00:00Vedat Bey, Vedat Bey! Siz neden geldiniz? Ailemle yemek yiyorduk.
00:04Sezai Bey, hoş geldiniz efendim.
00:06Hoş geldiniz Sezai Bey.
00:08Vedat Bey, siz galiba karıştırdınız. Bu işsiz, güçsüz, fakir bir zavallı.
00:12Kapa çenen!
00:13O Laura restoranın yeni sahibi Sezai Bey.
00:17Sahibi mi?
00:18Şimdi anladın mı? Burası kimin mekanıymış?
00:23Sezai Bey, hatalıyım. Gerçekten de kördüm ben. Ne olur affedin.
00:27Affetmek mi? Hatırladığım kadarıyla sen çok küstahtın.
00:30Sorun mu var?
00:32Önemli bir şey değil. Sadece bizim Cem Bey görevini kötüye kullanmış.
00:36Patronunun önünde de saygısızca davranmış.
00:38Üstelik bu restoran kendi mekanıymış. Bir de beni iyice dövecek, sonra da buradan atacaktı.
00:42Ne? Bu ne cüretcem?
00:44Müdürüm, özür dilerim. Yanlış anlaşım oldu.
00:47Özür dilerim, sizi tanıyamadım.
00:49Müdürüm, patrona benim için de birkaç kelime söyleyeyim. Sakinleşsin onu.
00:54Sezai Bey, gereğini yapıp size bildireceğim.
00:57Ayrıca şirketin de mallarını zimmetine geçirmiş. Ne kadar aldıysa hepsini geri ödemesini sağlayın lütfen.
01:03Emredersiniz efendim.
01:06Efendim, efendim!
01:09Sezai, baksana sonuçta komşuyuz biz. Komşu komşuya muhtaçtır. Bütün bunlar yanlış anlaşılma.
01:16Hadi unutalım bunları.
01:17Evet, öyle. Sezai abi. Hadi unutalım gitsin. Ben ve Yağmur. Çok uzun zamandır dostuz.
01:24Ne komşusu? Kimmiş komşu? Kimmiş senin abin?
01:27Cem de sadece sana yemek ısmarlamak ve iş vermek istemişti. Uzatmaya gerek yok.
01:32Yeter artık. Yemek ısmarlamak ve bana iş bulmak için mi?
01:35Siz buraya sadece bana hava atmak için gelmediniz mi yani?
01:38Sen...
01:38Bence sus artık. İkisini de kovun gitsinler. Restorana da alınmasınlar artık.
01:42Güvenlik!
01:43Leman abla, Leman abla bir şey söyle. Onca yıldır komşu seninle biz.
01:47Yağmur, Yağmur hadi bir şey de hadi.
01:49Az önce dilinizden hiç düşmüyorduk. Şimdi yalvarıyor musunuz? Bizim sizin gibi yalancı dostlarımız olamaz.
01:57Leman abla, Leman abla! Leman abla!
02:01Hiçbir şey yaramaz. Bizi rezil ettin.
02:03Sezai, sen bugün bizi gururlandırdın. Rahatladık vallahi.
02:08Sezai, sağ ol canım.
02:10Teyze, Yağmur, bugün sizi biraz üzdüm. Restoranımızın en güzel yemeklerini masamıza getirin.
02:15Peki, bizzat ilgileneceğim.
02:17Bugün çok güzel bir şekilde yemeğimizi yiyeceğiz.
02:22Sezai, bugün için sana çok teşekkür ederim. Seni masrafa soktuk.
02:25Ne demek? Teyze, bunları yapmak benim borcum. Kendinize dikkat edin.
02:46Bu, baksanıza bu kesin dolandırıcı.
02:48Evet ya, onca iş varken niye milleti kandırıyor ki?
02:51Babam Güneykent şehir hastanesinde 12 numaralı odada. Babamı kim kurtarırsa ben gerekirse her türlü işi yaparım. Gerçekten yalancı değilim.
03:00Babası hasta diye kendini satıyor. Ona 300 bin verirsem, bu mutlaka iyilik olarak kabul edilir.
03:09Ben veririm.
03:13Dostum, dikkatli ol. Ben böyle oyunları çok gördüm. Önce parayı alır, sonra da engeller. Onu nereden bulacaksın sonra?
03:20300 bin yuan bu. 300 yuan falan değil.
03:23Aynen öyle.
03:24Eğer bu bir oyunsa, 300 bine bilet almış oldum. Ama bu gerçekse, bu para bir hayatı ve bir geleceği kurtarabilir.
03:31Buna değer.
03:32Hesabınıza para yaptım. 300 bin yuan.
03:35Aa, cidden gelmiş.
03:44Kurtarıcım, teşekkürler. Sağ olun. Ne isterseniz yaparım, ödeyeceğim.
03:47Bunları konuşmanın sırası değil şimdi. Param var artık hastaneye gidiyorum.
03:51Bana olan minnetini, babanın sağlığı yerine geldiğinde gösterebilirsin.
03:57Al bakalım. Bu benim kartım. Üzerinde de adresim yazıyor.
04:03Cidden ne aptal bir adam. Pişman olacak.
04:06Gidelim hadi.
04:10Delikanlı, tanımadığın birine o parayı neden verdi?
04:14Eğer sana ihaneti derse pişman olmaz mısın?
04:18Beyefendi, hayat bir satrançtır. Ben de hamlemi dürüstçe yaptım.
04:21Siyah mı, beyaz mı zaman gösterecek elbet.
04:24İyilik her zaman kazanır.
04:25Kötülükse, ektiği şeyi biçecektir.
04:28Kötülük yapanlar, bedelini öderler.
04:32İlginç.
04:33Aklın yerinde. İlkelerin var.
04:36Ben İrfan Sancak.
04:37İleride tekrar görüşmek üzere.
04:53Üç yüz bini gözünü kırpmadan verdi.
04:56Kan denen ahmak.
04:58Elli bin bile veremedi bana.
05:00Tefecilere olan borcumu ödemezsem onlar beni...
05:03Ah Sezai, onun gibi bir adama tutunabilirsem...
05:14Delikanlı. Yollarımız yine kesişti.
05:16İrfan Hoca, siz de mi burada yaşıyorsunuz? Ne tesadüf?
05:18Evet, anlaşılan seninle komşuyuz. Kader işte.
05:22İsmin neydi acaba?
05:23Ben Sezai Öztürk.
05:25Ben de İrfan Sancak.
05:27Siz o ünlü İrfan Hoca mısınız? Şöhretiniz çok iyi.
05:31Şöhret olmak boş işler. Ama kardeşim, senin caddedeki o sözlerin beni gerçekten çok etkiliydir.
05:37İrfan Hoca, abartıyorsunuz.
05:40Çok mütevazısın.
05:41Şöyle yapalım. Boş bir vaktinde misafirliğe gelip çayım mı hiç olur mu?
05:46Kesinlikle. Şimdilik ben gideyim artık.
05:53Sezai Cidden burada yaşıyormuş.
05:56Bu adamı mutlaka ama mutlaka tavlamalıyım.
06:01Sezai Bey, özür dileriz. Zorla içeri daldı. Onu yakalayamadım.
06:06Tamam. Siz çıkabilirsiniz.
06:15Sezai Bey, sonunda görüşebildik.