Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 saat önce
Hazırlayan: Faruk Ekici

Denizli'nin Çürüksu Ovası'nda bulunan ve antik dönemin önemli ticaret ve tekstil merkezlerinden biri olan Laodikya Antik Kenti'nin geçmişi, bölgenin coğrafi ve hukuki tarihine ışık tutuyor.

Geçmişte sal taşımacılığı yapılan ve 1940'lı yıllarda tarım arazisi açmak amacıyla kurutulan devasa bir gölün kıyısında kurulan kent, Türklerin geçmişte göllere "deniz" demesi nedeniyle "Denizli" isminin kökenine de kaynaklık ediyor. Su ihtiyacını dışarıdan karşılayan Laodikya'da, su yollarını ve kaynaklarını korumak amacıyla 1900 yıl önce ağır para cezaları içeren detaylı bir 'Su Yasası' uygulandı.

Bölgede art arda yaşanan depremlerin ardından terk edilen ve 1300 yıl boyunca toprak altında kalarak günümüze ulaşan antik kentteki arkeolojik bulguları, su yasasının detaylarını ve mermer sokaklardaki günlük yaşam izlerini Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek anlattı.

Kategori

🏖
Seyahat
Döküm
00:00İntro
00:37Zaman bazı şehirleri yutar, bazılarını ise toprağın altında geleceği bir miras olarak saklar.
00:45Batı Anadolu'da bereketli çürük su ovasının tam kalbinde yatan Laodikia, işte o mirasların en görkemlerinden biri.
00:53M.Ö. 3. yüzyılda kurulan bu kent sıradan bir yerleşim değil, devasa stadyumu, anıtsal şeşmeleri ve on binlerce kişiyi ağırlayan
01:03çifte tiyatrosu ile antik dünyanın en zengin metropollerinden biriydi.
01:08Asırlar boyunca ticaretin, sanatın ve inancın tam kesişim noktasında oldu.
01:13Ancak mermere ve güce hükmeden bu devasa metropol üst üste gelen büyük depremlerle yıkılıp 1300 yıllık derin bir uykuya daldı.
01:21Üstelik toprağın altına gömülmeden önceki o ihtişamlı yüzyıllar boyunca bu şehir, bugün kuraklaşan ovanın ortasında bir zamanlar sal taşımacılığı yapılan,
01:31şehre can veren bir gölün kıyısındaydı.
01:39Laodikia Antik Kenti, bir yaşayan arkeoloji parkı biz burada kurmak istiyoruz.
01:44Dört tarafı dağlarla çevrili, Çürüksu ya da Likosovası diye adlandırdığımız alanın ortasında kurulmuş bir antik kent.
01:52Esasen kuruluşu M.Ö. 3. yüzyılın ortasında kurulmuş.
01:56İkinci Antikos Teos'un eşi Laodike adına kurulmuş.
02:00Ve M.Ö. 253 yılında da Putulomaioslarla Seleukoslar arasındaki bir anlaşma gereği Laodike'den boşanmış ve Berenike ile evlenmiş.
02:10Dolayısıyla da M.Ö. 253 yılından önce antik kentin kurulmuş olması gerekiyor.
02:16Tabi Laodike aynı zamanda halkın adaleti anlamına da gelen bir deyim.
02:21Tabi biz burada ilk çalışmalara başladık ve onun arkasından kentin batı tarafında, Asopos Tepesi dediğimiz alanda ilk erken verilere ulaştık.
02:31Ve daha sonra da batı neknopolünde verilere ulaştık.
02:34Dolayısıyla da antik kaynakların kentin kurulduğu alanda kutsal bir köy vardı.
02:39Roas ve Diospolis olarak adlandırılan köy diye adlandırıyorlardı.
02:44Sonuçta biz Roas'ı bulduk.
02:45Yani Roas etimolojik olarak bir Anadolu adı.
02:49Dolayısıyla da antik kentin dayandığı kök tipik bir Anadolu kenti olması itibariyle önemli.
02:54M.Ö. 3. bin itibariyle daha sonraki dönemde Diospolis olarak adlandı diyor.
02:59Zeus kenti anlamına gelen bir terim bu.
03:023. yüzyılın M.Ö. ortasında da isim Leodike'den dolayı Leodike'ye haline dönüştürülüyor.
03:09Ve 13. yüzyılın başlarında biz Türkler buraya aldığımızda Leodike adı Ladik şeklinde dönüşüm geçiriyor.
03:16Ve burada üretilen kumaşlar için daha Ladiki diye adlandırılıyor.
03:20Onu da özellikle vurgulamak istiyorum.
03:22Şimdi 2005 yılında bir yazıt bulundu Hierapolis Tiyatrosu'nda.
03:27Bu yazıt ovanın yani çürük su ovasının ortasında yer alan bir gölden söz ediyordun.
03:32Ve bu gölden balık tutma işinden söz ediyordun.
03:36Ve dolayısıyla da İmparator Hadrian'ın 125 yıllarında M.Ö. bir direktifi taşa yazılmıştı.
03:42Leodike'lılar ovanın ortasındaki gölden, Likos Gölü'nden, balık tutma işinden
03:47Hierapolis'ler ve Tripolis'lerden para almasın diye bir direktifti bu.
