 YouTube kanalına abone olmak için tıklayın: https://bit.ly/3sQke2C
Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCun2Dl8daN--PBivgQJZn_w/join
T24 ► http://www.t24.com.tr/
Instagram ► https://www.instagram.com/T24comtr
Facebook ►https://facebook.com/T24comtr
X ► https://www.twitter.com/T24comtr
TikTok ► https://www.tiktok.com/@t24comtr
Bluesky ► https://bsky.app/profile/t24.com.tr
Kategori
🦄
YaratıcılıkDöküm
00:07Müzik
00:19Türkiye'de bağımsız animasyon sanatına katkıda bulunan sadece birkaç kurumsal yapı ve festival var.
00:25Canlandıranlar Derneği de bunlardan biri.
00:28Dernek 2013 yılından beri düzenlediği Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali ile animasyon sanatçılarını ve animasyon severleri bir araya getiriyor.
00:36Bu yıl 14.sü düzenlenen festival 19 Ekim'de izleyiciyle buluşuyor.
00:41Berat İlk 2013'ten itibaren Uluslararası Canlandıranlar Film Festivali'nin başkanlığını yürütüyor.
00:47Biz de bu vesileyle kendisiyle bir araya geldik.
00:50Festivali konuşmadan önce Canlandıranlar hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?
00:54Tabii. İlk önce beni buraya davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
00:58Biz teşekkür ederiz. Hoş geldiniz.
01:00Sağ olun. Sizin de bence biricikliğiniz, bağımsızlığınızdan geliyor.
01:05Geçmiş olsun diyerek başlamak istiyorum.
01:08Çok teşekkür ediyorum.
01:10Canlandıranlara aslında isminden başlamak isterim ben.
01:14Animasyon yabancı bir kelime.
01:16Türkçesi canlandırma.
01:17Canlandıranlar da bu işi yapan herkes.
01:20O yüzden ismimizi önemsiyoruz.
01:22Çünkü çizgi film ve animasyon bölümleri var.
01:26Ben de buralarda ders de veriyorum.
01:28Hatta Eskişehir çizgi film ve animasyon bölümünden mezunum ben.
01:32İlk mezunlarındanım.
01:34Burada işte genelde çizenleri kapsıyor ya da teknik üzerinden adlandırılması bana doğru gelmiyor.
01:41Bir de animasyon çok büyük bir ekip işi.
01:43Bizim yazana, çizene, çekene, boyayana, seslendirene, müziğini yapana, satana bir sürü insana ihtiyacımız var.
01:52Bunları da kapsasın diye ismimiz canlandıranlar.
01:542008 yılında Bilgi Üniversitesi'nde Bilgi Üniversitesi öğrencilerine yönelik kısa bağımsız canlandırma film atölyeleri düzenliyordum ben.
02:05Ondan sonra 2010 yılında bu düzenlediğimiz atölyelerde bu arada filmler ürettik.
02:11Bilgi Üniversitesi'nde.
02:12Stop motion üzerine miydi daha çok animasyon mu?
02:14Yani ben sanki sizin daha çok stop motion'da çalıştığınızı biliyorum.
02:18Doğru benim profesyonel olduğumu alan stop motion hatta Bilgi'de 2006 yılında stop motion dersini açtım.
02:26Sanırım üniversitelerde benden önce stop motion dersi yoktu.
02:30Tabi Vedat Arın, Mimar Sinan'ın tatbiki ve uygulamalı güzel sanatlar okuluyken yaptırdığı kendi stüdyosunda stop motion reklam filmleri var.
02:42Onları Turgut Çevker'in araştırmalarından biliyoruz.
02:45Ama üniversitelerde stop motion dersi bildiğim kadarıyla benim açtığım derslerle başladı.
02:54Bilgi Üniversitesi'ndeki atölyelerde de teknik önemsemiyorduk.
02:58Yani çizerek de yapabiliyordun.
03:00Orada çalkon board denir ya da işte whiteboard diye de geçiyor.
03:06Bu bildiğimiz şu anda beyaz tahtalara çizilerek yapılan animasyonlar da vardı.
03:12Ürettiğimiz stop motionlar da vardı.
03:14Ama asıl önemlisi bu filmlerin mesela Yırtık filmi, Nazım Ulusoy'un Yırtık filmi Ankara Film Festivali'nde jüri özel ödülü
03:25aldı.
03:25Ve aslında bu beni de çok motive etti.
03:29Ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti zamanında bir proje yazdım.
03:34Canlandıranlar Yetenek Kampı ve proje kabul edildi.
03:38Avrupa Kültür Başkenti zamanında yapılan tek animasyon projesiydi.
03:43Ve biz film üreterek başladık aslında.
03:462010'u milat alırsak yani.
03:48Avrupa Kültür Başkenti desteğiyle biz Yetenek Kampı ile film üreterek başladık.
03:53Ondan sonra baktık ki festivaller kapanıyor.
03:58Mesela İF gibi.
04:00Biz ürettiğimiz filmlere yer bulamıyoruz.
04:03Gösterim yeri bulamıyoruz.
04:05Görünür olamıyoruz.
04:06Ve başka sorunları da acaba nasıl çözeriz derken.
04:112011 yılında Canlandıranlar Derneği'ni kurdum.
04:15Ve asla çoğalmaya başladık.
04:17Kurulduğumuzdan beri ker amacı gütmeyen bir kurumuz, derneğiz.
04:21Ve gönüllülük üzerinden çalışıyoruz.
04:23Yani ben de dahil herkes ekipte.
04:262012 yılında Asifa Türkiye'yi kurdum.
04:29O da Uluslararası Animasyoncular Derneği.
04:33Türkiye Şubesini açmış olduğunuz.
04:352013 yılında da festivale başladık.
04:39Çünkü bizden önce İstanbul Animasyon Festivali vardı.
04:43Efe Efeoğlu'nun düzenlediği.
04:44O da maddi imkansızlıklardan artık yapılamamaya başladı.
04:49Öyle olunca ana akımların içerisinde animasyon maalesef kısa, deneysel, belgesel bunların arasında bir sepette yer alıyordu o zamanlar.
05:00Asifa'nın temel amacı neydi?
