1
- 3 ay önce
Seslendiren: Buse Söğütlü | Söyleşi: Faruk Ekici
Denizli'nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri'nin kıyısında yer alan ve geçmişi milattan önce 5500'lere uzanan Tripolis Antik Kenti, bölgenin mimari zenginliğine ve binlerce yıllık kesintisiz tarihine ışık tutuyor.
Antik dönemin 'al-götür' (take-away) kültürünü yansıtan dükkânları, varsıl kesimin lüksünü gösteren ev içi canlı balık havuzları ve devasa mermerleri kesmek için kurulan 1500 yıllık su gücüyle çalışan taş atölyesiyle öne çıkan kent, benzersiz bir teknoloji ve günlük yaşam tablosu sunuyor. Tripolis, devasa Roma yapılarının yanı sıra, tiyatro tepesinde kazılan ve mermilerin, konserve kutularının bulunduğu siperlerle 1922 yılındaki Milli Mücadele dönemine de doğrudan tanıklık ediyor.
Yüzyıllar boyunca nehrin taşıdığı alüvyonlarla metrelerce toprağın altında kalarak adeta zamanın dondurulduğu antik kentteki eşsiz arkeolojik bulguları, 1800 yıl sonra 20 metre derinlikte ilk kez açılan dokunulmamış lahdin sırrını ve mermer sokaklardaki yaşam izlerini Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman anlattı.
Denizli'nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri'nin kıyısında yer alan ve geçmişi milattan önce 5500'lere uzanan Tripolis Antik Kenti, bölgenin mimari zenginliğine ve binlerce yıllık kesintisiz tarihine ışık tutuyor.
Antik dönemin 'al-götür' (take-away) kültürünü yansıtan dükkânları, varsıl kesimin lüksünü gösteren ev içi canlı balık havuzları ve devasa mermerleri kesmek için kurulan 1500 yıllık su gücüyle çalışan taş atölyesiyle öne çıkan kent, benzersiz bir teknoloji ve günlük yaşam tablosu sunuyor. Tripolis, devasa Roma yapılarının yanı sıra, tiyatro tepesinde kazılan ve mermilerin, konserve kutularının bulunduğu siperlerle 1922 yılındaki Milli Mücadele dönemine de doğrudan tanıklık ediyor.
Yüzyıllar boyunca nehrin taşıdığı alüvyonlarla metrelerce toprağın altında kalarak adeta zamanın dondurulduğu antik kentteki eşsiz arkeolojik bulguları, 1800 yıl sonra 20 metre derinlikte ilk kez açılan dokunulmamış lahdin sırrını ve mermer sokaklardaki yaşam izlerini Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman anlattı.
Kategori
🏖
SeyahatDöküm
00:28İntro
00:36Anadolu üzerinde kurulan medeniyetleri sadece barındırmakla kalmaz.
00:40Bazen onları bir anne şefkatiyle toprağın derinliklerinde saklar.
00:44Denizli'nin Buldan ilçesi sınırlarında, Menderes nehrinin yamacında yer alan Tripolis de bu şanslı kentlerden biri.
00:51Yüzyıllar boyunca nehrin taşıdığı alüvyonlar bu ihtişamlı kentin üzerini metrelerce kalınlıkta bir yorgan gibi örttü.
00:57Klasik dönemde Apollonia, Roma döneminde Tripolis adını alan bu devasa yerleşim sadece tapınaklara ve agorolara değil,
01:05M.Ö. 5500'lerden başlayıp 1922'nin Kurtuluş Savaşı siperlerine kadar uzanan, zamanın tek bir çizgide akmadığı olağanüstü bir tiyatro
01:14sahnesine dönüştü.
01:202012 yılından itibaren Kültür Turizm Bakanlığı'nın izinleriyle Pamukkale Üniversitesi adına Tripolis Antik Kenti'nde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
01:29Bu geçtiğimiz 14 yıllık süreçte Tripolis'le ilgili birçok yeni bilgiye ulaştık.
01:35Çünkü daha öncesinde burada kısa dönemli kazı faaliyetleri ve yüzey araştırmaları haricinde çok kapsamlı bir çalışma yapılmamıştı.
01:422012 yılında burada başlattığımız yüzey araştırmaları, ardından Denizli Müzesi'yle beraber ortaklaşa yaptığımız çalışmalar
01:49ve ardından Bakanlar Kurulu kararıyla kazı yetkisini aldık ve büyük bir ekiple beraber 14 yıldır çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
01:58Bu geçen süre içerisinde bizim yaptığımız arkeolojik araştırmalar daha çok Tripolis'in bilinmeyenlerini ortaya çıkartmaktı.
02:06Dolayısıyla ilk bilinmeyenle karşılaşmamız da aslında 2012 yılında oldu diyebilirim.
02:11Çünkü Tripolis isminden de anlaşılacağı üzere bir Roma kenti gibi.
