- 1 gün önce
- #sesimiziduyanvarmı
İçinde yaşadığımız toplum, yıllardan beri çok şiddetli toplumsal sarsıntılar ve depremler ile büyük bir yıkım ve enkazın altında kalmış durumdadır. Toplum bir yandan enkaz altından kurtarılma umuduyla feryat ederken diğer yandan sarsıntılar her geçen gün daha da şiddetlenerek artmaktadır.
Yaşanan bu toplumsal sarsıntıların sebepleri ve etkenlerini konuşmak, "neden bu haldeyiz ve nasıl kurtuluruz?" sorularının gerçek ve köklü çözümlerini değerlendirip tartışmak için, “Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum” başlıklı kampanyamızın basın toplantısını düzenliyoruz...
#SesimiziDuyanVarmı
Yaşanan bu toplumsal sarsıntıların sebepleri ve etkenlerini konuşmak, "neden bu haldeyiz ve nasıl kurtuluruz?" sorularının gerçek ve köklü çözümlerini değerlendirip tartışmak için, “Sosyal Depremler ve Enkaz Altındaki Toplum” başlıklı kampanyamızın basın toplantısını düzenliyoruz...
#SesimiziDuyanVarmı
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00:30Başlıklı basın toplantımıza hepiniz hoş geldiniz.
00:00:34Allah subhanehu ve teala duyarlılığınız ve iştirakiniz sebebiyle sizlerden razı olsun.
00:00:40Daha önce malum buradan biz başka birçok konuyla alakalı kampanyalarımızın basın toplantılarında kamuoyuna buyurular ve açıklamalar yapmıştık, yayınlamıştık.
00:00:53Özellikle İstanbul Sözleşmesi'nin çok yoğun olduğu, yürürlükte olduğu bir dönemde aile nesil toplum İslam ile korunur başlıklı bir rapor
00:01:03hazırlayıp kamuoyuna duyurmuştuk.
00:01:05Türkiye halkının ekonomik krizi çok derinden hissettiği bir dönemde ekonomik krize on maddede İslami çözümler başlıklı bir rapor hazırlayıp bir
00:01:14kampanya başlatıp Türkiye genelinde bu yönde birçok çalışma faaliyet gerçekleştirmiştik.
00:01:19Sonrasında toplumsal çöküş, sorunlar ve çözümler başlıklı başka bir raporu kamuoyuna duyurmuştuk.
00:01:277 Ekim Aksa Tufanı sonrasında Gazze Savaşı'nın başladığı ilk aylarda da yine İsrail sorunu ve Filistin'in kurtuluşu başlıklı
00:01:36bir rapor hazırlayıp kamuoyuna çözümlerimizi özellikle Filistin'le alakalı çözümlerimizi kamuoyuna duyurmuştuk.
00:01:43Bugün kamuoyunun ve sizlerin karşısına sesimizi duyan var mı diyerek çıkıyoruz.
00:01:51Yıkıcı deprem, yıkıcı sosyal depremlerin sarsıntısından etkilenen ve enkaz altında kalmış olan tüm toplum kesimlerine sesleniyoruz.
00:02:02Kendi değerlerine yabancılaşmış, islamsız, seküler bir hayatın mağduru olmuş, bu hayata mahkum olmuş bütün Müslümanlara sesleniyoruz.
00:02:14İçki, uyuşturucu ve kumar batağına saplanmış, suç cetelerinin ağına düşmüş olan, hayata dair bütün değerlerini, anlamlarını yitirmiş olan gençliğe sesleniyoruz.
00:02:26Yine, babalık, annelik ve evlatlık misyonlarının kaybolduğu, sevgi, saygı ve merhamet duygularının yok olup gittiği aile, ailelere, aile kurumuna sesleniyoruz.
00:02:40Ve kısa yoldan para kazanma hırsıyla faize, bahis oyunlarına, kumara ve fon bataklığına, fon vurgunlarına saplanmış olan, buranın mağduru olan
00:02:53tüm herkese sesleniyoruz.
00:02:55Özellikle de, kıymetli davetliler, enkaz altındaki toplumun çığlıklarına kulaklarını tıkayan, bu sorunları çözecek cesaretli, cesur, köklü, kapsamlı adımlar atmak yerine,
00:03:10hamasetle topluma, insanlara hayal ve umut pazarlayan devlet yöneticilerine, siyasi partilere ve siyasetçilere sesleniyoruz.
00:03:21Toplum yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayken, İslam'a ait tüm şiarlar, tüm ölçüler, tüm kaideler silinmişken, yok olup gitmişken,
00:03:32ya çeşitli hurafelerle ve mistik hikayelerle kendi cemaatinin derdine düşen, ya da usandırıcı vaazlarla, vaazların peşinde koşan hocalara, alimlere ve
00:03:47cemaatlere sesleniyoruz.
00:03:48Sesimizi duyan var mı? diyerek bir çağrı yapıyoruz.
00:03:54Sayın basın mensupları, kıymetli Müslümanlar, bugün içinde yaşadığımız bu toplum, maruz kaldığı şiddetli sarsıntıların enkaza altında kalmış durumdadır.
00:04:05İnsanlar, ekonomik krizler, ahlaki yozlaşma ve siyasi buhranların etkisiyle, uçurumun kenarında adeta bataklığa sürüklenmektedirler.
00:04:16Aileler parçalanmakta, şiddet ve suç oranları artmakta, en önemlisi de emniyet ve adalete güven her geçen gün daha da azalmaktadır.
00:04:28Feryat eden bu toplum, kendisine uzatılacak bir yardım elini beklemektedir.
00:04:35Gençliğimiz, gözlerimizin önünde, geleceğimiz ve gençliğimiz gözlerimizin önünde elimizden kayıp giderken, toplumun yapı taşı olan aileler birer birer dağılırken,
00:04:49İslam'ın yasakladığı haramlar aleni bir şekilde her yerde işlenirken ve toplum bir ateş şukurunun kenarında uçuruma sürüklenirken biz buradan
00:05:01şu çağrıyı yapıyoruz.
00:05:02Hal böyleyken, İslami kitleler başta olmak üzere, bütün Müslümanların bu konuları, bu meseleleri öncelikli gündem maddeleri haline getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
00:05:15Ve bu meseleye ölüm kalım meselesi olarak bakmaları gerektiğini düşünüyoruz.
00:05:20Bu sorunları ortadan kaldıracak köklü ve kapsamlı çözümlerin konuşulması ve her ne pahasına olursa olsun, bu çözümlerin acil ile hayata
00:05:31geçirilmesi gerektiğine de inanıyoruz.
00:05:33Bu sebeple Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin, Müslümanların derdiyle, Müslümanların işiyle dertlenmeyenler onlardan değildir hadisi şerifini kendimize şiar ediniyoruz.
00:05:47Toplumu karşı karşıya olduğu bu vahim durumdan kurtaracak köklü çözümleri konuşmak, tartışmak ve gerekli adımların atılmasına katkı sağlamak amacıyla hazırladığımız
00:06:00raporu sizlerle buluşturuyoruz.
00:06:03Sizlere takdim ediyoruz.
00:06:06Kıymetli Müslümanlar, değerli basın mensupları hazırladığımız bu rapor kültürel sarsıntılar, sosyal sarsıntılar ve ekonomik sarsıntılar başlıklarından oluşuyor ve üç konuyu
00:06:19ihtiva ediyor.
00:06:19Kampanya kapsamında yapacağımız ziyaretler, konferanslar, paneller, istişare toplantıları ve tüm faaliyetlerde işte bu toplumsal yıkıma sebep olan sarsıntıları ele alıp
00:06:32değerlendireceğiz, konuşacağız ve tartışacağız.
00:06:34Şimdi bu üç konuyu değerlendirmeleri için kıymetli hocalarımıza tek tek söz vermek istiyorum.
00:06:42Doktor Abdurrahim Şen kültürel sarsıntılar başlığı ile sunumunu gerçekleştirecek.
00:06:49Hocam buyurun.
00:07:01Hepiniz hoş geldiniz.
00:07:03Tabii karşı karşıya kaldığımız bu büyük sarsıntı ve toplumun bütün kesimleriyle ve bütün yönleriyle enkaz altında kalmış olmasının belki başlıca
00:07:20sebebi aslında kültürel sarsıntılardır.