05:02Hani kuruluş amacı neydi daha çok?
05:04Aslında Asifa'nın temel amacı soğuk savaş yıllarına dayanıyor.
05:09O zamanlar internet yok.
05:11Filmler analog ya da perikür.
05:14Yani 35-16 mm.
05:16Filmlerin dolaşımını sağlamak ve uluslararası gösterim yeri bulmak amacıyla kurulmuş.
05:25O yıllarda çok etkin.
05:26Sonrasında da yani şimdi günümüzde ise hala devam eden yani 70'den fazla ülke, binlerce üyesi olan, dünyanın her yerinden üyesi
05:37olan Anesi, Ottawa, Zagreb gibi büyük animasyon ve eski animasyon festivallerinin Anesi 60 yıllık bir festival.
05:46Benim bildiğim en eski festivallerden onun ortağı olan bir kuruluş olarak devam ediyor.
05:52Peki bu festivalde bizi neler bekliyor?
05:56Bu ilki festival seçkisine başvuran bağımsız filmlere baktığınızda yaratıcıların en çok hangi temalar etrafında dolaştığını görüyorsunuz?
06:04Ya da şöyle sorarsak bizi bu yıl perdede nasıl bir ruh hali bekliyor?
06:07Bu yıl festival yönetmenliğini Mimar Sınav Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Evrim Kavcar yaptı.
06:18Bir sürü ülkeden bir sürü film başvuruyor bize.
06:21Özellikle Türkiye'den olanlara biz daha çok yer vermeye çalışıyoruz.
06:27Gösterim yeri ve de seyirciyle buluşması için imkan yaratmaya çalışıyoruz.
06:32Ama toplamda 14 tane seçkimiz var.
06:3590 tane kısa filmimiz var.
06:385 tane uzun metrajımız var.
06:4166 uluslararası 10 ulusal 6 yarışma dışı filmimiz var.
06:47Yani toplam 90'ın içinde bir de Thomas'ın onur konuğumuz Thomas Nöller'in 2 tane seçkisi var.
06:53Biri ilham kürü diyoruz onu.
06:56Thomas'ın etkilendiği filmlerden oluşan bir seçki.
06:59Diğeri de Thomas'ın kendi filmlerinden oluşan bir seçki.
07:03Orada da şeyi de bence söylememde yarar var.
07:06Festival olarak şöyle bir manifestomuz var.
07:10Canlandıranlar insan odaklı projeler yapıyor.
07:13Odağımızda insan var.
07:15Festivalin odağında da aslında insan var.
07:17Bizim bir onur konuğumuz oluyor her sene.
07:21İlk sene 2013'te buna başladığımızda onur konuğumuz Nelson Sheen'di.
07:27Nelson Sheen işte Star Wars'ta Işın Kılıcı'nın yaratıcısı.
07:33Pembe Panter animatörü olarak hayatına başlamış.
07:36Ondan sonra Akom diye bir animasyon şirketinin CEO'su.
07:42Üç yerde stüdyosu var Amerika'da, Çin'de ve Kore'de.
07:46Nelson buraya geldi bize filmlerini getirdi.
07:50Kendini getirdi.
07:51Ve biz Nelson'da filmleri izleyip onu etkileyen filmleri onunla birlikte izleyip
07:57yeni yetenekleri onunla buluşturarak, projelerini konuşturarak, ondan ilham alarak devam ettik.
08:03Michel Osto'lar, Lea Zaguri'ler, Soyako Kinoşita'lar bir sürü yerden, dünyanın bir sürü yerinden, Mısır'dan.
08:14Yani hemen hemen her kıtadan konuğumuz oldu.
08:18Ve biz 2013 yılından beri kesintisiz, aralıksız devam ettirdik bu festivali.
08:24Ve de hani şimdiki festivallere, özellikle ana akım festivallere baktığınızda
08:30şimdi film yapım, film yapımlarını destekleyen platformlar da eklendi.
08:36Ama bizim alameti farkımız yetenek kampından geliyor.
08:39Yani bizim ürettiğimiz filmler festivali doğurdu.
08:43Biz biraz ters başladık.
08:45Ve de onu devam ediyoruz.
08:46Yetenek kampında bu sene 16. senesi bu arada.
08:49Festivalimiz 19-25 Ekim, Fransız Kültür Merkezi, İBB Beyoğlu Sineması, İBB Sinema Ofisi, İMÇ gibi mekanlarda olacak.
09:01Programımız www.canlandiranlar.com web sitemizde var.
09:07Ayrıntılı filmlerin küngeleri, bilgileri, seçkilerimiz, etkinliklerimiz.
09:12Çünkü dolu dolu bir programla geliyoruz.
09:15Kaç film izleyeceğiz toplamda?
09:16Toplam 90'dan fazla kısa filmimiz var.
09:215 tane uzun metraj filmimiz var.
09:23Bir de bunların içinde 14 seçki var.
09:27Masterclass'lar var, ustalık sınıfları var.
09:30Söyleşiler var, atölyeler var programda.
09:34Yönetmenler çemberi var, sektöre dair bir buluşma var.
09:38Bunların hepsi bir hafta içinde bu mekanlarda olup bitecek.
09:43Thomas'ın ustalık sınıfı sanatçı olarak yaşamam.
09:46Kendi yolculuğunu filmleri üzerinden anlatacak.
09:49Gene ustalık sınıfında Miong Bayek bir animasyonla başlamak adlı bir sunum yapacak.
09:58Ve de Blaze filmimiz var uzun metrajlardan.
10:02İlk defa Türkiye'de premierini yapacak.
10:04Blaze filminde senaristi geliyor.
10:06Clemens Lebatux'la da bir söyleşimiz olacak senaryo üzerine.
10:11Onun dışında Saygı Kuşağı'mız var.
10:13Yılmaz Büyükelşen ve Marif filmi gösterimi.
10:17Ve aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe bölümünden
10:21Doçent Doktor Mehmet Şiray'ın katılmıyla Başak Ürkmez'in moderatörlüğünde bir söyleşi yapılacak filmin üzerine.
10:29Uzun metrajlarımız var.
10:31Persepolis var mesela Marjan Satrapi'nin.
