Skip to playerSkip to main content
  • 21 minutes ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:06Müzik
00:18Merhaba sevgili izleyenler Fikir Durağı programına hoş geldiniz.
00:22Her gün kadınların katledildiği ve yaşamın her alanında türlü türlü şiddet biçimleriyle karşılaştığı bir ülkedeyiz.
00:31Fakat özellikle farklı kimliklere, etnisteye, inanca mensupsanız ve göçmen ya da mülteciyseniz bu şiddet biçimleri ve bunun yarattıkları eşitsizlikler daha
00:44da görünür bir hale geliyor.
00:45Dolayısıyla burada da şiddeti önleyici mekanizmalarda kadınların erişebilmesi için eşitlikçi, kapsayıcı ve özellikle ana dilde hizmet veren hizmetler çok çok
00:59önemli bir yerde.
01:00Kadın Zamanlı Derneği de tam da bu alanda İstanbul'daki yerel yönetimlerle birlikte şiddetin önlenmesi için ve bunun erişiminin kolaylaşması için
01:11raporlama süreçleri yürüttü.
01:13Ve bunun sonucunda da JINMEP adlı bir uygulama geliştirdiler.
01:17Tüm bu raporlamayı, çalışmalarını ve JINMEP uygulamasını Kadın Zamanlı Derneği yönetim kurulu üyesi Nevroz Ünverdi'den dinleyeceğiz.
01:25Hoş geldin Nevroz.
01:26Hoş buldum. Merhabalar.
01:27Merhaba. Şimdi İstanbul'daki belediyeler üzerinden bir çalışma yürüttünüz ve bir rapor ortaya çıkardınız.
01:34Ama öncelikle Kadın Zamanlı Derneği olarak 5 yılı herhalde bitirdiniz.
01:406 yıl.
01:406. yılınızdasınız.
01:42Ne oldu bu 5 yıl içerisinde de yerel yönetimlerle birlikte böyle bir çalışma yapma ihtiyacı hissettiniz?
01:49Ya aslında bu gerçekten bizim Kadın Zamanlı Derneği'nin kuruluş hikayesine kadar da gidiyor.
01:54Çünkü aslında zaten biz bu çalışmayı yürütürken tespit ettiğimiz ihtiyacı aslında 6 yıl önce tespit etmiştik.
02:01Ve o ihtiyaçtan hareketle biz derneği kurmuştuk.
02:04Kadın Zamanı Derneği'ni kurmuştuk.
02:06Yani İstanbul'da birçok farklı alanda çalışan kadın dernekleri vardı.
02:10Şiddetle mücadele alanda çalışan birçok farklı kadın derneği vardı.
02:13Ama doğrudan Kürt kadınlarıyla çalışan ve Kürt kadınlarının kendilerini ana dillerinde ifade edebilecekleri ve ana dilde destek alabilecekleri ve mekanizmaların
02:24da bu yönlü oluşabileceğini sağlayacak çeşitli politikalar ve savunuculuk çalışması yürüten bir Kadın Derneği yoktu İstanbul'da.
02:31Aslında biz 6 yıl önce de doğrudan bu ihtiyaçtan hareketle derneği kurduk.
02:37Bu 6 yıllık yani 6 yıllık deneyimimiz de aslında bize bunu çok net gösterdi.
02:41Yani oradaki ihtiyaç aslında bizim kuruluşumuz, kuruluşumuzdan sonraki sürecimiz, danışma merkezimizi kurmamız ve aslında yürüttüğümüz çalışmalarla bir nebze de olsa
02:50ihtiyaç azaldı.
02:52Ama aslında bunu bir Kadın Derneği'nin tek başına ortadan kaldırabileceği bir ihtiyaç değildi.
02:57Biz bunu çok net tespit ettik 6 yıllık süreçte.
02:59Ve aslında bu tespitle birlikte yani mekanizmaların aslında doğrudan bu yükümlülüğe sahip olan yerel yönetimlere bağlı kadın danışma merkezlerinin, kadın
03:09yaşam merkezlerinin ve aslında şiddetle mücadele mekanizmalarının birçoğunun aslında bu çalışmayı yürütebilmesi gerektiğine dair bir tespit yaptık.
03:19Yani bu 6 yıllık çalışmamızda ve deneyimimizde.
03:21Onun sonucunda da yerel yönetimlerle ilgili bir çalışma yürüttük.
03:25Yani İstanbul'daki belediyelerle sınırlı tutarak, İstanbul'daki 39 ilçe belediyesi ve bir İBB ile işte Büyükşehir Belediyesi ile izleme ve raporlama
03:34çalışması yürüttük.
03:35Sonucunda hem bir rapor çıkardık hem de JINMEP dijital uygulamasını çıkardık.
03:40Yani dijital harita uygulamasını çıkardık.
03:43Yani dediğim gibi aslında bu çalışma bizim bugün başlattığımız bir çalışma değildi.
03:47Bir yıl önce başlattığımız bir çalışma da değildi.
03:49Yani 6 yıl önce zaten dernek kurulurken böyle bir ihtiyaçtan kuruldu.
03:536 yıl boyunca da bu ihtiyacı yani bir kadın derneği olarak, sivil toplum kuruluşu olarak bir nebze de olsa bu
04:02ihtiyacı ortadan kaldırmaya çalışmış olsak da tamamen ortadan kalkmadı.
04:05Ve bizim böyle tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir yükümlülüğümüz de yoktu aslında.
04:09Yükümlülüğü olanlara işlerini hatırlatma da bir noktada bizim kendimize biçtiğimiz bir roldü.
04:14O açıdan bu çalışmayı yürüttük ama tabii bu çalışma ilk değildi.
04:18Yani biz 2023-2024 yılında da buna benzer bir çalışma yürüttük.
04:22Ama o biraz daha dar tuttuğumuz ve doğrudan kadınlarla, 75 kadınla yüz yüze görüşmeler aldığımız ve çeşitli sorularla oluşturduğumuz bir
04:30raporumuz vardı.
04:31Ve bir çalışmamız sonucunda oluşturduğumuz bir rapor.
04:34O raporu da aslında bugün referans alarak bugünkü çalışmayı daha büyük ve daha kapsamlı bir yerden yaptık.