00:07:24Yani batının sömürgeci batılı devletlerin İslam dünyasına genel anlamda doğu ve özelde İslam dünyasına yönelik aslında sürdürdükleri sömürgecilik faaliyetleridir.
00:07:43Bu faaliyetler tabii ki iki veçhesiyle devam etmiştir.
00:07:48Bugüne kadar devam etmektedir.
00:07:49Yani öncelikli olarak tabii ki 19. yüzyılda sanayileşmiş belli ölçüde teknik ve teknolojik anlamda dünyanın geri kalan toplumlarına ve milletlerine
00:08:02göre daha ileri seviyeye ulaşmış olan sömürgeci batılı devletler
00:08:07Tabii ki ihtiyaç duydukları ham madde ve dünyadaki özellikle doğunun sahip olduğu İslam dünyasının sahip olduğu ekonomik kaynaklara göz dikmişti.
00:08:20Bunun için önündeki en büyük engel olan İslam ve onu fiilen uygulayan, icra eden yönetim sistemi olan hilafeti kendisi için
00:08:32büyük bir engel olarak görüyordu.
00:08:37Tabii maalesef yani Batı'nın kültürel saldırıları karşısında İslam dünyasında aydınlar ve münevverler, Batı'nın maddi gelişmişliğini, üstünlüğünü, düşüncesinde de
00:08:57üstün olduğu şeklinde bir vehme kapıldılar.
00:09:01Ve bunun sonucunda yani malumunuz Avrupa'ya tahsil için giden talebeler, daha sonra Osmanlı'ya, İslam toplumuna dönen münevverler, aydınlar,
00:09:20Batı'nın kültürünü İslam toplumuna ve içimize taşıdılar.
00:09:28Yani bunun sonucunda yani onlar hem halkları hem de İslam'ın devletine yabancılaştılar.
00:09:40Yoksa İslam ümmeti yani bir anlamda bu Batı kültürü yani kültürel istila bir truva atı gibi maalesef içerden İslam'ın
00:09:53toplumunu ve devletini çökertti.
00:09:55Yoksa İslam ümmeti tarihinde çok büyük meydan okumalarla karşı karşıya kaldı ama bunların üstesinden gelmeyi Allah'ın izniyle başardı.
00:10:05Ancak bu Batı'dan gelen en son meydan okuma kültürel kodlarıyla, araçlarıyla, yöntemleriyle birlikte maalesef İslam ümmetinin kimliğini ve devletini kaybetmesiyle
00:10:25sonuçlandı.
00:10:26Sonuçta Birinci Dünya Savaşı sömürgeciliğin önündeki en önemli engel olan Osmanlı Hilafet Devleti'nin yıkılması ile sonuçlandı.
00:10:39Bu yıkımın tabii ki en önemli aktörleri, failleri Batı kültürüyle zehirlenmiş kadrolardı.
00:10:49Şimdi tabii sömürgecilik iki belki ana başlık altında incelenebilir, değerlendirilebilir.
00:11:00Klasik sömürgecilik döneminde başlangıçta askeri işgaller ama daha sonra yerini kültürel sömürgeciliğe bıraktı.
00:11:13Çünkü sömürgeciliğin İslam coğrafyasında kalıcı olabilmesi ve kapitalist ideolojinin ve batılı sistemlerin sürdürülebilir olabilmesi için,
00:11:27yani kültürel olarak İslam dünyasındaki insan kaynaklarının, toplumun zihinsel olarak dönüşümünün gerçekleşmesi gerekiyordu.
00:11:39Yoksa askeri işgallerle bir toprağa ve üzerindeki insanları zapturapt altına almanız mümkün değil.
00:11:48Dolayısıyla askeri sömürgecilik döneminin, klasik sömürgecilik döneminin yani amaç, araç ve sonuçları itibariyle yeni sömürgecilik döneminin kültürel istilanın amaç, araç
00:12:06ve sonuçları birbirinden farklı.
00:12:09Buna biraz dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
00:12:13Yani askeri sömürgeciliğin amacı toprak ve ekonomik kaynaklara hükmetmek, hakimiyet kurmak.
00:12:22Ama kültürel sömürgeciliğin amacı, o topraklar üzerinde yaşayan insanların fikirleri, mefhumları ve hayata bakış açılarını değiştirmek.
00:12:33Bunu yaparken klasik sömürgecilik, araç ve yöntem olarak silah, ordu ve kaba gücü kullanıyordu.
00:12:43Ama kültürel sömürgeciliğin araç ve yöntemleri, eğitim sistemleri yani örgün ve yaygın biçimiyle bütün eğitim sistemi ve son gelişmiş teknoloji
00:13:00ve iletişim imkanlarıyla birlikte,
00:13:03konvansiyonel medya ve sosyal medya araçlarıyla birlikte bu kültürel sömürgecilik, bu araçları kullanmaktadır.
00:13:13Sonuçta birisi askeri sömürgecilik dönemi aslında zorba yöntemle zorunlu bir itaati oluştururken,
00:13:23toplumlar üzerinde yüzeysel geçici bir egemenliği, hakimiyeti oluştururken,
00:13:30ama kültürel sömürgeciliğin sonuçları daha yıkıcı.
00:13:34Çünkü zihinleri dönüştürülmüş, kimliğinden tamamen uzaklaştırılmış bir toplumun artık sömürgecilere gönüllü itaatkârlar, zorunlu değil,
00:13:49gönüllü itaatkârlar haline getirmektedir.
00:13:53Şimdi burada sürekli vurguladığımız Batı kültürü derken neyi kastediyoruz?
00:14:01Yani Batı'nın ürettiği ya da kullandığı hayatı kolaylaştıran teknik, teknolojik araç ve aletler değil.
00:14:11Elbette bizim Batı kültürü derken altını çizerek önemli vurguladığımız şey,
00:14:19Batı'nın yaşam biçimi, hayat felsefesi, hayata dair temel kabulleri ve değer yargıları, hayat nizamıdır, komple.
00:14:30Hayata hangi anlamın verileceğini, doğru ve yanlışın hangi esaslara göre belirleneceğini,
00:14:38insanın hangi amaçlar için yaşayacağını belirleyen şeydir kültür.
00:14:45İşte bu geçen yüzyıl içinde Batı kültürünün istilası altında kalan İslam ümmeti,
00:14:56bu istilanın sonucunda çok yıkıcı bazı sonuçlarıyla bugün biz patolojik sonuçlarıyla karşı karşıyayız.
00:15:07Nihayetinde Batı kültürü yanlış bir başarı tanımı üzerinden hareket etti.
00:15:14Yani ona göre başarı maddi refah ve gelir düzeyine, düzeyi açısından,
00:15:23mal varlığı ve mesleki ya da toplumsal statü açısından en ileri seviyede olmak.
00:15:30Sonra araçlar amaca dönüştü.
00:15:34Yani aslında hayatı kolaylaştırılmak için icat edilen ya da üretilmesi gereken teknik,
00:15:41teknoloji ya da araçlar, konfor tamamen hayatı kolaylaştırmak için bir araç değil,
00:15:50hayatın temel amacı, onun için yaşanan, onun uğrunda bütün ömrün tüketildiği bir amaca evrildi.
00:15:59Sonra bu süreçte tabii ki insana, İslam ümmetine ait özellikle ruhi, insani ve ahlaki değerler tümden yitirildi.
00:16:12Çünkü artık tek değer hayatta en maksimum maddi kazanım ve bedensel tatmine erişmek oldu.
00:16:22Dolayısıyla burada biz artık bizi biz yapan Müslüman kimliğimizin bize kazandırdığı bütün değerleri maalesef kaybettik.
00:16:33Sonra liberal, demokratik, bu seküler kültür, batı kültürünün dayanakları ve kodları insanımızı bu dünya hayatında sadece haz düşkünü hale getirdi.
00:16:47Bugün karşı karşıya kaldığımız aslında bütün travmalar, bütün bunalımlar, bütün kötülüklerin temelinde batı menşeeli,
00:16:59batı kültürünün ürettiği ve icat ettiği yapay, sentetik bir insan üretilmiş olmasından kaynaklanır.
00:17:08Hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
00:17:21Siz sizden önceki ümmetlerin, milletlerin adımını karış karış adım adım takip edeceksiniz.