10:34Aramızdan ayrılması bizi de çok üzdü.
10:37Marjan'ı da çok getirmek istedik.
10:40Bir türlü denk gelmedi.
10:41Ama filmiyle aramızda olacak Persepolis'le.
10:45Gezegenler diye bir filmimiz var.
10:48Onun dışında Kör Söğüt Uyuyan Kadın var.
10:51Murakami'nin senaryosundan yola çıkarak.
10:55Gezegenler bence çok ilginç bir film.
10:57Onun da izlenmesini ben tavsiye ediyorum.
11:00Goopy'nin sunduğu Demir Çocuk var.
11:03Iron Boy.
11:04Onun dışında da atölyelerimiz olacak.
11:07Animasyona başlamak isteyenler ama bir türlü başlayamayanlar.
11:11Sadece gençler için mi?
11:12Atölyeler aslında herkese açık.
11:16Dolayısıyla katılanların sadece kayıt formumuz var.
11:20Onları doldurması gerekiyor.
11:23Çünkü bir kapasitesi var atölyenin.
11:25Onun üstüne çıkamıyoruz.
11:27Onun dışında ilgili olan, seven.
11:29Herkes gelebilir.
11:31Atölyelerimize katılabilir.
11:33Atölyelerimizin dışında da restorasyon kuşağı var.
11:38Sinemanın hafızasında yolculuk turu.
11:41Tonguç Yaşar'ın Amentü Gemisi'ni restore ediyor.
11:44Sami Şekeroğlu film merkezi.
11:47Başak Gürtmez'in de sinemanın hafızasına yolculuk turu olacak arşivde.
11:52Bunun için de kayıt almaları gerekiyor.
11:55Geçtiğimiz haftalarda İzmir'de Nazım Hikmet sergisine gitmiştim.
11:59Romantika.
12:00Ve orada Hanene Huzur Dolsun ve Sevdalı Bulut, Nazım Hikmet'in senaryosunu yazdığı ve Soyuzmult filmden Rus önemli bir yapım
12:09şirketi bildiğim kadarıyla.
12:11Oradan ve ödüllü.
12:12Ben ilk kez gördüm ve çok heyecanlandırdı ama şunu da öğrendim ki bu filmler ilk kez Canlandıranlar Film Festivali'nde
12:19gösterilmiş.
12:20Canlandıranlar Festivali'nde bu tür sürprizleri olan, 3 film sayarsanız hani arşivden ortaya çıkan, görünür olan hangi filmleri sayarsınız?
12:30Nazım Hikmet'in filmleri bence benim açımdan da çok önemli şu yüzden.
12:35Çünkü hep böyle Türkiye'de çok iyi karakter tasarımcı, çok iyi yönetmen, işte çok iyi filmler yapan tek başına insanlar bulabiliyorsunuz.
12:46Ama böyle bir toplu bir hareket yok ve o toplu hareketi aslında canlandıranlarda bir tek görüp bulabiliyorsunuz.
12:52Onun da katmanlı yapısı aslında çok görünemiyor ya da biz de hani bağımsız olduğumuz için, kısıtlı imkanlarımız olduğu için biz
13:02de kendimizi çok iyi duyuramıyoruz.
13:04Ama arşiv tarafımız da var. Yani film üretiminden biraz bahsettim.
13:09Festivalden zaten konuşuyoruz. Bir de arşivimiz var.
13:14Saygı Kuşağı festivalin en önemli bölümlerinden bence.
13:182013 yılında yine Melih Güneş Yapı Kredi yayınlarından bu filmleri çıkardığında kitabını ben de çok şaşırdım.
13:27Çünkü Nazım Hikmet'in senaryosunu yazdığını bilmiyordum mesela.
13:30Ondan sonra filmlere ulaştık. Melih Güneş sağ olsun geldi.
13:35Sadece filmleri vermedi.
13:37Onun üstü de söyleşi de yaptı.
13:39Filmlerin nasıl bulduğunu anlattı bize.
13:41Evet serginin de küratörüydü aynı zamanda.
13:44Romantika da evet.
13:45Ben de gezdim. O da çok güzel bir sergiydi.
13:47O filmde senaryo bizim hikaye senaryo özellikle yetenek kampında çok önemsediğimiz bir konu.
13:54Çünkü Türk canlandırma filmleriyle özellikle senaryo hikaye biraz zayıf kalıyor.
14:01Biz onu odağımıza alıyoruz.
14:03Onu geliştirmeye çalışıyoruz.
14:04Ses müzik de biraz öyle.
14:06Bir de yapım.
14:07Bunları biz güçlendirmeye çalışıyoruz elimizden geldiğince.
14:11O yıldan beri de eğer üç film sayarsam daha fazla çıkar.
14:15Tonguç Yaşar'ın Amentü Gemisi var mesela.
14:17Bu sene de Mimar Sinan Üniversitesi gene Sami Şekeroğlu Sinema Merkezi'nde Başak Ürkmez'le birlikte geçen sene biz gene
14:28saygı kuşağımızda Cemal Erez'in 65 kahve filmini restore etmiştik.
14:33Cemal Erez'i kaybettik çünkü benim de hocam da arkadaşım da çok sevdiğim ilham aldığım bir animasyon sanatçısıydı Cemal Meral
14:41Erez.
14:42Çünkü bağımsız filmler, animasyon filmler yapmalarının yanı sıra aynı zamanda Gramsci'nin mektuplarını çevirmişti.
14:53Mesela onlar çıkmıştı.
14:54Yeni bir sergiye hazırlanıyordu.
14:57Onu tamamlayamadan aramızdan ayrıldı.
15:00Festivaller dışında sitenizden böyle bir erişim imkanı var mı?
15:04Yani belirtmek zorundayım.
15:06Benim gönüllülük üzerinden yürüttüğümüz ve bütçemiz olmadığı için bizim her şeyi yapmamız ve sağlamamız mümkün olmuyor.
15:13Arşivlerin tamamı bende kayıtla duruyor.
15:17Ve onlara tabii çoğu perikül de olduğu için onların dijitale aktarılmasını da yapıyorum ben çoğu şeyde.
15:25Mesela Tahsin Özgür'ün o da bizim hocamızdı Eskişehir'de.
