- 3 ay önce
Sosyal Medya Hesaplarımız...
Facebook : https://www.facebook.com/AkitTVOfficial
Twitter : https://twitter.com/akittv
Instagram : https://www.instagram.com/akittv
Google+ : https://plus.google.com/+akittv
Web Site : http://www.akittv.com.tr
Facebook : https://www.facebook.com/AkitTVOfficial
Twitter : https://twitter.com/akittv
Instagram : https://www.instagram.com/akittv
Google+ : https://plus.google.com/+akittv
Web Site : http://www.akittv.com.tr
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:26İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Cami'de çok farklı bir uygulama daha yaşanacaktı.
00:33Zira daha önceden hazırlanan Türkçe tekbir de yine burada hafızlar tarafından seslendirilecekti.
00:40Cami hınca hiç doluydu.
00:42Ancak dikkat çeken bir isim vardı.
00:44Dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Charles Sherrill.
00:48Sherrill bu gece yapılan merasime eşiyle birlikte katılarak Türkiye'de yapılan dinde reform girişimlerini yakından takip ettiğini de gösteriyordu.
00:57Yine aynı akşam Dolmabahçe Sarayı bahçesinde Balgat Parklı delegasyonuna hükümet tarafından Alaturka müzik eşliğinde yemek veriliyordu.
01:08Bu hadiseden 3 yıl sonra da 1935'e gelindiğinde Bakanlar Kurulu kararı ve Mustafa Kemal'in talebiyle Ayasofya Camii ibadete
01:18kapatılacak ve müze olarak kullanılmaya başlanacaktı.
01:29Ancak bugün herkesi şaşırtacak bir başka uygulama daha sırada beklemektedir.
01:34Türkçe Ezan
01:38Halk Türkçe Kur'an Türkçe Tekbir'in şaşkınlığını henüz atamadan Hafız Rıfat tarafından Fatih Camii'nde okunan Türkçe ezanla bir
01:47kez daha şoke olur.
01:49Bu aynı zamanda 18 yılı aşkın sürecek olan ilk Türkçe ezandır.
02:13Öte yandan beklenen gün gelir ve 3 Şubat 1932 tarihinde yani Kadir gecesinde Türkçe Kur'an Türkçe Tekbir Ayasofya Camii
02:23'nde tatbik edilir.
02:24Kadir gecesinde Ayasofya Camii'nde gerçekleştirilen program Mustafa Kemal'in emriyle radyodan da canlı olarak yayınlanır.
02:32Mustafa Kemal ise programı radyodan dinleyecektir.
02:36Diğer camilerde olduğu gibi Ayasofya Camii'nde gerçekleştirilen Türkçe Kur'an denemesine katılan cemaatin başında da o dönemde zorunlu olan
02:44fütür şapka bulunması dikkat çekicidir.
02:51Türkçe Mersiye ile başlayan değişim Türkçe Kur'an, Türkçe Tekbir ve Türkçe Ezan ile sürmüştü.
02:58Bu defa sırada başka bir uygulama vardı.
03:01Türkçe Hutbe
03:07Sıra Türkçe Hutbe'ye geldiğinde ise tarihler 5 Şubat 1932 tarihini yani Ramazan ayının son cuma gününü göstermektedir.
03:16İstanbul Süleymaniye Camii'nde okunacak Türkçe Hutbe için ise Hafız Saadettin Kaynak seçilmiştir.
03:25Ramazan'ın son cuma günü olması hasebiyle de Süleymaniye Camii'yi hınca hınç doludur.
03:31Mustafa Kemal Saadettin Kaynak'a
03:33Hadi bakalım Türkçe Hutbe'yi de Süleymaniye Camii'nde mukabeleyle oku ama okuyacağını evvela tertip et, bir göreyim der.
03:42Hafız Saadettin Kaynak minbere çıkmadan önce de Mustafa Kemal'e sarık saracak mıyım diye sorduğunda şu karşılığı alır.