00:17:28Hatta onlar bir kertenkele deliğine girseler, siz hani biz buradan girebilir miyiz, sığar mıyız, bu bize uyar mı demeden oradan
00:17:38girmeye çalışacaksınız buyuruyor.
00:17:41Ashab, ya Resulallah onlar hani Hristiyan ve Yahudiler mi diye sorduğunda Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem başka kim olabilir
00:17:51diye cevap veriyor.
00:17:53İşte bugün aslında batıdan gelen en son bu meydan okuma karşısında bizim yaşadığımız bu kültürel sarsıntı ve enkazı altında toplumumuzun
00:18:04kaldığı gerçek budur.
00:18:08Burada tabii ki daha sistematik bir şeye değinmek ve işaret etmek istiyorum.
00:18:13Sonuçta İslami hayattan biz koparıldıktan sonra artık birinci sömürgecilik döneminde askeri işgalcilerin karargah olarak kullandığı garnizonlar ya da karargahlar yerine
00:18:28batı kültürünü inşa eden ve Müslüman nesillere zerk eden eğitim sisteminin kurumları, kuruluşları, okulları, örgün ya da yaygın bütün araçlarıyla
00:18:47birlikte
00:18:47adeta emperyalizmin, sömürgeciliğin kültürünü taşıdığı bir karargaha dönüştü.
00:18:56Bir anlamda sanki üretim bandı gibi bir işlev gördü bu mekanlar ve kurumlar.
00:19:03Çünkü hayata bakış açısı, temel felsefesi, müfredatı ile bütün kurum ve kuruluşlarıyla birlikte eğitim sistemi tamamen seküler, batılı paradigma üzerine
00:19:18inşa edilmiştir.
00:19:19Yani düşünün, 1924'te bir Amerikalı eğitim bilimci, Amerikalı düşünür John Dewey Türkiye'ye geliyor.
00:19:35O dönem 1924'te Cumhuriyet'in kurucu kadrosuyla bir görüşme gerçekleştiriyor.
00:19:42Ve onlara şunu söylüyor, diyor ki Türkiye'nin layık bir cumhuriyet olarak gelişmesinin, eğitim sisteminin temel hedefi olarak belirlenmesi gerektiğini
00:19:55telkin ediyor.
00:19:57Ve bunun müfredata nasıl yansıyacağına ilişkin belli başlı çerçeve önerilerinde, tekliflerinde bulunuyor.
00:20:071936'da ilkokul programına yansıyan şu ifadeler zaten aslında arka planında sömürgeciliğin kodlamalarının olduğunu bize net bir şekilde göstermektedir.
00:20:19Cumhuriyetçi, ulusçu, halkçı, devletçi, layık ve devrimci bir yurttaş yetiştirmek.
00:20:29Eğitim sisteminin, milli eğitim sisteminin amacı bu şekilde kodlanmış oluyor.
00:20:35Böylece aslında milli denilen eğitim sistemi aslında temel fikri dayandığı esası itibariyle maddeyi, ruhtan, dini ise devletten ve toplum hayatından
00:20:50uzaklaştırma esasına dayandığını,
00:20:54yani layıklık akidesi ve düşüncesine dayandığını hepimiz görebiliyoruz.
00:20:59Sonuçta 100 yıldır bu uygulama sonrası bu eğitim sistemi deneyiminin, bu üretim bandının çıktılarına baktığımız zaman şu acı meyvelerini hepimiz
00:21:14görüyoruz.
00:21:14İçki ve uyuşturucu batağına saplanmış bir insan bakiyesi, sokaklarımıza sirayet eden aleni ahlaksızlık ve artan şiddet sarmalı
00:21:27ve tıpkı batılı ülkelerde olduğu gibi en son örneklerini bizim de yaşadığımız okul saldırıları.
00:21:34Bütün bunlar aslında bu batılı eğitim sistemi ve kültür politikalarının sonunda bizim karşı karşıya kaldığımız durumdur.
00:21:45Bu özel anlamda ama bir de genelde ve uzun vadede aslında bu kültür emperyalizminin saldırılarının amaçladığı bir gerçek var.
00:21:58Onu da buradan zikretmeden geçemeyiz.
00:22:03O da nedir?
00:22:04Aslında İslam kültürünü ve mümin şahsiyetini tamamen ortadan kaldırmak.
00:22:09Çünkü İslam 1300 yıl tarihi bütün yönleriyle dolduran ve üç kıtada gerçekten insanlığa insanca yaşam imkanlarını sunmuş bir dindir.
00:22:25Evet emperyalistler, sömürgeci devletler onun devletini siyasi sahneden düşürdüler.
00:22:32İslam ümmetini parçaladılar.
00:22:34Onu görece evet bir istila ve egemenlik altına kontrol altına aldılar ama İslam öyle bir dinamik bir din ki tekrar
00:22:48mensuplarını bugün bütün dünyayı kaynaklarını sömüren ve onlara karanlık bir çağ yaşatan kapitalizme tek alternatifin İslam'dan geleceğini çok iyi bilmektedirler.
00:23:03O yüzden onlar İslam kültürünü nihai olarak zihinlerden kazımak ve Müslüman kimliğini ortadan kaldırmak için genelde zaten bir strateji yürütüyorlar.
00:23:15Bunun için hepimizin kamuoyunda da şahit olduğu, tanık olduğu bir takım aktüel tartışmalara bakmamız yeterlidir.
00:23:24Yani sünnet tartışmaları, vahiy mi değil mi, kadının İslam'daki pozisyonu yeri, tesettür ve aile ile ilgili bir takım şer'i
00:23:37hükümlerin sürekli böyle tartışıldığı bir süreci biz yaşıyoruz.
00:23:44İslam ceza hukuku maddeleri uygulamaları üzerinden yapılan tartışmalar, cihat ve hilafet kurumunun sürekli şeytanlaştırılması ve sanki marjinal, çok aşırılıkçı tırnak
00:24:01içinde bir kliğin, bir düşüncenin sanki ortaya koyduğu düşüncelermiş gibi.
00:24:08Bu tamamen İslam'a ait önemli kavram ve kurumlar tamamen ötekileştiriliyor, şeytanlaştırılıyor.
00:24:16Bu da İslam ümmetinin aslında kimliğini hedef alan saldırılardır.
00:24:23Burada medyada açık kaynaklar, yaygın eğitim kurumları da çok büyük rol oynuyor tabii ki.
00:24:32Yani burada belki öldürücü darbeyi vuran bu kurumlar olduğunu söyleyebiliriz.
00:24:36Sonuçta inanç ve İslam inancının kaynakları, yani bilimin putlaştırıldığı, İslam'ı tamamen ilerlemenin önündeki engel olarak görüldüğü, yaftalandığı,
00:24:53imanın dogma ilan edilip ateizm ve deizm gibi sapkın akımların öne çıkartıldığı ya da popülerleştirildiği,
00:25:03İslam'ın, İslam kültürünün önemli kaynakları olan hadis, fıkıh, tefsir gibi kaynakların artık miadını doldurmuş kaynaklar olduğu şeklindeki yaklaşımlar
00:25:17ve bunlardan kaynaklanan İslam'ın değerleri, şer'i ahkam tamamen artık bu çağın sorunlarına çözüm üretemeyeceği konusundaki büyük bir öz
00:25:32güvensizliği,
00:25:33İslam ümmetinin özellikle yeni nesil ve genç kuşağın bilinç altında İslam'a olan güveni sarsıcı bir gaye ve amaçla kullanılmaktadır.
00:25:44Tabii bunun karşısında neden biz bir zafiyet yaşıyoruz?
00:25:53Bu saldırganlığı yani hani tabiri caizse hayasızca akına karşı bizim koruma kalkanımız ya da zafiyetlerimiz neler?
00:26:04Buna da işaret etmek yerinde olur diye düşünüyorum.
00:26:07Yani burada bir fikri bir zafiyet ve plansızlık, metotsuzluk ve stratejiden yoksunluk belki önemli bir faktör olabilir.
00:26:23Sonuçta İslami yapılar hedefsiz, küçük hesaplar peşinde koşan ya da programsız çalışmalar, yanlış kadrolar.
00:26:36Yani sunumun boyunca ifade etmeye çalıştığım adeta Batı'nın kültürüyle yani kana kana kültürünü içmiş olan Batı hayranı kadrolar.
00:26:50İslam'a tamamen güvenini kaybetmiş kifayetsiz muhterislerin söz sahibi konumunda olması.