15:30Kebaba Luba diye bir filmi vardı 35 milimetre.
15:34Onu da dijitale aktardık mesela.
15:36Eğer animasyona biraz ilginiz varsa, merakınız varsa canlandıranlar festivalinde bunları bulmanız mümkün.
15:44Kaçırmayın diyorsunuz.
15:45Yani çünkü hepsine insanlar haklı olarak hani YouTube'da ya da işte Google'la tarak bulabileceklerini düşünüyorlar ama öyle değil daha.
15:58O kadar olamadı.
15:59Çünkü ben de mesela 16 milimetre kamerayla başladım animasyon yolculuğuma.
16:07Onu dijitale aktarmadığınız ve de YouTube'a ya da herhangi bir dijital mecraya yüklemediğiniz zaman bulunması çok kolay değil.
16:16Geçtiğimiz yıl canlandıranlar festivaline geldim.
16:19Çok şaşırtıcıydı.
16:20Aslında ben çok daha fazla ilgi bekliyordum.
16:23Sizce bunun nedeni ne?
16:25Yani animasyon niş bir izleyici kitlesine mi hitap ediyor yoksa yeterince tanıtım yapılamıyor mu?
16:30Bir sürü nedeni olduğunu düşünüyorum.
16:33Başta ekonomi, gündem Türkiye'de.
16:36Onun için dedim ben işimi seviyorum ve bana ilaç gibi geliyor diye.
16:40Yani bu gündemden uzaklaşmak, biraz nefes almak, farklı dünyalara yolculuk yapmak isteyenler için
16:46bence festivalde çok güzel filmlerimiz var.
16:50Uzun kısa, her teknikte, her çeşitte, her ülkeden.
16:55Bütün yaşlara hitap eden.
16:58Bunları izlemelerini tavsiye ediyorum.
17:00Biz, yani şöyle bir kısa kendi seyirci gözlemimi söyleyebilirim bizim festivale dair.
17:08Biz 2010'da ilk gösterimlerimize Bilgi Üniversitesi sinemalarında başladık.
17:14Sonra içki yasağı geldi Bilgi Üniversitesi'ne.
17:17Ondan sonra dedik ki Beyoğlu'na çıkalım.
17:21Beyoğlu en prezlişli mekanıydı İstanbul'un filmler, açılışlarını hep orada yapıyordu.
17:27Ondan sonra Beyoğlu'na çıktık.
17:28Ondan sonra terör saldırıları başladı.
17:30Onları kesmek zorunda kaldık.
17:32E şimdi baktığınızda Beyoğlu'nda aslında Fransız Kültür Merkezi, İBB Beyoğlu sineması.
17:39O da yeni açıldı.
17:40Bir süre kapalı kalmıştı.
17:41Biz o sırada da, demin de söyledim ya, biz hiç ara vermedik.
17:45Pandemide bile biz festivali yaptık.
17:47Fransız Kültür Merkezi'nin...
17:48Başından beri bizim destekçimiz sağ olsunlar.
17:51En önemli salonlarını veriyorlar bize.
17:53Ama onda da hep sınırlarımız var.
17:55Yani gönlümüzden bizim gece de göstermek istiyoruz.
17:58Çünkü bir sürü çalışan oluyor, öğrenci oluyor.
18:02Gerçekten çünkü çalışan insanlar için, evet.
18:06Belirli gündüz saatlerinde ve hafta içi çok zor.
18:09Evet, Fransız Kültür Merkezi'nin çünkü sinema salonu her zaman onda kapanıyor.
18:14Ve biz hani bunu değiştiremiyoruz.
18:17İBB de öyle.
18:18Beyoğlu sineması da onda kapanıyor.
18:21Yani dolayısıyla biz 12'ye mesela film gösterimi ya da şeyi koyamıyoruz.
18:26Özellikle Türkiye'den filmleri izleyiciye ulaştırmak adına çok tekrar yapmak istiyoruz.
18:31Ama iki yerde, iki defa gösterebiliyoruz bütün filmleri.
18:35İkiden fazla gösteremiyoruz.
18:37Karşıda özellikle Kadıköy'de, gazhanede mesela gösterimler yapıyorduk daha önce.
18:43Ama işte bu belediyelerin, nasıl diyeyim, imkanlarının kısıtlandırılmasından dolayı onları da yapamaz olduk.
18:52Yani hani her şey yapılmamak üzerine olduğu için bizim elimizden bu kadar geliyor.
18:57Onu söyleyeyim.
18:57Ama diğer yandan ülkemize kırılamayan bir algı var.
19:00Devam ediyor mu sizce?
19:01Çizgi film çocuk içindir algısı.
19:03Bence herkes içindir diyebilirim en başta.
19:07Bizim festivalimiz genelde gönlümüzden herkesin gelip izlemesi geçse de çocuklara yönelik değil, büyüklere yönelik bir festival yapıyoruz.
19:17Çocukları da çok sevdiğimiz için mesela geçen sene Gazze seçkisi gösterdik Beyoğlu sinemasında.
19:23Çok güzel, sözsüz filmler buluyoruz.
19:26Bu senede Guppy sponsorlarımızdan Guppy'nin desteğiyle Guppy sunar kuşağımız olacak.
19:34Ve bundan sonra umarım bunu devamında getireceğiz her sene.
19:38Uzun metrajlardan Iron Boy filmini göstereceğiz çocuklar için.
19:43Ona da bütün çocukları, ailelerini bekleriz.
19:47Sektörde bir dayanışma ruhu var mı?
19:49Reklam sektöründe çalışan birçok animasyon sanatçısı var aslında.
19:53Ama sosyal medyada ben canlandıranları çok görmüyorum.
19:58Yani sadece sayfanıza girerek ya da sizi takip ederek sosyal medyada yanlış mı görüyorum, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
20:05Hani baktığımızda sektörde aslında bu reklam sektöründe çalışan çok fazla animasyon sanatçısı var.
20:11Bu sektör içinde bir dayanışma eksikliğinden söz edebilir miyiz?
20:16Bence edebiliriz.
20:18Benim gözlemim öyle en azından.
20:21Ben 90 yılından beri başlayan öğrencilik hayatımı da katarsak, mezun olduktan sonra İFR animada çalışmaya başladım.
