- 2 days ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=YfPsQ_jS3Jk
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=YfPsQ_jS3Jk
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:27Haftanın Gündemi
00:29Bugün programdan herkese merhabalar. Bu hafta konuğumuzla Türkiye ve Kürdistan kentlerinde kadına yönelik şiddet artan kadın katliamları ve şüpheli kadın
00:38ölümlerini konuşacağız.
00:39Konuğumuza geçmeden önce konuya dair hazırladığımız bir dosyamız var. Dosyamızı izleyelim.
00:45Kadın katliamları her geçen gün erkek egemen aklın cezasızlık politikası ile derinleştiriliyor.
00:50Türkiye ve Kürdistan'da kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümleri gündemdeki yerini korurken kadın örgütleri şüpheli ölümlerin intihar denilerek kapatılmasına ve
01:00failleri koruyan cezasızlık politikalarına karşı mücadele ediyor.
01:04Devletin aileyi merkeze alan politikaları da bu tartışmaların odağında.
01:08Türkiye'nin 2021'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin ardından 2025'te aile ve nüfus 10 yılı ilan edildi.
01:16Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin üzerinden 5 yıl geçti.
01:21Sözleşmenin devlete ve adaleti sağlaması gereken devlet kurumlarına yüklediği sorumluluğun hafiflemesi sonrasında kadın katliamları önlenemezken şüpheli kadın ölümleri de giderek
01:32artıyor.
01:33İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından geçen süreçte her yılın ilk 6 ayına baktığımızda kadın katliama oranlarının arttığını görüyoruz.
01:422021'in ilk 6 ayında 131, 2022'nin ilk 6 ayında 164, 2023'ün ilk 6 ayında 147, 2024'ün
01:52ilk 6 ayında 205, 2025'in ilk 6 ayında 136, 2026'nın ilk 6 ayında ise 150 kadın katledildi.
02:01Bugün kadınlar hala en çok en yakınları tarafından katlediliyor.
02:052026 yılında katledilen 150 kadının 64'ü yani %43'ü evli olduğu erkek tarafından katledildi.
02:1317 kadın birlikte olduğu erkek, 10 kadın eskiden evli olduğu erkek, 4 kadın ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından yaşamdan
02:20koparıldı.
02:21Başka bir ifadeyle katledilen kadınların 95'i en yakınındaki erkek tarafından katledildi.
02:27Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor.
02:30Kadınlar en çok kendi hayatlarına dair karar almak istediklerinde, boşanmak istediklerinde, ayrılmak istediklerinde, şiddetten uzaklaşmak istediklerinde katlediliyorlar.
02:41Aile içinden failler de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
02:45Son yıllarda şüpheli kadın ölümlerindeki artış, kadınların yaşam hakkı açısından giderek büyüyen bir sorun haline geliyor.
02:51Rojin Kabayiş, Gürlistan Doku ve Aysun Yıldırım dosyalarında, yaşanan gelişmelerde kadınların katledilmesi veya kaybolması söz konusu olduğunda,
03:00bütün şüpheler giderilene kadar etkin bir soruşturma yürütülmesinin ne kadar hayatı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
03:08Gerçek adalet değil, gerçek adalet değil, gerçek adalet değil, gerçek adalet.
03:17Şin, şihan, azal değil.
03:20Şin, şihan, azal değil.
03:22Ahmet'te son iki ayda dört kadın ateşli silahla katledildi.
03:2611 Ağustos'ta Gülistan Karadağ'ın cenazesi bir tarlada bulunurken, 26 Ağustos'ta Sultan Akdemir, 18 Eylül'de Mizgin Kılıç ve 25 Eylül'de
03:36Ayfer Çakmak, evli oldukları ya da boşandıkları erkekler tarafından katledildi.
03:41Ayfer Çakmak'ın katledilmesi ardından Den Parti Kadın Meclisi, Tevger Ajin'e nazat ve sivil toplum kuruluşları Çakmak'ın hayatını
03:49kaybettiği Bağlar ilçesinde bir araya gelerek,
03:52kadın katliamlarını kınadı ve erkeklere birlikte tavır alma çağrısında bulundu.
03:57Açıklamada konuşan Ali'de Türkoğlu, Ahmet halkına seslenerek kadınlara yönelik şiddete karşı ortak mücadele çağrısı yaparak şunları söyledi.
04:05En uzağına kadar gittiğimizde her türlü aslında şiddetin kadınların yaşamlarına değdiğini görmekteyiz.
04:13Biz kadınlar 90'lardan bugüne Kürt özgürlük mücadelesini yürütürken, aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesini de hep birlikte yürüttük.
04:25Çünkü bizler her zaman şunu ifade ettik, Kürt halkının özgürlük mücadelesi aynı zamanda kadınların özgürlük mücadelesinden geçer.
04:36Çağrıya yanıt veren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin erkek milletvekilleriyle belediye ve eş başkanları,
04:43Den Parti ve DBP üyeleri son dönemde artan kadın katliamlarına karşı Ahmet'te yürüyüş gerçekleştirdi.
04:49Dem Parti Rezan ilçe örgütü önünde İskan Evleri Mahallesi'ndeki Karanfil Parkı'na kadar gerçekleştirilen yürüyüşe yüzlerce erkek katıldı.
04:58Erkek egemen zihniyetle yüzleşme çağrısının yapıldığı yürüyüşte kadın katliamları erkeklerin utancıdır denildi.
05:06Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz, değişime kendimizden başlıyoruz, sessizliği boz, erkek şiddetine karşı susmuyoruz.
05:13Yazılı pankart ve dövizlerin taşındığı sessiz yürüyüşte kadın katliamları alkış ve ıslıklarla protesto edildi.
05:49Dosyamızı izledik, şimdi konuğumuza dönelim.
05:51Konuğumuz Rossa Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dicle Sait.
05:56Sevgili Dicle programımıza hoş geldiniz.
05:58Merhabalar, hoş bulduk.
05:59Evet, Dicle aslında Türkiye'de artan kadın cinayetlerinden bahsediyoruz.
06:06Dosyamızı izledik, dosyamızda da belirtildiği üzere kadına yönelik şiddet, kadın katliamları, şüpheli kadın ölümleri her geçen yıl artış gösteriyor.
06:172026'nın ilk 6 ayına baktığımızda ise yine bu rakam aslında bir önceki yıla daha yüksek bir oran önümüze seriyor.
06:28Siz Rossa Kadın Derneği olarak Türkiye ve Kürtistan kentlerinde yaşanan kadın katliamlarının şüpheli kadın ölümlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
06:38Kadına yönelik artan şiddetin nedenlerini nasıl görüyorsunuz?
