1
- 2 ay önce
Bu bölümde Silsile Penceresi programımızda; ilahiyatçı ve sosyolog kimliğiyle tanınan, aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığı Bakan Danışmanı Erol Erdoğan’ı okulumuzda ağırladık.
Programda;
Bugünün gençliği
Kimlik ve değer arayışı
Din ve hayat ilişkisi
Dijital çağın gençler üzerindeki etkisi
Eğitimin geleceği ve insan inşası
gibi önemli başlıklar ele alındı.
Gençlerimize ışık tutan bu kıymetli sohbet için Sayın Erol Erdoğan’a teşekkür ediyor, iyi seyirler diliyoruz.
Programda;
Bugünün gençliği
Kimlik ve değer arayışı
Din ve hayat ilişkisi
Dijital çağın gençler üzerindeki etkisi
Eğitimin geleceği ve insan inşası
gibi önemli başlıklar ele alındı.
Gençlerimize ışık tutan bu kıymetli sohbet için Sayın Erol Erdoğan’a teşekkür ediyor, iyi seyirler diliyoruz.
Kategori
📚
ÖğrenmeDöküm
00:16İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Bugün bizlerle birlikte.
00:31Kendisine programımıza hoş geldiniz diyor ve bu anlam dolu sohbet için teşekkür ediyoruz.
00:36Öncelikle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?
00:38İlahiyatçı ve sosyoloji yolculuğumuz nasıl başladı?
00:41Teşekkür ederim, hoş bulduk.
00:43Erol Erdoğan, Sinopluyum.
00:46Eğitimin ilahiyat ve sosyoloji sizin de söylediğiniz gibi.
00:51Uzun yıllar eğitim, reklam, yayıcılık ve kamuya araştırma sektörlerinde çalıştım.
00:56Yaklaşık iki buçuk yıldır da İletim Bakanlığımızda, Say Yusuf Tekin Bakanımızla birlikte bakan müşaviri olarak çalışıyorum.
01:06İlahiyat ve sosyoloji eğitimi bilinçli bir tercihle oluştum.
01:10Lisede okurken, lise 2'de veya 3'te ilahiyat okumayı düşündüm ve kararımı verdim.
01:17Ona göre de hazırlık yaptım.
01:20Üniversite hazırlığımı bu tercihim doğrultusunda yönlendirdim ve o zamanki ilk tercihim olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne girdim, kazandım.
01:30Son İlahiyat Fakültesi'ni okurken son sınıflara doğru lisansüstü çalışmaya devam etmeyi planladım.
01:39Bunun da ilahiyat ve eğitimin perçeneştirici, ilahiyatta öğrendiğim dini ilimleri bir anlamda hayatta buluştursun diye farklı bir disiplinde yapmaya karar
01:50verdim.
01:51Sosyoloji, psikoloji, tarih, edebiyat gibi bir alan olabilir diye düşünüyordum.
01:58Ve o dönem Sakarya Üniversitesi'nde yüksek lisans bölümü duyuruları vardı.
02:04Ben de sosyoloji bölümünü tercih ettim.
02:07Bu şekilde başladım.
02:08Hayata bu iki alanın penderesinden bakmak size ne kazandırılır?
02:12Şöyle, disiplinler arasılık çok önemli.
02:15Hayata tek bir disiplinden bakmak ya da tek bir veriyle bir vakayı yorumlamak çoğunlukla bizi doğru sonuca götürmez.
02:25Biliyorsunuz İslam dini hayatın içerisine indi.
02:29Yani bir olay oldu, bir vaka meydana geldi, bir hadise yaşandı ve onun üzerine bir ayet-i kerime indi.
02:36Ayet-i kerimeler ya da benzeri bir durum yaşandı ve sevgili Peygamberimiz bununla ilgili bir söz söyledi.
02:43Hadis-i şerif diyoruz.
02:44Yani hayatın içerisine indi.
02:47Biz bugün ilahiyat bir ilimlerini, dini ilimleri büyük ölçüde bu hayatın içerisinde değil aslında kütüphaneden, arşivden okuyoruz, öğreniyoruz.
02:56Dolayısıyla bu kütüphaneden okuduğumuz, arşivden aldığımız bir anını statik bilgi anlamına gelebilecek bu bilgileri, bu bilimleri hayatta biraz da buluşturmak
03:08gerekiyor.
03:09Farklı disiplin bundan araçlanan biri.
03:11Ben de sosyoloji üzerimden bunu yaptım.
03:13Ve gerçekten o dini bilgilere, dini yaklaşıma bir farklı disiplin üzerine bakmak, daha çok pencerede bakmak anlamına geliyor.
03:24Zenginleştirici bir bakış satisisi bakmak anlamına geliyor.