03:51Dolayısıyla biz ovanın ortasında gölün olduğunu fark ettik.
03:55Ve bunun araştırmasına giriştik.
03:58Ve uydu fotoğraflarından göl tespit edildi.
04:01Dolayısıyla da göl yeraltı su kaynaklarından kaynaklı.
04:05Bu Ladik ismi çünkü biz Türklerde göller deniz olarak isimlendirilir hep.
04:10Dolayısıyla da Denizli adına dönüşmüş.
04:12Yani Roas'tan, Diospolis'ten, Leodike'ya'dan ve Ladik'ten ve Denizli'ye ulaşan binlerce yıllık bir dönüşümün öyküsü aslında bu.
04:22Yani Denizli'de aslında deniz varmış.
04:24Tabii Denizli'de deniz var.
04:26Tabii.
04:26Ne zamana kadar var deniz?
04:281940'lı yıllara kadar var.
04:29Çünkü bu ova çok verimli bir ova olduğu için 1940'lı yıllarda ilk modern sulama sistemi, çiftçilik burada başlıyor.
04:37Modern sulama kanalları yapılıyor.
04:39Ve dolayısıyla da göl drenaj kanallarıyla kurutuluyor esasen.
04:43Yani göl varmış.
04:44Yani deniz varmış.
04:45Denizli adı oradan kaynaklanan bir durum.
04:48Bu büyük göl ve bereketli topraklar kente akıl almaz bir zenginlik getirdi.
04:53Laodike, antik dönemin sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda devasa bir tekstil ve ihracat başkentiydi.
05:07Şimdi tabii bu göl çok önemli.
05:10Çünkü göl sal taşımacılığı itibariyle Sarayköy'de, daha batıda Sarayköy'de, yani Çürüksovası'nın batı tarafında Büyük Menderes Nehri ile birleşiyor.
05:21Büyük Menderes Nehri ile de Millet'e kadar, Söke'ye kadar sal taşımacılığında kullanılıyor.
05:27Yani buranın ürettiği ürünleri ki başta tekstil olmak üzere hububat ürünlerinden tutun,
05:32mermere varıncaya kadar, hayvansal ürünlere varıncaya kadar antik dünyaya ihracat yapılıyor buradan.
05:39Tabii Laodike'ya bu konum çok önemli.
05:41Konumda bir tekstil kenti.
05:44Yani hakikaten burada üretilen kumaşlar için Strabon ve Pidinius ve Vitrivius, antik yazarlar bizlere bilgiler veriyorlar.
05:50Dolayısıyla da kentin ana zenginliği kumaş ve kumaş her kesime uygun üretilen kumaşlar.
05:56Dolayısıyla Denizli'nin bir sanayi kenti olmasının özünde binlerce yıllık bir geçmiş yatıyor.
06:02Tabii biz burada özellikle de kazı çalışmalarda hem geçmişle günümüz arasındaki bağlantıların kurulması ki bunlardan birisi de Denizli Horozudur.
06:10Çünkü Denizli Horoz'u kabartması da Denizli'de bizde horoz olmasa olmaz bir şeydir.
06:16Yani Büyükşehir Belediyesi'nin, Pamukkale Belediyesi'nin deniz valiliğinin sembolü horozur.
06:21Dolayısıyla da horozun burada binlerce yıl önce yetiştirildiğini veya bunun yanında özellikle de meyve ve sebzecilikle ilgili,
06:29meyvelerle ilgili nardan tutun, ondan sonra incire varıncaya kadar çok çeşitli kabartmaları bulmamız ve dolayısıyla da o bağlantıların kurulması bakımından
06:38önemli.
06:38Şimdi bizim burada özellikle de yaşayan bir arkeoloji parkı ve her kesimin kendisinin içinde bulabileceği, yaşayabileceği bir kazı ve restorasyon
06:47sistemine başladık.
06:49Dolayısıyla da burası bir debrem coğrafyası.
06:52Her dönemde yıkılmış tekrar ayağa kaldırılmış bir antik kent.
06:558 km karelik bir alana yayılan Bat Anadolu'nun en büyük metropol kenti Efes'ten sonra.
07:00Dolayısıyla da biz buradaki ana unsurumuz ana caddeler.
07:04Çünkü ızgara planlı bir kent, ana caddeler, ara sokaklar öncelikle bunları kazıp ve bunlarla bağlantılı yapılar,
07:11kamu yapıları, sivil yapılar veya dinsel yapılara ulaşmak ve gerçekten siz geldiğinizde antik kentte binlerce yıl öncesinin bir ana caddesinden
07:20veya bir ara sokağından yürüyerek yapılara ulaşabiliyorsunuz.
07:25Yani bu bizim şu andaki ana konseptlerimizin başında gelmektedir.
07:28Ve biz Leodikia kazısı olarak, kurumsal bir kazı olarak sistematik yürütüyoruz çalışmaları.
07:34Bir yapı kazıldıktan sonra ayağa kaldırıp gerekli koruma önlemleri alınmadıktan sonra başka bir yapı kazılmaz.
07:42Çünkü her zaman toprak en iyi koruyucudur.