03:53Katiyen sarık istemem, sarığı bırak.
03:56İşte bu gece giymiş olduğun elbiseyle başı açık ve fıraklı olarak git.
04:00Fakat hava soğuktur, palto giyebilirsin.
04:05Hafız Saadettin Kaynak, fıraklı, başı açık olarak çıktığı minberde,
04:11Mustafa Kemal tarafından da onaylanan o meşhur hutbesini,
04:15Ey Ulu Tanrı ifadesiyle okumaya başlar.
04:42Soğuk bir kış günüydü.
04:44Tarihler 5 Şubat 1932'yi gösteriyordu.
04:48İlk Türkçe hutbeyi okumakla görevlendirilen Hafız Saadettin Kaynak,
04:52Her zamankinden farklı bir kıyafetle gelmişti Süleymaniye Camii'ne.
04:57Başı açık ve fıraklıydı.
05:00Aynı zamanda düşünceli ve heyecanlıydı da.
05:03Süleymaniye Camii ise Ramazan ayının son cuması olması münasebetiyle tıklım tıklım doluydu.
05:09Saadettin Kaynak, daha önce Mustafa Kemal tarafından da onaylanan Türkçe hutbesini okumak üzere işte bu minbere yöneldi.
05:33Sıra Türkçe hutbeyi okumaya gelmişti.
05:35Başı açık ve fıraklı olarak buraya gelen Hafız Saadettin Kaynak,
05:39İlk Türkçe hutbesini Ey Ulu Tanrı diye okumaya başladı.
05:43Saadettin Kaynak, daha önce Mustafa Kemal'in de onayıyla okumaya karar verdiği hutbesinde,
05:51Bakara suresinin 11, 12 ve 13. ayetlerini konu edinecekti.
05:57Saadettin Kaynak, bu kez diğer hutbelerden farklı olarak hutbenin hamdale ve salvele bölümlerini de Türkçeleştirmişti.
06:06Hutbe bittikten sonra ise müezzin mahverinde bulunan hafızlar,
06:11Saadettin Kaynak'a Türkçe tekbir getirerek eşlik ediyorlardı.
06:16Saadettin Kaynak, o günü hatıralarını anlatırken,
06:20Süleymaniye Camii'ni hınca hınç dolduran cemaatin arasına 150 kadar polisin yerleştirildiğini
06:26ve Türkçe hutbe, Türkçe tekbir ve Türkçe namaza tepki gösteren bir vatandaşı da anında yakabaça gözaltına aldıklarını yazacaktı.
06:36Saadettin Kaynak, o günü hatıralarında anlatırken hutbenin konusunun Mustafa Kemal tarafından seçildiğini,
06:42Mustafa Kemal'in kendi elleriyle Türkçe Kur'an'dan seçtiği ayetinse,
06:46Bakara suresinin 11, 12 ve 13. ayeti olduğunu yazar.
06:51Bu ayetlerin Türkçesi ise,
06:53O gafillere yeryüzünü ifsad etmeyin denildiği zaman biz ifsad değil ıslah istiyoruz derler.
07:00Halbuki işte onlar müfsitlerdir.
07:03Fakat ne yaptıklarının farkında değillerdir.
07:06Şeklindedir.
07:07Bu arada dikkat çeken değişimlerden biri de hafızların kıyafetinde yaşanır.
07:13Yakın zamana kadar sakallı, sarıklı, cübbeli olan hafızlar gitmiş,
07:18yerine kravatlı, sakalsız ve fötür şapkalı hafızlar gelmiştir.
07:228 Şubat 1932 tarihi ise Ramazan bayramıdır.
07:27Ve daha önceden kararlaştırıldığı gibi İstanbul camilerinde ve Türkiye'nin pek çok yerinde bayram namazında hutbeler ve tekbirler Türkçe okunacaktır.
