Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu köşe yazısı, Erol Sunat tarafından kaleme alınan ve sadakat, hırs ile iktidar mücadelesini konu edinen bir halk masalı niteliğindedir. Hikâye, varlıklı bir adamın gizemli kaybının ardından miras kavgasına tutuşan ve tahtı ele geçirmeye çalışan çocukları ile damatlarının ihanetini anlatmaktadır. Ailesinin aksine Sultan’a sadık kalan en küçük oğul, babasının yardımıyla devleti hainlerden kurtararak düzeni yeniden tesis eder. Olayların sonunda Sultan, otoritesini korumak adına tüm rakiplerini bertaraf ederken sadık dostu ve oğlunu ödüllendirerek onları başkentten uzaklaştırır. Anlatı, zenginlik ve güç tutkusunun yıkıcılığına dikkat çekerken, kişinin asıl huzuru kendi özüne dönmekte bulacağını vurgulayan bir dersle sona ermektedir. Toplumsal bir temsil niteliği taşıyan bu eser, insan doğasındaki değişmez hırsları geleneksel bir üslupla ele alır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, hiç vakit kaybetmeden bugünkü konumuza dalalım.
00:03Bu incelememizde kayıp olanın hikayesi, servet, güç ve ihanet adlı o sarsıcı efsaneyi masaya yatırıyoruz.
00:11Sadece bir masaldan bahsetmiyoruz.
00:13Aşırı zenginliğin, acımasız siyasi entrikaların ve sadakatin o inanılmaz ağır bedelinin anlatıldığı,
00:20aslında bugüne bile ışık tutan muazzam bir politik alegori bu.
00:23Gücün insanı nasıl yozlaştırdığını, bir güç boşluğu oluştuğunda en yakınlarımızın bile nasıl birer canavara dönüşebileceğini adım adım göreceğiz.
00:33Hazırsanız, eşi benzeri görülmemiş bir servetin etrafında kopan bu fırtınanın içine doğru yolculuğumuza başlayalım.
00:40Hikayemizin tam kalbinde yatan o vurucu soruyla başlayalım.
00:43Düşünsenize, sınırsız bir servete sahip bir adam aniden ortadan kaybolduğunda, o devasa imparatorluğa, o ekosisteme ne olur?
00:50Döneminin Karun'u olarak anılan bir figürden bahsediyoruz.
00:54Öyle böyle bir zenginlik değil, hanlar, kervansaraylar, payitahtan en uzak diyarlara kadar uzanan dükkanlar.
01:00Hani derler ya, gözünü yumsah, torunlarının torunları bile çalışmadan lüks içinde yaşar, işte tam olarak öyle bir adam.
01:05Peki bu kadar kudretli bir figür ansızın sırra kadem basarsa ne olur?
01:09Ailesi yas mı tutar, yoksa o devasa pastadan pay kapmak için birbirini mi ezer?
01:13Burada asıl ilginç olan bu inanılmaz serveti yöneten adamın karakteri.
01:18Efsanede adı sadece kaybolmuş olarak geçiyor.
01:21İnanılmaz huysuz, aksi, gizemli bir aile reisi düşünün.
01:25Evlatları, gelinleri, damatları bile yanına girerken tir tir titriyor.
01:29Tam bir diktatör diyebiliriz.
01:31İşlerini o kadar gizli kapaklı yürütüyor ki, uzak diyarlardaki servetinin gerçek boyutunu ondan başka hiç kimse, kelimenin tam anlamıyla hiç
01:39kimse bilmiyor.
01:40Çocuklarını bile asıl büyük işlere asla bulaştırmıyor, sadece yerel birkaç dükkanla oyalanmalarına izin veriyor.
01:46Yani bütün ipler, bütün kontrol sadece onun ellerinde.
01:50Peki bu sarsılmaz otorite, bu demir yumruk nasıl kırılıyor?
01:54Çok basit bir şekilde.
01:56Kaybolmuş bir gün kervanla uzak bir diyara yola çıkıyor.
01:59Bir ay geçiyor, tık yok, haber alınamıyor.
02:02Üçüncü aya gelindiğinde adamın yakın dostu olan koskoca sultan bile endişelenip dört bir yana arama kurtarma ekipleri gönderiyor.
02:09Ama nafile.