07:44Bizim bu sene 23. yılımız buradaki bilimsel kazı ve restorasyon çalışmaları,
07:49Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Pamukkale Üniversitesi adına ben yürütüyorum buradaki çalışmaları.
07:54Dolayısıyla birçok yapı ayağa kaldırıldı.
07:58Suriye Caddesi, Stadyum Caddesi, bunun yanında Ara Sokaklar, Tapınak,
08:04ondan sonra Septim-i Sevarus Çeşmesi, Kiliseli Peristillev, Yeşillerin Jokey Kulübü,
08:11Batı Tiyatrosu veya Katedral, Büyük Konstantin zamanında tarihlendiren kiliseye varıncaya kadar
08:16ve son zamanda da özellikle de M.S. 113-114 yıllarına tarihlendirdiğimiz
08:24Trajan Anısal Çeşmesi heykeliyle beraber burada bulundu.
08:29Tüm bu zenginliğin ve koca bir havzaya yayılan yüz binlerce insanın tek bir yaşam kaynağı vardı.
08:35Su.
08:35Tıpkı bugün bizim yaklaşan su krizine ve iklim değişikliğine karşı çareler aradığımız gibi
08:41antik dünyada kendi sınavını veriyordu.
08:44Ancak kentin içinde su yoktu ve bu yoksunluk tarihin en tavizsiz çevre ve su koruma kanunlarından birinin
08:52mermere kazınmasına neden oldu.
08:55Dünyanın en uzun su yasası burada bulundu.
08:58Özellikle günümüzde su çok önemli.
09:00Suyun temiz tutulması, korunması, suyu kirletenlere verilecek cezalar,
09:05suyu dağıtacak olan kişilerin güvenilirliğine varıncaya kadar
09:08gerçekten bugüne kadar antik dünyada bulunmuş en uzun 30 satırlık bir su yasası bulundu.
09:14Çünkü buranın suları, burası oranın ortasında bir platform,
09:18güney taraftan Karcı Dağı eteklerinde yani Baba Dağı adlandırdığımız antik ismiyle de
09:23özellikle de Salmakos Dağları olarak adlandırdığımız dağın eteklerinden su
09:27buraya 18 kilometre bir mesafeden getiriliyor.
09:29Dolayısıyla da suyun önemi çok büyük böyle bir metropol kentte.
09:33Leodikyalılar tarafından hazırlanmış, Sabinyus diye buradaki bir yönetici bu su yasasını hazırlamışlar.
09:39Efes Prokonsülü Martialis İmparator Treyan adına su yasasını onaylamış.
09:44Dolayısıyla da 30 satırlık bu su yasasında su yollarının korunması,
09:48su yollarının temizliğinin sağlanması, su yollarının kirletilmesi, suyun kirletilmesi gibi hususlarda
09:54yaklaşık olarak her düşük cezada 5 bin denaryos yani 50 bin lira civarında, 60 bin lira civarında bir ceza söz
10:02konusu.
10:03Özellikle de suyu dağıtacak çünkü su yaşamsal bir şey günümüzde de.
10:07Suyu dağıtacak olan insanların güvenilirliğine varıncaya kadar çok detaylı bir yasa.
10:12Ve dolayısıyla da bu yasa bu şekilde noylanınca Leodikyalılar da İmparator Treyan'ın 2 metre 84 santim uzunluğundaki
10:20Daccalı esirle beraber muhteşem heykelini dikmişler Treyan çeşmesine.
10:25Öyle bir onurlandırma olmuş çünkü İmparator Treyan 12 bin 500 denaryos su yollarının tamiri için bir ödenek sağlamış Leodikyalılara.
10:35Onlar da bu jestem kaynaklı imparatorun heykelini yerleştirmişler.
10:39Günümüzde gerçekten dünya su platformuna götürülebilecek nitelikte bir yasa.
10:44Biz hemen bu çıktıktan sonra zaten TÜBİTAK Bilim Teknik Dergisi'nde yayınladık.
10:49Herkesin ulaşabileceği bir şekilde suyla ilgili bu en eski ve uzun yasa çok rahat bir şekilde herkes okuyor.
10:56Hatta yarışma programlarına dahil olmak üzere bu su yasası soruluyor.
11:00Yani o da bizi gerçekten mutlu ediyor.
11:02Bu katı su yasaları kenti bir süre güvende tuttu.
11:04Devasa metropol zamanla pagan inançlarını terk ederek Hristiyanlığın Asya'daki en önemli yedi merkezinden biri haline geldi.
11:12Ancak sahip oldukları o büyük zenginlikte, inşa ettikleri o devasa dini yapılar da yaklaşan büyük felaketleri durdurmaya yetmeyecekti.
11:27Bu kentin altın çağını yaşadığı dönem milattan sonra birinci ve üçüncü yüzyıl.
11:33İkinci altın çağını yaşadığı dönem ise milattan sonra dördüncü ve beşinci yüzyılın sonu altıncı yüzyıl gibi düşünebiliriz.
11:40Çünkü dördüncü yüzyılda büyük Konstantin tarafından Milano fermanıyla dinin yani Hristiyanlığın serbest bırakılmasına bağlı olarak özellikle de burası önemli bir
11:52dinsel merkez.