07:37Bayramın ilk akşamı ise Mustafa Kemal ordu müfettişlerini Dolmabahçe Sarayı'na davet eder.
07:42Fahrettin Paşa, İzzettin Paşa, Şükrü Naili Paşa'nın yanı sıra İçişleri Bakanı Vekili Şükrü Kay'a da davette hazır bulunur.
07:51Hafız Saadettin Kaynak, Mustafa Kemal'in emriyle Türkçe Kur'an'ı paşaların huzurunda da okur.
07:57Bunun üzerine ayağa kalkarak birer konuşma yapan paşalar, diğer inkılapları destekledikleri gibi bu inkılağı da destekleyeceklerini söylerler.
08:08Reformlar tamamlanmıştır tamamlanmasına ama İstanbul dışına çıkılamamıştır.
08:13İbadetleri Türkçeleştirme girişimlerinin son bulmasının ardından 1. Türk Tarih Kongresi düzenlenir.
08:19Bu kongrede de önemli kararlılar alınacaktır.
08:25Evkaf Müdüriyeti, bugün kağıdıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü,
08:30Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşundan bir hafta sonra bütün müftülüklere Türkçe ezan için hazırlanmaları talimatını verir.
08:37Zaten Diyanet Reisliği de ezanın yeni şeklini çoktan tespit etmiştir bile.
09:12Tüm eziz bilirim, bildiririm, Tanrı'dan başka yoktur, tapacağız.
09:31Fatih Sultan Mehmet'in bizzat eliyle taş köyreği yaptırdığı Fatih Camii,
09:35Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı olaylarından birine şahitlik edecekti.
09:391932 yılında ilk kez okunan Türkçe ezan, Hafız Rıfat tarafından işte bu minareden seslendirilecekti.
09:48Bildiririm, Tanrı'dan başka yoktur, tapacağız.
10:01Başı açık, kravatlı bir şekilde bu minareye çıkan Hafız Rıfat'ın elinde bulunan kağıda bakarak yeni ezanı okuması ise Türkçe
10:09ezanı henüz ezberleyemediğinin kanıtıydı.
10:13Muhammed
10:18Küleziz bilirim, bildiririm, bildiririm, Tanrı'nın merkezidir Muhammed
10:41Artık Türkçe ezan tüm Türkiye'de okunacaktır.
10:46Ancak çok geçmeden de beklenen tepkiler gelmeye başlar.
10:51Ezan
10:53Türkçeleştirdiği zaman, Türkçeye çevrildiği zaman
10:58başta hoca efendiler gönülden kabul etmediler.
11:05Yani benimsemediler.
11:06Çünkü mecbur edildi.
11:10Evvelki ezan yasak, sonraki kabul edilen ezan okunacak, kim okursa şöyle cezalanır diye yasaklanmıştı.
11:20Alay konusuydu çünkü iyi çevrilmemişti ve bize tuhaf geliyordu yani.
11:27Türkçe ezan, öbürüne alışmıştık.
11:32Mesela bizim ev Edirne'de şeydi, Selemiye'nin yakınındaydı.
11:38Ben ezan okunduğu zaman, ben de elma ağacına çıkardım.
11:44Orada ben de ezan okurdum beraber.
11:46Babama söylemişler, biz okurken oku olsun.
11:51Bu arada Türkçe ezan'a tepkiler de çığ gibi artmaya başlar.
11:56Bunlardan en dikkat çekeni ise Bursa'da meydana gelir.
12:00Daha birkaç yıl öncesine kadar Kurtuluş Savaşı sırasında dine ve dindara gösterilen saygının gidip,
12:07yeni tavırların tersi yönde ilerlemesi, herkeste büyük şaşkınlığa neden olur.
12:11Ezanın Türkçe okunmasına tepki gösteren yüzlerce Bursalı, Ulu Camii önünde nümayiş yapar.