04:39Ve daha böyle somut bir çıktısı olabilecek şekilde yaptık diyebilirim.
04:45Şimdi çokça aslında ihtiyaçtan bahsettin.
04:48Özellikle metropolde yaşayan Kürt kadınlarının ne tür ihtiyaçları var?
04:53Neleri gözlemlediniz?
04:54Aslında doğrudan şöyle gözlemlerimiz oldu.
04:57Yani şiddete maruz kalmak zaten gerçekten başlı başına kadınlar için çok büyük bir sorun.
05:03Şiddete maruz kaldıktan sonra, maruz bırakıldıktan sonra mekanizmalara ulaşabilmek, mekanizmalara kendini anlatabilmek ve doğru desteği alabilmek kadınlar için böyle katmanlı
05:13bir şiddet şeyine dönüşebiliyor.
05:16Yani sarmalına dönüşebiliyor.
05:17Kürt kadınlar için de aslında bu doğrudan bizim gözlemlediğimiz bir şeydi.
05:21Yani mesela ortaya hani çıkan, yani böyle kamuoyuna duyurulan bir tane örnek var ama Fatma Altın Makas örneği işte.
05:28Kürtçe destek alamadığı için şiddet mahalline geri dönmek zorunda bırakılan ve orada döndükten bir hafta sonra katledilen Fatma Altın Makas.
05:36Ama bunun gibi çok fazla kadın örneği olduğunu biliyoruz.
05:396 yıllık şiddetle mücadele alanındaki çalışma deneyimizde de bunu doğrudan aldık.
05:43Yani kadınlar geliyor işte şiddete maruz bırakıldıklarını ifade ediyorlar.
05:48İşte karakola gittiklerini söylüyorlar, kamu kuruluşlarına gittiklerini söylüyorlar.
05:51Başka birçok mekanizmaya başvurduklarını söylüyorlar ama mesela Kürtçe konuştukları için ciddiye alınmadıklarını, geri çevrilmeye çalıştıklarını,
05:59işte o şiddet mahalline geri gönderilmek zorunda bırakıldıklarını çok ifade ediyorlar.
06:04Yani doğrudan hem şiddeti anlayabilecek yani o alanda uzmanlaşan personellerin olmaması,
06:12bunun yanında bir de dili bilen personellerin olmaması bir araya gelince kadınlar için çok katmanlı bir şiddet öyküsüne sebep oluyor
06:19yani.
06:20Biz aslında bu 6 yıllık süreçte bunu çok gördük, deneyimledik.
06:23Yani gelen danışanlarımız içerisinde de işte karakola gidip işte destek alamayan,
06:28farklı kamu kuruluşlarına gidip destek alamayan ya da işte bazen çok böyle tercüman getirilen ama tercümanı da yanlış çevirttiği
06:37ya da böyle arada bir bariyeri oluşturan bir tercüman gerçekliği de ortaya çıkıyordu.
06:43Bunların hepsinden hareketle aslında biz kadınların yani evin içerisinde maruz kaldığı şiddetin nasıl kamusallaştırıldığını gördük.
06:51Bu bizim açımızdan çok büyük bir şeydi yani, büyük bir problemdi.
06:54ve doğrudan bu çalışmayı bize iten meselelerin başında da geliyordu.
07:00Yani gerçekten şiddetin kamusallaştırılması,
07:03yani evin içerisinde olan şiddetin işte kolluk kuvvetiyle,
07:06işte kamu kurumlarındaki çalışanlarla, mekanizmaların işletilmemesiyle nasıl böyle sistematik bir hale getirildiğini çok net gösteren bir durumdu.
07:15Biz aslında bu süreçte bunu da gözlemledik.
07:18Bu gözlemle aslında biraz bu çalışmayı başlattık.
07:21Kadınlar için bir de şiddeti anlatmak, o öyküyü anlatmak da çok zor.
07:25Kendi ana dilini de anlatamadığında, işte söylediğin gibi çeşitli yerlere gittiğinde bunlar belediyeler olabilir veya işte kolluk güçlerinin bulunduğu merkezler
07:35olabilir.
07:35Hem tercümanı anlatmak, hem oradaki işte kolluğu anlatmak ve bu olanların da erkek olması,
07:42kadınları yaşadıklarını anlatmaktan biraz geri itiyor mu?
07:46Bu gerçekten tam olarak aslında bizim de böyle çok sık duyduğumuz bir şey.
07:50Bunun yanı sıra Kürt kadınları için başka bir durumda söz konusu.
07:54Yani hani İstanbul'da bizim de oradan çalışma yürüttüğümüz,
07:56birlikte işte hani sağlık çalışmaları, mahalle çalışmaları, etkinlikler yaptığımız
08:00Kürt kadınlarının birçoğu zaten 90'lı yıllarda devlet şiddetiyle buraya göç etmek zorunda kalmış kadınlar.
08:06Dolayısıyla zaten devlete karşı, devletin kurumlarına karşı bir güvensizlikleri var.
08:10Çünkü köyleri yakılmış, yakınları faili meçhullerde kaybedilmiş birçok kadından bahsediyoruz.
08:15Buraya gelmiş, burada işte bir şiddete maruz kaldığında, mekanizmaya ulaşmaya çalıştığında,
08:21o mekanizmaya gittiğinde de yine devleti temsil eden, kendi dilini konuşmayan,
08:26onun dilinde işte onu anlamayan erkeklerle karşılaşıyor.
08:30Yani erkek olması bir nokta, kendi dilini bilemiyor olması bir nokta
08:34ve hani devletin 90'larda ürettiği şiddeti ona hatırlatıyor olması bir nokta.
08:40Bu aynı, travmalarını da tetikliyor.
08:41Yani bu üçü bir araya geldiğinde aslında kadınların güvensizliği daha da artıyor.
08:46Ve gerçekten kendini anlatamayacağı ve oradan da hani zaten olumlu bir sonuç çıkamayacağı güvensizliğiyle
08:52o şiddet alanına geri dönmek zorunda kalıyor birçok kadın diyebilirim.
08:56Türkçe konuştuğunda dahi, aynı dili konuştuğunda dahi bu problemlerle karşılıklısız.
09:02Kesinlikle.
09:03Ve keza bir de o dili kuramadığın zaman tabii ki senin de söylediğin gibi
09:07çifte bir şiddet döngüsünün içine girmiş oluyorsun.