02:16Evveliyatında burada ne tip yerleşimler vardı bunun peşine düştüğümüzde aslında Tripolis ve civarında
02:22M.Ö. 5500'lere kadar dayanan bir tarih olduğunu ortaya çıkartmış olduk.
02:27Tripolis'in doğusunda ve güneyinde yaptığımız tespitlerle iki tane höyük tespit edilmiş oldu.
02:33Ve bunlar da dediğim gibi 5500'lerden başlayıp Tunç çağları boyunca da yerleşime sahne olan yerler.
02:40Tripolis'in klasik dönemlerine hakkında çok fazla bilgimiz yok şu aşamada ama
02:45Helenistik dönemde isminin Apollonia olduğunu biliyoruz bu kentin.
02:50Ardından Triumvirlik üyelerinden Marcus Antonius adını alarak kısa bir süre Antoniopolis ismini de almış.
02:57İmparator Augustus'la beraber de Tripolis adını artık hem yazıtlarda hem sikkelerde hem tarihi kaynaklarda takip edebiliyoruz.
03:04Aslında Tripolis bu tarihten itibaren kentleşmesinin hızlandığını bize bu yaptığımız arkeozik çalışmalarla ortaya koymuş olduk.
03:13Bu yaklaşık 281 hektarlık bir alana yayılıyor Tripolis'teki yerleşim.
03:18Bu geniş alanda 30 bin kişilik bir stadyum, 8500 kişilik bir tiyatro, 4 tane büyük hamam, cimnazyum, aynı zamanda çok
03:29sayıda konut alanı tespit edildi.
03:31Konutları ve bu büyük kamu binalarını birbirine bağlayan cadde sokak sistemini ortaya çıkarttık ki bu da önemli keşfelerimizden biriydi.
03:40Tüm Tripolis'in yerleşim alanında 126'ya 43 metre ölçülerinde insulalara bölünmüş bütün kent.
03:47Yani bir ızgara sistemi var.
03:49Bu ızgara sisteminin içerisinde de yapılar yerleştirilmiş.
03:53Bu saydığım kamu binaları arasında tabii 43 kişilik bir latrina, kare planlı ve oldukça da lüks yapılmış bir latrina bu,
04:03umumi tuvalet.
04:04ızgara planlı bu modern kentin en büyük gücü her zaman su ve nehir oldu.
04:09Ticaret yollarının kesişimindeki Tripolis kazandığı devasa serveti mimarisine yansıtmaktan çekinmedi.
04:15Mısır'dan, Yunanistan'dan getirilen tonlarca ağırlıktaki taşlar Menderes Nehri üzerinden süzülerek kentin kalbindeki anıtsal yapılara ulaştı.
04:2445 derece sıcağın altında Tripolis sokaklarında yürüyenler için tasarlanan şey sadece bir çeşme değil, gücün ve ferahlığın anıtıydı.
04:37Kentin en prestijli yapılarından birisi Nilfeyum ya da Türkçe karşılığıyla Anıtsal Çeşme bizim bu geçtiğimiz 14 yıllık süreçte belli başlı
04:48yapılarımızı ortaya çıkartmış oldu.
04:50Bu yapılarda kimin de kazı çalışmaları ve restorasyon çalışmaları tamamlandı ve kent şu anda ziyarete açık.
04:58Ama hala bizim önümüzde çok fazla araştırma yapmamız gereken, çalışma yapmamız gereken yerler de mevcut.
05:06Her yıl işte farklı planlarla Tripolis'in bir bilinmeyeni daha ortaya çıkartmak için çabamız, mücadelemiz devam ediyor.
05:13Peki hocam şu anda en aktif çalıştığınız alan hangisi?
05:16Bizim son 7 yıldır Tripolis içerisinde en aktif çalıştığımız alan Anıtsal Çeşme.
05:23Bu kentin en prestijli yapısı dedim. Bunun belli sebepleri var tabii.
05:27Çeşme 31 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde, 15 metre yüksekliğinde tiyatro cephesi gibi bir sahne binası gibi diyelim cephesi var.
05:36Ve bu 3 katlı cephenin belli bölümlerinde nişler ve nişlerin içerisinde de heykeller var.
05:43Bu bahsettiğim çeşmede ve heykellerin arasından ortadaki havuza şelale gibi akan bir suyu hayal edin.
05:51Tabii yazın sıcaklığın 45 dereceye ulaştığı bir coğrafyada bu şelaleden sıçlayan zerrecikler mutlaka oradan geçenleri serinletiyordu.
06:02Onlara rahatlatıcı bir etki veriyordu.
06:04Bu anlamda oldukça iyi planlanmış merkezi konumda bir anıtsal yapı.
06:10Çeşme sadece mimari yapısıyla ya da burada bulunan 25 civarındaki heykelle önemli değil.
06:16Aynı zamanda mimaride kullanılan çeşitli taşların Akdeniz'in en önemli taş ocaklarından buraya getirildiğini ve bu çeşmede kullanıldığını biliyoruz.