12:20Olayların büyümesi üzerine İzmir'e gidecek olan Mustafa Kemal karar değiştirerek Bursa'ya hareket edecektir.
12:27Mustafa Kemal yaptığı ilk açıklamada, eylem yapanların irticacı olduğunu ve dini siyasete alet etmek istediklerini söyler.
12:38Açıklamasını daha da sertleştiren Mustafa Kemal, henüz hazırlanmış bir kanun bulunmamasına rağmen,
12:43Türkçe ezana tepki gösterenlerin cezalandırılacaklarını açıklar.
12:48Anadolu Ajansı'nın geçtiği ve hemen bütün gazetelerin birinci sayfasında yer alan haberde Mustafa Kemal,
12:57Bursa'ya geldim, hadise hakkında alakadarlardan malumat aldım.
13:01Hadise hadizatında fazla ehemmiyete haiz değildir.
13:04Herhalde cahil mürteciler Cumhuriyet Adliyesi'nin pençesinden kurtulamayacaklardır.
13:09Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi, dini siyasete ve herhangi bir tarike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin bir daha anlaşılmasıdır.
13:19Meselenin mahiyeti esasen din değil, dildir.
13:23Kat'i olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır, diyecekti.
13:33Mustafa Kemal, Anadolu Ajansı'na verdiği beyanatta her ne kadar ehemmiyeti yok dese de,
13:38hükümet Bursa'daki olaylarla ilgili geniş çaplı bir tahkikat başlatmıştı.
13:44Her geçen gün tutuklananların sayısı artıyor, basında olayı gündemde tutuyordu.
13:49Gazetelerin dini inkılapları desteklediğini bildiren veya devrimlere bağlılığını yineleyen yüzlerce telgrafa yer vermeleri,
13:57Türkçe ezan ve Türkçe Kur'an okuma girişimlerini hızlandırmıştı.
14:02Gelgin ortamdan istifade eden bazı çevreler, hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde,
14:08cezri tedbirlere başvurmaları tabi görülür olmuştu.
14:11Öyle ki, Arapça ezan okuyanların idam edilebileceğinden bile söz edilmeye başlanmıştı.
14:20Gazetelerse, Efkaf İdaresi'nin Türkçe ezan işini sıkı takibe aldığını,
14:25Türkçe ezan okumayan müezzinlerin görevine son verileceğini yazıyordu.
14:28Bu arada, Bursa olaylarından dolayı tutuklananların sayısı artarken,
14:33diğer illerde de Arapça ezan okuduğu tespit edilenler tek tek tutuklanmaya başlanmıştı.
14:49Çok acımasız bir şekilde bastırıldı.
14:53Mesela,
14:54bu konuda bir takım anılarda çok ayrıntılı bilgiler de bulmak mümkün.
15:03Sanıyorum son saatte,
15:07eğer muhalefet etselerdi, kafalarının koparılacağını biliyorlardı, diyor.
15:14Yani bir kemalist yazar, muhalefetin ölüm anlamına geldiğini kendi anılarında anlatıyorlar.
15:22Onun için diyor, seslerini çıkartamadılar.
15:24Ama diyor, işte öyle çalıştılar, sessiz bir derinden çalıştılar diyor.
15:31Ve bunların yok edilmesi gerektiği fikrini o zamanki makalelerde, kitaplarda çok açık şekilde görüyorsunuz.
15:40Diyanet İşleri Başkanlığı da boş durmuyor,
15:43henüz Türkçe'ye çevrilmemiş, salatü selam ve tekbirlerin Türkçe'ye çevrilmesi için uğraşıyordu.
15:49Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi,
15:526 Mart 1933 tarihinde müftülüklere gönderdiği tamimde,
15:56bundan böyle salatü selam ve tekbirlerin de Türkçe olmasını istiyordu.