09:11Peki bu belediyeler sürecine gelirsek,
09:13Kürtçe hizmet veren belediyeler var mıydı siz bu çalışmaya başladığınızda
09:18ya da bugün hali hazırda hangi belediyelerde ne kadar bir oran olarak Kürtçe hizmet veriliyor,
09:24nasıl gözlemleriniz var?
09:26Belediyelerle ilgili aslında şöyle bir durum var.
09:28Yani çok iç açıcı bir tablo yok açıkçası elimizde.
09:31Hatta böyle bizi bazı zamanlarda çok gelen, çok sinirlendiren bir tablo da var diyebilirim.
09:37Ne sizi gelip sinirlendirdi bu çalışma sırasında en çok?
09:41Yani işte hani bir belediye ziyaretimizde şey söylendi mesela işte
09:45niye sadece kadınlara yönelik çalışıyorsunuz?
09:47Sadece kadınlara yönelik çalışarak toplumda ayrımcılık yaratıyorsunuz.
09:51Sadece Kürt kadınlarına yönelik çalışarak toplumda ekstra ayrımcılık yaratmaya çalışıyorsunuz.
09:56İşte toplumun içerisinde nifak tohumları ekiyorsunuz gibi bir söylemle karşı karşıya kaldık.
10:01Yani itham edildik bununla.
10:02İşte ayrımcılığı ürettiğimiz, sadece bu alanda çalışmamamız gerektiği, işte erkeklerle ilgili de çalışmamız gerektiği.
10:09Nasıl cevaplar veriyorsunuz?
10:11Peki böyle dirençlerle karşılaştığınızda?
10:12Böyle dirençlerle karşılaştığımızda aslında doğrudan şunu söylüyoruz.
10:15Yani gerçekten yani kesişimsel bir ayrımcılıkla karşı karşıya kalan bir kadın gerçekliği var Türkiye'de.
10:23Bu kesişimseliğin Kürtlükle de birleşerek arttığı bir Kürt kadın gerçekliği var.
10:29Ve gerçekten yani hani bu kadar kadına yönelik şiddetin normalleştirildiği, bu kadar işte cezasızlıkla aslında ödüllendirildiği bir yerde sadece kadınlara
10:38yönelik çalışmayın demek bizim için böyle çok kabul edebileceğimiz bir şey değil üzerinden.
10:44Yani biz genelde böyle daha insanlı bir yerden de cevap vermeye çalışıyorduk ama çok hani bu verdiğimiz cevapların da etkisi
10:49olduğunu yani çok etkili miydi ondan da emin değiliz yani bir noktada.
10:54İşte biz 39 ilçe belediyesi, bir büyükşehir belediyesiyle görüştük.
10:57Bunların içerisinde tamamıyla görüşemedik aslında.
11:00Çeşitli yöntemlerle işte bilgi edilme başvuruları aldık.
11:03Kendi şiddetle mücadele mekanizmalarında nasıl destekler verdikleri kadın danışma merkezlerinin olup olmadıklarına dair çeşitli sorularla önce onlara ulaşmaya çalıştık.
11:15Ulaşamayınca daha sonra bilgi edilme başvurusu yaptık.
11:19Bilgi edilme başvurusu sonucunda bizim bilgi edilme başvurumuza cevap veren 29 tane belediye oldu.
11:24Yani bu 29 tane belediyenin içerisinde tabii ki kadın danışma merkezi olan işte şiddetle mücadele mekanizmasını iyi işleten belediyeler elbette
11:31vardı.
11:32Ama mesela sadece iki tane belediyede kütçe destek vardı ama o da çok profesyonelce yapılan bir şey değildi aslında.
11:39Sadece iki belediyede.
11:40Sadece iki belediye Avcılar Belediyesi ve Bağcılar Belediyesi de olduğunu söyledi.
11:44Biz Bağcılar Belediyesi ile görüşme gerçekleştiremedik.
11:47Ama Avcılar Belediyesi'nin işte çok dilli materyallerini vesaire yani kadın danışma merkezini ziyaret ettik ve çok dilli materyallerin olduğunu
11:55sağ çalışmalarında bu yönlü yaptıklarını gördük.
11:57Ama yani olan belediyelerde de şöyle bir durum var.
12:01Sistematize edilmiş bir destek yok yani.
12:04Orada çalışan işte Kürtçe bilen başka bir birimde çalışan bir personel var mesela bir çalışan var.
12:11O çalışan oraya işte Kürtçe sadece ana dili Kürtçe olan ve işte Türkçe bilemeyen bir Kürtçe bilmeyen bir kadın geldiğinde
12:17hani o personel çağrılıyor ve o aslında biraz dil desteği sunmuş oluyor.
12:22Yani yine bir profesyonellik adı altında bu meseleye yoğunlaşılmış, bu meseleye dair böyle kapsamlı bir çözüm geliştirilmiş gibi bir tablo
12:31karşımıza çıkmadı maalesef olan belediyelerde de.
12:33Çok özür dilerim ama oysaki gelen kişi şiddet mağduru olarak geliyor değil mi?
12:38Dolayısıyla orada hizmet veren kişinin de bunun psikolojik, sosyolojik boyutlarını belki sağlık boyutunu da bilmesi gerekiyor.
12:45Evet evet ya doğrudan uzman bir sosyal çalışmacı yani şiddet başvurusu alan ve bu alanda uzmanlaşmış, psikolojik sürecini tamamlamış, süpervizyonda
12:54alan bir uzmanın olması gerekiyor ama mesela böyle bir uzmanlıkları da yok.
12:59Bu aslında birçok noktada hani şeylerde de karşılaşıyoruz ya işte kamu kurumlarında ondan sonra işte karakollarda vesaire de karşılaşıyoruz.
13:07İşte orada Kürtçe bilen biri varsa ha sen gel şunun başvurusunu al gibi bir yerden yaklaşılıyor.
13:12Sağlık hizmetlerinde de böyle oluyor.
13:13Sağlık hizmetleri, sağlık sektöründe de çok yoğun.
13:16Bu da aslında kadınların kendini yeterince açamaması yani maruz kaldığı şiddeti iyi ifade edememesine sebep olan bir soruna dönüşüyor.