06:26Yani bunların arasında en uzak mesafede olanlardan bir tanesi Mısır'da bugünkü Mısır topraklarında Nil Nehri'nin kenarındaki asman ocaklarından granit
06:36taşlar getirilip bu çeşmenin birinci ve ikinci katında kullanılmış.
06:41Yine Yunanistan'ın Teselya bölgesinden yeşil renkli taşlar getirilip bu çeşmede kullanılmış.
06:47Anadolu'nun önemli taş ocaklarından bugün Afyon sınırlarındaki İsçehisar ilçesinde Dokümayon diye çok meşhur ve Roma döneminde Roma'ya kadar
06:57malzeme göndermiş bir ocak var.
06:59Oradan getirilen taşlarla ve Denizli'nin ya da Tripolis'in yerel taş ocaklarıyla rengarenk bir çeşme inşa edilmiş.
07:08Bu anlamda çok önemli.
07:10Tabi biz bu çeşmeyi kazdıktan ve restorasyon çalışmalarına başladıktan sonra önemini her geçen yıl daha fazla anladık.
07:17Ne kadar derin bilimsel çalışma yaparsanız o kadar çok yeni veriye bilgiye ulaşabiliyorsunuz.
07:23Ve bu çeşme çağlar boyunca çeşme olarak kullanılmış.
07:26İlk yapım evresi milattan sonra ikinci yüzyıl ama sonrasında üçüncü yüzyılda bir restorasyon faaliyeti var.
07:33Beşinci yüzyılda çeşme tekrar yıkılmış, tekrar yapılmış ve bu aşamada da Romalı ustalarla Bizanslı ustaların birbirine geçişini görebiliyoruz.
07:43Bu da çok önemli.
07:44Yani bunun keşfedilmesi de bu çeşmede görülebilecek önemli unsurlardan bir tanesi.
07:522027 itibariyle de artık bu çeşmede finale geliyoruz.
07:57Güzel bir restorasyon yaptığımızı düşünüyoruz.
08:00Yayın faaliyetleriyle de tabi bu yaptığımız işleri belgelenmiş olduk.
08:04Büyük Menderes'in taşıdığı sadece mermer bloklar değildi.
08:08Aynı zamanda dönemin en ileri teknolojisi ve yenilikçi fikirleriydü.
08:12Tripolis, endüstri devriminden binlerce yıl önce suyun gücünü kinetik enerjiye dönüştüren eşsiz bir atölyeye ev sahipliği yapıyordu.
08:20Ancak kentin asıl ruhu o çarkları döndüren insanların yiyip içtiği, duvarlarına notlar düştüğü tabernalarda,
08:26yani günümüz tabiriyle antik çağın fast food restoranlarında atıyordu.
08:37Kentin farklı noktalarında yaptığımız çalışmalarda az önce de ifade ettiğim gibi bizler de şaşırıyoruz aslında.
08:46Yani tabi ki bu verileri biz biliyoruz.
08:48Yani arkeoloji dünyasında farklı alanlarda, farklı coğrafyalarda yapılan çalışmalarla birçok yapının işlevini, fonksiyonunu biliyoruz.
08:56Ama bunlarla Tripolis'le karşılaşmak tabi bizi sevindirici olan.
09:002018-2020 arasında kentin en önemli caddesi, kuzey-yüney yönü ana caddenin Doğu Porti'nde yaptığımız çalışmalarda biz çok sayıda
09:11taş atıyla karşılaştık.
09:13İlk başta tabi binayı bulmadığımız için binlerce parçadan oluşan avuç içi kadar parçalar düşünün.
09:19Bunların bir anlamı olmalıydı.
09:21Sonrasında araştırmaları delinleştirdikçe aslında burasının bir taş atölyesi, taş kesim atölyesi olduğunu ortaya çıkartmış olduk.
09:30O ilk bulduğumuz parçalar da büyük bloklardan elde edilen döşeme taşlarının ardından kalan atık parçalar aslında.
09:38Bu farklı bir sistemle çalışıyor.
09:41Atölye yaklaşık 30 metrekarelik 4 farklı birimden oluşuyor.
09:45Bu atölyelerin hemen gerisinde oldukça büyük bir havuz var.
09:49Bu havuzdan gelen kanal sistemiyle gelen su mekanların ortasındaki ahşap çarktan oluşan sisteme aktarılıyor.
09:57Çarkın dönmesiyle beraber ondan elde edilen güçle alttaki mekanizme hareketli bir şekilde dişli testereler bu sefer taşları kesmeye başlıyor.
10:07Yani nereden baksanız işte bir iki ya da birkaç kilowattlık enerji elde ediyorsunuz ve büyük mimari bloklar küçük parçalara ayrılarak
10:17döşeme taşı ya da işte belli bir mekanın duvarlarını kaplamak için mermer plakalar haline, ince plakalar haline getirilmiş.
10:26Bu önemli hem arkeolojik anlamda önemli hem de şu ana kadar bilinen 3 örnekten bir tanesi oldu bu.
10:33Birisi Ürdün Ceraş'ta bir antik kentte bulunmuş atölye.