16:05Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Yazı İşleri Müdürlüğü
16:10Öz dilimizde, her tarafta Türkçe ezan okunduğu bir zamanda,
16:14minarelerde Arapça salatü selam okumak, ahensiz düşeceği gibi,
16:18hükümeti celilinin takip buyurduğu maksadı milleye de uygun gelmediğine binaen,
16:23yukarıda yazılan 3 suret ile Türkçe tekbir gönderilmiştir.
16:27Alakadarların, ondan okumaları lüzumuna tamimen beyan olunur efendim.
16:31Rıfat Börekçi, Diyanet İşleri Başkanı, 6 Mart 1933.
16:38Bu arada bazı kesimlerde, Bursa'da yaşanan olayları Menemen'den sonra yapılan en büyük irticai hareket olarak yorumluyor,
16:46bir an önce inkılapların uygulanması için baskıların arttırılmasını istiyordu.
16:51O zaman şahıslar oldukça kanun sayılıyordu.
16:55Mesela bir memura karşı gelemezsiniz.
16:59Köye gelen bir vazifeliğe karşı gelemezsiniz.
17:02Karşı gelseniz derhal o sizi cezalandırma yoluna gidebilir.
17:07Artık ne diyecekse ona göre ceza verilir yani.
17:10O taraflarını da şu anda ben bilemiyorum.
17:14Yani ne gibi cezamla cezalandırıyorlardı.
17:18O kadar benimselmedi ki, bizzat gönen de merkezde minareye çıkmış adam,
17:25Allahu Ekber, Allahu Ekber diye o bildiğimiz dinin emrettiği ezanı okumaya başlamış.
17:32Eski ezan demiyorum çünkü ezan eskimez.
17:35O ezana başlamış ve biliyor ki bunu duyanlardan gelip yakalayan olur,
17:41yarısını okuduğu gibi inmiş minareden kaçmış.
17:45Hakikaten hemen basmışlar.
17:48Kimdi o ezanı okuyan demeye başlamışlar ama ortada adam yok.
17:53Ve sonunda istenilen oldu.
17:561932 Ramazan'ından sonra Türkiye'de dini hayat köklü bir surette değişti.
18:03Artık ülkenin bütün camilerinde ezanlar, salalar, tekbir ve dualar Türkçe olarak okunmaya başlanmıştı.
18:22Türkçe ezan ve ibadetler için uygulamalar Mustafa Kemal'den sonra ise bambaşka bir seyir izleyecekti.
18:33Mustafa Kemal'in ölümünden 3 yıl sonra, 2 Haziran 1941 tarihinde ise Türkçe ezan uygulaması için yasa dahi çıkarıldı.
18:44Ceza yasasının 526. maddesine yapılan bir ilave ile ezan ve kameti Arapça okuyanlara 3 aya kadar hapis veya 10 liradan
18:53200 liraya kadar para cezası getirildi.
18:5830'larda yapılmaya çalışılan şey çok daha muhafazakar yani sadece ibadetin ve namaza çağrının diliyle oynamak.
19:15Benim çocukluğumda ezan Türkçeydi bildiğiniz gibi.
19:20Önce Türkçe olabilir denildi.
19:23Sonra Türkçeden başka bir dille yani Arapçayla ezan söylemeye karşı bir cezai hüküm getirildi.
19:30Yaşımız ilerleyince tabii 1950'ye kadar bu ezan devam ettiği için, bu yeni dedikleri ezan devam ettiği için
19:38bizde mesleğimiz o sayılıyor, mesela camiye hangi camiye gitsek buyur bir ezan oku diye bize teklif ederlerdi.
19:49Tabii çıkıyorduk, Tanrı oğludur, Tanrı oğludur diyorduk.
19:53Peki ama Allah-u Ekber'in yerini tutuyor mu bu cümle?
19:57Tutmuyor.
19:59Tutmuyor, asla tutmaz.
20:01Yasa çıkarılmış, güvenlik güçleri sürekli takibata başlamış olsa da millet bu uygulamayı benimsememişti.