02:10Ve sıkı durun, sadece bir yılın sonunda.
02:13Düşünebiliyor musunuz, koskoca bir ömrünün inşası olan o devasa figür bir yıl içinde resmen ölü ilan ediliyor.
02:19Ortada ceset bile yok.
02:21Peki ya o çok saygılı, öf sevgili ailesi ne yapıyor dersiniz?
02:24Yaz tutmak falan hak getire.
02:26Adamın akıl almaz servetini saniyeler içinde kendi aralarında paramparça edip bölüşüyorlar.
02:31İşte burada hikaye inanılmaz bir ikileme sahne oluyor.
02:34Aynı ailenin içinde iki zıt dünya.
02:36Bir yanda mirasa tabiri caizse leş kargaları gibi üşüşüp anında payitahta yerleşen, biz istersek sultan da oluruz, vezir de diyecek
02:45kadar güç zehirlenmesi yaşayan o açgözlü büyük kardeşler ve damatlar var.
02:50Diğer yanda ise bu çürümüşlüğün tam zıttı olarak babasının öldüğüne asla inanmayan, bir yıl boyunca onu dağ tepe demeden arayan
02:59en küçük oğul.
03:00Abileri ona, bırak bu işleri malını sefasını sürdüyorlar ama o dinlemiyor.
03:05Saf açgözlülük ile sarsılmaz sadakatin o müthiş çarpışmasını izliyoruz burada.
03:09Bu en küçük oğul sadece sadık değil, aynı zamanda tehlikeyi kilometrelerce öteden sezecek kadar da zeki.
03:16Ailesinin eline geçen o devasa servetle nasıl hızla silahlandığını, sultanın tahtı için nasıl bir canavara dövüştüklerini görüyor.
03:24Saraya gidip ağabeyini ve kraliçe konumundaki Ece'yi uyarıyor ama kimse onu takmıyor.
03:30En sonunda adeta çıldırmış bir halde, sokak ortasında sultanın atının dizginlerine yapışıp avazı çıktığı kadar bağırıyor,
03:37''Hayatınız tehlikede, taht tehlikede, memleket tehlikede.''
03:41Peki sonuç? Koca bir hiç. Sultanın ve yanındaki vezirlerin kibri yüzünden bu hayati uyarı havada kalıyor,
03:48ne yazık ki iktidar körlüğü en bariz tehlikeleri bile görünmez kılar.
03:53Ve beklenen son, hem de ne son, en kötü an, gaflet anıdır demiştik değil mi?
03:58Kaybolmuş'un o gözü dönmüş akrabaları, gücü tamamen ele geçirmek için bir gece ansızın sarayı basıyor.
04:04Her şey bir anda alt üst oluyor. Sultan o gafletinin bedelini zindana atılarak ödüyor.
04:08Vezirin kellesi anında gidiyor. Kaybolmuş'un en büyük oğlu utanmadan kendini sultan naibi ilan edip tahta kuruluyor.
04:15O açgözlü üç damat ise bir gecede vezir yapılıyor.
04:19Tabii bu yeni darbe hükümetinin ilk icraatı ne oluyor dersiniz?
04:21Bu ihanete boyun eğmeyen tek kişiyi yani en küçük kardeşi öldürmek için peşine ölüm bangaları takmak.
04:28Tam küçük oğul köşeye sıkıştı, her şey bitti derken inanılmaz bir şok yaşıyoruz.
04:33Esrarengiz bir kurtarma operasyonuyla gözleri bağlanıp gizli bir hana kaçırılıyor.
04:38Göz bağları bir açılıyor ki karşısında babası.
04:42Evet bizim kaybolmuş sapasağlam hayatta.
04:45Meğerse her şeyi başından beri gölgelerin içinden izliyormuş.
04:48Ailesinin o gerçek, çirkin yüzünü görmek için kurduğu devasa bir sınavmış bu.
04:54Babası ona dönüp o yürek burkan cümleyi kuruyor.
04:56Evlat, herkesin içinde bana sadık bir tek sen çıktın.
05:00Yıllar süren o korku imparatorluğunun ardından gerçek sevginin parada pulda olmadığını ne kadar acı bir yolla öğrenmiş değil mi?
05:08Artık kartlar yeniden dağıtılıyor.