20:30Sonra animanın kurucu ortaklarındandım.
20:33Reklam yaptım bir süre.
20:35Sonra da ayrıldım oradan.
20:38Bu 90'dan bu yana gözlemimi paylaşacak olursam sizinle var.
20:43Yani bir araya gelememe durumu var.
20:46Ama bu zaten bizim şu andaki gündemdeki haberlere baktığınızda da aynı sorunumuz var.
20:51Hiçbir konuda bir araya gelemiyoruz gibi bir durum var.
20:54Yani özellikle eğitim sistemimize zaten girersek çıkamayız bence.
20:59Ama eğitim sistemimizde bir ekip formasyonu da yok.
21:05Grup olarak çalışma formasyonu da yok.
21:07Deyip şuradan toparlayabilirim.
21:10Bir araya gelinen Türkiye'de sadece canlandıranlar platformu var.
21:15Çünkü biz burada gerçekten hepimiz gönüllü olarak bu işi sevdiğimiz için yapıp sürdürmeye çalışıyoruz.
21:23Ve de gençlere de aktarmaya çalışıyoruz aynı şekilde.
21:26Hem bilgimizi hem birikimimizi hem de bu işin devam edebilmesi için sürecin kesintisiz ilerleyebilmesi için de onların önünü açmaya çalışıyoruz
21:37her alanda.
21:38Çünkü eskiden daha çok televizyonda, sanat programlarında bizde NTV olsun CNN olsun bir sürü yerde sanat programlarında bunu duyurabiliyorduk.
21:49Ama şu anda olay sosyal medya ve YouTube'da.
21:52Sosyal medyada da bizim çok güzel, çok yetenekli gönüllerimiz var.
21:57Onlar canla başla çalışıyorlar ama işte bizim bu kadar gücümüz yetiyor duyurularda.
22:03Demin de şu şeyi tamamlayayım ama reklam 90 yılından beri baktığımızda Türkiye'nin animasyonda amiral gemisi reklamdı.
22:13Ama o şimdi değişti.
22:15Artık reklam değil, oyun.
22:17Ve bu da animasyonun teknolojik bir yönü olduğu için ve şu anda da kullanılan teknoloji ve de ilerlemesi çok çok
22:27hızlı olduğu için amiral gemileri değişti yani.
22:30Gençleri desteklemek için kurduğunuz canlandıranlar yetenek kampına her yıl ortalama ne kadar başvuru alıyorsunuz?
22:37Değişiyor.
22:37Kriterleriniz ne?
22:39Online başvuru yapılıyor her sene.
22:43Bizim web sitemizden ve sosyal medya hesabımızdan, Instagram, Facebook kalmadı artık TikTok diyeyim, LinkedIn gibi hesaplarımızdan da duyuruyoruz.
22:54Her sene bir seçici kurulumuz oluyor.
22:56Üç kişiden oluşan online kısa storyboard, sinopsis storyboard özgeçmiş ve projenin bir resimde bitmiş halini yolluyor başvuruda bulunanlar.
23:11Ondan sonra seçici kurulumuz bunları değerlendirip altı projeyi seçiyor.
23:17Biz bu sene 16. canlandıranlar yetenek kampını yapıyoruz.
23:2130'dan fazla kısa bağımsız canlandırma film ürettik.
23:25Avrupa Kültür Başkenti'nde temamız İstanbul'du.
23:29O filmler hala gösteriliyor.
23:32Yurt içi ve yurt dışında bir sürü ödül aldılar ve almaya devam ediyorlar.
23:37Geçen senenin yetenek kampı filmlerinden Kirpik filmi Doğa Kılcıoğlu'nun da bir sürü ödül aldı.
23:45O da almaya devam ediyor.
23:46Bu sene Oscar'a başvuracak yanılmıyorsam onunla o filmde.
23:51Burada da projenizde senaryo gelişimi, proje tasarımını şekillendirilmesi, proje geliştirilmesi,
24:02projenin ihtiyaçlarına göre karakter tasarımı, ses tasarımı, müzik, festival yolculuğu, festival stratejisi, bütçesi, yapım koşulları bir sürü konuda yanında olmaya
24:18çalışıyoruz.
24:19Fakat yani festivallerin beklediği yani beklenen bir yapısı mı var animasyon filmleri için?
24:25Oradan mı bahsediyoruz yoksa hani bir festival filminde tıpkı normal film festivallerinde de oluyor ya yarışmalarda.
24:32Benzer şeyler var mı yani belirli formattaki filmler mi daha çok ödül kazanıyorlar?
24:38Gene hani bir araştırmam yok bu konuda gözlemimi söyleyebilirim.
24:42Benim bahsettiğim strateji daha çok şöyle.
24:45Mesela filmi yapanlar bunu nasıl tarif edeyim daha rahat anlatabilmek için.
24:51Dizlerinizin üstünde bir maraton koştuğunuzu düşünün.
24:54Film bittiğinde aslında siz de bitiyorsunuz.
24:56Ama aslında orada başka bir evre başlıyor.
25:00Festival maratonu.
25:02Çünkü bir sürü festival var ulusalda, uluslararasında artık.
25:07Ve bunu Film Freeway gibi platformların üzerinden başvuruyorsunuz.
25:11Yani eskiden kaset yollardınız, film yollardınız.
25:14Bu çok maliyetli ve zaman alan bir işti.
25:17Şimdi o kısaldı, hızlandı.
25:20Ve bir sürü festival var dünyanın her yerinde ulaşabileceğiniz.
25:24Hangisiyle başlamak, festivallerin bazılarının şartnameleri oluyor.
25:30İşte diyor ki ilk önce bende göstermem lazım.
25:33Mesela onlara dikkat etmek.
25:34Çünkü bunlara dikkat etmeden festival yolculuğuna çıkarırsanız filmi.
25:40E o zaman istediğiniz her yere başvuramayabiliyorsunuz.
25:43Ya da filminizin ödül şansını kendi kendinize azaltmış oluyorsunuz gibi.
25:48Diğeri daha çok o yılki jürinin kararı ya da festivalin kararı şeklinde oluyor.