11:53Yedinci kilise oluyor özellikle de Hristiyan inancında.
11:56Buraya gönderilen mektuplar ki onlar vahiy olarak geçiyor ve bu mektuplarda hem önce bir sitem ve onun arkasından beyaz esraplardan
12:04söz etmesi ki kumaş demek,
12:06rafinedilmiş altınlardan söz etmesi altın demek, zenginlik demek veya göz merheminden söz edilmesi ki burada bir tıp fakültesi var.
12:15Antik kaynaklar da ondan söz ediyor ve bu tıp fakültesinin muhteşem göz doktorları ve göz merhemleri söz konusu.
12:21Ve dolayısıyla da özellikle de tam dördüncü yüzyılın ortasından itibaren kent Frikya, Pakatanyası'nın başkenti olarak,
12:31İmparator Diakuletya'nın bölge taksimatında başkent oluyor burası, yargı merkezi oluyor.
12:37Dolayısıyla zaten daha önceki dönemde de Milattan önce 116 yılı itibariye de Konventus merkezi,
12:43yani Kübüra'dan dahil olmak üzere Hierapolis'in de dahil olduğu bir yönetim sistemi Asya Prokonsüllü Efes'te kurulunca böyle bir sistem
12:50var.
12:50Bazen şöyle söylüyorum, Levodiki Antik kenti 1300 yıl sonra tekrar bizimle hayat bulmaya başladı diyorum.
12:56Yani bizimle, sizinle, herkesle hayat bulmaya başladı.
12:59Çünkü burada debrem kuşağında olan bir kent.
13:03Yani biz çok büyük debremleri biliyoruz.
13:05Mesela Agustus döneminde 27 yılında bir debrem var.
13:09Sonra Milattan sonra 60 yılında Nero zamanında çok büyük bir debrem var, Batanadolu'yu yıkan debremler.
13:15Milattan sonra 368 yılında tüm Batanadolu'yu yıkan bir debrem var.
13:19Efes'te de yazıtları var.
13:21Dolayısıyla Valens, Batanadolu kentlerine yardım yapıyor.
13:24Özellikle Roma'nın da artık ekonomisi bozulduğu zaman, kurumsallık gittikçe kaybolduğu bir zaman.
13:29Ve bunun arkasından buranı ana yıkan debremlerden bir tanesi Milattan sonra 494 yılı debremi.
13:36494 yılı debreminden kadar büyük ihtimalle bizim bir insula 2000 metrekarede yapılıyor.
13:452000 metrekareye ev yapılıyor ızgara planda.
13:49Biz orada 30 kişinin yaşadığını düşündük ve kamu ve minsel yapıları çıkardık ve bir hesap ettik.
13:55Bu ana merkezde ne kadar insan yaşıyor diye 80 bin bulduk.
13:58Yani bu bir metropol kenti.
14:00Zaten Leodikiyan metropolisi diye geçiyor zaten antik kaynaklarda da metropol bir kent olması itibariyle.
14:06Ki su yasasındaki yazıtta da Leodikiyanların muhteşem kenti diye 3 yerde geçiyor esasen.
14:12Ve özellikle de Agustus itibariyle veya daha erkenine gidecek olursak Mitidates savaşlarında,
14:18Milattan önce 88 yıllarında Leodikiyanların, Romalıların beğenisini kazanmaları
14:23veya Labianus isyanında M.Ö. 40 yıllarında tamamıyla Roma'yla eğer Anadolu'da iki kent Roma'yla sıkı bağlantısı var diye
14:33söz edecek olursak
14:34birisi Efes'tir, birisi Leodikiyadır.
14:36Yani burası direkt merkez Roma'yla bağlı.
14:39Buradaki ailelerin ki mesela Poleman ailesinin,
14:43Sümürna'da, İzmir'de ve Roma'da sarayı olmak üzere,
14:45burada sarayı olmak üzere çok entelektüel insanlar burada yetişmişler.
14:49Dolayısıyla da 494 yılı devreminde kent büyük ölçekte terk edilmiş.
14:55Ve M.Ö. 602-610 İmparator Fokas dönemi devreminde su yolları bozulmuş.
15:01Sasani akınlarının arkasından Arap akınları başlamış.
15:04Ve dolayısıyla da ovanın ortasındaki bu yerleşim çekilmez hale gelmiş yaşam için,
15:09güvence vermez hale gelmiş.
15:11Dolayısıyla da Leodikiyalılar güneyde Salmakos Dağı'nın eteklerine,
15:15bugünkü modern denizlinin olduğu yere taşınmışlar.
15:17Kale içindeki kaleyi yapmışlar.
15:19Hisar'daki kaleyi yapmışlar.
15:20Ve son zamanlarda da bizim Hallaşlar'da taşınan Leodikiyalılar'ın yerleşim yerlerini tespit etti.
15:26Oralarda tescil çalışmaları yapıldı.
15:28Koruma çalışmaları yapıldı.
15:30Ve dolayısıyla bu ovadaki tüm hakimiyet Leodikiyal antik kentine ait.
15:36Çünkü iki tane tiyatrosu olan, dört tane hamam yapısı olan,
15:39Anadolu'nun en büyük stadyum olan bir başka kent göremezsiniz.