13:25Bunun yanında bir de yani hani politika üreticilerin aslında bu alana böyle köklü bir çözüm getirmeye yönelik bir düşüncelerinin olmadığını
13:34da gösteriyor.
13:34Yani bu tabloda bizim çıkardığımız en net sonuç bizim açımızdan buydu.
13:38Yani hani el yordamıyla yapılan belli şeyler var.
13:42Sistematize edilmiş bir çalışma biçimi yok şiddetle mücadele alanında ana dilde destekle ilgili.
13:47Peki bu bize şiddetin de yani özellikle işte en baştan beri ifade ettiğin aslında niye ayrıca kadın çalışıyorsunuz.
13:54Zaten işte toplumda genel olarak bir şiddet var, kadına özel olarak konuşmanıza gerek yok gibi gibi argümanlarla kadının maruz kaldığı
14:03şiddetin ve özellikle de erkek şiddetinin hiç dikkate alınmadığını, yok sayıldığını mı gösteriyor sence?
14:09Ya bence böyle yani gerçekten yok sayılmanın ötesinde bir şey bu arada normalize edilme durumu var.
14:17Yani gerçekten işte normal karşılanıyor.
14:20Bir kadın şiddet görebilir, bir kadın işte dayak yiyebilir, bir kadın evden atılabilir, ekonomik şiddet görebilir, cinsel şiddet görebilir, psikolojik
14:28şiddet zaten şiddet değildir.
14:30Ne ki o yani herkes birbirine böyle iletişim kurabilir üzerinden yaklaşılan ve bu duruma dair de böyle bir kadın bakış
14:39açısıyla yani kadının kadını koruyan, kadını gören ve aslında kadına göre tedbir alan bir perspektifle bu meselenin değerlendirilmediği çok açık.
14:48Ya elbette bu sadece bununla böyle tespit ettiğimiz bir sorun değil.
14:53Cezasızlık politikaları işte bir sürü kadın cinayeti işleyen, katil olan kadınların elik şiddetle böyle çok uzun yıllar anılan bir sürü
15:03erkek var, bir sürü fail var ve hiçbirinin cezalandırılmaması da aslında bizi bu sonuca götürüyor yani.
15:08Peki bu çalışma sırasında bütün bu eksiklikleri fark ettikten sonra şiddeti önleyici mekanizma olarak neler önerdiniz ve bunları belediyelere mi
15:17ulaştırdınız?
15:17O süreç nasıl gelişti?
15:19Ya aslında süreci biraz evet anlatmak iyi olur.
15:22Biz başlangıçta dediğim gibi bir Google Form'la belediyelere ulaşmaya çalıştık.
15:27İşte kadın müdürlüğü olan belediyelere, kadın müdürlüğüne yoksa işte sosyal işler müdürlüğüne ulaşmaya çalıştık.
15:32Daha sonra geri dönmeyen belediyelerden bilgi edinme başvurusu yaptık.
15:36Bilgi edinme başvurusundan sonra bize çalışmalarını anlatan birkaç tane belediye oldu.
15:41İşte 29 tane belediye oldu yani.
15:43O belediyelerin içerisinden biz 5 tane belediye seçtik.
15:46Bu süreçte de biz kendi yani belediyelerin işte 5 yıllık stratejik planlarını okuduk.
15:51Kadın çalışmalarını inceledik.
15:53Yani belediyelerin, yerel yönetimlerin birçok çalışmalarını inceledik aslında.
15:58Daha sonra bu belediyelere politika önerisi belgesi hazırladık.
16:02Yani kendi perspektifimizle de aslında kadın özgürlüğü bir perspektifle de birazcık kadına yönelik şiddetle nasıl mücadele edilir?
16:08Buna dair işte kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin nasıl yükümlülükleri ve sorumlulukları var?
16:13Ve bunları nasıl uygularlarsa kadınlar en iyi yararlanabilir bu durumlardan diye bir politika belgesi hazırladık.
16:21Politika öneri belgesi hazırladık.
16:23Daha sonra görüştüğümüz belediyeler içerisinden 5 tane belediyeyi seçtik.
16:27Bu 5 tane belediyeyi yani birazcık şey hani hem hangi partide olduğunu gözeterek,
16:32Kürt nüfusunun yoğun olduğu ilçeleri gözeterek ve hangi bölgede olduğunu gözeterek seçtik aslında.
16:385 tane belediye seçtik. Bu 5 tane belediye ile yüz yüze görüşmeler aldık.
16:43Yani gidip işte politika öneri belgemizi onlara sunduk.
16:47Böyle bir çalışma yaptığımızı anlattık.
16:49Bu çalışmayla zaten daha önce iletişime geçtiğimizi ve bu politika önerileri kapsamında aslında
16:53onlardan çeşitli adımların atılmasını beklediğimizi ifade ettik.
16:59Bu süreç birazcık böyle yürüdü.
17:01Yani bizim politika öneri belgemizde temelde nasıl şeyler vardı?
17:03Aslında belediyelerin kimseyi geride bırakmama yükümlülüğü var.
17:08Yani belediye kanununda da yer alan böyle bir yükümlülük var.
17:12Ve böyle belediyelerin kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarını organize ederken, oluştururken
17:19kendi ilçe sınırlarında yaşayan ve ana dili Türkçe olmayan, yani Kürtçe olan, Arapça olan,
17:26işte başka dillerde konuşan birçok kadın için mekanizmaların oluşturulması gerektiğini.
17:31Ama biz özellikle Kürt kadınlarına yönelik çalıştığımız için,
17:34hani Kürtçe'ye yönelik böyle bir çalışma yaptığımızı ve belediyeye bağlı mekanizmalarda
17:39Kürtçe'nin işletilebileceği bir sistemin oluşturulmasına dair temel bir öneri sunduk.
17:46Bunun yanında işte Kürtçe bilen personelin istihdam edilmesi,
17:51yani belediyelerde işte kadın danışma merkezlerinde Kürtçe bilen personelin istihdam edilmesi.