10:37Bir diğeri hepimizin bildiği Küçük Asya'nın başkenti Efes'te böyle bir atölye kalıntısı var.
10:45Tripolis'te bunun 3. örneği oldu.
10:47Bu anlamda da tabii çok önemli veriler elde ettik.
10:50Sipariş fişlerine kadar birçok bulgumuz var ya da o hareketli tezgahın harmonisini dengelemek için ağırlık taşları yine burada bulundu.
11:00Ahşap çiviler yine bu alanda bulundu.
11:04Yarı kesilmiş ham ya da bitmiş ürünler yine bu atölyenin içerisinde tespit edildi.
11:092013-2015 sezonunda kazılarına başladığımız antik dönemde taberna olarak bilinen dükkanlar var.
11:17Bunlar hemen ana caddenin bitişinde yer alıyor.
11:21Yani ana caddeden gelip geçen o kalabalık dükkanların önünden geçiyor.
11:25Dolayısıyla oldukça göz önünde dükkanlar.
11:28Tabii bunların işlevlerine yönelik çalışmalarda bu arkeolojik kazılar sayesinde ortaya çıkıyor.
11:34Dükkan ama ne dükkanı bunlar?
11:36Bizim yaptığımız 4 dükkandaki kazılardan bir tanesinin yeme içme ile ilişkili bir dükkan olduğunu ortaya çıkarttık.
11:44Çünkü bunun arkeolojik kazılarında, zemin kodunda, taban seviyesinde pişmiş toprak kaselerinin içerisinde tavuk kemikleri,
11:53işte çeşitli küçük baş, büyük baş hayvanlara ait kemikler ve tabii Menderes'in kıyısında olmamız itibariyle de balık kılçıkları çok
12:01miktarda bulundu.
12:03Ve buranın bir lokanta olabileceğini biz düşündük.
12:06Duvarlarındaki tabii çeşitli bu renkli freslerle kaplanmış dükkanın duvarları.
12:13Ve oraya gelip giden müşteriler, bazı dükkan sahipleri günümüzün grafitileri gibi çeşitli yazıları oraya kazımışlar.
12:20Çeşitli şekilleri kazımışlar ya da çeşitli mesajlar vermişler günümüze.
12:25Ben şu memleketten bilmem kim tabarnaya girdim çıktım yedim içtim yoluma devam ediyorum gibi hem işte gün içinde çokça kullanılan
12:36sözler cümleler hem de çeşitli erotik ifadeler bu dükkanların duvarlarında sıkça karşımıza çıkıyor.
12:43Bir bitişindeki dükkanda bu sefer ilk dükkandaki gibi oturma sekilleri yoktu.
12:48Sadece dükkan sahibiyle müşteriyi ayıran bir tezgah, dükkanın bir köşesinde bir kiler, bir köşesinde bir ocak bulduk.
12:57Ve bunun da zemininde, ocağın zemininde çok sayıda balık kılçığıyla karşılaştık.
13:02Ve bunun bir al götür dükkanı, fast food'a yakın yani take away deniliyor günümüzün de pişirici yani bu.
13:10Bunu o şekilde kodladık.
13:12Bir başka dükkanda daha çok boyayla ve tekstille ilgili malzeme bulduk.
13:18Bu hem üretip hem de bunu satan bir dükkan olmalı.
13:22Çünkü hem boyama kazanları hem o suyu kaynatmak için ocaklar, çeşitli boya kalıntıları bu bir başka dükkanda tespit edildi.
13:34Dolayısıyla her kazdığınız dükkanın farklı bir işlevi var oradan gelen arkeolojik buluntuya göre.
13:39Yine sohbetimizin başında da bahsettiğim Tripolis'teki yerleşimin hiçbir zaman ara vermediğini, sürekli üst üste bir yerleşim olduğunu.
13:46Yine bu kuzey güney yönlü caddenin bitişinde yaptığımız bir başka dükkan ya da bir mekanda yaptığımız çalışmada 10. yüzyıl evresini
13:55bulduk.
13:55Ve artık o 10. yüzyıl evresinde bir kireç atölyesi olarak işlev görüyor.
14:00Roma döneminin dükkanı 10. yüzyılda bir kireç atölyesine dönüştürülmüş.
14:05Karıştırma çubuklarına kadar, kireç havuzlarına kadar bunların hepsi tespit edildi.
14:11Bu katmanı kazıp aşağı insek aşağıda aslında Roma dönemi dükkanının asıl işlemini göreceğiz.
14:17Ama ziyaretçiler ve arkeolojiyle ilgilenenler bu katmanlaşmayı da görsün diye bazı alanlarda da mesela 10. yüzyıl tabakasını koruduk.
14:26Böyle de bilgiler edindik Tripolis dükkanlarıyla ilgili olarak.
14:29Kentin zenginliği sokağın ötesine geçip özel hayata sızlığında ortaya çıkan manzara tam anlamıyla bir statü gösterisiydi.