05:10Küçük oğul, babasından aldığı gizli destek ve başkentteki sadık muhafızlarla akıl almaz bir işe kalkışıyor.
05:17Zindanda infaz edilmeyi bekleyen sultanı kurtarmak için kelimenin tam anlamıyla ateşin içine atlıyor.
05:23Müthiş bir gizlilikle başkentte sızıyorlar ardından zindana öyle bir yıldırım baskını yapıyorlar ki darbeciler daha kılıcını çekemeden sultanı alıp kargaşanın
05:32içinde sırra kadem basıyorlar.
05:34Darbeciler neye uğradığını şaşırıyor.
05:37İşte gerçek sadakat böyle bir şey.
05:39İnsana dünyaları karşısına alacak cesareti veriyor.
05:42Sultan ellerinden kayıp gidince bu sahte krallıkta işler fena karışıyor.
05:47Hani o meşhur güç boşluğu vardır ya işte tam olarak o yaşanıyor.
05:50Sultan naibi olan büyük oğul ile vezir olan damatlar anında birbirlerinin boğazına sarılıyor.
05:56Sokaklarda resmen bir taht oyunları yaşanıyor.
05:59Günlerce süren çatışmalarda ortanca damat ölüyor, küçük damat ağır yaralanıp şifahanede can veriyor.
06:06Büyük damat ise gücü kaybetmemek için yapılabilecek en büyük ihanete imza atıyor.
06:11Memleketin kapılarını yabancı bir sultanın ordularına ardına kadar açıyor ve o düşman ordusunun gölgesinde tahta oturuyor.
06:18İhtirasın bir aileyi nasıl yiyip bitirdiğini inanılmaz net görüyoruz.
06:22Ama unutmayın gerçek sultan öyle köşesine çekilip ağlayacak biri değil.
06:27Gücünü yeniden toplayan sultanın intikamı gerçekten buz gibi soğuk ve acımasız oluyor.
06:34Dağ köyünde kendine yeni müttefikler bulmak için apar topar düğün yapan o eski kraliçe Ece ve kaybolmuşun büyük oğlunu pusuya
06:41düşürüyorlar.
06:42Çatışmanın ortasında o hain büyük oğul hiç acımadan uçurumdan aşağı fırlatılıyor.
06:47Sultan ihanet eden eski karısı Ece'ye dönüp seni de atardım ama babana sözüm var diyerek onu memleketten sonsuza dek
06:55sürüyor.
06:56İhanetin bedelinin ne kadar ağır ve geri dönülemez olduğu burada yüzümüze çarpıyor.
07:01Şimdi sıra büyük finalde.
07:03Başkenti o yabancı işgalinden temizleme vakti.
07:05Büyük damat sarayda yabancı sultan için devasa bir ziyafet verirken bizim küçük oğul inanılmaz zekice bir turva atı taktiği uyguluyor.
07:13Tüccar kervanı kılığında gizlice başkente hatta sarayın kalbine kadar sızıyorlar.
07:18O eğlencenin ve sarhoçluğun zirve yaptığı anda harekete geçip yabancı sultanı herkesin gözü önünde suikastla ortadan kaldırıyor.
07:25Kalan hain abilerini ve büyük enişteyi de paketleyip doğrudan o karanlık zindana atıyor.
07:29Tek kelimeyle kusursuz bir taktiksel zafer.
07:31Ertesi gün sultan başkente nihayet geri döndüğünde tüm bu hikayenin en sarsıcı, en tüyler ürperten anı yaşanıyor.
07:41Sultan yanında kaybolmuş ve o sadık oğluyla birlikte zindana, hainlerin yanına iniyor, ağır adımlarla kaybolmuşa yaklaşıp usulca bana kılıcını ver
07:51diyor.
07:51Ve bizzat adamın kendi kılıcıyla önce damadı ardından kaybolmuşun öz ve öz oğulları olan o diğer iki kardeşi babalarının gözü
08:01önünde tek tek infaz ediyor.
08:03Sonra da o kılıcı sessizce kaybolmuşa geri veriyor.
08:06Merhamet yok, af yok.
08:08Kaybolmuş ve sadık oğlu orada dehşet içinde dona kalırken otoritenin ne kadar acımasız olabileceğini iliklerimize kadar hissediyoruz.