17:56Bunun dışında belediyede yani kadınların ulaşabilecekleri o ilk görüşme alanlarında
18:00aslında uzmanlaşmış ve ilk iletişimi yani şiddete maruz kalan bir kadınla
18:07ilk iletişimi nasıl kurması gerektiğini bilebilecek bir düzeye getirilmesi gerektiğini,
18:11personellerin bu noktada eğitimler alabilmesini ve aslında şiddetin ne olduğunu,
18:16şiddetle nasıl mücadele edileceğini, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ne olduğunu
18:20ve aslında şiddete maruz bırakılan bir kadınla ilk iletişimi nasıl kurulacağına dair
18:25temel eğitimlerin bütün belediye personellerine verilmesine dair
18:29temel birkaç tane öneride bulunduk.
18:32Yani bu önerilerin kurulması zaten aslında birçok mekanizmayı da
18:36yavaş yavaş işletebilecek bir duruma da getiriyor.
18:39Bunun yanı sıra biz şeyi de önerdik yani belediyelere.
18:41Hani biz burada 6 yıllık Kürt kadınlarıyla çalışan ve 6 yıllık bir deneyime sahip olan bir derneğiz
18:47ve hani bu deneyimlerimizi belediyedeki çalışanlarla, belediye çalışanlarıyla paylaşabilecek bir ilişki de geliştirebileceğimizi de ifade ettik.
18:56Bu yönlü olumlu dönüşler de aldık açıkçası yani özellikle hani
18:59Beyoğlu Belediyesi'nden olumlu dönüş aldık.
19:01Yani derneğin kendisi de Beyoğlu'nda olduğu için ve biz Beyoğlu'da zaten bizim pilot bölgelerimizden bir tanesi Beyoğlu, Hacı Ahmet
19:07ve Tarlabaşı mahalleleri olduğu için.
19:09Hani oradan olumlu dönüş aldık zaten hani çeşitli işbirliklerimiz vesaire de vardı.
19:14Ama dediğim gibi bütün bu politika öneri belgelerini sunarken de çok kapsamlı bir görüşme gerçekleştirilmedi.
19:22Çok iç açıcı bir görüşme yani birincisi kadına yönelik şiddetle mücadele bağlamında yerel yönetimlerin çalışma prensipleri açısından.
19:30Bunun yanında bir de ana dilde hizmetle ilgili çalışma prensibi açısından çok böyle umut veren görüşmeler gerçekleştirilmedi.
19:36Ama bu elbette bizim için bir mücadele alanıydı.
19:40Yani bizim temel çalışma alanlarımızdan bir tanesi de bu alanda savunuculuk yapmak yani.
19:45Bu savunuculuğu bu yönlü devam ettirmeyi de düşünüyoruz.
19:50Yani partilerin merkezlerini ziyaret ederek, işte onlara bu politika öneri belgesini sunarak, buradaki 6 yıllık deneyimlerimizi sunarak aslında bu çalışmanın
19:59devamını getirmeyi de düşünüyoruz.
20:00Peki özellikle yerel yönetimlerde bu yönlü çalışmalar, işte raporları sunmanız ve onların olumlu dönüşleri olduğunda mesela Beyoğlu Belediyesi'nin örnek
20:10alırsak,
20:11yerel de bir değişime, dönüşüme, şiddeti önlemede hatta şiddetsiz bir toplumda dönüştürücü bir güç olur mu?
20:19Yani bence olur çünkü yerel yönetimler gerçekten insanların doğrudan ilişki geliştirdiği yerler.
20:23Yerel yönetimlerin işte doğrudan ilişkili olduğu bir sürü muhtarlık var belediyelerin, özellikle ilçe belediyelerin.
20:30İşte bir sürü muhtarlıkları var, bir sürü yani muhtarlıkların doğrudan belediyeyle ilişki geliştirdiği ciddi bir ağları var.
20:37Belediyelere bağlı farklı farklı mahallelerde birçok semt konağı var, birçok belediye evleri var.
20:43Yani bunların hepsi aslında doğrudan o ilçe belediyeleri sınırlarında yaşayan insanların belediyeyle doğrudan iletişim kuracağı, ilişki geliştirebileceği alanlar.
20:51Dolayısıyla buradan orada oturan insanlara verilen bir perspektif, verilen bir değişim dönüşüm perspektifi aslında ve sadece değişim dönüşüm perspektifi değil
21:00aslında.
21:01Bu perspektifle oluşturulan çalışmalar o insanlardaki o zihniyet dönüşümünü de sağlayacak bir noktada.
21:07Çünkü yani hani o insanların birçoğu belki de hani çok kendi ilçe sınırlarından dışarı çıkamıyordur yani mahallelerinden dışarı çıkamıyordur.
21:15O mahallelere gidebilen alanlar nereler? Yerel yönetimler, belediyeler, belediyelere bağlı birimler, mekanizmalar.
21:22Yani dolayısıyla yani o değişimin dönüşümün yaratılabileceği asıl yerler bu belediyeler diyebiliriz aslında.
21:28Bu yerel yönetimlerin mekanizmaları.
21:30Biraz da buradan JINMEP uygulamasına gelmek istiyorum.
21:34Nedir JINMEP uygulaması? Kimler kullanır? Nasıl kullanılır diyeyim.
21:39Ya JINMEP uygulaması aslında biz hani şey demajından JINMEP diye tanınıyoruz onu da uzantısı da o şekilde.
21:46Yani hani derneğin Kürtçe ismi sonra da JINMEP işte.
21:49Yani aslında bu web sitesi uzantılı bir dijital harita.
21:52Dijital haritanın içerisinde aslında belediyelere bağlı bütün kadın danışma merkezlerinin ve şiddetle mücadele mekanizmalarının gösterildiği bir dijital harita.
22:00Bu dijital haritada aslında bütün mekanizmaların, merkezlerin adresleri ve çalışma saatleri gösteriliyor ve bu merkezlerde hangi desteklerin sunulduğu aslında gösteriliyor.
22:10Filtreleme seçeneğiyle aslında kadınlar oraya erişebiliyor.
22:13Bizim için aslında JINMEP'i diğer dijital haritalardan ayıran şey bir de bu belediyelerin içerisinde kaç tane belediyenin Kürtçe destek
22:20verdiği.
22:21Yani temelde ayıran nokta bu.
22:23Yani bir kadın ulaşmak isterse nasıl ulaşabilir aslında?
22:26Hani Google üzerinden direkt de Majinan JINMEP uygulamasına girerek, web sitesi uzantısına girerek filtreleme yapabilir.