15:42Bu tüm ovaya hakim olduğu için yaklaşık 200 bin kişiye hitap eden bir şey.
15:48Yani tiyatro yapılarının büyüklüğü, stadyum yapılarının büyüklüğü,
15:52kentin sadece kentin kendi nüfusu değil de,
15:55kentin interlandında yani yönetim alanında ne kadar kişi yaşadığıyla ilgili,
15:59biz de ovada o dönemde,
16:01M.S. 2. yüzyılda 200 bin civarında insanın yaşadığını,
16:05ve 200 bin kişi için Anadolu'nun en büyük stadyumunun 30 bin kişilik olduğunu
16:09ve Batı Tiyatrosu biz ayağa kaldırdık şu anda,
16:12Hellenistik Tiyatro,
16:13antik dönemde 8 bin kişi,
16:15günümüzde 15 bin kişi oturabiliyor.
16:17Ve dolayısıyla da Kuzey Tiyatrosu'nun,
16:20ki o büyük bir tiyatro,
16:21124 metre çapında,
16:23Batı Tiyatrosu 100 metre çapında,
16:25o tiyatronun da antik dönemde 12 bin kişi,
16:27günümüzde de 20'ye yakın 20 bin kişinin oturabileceğini,
16:30dolayısıyla da stadyumda 30 bin,
16:31bunları topladığınızda,
16:33bu interlanttaki yaşamı ve insan sayısını tahmini bulabiliyorsunuz.
16:37Dolayısıyla da 7. yüzyıldan sonra Kent terk edildi.
16:4113. yüzyılın başında göçer yörüklerin geldiği,
16:44gravürlerde hep görüyoruz,
16:45burası iki kısa süreli ikamet ettikleri yerler olması itibariyle,
16:49biz 13. yüzyılın itibariyle kazanlar,
16:51süt kazanları, yoğurt kazanları, kepçeler,
16:54bizlerin kullandığı onları ve
16:55yörük çadır alanları ve düzenlemeleri zaten bulduk bu şeyde.
16:59Ve Kent 1300 yıl boyunca terk ediliyor.
17:02Yani 7. yüzyıldan sonra 1300 yıl boyunca terk ediliyor.
17:05Ve ondan sonra da 2002 ve 2003 yılı itibariyle biz geliyoruz.
17:08Dolayısıyla da bizimle hayat buldu Antik Kent.
17:12Ve bugün itibariyle de,
17:132026 yılı itibariyle de
17:15tüm Türkiye'nin tanıdığı ve dünyanın tanıdığı
17:18ve çok yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği
17:20önemli bir ören yeri haline geldi.
17:23Bir kıyas yapabilmek için,
17:24Efes Antik Kenti en kalabalık döneminde kaç kişiydi?
17:28Şimdi tabii biz arkeologlar Antik Kentleri çok farklı şekillerde yorumluyoruz.
17:33Ama genel olarak ben size Roma İmparatorluk döneminde
17:37Kent nüfusları ile ilgili kısa bir veri verecek olursam,
17:41Roma'nın nüfusunun 1 milyon civarında olduğu düşünülüyor.
17:45Efes'in nüfusu içinde Avusturyalı arkeologlar
17:49yaklaşık olarak 150 bin ile 250 bin civarında bir nüfustan söz ediyorlar.
17:54Ama yayılım alanına baktığımızda 250 bin çok zor bir şey.
17:58Yani 150 civarında bir nüfusu olması gerekiyor.
18:01Bunun dışında burası 80 binlik bir antik kent,
18:05metropol, büyük bir kent olması itibariyle.
18:08Ve diğer taraftan genel olarak antik kentler
18:1120 bin ile 40 bin arasında nüfuslara sahip.
18:14Polisti adlandırdığımız antik kentler.
18:16Dolayısıyla burada Hierapolis 30 civarında
18:18veya Afrodisias 20 bin civarında
18:20veya 25 bin civarında
18:21veya Tirelles Antik Kenti'nin
18:24işte 40 bin civarında nüfusa sahip oldukları düşünülüyor.
18:27Bu kent yerleşim nüfusu demek istediğim.
18:31Ama bunun köyleri, kasabaları
18:33yani kendi yönetim alanına baktığımızda
18:35o zaman buranın nüfusu 200 bin olmuş oluyor.
18:38Dolayısıyla da burası üreten bir kent.
18:41Tamamıyla zenginliğini antik dönemde üretime borçlu.
18:45Dolayısıyla da ticaret Büyük Menderes Nehri
18:49sal taşımacılığında 1960'lı yıllara kadar kullanılıyor.
18:52Çünkü bizim elimizde siyah beyaz fotoğraflar var.
18:55Özellikle de Tripolis'te kazı başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman'ın
18:59bir granaryum yani büyük depo demek Türkçesi
19:03tespit etti ve orada bloklar
19:06onyxli, bantlı, Tripolis taşı
19:10hiç başka dünyanın başka yerinde yok.
19:12Dolayısıyla da onların numaralandırıldığı
19:15ve Menderes'te sal taşımacılığıyla
19:17taşınmak üzere oldukları tespit edildi.