06:43Yani senin de belirttiğin üzere aslında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldığı 6.284'ün uygulanmamaya başladığı dönemden itibaren sistematik bir şekilde
06:52cezasızlık politikalarının getirdiği sonuçları da aslında buradan bağımsız düşünemeyiz.
06:56Öyle ele almamız gerektiğini düşünenlerdenim.
06:59Sürekli her gün kadın katliamlarıyla karşı karşıyız.
07:02Artık bu bir cins kırımla dönüşmüş durumda.
07:05Bunun nedenlerini hepimizin malumu defayetle bütün kadın yapıları, bütün kadın örgütleri, hukukçular altını defayetle çizdi.
07:11Ve öncelikle bunların nedenleri problemi çözmesi gerekenler, bu sorunu ortadan kaldırması gerekenler, bu kırıma katliama dur demesi gerekenlerin, yasa koyucuların,
07:22yasa uygulayıcıların failleri değil, sistemi değil, kadınları sorgulayan, kadınları hedefe koyan, dil, söylem, medya dili, haber dilleri üreterek aslında birazcık
07:31bunun alanlarını da açıyor.
07:33Bunu görmek durumundayız.
07:35Bir diğer nokta bu artışlardaki en önemli etkenlerden biri kuşkusuz ki cezası politikaları.
07:40Ve failin eylemini yargılamak yerine kadınların hayatlarını, yaşamlarını, giyim tarzlarını, nerede nasıl olduklarını ve zaten bu sistemin ürettiği bir dil
07:49üzerinden de sürekli körüklenen bir kadın nefreti de var.
07:53Sizler de biliyorsunuzdur, yani işte son bir yılda Türkiye'de yapılan internet aramaların çoğunda işte eşimi öldürürsem ne kadar ceza alırım,
08:01sevgilimi öldürürsem ne kadar ceza alırım, eski eşimi gibi gibi sorular var.
08:06Yani dijital şiddet de buna dahil.
08:08Biz bugün sadece kadın katliamlarını konuşuyoruz ama o katliamların aşamalarından oraya geliş süreçlerini de ele almak durumundayız ki bütünlü bir
08:15değerlendirme yapabilelim.
08:16Evet sevgili dijital, aslında İstanbul Sözleşmesi'nin fesledilmesinin üzerinden 5 yıl geçti.
08:25Baktığımızda 2021 yılında yani daha az kadın katledilmiş.
08:302026 yılının ilk 6 ay verilerine baktığımızda kadın cinayetleri aslında pik yapmış durumda.
08:40Siz ROSA Kadın Derneği olarak yani bu anlamda bir çalışmanız var mı?
08:44Yine Ahmet'te biliyorsunuz son bir ayda 4 kadın katledildi erkekler tarafında ve bu kadınlar da en yakını tarafındaki erkekler tarafından
08:53katlediliyor.
08:53Ya evli olduğu erkekler tarafından ya birlikte yaşadığı erkekler tarafından ya da aile içerisindeki erkekler tarafından katlediliyor.
09:02Bunun nedenini neye bağlıyorsunuz?
09:04Bunun nedeni sürekli toplumda üretilen o kadını metalaştıran, mülkleştiren, sürekli sınırlarını belirleyen politika ve söylemlerden ayrı el alamıyoruz.
09:13Yani sürekli bir erkeklik sözleşmesiyle bu şiddetin işte ne diyelim pekiştirildiği, teşvik edildiği bir süreçten bahsediyoruz.
09:22Bunun tabii ki kuşkusuz birçok sosyolojik nedeni var.
09:24Yani işte ekonomik çöküştür, toplumsal çürümedir, işte insanların geleceğini güvenli görememesi gibi birçok nedenden bahsediliyor.
09:31Ama bugünün sonunda eylemi haklı gösteren ya da fiili faile indiren noktadan bizi alıkoymak durumunda.
09:38Biz şunu görmek durumundayız.
09:39Bugün işte işsizdi, işinden ayrıldı, stres altındaydı, geldi işte eşini katletti, yemek yapmadığı için, sokakta olduğu için işte gibi gibi
09:48gibi.
09:49Ya da günün sonunda kendi yetersizliğin, yani bakın şu sınıfsal olmaktan çok çıktı.
09:54Gelir düzeyi, ekonomik düzeyi ne olursa olsun, sosyal statüsü ne olursa olsun, eğitim düzeyi ne olursa olsun,
10:00her kategoriden, her statüden erkekler kadınlar üzerinde söz kurma hakkı ve haddini kendinde görüyor.
10:06Bu yargıyı kendi hakkının elinde görüyor.
10:08Sosyal medyada sürekli işleyebiliyor.
10:10İşte devlet politikaları güçlendirebiliyor.
10:12Ve buradaki payı, yani fiili uygulayan kişiye faile indirgeyerek asıl sorumluların payını görmezden gelemeyiz.
10:20Korumayan, onlarca tedbir kararına rağmen, koruma kararı talibine rağmen ya da daha önce kolluğa yapılmış onlarca şiddet, işkence,
10:29tehdit başvurularına rağmen, uzaklaştırma kararlarına rağmen bu kadınlar neden korunamıyor?
10:33Öncelikle bunu sormak zorundayız.
10:34Yani bunu sadece eşe, öfkeli bir sevgiliye, takıntılı bir aşağı indirgemek, sistemsel olan bu problemi üzerini örtmek demek.
10:42Yani asıl sorumluların, asıl failleri görünmez kalıyor.
10:45O yüzden bunu buradan tartışmamız gerektiğini düşünüyorum.
10:48Neden bu kadar çok arttı?
10:50Çünkü artık kadınlar mücadeleyi biliyor, artık mobbingi biliyor, artık ekonomik şiddeti, dijital şiddeti, psikolojik şiddeti tanıyan bir yerde bir itiraz
10:59geliştiriyor.
10:59Yaşamın bütün yükün omuzlarına bırakıldığı bir sistem içinde, sürekli kutsallık atfedilen bir aile içinde ve sürekli bir vesayet devriyle,
11:07işte babanın namusuyken evlendirip kocanın namusu, tırnak içinde kullanıyorum, devrine dönüşüyor ve bir mülk devri alınmış gibi bir zihniyet var
11:14karşınızda.
11:15Yani kadının yaşam alanını, sınırlarını, psikolojik sağlığını, sağlamlığını bile erkeğe imat eden bir sistem devri var.
11:22İşte sürekli ne salıveriliyor kadınlara? Sosyal hayattan, ekonomik hayattan koparılmış, evlere kapatılmış ya da ekonomik özgürlüğü olsa bile tırnak içinde
11:31eşit ücret almayan,
11:33toplumsal cinsiyet eşitliği normlarından yararlanamayan, sürekli sistemin dışına itilen bir kadın gerçekliği var.