00:26:58Sonra genel anlamda içine düştüğümüz aşağılık kompleksi özellikle kanaat önderleri, kanaat önderlerinin yenilmişlik ve geleceğe dair ümitsizlik girdabına kapılmış olmaları
00:27:18maalesef bu saldırılar karşısında bizim güçlü, dirayetli, aktif bir karşılık verilememesine belki neden olmaktadır.
00:27:29Son olarak 3T formülüyle yani ifade etmeye çalıştığım bir çözüm noktasına işaret etmek istiyorum.
00:27:40Yani önce bu durumu tabii ki teşhis, sonra tedavi ve bir teklif çözüm önerisiyle konuşmamı sonlandıracağım.
00:27:53Yani bu sunumdan aslında anlaşılması anlaşılan odur ki bütün bizim yaşadığımız bu sorun ve problemlerin kaynağı
00:28:04esasta aslında batı kültürü ve sömürgeciliğidir, kültürel sömürgeciliktir.
00:28:12Şimdi bunu teşhis ettikten sonra buna yönelik tedavi ne olabilir?
00:28:17Yani tümden örgün, yaygın eğitim kurumlarıyla ve genel olarak medya ve sosyal medya araçlarıyla toplumumuzu kuşatan
00:28:29batı kültürünü esastan reddederek İslami kültürü toplumda hakim kılmak, kamuoyunu onun sıcaklığıyla ısıtmak, etkisi altında tutmak.
00:28:42Son olarak yani bir teklif de şu şekilde teklifle sözlerimi sonlandırmak istiyorum.
00:28:54İslam akidesine, kültürüne ve şahsiyetine, kimliğine sıkı sıkıya tavizsiz bir şekilde tekrar dönmektir.
00:29:06Yani çok hepimizin malumu bir kelamı kibarla konuşmamı sonlandırmak istiyorum.
00:29:17Malumunuz savaş düşmana yenildiğimizde değil, düşmana benzediğimizde kaybedilir.
00:29:28Teşekkür ediyorum Abdurrahim Şen hocama.
00:29:33Şimdi raporumuzun ikinci bölümü sosyal sarsıntılar başlığı altında.
00:29:41Musa Bayoğlu, Sayın Musa Bayoğlu inşallah sunumlarını gerçekleştirecek.
00:29:45Buyurun hocam.
00:29:52Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah ve salatu ve selamu ala Resulillah.
00:29:56Sayın basın mensupları, kıymetli Müslümanlar.
00:29:59Sosyal depremler ve enkazın en büyük ve yıkıcı etkisi şüphesiz ki aile, nesil ve toplum üzerinde gerçekleşmiştir.
00:30:08Ben sunumuma sosyal depremlerin ve enkazın altında kalan aile ile başlamak istiyorum.
00:30:14Çünkü aile bir toplumun temeli mayası ve yapı taşıdır.
00:30:18Aile toplumun en önemli parçasıdır.
00:30:21Ailenin yıkılması toplumun yok olması demektir.
00:30:25Maalesef bundan tam yüz yıl önce batıllaşma ve çağdaşlaşma adına İslam'ın aile ile ilgili hükümlerinden vazgeçildi.
00:30:35Ve İsviçre'den medeni kanun ithal edildi ve ailenin bozulması o zaman başladı.
00:30:43Medeni kanun, SEDAV İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanun ve batıdan ithal edilmiş diğer tüm anlaşmalar ve sözleşmelerin hedefinde
00:30:53ailenin ortadan kaldırılması, nesillerin azaltılması, nüfusun azaltılması ve bunun önünde duran dinin, ahlakın, örfün ve adetin yok edilmesi vardı.
00:31:08Yüzyıldır uygulanan bu kanunlar ve projeler maalesef acı meyvelerini verdi.
00:31:14Aile içerisinde huzur ve güven azaldı, aile içi şiddet çoğaldı, evlilik dışı ilişkiler maalesef yaygınlaştırıldı ve evlilik zorlaştırıldı.
00:31:26Aile yılı ilan edildi ancak aile korunamadı.
00:31:30Boşanma oranları evlilik oranlarıyla yarışır hale geldi.
00:31:33Her yıl boşanma oranlarındaki artış geçtiğimiz yılda rekor seviyeye ulaştı ve 193 bin kişiyi geçti.
00:31:42Nüfusun %11'lik kesimi diyebileceğimiz milyonlarca aile içerisinde çocuklar annelerinden veya babalarından uzak yaşamaya mahkum edildi.
00:31:53Bireysel yaşam özendirildi.
00:31:55TÜİK'in verilerine göre son 10 yılda tek başına yaşayan insanların sayısı %66'a artarak 5 milyon 500 bin kişiyi
00:32:04geçti.
00:32:04Çıkarılan kanun ve yönetmelikler, imzalanan anlaşmalar ve sözleşmeler, kademin başını çektiği kurumların plan ve projeleri, ailedeki erozyonu ve enkazı daha
00:32:17da artırdı.
00:32:18Toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBT gibi sapkın anlayışlar yaygınlaştırıldı.
00:32:24Alınan tüm tedbirlere, koruma kanunlarına ve sığınma evlerine rağmen kadına yönelik şiddet hatta cinayetler maalesef artarak devam etti.
00:32:36İstanbul Sözleşmesi'nden arta kalan 6.284 sayılı kanunun koruma kapsamında 1 milyon 487 bin kişi hakkında önleyici tedbir kararı
00:32:48çıkartıldı.
00:32:50Binlerce masum baba ya evlerinden uzaklaştırıldı ya da cezaevlerine atıldı.
00:32:57Kıymetli Müslümanlar, değerli basın mensupları, insanlar kalabalıklar içerisinde yalnız yaşamaya mahkum edildi.
00:33:04Cennetten bir bahçe olması gereken yuvalarımız mahkeme salonlarında tek bir celse ile yıkıldı.
00:33:12Çocuklarımız annelerinden veya babalarından mahrum yaşamaya mahkum edildi.
00:33:18Ahlaksızlık, zina, eşcinsellik gibi bütün sapkınlıklar kanunlar tarafından korundu.
00:33:24Buradan soruyoruz.
00:33:26Bu gidişata kim dur diyecek?
00:33:28Hangi parti veya kurum aileyi korumak için köklü ve kapsamlı bir plana, projeye sahip?
00:33:36Aile yılı ilan etmek aileyi koruyabiliyor mu?
00:33:40Aileden gelen çığlığı, feryadı ve yardım çağrıları kim duyacak?
00:33:45Enkaz altında kalmış can çekişen anneleri, babaları ve çocukların sesini duyan var mı?
00:33:52Buradan bir kez daha haykırıyoruz.
00:33:55Sesimizi duyan var mı?
00:33:57Aileyi ancak İslam nizamı korur.
00:34:01Kıymetli Müslümanlar, sayın basın mensupları, sosyal depremlerin ve toplumsal enkazın altında kalan diğer bir kesim ise toplumun özünü, aynasını, geleceğini
00:34:13temin eden aslında gençlerimizdir, nesillerimizdir.
00:34:17Gençlik bir toplumu ayakta tutar. Gençliğin ilerlemesi, korunması kalkınmaya ve yükselmeye vesiledir.
00:34:25Aksi durumda toplumların çökmesi, gerilemesi aslında doğal bir sonuçtur.
00:34:31Gençlik de aile gibi bundan 100 yıl önce alınan, eğitimden mütarır olan İslami eğitim sisteminden uzaklaşma ve batılılaşma ile ilgili
00:34:43başlayan layık eğitim sistemi ile aslında bir miat oldu.
00:34:48Layık eğitim sistemi, gayri İslami ideolojilerin ve batıl fikirlerin gençliğin hedef haline getirilmesine vesile oldu.
00:34:56Layık eğitim sistemi ve demokratik özgürlükler gençlerimizi değerlerinden, tarihinden ve kimliğinden koparttı.
00:35:04Gençler, popüler kültürün, dizilerin ve seküler anlayışın etkisiyle insani, ahlaki ve ruhi kıymetlerden uzaklaştırıldı.
00:35:12Asosyal, sosyal medya bağımlısı bir gençlik icat edildi.
00:35:16Her yıl artarak büyüyen suç oranları, suça sürüklenen gençler maalesef geçtiğimiz yılda 300 bine ulaştı.