03:27Bugünün gençliğini düşündüğünüzde sizi en çok unutlandıran şey nedir?
03:32Yani toplumdaki genel yaklaşımın aksine ben gençlerden her zaman unutluyum.
03:37Elbette canımı sıkan, üzüntüye neden olan, ya keşke böyle olunmasa diyebileceğimiz birçok husus var ama
03:44gençlerden en çok umutlandığım şey bir defa çocukluk ve gençliğin fıtrata yakın olması.
03:51Biliyorsun sevgili peygamberimiz her doğanın fıtrat üzerine doğduğunu söyler.
03:54Genç gruplarında bu fıtrat noktasında, başlangıç noktasında yani kaynak noktasında en yakın olan
04:00yine çocuklar ve gençlerden dolayısıyla en başta bu fıtri yakınlıktan dolayı umutlu olmamız gerekiyor.
04:05Ama bir de sosyal hayatta gördüğümüz bir şeyden dolayı umutlu olmamız gerekiyorsa
04:11bugün Türkiye'de gönüllülük hareketleri büyük ölçüde gençlerin omuzunda devam ediyor.
04:16Yani Kızılay gibi kurumlar başta olmak üzere
04:21hayır kurumlarının, iyilik kurumlarının, devletlerin, vakıflarının gönüllülük faaliyetlerini
04:25büyük ölçüde 30 yaş altı diyebileceğimiz gençler yönetiyor.
04:31O gençlerin omuzları altında, omuzlarında Türkiye'de gönüllülük faaliyetleri yürütülüyor.
04:35Dolayısıyla bu kadar bencilleşen insanın olduğu, bu kadar bireyselleşmen olduğu bir çağda
04:42gönüllülük faaliyetlerinin gençlerin omuzunda yükseliyor olması
04:45bizim gençlerden umutlu olmamız için en büyük neden.
04:48Bir gencin sadece başarılı değil, aynı zamanda iyi bir insan olabilmesi için
04:53sizce neye ihtiyacı var?
04:54Bence bir genç hem de herhangi bir insan, bir yetişkin de olabilir.
05:00Bu başarıya odaklanmaması gerekiyor zaten.
05:02İyi insan olmaya odaklanması lazım.
05:05Mümkün bir şekilde başarı kelimesini, kariyer kelimesini biz
05:08sözlüğümüzü arka taraflara atmamız lazım.
05:11Hayat anlayışımızda arka taraflara değerler sıralamasını arkalara atmamız lazım.
05:15İyi insan olmak zaten bu dediğimiz şeyleri doğrudur.
05:19Yani bir insan iyi bir insan olursa, iyi bir mümin olursa, hayırlı bir insan olmaya çalışırsa,
05:27dolayısıyla iyi işler, hayırlı işler, güzel işler, faydalı işler yapıyorsa zaten
05:31o aynı zamanda başarıyı getirir, muvaffakiyeti getirir.
05:35Dolayısıyla günümüz insanı bence öncelikle iyi insan olmaya, faydalı insan olmaya,
05:42huzurlu insan olmaya, paylaşımcı insan olmaya, diğer gam insan olmaya odaklanması lazım.
05:49Bunu yaparsa zaten bahsettiğimiz diğer hususlar kendinden dereceyebilir.
05:54Peki dün gençlerin hayatında nasıl bir yer tutmalı?
05:57Yük mü yoksa yon mu olmalı?
05:58Bu insanın tercihine bağlı.
06:01Elbette bir Müslüman olarak ben dinim, İslam dininin hem gençler hem de bütün yaş gruplarında bir yük değil,
06:08tam aksine bir kimlik olmasını, bir hayat tarzı olması isterim.
06:14Yük mü olacak yoksa bir heyecan vesilesi mi olacak?
06:20Buna insan karar verecek.
06:22Eğer Allah'ı seviyorsa din onun için yük olmaz.
06:26Bir insan kendini seviyorsa, kendi varlığını seviyorsa, var olmayı, var olmanın anlamını kavramışsa,
06:34din, inanç, ibadet onun için yük değil, tam aksine bir huzur vesilesi, bir anlam vesilesi olacaktır.
06:41Dijital çağ ve sosyal medya gençlerin kimlik ve değer dünyasını nasıl etkiliyor?
06:46Yani gençler arasından bu dijital imkanları doğru kullananlar olduğu gibi,
06:52maalesef bağımlılık noktasına kadar ilerleyenler de var.
06:55Ama tabii burada gençlere haksızlık etmemek lazım.
06:57Dijitalleşme ya da dijitalleşmeden kaynaklı sorunlar sadece gençlere veya çocuklara değil her yaş grubu etkiliyor.
07:04Hatta bazı araştırmalar Türkiye'de 50 yaş üzerindeki insanların daha fazla dijital bağımlı olduğunu oran olarak söylüyor.