11:39Haliyle ekonomiden, yaşamdan, o özgünlükten, üretimden koparılan kadınları yükleştirme, onlar üzerine tahakküm kurma hakkı var.
11:46Ve bu sınıfsal değil, bunu böyle ele alamayız.
11:48Kimse bugün Türkiye'de ne yazık ki şunu iddia edemeyecek, yani işte tırnak içinde eğitimsiz bir kesim şiddeti uyguları.
11:53Hayır, yani yüksek hakiminden tutun, savcısından tutun, işte aklınıza gelecek her...
11:58Yani çok polis, uzman, çalış şiddetleri katmanlarla...
12:01Tabii ki, onlar zaten özel savaşın bence çok önemli bir parçası.
12:04Bürokratlardan tutun, yani bugün mecliste bile kadınlara sen kadınsın, sus, haddini bil diyebilecek bir zihniyetin, tabana sirayeti tabii ki daha
12:12katmanlı oluyor.
12:13Ya burada işte öfkeli koca, eski eş, altını çizmesi, aslında algıyı biraz dağıtma, asıl failleri görmemizin sistem problemi olduğunu görünmez
12:22kılma çabası.
12:23Bunu kabul etmiyor ve buna itiraz ediyoruz.
12:25Evet sevgili Dicle, aslında yani kadına yönelik şiddet, kadın katliamlarının yanında bir de şüpheli kadın ölümlerinde ciddi bir artış var.
12:34Ve bu aslında şüpheli kadın ölümlerinde üzeri aslında intihar denilerek kapatılıyor.
12:43Yani bunların aslında elbette altında yatan birçok neden var ve bu nedenler aslında göz ardı edilerek etkin soruşturmaları yürütülmüyor ve
12:53dosyaların üzeri kapatılıyor.
12:54Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
12:58Yani bu intiharların araştırılması, yani şüpheli kadın ölümlerinin araştırılması için neler yapılmalı?
13:05Şöyle, burada mesela oranlara baktığınızda intihara sürüklenen kadınlar var.
13:10İntihar eden kadınları da biz kabul etmiyoruz.
13:12İntihara sürüklenen, intihar bir süreç ve buraya sürüklenen kadınlar var.
13:15Hayatta kalanların beyanlarını dinlediğinizde, hayatta kalanların aktarımlarını dinlediğinizde aslında bunun ne kadar sistematik bir erkek şiddeti yine bir sistem problemi
13:24önümüzde durduğunu görüyoruz.
13:25Ve bunlar genelde ekseriyetle sizin de istiharlara baktığınızda şüpheli olarak kalan, şüpheli kadın ölümü diye bir şey yok.
13:32Aydınlatılmamış kadın ölümleri var, aydınlatılmamış kadın cinayetleri var bu ülkede.
13:36Ya da işte üstü örtülen kadın cinayetleri var.
13:38Nedir?
13:38İşte sistemle bağ güçlü olan, bürokratların çocukları ya da kendilerinin karıştıkları suçlarda.
13:43Ya da işte bir şekilde bu teşkilatlanmanın içinde bir yerlerde birileriyle organik bağ olanlar.
13:48Sürekli bunun üzerinden üstü örtülen, yani mesela ilk aklımıza gelen şu olmalı, hemen hali hazırda gündemimiz Gülistan Doku ve Rojin
13:56Kabeş.
13:57Şüpheli ölüm ya da intihar, yani eğer kadınların mücadelesi ısrarı olmasaydı, ailelerin bu konudaki ısrarı olmasaydı Gülistan Doku'nun akıbetini
14:06ortaya çıkaramayacaktık.
14:07Rojin'e ne olduğunu davasını, kavgasını hala kadın mücadelesini yürütmekte.
14:12Neden? Çünkü artık sistem, toplum bunu biliyor.
14:15Yani bu bir sistem problemi üzeri örtülen, işte görmezden gelen şüpheli bir adleden hiçbir şey aslında faili meçhul ya da
14:23bilinmeyen değil.
14:24Ya da işte şüpheli değil.
14:25Sadece ne kadarını aydınlatmak istiyorlar, ne kadarını açığa çıkarmak istemeleriyle ilgili.
14:30Belki burada hukuk dediğimiz şey, bir insanın yaşamının son bulması ya da en büyük ağır suçlardan biri olan bir insanın
14:37yaşamı sonlandırılması birilerinin bürokratik ilişkilerine, birilerinin işte işgal ettikleri makamların insafına bırakılamaz.
14:44O yüzden Gülistan'da gördüğümüz şey neydi?
14:47Gülistan'ın cenazesine ulaşmaya çalışırken o nehirden bir sürü kadının cenazesi daha çıkarıldı.
14:54Yani cenazesi daha çıkarıldı.
14:56Yani bu korkunç bir tablodur.
14:58Yani biz değdikçe, ulaştıkça aslında şüpheli denilen ya da ortadan kaybedilmiş, yok edilmiş, hiç var olmamışçasına,
15:05hastaneden kayıtları silinenler, kameralardan görüntüleri silinenler ya da daha kaç tane Gülistan var, daha ne kadar rojin var.
15:13Bu tablo gerçekten örkütücü ve bunun şeyini görmezden gelmemeliyiz arkadaşlar.
15:17Günün sonu devlet buna mecbur kaldı, vali buna mecbur kaldı değil.
15:21Bunu kadın mücadelesinin bir kazanımı, mücadelesinin bir sonucu olarak da ele almak durumundayız.
15:25Yani bunu manipülasyonu açmamalıyız.
15:27Evet bu kadın mücadelesinin verdiği sonuçlarla elde edildi ve daha da devam edecek.
15:33Hali hazırda rojininki devam ediyor.
15:35O zaman biz buna şüpheli mi diyeceğiz?
15:37Yoksa korunmaya çalışan devlet zırhıyla ya da işte muktedirlerle ya da kamu görevlerinin üzerine örttüğü,
15:43izleri sildiği, silikleştirdiği bir zırhtan mı bahsedeceğiz?
15:46Şüpheli kadın ölümü diye bir şey yok.
15:48İntihara sürüklenen kadınlar var.
15:50İşte şüpheli değil, üzeri örtünmeye çalışılan, bütün deliler karartılmaya çalışan cinayet dosyaları var elimizde.
15:57Evet sevgili Dicle aslında sen de değindin.
16:00Rojinka Bayiş ve Gülistan Doku yine bunlarla birlikte Aysun Yıldırım dosyaları da var.
16:05Bu dosyaları hem kadın örgütlerinin hem ailelerin aslında büyük mücadeleleri sonucunda bir takım gelişmeler yaşandı bu dosyalarda.
16:16Ve bu dosyalar işte şüpheli kadın ölümü veya intihar adı altında raflara kaldırılmadı ve altından birçok neden çıktı.