25:55Yani biz mesela yetenek kampında film üreterek başladık ve festivali yapıyoruz dedim ya.
26:01Bizim bu seneki 14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivalimizin ana jürisinde Thomas Rinalder var.
26:10Avusturyalı sanatçı Miong Bayek var Güney Kore'den ve Türkiye'den de Sinem Vardarlı var.
26:17Biz dernekten ve de bizim derneğimizin dışındaki üyelerden jüriyi oluşturuyoruz ki yetenek kampından filmler de başvurabilsin.
26:27Çünkü başvurabilecekleri festival sayısı ulusalda çok fazla yok.
26:30Peki bugün dünyaya baktığımızda karakterize olmuş bir Amerikan çizgi film ve Japon animeleri var.
26:39Türkiye'ye geldiğimizde durum ne?
26:42Bir özgün görsel dili ve anlatım dili olan animasyondan bahsedebilir miyiz?
26:48Bahsedebiliriz hem de kısa filmler üzerinden bahsedebiliriz.
26:51Bu böyle hep gelen bir sordur.
26:53İşte bizim neden uluslararası boyutta bir filmimiz yok, bir karakterimiz yok?
26:59Bunu yıllarca Nasreddin Hoca üzerinden yapmaya çalışmışlar.
27:041950'lerde Nasreddin Hoca, Gülderen Sultan ve Keloğlan yani böyle bir sepet yapmışlar gene.
27:10Ama filmin hikayesi Turgut Çeviker'in Türk Canlandırma Tarihi belgeselinden gördüğümüz ve izlediğimiz kadarıyla tamamlanamamış.
27:22Filmleri kaybolmuş, banyoda kaybolmuş ve böyle kesitler var gibi gibi.
27:27Bu da tabii çok moral bozucu bir şey.
27:30Yakın zamana geldiğinizde işte bir takım uzun metraj filmler de var.
27:35Gene çıkan ama yayın kaybeden, yayın kaçıran.
27:39Bu dediğiniz başarıyı yakalayan benim gördüğüm kısa bağımsız canlandırma filmler var.
27:45Hem de 70'li yıllardan beri.
27:47Ama bunlar sadece festivallerde yer buldukları için sonrasında da yeterince arşivlenemeyip gösterilemediği ve izleyiciye ulaşamadığı için kayboluyorlar.
27:59Yani gene Turgut Çeviker'in Türk Canlandırma Tarihi belgeselinde bir gün diye bir filmi gördüm ben.
28:07Stop Motion kirbitlerle yapılmış.
28:10Meray Ülge'nin.
28:11Kaç tarihli film bu?
28:121970 yılında Robert Kolej Hisar kısa film yarışmasında birincilik ödülü almış.
28:20Ondan sonra bir daha gösterilmemiş.
28:23Ta ki 2022 yılında bizim saygı kuşağımıza Meray Bey'i ben buldum.
28:28Sağ olsun Almanya'da yaşıyordu.
28:30Kalktı geldi buraya.
28:32Filmini de dijitale çevirdi.
28:33Hem filmini izledik perdede.
28:36Hem de kendisiyle sohbet ettik.
28:38Hem de bunu kayıt altına aldık.
28:40Yani aslında bunlar var.
28:43Canlandıranlara gelirseniz bu sene de Marif filmimiz var.
28:46Bu da 1988 yapımı.
28:48Ben Eskişehir Çizgi Film Bölümü mezunuyum.
28:5196 yılı mezunuyum.
28:53İlk mezunlarındadım.
28:54Bu filmi daha yeni buluyorum.
28:57Hatta dün Eskişehir'de Yılmaz Hoca ile video röportaj yapmaya gittik.
29:03Filmin yapımsı Yılmaz Hoca ve Kazım Sezgin de yönetmeni.
29:07Video röportajı bunu kayıt altına aldık.
29:09Bu sene saygı kuşağımızda Marif filmimiz var.
29:13Eğer gelirlerse izleyicilerimiz...
29:16Merakla bekliyoruz.
29:17Ben geleceğim kesin.
29:18hem Marif filmini izleyecekler hem video röportajımızdan kesitler olacak.
29:25hem de yine Mimar Sinan Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden doçent doktor Mehmet Şiray'ın katılımıyla Başak Ürkmez'in moderatörlüğünde filmi
29:36aslında konuşacağız.
29:37Çok güzel.
29:39Bekliyoruz.
29:39Bunların cevabı biraz festivalde var bizim.
29:42Bir de bunların gösterilmesi izleyiciye daha çok ulaştırılması gerekiyor.
29:47Bizim elimizden ama bu kadar geliyor.
29:49Keşke daha çok yapılsa.
29:51Peki bugünkü öğrencilerinize baktığınızda şunu sormak istiyorum.
29:54Sizin öğrencilik yıllarınızdan bugüne neler değişti?
29:58Teknolojik olarak çok şey tabii ki değişmiştir ama...
30:00Hem teknik olarak yazılımları kullanmada hem de kendilerine has bir dil bulmada ne durumdalar?
30:07Valla şeyi göstereyim ben size.
30:10Mesela bugünkü dersimde bizim Nermin'lerin tasarladığı ödüllerimiz var.
30:17Pop-up.
30:18Çünkü para ödülümüz yok.
30:20Keşke olsa bir sponsor bulabilsek, destek olabilsek ödülünün yanında bir küçük maddi.
30:29Ama pop-up ödülümüz var.
30:32Ve bu Nermin'lerin tasarımını yaptığı pop-up ödüllerimizi...
30:36Geçen sene Mimar Sinan Çizgi Film Bölümü öğrencileri birinci sınıflarla böyle keserek oluşturduk.
30:46Ferhat Akbaba yıllardır bu konuda destek veriyordu bize.
30:50O yapıyordu bu ödülleri.
30:52Bu sene de onu devam ettirdik.
30:54Ve de şöyle göstereyim.
30:56Öğrenciler aslında bu senenin ödüllerini hazırlıyorlar sınıfta.
31:01El emeği, göz nuru olan, Nermin'lerin tasarımı olan ödülümüz gene öğrenciler tarafından kesilerek oluşturuluyor.