22:34İşte yaşadığı ilçeyi seçebilir.
22:35Yaşadığı ilçede kaç tane kadın danışma merkezi ve şiddetle mücadele mekanizması olduğunu seçebilir.
22:41Onun içerisinde hangi desteklerin verildiği ve en sonunda da aslında bu desteklerin hangi dilde verildiği.
22:46Yani özellikle biz Türkçe ve Kürtçe verilen diller olarak ayırdık onu.
22:51Yani o şekilde filtreledik.
22:53Yani Türkçe bilen bir kadın da kullanabiliyor.
22:54Evet evet Türkçe bilen, yok sadece Kürtçe bilen zaten hani uzantı Türkçe şeklinde Kürtçesi de var.
23:01Yani iki dille aslında oluşturduk.
23:03Filtreleme seçeneği de hem Kürtçe destek hem Türkçe destek için ortaya çıkan.
23:07Yani dolayısıyla aslında bu biraz şey gibi de bir çalışma.
23:10Yani İstanbul'da belediyelere bağlı şiddetle mücadele mekanizmalarının ve sunduğu bütün hizmetlerin gösterildiği bir dijital harita.
23:18Bunun yanında bir de Kürtçe destek veren belediyelerin merkezlerinin ifade edildiği ve gösterildiği bir dijital harita.
23:26Peki bu haritayı daha da geliştirmek mesela dedin ki daha çok web sitesi üzerinden hani direkt bir uygulama olması ya
23:34da şiddetle karşılaştığı anda hemen ulaşabilmesi gibi daha böyle projeleriniz var mı?
23:39Yani ilerisi için aslında bu bizim düşündüğümüz projelerden bir tanesi.
23:43Yani bunun yanı sıra bir de sesi betimleme özelliği olan bir uygulamayı da aslında önümüzdeki süreçte.
23:49Evet evet okuma yazma bilmeyen kadınlar için mesela daha sesli ulaşabileceği bir şekilde bir web sitesi dijital haritasının ya da
23:59işte uygulamasının oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız var.
24:02Ama hani bunun için sanırım biraz daha bir zamanımız var yani bu böyle kısa sürede yapabileceğimiz bir şey değil.
24:09Çünkü bu uygulamayı oluşturmak, onun mekanizmasını oluşturmak, onun desteğini almak vs. uzun bir süreç.
24:15Bu dijital harita bile bir yılı alan bir çalışmaydı yani.
24:20Dolayısıyla yani hala düşünüyoruz daha sesi betimlemenin olduğu, daha gerçekten kadınların anlık işte şiddete maruz kaldığı anda ulaşabilecekleri yerleri hızlı
24:28bir şekilde gösterebileceği ve hızlı bir şekilde ulaşabileceği mekanizmaların sunulduğu bir çalışmayı da başlatmayı düşünüyoruz.
24:36Ama bunun için sanırım biraz daha zamanımız var.
24:38Bu çalışmayı sadece Kadın Zamanı Derneği'nin özgücüyle mi yapıyorsunuz?
24:42Yani bu JINMEP uygulaması sadece size mi ait yoksa yerel yönetimlerden veya farklı mekanizmalardan destek alınan?
24:48Yerel yönetimlerden değil aslında.
24:50Bu çalışmayı biz de oradan European Endowment for Democracy diye bir sivil toplum örgütü var.
24:55Merkezinin Brüksel'de olduğu, Belçika'da olduğu bir sivil toplum örgütü.
24:59Bu aslında bu yönlü demokrasiye yönelik de yani demokrasinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürüten çeşitli sivil toplum örgütlerine destek sunan bir
25:09sivil toplum örgütü.
25:10Biz de aslında bu projeyi yani bu çalışmayı yürütürken onlardan destek aldık.
25:14Yani bir yıl önce işte onlardan bir destek aldık ve belediye izleme, raporlama ve dijital haritalamayı onların desteğiyle yaptık aslında.
25:22Yerel yönetimlerden herhangi bir destek almadık.
25:24Yani sadece EED'nin yani European Endowment for Democracy'nin desteğiyle yaptığımız bir çalışmaydı.
25:29Yerel yönetimlerin destek vermemesini nasıl değerlendiriyorsun?
25:33Yani biraz olumsuz bir yön değil mi?
25:35Sonuçta İstanbul için bir çalışma yapıyorsunuz.
25:38Aslında yerel yönetimlerin içerisinde eksik olduğunu gördüğünüz bir şeyi tamamlamaya çalışıyorsunuz.
25:44Neden böyle diyeyim?
25:46Yani yerel yönetimler sanırım İstanbul'daki yerel yönetimler özellikle kendi sınırları çok net olan ve kendi sınırları içerisinde çalışma yürüten kurumlara
25:55ve kuruluşlara destek veren yapılara dönüşmüş diyebiliriz.
25:58Ya da en başından buymuş, hiç dönüştürülmemiş başka bir şeye diyebiliriz.
26:02Yani elbette bizim açımızdan bir sorun ama biz bu sorunu mesela bu çalışmayla tespit etmedik.
26:07Yani ya da bu sorunu ilk defa bu zaman karşılaşmadık.
26:11Çünkü geçmiş dönemlerde biz işte içinde bulunduğumuz ilçe yani ilçe sınırlarında ilçe belediyeleriyle, komşu ilçe belediyeleriyle vesaire de çeşitli çalışmalar
26:20yürütmek için belediyelerle görüşmeler yapmak istedik.
26:23İşte kadına yönelik şiddetle mücadeleye dair nasıl ortak çalışmayı yürütebileceğimize dair çeşitli öneriler sunduk geçmiş dönemde de.
26:31Ama hiçbirinde mesela böyle çok hoş karşılanmadı çalışmalarımız, çok böyle benimsenmedi çalışmalarımız.
26:37Dolayısıyla belediyeler böyleydi ama biz bu çalışmalarla biraz onların değişmesini sağlamak istiyoruz aslında.
26:44Buradan o zaman biraz da bu erkek egemenliğine gelelim istiyorum.
26:49Erkek egemenliği, militarizm işte aslında çok uzun yıllardır içerisinde bulunduğumuz savaş politikaları erkek şiddetini nasıl besliyor?