16:28Siz de değindiniz aslında Dersim'de yaşanan Gülistan Doku katliamındaki yani özel savaş politikalarının gözler önüne serdiği gerçeklikle de biz karşı
16:38karşıya kaldık.
16:39Yani bunun için ailelerin ve kadın hareketlerinin şüpheli kadın dosyaları üzerindeki etkilerini nasıl okumak gerekiyor?
16:49Hem siz ROSA Kadın Derneği olarak da bu çalışmaları yürütüyorsunuz ve ailelerin verdiği mücadelenin dosyalardaki önemi ne kadar etkili oluyor?
16:59Aslında bayağı belirleyici oluyor sizin de belirttiğiniz üzere.
17:03Bugün baktığınızda yani bu ülkede insanlar kendi çabalarıyla kendi ısrarlarıyla adalete hakikate erişmek gibi bir yani çabayla baş başa bırakılıyorlar.
17:14Neden bu yas hakkında aslında bir müdahale?
17:16Yani çocuğunun yasını tutmak bir mezar taşını yani katledilmesine üzülmeyi bırakın.
17:22O katledilişi ispatlamak zorunda bırakılıyor insanlar.
17:25Yani işte sevdikleri, evlatları, kızları, eşleri, yaşamdan koparılan birçok kadının önce biz öldüğünü, öldürüldüğünü ispatlamak zorunda bırakılıyoruz.
17:36Yani bu hem yas hakkına hem o ailenin acısını yaşamasına da insani anlamda bir engel ve insan haklarına aykırı bir
17:41şeyle, bir sürü uygulamayla karşı karşıyayız.
17:43Bu önemli, şöyle önemli.
17:45Mesela Rojin'in babası Nizamettin amca.
17:48Yani gerçekten yıllardır yani sadece Rojin'e odaklandı.
17:55Hayatının geri kalanı yok yani Nizamettin amcanın verdiği mücadele, Hakeza Gülistan dokunun ailesinin verdiği mücadele,
18:01kuşkusuz kadın örgütlülere olmasaydı, dernekler olmasaydı, bu insanlar yalnız bırakılsaydı,
18:06işte acılı bir babanın feryadından tırnak içinde ya da işte acılı bir ablanın annenin arayışına öteye gidemeyecekti.
18:12Bu ilişki ağları, özel savaşın, kendi içindeki örgütlenmesi, işte o parametre yapıların nasıl işlevsel olduğu gözlerine serilemeyecekti.
18:20Bu anlamda tabii ki önemli.
18:22Bu sadece kendi çocuklarının, kendi kayıplarının arayışını vermiyor aslında bu insanlar.
18:26Kendileriyle aynı akıbete sürüklenmiş, aynı katliam kıyımdan geçirilmiş insanlarla da asgari zeminlerde bir örgütlenme alanına da dönüşüyor.
18:34Bu kayıplar, işte çocuklarını kaybeden ailelerin bir araya geldiğinde o yarattığı örgütlü kadın derneklerinin üstlendiği tabii sunduğu katkılarla,
18:44Hakeza Baron'un, birçok Türkiye sahası keza öyle, kadın örgütlerinin verdiği mücadeleyle aslında bu artık hem önleyici olmak için zorlayan
18:52politikalar olmaya devam ediyor,
18:54hem de özel savaş politikalarının, özel savaş pratiklerinin de deşifre olmasını sağlıyor.
18:59Bugün işte insanları şuna belki 10 yıl önce olsaydı biz gerçekten bu kadar ısrarla bunun altını çizemeyecektik.
19:06Çünkü sürekli kriminalize edilen bir kadın hareketi, sürekli saldırılan bir kadın hareketi.
19:10Yani sistem kendi içindeki faillerle değil buna itiraz edenlerle mücadele ediyor.
19:16Onları cezalandırmaya çalışıyor.
19:18İşte bu biraz da bunun gözlerinde serilmesi oldu ve toplumda ciddi bir duyarlılık, ciddi bir ortaklaşma da ortaya çıkardı.
19:24Kadın mücadelesinin kazanımları arasında en önemlilerinden biri bence yıllardır bölgede şahit olduğumuz, hafızamızda olan ama bir türlü ispatlanamayan,
19:34sürekli üstü örtülen, sistematik bir şekilde işte bizleri kriminalize ederek söylemlerimizi, iddialarımızı itibarsızlaştıran bir sistemin deşifresi olarak da okuyoruz.
19:42Kuşkusuz gibi ailelerin ve kadın örgütlerinin mücadelesiyle ortaya ve açığa çıktı.
19:47Evet sevgili Dicle aslında biraz da size yani 2025 yılının aile nüfusu 10 yılı olarak ilan edilmesini sormak istiyorum.
19:56Yani bu aile yılı ilanından sonra neler değişti?
20:00Olumlu veya olumsuz kadına yönelik şiddet, kadın katliamları, aile içinde yaşanan olaylara ilişkin sizin gözlemleriniz nelerdir?
20:09Devletin bu politikasını nasıl görüyorsunuz?
20:12Yani devletin politikasının yine bütün varlığını, sömür sistemini kadın üzerinden kurmaya çalıştığını okuyabiliyoruz tabii ki.
20:19Aile yılı dediği şeyde erkeğin görev sorumluluğu, tırnak içinde hükümdülükleri tanımlanmıyor.
20:25Kadının görevi sorumluluğu, kaç çocuk doğuracağı, nasıl giyineceği, aile içindeki ekonomik paylaşımda nasıl konumlanacağı,
20:34ev içi emeğin tanımı bunların hiçbiri tanımlanmıyor.
20:37İşte LGBT artılar, kadın hakları mücadelesi veren örgütler, kriminalize edilen, işte bunlardan dikkatle, özenle, salahetle uzak durulması gereken yapılar gibi
20:45imalar ve şeyler var.
20:47Bazı altına çizdikleri yerler var.
20:49Aile, yani kutsadıkları, korumaya çalıştıkları aile, çocukların tacize uğradığı, kadınların katledildiği ya da istismara uğradığı alanlar,
20:58önce aileden anladıkları, onların çizdikleri tabloyla bizim karşılaştığımız aile tablosu bir defa aynı değil.
21:05Bu aileyi güçlendirme çabası aslında şuna davet etmek oluyor.
21:10Kol kırılsın, yeni içinde kalsın, itaat eden bir kadın, doğurgan bir kadın, mümkünse konuşmayan, itaat eden, toplumsal sözleşmenin ve alanların
21:18dışında kalan,
21:19kamusal alanı dışında kalan makbul kadın tanımlamaları yapıyor.
21:22Aile derken bile oradaki bir işte evlilik aktiği, birlikteliğiyle bir araya gelen insanları kastetmiyor.
21:28Aile dediği şey yine kadını sömürsüz üzerine kuran bir yapıdan bahsediyoruz.