19:19Bu ticaretin iç merkezlerdeki tüm zenginliklerin
19:23hatta Afyon'dan İstehisar'daki mermerlerin de
19:27buraya aktarılması ve buradan sal taşımacılığıyla
19:31antik dünya ihrac edilmesi çok önemli.
19:32Yerapolis'teki bir yazıt Flavio Zeuxis'in yazıtı
19:36M.S. 1. yüzyıl ben diyor gemilerime yükledim diyor
19:41buradaki tekstil ürünlerimi.
19:44Malea burnunu ki Mora Yarımadası İtalya'da
19:47Malea burnunu diyor 72 kez geçtim diyor.
19:50Yani ürünleri antik dünyaya ihrac etmiş.
19:53Ve dolayısıyla da 36 kez bir yolculuktan söz edebiliriz.
19:57Gidiş geliş diye hesap ettiğimizde.
19:59Dolayısıyla da burada üretilen Leodikia kumaşını
20:02ki Fransa'da Lyon kentinde bir mezar taşı
20:05M.S. 3. yüzyıl ayıp.
20:08Burada diyor Leodikia kumaşlarını satan
20:11Tüccar Julius Veracundus yatıyor diyor.
20:14Yani markanın değerini, üretimin değerini
20:17ve üretimden kaynaklanan zenginliği
20:19özellikle de Leodikia her dönemde yansıtmıştır.
20:22Onun için de önemli bir kenttir.
20:25Likosuvası'nın ortasında yer alan Leodikia antik kenti.
20:28Üst üste gelen büyük depremler, kırılan su yolları
20:31ve ardı arkası kesilmeyen akınlar bu ihtişamlı metropolün sonunu hazırladı.
20:36Yüz binlerce kişiye hükmeden kralların gıptayla baktığı Leodikia
20:41devasa tiyatrolarını, hamamlarını ve mermer caddelerini geride bırakarak
20:46ölüm sessizliğine gömüldü.
20:48Tam 1300 yıl sürecek bir sessizlik.
20:51Ancak bu son kentin yok oluşu değil, aslında toprağın şefkatli kollarına emanet edilişiydi.
21:02Gerçekte en iyi koruyucu toprak.
21:05Çünkü eğer kazdığınız bir alanın belgelemesini yapmayacaksanız,
21:10bunu restore etmeyecekseniz
21:12ve her yıl restore ettiğiniz yapıyı da kontrol etmeyecekseniz kazmamak daha iyi.
21:17Çünkü doğa tahribatı çok çok önemli.
21:20Yani yağmur, soğuk, sıcak, güneş eser üzerinde çok büyük etki yapıyor.
21:26Bizim özellikle de restorasyon çalışmalarımızda,
21:30örneğin yıkılmış bir duvarın restorasyonunun yapılmasında,
21:33laboratuvarımızda biz analizler yapabiliyoruz,
21:36antik dönem harcının analizini yapıyoruz
21:38ve bu antik dönem harcına uygun bir şekilde bir reçete hazırlıyoruz.
21:42Bu reçeteye göre ustalara veriyoruz ve bu reçeteye göre bir harç hazırlanıyor
21:47ve dolayısıyla da antik dönemde olduğu gibi restorasyon yapıyoruz.
21:51Dolayısıyla bizim yaptığımız restorasyon 100 yıllık, 200 yıllık, 300 yıllık değil.
21:55Ben 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılı için biz burada Leodikiye kazısı olarak ithaf ettik,
22:02Tırayan Anıtsal Çeşmesi'ni.
22:03Orada şöyle bir cümle sarf ettim.
22:06Biz bu çeşmeyi en az 1000 yıllık ayağa kaldırdık diye.
22:09Çünkü kullandığımız malzemeler doğal malzemeler.
22:12Yani kurşun veya 18-10 kron nikel ve bunun yanında da hidrolik kireç.
22:17Yani bizim Anadolu tabiriyle daha önceden bir ev yapılacağında bir çukur açılırdın.
22:23Ben köy çocuğu olduğum için oradan biliyorum.
22:26Oraya kireç söndürülürdüm ve kireç söndürüldükten sonra unutulurdun.
22:2910 yıl sonra çünkü aile reisi baba bunu hesap ediyor çocuğun yaşını.
22:3310 yıl sonra ev yapılacak.
22:35O çukur açılırdın.
22:36Oradan çimento yoktun.
22:38Çimento yerine o kullanılırdın.
22:40Dolayısıyla da doğal bir harç olduğu için tabii bu özellikle de kireçle yapılan harçlar
22:47yüzyıllar geçtikçe daha da sertleşen bir yapıya sahip.
22:51Yani çimento gibi değil.
22:52Çimento'nun 100 yıl sonra ne olacağını bilen yok.
22:54Ondan dolayı da biz antik kentte kesinlikle doğal olmayan hiçbir şey kullanmıyoruz.
23:00Ve yaptığımız restorasyon çalışmaları tamamen uluslararası kriterlere uygun bir şekilde yapılıyor.
23:06Dolayısıyla da biz tabii bu en iyi koruyucu topraktır meselesi ve bu Kültür Turizm Bakanlığımızın da dikkatini çekti.