14:37Denizden kilometrelerce uzakta, kuraklığın sınırlarında yaşayan bir zeytinyağı tüccarının evine misafir olduğunuzu hayal edin.
14:43Akşam yemeği için önünüze gelen balık saatler önce tutulmuş değil.
14:47Bizzat evin içindeki özel havuzda yüzüyor olurdu.
14:57Tripolis'te biz geçmiş yıllarda sadece devasa, büyük, anısal yapılarla çalışma sürdürmedik.
15:04Aynı zamanda Tripolis'te yaşayanlar ne yediler, ne içtiler, nerede konakladılar ya da yaşamlarını sürdürdüler.
15:12Bunlarla ilgili de çalışmalar yaptık.
15:13Ve kent güneyinde ve kuzeyinde iki farklı noktada yaptığımız çalışmalarda iki farklı plan tipine sahip konutla da karşılaştık.
15:23Bunlardan bir tanesi kentin güneyinde mozaikli konut olarak isimlendirdiğimiz yaklaşık 12-13 odadan oluşan büyük bir kompleks.
15:32Merkezinde peristilli bir avlu ve bu avluya açılan mekanlardan oluşuyor aslında ev.
15:38Ve işte dinlenme odaları, yatak odaları, yemek odaları gibi çeşitli birimleri var.
15:44Ve bunlardan bazılarının da zeminlerinde teseraların yan yana getirilmesiyle mozaik döşemeler yapılmış.
15:51İkinci konut alanı kentin kuzey bitişinde.
15:55Geçtiğimiz yılda yapılan çalışmalarla burada toplamda 1600 metrekarelik bir alana yayılan bir kabul salonu, bir yemek salonu,
16:05dört oda, havuzu, tabi bu havuz bir balık havuzu, çeşmeleri, banyosu, çamaşırlığı gibi, tuvaleti gibi çeşitli birimlerin olduğu
16:15ve bir kanadında da bu evde yaşayanların mesleğiyle ilgili veriler elde ettiğimiz işçilikler bulundu.
16:23Balık havuzu olarak nitelendirmemizin sebebi ise konutun hemen güney bitişiğinde yaklaşık 45 metrekarelik bir alanda bir havuz ortaya çıktı.
16:34Bu havuzun duvarlarında içleri boş pişmiş toprak kümkler yerleştirilmiş.
16:39Dolayısıyla buraya yavru balıklar hem buradan korunuyor büyük balıklardan hem de larvalarını bırakıyorlar.
16:47Aynı zamanda güneş ışınlarından saklanıyorlar bir gölgelik oluşturuyor.
16:51Tabi Anadolu'nun bu kısmında çok fazla ortaya çıkan karşılaştığımız bir örnek değil bu.
16:57Daha çok İtalya ve Yunanistan gibi yerleşim alanlarından biliyoruz balık havuzlarını.
17:03Büyük özellikle varsıl kesimin kullandığı konutlarda biraz da gösteriş için aslında kullanılıyor bunlar.
17:10Bunun yani bir yemek veriyorsunuz.
17:13Bu yemekte misafirleriniz o balıktan canlı balıkları seçip anında pişirilip önünüze getiriliyor.
17:20Bu bir statü göstergesi aynı zamanda.
17:23Az önce de bahsettim kentin etrafında çeşitli işlikler var dedim bu konutun etrafında.
17:28Bu konutun sahibi büyük olasılıkla zeytinle uğraşıyordu.
17:32Zeytin toplayıcılığı ya da zeytin yağıyla ilgili bir meslek grubunda olması lazım.
17:38Ama şu kesin Tripolis'in kent merkezinde bu kadar geniş bir alanda konumlanmak, yaşamınızı sürdürmek oldukça üst düzey gelir seviyesine
17:48sahip biri olmanızı sizin gösteriyor.
17:50Bu anlamda da tabii bizim için önemli bir buluntu noktası oldu balık havuzlu konut.
17:54Fakat hiçbir ihtişam sonsuza dek sürmez.
17:57Arda arda gelen depremler ve zayıflayan ekonomi Tripolis'i 7. yüzyıldan itibaren karanlık bir döneme sürükledi.
18:04Görkemli caddeler mezarlıklara dönüştü.
18:07Devasa yapılar moloz yığınlarının altında kaldı.
18:10Doğa kentin üzerini Menderes'in alüvyonlarıyla öyle kalın bir şekilde örttü ki 1800 yıl boyunca kimsenin eli bu hazinelere değemedi.
18:18Ta ki zaman bu tepeleri bambaşka bir savaşın, bambaşka bir mücadelenin cephesi yapana kadar.
18:2710. yüzyılda artık kentin merkezi noktalarında büyükçe mezarlıklar ortaya çıkıyor.
18:35Yani belki işte 500-600 yıl önce yüzlerce binlerce kişinin dolaştığı alanlar nekropol haline geliyor.