07:12Dolayısıyla bir dengeyi kurmak gerekiyor.
07:14Denge dediğimiz nedir?
07:16Yani bir insan dijitalde oynadığı kadar da sokakta, fiziki mekanda yüzde oyun oynaması lazım.
07:22Bir insan dijital metinlerden, dijital bilgilerden faydalandığı gibi, yaralandığı gibi,
07:27aynı zamanda matbu bilgilerden faydalanması lazım.
07:30Bir insan dijitalde arkadaşı olduğu kadar fiziki mekanda da arkadaşlar olması gerekiyor.
07:37Bu dengeyi kurduğu zaman bence makul insan olmayı, iyi insan olmayı sürdürebilir.
07:43Denge bozulduğu zaman da problem başlayacaktır.
07:46Okullar size sadece bilgi aktaran kurumlar mı yoksa karakter inşa eden merkezler mi olmalı?
07:52Yani aslında eğitim esasında insanlara bilgi aktarmanın yanı sıra daha çok insanın hayata hazırlığı,
07:58insanın kendisini ve dünyayı, varlığı kavramasını sağlayan temel bir mekanizm olması gerekiyor.
08:05Ama günümüzde okullar geçen yüzyıldan itibariyle maalesef daha çok bilgi aktaran kurumlar haline geldi.
08:11Yani bir mesleği öğreten değil, bir sanat öğreti değil, o mesleğin, o sanatın bilgisini öğreten kurumlar haline geldi.
08:18Ama yavaş yavaş burada da sorun fark ediliyor ve bütün dünyada, başta olmak üzere,
08:24Türkiye'de elbette okulların daha çok bilgi aktarmanın ötesinde,
08:29meslek öğretilen, sanat öğretilen, insanın kendisini fark etmesini sağlayan kurumlar haline gelmesine çalışılıyor.
08:37Türkiye Yüzyılı maalesef müfedatı da bu tam sizin bahsettiğiniz sorunu giderme dönük bir muhteveye sahip.
08:43Yani bilgi aktaran değil, akademik bilgi aktaran değil,
08:47becerileri geliştiren, insanın potansiyeli keşfetme sistemini sağlayan,
08:50meslek ve sanat öğreten bir müfedat olarak yeni Türkiye Yüzyılı maalesef müfedatını söyleyebiliriz.
08:58Birlikte çalışma imkanı buldunuz, Milli Eğitim Bakanlığı'nda nasıl tanımlarsınız?
09:02Onun eğitim videonunda size en çok etkilen şey nedir?
09:06Tabii Yusuf Tekin Bey'in daha önce parlamenter sistem döneminde, başbakanlık dönemindeyi,
09:13Milli Eğitim Bakanlığı'nda müsteşar olarak çalışmasını getirdiği büyük bir birikim var, büyük bir avantaj var.
09:17Dolayısıyla eğitimin imkanlarını biliyor, Türk eğitimindeki klasik sorunları biliyor.
09:22Bunlarla ilgili kendi çözüm yolları var.
09:25Dolayısıyla tecrübesi olan, bilgi birikimi olan ve ne yapacağını bilen birisiyle çalışmak bizim için bir avantaj.
09:32Sadece biz danışmanlar için değil, bürokratlar için de, bakanlattaki genel müdürler için, genel müdürler için de büyük bir avantaj.
09:39Aynı zamanda sakin bir insan.
09:41Yani bu siyasetin yoğunluğunda zaman zaman onu ekranlarımıza gerilmiş görecek de,
09:47biz arka plandaki çalışmalarda sakin, istişareye açık, itirazı açık bir insan olarak gördük.
09:53Bu da bizim gibi sivilden gelen, kültürden gelen insanların çalışmasını kolaylaştırıyor.
10:00Bakan danışman olarak eğitimin geleceğinde özellikle güçlenmesini istediğiniz alan hangisi?
10:05Yani buradan Müşredat'la ilgili bir şey söylemeyeceğim.
10:09O zaten kendi kurvanında yürüyor.
10:11Ben eğer çocuklar arasında, öğrenciler arasındaki arkadaşlık ilişkilerinin,
10:16akran ilişkilerinin iyileştirilmesi durumunda,
10:20kitap okumanın, verimli kitap okumanın ve yazmanın geliştirilmesi durumunda,
10:25buna bir de eğitim oyun ilişkisini, iyileştirilmesini ekleyebiliriz.
10:29Bunları sağlayabilirsek, bugün eğitimde gördüğümüz ya da yeni kuşakta gördüğümüz birçok sorunun imkana dönüşeceğini düşünüyorum.
10:37Yani, verimli kitap okumak ve yazmak, eğitim oyun ilişkisini güçlendirmek
10:41ve akran arası ilişkileri de, müspet ilişkileri de geliştirmek diyebilirim.