21:31Neye sebep oldu? Yasalarla perçinlenen, kazanımış haklara saldırılarla gittikçe köklendirilen bir zihniyet dönüşümü var.
21:39Haliyle ne oluyor? Kadın aile içinde herhangi bir şey itiraz ettiğinde, söz kurduğunda, kabul etmediğinde katli vacip hale geliyor.
21:47Çünkü neden? Egemen ve erp bunu söylüyor.
21:48Çünkü bir erkeklik sözleşmesi var ve bu erkeklik sözleşmesi sürekli kadını eve hapsetmek isteyen, bulunduğu yere hapsetmek isteyen,
21:56o emeği sömüren bir yapıdan besleniyor.
21:58Buna itiraz eden kadınlar makbul kadın olmaktan çıkıyor.
22:02Ne giyeceğine karar veren kadınlar makbul anne olamıyor.
22:05Kaç tane çocuk doğurucan, seçen ya da doğurmayı reddeden kadınlar,
22:09sistem içinde doğurgan ve üretken olmadığı için, bir üretim aracı olmadığı için makbul görünmüyor gibi
22:14söylemlerle aslında aile dedikleri şeyin tam da kadının sömürüsü üzerine, çocuk istismarlarının üzerine örten,
22:21bunu çoğu kez aile kavramını genişleterek tarikatlere, mahallelere, mahalle baskısına kadar dönüştürecek.
22:26O ailenin açılıyor.
22:28Önce çekirdek ailen de başlıyor.
22:30Mahallen de ailen, tanımadığın insanlar sana müdahale etme hakkını buluyor.
22:33Tanımadığın bakanlar, tanımadığın bir erkeklik baktı.
22:36Senin ev içindeki emeğin üzerinden bir değer biçe biliyor.
22:39Sürekli ve sürekli kadınların yaşamı, kadınların emeği ve kadınların özel alanı üzerinde
22:43erkeklerin söz kurduğu, yasa kurduğu ve toplumu da böyle teşvik ettiği bir yapıyla karşı karşıya bırakılıyoruz.
22:49Evet sevgili Dicle aslında biraz da Ahmet'e inmek istiyorum.
22:53Ahmet'te de biliyorsunuz son yıllarda kadına yönelik şiddet, kadın katliamlarında ciddi bir artış gözleniyor.
23:01Bu artışın sebeplerini size sormak istiyorum.
23:04Ve yine son bir ayda Ahmet'te katledilen Gülistan Karadağ'ın cesedi biliyorsunuz bir tarlada bulundu.
23:10Yine hemen ardından Sultan Akdemir, diğer soyadıyla Kara Sultan Kara, Mizgin Kılıç ve 25 Eylül'de de son olarak
23:20Ayfer Çakmak eşi tarafından katledildi.
23:24Yani Ayfer Çakmak'ın katledilmesinin ardından Den Parti Kadın Meclisi öncülüğünde
23:30Kadınlar Bağlar Dört Yolda katledildiği mahallede bir açıklama yapıldı.
23:36Ve bu açıklamada da katillere yine erkeklere bir çağrıda bulunuldu.
23:41Ve buna karşılık olarak da cevabende Den Partili seçilmişler bir açıklama yaparak bir yürüyüş kararı aldı.
23:50Ve 30 Eylül'de de Bağlar'da yine bir yürüyüş gerçekleştirildi.
23:57Yaşanan kadın cinayetlerinin, kadın katliamlarının, erkekler eliyle işlenen bu cinayetlerin, katliamlarının
24:04utanç verici olduğunu dile getirildi bu yürüyüşte de.
24:08Siz bu yürüyüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?
24:11Hem kadınların aslında alanlarda verdiği mücadele yine buna cevaben belki Türkiye'de bir ilk olarak sadece erkekler tarafından bir yürüyüş gerçekleştirildi.
24:22Ve erkekler eliyle işlenen bu katliamların son bulması çağrısı yapıldı.
24:28Bu yürüyüşü ve erkek seçilmişler öncülüğündeki bu tutumu siz ROSA olarak nasıl değerlendirdiniz?
24:36Yani ben bu yürüyüşü ve sessiz bir yürüyüşü yapıldı zaten.
24:40Yani pankart ve sloganlarla çok değerli buluyorum ama yeterli bulmuyorum.
24:44Yani sadece bu Türkiye sahasındaki bütün herkesin, toplumun tamamının problemiyken
24:49yıllarca bunun mücadelesini sadece kadınların vermiş olması noktasında bir öz eleştiri verilmesi gereken bir şey olarak görüyorum.
24:55Yani bütün yapılar, kurumlarımız ve Türkiye sahası açısından da böyle çok fazla sosyalist, demokrat ya da işte aydının yaşadığı ve
25:03sürekli söz kurduğu bir ülkede
25:04yıllarca mesela neden sadece kadınlar kadın katliamını konuştu?
25:09Neden sadece kadınlar bu eylem ve etkinlikleri koymak zorunda bırakıldı?
25:12Ve yaşamın diğer yarısı, yani eş özgür yaşamdaydı senin yaşamın diğer yarısı, adlettiğin insanlar, kadınlar katledilirken
25:20neden sadece bunun yükü, bunun mücadelesi kadınların omuzlarına bırakıldı?
25:23Bence bunlar konuşulmalı.
25:24Yani kadın öncülüğündeki mesele erkekleri pasifize eden, olayın dışına iten sorumluluklarını elinden alan bir yerde değildi.
25:31Ben bunu bu anlamıyla, bu yönüyle kıymetli buluyorum ama süreklinin olması gerekiyor.
25:34Yani bu eylem etkinlikler çoğaltılmalı.
25:37Bunlar yani bir sisteme yönelik artık bir baskıya ve sorunluklarını yeni getirme noktasında dönüştürücü bir etkiye sahip olmak zorunda.
25:45Kadın katliamları, kırımları toplumun yarısının, yani diğer yarısının kıyımdan geçtiği bir yerde, bir insan yaşamının son bulduğu bir yerde,
25:54tabii ki bu sadece kadınların mücadelesi vereceği bir şey, kuşkusuz ki değil.
25:58O anlamda yani sadece seçilmişler, sadece belli bir kesim ya da işte muhaliflerin meselesi de değil.
26:05Burada hiçbir siyasetler üstü bir durum var.
26:08İnsanların ne sosyal sitesi, ne dini inancı, ne işte siyasi görüşü fark etmeksizin her koşulda çok evrensel bir şey var.
26:17Yaşam hakkında müdahale, yaşam hakkında son bulması ve bir katliamdan bahsediyorsak,
26:21burada her yapının, sadece işte belli bir siyasi örgütün seçilmişlerinin değil,
26:26Ahmet'teki her esnafın, sokaktaki her insanın, her komşusunun o eyleme dahil olması gerektiğini ben düşünüyorum.