18:42Bu da artık yavaş yavaş kentin bize nüfusunun azaldığını, terk edilmeye yüz tuttuğunu çünkü her yerde molozlar düşünün yıkılmış depremden
18:52sonra onu kaldıracak bir güç yok, bir topluluk yok ama küçük nüfuslar hala yaşamaya devam ediyor.
18:58Ne zamana kadar? İşte 13. yüzyılda az önce de bahsettim o Bizans kralı Vatat Ses'in kalesinin yapım tarihi 1240
19:07'lar civarı o tarihe kadar bir boşluk var.
19:11Kırsallaşmış artık Tripolis'teki nüfus. Daha çok dağ bölgelerine, yamaçlara çekilmişler ama küçük de olsa bir nüfusun yaşadığını söyleyebiliriz.
19:2213. yüzyılda yukarıda bir yaşam var ama Tripolis'in üstü kapalı. Herhangi bir yaşam bizde yok.
19:28Devam ediyoruz. 1920'lere geldik. Her yer toprak altında ama yine bir mücadeleye sahne oluyor.
19:35İşte milli mücadele döneminde 1920-22 arasında da aktif olarak kullanılıyor Tripolis.
19:41Ardından 80 yıl sonra yine birileri geldi. Bu sefer arkeolojik faaliyet için Tripolis'te yaşamaya devam etti.
19:48Bu böyle bir süreç devam edip de gidecek zaten.
19:51Şimdi hocam dediniz ki şehrin merkezinde büyük mezarlıklar oluştu.
19:56Bir de aslında Tripolis'in önemli bir şeyi de var. Hiç açılmamış, elde yememiş bir lahit de bulunuyor burada ve
20:01onu da siz açıyorsunuz ikna.
20:03Evet. Biraz da ondan bahseder misiniz?
20:04Tabii. Biz daha çok Tripolis kent merkezinde bu geçtiğimiz süreçte çalışmalarımızı sürdürdük.
20:10Ama bunun haricinde tabii bu devasa Anadolu kentinin dört bir yanında büyükçe nekropol alanları var.
20:18Henüz buralarda biz sistemli, planlı, programlı bir kazı yapmadık.
20:23Şöyle ki bazen birinci derece sit alanında değil ama daha korunaksız bazı alanlarda zaman zaman kaçak kazı faaliyetleri olabiliyor.
20:31Bunlar çeşitli ihbarlarla bize bildiriliyor.
20:33O şekilde müdahale edip Tripolis'in mezar mimarisi ile ilgili de bilgiler elde edindik.
20:39Ama bunlardan en ilginci 2015 yılında karşılaştık.
20:44Kentin güneyinde yaklaşık kent merkezine 600 metre mesafede aslında Büyük Menderes Nehri'nin alüvyonlarını bıraktığı bir alanda bir kum ocağının
20:55faaliyetleri esnasında bir lahitle karşılaşılıyor.
20:59Bize haber verildi ve müze ile birlikte gidip burada çalışmaları yaptık.
21:04Büyükçe bir lahit, mermer bir lahit ve arkeoloji literatüründe sütunlu lahit olarak bilinen cizden,
21:11M.S. 2. yüzyılın sonuyla 3. yüzyılın başına tarihlenen ve üzerindeki figürler bir mitoloji sözlüğü gibi.
21:20Ganimedes'ten Herakles'e, Karon'dan birçok figürün yer aldığı, Eros'ların, Tanatos'ların yer aldığı bir sütunlu lahitle karşılaştık.
21:30Bu lahitin kapağı da üstündeydi.
21:33Güvenlik yönlemleriyle sonra alana taşındı ve bu lahit temizlendi.
21:38İçerisinden iki iskelet çıktı.
21:40Birisi kadın, birisi erkek olmak üzere.
21:43Ve muhtemelen yine M.S. 2. 3. yüzyıl Tripolis'in önemli ailelerinden biri olması lazım ki,
21:52içerisinde çok önemli buluntularla beraber hem erkeğin hem kadının günlük yaşamda kullandığı çeşitli objeleri, takıları, eşyalarıyla beraber ortaya çıkarıldı.
22:02Ve işte orta yaşlarda olduğunu düşündüğümüz bir çift.
22:06Tabi bunların aynı zamanda gömülüp gömüldüğünü, gömülmediğini bilemiyoruz ama birbirlerine yakın bir tarih olmalı.
22:13Bu da önemli buluntulardan bir tanesiydi Tripolis'in için ki bu az rastlanan bir şey diyebiliyorum hocam.
22:19Ne hissetmiştiniz?
22:20Heyecan verici bir olay çünkü günümüz kodundan yaklaşık 20 metre aşağıda bulundu.
22:26Yani Menderes tabi yüzyıllarca sürekli alüvyon taşıdığı için M.S. 2. yüzyıl dedim, 200'leri düşünün.
22:341800 yıl boyunca oraya toprak taşınmış ve 20 metre aşağıda kalmış.
22:38Tabi bu büyük bir şans oldu bizim için.
22:41Şimdi orada bir arkeoloji kazı faaliyeti sürdürmemiz pek mümkün değil.