00:35:24Yasaklamalara ve neredeyse sürekli, her gün yapılan operasyonlara rağmen genç nesiller içkinin, uyuşturucunun ve kumarın tahakküm altına alındı.
00:35:36Hatta bu ortaokul, lise seviyelerine, ilkokul seviyelerine kadar düştü.
00:35:41Türkiye genelinde üretilen milyarlarca litrelik içkiden ve bunu içen gençlerden dolayı belki yüz binlerce genç suça bulaştı.
00:35:52Emniyet ve uluslararası uyuşturucu izleme raporlarına göre, Türkiye'de milyonlarca genç uyuşturucu bağımlısı haline getirildi.
00:36:01Cumhuriyet Başsavcılıklarında uyuşturucu dosyaları her yıl arttı.
00:36:05İki bin yirmi dört yılında bu sayı, yedi yüz seksen dört bin iken, iki bin yirmi beş yılında yani geçtiğimiz
00:36:12yıl bu sayı bir milyonun üzerine ulaştı.
00:36:16Evet, her biri korkunç ve düşündürücü olan bu rakamlar gençliğimizin ve geleceğimizin nasıl bir tehlike içerisinde olduğunu gösteriyor.
00:36:26Gençlik elimizden kayıp gidiyor.
00:36:28Geleceğimiz yok ediliyor.
00:36:30Maalesef yetkililer bunun farkında değiller.
00:36:34Bütün kötülüklerin anası olan içki maalesef devlet tarafından üretiliyor ve yasalarla korunuyor.
00:36:41Bütün tedbirlere rağmen maalesef gençlik uyuşturucudan uzaklaştırılamıyor.
00:36:47Gençliğimizi ateizm, deizm gibi batıl fikirlerden ve gençliği uçuruma, karanlığa sürükleyen haramlardan, günahlardan uzaklaştırmak bu kadar zor mu?
00:36:59Buradan haykırıyoruz.
00:37:00Sesimizi duyan var mı diyoruz.
00:37:03Şahsiyetli, dindar, çağa yön veren, lider bir gençlik ancak Allah'ın bizlere ikram ettiği nebevi İslami eğitim sistemiyle mümkündür.
00:37:13Devletin tüm kurumları, sivil toplum ve cemaatler gençliğimizi, çocuklarımızı, geleceğimizi, umutlarımızı korumak için İslam akidesine ve şerri hükümlere uygun acil
00:37:26eylem planları hazırlamalıdır.
00:37:28Kıymetli Müslümanlar, sayın basın mensupları, toplumsal enkazın en büyük sebeplerinden biri de suç ve suça karışan insanların sayısların astronomik bir
00:37:43şekilde artmasıdır.
00:37:45Sokaklarımız, evlerimiz hatta okullarımız maalesef suç mahalline dönüşmüş durumda.
00:37:50Artık insanlar kendilerini güvende ve emniyetle hissetmiyorlar.
00:37:55Yolda yürürken bir kişiyle karşılaşmamız, o kişinin bize silahla veya bıçakla saldırması, trafikte yaşanan herhangi bir yol verme kavgasından dolayı
00:38:05yaralanmamız,
00:38:07evimize veya iş yerimize giren hırsızların birikimlerimizi çalması, çocuğumuzun okulda akran zorbalığına uğraması veya silahlı bir saldırıya maruz kalması,
00:38:17bir dolandırıcılık şebekesiyle karşı karşıya kalmamız veya çetelerin tehdidine maruz kalmamız neredeyse toplumda sıradanlaştı ve olağan bir hale geldi.
00:38:29Hırsızlık, gasp, yaralama, cinayet, taciz ve tecavüz olanları maalesef rekorlar kırmaya başladı.
00:38:37Ana haber bültenleri tarih boyunca eşine az rastlanır, insanlık dışı, ahlak dışı, insaf dışı olaylarla maalesef doldu taştı.
00:38:48İşte resmi rakamlara göre Adalet Bakanlığı ve Emniyet'in verilerine göre her yıl artan, savcılıklarda açılan suç ve dosya sayısı
00:38:592025 yılında korkunç bir seviye olan 11 milyon 671 seviyesine ulaştı.
00:39:0724 milyondan fazla suç kaydı oluşturuldu.
00:39:11TÜİK'in raporlarına göre her 5 kişiden biri suç işledi.
00:39:15Suç ve şiddet olayları o kadar yaygınlaştı ki, yeni açılan adalet saraylarına atanan hakim ve savcılara rağmen mahkemelerin iş yükü
00:39:26tıkanır hale geldi.
00:39:28Şehirden cezaevleri inşa edildi ancak suçlulara bu şehir cezaevleri bile küçük geldi.
00:39:35Toplumda huzur, güven, adalet ve mutluluk duyguları neredeyse yok olmaya başladı.
00:39:42Adalete duyulan güven azaldı, adalete güveniyor musunuz sorusuna toplum haksız mahkeme süreçlerinden ve kararlarından razı ve memnun olmadığını %70 adalete
00:39:54güvenmiyoruz diyerek cevap verdi.
00:39:56Her biri bir hakikat olan bu rakamlar ve örnekleri artırmak mümkün.
00:40:00Ancak düşünen her insan ve bu toplumda yaşayan herkes için bu korkutucu tablo, evet maalesef malumun ilanıdır.
00:40:10Bu yüzden soruyoruz, bu toplumu bu hale nasıl getirildi?
00:40:16Bu toplum bu hale nasıl geldi veya getirildi?
00:40:19Tertemiz akla ve fıtratı rağmen insanlar neden suç makinesine dönüştürüldü?
00:40:25Suça karşı duyarsız hale nasıl bu insanlar geldi?
00:40:28Adaleti neden sağlayamıyoruz?
00:40:31Adalet neden kaftanın arkasında?
00:40:33Toplum kendini neden güvende ve emniyette hissetmiyor?
00:40:38Tüm bu soruların cevabını büyük alim, siyasetçi ve dava adamı Şeyh Takiyüddin Ennebani'nin bir sözüyle inşallah cevaplamaya çalışacağım.
00:40:47Eğer bir toplumda suç ve günah az görülüyorsa, o toplumda sorun insandan kaynaklıdır.
00:40:54Eğer bir toplumda suç ve günah çok görülüyorsa, sık görülüyorsa, oradaki sorun sistemden kaynaklıdır.
00:41:02Evet, bugünkü bu korkunç tablonun müsebbibi, batıdan ithal edilmiş beşeri kanunlar ve uygulanan sistemdir.
00:41:12Yaşadığımız son yüzyıl bize ve bütün insanlığa göstermiştir ki, Allah Azze ve Celle'den gelen temiz ve pak İslam dini,
00:41:23onun bize göstermiş olduğu İslam nizamı dışında insanlığı mutlu etmek mümkün değildir.
00:41:29Allah, melekleri ve bütün Müslümanlar şahittir ki, batıl fikirler ve beşeri kanunlar, neslimizi, aileyi ve toplumu koruması mümkün değildir.
00:41:43Allah'ın temiz, pak dini ve İslam şeriatı mükemmeldir.
00:41:49Aileyi, toplumu ve neslimizi ancak İslam koruyabilir.
00:41:53Allah'tan niyazımız, bu samimi ve hak çağrımızın gerekli yerlere duyurulması ve bu enkazı Müslümanların İslam ile kaldırmasıdır.
00:42:13Müslümanlar, değerli basın mensupları, şimdi ekonomik sarsıntılar başlığı altında sunumunu Sayın Emrah Akay gerçekleştirecek.
00:42:22Emrah Hocam buyurun.
00:42:27Sayın basın mensupları, kıymetli Müslümanlar, öncelikle sosyal depremler ve enkaz altındaki toplumdan bahsediyorsak,
00:42:36burada ekonomiyi asla es geçemeyiz.
00:42:39Zira ekonomi dediğimiz şey, aile ilişkilerinden, sosyal hayatın her alanına etki eden, toplumsal ilişkilerin büyük oranda belirleyicisi,
00:42:49muamelatı, alışverişi ve bu konuda sosyal kalkınmaya gerçekleştirmek konusunda belki de en kritik konulardan bir tanesidir.
00:42:58Dolayısıyla burada gerçekleşecek bir sarsıntının toplumun tamamına sirayet eden hastalıklı bir hal alması artık kaçınılmaz oluyor.