23:132019 yılında ilk etapta 20 kazıya daha sonra da 40 kazı olmak üzere 12 ay kazı ve restorasyon yapılması yönünde
23:21bir sertifikasyon verildi.
23:22Dolayısıyla da artık kurumsal arkeoloji yani bir ay 2 ay kazı yapacaksın okul tatili olduktan sonra 10 ay sonra geldiğinde
23:31kazdığın yeri de doğa tahrip etmiş olacak felsefesi yok artık.
23:35Yani biz her döneme saygı duyuyoruz.
23:38Bir alanı kazdığımızda Helenistik dönem, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi çünkü bir yaşama bu.
23:46Bin yıllar içindeki bir yaşamayı bize gösteriyor.
23:48O kesitleri gösteriyor.
23:50Hiçbirimizin o kesitleri tahrip etmemeye yok etme hakkı yok.
23:54Yani onu biz tamamıyla her döneme saygı duyarak, her dönemdeki yapılan eklemeleri koruyarak bir kazı ve restorasyon sistemi yürütüyoruz.
24:04Ki bu günümüzdeki tüm dünyanın da kabul ettiği bir sistem olması bakımından önemli diye düşünüyorum ben.
24:09Binlerce yıl önce bu sütunların arasında gezen tüccarların, gladiyatörlerin veya sıradan vatandaşların sesleri bugün rüzgara karışmış olabilir.
24:18Ancak dikkatli bakarsanız onların bıraktığı o çok tanıdık izleri görebilirsiniz.
24:29Kaldırımlarda sütunlar arasında ya da bir geride dükkan önlerinde Diodocum Scripta dediğimiz latince bir oyun bu.
24:36Özellikle de 18-18 iki bölümden oluşuyor.
24:40Zarla oynanan bir oyun.
24:41Ve bu günümüzde Mangala ya da Mangala diye.
24:45Milli Eğitim Bakanlığı da zeka geliştiren bir oyun olduğu için bunu çok yaygın.
24:49Yani bu oyun aslında bir Anadolu oyunu ve biz burada da çok tespit ettik bu oyunları.
24:54Hani ben bazen şöyle söylüyorum.
24:56Zaman binlerce yıl öncesi ama yaşayan insan.
25:00Dolayısıyla da o oyun oyunları var, ondan sonra kederleri var, sevişleri var, hayalleri var, beklentileri var.
25:07Mesela bazen işte caddede rehberlik yaparken söylerim.
25:11Mesela sütunların aşağı bölümünün ortasında bir delik vardır.
25:14Oraya bir halka takılıyor.
25:15O zaman araba, at tabii ki, atlar araba.
25:19Oraya bağlıyorsunuz, dükkandan alışveriş yapıyorsunuz.
25:21Ama o zaman da yine 15 dakika, 20 dakika veya yarım saat size müsaade veriliyor.
25:26Ceza kesiliyor.
25:27Şimdi de öyle.
25:28Park yasağı olan yerlerde aynı cezayı yapıyorsunuz.
25:30Üstteki deliklerde antik dönemde caddelerin, sokakların aydınlatılması zorunluluğu var.
25:36Dolayısıyla da o dükkan sahipleri bu aydınlatmayı sağlıyorlar.
25:40Binlerce yıl öncesiyle günümüz arasındaki o bağlantıların kurulması bakımından da çok önemli antik kent kazıları.
25:48Tabii biz burada özellikle de hem debremizlerini koruyoruz, hem de yapıların bilimsel bir şekilde ayağa kaldırılması,
25:56restoran edilmesi, yayınlanması sistem üzerinde gerçekten duruyoruz.
26:01Ve bugün gerçekten Lodiki antik kenti bugün itibariyle ülkemizdeki en çok gezilen ören yerler içinde yer almakta.
26:09Yani ilk onların içinde yer alıyor esasen bir ören yeri olması bakımından.
26:14Çünkü burada hem kültür turizmi hem de inanç turizmi ön planda tutuluyor.
26:19Ve dolayısıyla da bu hem ülke ekonomisine hem de diğer taraftan tanınırlık yönünden bizim için çok önemli, katkı bakımından çok
26:28önemli.
26:28Bir de binlerce yıl öncesine dayanan, ki M.Ö. 5500'ü biz burada bulduk,
26:33yani 7500 yıl öncesine dayanan bir Anadolu kentinin geçirdiği aşamaları da burada gösterebiliyoruz.
26:40Sokaklarda yankılanan bu binlerce yıllık yaşam izleri toprağın altından tesadüfen gün yüzüne çıkmıyor.
26:46Toprağın bir anne gibi sakladığı bu mirası ayağa kaldırmak ve o antik ruhu yeniden canlandırmak,
26:53ince elenip sık dokunan, devasa bir bilimsel çabayı gerektiriyor.
26:57Görünen ihtişanın arka planında Laodikia'yı geleceğe taşıyan gerçek bir bilim üssü yatıyor.
27:06Şimdi biz burada restorasyon yapıyoruz, çalışma yapıyoruz ama bu bunun görülen tarafı.
27:10Ama asıl burada nasıl restorasyon yapılacağını, neler kullanılacağının verisi arkadan kazı evinden geliyor.