31:09Sonra bu ödülün üstüne de bir stikerle onu yapan öğrencinin adını yazıyoruz.
31:16Yani biz aslında emeğe de saygıyı çok önemsiyoruz.
31:19Ekip çalışmasına da çok altını çizerek önemini vurgulamaya çalışıyoruz.
31:24Peki son yıllarda Türkiye'de pek çok devlet ve vakıf üniversitesinde çizgi film bölümleri açıldı.
31:31Bu çizgi film ve animasyon bölümlerinde sizce altyapı yeterli mi?
31:35Bu bölümlerden mezun olanlar bu dağda iş bulabilecekler mi?
31:39Bir akademisyen olarak bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?
31:42Bunlar çok büyük sorular benim için ama cevaplamaya çalışayım.
31:46Yani deminki mesela sorunuzu da eksik bıraktığımı fark ettim bu soruyu dinlerken.
31:51Biz okuldayken de çok heyecanlıydık.
31:54Ben Eskişehir'de çok iyi bir bölümde okudum.
31:59Ve 93 yılında rahmetli arkadaşım Deniz Mutlu ile birlikte çizgi film günleri düzenledik orada.
32:05Çizgi Filmciler Derneği vardı.
32:07Orada Tanoral.
32:0825. Kare diye bir dergi vardı.
32:10Bizim çizerimiz aynı zamanda.
32:12Tan Hoca bizim için çok önemli, çok kıymetli.
32:1725. Kare diye dergide ben şeye gördüm.
32:20Türkiye'nin ilk diplomalı animatörleri Tahsin Özgür, Cemal Meral Erez.
32:25Sonrasında onların peşine düşüp onları da bulmuştum.
32:28Tan Hoca bana çok yardımcı olmuştu.
32:30Ve onları okula getirmiştik.
32:32Bir çizgi film günleri yaptık.
32:34Hem kısa bağımsız filmler izledik hem de yönetmenleriyle söyleşi yaptık.
32:38O benim önümü çok açmıştı açıkçası.
32:41Ufkumu da açmıştı.
32:42Şimdi mesela bu birinci sınıf öğrencilerini demin size gösterdim ya.
32:46Bu öğrenciler de çok heyecanlı.
32:48Ama böyle başlıyoruz.
32:51Sonrasında mesela daha önceki seneleri de hatırladığımda.
32:54İşte ülkenin ekonomik ve politik gündeminden çok etkileniyorlar doğal olarak.
33:01Hepimiz çok etkileniyoruz.
33:03Ama onlar daha çok etkileniyor.
33:05Genç oldukları için.
33:06Ve biraz böyle bu heyecanları ve şeyleri kesilmeye başlıyor.
33:11Ama onları toparlayıp filme çeviren, derdini filmlerle anlatan ve söylemek istediklerini yaptıkları filmlerle görselleştirenler oluyor.
33:25Yapamayanlar da oluyor.
33:27Ama günün sonunda mesela şu anki herkesin cebinde telefon var, animasyon araçlarına daha çabuk ulaşabiliyor gibi duruyor.
33:36Ama bir yandan da onu nasıl kullanacaksın, onunla ne yapacaksın gibi şeyler benim başladığım zamanla aynı.
33:44O yüzden bu işi yapmış olanlar, bu işi severek yapıyor olanlar hala bu gençlerle buluşursa, bu canlandıranlar festivali gibi platformlar
33:55artarsa ve bu buluşmalar çoğalırsa
33:58bence onların nefes alacağı alanlar da daha çok olmuş olacak.
34:02Ve ufukları ve de önleri açık olacak diye düşünüyorum.
34:08Ayça Kartal var mesela, Türkiye'nin çok önemli, bağımsız canlandırma sinemacılarından.
34:17Dönüp baktığımda bence Büyükelşen var, senaryosunu yazmış, işte Nazım Hikmet var.
34:23Yani ilham almak istediğinizde bunlara bakabilirsiniz.
34:25Bizim niye yok dediğimizde bence ben şimdi size anlattım ve aktardım.
34:31Siz de bunlar bunlar var derseniz bu böyle yayılabilir diye düşünüyorum.
34:36Peki yapay zeka araçları bağımsız üreticiler için bir fırsat mı yoksa geleneksel yöntemlerin sonunu getiriyor mu?
34:44Bilmiyorum ama tahminlerimi söyleyebilirim.
34:47Çünkü ben 16 mm kamerayla başladım.
34:50O zaman işte bir kameranız olması gerekiyor, bir film bulmanız lazım.
34:57Sonra bir şeyi hareket ettirerek çekiyorsunuz mesela.
35:01Saniyede 25 tane hareket yapmanız lazım.
35:04Bu hareketi görmüyorsunuz.
35:07O çok heyecanlı bence hala.
35:09Ben hala 16-35 çekmek isteyebilirim.
35:12Reklam yaparken yüzden fazla reklam filminde çalıştım, 35 de çektik.
35:17Onlarda da işte bazen kamera sarar, bu animasyonda felaket, salata oldu denir ona.
35:24Tekrar aynı şeyleri baştan çekmeniz gerekir.
35:27Yani bunlar başka bir benim yaşadığım şeylerin bana getirdiği bir heyecanı var.
35:33Ama şimdi bu yeni başlayan, telefona doğan, eyeye doğan çocuklar için başka bir dünya.
35:40Bunu ben de gözlemliyorum ama şu mesela bana çok ilginç geliyor.
35:45Yanılmıyorsam 3D animasyonun böyle hızlanması 2000'li yılları buluyor.
35:52Yani bir gene 26 yıl öncesi.
35:54İşte bize gelmesi 2005'leri buluyor diye de düşünebilirsiniz.
35:58O yıllarda da klasik çizgi filmciler, yani kağıt ve kaleme çizerek yapanlar, asetatta boyayanlar artık animasyon bitiyor.
36:09İşte çünkü şu anda da mesela çok genel kullanımı dünyada da dijital olarak kağıt kalem pek kalmadı.
36:18Ama isteyen yine kağıt kalem kullanıyor.
36:20O eski teknikleri kullanıyor.
36:22Limarsinan'da nasıl eğitimler mesela?
36:24Daha çok tablette falan mı çalışılıyor dijitalde yoksa?
