Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 51 dakika önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:12Ramazan deyince bende daha çok yaz sıcakları hatırıma geliyor.
00:17Çocukluğum çünkü ilk gençlik yıllarım Malatya'da geçti ve ilk oruçlarımı o süreçte tutmuştum.
00:22Daha sonra yıllar sonra Ramazan'ın kelime anlamlarından birisinin yani etimolojisinde ateş olduğunu da öğrenince bunu biraz anlamlandırabilir bildim.
00:32Çünkü Ramazan biliyorsunuz nefis açlıkla terbiye olur.
00:35Benliğin eğitiminde de Ramazan'ın yani açlığın çok fonksiyonel bir yanı var.
00:41Çok işlevsel bir bakımdan.
00:42O yüzden hani susuzluk ve açlıkla o nefsi genlemenin, deretlemeye çalışmanın karşılığında verilen emek ve o direnç onu hatırlıyorum.
00:54Çocukluğumun Ramazan'ını düşününce de ilk hatırladığım susamlı pide kokusu.
01:01Davul sesleri yani iftar ezanın, ezan Muhammed'in okunmasıyla birlikte hemen komşumuz olan davulcu Hasan'ın çaldığı o müthiş davullar
01:11telaşla çaldığı.
01:12Çünkü o da iftara yetişecekti, yetişmek üzere acele ederdi.
01:16Bir de iftara geciktiysek babam sinema işletmecisiydi benim.
01:21Çarşıda merkezde de bir ofisi vardı Malatya'da ve biz faytonla gelirdik daha çok.
01:27Ve o Arnavut kaldırımları üzerinde atın ve faytonun tekerlerinin çıkardığı ahenkli sesler ve tabii annemin yaptığı o enfes yemekler.
01:38Yani inanılmaz zengin sofralar kurulurdu ve genellikle de onu da çok heyecanla, coşkuyla hatırlıyorum.
01:45Misafirsiz soframız olmazdı iftar sofrası.
01:48Ve daha ilginci mesela gayrimüslim komşularımız vardı az da olsa.
01:52Onlar mutlaka iftarda bize yemek yapıp getirirlerdi, ikram ederlerdi.
01:57Biz de onlara annem paskal ya da filan şeyler götürürdü.
02:01Oruç tutmuyorlardı ama mesela oruca hürmetleri vardı.
02:05Ramazan bir adeta böyle bir rüzgar gibi, efil efil esen bir rüzgar gibi bir maneviyat ve ruhaniyet rüzgarı estirirdi.
02:13Ramazan'ın oluşturduğu iklim, o iftara doğru iyice merhamet hissi derinleşen, zenginleşen derneğimiz, nefsimiz, yumuşayan o nefsimiz ve o ilahi,
02:25uhrebi atmosfer içerisinde inanılmaz bir iftar yapardık.
02:30Öyle bir peygamberimizin sözü olduğunu ben yıllar sonra yine öğrendim.
02:34İnanmış bir insan, inandığı için de oruç tutan bir insanın en mutlu saatleri iftar saatidir.
02:42En bereketli saati diye.
02:44Gerçekten insan olduğumuzu derinden hissettiğimiz bir şeydi yani iftar.
02:49Bu bir şey vardır hani hep işittiğimiz bir şey.
02:53İşte ah nerede o eski Ramazanlar diye.
02:55Ben o görüşte değilim.
02:58Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası diyor Hazreti Yunus, Yunus Emre'miz.
03:03Mübarek Kur'an'da da Yüce Allah her an yeni bir şey'ndedir, iştedir, işleyişte, oluştadır, yaratıştadır diyor.
03:10Yani her dem hakikaten yeni bir sayfadır bizim için.
03:14Bu modernleşmiş, aşırı biçimde bireyselleşmiş, parçalanmış modern dünyada.
03:19İşte çocukların çok bahtsız olduğu, insanların eskisi gibi Ramazan'ın ahengini, ruhaniyetini, sükunetini, bereketini çok hissetmeden yaşadıkları zannettir.
03:30Hiç ilgisi yok.
03:31Çok cümbüşü gösterensin şekli hayal içinde demiş şair Allah'a seslenerek.
03:36Bütün bunlar ilahi bir oyun, bir gösteri, bir cümbüş, bir oluş.
03:41O güzellik, onun içerisinde de güzellikler var.
03:44Önemli olan Allah için tutkularından vazgeçmenin, benliğinden kendisinden, yeme içmekten vesaireden ve bütün varlığıyla, bütün benliğiyle oruç tutmanın, o zevkini,
03:59lezzetini modern ortamlarda da yaşamak mümkün.
04:01İlk oruç tuttuğum günü hatırlıyorum.
04:055 yaşındaydım ve yaza denk gelmişti Ramazan.
04:10Gün bitmek bilmemişti yani inanılmaz sıcaktı.
04:14Ve yani sadece açlık değil.
04:16Çünkü rutin dışına çıktığı zaman metabolizma böyle bir hafta belki 10 gün ona uyum sağlamakta zorlanıyor o açlığa.
04:25Özellikle susuz çok perişan ediciydi.
04:27Ve böyle 10 dakikada bir anneme işte iftara ne kadar kaldı, iftara ne kadar kaldı diye sorduğumu hatırlıyorum.
04:35Birkaç defa böyle acaba şeytana uyup uysam mı, su içsem mi gizliden diye düşündüğümü de hatırlıyorum.
04:41Biliyorsunuz çocuklar ya tekne orucu tutuyorlar öyleye kadar büyüklerinin teşvikiyle ya da gizlice orucunu şey yapabiliyor, bozabiliyor.
04:50Tabii aslında yükümlülük henüz başlamamış.
04:53Fakat büyüklerimize çok özenirdik biz.
04:56Çünkü Ramazan hakikaten bir çok şenlikli ve güzel, kuşatıcı bir konuk olarak gelirdi yaşamımıza, evimize, mahallemize.
05:04Ve o şenliği kaçırmak istemezdik biz de.
05:07Belki büyüklerimiz oruca alışalım diye daha küçük yaşlarda başlattılar bizi.
05:11Bundan da çok memnunum, büyük bir mutluluk duyuyorum.
05:14Çünkü yaşamımın en güzel anlarıydı diyebilirim.
05:17Fakat zamanın bu kadar büyüdüğünü, genleştiğini de başka yaşamımda hatırlamıyorum.
05:23Yani iftar, iftarı zor ettiğimizi hatırlıyorum.
05:26İftardan bir iki saat önce babamızın bize, dedemin aldığı iftar yelikleri, özenle paketlediğimizi, istiflediğimizi hatırlıyorum.
05:35Sonra yarım saat önce annemin kurduğu sofraya oturduğumuz, o yarım saatin bir asra bedel olduğunu hatırlıyorum.
05:42Ve sonuçta tabii ezanın duyulmasıyla birlikte de yaşadığımız o büyük sevinci.
05:48Yani o iftar sevincini hiçbir şeye, o mutluluğu değişemeyeceğimi düşünüyorum.
Yorumlar

Önerilen