26:58Mesela yakın zamanda hemen yine belki Ayşe Tokyaz davasını da böyle görebiliriz.
27:03Sonuçta orada da bir militarizm, bir üniformalı şiddeti söz konusu.
27:07Evet evet yani aslında gerçekten barış süreci derken biz yani savaş süreçlerinde kadına yönelik işlenen savaş suçlarının, cinsel şiddet suçlarının
27:17ve aslında üniformalı şiddetin çok net bir şekilde ifade edilmesi, tanımlanması ve tanımlanmayla sınırlı kalmayarak yargılanması gerektiğini de net bir
27:27şekilde ifade eden bir yerdeyiz.
27:29Yani kadın zamanı olarak da aslında 6 yıllık deneyimimizde, Kürdistan'da çalışma yürüten kadın dernekleriyle kurduğumuz ilişkide de aldığımız aslında geri
27:37dönük biraz buydu.
27:38Ayşe Tokyaz davası, Gülistan Doku davası, Rojvelat Kızmaz davası, İpeker davası bunların hepsi aslında bir çeşit savaş politikasının militarizmle kendini
27:48yeniden ürettiği ve kadına yönelik şiddetle ortaya kendini yeniden çıkardığı örneklerden bazıları.
27:55Ve bu örneklerin hepsinde aslında şiddete maruz bırakılan, mağdur edilmeye çalışılan her zaman kadınlar oluyor.
28:02Neden böyle peki?
28:04Yani neden böyle? Çünkü bence savaş politikası da oradan kadın üzerinden kendini tanımlayan bir politika.
28:09Yani devletler ilk şiddeti uygulayabilecek kişiler olarak kadınları seçiyor.
28:15Çünkü değişimin dönüşümün yaratılacağı yer de kadınla başlıyor.
28:18Yani değişimin dönüşümün yaratılacağı yeri yok edebilmek için aslında onun başladığı yeri yok etmeye çalışıyor.
28:24Dolayısıyla politikasını doğrudan kadın üzerinden işletiyor.
28:27Doğrudan kadına yönelterek aslında bu politikayı başlatıyor.
28:31Dolayısıyla yani bu savaş politikalarının aslında şiddetin kendini var ettiği alanlar aslında doğrudan.
28:38Kadınların yaşam alanları, kadınların doğrudan kendi yaşamları yani.
28:41Tam bu noktada işte biz bir barış süreci devam ederken aslında bu savaş süreçlerinde kadınlara yönelik işlenen suçların tanımlanması, faillerin
28:51yargılanması, faillerin tanımlanması, faillerin yargılanması, cezasızlıkla sonuçlanan dosyaların tekrardan açılması ve aslında bunların emsal kararlar olarak yeni dönemde de ortaya
29:01çıkarılması ve aslında bir emsal karar olarak iyi örnek olarak gösterilmesi bizim açımızdan çok önemli.
29:09Şimdi senin de ifade ettiğin gibi aslında kadınlar savaşın en mağdurları oldukları gibi aslında yine Ayşe Tokyaz'a da bakarsak
29:18Gülistan Doku'ya ve diğer birçok şüpheli ölümlere katledilen kadınlara bunun mücadelesini direnişini yürüten de yine kadınlar oluyordu.
29:25Ayşe'de de işte kız kardeşinin mücadelesi birçok tehdide rağmen işte sonuçta karşısında bir kolluk gücü vardı, onların verdiği tehditler vardı.
29:36Gülistan Doku'da zaten valiliğinden korucusuna, kolluk güçlerine bütün neredeyse bulunduğu bölgenin güvenlik güçlerinin içerisinde olduğu bir davayı görüyoruz, bir vakayı
29:47görüyoruz.
29:48Yani kadınlar barış süreçlerinde hep böyle mağdur işte savaşın sömürdüğü kesimler gibi görülürken bir taraftan da aslında bu dili kuran,
29:58bunun mücadelesini veren kişilerdi aynı zamanda.
30:02Dolayısıyla gelinen süreçte seni de ifade ettiğin barışta kadının özne olması ve bütün bu davaların görünür olmasında yeri ve rolü
30:11ne?
30:12Yani aslında gerçekten tam ifade edildiği gibi yani seni de ifade ettiğin gibi şey meselesi çok önemli yani.
30:19Bu birazcık erkek egemenlikli sistemin devletlerin yapmak istediği de şey yani doğrudan erkeğin yapmak istediği şey aslında.
30:25Kadını her zaman mağdur olarak görmek, kadını her zaman mağdur olarak göstermek ve bir türlü o içine sıkıştırdığı kabın içerisine
30:34çıkamayacak bir kadın profili yaratmak, bir kadın profili oluşturmak ve bütün sistemi de bunun üzerinden tasarlamak.
30:40Ama bunun karşısında bütün bu savaş süreçlerinde bile mesela bugün bir barış sürecindeyiz ama savaşın en ağır olduğu dönemlerde de
30:47Türkiye'de, Kürdistan'da kadınlar hep sokaklardaydı.
30:50Yani işte kadınlara yönelik işlenen savaş suçlarını hep en net ifade eden, en net sokakta bunun böyle mücadelesini yürüten yine
30:59kadınlardı.
31:00İşte Gülistan 9 sürecinde öyleydi, Gülistan 9 2020'de kaybedildi, Gülistan 9'un evet ailesi de hiçbir şekilde peşini bırakmadı.
31:07Kadınlar da hiçbir şekilde davanın peşini bırakmadı ve 6 yılın sonucunda aslında biz sadece böyle hani dosyanın değişmesi,
31:14işte kendi içlerindeki o çatışmadan kaynaklı dosya açığa kavuşturuldu, Gülistan'ın katilleri bulundu, failler yargılandı gibi bir şey üzerinden tasarlamıyoruz.
31:246 yıllık bir kadın mücadelesi gerçekliği de vardı.
31:26Yani mücadeleyle değişen bir durum vardı.
31:29Ayşe Tokyaz'ın dosyası yine öyleydi yani kız kardeşi en başından beri mücadelesini yürüttü.
31:35Yani Cemil Koç bir polisti daha önce işte Diyarbakır'da yani göçmen bir kadını da aslında göçmen bir kadına şiddet uygulamıştı,
31:44göçmen bir kadını katletmişti daha sonra buraya gelmişti ve burada da Ayşe Tokyaz'ı vahşice katletmişti.