22:45Can güvenliği açısından da mümkün değil.
22:47Çünkü o alüvyon toprağının yumuşak yapısı nedeniyle.
22:51Tabi oldukça heyecan verici.
22:53Çünkü bu örnekler maalesef sadece günümüzde değil geçmişte de Roma döneminde yapılan birçok lahit mezarının ya da normal kaya mezarlarının
23:01Bizans döneminde de soyulduğunu biliyoruz biz.
23:03Çok kez insanlar girip çıkmış ama bu çok derinde olduğu için lahit.
23:09Tabi ilk kazı esnasıyla beraber hem ben hem öğrencilerim hem yardımcılarımızla beraber bunun heyecanını hep beraber yaşadık.
23:181800 yıl sonra o kapak bir kez daha açıldı.
23:22Gömüden sonra ya da gömülmeden sonra.
23:25Her bulduğunuz tabi buluntu onlarla ilgili size biraz daha fazla bilgi veriyor.
23:31O tarihe biraz daha yaklaşmanızı sağlıyor.
23:34Bu açıdan tabi heyecan vericiydi.
23:36Peki hiç bilmeyenler için şeyi de sorayım hocam.
23:38Daha sonra ne yapıyorsunuz?
23:40Lahiti ve lahitin içinden çıkanlar ne oluyor?
23:42Nereye gidiyorlar?
23:43Evet tabi bu lahit kapağı açıldıktan sonra her tabaka tabi 3'er santimlik 5'er santimlik tabakalar halinde küçük bızlarla
23:53kazılıyor bunlar.
23:54Dişçi aletleriyle kazılıyor.
23:57Hep işte medyada ya da yansır arkeologlar iğneyle kuyu kazıyor.
24:01Biz tabi kazma kürekle kullanıyoruz sadece iğneyle değil ama burada bu gerçekleşti aslında.
24:06Ete kemiğe büründü dişçi aletleriyle katman katman kazarak ve her aşamasını belgeleyerek çizerek ve fotoğraflayarak bu kazılıyor.
24:15Ardından cesetlerin bırakıldığı ve yanına işte mezar hediyelerinin konduğu ana geliyoruz.
24:22Onu belgeliyoruz.
24:23Sonra bunlar restoratörler tarafından çeşitli önlemler alınarak yerinden kaldırılıyor arkeologların desteğiyle.
24:31Ardından kemiklere bu sefer antropologlar devreye giriyor.
24:34Onların marifetleriyle çünkü insan vücudunda kaç kemik var hangi kemik nerede el parmağı mı ayak parmağı mı işte kalçaya mı
24:43ait göğüse mi ait bu detayları da onlar kaydederek hassas bir şekilde çıkartıyorlar.
24:50Ve sonrasında daha derin laboratuvarlarda artık incelemeye devam ediyor.
24:54Biz yani lahiti tamamen çıplak bir hale getiriyoruz.
24:56Sadece mermer iç dokusunu görüyorsunuz.
24:59Ardından da bunlar müzeye kaldırılıp orada ziyaretçiyle karşı karşıya kalıyor.
25:03Tripolis stratejik bir noktada.
25:06Çok kullanılan bir terim stratejik.
25:08Nedir bu strateji?
25:10Askeri anlamda önemli bir noktada.
25:12Bunu yine Tripolis'te yaptığımız arkeolojik kazılarla tarihin farklı dönemlerinde,
25:18farklı dilimlerde, farklı uluslar tarafından, farklı oluşumlar tarafından defalarca kullanıldığını biliyoruz.
25:26Bunlardan ilki M.S. 5. yüzyıl bir antik yazarın bize verdiği bilgiye dayanarak Tripolis'te bir askeri garnizon olduğunu biliyoruz.
25:35Ve bunun yeri de tespit edilmiş durumda.
25:36Yine M.S. 13. yüzyıla geldiğimizde Roma dönemi Tripolis'in üstü kapanmış ama kentin kuzeyindeki tepelerde hala yerleşim devam ediyor.
25:4713. yüzyılda burada Nikeya Kralı John Ducas Vatatses ile 2. Gıyasettin Keyusrev'in bir anlaşma yaptığını biliyoruz.
25:54Ve yukarıda Tripolis'in kuzey yamacında 43.000 metre büyüklüğünde bir kale var.
26:01Yine stratejik bir konumda.
26:03Güneyden gelen Türk akınlarını engellemek için bu kale yapılıyor.
26:07Geliyoruz 1920'li yıllara.
26:091922 arasında günümüzdeki Tripolis'in de sınırları içerisinde yer alan Buldan ilçesi Yunan işgali altında.
26:19Ve bu Yunan işgali sırasında Tripolis'in hemen bitişindeki köyden zorla getirilen Türk esirlere siperler kazdırılıyor.
26:27Tripolis'in tiyatro tepesinde.
26:29Ve bu siperler uzun süre yaklaşık 2 yıl boyunca Yunanlılar tarafından tutuluyor.