26:33Günün sonunda kadınlara tırnak içinde mahallenin namuslu gözüyle bakan o abilerinin de,
26:39mahallenin işte kadınlara işte dini vecibeler hakkında salık veren melelerini,
26:45sevdalarının da uyuşta olması gerektiğini düşünüyorum.
26:48Esnafların da, şoförlerin de bunun için kontak kapatması gerektiğini düşünüyorum.
26:52Günün sonunda çünkü katledilen yaşamın diğer yarısıdır.
26:56Birinin kız kardeşi, birinin annesi olması, oradan da bağlamak istemiyorum.
27:00Çünkü bu evrensel bir problemdir ve Ahmet gibi bir kentte,
27:03yani kadın mücadelesi veren, politik bir geçmişi olan, hafızası olan ve belli bir iddiaya sahip olan bu kentte,
27:09bu katliamların sadece bir siyasi yapı ya da kadın örgütlerin mücadelesi vermesi gereken bir alana dönüşmesi,
27:15vicdan yaralayan bir durumdur.
27:17O yüzden ben bu eylem ve etkinliklerinin hem esnafa, hem sokağa, hem mahalleye taşıyacağına ciddi bir inanç taşıyorum.
27:24Ve bunu çalışmalarına yürütüleceğinden eminim.
27:26Bu kentteki her erkek, her erkek bu cinayetin faili olmasa bile karşısında durarak aslında yerini göstermekle mükelleftir bence.
27:35Durduğu yeri göstermekle mükelleftir.
27:38Bütün erkek arkadaşlar, bütün yaşamın diğer yarısına sahip çıkmakla mükelleftirler.
27:42Evet sevgili Dicle aslında yine Ahmet'in Piran ilçesinde de biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde bir medresede aslında emekli bir polise ait
27:50bir medresede tecavüz olayları yaşandı.
27:54Ve bunlar da medyaya yansıdı.
27:56Yani bu aslında türü yaklaşımları, olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?
28:03Yani biliyorsunuz son dönemlerde sıkça rastlanan bu tür olayları siz ROSA olarak nasıl görüyorsunuz?
28:11Yani ne yazık ki bu ülkede ilk değil, Ensar Vakfı'nın en yaygın olduğu dönemden belki Ayuk Açıklı dönemden de
28:19ele almaya başlıyoruz.
28:20İmam hatiplerde, camilerde, onlara bağlı denetimsiz Kur'an kurslarında, her mahallede merdiven altında açılan birçok yer var.
28:27Diyarbakır'da bundan azade değil ne yazık ki.
28:30Ama öyle bir zırh içine alınıyor ki buralar denetleme, soru sorma ya da bununla ilgili taleplerde bulunduğunuzda din karşıtlığı, toplumun
28:40en hassas sinir uçlarından biri olan dini değerlerini aşağılama, onlara saldırma gibi algılanıyor.
28:45Yani sizin burada yaptığınız müdahalelikte bireylerin, şahsın sistemin suçunu ifşa etmek, bunu cezalandırması için mekanizmaları harekete geçirmek ya da hukuk
28:53talep ettiğinizde kriminalize edilme riskiyle karşı karşıya bırakılıyorsunuz ve böyle bir algı yaratılıyor.
28:59Buralarda neden bu kadar çok oluyor?
29:00Yani neden bu kadar ortaya çıkartması zor ya da bu sistemi ya da bu mücadeleyi orada somutlayamıyorsunuz?
29:07Çünkü bu toplumun en hassas olduğu, sinir ucu olan dini değerleri aşağılama gibi algılanması ya da işte oranın bir koruma
29:15zırhında olduğu sanki ilahi bir yer, orası bir bina gibi algılanmıyor, orası bir mekan gibi algılanmıyor.
29:21Eğer bir şeyin içinde din öğretisi varsa orası ilahi imlaştırılıyor, yani kutsallaştırılıyor.
29:27Aslında orada mücadelesini verdiğiniz şey nedir?
29:29O kutsallık atfedilen mekanda aslında o kutsallığı da çiğneyen, o inanç sistemini de yerle bir eden ve en büyük günahlardan
29:37biri tırnak içinde çocuğa, sübyana, sabiye, kendi tabirle kullanmaya çalışıyor.
29:43İşinen suçlar ya da inançlı kesimin tabiriyle günahlar var.
29:49En büyük zırhı ne?
29:50İşte yine de söyledik, en başa yine dönüyoruz.
29:53Bu bir sistem politikasıysa bunu işte aile zırhıyla korumak, bu bir sistem politikası bunu din kisvesi altında korunaklı alanlara çekmek,
30:01denetinden uzak alanlara çekerek suçların, bir suç muhane dönüştürülüyor aslında.
30:06Yani insanların inanç merkezi olarak gördüğü ya da işte insanların çocukların dini inançları gereği ya da yoksulluk nedeniyle, birçok insanın
30:13çocukların oraya gitme sebeplerini devletin ekonomik politikalarından ya da işte Kürdistan'da uyguladığı o şarkı islah projelerini devamı olarak görmekten de
30:20görürsek eğer eksikliğe düşeriz.
30:23Yani bugün Kur'an kurslarının neyin devamı olduğu aslında hepimizin hafızalarında, toplumsal belleğimizde yerini tutuyor.
30:29Devam eden bir süreç.
30:31O yüzden buralardaki suçların bir zırhla korunması o kadar hassas bir şey bürünüyor ki ne yazık ki size olanı kapatmaya
30:40çalışıyorlar.
30:40Ama günün sonunda nerede işlenmiş olursa olsun, neresi suç muhaliyse, nerede suçlu varsa, oradaki kutsallık adiyetine atfedilen şey yine bence
30:48itiraz etmesi gereken, bu mücadeleyi vermesi gereken gerçekten samimi inananlardır.
30:53Gerçekten samimi anlamda dini inancı neyse onu savunan, kollayan insanlar, öyle bütünlükle yaşayan insanların bizden daha çok mücadele etmesi gerekir.
31:01Sadece kadınların üzerine yine bırakılmaması gerekiyor.
31:03Dini bütün bir Müslümansa eğer, inançlı bir insansa, işte Lice halkını diyelim ki ya da işte neye inanıyorlarsa bu insanlar
31:11en çok bunun mücadelesini vermek zorunda.
31:12Çünkü bu zırh altında yapılan saldırılar, tecavüzler, ismarlar kendi kutsallarına da aslında kendi inanışlarına da bir saldırı ve itibarsızlaştırmadır.
31:22Bu anlamda toplumsallaşması gerekir.