36:27Hepsi var, hepsi var edilmeye çalışılıyor.
36:30Çünkü mimarsan bir devlet üniversitesi.
36:33Onun da imkanları kısıtlı.
36:35Yani bence zaten binaya, ekipmanlara yatırım yapmaktansa insana yatırım yapmak daha önemli.
36:43Hayal gücü olmadan bu bir kere olmayacak bir iş bence.
36:48İnatçı olmanız lazım, sevmeniz lazım.
36:51Ondan sonra öğrenebilirsiniz hangi teknikte yapmak istiyorsanız.
36:54Burada AI'ın girdiği noktada şunu söylemek istiyorum.
36:59Yani AI ben de kullanıyorum.
37:01Merak ettiğim için, öğrenmek için şu anda bir süreç tamamlanmadı gibi geliyor bana.
37:08Hatta genel olarak baktığımızda gerçekten bu sürecin bir dijital ortaçağa benzetenler de oluyor.
37:16Ben de aslında bunlara yakın duruyorum biraz.
37:19Tek farkı benim animasyon yolculuğumda gördüğüm, eskiden biz bu animasyonu bitirecek mi diye tartışmalar olurken,
37:28şimdi dünyayı mı bitirecek tartışmalar oluyor.
37:31Yani olay animasyonun dışına çok taştı.
37:34O yüzden bence herkesi ilgilendiriyor.
37:36Bu soruların cevabı herkeste olabilir ama bende yok.
37:42Canlandırma sanatıyla kurduğunuz bağın en başına dönersek, çocukluğunuzda izlediğiniz ve sizi hayali görsel bir dünya yaratmaya iten,
37:49üretimlerinize de yön veren ilk çizgi film hangisiydi ya da hangileriydi diyelim?
37:57Ben TRT'de tabii bir sürü çizgi film izliyordum.
38:01O zamanlar ben 70 doğumluyum.
38:03Akbank'ın, Ziraat Bankası'nın, bankaların hafta sonu çocuk matineleri olurdu.
38:09Orada Asterikler izlerdik.
38:11Onlar mesela benim çok hoşuma giderdi, çok ilgimi çekerdi.
38:15TRT'de de daha daha küçükken Klink diye bir karakter vardır Yeşilçam sinemasında.
38:22Klink İstanbul'da, iskelet adam.
38:24Ben mesela onu hiç çözememiştim ama 4-5 yaşında falan televizyonda görmüştüm.
38:30Ben o zaman çözememiştim.
38:32Televizyonda onu görünce bu iskelet nasıl hareket ediyor?
38:35Onu hatırlıyorum bir.
38:36Bir hafta sonları işte annemin, babamın beni götürdüğü, bankaların düzenlediği çocuk kuşakları filmlerini hatırlıyorum.
38:46Bir de o zaman sadece televizyon vardı.
38:48Reklam filmlerini hatırlıyorum.
38:51Yani işte Biller Tuz reklamları vardı, hatırladım.
38:56İşte Erim Göze'nin rahmetli yaptığı filmler var.
39:00Çin Trato Pireliler vardı.
39:02İşte İzocan vardı.
39:04Orhan Büyükdağ'ın yaptığı.
39:06Yani gene ismini unuttum.
39:08Soyuz filminde yönetmenlerinden olan, onun bir böyle kirpi filmi vardı.
39:14Sessiz.
39:16O da benim mesela çok hoşuma giderdi.
39:18Animasyon alanına yönelmek isteyen ya da kariyerin başındaki gençlere vereceğiniz tavsiye ne olurdu?
39:25Canlandıranlar film festivaline gelmeleri, bizi sosyal medyadan takip etmeleri bence iyi bir başlangıç olur.
39:32Film izlemeleri bence önemli.
39:34Biraz klişe olacak ama klişeler filmde çok kullanılan çok da yararlı şeyler aslında.
39:40İşte kitap okumaları, konsere gitmeleri.
39:42Çünkü aslında burada bir sürü disiplini içinde barındıran bir şey.
39:46Özellikle de teknolojik tarafı da var.
39:48Teknolojiyi de takip etmeleri gerekiyor.
39:51Ama animasyon bir hareket sanatı aynı zamanda.
39:55Derdinizi anlatabilirsiniz.
39:57Bir belge, belgesel yapmak istiyorsanız bunu kullanabilirsiniz.
40:01Eğitimde kullanabilirsiniz.
40:04İşte video klip yapabilirsiniz.
40:06Uzun film, kısa film yapabilirsiniz.
40:08Dizi yapabilirsiniz.
40:09Çok fazla imkan sunuyor size.
40:12Bu bence çok çekici.
40:15Bir şey üretebilirler.
40:17Kısa, uzun.
40:19Ve bunu ürettikçe de şöyle bir tarafı var animasyonun.
40:24Saniyede 25 kare geçiyor.
40:27Yani siz o hareketi yaparken aslında aylarınız, yıllarınız gidiyor.
40:35Dolayısıyla hani bir ufak denemelerle başlayıp eğer seviyorlarsa buna devam etmeleri iyi olur.
40:41Bir de mesela herkes yönetmen ya da herkes karakter tasarımcı olmak zorunda değil bence.
40:49Başta da konuştuğumuz gibi hikaye, senaryo çok eksik kalıyor.
40:53Animasyon senaryosu yazan insanlara ihtiyaç var.
40:57Ondan sonra ses müzik alanında ihtiyaç var.
41:01Yapım anlamında çok ihtiyaç var.
41:04Bu tarafları da gözlerini çevirebilirler.
41:07Festival yapabilirler.
41:09Yapmak isteyenler gelip bu işin nasıl yapıldığını canlandıranlar da öğrenebilirler.
41:14Biz biraz usta çırak ilişkisiyle de ilerliyoruz.
41:18Dolayısıyla bilgi çağındayız ama yani hala bilgiye ulaşmak o kadar kolay olmayabiliyor.
41:25Çünkü herkese eşit sunulmuyor bu imkanlar.
41:28Ama canlandıranlar da biz bütün bilgimizi, birikimimizi açık bir şekilde herkese paylaşıyoruz her zaman.
41:34Çok teşekkürler programımıza katıldığınız için.