08:16O kanlı zindan travmasının ardından sultanın verdiği kararlar bir devlet aklının nasıl çalışması gerektiğini harika özetliyor.
08:23İnanılmaz pragmatik ama bir o kadar da soğuk kararlar bunlar.
08:27Evet, sultan sadakati inkar etmiyor, kaybolmuşun el konulan tüm servetini son kuruşuna kadar iade ediyor.
08:34Ama herkes o kahraman küçük oğlunun artık başvezir olmasını beklerken sultan bunu kesinlikle reddediyor.
08:40Neden? Çünkü sütten ağzım yandı diyor.
08:42Kaybolmuş'un sülalesinden tek bir kişinin bile tahtına yakın olmasını istemiyor.
08:47Sıfır tehdit.
08:48Ödüllerini verip bütün aileyi başkentten kalıcı olarak sürüyor.
08:52Te ki bütün bu olanlardan sonra kaybolmuşun başkentteki mal varlığı ne durumda dersiniz?
08:58Sıfır.
08:59Elde var koca bir sıfır.
09:01Çünkü kaybolmuş başkentte tek bir çivi bile bırakmıyor.
09:05O yaşanan dehşetten ve içine düşen ölüm korkusundan sonra paytahttaki ne var ne yoksa hepsini aynı gün içinde satıyor.
09:12Devrediyor ya da fakir fukaraya hibe ediyor.
09:15Bir zamanlar her santemi kontrol etmek isteyen o güç delisi Karun gitmiş,
09:20gücün merkezinde bir saniye bile durmak istemeyen,
09:23zenginliğin ve siyasetin ne kadar ölümcül bir hedef olduğunu acı bir şekilde öğrenmiş,
09:27yaşlı bir adam kalmış geliyor.
09:29Aile memleketine döndüğünde ise hikaye bambaşka, çok derin ve felsefi bir boyuta evriliyor.
09:35Kaybolmuş, bütün kasaba halkını meydanda toplayıp akıl almaz bir karar açıklıyor.
09:40Kalan tüm o uçsuz bucaksız servetini hane gözetmeksizin bütün halka dağıtıyor.
09:45O bencil, paraya tapan adam tamamen yok olmuş ve hepimizin aklına kazınan o muazzam sözü söylüyor.
09:51Ben kaybolmuştum, şimdi geri geldim, kendimi buldum.
09:54Yani kaybolmuş ismi artık fiziksel bir durumu değil,
09:58o kibrin, egonun ve bitmek bilmeyen madde bağımlılığının yok olup,
10:02insanın nihayet asıl benliğini bulmasını temsil ediyor.
10:05Muazzam bir aydınlanma anı.
10:06Bu şahane hikayenin kapanışında yazarımız bize sayfaların arasından çok zekice bir göz kırpıyor
10:13ve o tanıdık, ironik uyarıyı ekliyor.
10:16Şehir şehre, hain haine benzer.
10:19Anlatılanlarla herhangi bir gerçek benzerlik tamamen tesadüftür.
10:24Tabii ki biz bunun sadece basit bir uykudan önce masalı olmadığını çok iyi biliyoruz, değil mi?
10:29Bu hikaye, otoriteye, siyasi çürümeye, bitmek bilmeyen insan hırsına dair yazılmış
10:36en keskin, en zamansız eleştirilerden biri.
10:40İnsan doğasının binlerce yıl geçse de nasıl aynı hatalara düştüğünün adeta bir aynası.
10:46Peki bütün bunlar bize bugün için ne anlatıyor?
10:48Bu incelememizi bitirirken size sormak istediğim o asıl üzerine düşünmemiz gereken soru şu.
10:53Güç, açgözlülük ve sadaketi temsil eden bu arketipler bizim modern dünyamızda tam olarak kime denk geliyor?
10:59Bugünün o sarsılmaz sultanları, etrafına korku salan kaybolmuşları veya güç için her şeyi satan açgözlü damatları kimler?
11:06Bu yıkıcı güç savaşları bugünün dev şirketlerinde, modern siyasette hatta belki de kendi ofisimizde yaşanmıyor mu?
11:13Bu kadim efsanenin ışığında günümüze bir de bu gözle bakmak eminim ki size çok farklı kapılar açacaktır.
11:19Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın.
Yorumlar

Önerilen