31:24Yani bir suçun Kur'an kursunda mı işlendi, imam hatipte mi işlendi, bir kafeteryada mı işlendi, ayrımını ortadan kaldırmakla mükellefiz.
31:31Evet sevgili Dicle, aslında bütün bunların yaşanırken kadın katliamlarındaki artış, yaşanan kadın kırımına karşı aslında 62-84 kanun yasasında biliyorsunuz
31:45ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair bir yasa.
31:50Ve bu yasa da sürekli tartışmaya açılıyor.
31:53Hem bu yasaya dair hem de işte Türkiye'li kadınların yine feminist kadın hareketinin buna karşı verdiği mücadeleyi siz ROSA
32:01olarak da yer yer dahil oluyorsunuz, ortaklaşıyorsunuz.
32:04ve eylem etkinliklerle bir araya gelerek bu tartışmalara karşı da söz söylüyorsunuz.
32:13Yani bu durumda, bu noktada böyle bir yasanın tartışmaya açılması buna karşı verilen mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
32:23İlginç olan şu sevgili Nurcan, bu anlaşma ilk imzalayan ülke Türkiye'dir biliyor musunuz?
32:28İstanbul Sözleşmesi denilmesinin sebebi bile budur.
32:31Ve şöyle, kanun koyucular, yani bu yasadan çıkanların çoğu yasal dayanakları kullanmamızı,
32:37işte o yasadaki bazı boşlukların ya da işte iştihatların kadınlar lehinde olmasından dolayı kendi açtıkları işte bu katliam kırım, kadını
32:45eve kapatmak,
32:46aile yılında işte buna bir engel teşkil etmemesi için önce bu yasadan çıktılar.
32:50Aslında bu yasada ilk çıkışa bu kadar tepkinin olması bugünlerde gelinebilecek süreci öngörmeleri.
32:55Kadın hareketlerinin, Türkiye Femist hareketlerinin, keza bizlerin, kadın yapılarının, itirazın bu kadar, o dönem için söylüyorum,
33:01o kadar güçlü eylemlikler, etkinlikler örgütlendi ki aslında saldırılar ne kadar büyükse kadınların mücadelesi de o kadar büyük,
33:08çeşitli ve çoğalan bir yerde duruyor.
33:10Her ne kadar sistem bunların üzerine örtse de, yani bugün hiçbir ana akım medyada kitlesel bir kadın eğilimli itirazını görmezsiniz.
33:186284'e dair itiraz eden hiçbir akademisyen, hukukçunun konuk edildiğini görmezsiniz.
33:23Yani bir algı var ve şey sanki işte bir avuç feminist buna itiraz ediyor ama aslında biz bunun için yapıyoruz.
33:29Aileyi kurulmak için, kadını kurulmak için gibi bir algı yaratılsa da büyük bir kesim, özellikle her kesimden kadın.
33:35Yani kadınların mücadelesinin bence bu kadar güçlü kılan şey bu.
33:39Dini inancı ne olursa olsun, etnik aideti ne olursa olsun, kadın hareketinin böyle bir güzelliği var.
33:43Bizi her şekilde bir arada tutan, birleştiren bir yönü var.
33:46Önce buna ben altını çizmek istiyorum.
33:48Çünkü neden?
33:506284'ten çıkmaya çalıştıklarında çok büyük eylem etkinlikler, Türkiye'nin her yerinde, Kürdistan'ın her yerinde çok büyük eylem etkinlikler örgütlenildi.
33:56Ve bence muazzam da dayanışmayı, örgütlenmeyi ve bir gücü açığa çıkardı.
34:01Bu gücü gördükçe onun oranında daha da sertleşen, işte daha da müdahil olmaya çalışan bir sistem var.
34:086284'ten çıkılmasının bugün yaşadığımız sonuçları işte az önce bahsettiğimiz her şey.
34:12Yani kadınların başına getirilen, çocukların başına getirilen, işte hali hazırda hala devam eden kadın katliamların aslında bir anının zemini de
34:19oluşturmuş oldu.
34:20Bunun yolu da açılmış oldu.
34:21İstanbul protokolü dediğiniz şey, 6284 dediğiniz şey sadece kadınlarla ilgili değil, bunu da açmak gerekiyor.
34:27Yani ekolojist de bir maddedir aslında.
34:31Aynı zamanda çocuğu da koruyan, hayvanı da koruyan, yaşam hakkı üzerinde aslında söz kuran ve bu alanı tutan bir maddeydi.
34:38Bunu sadece kadın mücadelelerin ya da kriminalize edilen feministlerin itirazına dönüştürmeleri de bu yüzden.
34:43Yani yasanın tamamını değil, sadece feministlere karşı, kriminalize edilen bir harekete karşı bir refleks gibi göstermek.
34:49O yüzden bunu yaptılar ama bu kadın mücadelesini durdurdu mu tamamen büyüttü.
34:54Tam tersi aslında onların düşündüğü yerde bir gerileme, duraksama ya da donma hali olmadı.
35:00Alanlardan çekilme hali olmadı.
35:01Tam tersine daha da sesini yükselten, daha da o mücadeleyi büyüten ve alanlar genişlemeye başladı.
35:08Geçişkenlikler, spektrum genişledi.
35:10Kadın Hareketi bugün Türkiye feministleriyle beraber muazzam çeşitli olan, her alanda ama her alanda söz koru bilen, politika üretebilen ve
35:19bunun mücadelesini gerek alanlarda, gerek atölyeleriyle, gerekse uluslararası, yani internasyonel ağlarla çok çok büyüttü.
35:26İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması onların beklediğinin aksine ya da egemenlerin, muktedelerin öngördüğün aksine tamamen boşa çıkarıldı.
35:34Çünkü bugün o yasa yok ama o yasanın getirdiği alanları, yarattığı tahribatlarla mücadelen kadın ağabeyiydu.
35:42Hukuki anlamda burada zorlayan ya da işte bütün içtaatlerle ilgili mücadele veren hukuk dernekleri oldu, kadın örgütleri oldu.
35:49Sevgili Dicle, biraz da ROSA Kadın Derneği'nin çalışmalarını sormak istiyorum.
35:53Siz de 8 yılı aşkın bir süreçte Ahmet'te, yani kadına yönelik şiddet, kadın katliamlarında ciddi çalışmalar da yürüttünüz.
36:03Belki bu çalışmalar Ahmet'te yerel yönetim politikalarıyla da yer yer ortaklaşarak da sürdürüyorsunuz.
36:11Bu anlamda hem kadınların şiddet gören, yaşam hakkı tehdit edilen kadınların size başvuruları ne boyuta veya bu anlamda bir çağrı
36:20da yapmak istersiniz.
36:21Yani şiddet gören, tehdit edilen kadınların size ulaşması nasıl sağlıyorsunuz ya da nasıl sağlanmalıdır?