20:09Öyle ki orijinal ezanı hapis pahasına, dayak, işkence ve delilik yaftası pahasına okumaya devam edenler olacaktı.
20:19Örneğin meclis dinleyici locasında, bir milli maçta dolma bahçesinde, Ankara valisinin huzurunda ve ülkenin değişik şehirlerinde bazı kişiler
20:32Arapça ezan okuyor ve verilecek cezaya da razı oluyorlardı.
20:371950 sonrasında ise tablo yavaş yavaş değişecekti.
20:41Türkçe ezanın siyasi bedelinin ağırlığı ortaya çıkınca, bazı kesimler Atatürk'ü bu Türkçe ibadet devriminden uzak gösterme çabasına girişeceklerdi.
20:521946 seçimlerinde halkın Demokrat Parti'ye yönelmesi bu konuyu tekrar gündeme getirdi.
20:58İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan yeni dünya düzeni içerisinde kendisine emin bir yer bulmak isteyen Türkiye, ister istemez bazı
21:06adımlar atmak zorunda kaldı.
21:071946'da çok fahitli hayata geçilmesi bunlardan biriydi.
21:12Dış siyasi koşulların etkisiyle, iç politikadaki dengelerin değişmesiyle CHP kan kaybetmeye başlamıştı.
21:191949 yılına gelindiğinde, CHP içinden de bazı kimseler artık ezanın Arapça haline çevrilmesi gerektiğini, aksi halde yok olacaklarını seslendirmeye başladılar.
21:321949 yılının hararetli tartışmaları, 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle kesilir diye beklenirken, aksine daha da arttı.
21:43Yeni Başbakan Adnan Menderes ve meclisin yaptığı ilk icraatlerden biri, 18 yıldır Türkçe okunan ezanı orijinal haline çevirmek olmuştu.
21:51İşin ilginci, CHP de Demokrat Parti'nin bu değişikliğine üstü kapalı da olsa destek vermişti.
21:59Ezanın yeniden Arapça okunması da yine bir Ramazan ayına denk gelmişti.
22:04Ezan, 16 Haziran 1950'de ikindi namazından itibaren artık orijinal haliyle okunmaya başlanmıştı.
22:12Allah'u ekber, Allah'u ekber, Allah'u ekber.
22:42Fakat bu durum halkın dışında bazı çevreleri yine ayağa kaldırdı.
22:48Atatürk inkılaplarından vazgeçildiği veya taviz verildiği yeniden ortaya atıldı.
22:55Basında Nadir Nadi, Falih Rıfkı, Orhan Veli Kanık gibi bazı yazarların başını çektiği bu koro, iktidara akıl almaz ithamlarda bulunuyorlardı.
23:06Sütunlarında hemen her gün tekrar geri dönüldüğünü, gericilik yapıldığını yazıp çizeceklerdi.
23:12Başbakan Menderes ise yöneltilen eleştirilere sert karşılık verecekti.
23:17Menderes, jandarma zoruyla yürütülen, halka dayatılan inkılapların bir manası olmayacağını söyledi.
23:25Menderes,
23:26Eğer inkılap kanunları bugüne kadar benimsenmemişse, jandarma zoruyla yürütülecekse, milli vicdanın hilafına olan bu kanunları kaldırmak demokratik bir iradenin başta
23:36gelen vazifesidir.
23:38İnkılaptan bahsediyorlar.
23:40Hakiki inkılap şimdi oluyor.
23:42İnsanları süre olmaktan kurtaran bir iradeyi kurmaktayız ve demokrasiyi ve halk hakimiyetini tesis eden hakiki inkılabı şimdi yapmaktayız.
23:51Diyerek eleştirilere meydan okudu.
23:55Başbakan Menderes, bir anlamda ibadet ve ezanların Türkçeleştirme projesinin halk tarafından kabul görmediğini ifade etmiş, yıllardır gerçekleştirilmeye çalışılan projeyi rafa
24:06kaldırmıştı.