26:36Sebebi de Sarayköy civarındaki Türk müfrezesine, Menderes müfrezesine karşı bir gözetleme faaliyeti sürdürüyorlar aslında.
26:43Dolayısıyla biz burada 2023 yılında arkeolojik kazılar gerçekleştirdik.
26:49Bu da aslında Türkiye'de bilimsel manada kazıdan, arkeolojik anlamda kazıdan nadir örneklerden bir tanesi.
26:57200 metrelik bu siper hattının yaklaşık 100 metrelik bölümü açığa çıkartıldı.
27:02Ve bu çok sayılı tabi arkeolojik materyal de bulunduğu içinde.
27:05Hem siperleri korumak için dikenli teller ortaya çıktı hem o siperlerde mücadeleye işaret eden mermiler, kovanlar, tüfek parçaları, gaz lambaları,
27:17askerlerin yeme içme ihtiyacını göreceği konserveler, sardalya konserveleri, sığır eti konserveleri bunların büyük bir kısmı da bulundu.
27:25Ve mitekim 5 Eylül 1922'de Çal hattından gelen ve Sarayköy civarından gelen Türk birlikleri bu tepeleri, bu mevzileri ele geçiriyorlar.
27:36Ve bir sürede Türkler tarafından da bu mevziler kullanılıyor diyebiliriz.
27:39Erozyonun bir koruyucu meleğe dönüştüğü, Roma'nın heykelleriyle Kurtuluş Savaşı'nın siperlerini aynı toprağın altında buluşturan benzersiz bir zaman kapsülü
27:49burası.
27:49Tripolis'te çalışan koca bir bilim ordusu, 2000 yıllık taşı oksijenle yeniden buluştururken sadece geçmişi kazmıyor.
27:58İnsanlığın ortak hafızasını onarıyor.
28:00Ve bu devasa sahnenin henüz çok küçük bir kısmı aydınlatılmış durumda.
28:07281 hektarlık bir alandan bahsettim.
28:11Tüm yerleşim alanı.
28:13%5'ine bunun dokunduk ama %70'iyle ilgili bilgiye sahibiz.
28:19Yani kazmadan da yer altındaki kalıntı ve buluntuyu görecek artık teknolojiyi kullanabiliyoruz.
28:26Hem uydu fotoğraflarıyla, hem jeofizik yöntemlerle, hem jeoradar taramalarıyla.
28:33Konuşmanın yine sohbetin başında bahsettim.
28:35Tripolis'te ısrarlı bir şekilde 126 metreye 43 metrelik ızgara sistemi her yerde kullanılmış.
28:43İşte bu sistemi mesela biz uydu fotoğraflarıyla tespit ettik.
28:46Yine bazı noktalarda tabii sonuç itibariyle şehir mimarisinin nasıl olacağına dair bilgilerimiz var bizim.
28:55Hangi yapı nerede ve bunun planı nasıl olmalı buna dair bilgilerimiz var.
29:00Dolayısıyla %5'ini ortaya çıkarttık.
29:03Kazı ve restorasyonunu tamamladık.
29:05%70 hakkında bilgi sahibiyiz.
29:08%30'luk daha büyük bir kısım var.
29:10Tabii bir örnek verirsek belki dinleyicilerin gözüne daha net canlanabilir.
29:16İzmir, Selçuk ilçesindeki Efes'te 1850 yıllardan itibaren kazı çalışmaları basıyor.
29:22Osmanlı İmparatorluğundan itibaren ve hala devam ediyor.
29:25Yani 150 yıla değil mi neredeyse bir çalışma var ve Efes'in daha büyük bir kısmı kazılmış durumda değil.
29:33Arkeolojik çalışmalar her yerde bu şekilde.
29:37Yani 50 yıl sonra, 100 yıl sonra gibi bir tarih vermeniz mümkün değil.
29:41Çünkü toprak altındaki buluntu sizi her zaman yavaşlatabilir.
29:47Yani oranın hassaslığı sizi farklı bir noktaya götürebilir.
29:50Ya da farklı bir yapıyla bağlantı kurup başka bir yere geçebilirsiniz.
29:54Sonra tekrar geri dönebilirsiniz.
29:56Bunu öngörmek pek mümkün değil.
29:58Zaten bitmesin de, sonuçta bizden sonra da arkeolog meslektaşlarımız olacak.
30:03Onların da çalışma alanları olması lazım.
30:06Yüzyıllarca sürecek ve bu bilgiler de devam etmesi sürecek.
30:10Bu anlamda da bence önemli diye düşünüyorum.
30:13Belki de Tripolis'in en büyük mirası, gün yüzüne çıkan anıtsal mermerlerinde değil,
30:18zamana meydan okuyan bu bitmeyen arayışın ta kendisinde gizli.
30:22Toprağın altındaki o devasa karanlık, geleceğin bilgeliğini büyük bir sabırla beklerken,
30:27Tripolis kapanmayan perdeleriyle kendi hikayesini insanlığa fısıldamaktan hiçbir zaman vazgeçmeyecek.