36:29Bu anlamda da kadınlara bir çağrı da yapmak isterseniz yapabilirsiniz.
36:33Ve Ahmet'te hem ROSA Kadın Derneği'nin hem de yerel yönetimlerin kadın politikalarını bu anlamda yürüttüğü çalışmalar yeterli mi?
36:43Yetersizse, neden yetersiz ve burada devletin aslında yürütemediği mekanizmalar nelerdir?
36:51Şöyle son dönemlerde bunun altını özellikle çizmeye ihtiyacı diyoruz ROSA olarak.
36:55Daha önceleri aldığımız başvurularda işte bireysel bahsettiğimiz faillerdi, eski eş, aile bireyi ya da benzer eski sevgili gibi daha çok
37:05fiziki şiddete maruz kalmış ya da psikolojik şiddete maruz kalmış kadınlardan başvurucularımız oluşuyordu.
37:11Ama bizim neredeyse son bir yıla yakın süredir özel savaşın katmanlandığı başvurularla karşı karşıya kalıyoruz.
37:19Ve genelde artık başvurular çok resmiyete dökülemiyor.
37:22Aktarıcı olarak geliyor kadınlar bize.
37:24Çünkü hukuku talep edeceğimiz, çünkü o suçun, failin cezalanmasını talep edeceğimiz mekanizmalar suç ortağı olarak karşımıza duruyor.
37:34Bugün bunu nasıl somutlayabiliriz?
37:36Biz işte diyelim ki geçen aldığımız başvurularda işte eski eş şiddeti varken bugün işte bir çetevari bir yapılanmanın, işte örgütlü
37:45bir yapılanmanın mahallelerde özellikle politik ailelerin çocuklarını ya da kadınlarını hedef alan bir yapıyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz.
37:53Yani tabloda çıkan şey bu ya da işte politik nedenlerle işte cezaevinde olan kadınlara yönelim, onların çocuklarına yönelimler var ve
38:00bunlar çok boyutlu.
38:01Şiddet boyutu var, fuhuş boyutu var, işte madde boyutu var, özellikle hedef alınmış alanlar var.
38:07Bu alanlar yine kimler?
38:08Aslında bu hedefe girenler daha çok.
38:1090'larda köyleri yakılıp, boşaltılıp işte göçle, zorunlu göçle, sura, surdan bağlara, bağlardan şimdi üçüncü dalga göçü, oğlaklıya sürülen birçok
38:19politik ailenin ya da işte göçertilmiş savaşın birinci mağdurları olan ailelerin çocukları ya da eşleri kadınlar hedefti ne yazık ki.
38:27Ve bu aktarımlarda özellikle şantaj, ölümle tehdit ve sistematik bir şey var.
38:32Yani işte bahsettiğinizde bu işin içinde kolluk da var, bu işin içinde işte kamu görevlisi var, bu işin içinde, bu
38:37şiddet sarmalının içinde işte bunu aslında adalet yerine getirmesi gereken ya da bizleri bu sarmaldan koruması gereken kişilerin sistemin birebir
38:45içinde ve bunun failleri olduğunu görüyoruz.
38:47Haliyle kadınlarda genel anlamda bir kaygı ya da bununla ilgili bir çaresizlikle geliyorlar.
38:52Bizim her halükarda yaptığımız şey ve herkese çağrımızdır, ifşa etmeden, deşifre etmeden, hesap sormadan bu şiddet sarmalı bitmeyecek.
39:00O yüzden şu anda bununla baskılanan, buna maruz bırakılan hangi kadın olursa olsun mutlaka ve mutlaka ROSA'yla, yerel yönetimlerle,
39:09dikkat sunula, kadın kurumlarıyla mutlaka iletişime geçmeli, geçebilmeli.
39:13Çünkü baş eğildikçe, korktukça, kaygı beslendikçe başka kız kardeşleri de, başka kadınlar da bu sarmala dahil ediliyor, bu ağa düşürülüyor.
39:22Bunu bir yerde engellemek için, mekanizmaları durdurabilmek için bununla mücadele mekanizmına ulaşmak gerekiyor.
39:28ROSA'nın böyle bir çalışması var.
39:30Yerel yönetimlerle asgari müştereklerimiz var tabii kuşkusuz.
39:33Üretilen kadın politikaları, işte bunların nöjistiğidir, mahalle çalışmalarıdır ya da politikaları üretmek noktasındaki asgari müşterek zemelerimiz nelerdir?
39:42Şiddet hattı var, ondan sonra dikasyon var, psikolojik destek ihtiyacı olan kadınlar için.
39:47Ve ROSA şöyle, psikolojik destek, hukuki destek dava takibidir, bu arada işte avukat atamalarıdır.
39:54Öte taraftan da sığınak talebi olan kadınlarla ilgili çalışmalar üretmekte.
39:57Tabii bununla beraber sadece başvuru almıyor aslında ROSA, bunları engellemenin, durdurmanın ve kadın mücadelesini örgütlemenin yol ve yöntemlerini ve politikalarını
40:05üreten bir kurum.
40:06Sadece başvuru alan bir kurum değil, yani şiddete başvurulduğunda gelinen bir kurum değil, şiddetin ortadan kaldırılması için de, şiddetin ortaya
40:13çıkmaması için aslında çalışmalar yürüten bir kurum olarak belki biraz bahsedebilirim.
40:18Sevgili Dicle, programımızın sonuna geldik. Son olarak kısa bir mesajınız varsa alalım, programımızı bitireceğiz.
40:23Ben davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum, bütün izleyenlerimizle buradan sevgili, saygıyla selamlıyorum.
40:29Kadın mücadelesi gerçekten en zor alanlardan biri ama en çok büyüyen ve en inançlı, en kararlıklı yürüyen alanlardan biri olduğunu
40:35düşünüyorum.
40:35En istikrarlı yürüyen alanlardan biri olduğunu düşünüyorum.
40:37Umarım bir gün kadına şiddet gerçekten tüketebilir, bitirebiliriz.
40:41ROSA gibi kurumlara artık kadına şiddet başvurusu gelmez de kadınlarla beraber öğretebildiğimiz başka alanlara çevirebiliriz diye düşünüyorum.
40:47Çok teşekkür ediyoruz. Programımıza katıldığın zaman ayırdığın için.
40:52Evet sevgili izleyiciler, haftanın gündemi programının sonuna geldik.
40:56Bu hafta konuğumuz ROSA Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dicle Said ile Türkiye ve Kürdistan kentlerinde yaşanan kadın katliamlarını,
41:05kadına yönelik şiddet ve şüpheli kadın ölümlerini konuştuk.
41:08Önümüzdeki hafta farklı bir konu ve konukla tekrar karşınızda olmak dileğiyle. Hoşçakalın.
41:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.