24:07Demokrat Parti gelince bu ezanı tekrar Arapçaya dönüştürdü.
24:13Hani neden dövüştürdü?
24:15Çünkü halk onu istiyordu.
24:16Neden halk onu istiyordu?
24:17O bir şey konusu olmuştu, bir çekişme konusu olmuştu.
24:21O çekişme konusunda Demokrat Parti halkın eğilimlerine uygun davrandı.
24:26Hatta rivayet olunur ki, Cerel Bayer işte acaba Atatürk'ün ruhunu muhazzeb eder miyiz gibisinden bir itirazda da bulunmuş.
24:35Fakat ikna edilmiş.
24:38Böyle bir şeyin Atatürk'ün beklentilerine de uygun oluşana dair ve ezan Arapçalaştı.
24:44Hani şimdi bana sorsanız ezan Türkçe mi olsun iyi, Arapça mı olsun iyi, doğrusunu isterseniz ben kendi adıma,
24:51hani Arapça ezanındaki ahingi Türkçe ezan da bulamadı.
24:56Menderes hükümetinin en ses getiren icraatlarından olan ve bazı odakların hiç unutmadığı, affetmediği bu olay,
25:03millet tarafından büyük sevinçle karşılandı.
25:08Yasağın kalkmasıyla birlikte yıllardır patlama noktasına gelen halk,
25:12meydanlara, cami yönlerine dökülerek secdelere kapandı.
25:16Kurbanlar kesti ve sevinç gözyaşları döktü.
25:21Çok sevindi millet.
25:23Yani Müslüman Türk tarihinde Adnan Menderes kadar sevilmiş bir başbakan ben görmedim şahsen.
25:31Bakın mübalağa değil bu.
25:34Bunun yegane sebebi Allah diyemezken siyasiler Allah dedi.
25:42Ezanı aslında çevirdi.
25:44Hocalarımız bize tembih ederlerdi.
25:47İçinizden ezanınızı okuyun.
25:50Evet çıkıp Tan doğrudur diye okudunuz.
25:53Olabilir.
25:54Mecbureti edildiği için ama
25:57kendi kendinize oradan ininceye kadar
25:59Allah'u Ekber, Allah'u Ekber diye o ezanı tekrarlayın.
26:03Esas ezanı okuyun.
26:05Yani bu şekilde böyle sıkı tutarlar
26:07ve bu tembihatta bulunurlardı.
26:10Bu sayededir ki
26:12Adnan Menderes zamanına kadar böyle idare eden hoca efendiler
26:16ondan da herhalde rica ettiler.
26:19O da böyle aslına çevirdi.
26:21Bu şekilde büyük bir iyilik etmiş oldu.
26:24Allah rahmet eylese.
26:26Ancak halk hakimiyetini tesis eden bu değişimle birlikte
26:30ülkede inkılap ve ihtilallerin bir daha sonu gelmeyecek.
26:33Her ihtilalden sonra da
26:35ibadetlerin Türkçeleştirilmesi projesi
26:38ilk ele alınan konulardan biri olacaktır.
26:4127 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen darbenin ardından
26:45Menderes ve 3 arkadaşı Eylül 1961 tarihinde idam edileceklerdi.
26:50Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel
26:52darbeyi gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi'ne
26:55ezanın Türkçe okunması teklifini verecek
26:57ancak halkın tepkisinden dolayı bu mümkün olmayacaktı.
27:0110 yıl iktidarda kalan Menderes'in
27:04en fazla hafızalarda kalan icraatı da
27:06ezanın Arapçaya çevrilmesi olacaktı.
27:09O kadar ki Anadolu halkı
27:11ezanın Arapçaya çevrilmesi olayının
27:13Menderes'in sonunu hazırladığına dahi inanacaktı.