00:43:06Fakat şunu bilmemiz gerekiyor.
00:43:08Bu bir temel fikre ya da bir ideolojiye, bir inanca dayalı ekonomi ancak toplumları kalkındırabilir.
00:43:17Bir inançtan kopuk, ideolojiden bağımsız ve toplumun değer yargılarıyla çelişen bir ekonomik sistem,
00:43:25bu toplumu kalkındırmak şöyle dursun, ifsada sürükleyen, felakete sürükleyen bir hal almak durumunda bırakır.
00:43:32Dolayısıyla biz bugün burada aslında artan enflasyonu, yoksulluk limitinin azalmış olması veya toplumun yoksul kesiminin sayısının artmış olması gibi bir
00:43:46takım konuları konuşmayacağız.
00:43:47Bunlar artık herkesin bildiği malum olan konular.
00:43:51Bunun cerebesini çeken toplum, içinde yaşamış olduğu ekonomik krizleri yakinen bildiği için,
00:43:56biz sadece toplumu felakete sürükleyen, bu derin sarsıntının aslında en önemli başlıklarını konuşarak bence doğru sonuca ulaşırız diye düşünüyorum.
00:44:07Zira çok basit bir şey, Türkiye Cumhuriyeti 100 yıldır kurulmuş bir devlet ve tam olarak ekonomik sistemini belli bir temel
00:44:18fikre bina edememiş,
00:44:20kapitalist ekonomik sistemden bir takım çözümlerle veya bir takım uygulamalarla bugünlere gelmiş bir ekonomik sistemden bahsediyoruz.
00:44:28Dolayısıyla bu aslında yamalı çözümlerle veya yine krizlerin asıl müsebbibi olan kapitalizmden doğacak bir takım çözümlerle bir yere gelinemediğini gösterdi.
00:44:37Bugüne kadar çeşitli uygulamalar, metotlar, yöntemler izlendi fakat hepsi başarısızlıkla sonuçlandı.
00:44:45Zira burada İslam'ın temel fikri ki üzerinde yaşadığımız vatan parçasında, Türkiye'de çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor olmasına rağmen,
00:44:56İslam'ı referansla hiçbir ekonomik uygulamaya maalesef rastlamadık, rastlamıyoruz.
00:45:02İşte bu da çöküşümüzün en önemli unsurlarından bir tanesi.
00:45:06Zira Rabbimiz Bakara Suresi 278. ayette çok önemli bir hükmü aslında Müslümanlara söylüyor ve diyor ki,
00:45:14Ey müminler Allah'tan korkun, faizden arta kalanı bırakın, eğer böyle yapmazsanız Allah ve Resulüne savaş açmış olduğunuzu bilin diyor.
00:45:23Şimdi bu kadar önemli ve tehditkar bir ifadeyle faiz meselesini Müslümanlardan uzaklaştırmak için,
00:45:30yani birkaç tane daha ayetin var olduğunu biliyor olmamıza rağmen veya İslam devletleri yönetildiği dönemlerde faiz meselesine bu kadar hassasiyetle
00:45:41durulduğunu tarihte okumuş olmamıza rağmen,
00:45:44bugün devlet eliyle, devlet bankaları da dahil olmak üzere, konvansiyonel bankaların tamamı yüksek faiz reklamlarıyla,
00:45:52bugün meydanlarda, ana caddelerde, billboardlara yazdıkları reklamlarla Müslüman halkı yüksek faiz getirili kazançlara yönlendirdiğini görüyoruz.
00:46:02Tamamen legal ve meşru bir şekilde faize özendirilen bir toplumdan bahsediyoruz.
00:46:08Dolayısıyla şunu bilmemiz lazım, insanların emeklerini sömüren ve bir avuç zengin elitin elinde ya da işte banka sahiplerinin elinde toplanmasını
00:46:18sağlayan,
00:46:18birikimlerinizin veya işte geleceğe dönük bütün yatırım araçlarınızın bu vampirleşmiş kapitalist sistem içerisindeki küresel güçlerin elinde heba olmasını sağlayan en
00:46:29önemli unsurlardan bir tanesi faizdir.
00:46:32Bakın birkaç tane veriyle bunu aslında netleştirmiş olalım.
00:46:36Bugün Türkiye'de toplam kullanılan aktif kredi kartı sayısı 151 milyon.
00:46:42Bu şu demek aslında herkesin cebinde iki tane kredi kartı var en az demektir.
00:46:49Yine kredi kartı borcu ödemekle karşı karşıya kalan kişi sayısı 44 milyon.
00:46:57Yani şu demek Türkiye'de bugün nüfus baz alındığında her iki kişiden biri bugün kredi kartı borcu ödemek zorunda veya bunun
00:47:05için çalışıyor mücadele ediyor.
00:47:07Yani aslında buraya değinirken şunu da eskeşmemek lazım.
00:47:10Geçmiş toplumlarda ilkel toplumlarda veya işte kapitalist öncesi toplumlarda faiz tefecilerin ihtiyaç sahiplerine verdiği borç ve bu borcu ödemeleri karşılığında
00:47:22da onları köle gibi kullandığı, köle pazarlarında sattığı bir sistemdi.
00:47:25Bugün bu dolaylı yoldan yapılıyor.
00:47:28Mesela bankalar on yıllık faizler veriyor ve vatandaş bu on yıllık faizi bankaya ödebilmek için dolaylı olarak köle gibi çalışmak
00:47:36zorunda.
00:47:37Çünkü biraz sonra faiz rakamlarından bahsedeceğim.
00:47:39Aslında ana paranın çok çok daha dışında bugünkü toplumun faizle ne kadar iştigal ettiğini, iştigal etmeye zorunda bırakıldığını göstermiş olacağız.
00:47:49Mesela bireysel kredi ve kredi kartı toplam borç tutarı bugün Türkiye'de 7 trilyon TL.
00:47:57Bu rakam ne ifade ediyor birazdan onu da anlatacağım.
00:48:01Son 20 yılda mesela faize aktarılan para 620 milyar dolar.
00:48:05Bunları şimdi alt başlıklarıyla inceleyelim.
00:48:07Mesela 2026 yılı faiz giderleri için bütçeden ayrılan ödenek 2 trilyon 741 milyar TL.
00:48:15Bu şu demek daha anlaşılır olması için söylüyorum.
00:48:18Merkez Bankası'nın kasasından saniyede 1.75 dolar sadece faiz ödemeleri için çıkartılan rakam.
00:48:26Yine 2026 yılında toplam 5 trilyon TL'lik iç borç ödemesi var.
00:48:32Bunun yarısına yakını faiz ödemesi.
00:48:36Bu da şu demek yine devlet içerisinde iç borçlanmış vatandaş dahil bütün borçlanmalar karşılığında saniyede 1.5 dolar buhar olup
00:48:47uçuyor.
00:48:48Daha da vahimi dış borç meselesi buradaki rakam dudak uçuklatıcı.
00:48:532026 yılında toplam 7.5 trilyon liralık dış borç faizi ödüyoruz.
00:49:00Bu da şu demek saniyede 238 dolar Merkez Bankası'nın kasasından faiz için buhar olup uçuyor.
00:49:08Başka bir veri daha vereyim.
00:49:10Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun Eylül 2026 verisine göre Türk lirası ve mevduat hesaplarında toplam 21 trilyon bulan faiz
00:49:22yatırımı mevcut.
00:49:23Bakın 21 trilyon liralık faiz yatırımı bugün konvansiyonel ve devlet bankalarının kasasında dondurulmuş vaziyette bekliyor.
00:49:32Bunu demek biliyor musunuz?
00:49:33Türkiye'de bir yıl içerisinde yoksullukla mücadele kapsamında harcanan rakam 190 milyar TL.
00:49:40Yani Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, vakıflar, dernekler, STK'lar, yardım kuruluşları bunların tamamının bir yılda harcamış olduğu para 190
00:49:49milyar TL.
00:49:50Az önce söylemiş olduğum bankaların kasasında dondurulmuş faiz varlığı bu rakamın 110 katı.
00:49:57Dolayısıyla bu para işletiliyor olsa, real ekonomide canlı bir şekilde ticari unsur haline gelmiş olsa bugün yoksulluktan veya fakirlikten bahsetmek
00:50:07mümkün değil.