27:16Yani kazı evindeki, laboratuvardaki analizlerden size geliyor.
27:19Tabii kazı evi hem öğrencilerin kalması, hem akademik çalışmalar için, sonra yeme içme için.
27:25Ayrıca buradaki kütüphane, bizim kütüphanemiz de var kazı evimizde.
27:29Ben 2015 yılında İl Özel Daresi ve daha sonra bakanlığımızın da katkılarıyla bu kazı evini yaptık biz.
27:37Şu anda herhalde Türkiye'de ilk ve tektir kazı evi.
27:39Ve burada isteyen herkes gelip öğrenciler veya akademisyenler çalışabiliyor.
27:44Ondan sonra burada yayın çalışmaları sürdürülebiliyor, öğrenciler çok rahat kalabiliyorlar.
27:50Bu sistemin yani kurumsal arkeolojinin devam etmesi yönünden de altyapının özellikle yapılması gerekiyor.
27:57Ki 12 ay boyunca biz burada çalışıyoruz.
28:00O yönüyle de her antik kentte sistematik yani tamamıyla laboratuvarları, kütüphaneleri, depoları, çalışma mekanları,
28:09mimari, çizim odaları gibi birimlerin olduğu kazı evinin olmasa, olmasa olmazlar diye düşünüyorum.
28:15Zaten Kültür ve Turizm Bakanlığınızda bir yere kazı talep ettiğinizde öncelikle bunları ortaya koyuyorlar.
28:21Yani siz diyorlar altyapı için kazı eviniz, kazı deponuz ki kazı ev ve kazı deposu olmadan çıkardığınız eserleri nerede tasdifleyeceksiniz,
28:28siz nereye koyacaksınız, bilgisayar sistemleri olması lazım ki özellikle de günümüzde dijital çizimler ön planda.
28:35Ondan sonra arttırılmış gerçeklik çok ön planda ve dolayısıyla da bunları yapabilmeniz için mekanınız olması gerekiyor,
28:41bir çalışma biriminiz olması gerekiyor.
28:43Biz de bunu düşünerek zaten böyle bir kazı ev yaptık.
28:46Şu anda zannedersem kazı ev bizim epey bir ülkemizde güzel kazı evler içinde yer alıyor diye düşünüyorum.
28:53Ayrıca burası bizim Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü için bir uygulama merkezi.
28:59Çok yakın olması itibariyle derslerin burada birebir öğrencilerimize de gösterilmesi gerçekten çok önemli.
29:06Ve dolayısıyla da 2015 yılında biz Türkiye'de arkeoloji çalışmalarını daha sistematik hale getirmek için de
29:12Türkiye'nin ilk ve tek Arkeoloji Enstitüsü'nü kurduk.
29:15Şu anda Arkeoloji Enstitüsü 2015 yılından itibaren faal durup da.
29:19Ben aynı zamanda da Arkeoloji Enstitüsü'nün müdürlüğünü yürütüyorum.
29:22Gerçekten burada yetişen ve lisans üstü derecede uzmanlaşmış arkadaşlarımız şu anda birçok ülkemizde Batı Anadolu'da,
29:29Güney Anadolu'da kazıları yönetiyorlar.
29:32Yani o yönüyle de önemli diye düşünüyorum.
29:34Ve okulların, çocuklarımızın buraya gelip antik kenti görmeleri, yaşamaları, tanımaları
29:39ve bunların nasıl korunması gerektiğini algılamaları ve geleceğe yatırım yapmamız bakımından da ben ona çok çok önem veriyorum.
29:46Öncelikle çocuklarımıza büyük yatırım yapıyoruz ve onlara rehberlik yapıyoruz burada.
29:51Hiç durmadan restorasyon çalışmaları da bugün itibariyle devam ediyor.
29:55Denizlinin ortasında bir denizden, dünyaya hükmeden bir tekstil imparatorluğuna uzanan görkemli bir hikaye.
30:01Laodikya sahip olduğu o büyük zenginliği ve damla damla koruduğu suyunu 1900 yıllık katı yasalarla savunmaya çalışsa da
30:10günün sonunda doğanın amansız gücüne teslim oldu.
30:13Bugün modern insan doğayı ve elindeki yaşam kaynaklarını sanki hiç bitmeyecekmiş gibi bilinçsizce tüketirken
30:20toprağın altından uyanan bu metropol bize sessiz ama güçlü bir uyarı yapıyor.
30:26Tam 1300 yıl boyunca toprağın şefkatli karanlığında saklanan bu şehir,
30:30bugün mermer sokaklarındaki mangala izleriyle, zar atılan kaldırımlarıyla yeniden nefes alıyor.
30:36O devasa sütunların arasında dolaşırken anlıyoruz ki kibre kapılıp doğayı alt edebileceğimizi sandığımızda
30:43yıkılan sadece taştan binalarımız oluyor.
30:47Vaki kalan ise insanın ovasıyla, kederiyle, oyunlarıyla kurduğu o evrensel ruh.
30:53Laodikya bize doğaya hükmetmek yerine ona ve birbirimize saygı duyduğumuz sürece
30:59hikayemizin asla silinmeyeceğini fısıldıyor.
Yorumlar

Önerilen