31:51Yani aslında bunun sonucunda ama mücadele eden bir kadın gerçekliği vardı.
31:55Ayşe Tokyaz'ın kız kardeşi mücadele etti, birçok feminist mücadele etti, feminist arkadaşlar dosyanın peşini bırakmadı,
32:03birçok kadın mücadele etti.
32:05Yani aslında bu tablo bize şeyi çok net gösteriyor yani barış sürecinde özne olma iddiamız bizim savaş sürecindeki hareketliliğimizle oluşturduğumuz
32:15bir iddia.
32:16Çünkü savaş süreçlerinde de biz cinsel şiddete, üniformalı şiddete, özel savaş politikalarına çok net karşı çıkan ve bunları çok net
32:24teşhir eden,
32:25ifade eden ve bunun karşısında alternatif bir yaşam şeklini de ortaya koyan, bunun savunuculuğunu da yapan bir kadın mücadelesi gerçekliğinden
32:34bahsediyoruz.
32:35Dolayısıyla aslında sadece barış sürecinde özne olan bir durum değil.
32:38Yani biz bugün barış sürecinde özne olma iddiamızı gerçekten yıllardır böyle sürdürdüğümüz ve hiç böyle esvermediğimiz kadın mücadelesinin varlığına biraz
32:49borçluyuz.
32:50Bu iddia da birazcık oradan geliyor. Bu açıdan bu çok önemli bizim için de yani kadınların savaş suçlarına karşı mağdurun
32:59ötesine geçmesi yani özne olması
33:01ve bir özne olarak o içine sıkıştırılmak istediği kabın dışına çıkması ve bunun karşısında tek başına olmaması yani aslında mücadele
33:10etmesi ve birlikte yanında böyle bir sürü kadınla bu mücadeleyi örgütlemesi bizim açımızdan önemli.
33:14Peki sence bu yeterince görünüyor mu kadınların mücadelesi? Mesela Gülistan Doku davası üzerinden örnek verirsek ana akımda pek çok medyada
33:22aslında bu ele alındı ama tabii ki nasıl ele alındı da tartışma konusu ama
33:27mücadele yani mücadele eden de kadın bu yeterince görünüyor mu?
33:32Yani kadınlar açısından göründüğünü düşünüyorum. Yani kadın mücadelesinde olanlar çünkü bundan güç alan çok gerçek bir kadın mücadelesi var.
33:41Yani hani bu hareketlilikten bu görüntüden güç alan ve bu güçle aslında daha fazla örgütlenen daha fazla mücadelesini yaymaya çalışan
33:51büyütmeye çalışan bir kadın gerçekliği var Türkiye'de Kürdistan'da.
33:54Ama ana akım ama erkekler ama toplum ama atarkiz sistemden baktığımızda elbette görünmüyor ama zaten onlar açısından görünmemesi de sistemlerini
34:05var eden meselelerin temelinde geliyor.
34:07Yani onlar için zaten bunun görünmemesi gerekiyor. Bunun için işte erkeklerin kavgalarını, erkeklerin çatışmalarını, erkeklerin işte savaşlarını bunları öne çıkararak
34:18aslında kadınların mücadelesini silikleştirmeye çalışırlar.
34:21Bu da onların sisteminin herhalde yapı taşıdır yani. Ama bunun karşısında gerçekten hani bu kadın mücadelesinden ilham alan, bu kadın
34:29mücadelesinden etkilenen ve bu alanı büyütmeye çalışan gerçek bir kadın varlığı söz konusu.
34:36Yani dolayısıyla hani diğer taraf her ne kadar olsa da var olmaya devam edecek muhtemelen.
34:41Çünkü bu sistem her zaman böyle devam edecek gibi düşünüyorum. Yani erkek egemenlikli sistem, işte erkekler, erkeklerin savaşı, erkeklerin bakışı,
34:50kadınları gören, kadın mücadelesini gören ve onu böyle yükselten bir yerden kendini hiçbir zaman var etmeyecek ve tanımlamayacak.
34:58Ama bunun karşısında kadınlar kendi mücadelesini büyütmeye devam edecek. Kendilerini onlara ispat etmek üzerinden mücadeleyi başlatmadığı böyle de devam etmeyecek.
35:08Bu aslında birazcık kendi mücadelesine olan inancı ve daha fazla kadına ulaşabilmenin olanağını sunan da bir şey aslında bu mücadelenin
35:16vardı.
35:16Peki hepimiz ama özellikle de kadınlar nasıl bir anlayış içerisinde nasıl bir dille kendimizi daha güvende hissetmeye başlarız diyeyim.
35:27Yani nasıl bir anlayışla? Gerçekten aslında insan olduğunu hatırlayan eşit bir varlık olduğunu yani gerçekten eşit ve demokratik haklara sahip
35:39olman gerektiğini fark edip
35:41bunun için bunun gerektirdiği yerde durarak aslında bu anlayışı da bu durduğun yerden yaygınlaştırarak, adım atarak aslında bunu başlatabiliriz diye
35:52düşünüyorum.
35:52Yani şiddetin bu kadar normalleştirilmediği, öncelikle bu şiddeti normalleştiren dilden, kadını mağdur olarak tanımlayan dilden,
36:01kadını işte bir türlü böyle özne olarak görmeyen dilden aslında kendimizi çıkararak da, kendimizi çıkararak ve toplumun da bundan çıkmasını
36:09sağlayarak aslında bunu başlayabiliriz.
36:12Bu hem eşitlikçi hem demokratik bir toplumun temel yapı taşlarını oluşturuyor diye düşünüyorum.
36:17Kadın Zaman Derneği olarak da gerçekten bu alanda yani bu dilin değişmesi için çok önemli çalışmalar yapıyorsunuz.
36:24Emeğinize sağlık diyorum. Hem de bugün konuğum olup genel olarak çalışmalarınızı bize aktardığının için de çok teşekkürler.
36:30Ben teşekkür ederim. Kadın Zamanı adına da bir kez daha teşekkür ederim. Sağ olun.
36:35Sevgili izleyenler bu haftalık da programımızın sonuna geldik. Haftaya görüşmek üzere. Hoşçakalın.
36:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Comments

Recommended