00:50:08Dolayısıyla hani faiz ekonominin bel kemiğidir diyerek muhafazakar hükümet tarafından bugün pazarlanan bu slogan aslında şeytanın bir Müslümana sağdan yaklaşması
00:50:22gibi bir durum.
00:50:22Zira faiz ekonominin bel kemiği falan değil, belini kıran real ekonominin de başlıca düşmanı haline gelmiştir.
00:50:32Şimdi faiz meselesini burada bırakırsak ikinci bir husus yine ekonomiyi baltalayan real ekonominin baş düşmanlarından bir tanesi son zamanlarda fon
00:50:42vurgunu ya da adından söz ettiren borsa meselesine gelelim.
00:50:47Borsa biliyorsunuz insanlar paralarını enflasyona ezdirmesinler, dövizin çalkantılarından etkilenmesinler diye bir takım şirketlere yaptıkları ufak yatırımlarla geleceğe dönük planlar programlar
00:51:00yapıyorlar.
00:51:00Fakat en sonunda söyleyeceğim en başta söyleyeyim borsa dediğimiz şey aslında sanal bir kumarhane ve bu borsanın kazananı belirleyicisi o
00:51:13portföy şirketlerinin başındaki büyük zengin aileler, zengin varlıklar veya kişilikler.
00:51:19Bir rakam söyleyeyim bir istatistik veri vereyim. Bugün Türkiye'de 6 milyon kişi borsada işlem görüyor. Yani irili, ufaklı, küçüklü, büyüklü
00:51:30yatırımlar yapıyor.
00:51:31Borsada işlem gören bu 6 milyon kişinin tamamının kazancının %85'inden fazlası bu işlem gören nüfusun sadece %0.8'ini
00:51:43oluşturuyor.
00:51:44Yani kapitalizmin meşhur zenginle fakir arasındaki uçurumu borsa da ciddi şekilde kendini gösteriyor.
00:51:50Yani aslında sayısı 100 bine ulaşmayan yatırımcı parayı kazanıyor, geri kalan milyonlarca vatandaşın cebindeki birikimini çalıyor, iç ediyor ve bunu
00:52:01devletin onaylayacağı şekilde resmen ve legal yollarla yapıyor.
00:52:07Bakın bugün fon vurgunu adı altında yapılan vurgunda devlet herhangi bir yaptırımda bulunamıyor.
00:52:14Ya kendi cenahından olduğu için ya da başka sebeplerden dolayı.
00:52:17Şimdi bu fon vurgunu da bugüne kadar aslında ilk değil, her yıl aslında birçok fon vurgunlarından sadece bir tanesi.
00:52:27Bugün parlamasının sebebi de şu, maalesef muhafazakar hükümet dediğimiz ya da işte geçmişte siyasal tırnak içerisinde siyasal İslamcı diye tabir
00:52:36ettiğimiz
00:52:36bu kesimin böyle bir harama tevessül etmesi, daha açık bir ifadeyle dolandırıcılığa tevessül etmesi aslında felaket bir senaryoyu da karşımıza
00:52:45çıkarıyor.
00:52:46O da şu, toplum bakıyor.
00:52:47Bunu yöneticiler yapıyor.
00:52:49İdareciler yapıyor.
00:52:50Dolayısıyla ahlaki bir ekonomik sistemden bahsederken diğer taraftan bunu gerçekleştirmesi gerekenler bu vurgunu yapıyor.
00:52:58Böyle bir sistemden, böyle bir nizamdan, böyle bir bakış açısından ahlaklı bir toplumun inşa edilmesi, ahlaki bir ekonominin inşa edilmesi
00:53:06mümkün değil.
00:53:07Son olarak şunu söyleyeyim, Ekim iki bin yirmi altı verisinden bahsedeyim, aktif borsada işlem gören şirket sayısı iki buçuk milyon.
00:53:18Ve bu iki buçuk milyon şirketin yaptığı alışverişler neticesinde ülkeye kazandırdığı gayri safi yurt içi hasılası ise kırk beş trilyon.
00:53:27Şimdi iki buçuk milyon şirket çalışanıyla, işte SSK'sıyla, çoluk çocuğuyla düşündüğünüzde toplumun genelini oluşturuyor aslında.
00:53:35Ama diğer taraftan, Borsa İstanbul'da işlem gören şirket sayısı altı yüz on dokuz ve işlem hacmi doksan trilyon.
00:53:46Yani toplumun tamamının yapmış olduğu ticari hareketlerin iki katı.
00:53:51Bunu altı yüz on dokuz şirket yapıyor.
00:53:54Dolayısıyla manipülasyonu açık, tamamen içi spekülasyonlarla doldurulan, büyük şirketlerin karşılıklı yapmış olduğu bu ticari hareketlerle,
00:54:05ekonomiyi baltalamalarını, real ekonominin nasıl içinden geçtiklerini bugün bu toplumun her kesimi, her tabanı görüyor ve bakıyor.
00:54:14Dolayısıyla zengin olmak isteyen, fakirlikten kurtulmak isteyen insanlar da bu yollara tefessül etmeye başlıyorlar.
00:54:21Ve hem ticari olarak kaybediyorlar, yatırımları heba oluyor, hem ahlaki olarak kaybediyorlar.
00:54:28Çünkü Allah'ın razı olmadığı bir sistem içerisinde paralarını değerlendirmek zorunda kalıyorlar.
00:54:32İşte bu sosyal bir felaket, toplumsal bir enkaz haline geliyor.
00:54:37Son olarak, kumar ve bahis oyunları.
00:54:42Şimdi önceleri bu iş, farklı işte binalar içerisinde, bir takım böyle karanlık yerlerde yapılan bir şeyken, kumar dediğimiz şey,
00:54:53artık devlet eliyle dijital mecralarda, sosyal mecralarda yapılır hale geldi.
00:54:58İşte stadyumlarda reklamları yapılan, alt yazılarda reklamları geçen bir takım bahis şirketleri,
00:55:05aslında toplumun tamamını bahise yönlendirmek için cazip teklifler sunuyorlar.
00:55:12Sözde kumarhaneleri kapatan devlet de, resmi yollar ile gençliği daha cazip bir şekilde bahis oyunlarını teşvik ediyor.
00:55:19İşte milli piyango, süper toto, loto, işte altılı ganayan gibi devletin meşru kıldığı ve koruma altına aldığı bu gibi oyunlar
00:55:31veya bu gibi gelir kapıları,
00:55:34toplumun ahlakını derinden çökerten, nesilleri helak eden bir noktaya sürüklüyor.
00:55:39Mesela size bununla alakalı bir statistik vereyim.
00:55:41Bugün toplumun sanal bahis veya kumar bağımlılığıyla alakalı ne durumda olduğunu gösteren bir istatistik.
00:55:502 milyon kişinin aktif bir şekilde dijital mecralarda, sanal mecralarda bahis oynadığını ve kumar oynadığını tescilliyor.
00:55:59Ve bağımlılık merkezlerinde tedavi gören hastalar, hastaların %28'i kumar bağımlılığından kurtulmak için tedavi görüyorlar.
00:56:09Yine bilgi teknoloji kurumuna göre dijital platformlarda 14 milyona yakın kullanıcı kaydı var.
00:56:17Bunların 3 milyonu TC kimlik numarası ile bizzat giriş yapmış tekil şahıslar.
00:56:22Yani bu oranlar göz önüne alındığında bugün parasını enflasyona ezdirmek istemeyen veya işte 3-5 kuruş para kazanmakla uğraşmayan,
00:56:32kısa yoldan para kazanan bir takım insanlara özenen bu gençlik, bu nesil artık bu gibi yollara başvurmak zorunda kalıyor.
00:56:41Bunları engelleyecek bir mekanizma yok.
00:56:44Bunları engelleyecek ahlaki bir norm bu toplumun üstüne henüz inşa edilmedi.
00:56:50Dolayısıyla biz devlet yetkililerinden, sorumlulardan, eğitim kademelerini veya işte aileyi, sosyal hayatı düzenlemekle müşellef olduğunu düşündüğümüz
00:57:01idarecilerden bu gibi çalışmalar yapmalarını, toplumu bu ahlaksızlıklardan korumalarını
00:57:07ve rızkın helal yoldan kazanılmasını, teşvik etmesini savunurken bir de bakıyoruz ki tam tersini yapan bir idareci ve yönetici tayfası
00:57:16ile karşı karşıyayız.