10:47Gençlerin bugün en çok zorlandığı kimlik arayışında yapılan temel hata sizce nedir?
10:52Gençlerin yaptığı hatalar var, büyüklerin yaptığı hatalar var.
10:56Büyüklerin yaptığı hatalar, kendi çocukluk dönemlerinde yola çıkarak,
10:59gençlikle ilgili değerlendirmelerde bulunmak ya da onlara göre, o döneme göre bir yolu haritası bedenlemek.
11:06Biliyorsunuz, işte biz şöyledik diye cümle kurur büyükler.
11:09Bu bir hatadır çünkü her dönemin kendine göre şartları var.
11:13Yani 90'ların, 80'lerin kendine göre şartları var.
11:182000'lerin, 2020'lerin kendine göre şartları var.
11:20Yani bir yetişkin, bir anne baba, bir öğretmen sürekli kendi 1970'lerdeki, 80'lerdeki, 90'lardaki çocukluk dönemine yola çıkarak
11:28bugün geçtiği değerlendiriyorsa,
11:30bu büyük bir hatadır.
11:31Bazı gençlerimizin hepsinin değil, bazı gençlerimizin hatası da,
11:37yetişkinlerin bu iletişim kazalarından yola çıkarak büyükleri olan itibatlarını zayıflatmak,
11:42tam aksine gençler de günümüzde büyüklerinin neredeyse öğretmeni gibidir.
11:47Çünkü dijital süreç çocuklarımıza ve gençlerimize de kendi büyüklerinin sahip olmadığı bilgilerle donanmalarını sağladı.
11:57Gençler kuşaklar arası çatışmada, kuşaklar arası farklılaşmada küsmeden,
12:02büyükleriyle mesafelerini açmadan ilişkilerini sürdürmeleri gerekir.
12:05Bir de demin söylediğim, dijital dünyayla fizik dünya arasında bir denge kurmaları gerekir.
12:12Zor zamanlarda insanı ayakta tutan en önemli değer ya da düşünce sizce hangisidir?
12:18Öncelikle arkadaşlık duygusu insanın son nefesine kadar ayakta durmasını sağlar,
12:24en zor anında yanında olur.
12:27Bununla aile bağlarında, aileyle ilişkiler, aileyle ilgili duygular da etmeyebiliriz.
12:32Ama bütün bu çevresel yani arkadaşlık ve aile faktörlerinin dışında
12:36insanın kendisini anlamlı hissetmesi gerekir.
12:39anlamlı hissetmesi nasıl olur?
12:41Eğer bir insan çocukluğundan itibaren kendi potansiyelinin farkına verir,
12:46yeteneklerini geliştirirse, bir sanat alanında, bir spor alanında bir meşguliyet edinirse,
12:51yani kendini anlamlı ve üretken bir insan olarak yetiştirebilirse,
12:56bu en sıkıntılı anlarında o insanın bir psikoloğu gibi, bir doktoru gibi,
13:00bir yor arkadaşı gibi yanında olur ve onu sıkıntılardan kurtarır.
13:04Zor kararlarda yardımcı olur.
13:06Allah korusun tehlikeli kararlar vermesini de büyük ölçü engellir.
13:11Hayat yolculuğunda gençlerin mutlaka yanına alması gereken üç şey ne olmalı?
13:17Okumak, arkadaşlık ve aile ve anlam arayışı.
13:24Peki son olarak silsile penceresinden bizi izleyen tüm öğrencilerinize kalpten bir mesajınız ne olurdu?
13:29Okumayı ve yazmayı birbirinden ayırmasınlar.
13:32Silsile dergisini çok uzun yıllar sürdürmeye çalışsınlar.
13:38Bu dergiyi siz çıkardınız, sizin kuşak çıkardınız.
13:41Sizden sonra giren arkadaşlarınızla bu dergiyi nice yıllar çıkarmaya devam etsinler.
13:45Ve muhakkak dergiyi çıkarırken sadece dergiyi çıkarmakla uğraşmasınlar.
13:49Aynı zamanda silsile dergisindeki her öğrenci arkadaşımız,
13:53deneme, araştırma, hikaye, öykü, roman, şiir gibi en azından bir yazı alanında derinleşmeye çalışmalarını tavsiye ederim.
14:04Kıymetli paylaşımları ve bizlere açtığı bu güzel pencere için Sayın Eral Erdoğan'a çok teşekkür ediyoruz.
14:09Bugün silsile penceresinden eğitime ve hayata dair çok önemli mesajlar aldık.
14:13Bizleri izleyen tüm izleyicilerimize teşekkür ediyor.
14:16Bir başka pencere de görüşmek üzere diliyoruz.
14:18Hoşçakalın.