00:57:17Hem başrol oynuyorlar, başa aktif bir rol oynuyorlar bu işte, hem de faize bereket okuyan, tamam mı?
00:57:24Ya da işte sanal kumar mecralarını teşvik eden bir takım reklamlar veya çalışmalar yapıyorlar.
00:57:30Dolayısıyla bizim derdimiz insanların sahip oldukları akidelerine dönerek helal haram gözeten, kazandığı paranın helal olması için mücadele eden
00:57:43ve bu helal paranın bereketiyle yaşayan bir toplum inşa etmek.
00:57:46Ancak böyle bir ahlaki normla ticaret yapan toplumlar kalkınabilir, refah içerisinde yaşayabilir.
00:57:53İnşallah bu kampanyamızda da bu vurguyu sıklıkla yapmak istiyoruz.
00:57:57Velhamdülillahi Rabbil Alemin.
00:57:59Teşekkür ediyorum Emrah Bey'e de.
00:58:03Evet, kıymetli Müslümanlar.
00:58:05Bu kampanyamız tabi uzun süre devam edecek.
00:58:09Kampanya boyunca yapacağımız bütün faaliyetlerde, konferanslarda, istişare toplantılarında, panellerde, ziyaretlerimizde, dijital medyada yapacağımız faaliyetlerde
00:58:20sesimizi duyan var mı etiketini kullanıyoruz.
00:58:23Şu anda basın toplantısı canlı olarak dijital medyada yoğun bir şekilde takip ediliyor.
00:58:30Ve Türkiye gündeminde bu etiket, sesimizi duyan var mı etiketi listeye girmiş durumda.
00:58:36Sizlerin de özellikle kampanyayla alakalı, raporumuzla alakalı, değerli konuşmacılarımızın değerlendirmeleriyle alakalı yorumlarınız, değerlendirmeleriniz
00:58:44bu etiketle inşallah sosyal medyada, dijital medyada kampanya kapsamında çalışmalara ortak olursanız, iştirak ederseniz inşallah memnun oluruz.
00:58:54Evet, hocalarıma çok teşekkür ediyorum.
00:58:59Tabi yaşadığımız bütün bu sarsıntılar, bahsedilen bütün bu sarsıntılar, yıkımın, depremin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
00:59:08Gerçek durum bu raporda yazılanlardan, burada anlatılanlardan çok daha büyük, çok daha vahim.
00:59:16Peki neden bu hale geldik? Bunu da değerlendirmek lazım.
00:59:20Biz İslam'dan uzaklaşınca, yani bireyler Müslümanlar olarak, toplum olarak ve devlet olarak İslam'dan uzaklaşınca
00:59:2713 asır geriye gittik maalesef.
00:59:31Cahiliye toplumunda var olan, İslam'ın ortadan kaldırdığı, yok saydığı, yasakladığı bütün şerlere ve kötülüklere geri döndük.
00:59:40Varlık amacımızı ve yaşama gayemizi unuttuk. İzzetimizi kaybettik. Zillete düçar olduk.
00:59:48Toplum olarak adeta cehennem çukurunun kenarına gelmiş durumdayız.
00:59:54Oysa ki Allah'ın hükümlerine bağlı kalmak, her bir Müslüman için imanın gereği ve hayatın esası olmalıdır.
01:00:03Çünkü hayatın gayesi, Müslüman için hayatın gayesi Allah'a kulluktur.
01:00:07Allah'a kulluk ise, şerî hükümlere, İslam'ın hükümlerine bağlanmakla mümkündür.
01:00:13Rabbimiz ayet-i kerimede şöyle buyuruyor.
01:00:16Bismillahirrahmanirrahim.
01:00:17وَمَا يَخَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونَ
01:00:20Ben insanları ve cinleri yalnız bana kulluk etsinler diye yaptım.
01:00:25Bizler bugün toplum olarak altında kaldığımız enkazdan, içine düştüğümüz bataklıktan ve kıyısında olduğumuz cehennem çukurundan kurtulmanın tek yolunun, yegane tek
01:00:37yolunun, yeniden İslami hayata dönmek olduğunu düşünüyoruz.
01:00:41Ekonomiden siyasete, yönetimden yargıya, eğitimden ticarete, kadın erkek ilişkilerinden devletler arası ilişkilere kadar her alanda sadece ama sadece Allah'ın
01:00:55hükümleriyle hükmedilmesi gerektiğine inanıyoruz.
01:00:58Türkiye'nin şu anda hali hazırda yürürlükte olan laik sistemi, kapitalist sistemi, kuruluş kodları gereği İslam'ın çözümlerinin, İslam'ın
01:01:09hükümlerinin hayata geçmesine geçit vermemektedir.
01:01:12Mevcut sistemin değer yargıları, eğitim müfredatı, içtimai ve ekonomik dinamikleri köklü bir zihniyet dönüşümüne kapalı olduğu için, fertlerin ıslahına yönelik
01:01:24atılan her adım ve girişimler, palyatif, sınırlı çözümler olmanın ötesine geçmeyecektir.
01:01:31Dolayısıyla bizim sadece fertlerin dünyalarındaki küçük değişimleri gerçekleştirecek çözümlere değil, İslam'ın hükümlerinin egemen olduğu İslami bir hayatın ikame edildiği
01:01:44köklü ve kapsamlı bir değişime ihtiyacımız var.
01:01:48Dolayısıyla bu köklü ve kapsamlı değişimi gerçekleştirerek İslami hükümleri uygulayıp yürürlüğe koyacak bir devletin bir yönetim mekanizmasının olması zaruridir.
01:02:01Tam anlamıyla İslami hayata ulaşmanın yolu, aynı zamanda İslam'ı kamil manada tatbih etmenin yolu İslam devletidir.
01:02:18Bu devlet ise şer'i nasların açıkça ortaya koyduğu Raşidi Hilafet devletidir.
01:02:25Dünya ve ahirette izzeti, kurtuluşu ve saadeti elde etmek için gerek Müslüman fertlerin, gerek İslami camiaların yapması gereken şey,
01:02:35Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin metodu üzerine İslam davetini yüklenmektir, taşımaktır.
01:02:42İslam'ın bir hükmünden bile taviz vermeden, batılı ortadan kaldırmak için hakkı açıkça ortaya koymak ve İslami hayatı yeniden başlatacak
01:02:53Raşidi Hilafet devletini ikame etmek için var güçle, bütün gayretle çalışmaktır.
01:02:59Kıymetli Müslümanlar, sayın basın mensupları, bu vesileyle sosyal depremler ve enkaz altındaki toplum başlıklı kampanyamız kapsamında,
01:03:09Türkiye'nin birçok bölgesinde gerçekleştireceğimiz ziyaretler, konferanslar, paneller, istişare toplantıları ve tüm faaliyetlere İslami camianın özellikle iştirakini önemsiyoruz,
01:03:24bütün Müslümanların bu çalışmalara ortak olmaya davet ediyoruz.
01:03:28Yürüteceğimiz bu kampanya çalışmalarının enkaz altındaki toplumu yıkımdan kurtaracak, insanların özü ve hamuru olan İslam'a dönmelerine kapı aralayacak,
01:03:40büyük hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
01:03:46Bismillahirrahmanirrahim.
01:03:49Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
01:03:55Kıymetli Müslümanlar, değerli basın mensupları, değerli davetliler, kampanyamızın basın toplantısı burada tamamlandı.
01:04:03İnşallah kampanyamızı bu basın toplantısıyla başlatıyoruz, startını verdik.
01:04:08Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki tarihlerde Türkiye'nin farklı bölgelerinde konferanslar, paneller ve özellikle İslami camianın,
01:04:16sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla, uzmanların, akademisyenlerin katılımlarıyla istişare toplantıları gerçekleştireceğiz.
01:04:24Ziyaretler yapacağız.
01:04:26Türkiye'nin tüm bölgelerinde standlar kuracağız.
01:04:29Ve bu kampanyanın çalışmalarıyla inşallah Müslümanların, Türkiye'deki yaşayan Müslümanların ve tüm İslam ümmetinin yaşadığı kültürel, sosyal ve ekonomik sarsıntılardan kurtularak,
01:04:41yeniden İslami hayata dönmesine bu çalışmaların vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
01:04:48Hepinizi Allah'a emanet ediyoruz.
01:04:50Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.
01:05:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.