Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:10Müzik
00:15Resul Aydemir 1987'de İstanbul'da, Güngören'de Bağcılar'da,
00:19hani Varoş diye tabir ettikleri semtlerde doğmuş Anadolu insanı,
00:23babası Sivaslı, annesi Bilecikli, annesi babası Anadolu'dan göç etmiş,
00:27İstanbul'a gelmiş, burada tanışıp, burada evlenmişler, biz de burada dünyaya gelmişiz.
00:33Bu şekilde de sanatımızla bu semtlere, gençlere, buraların güzel yerler olduğunu,
00:38Anadolu irfanının, komşuluğun, mahalle kültürünün güzel olduğunu,
00:41güncel bir sanatla, rap müzikle anlatmaya çalışan, günümüzün ozanı olmaya çalışan,
00:45insanların dertlerini, sıkıntılarını, onların anlatamadıkları güzelliklerini,
00:50bizim insanımız tevazudan anlatmaz.
00:52Yani benlik olur abi ya, anlatılır mı der.
00:55Onların güzelliklerini anlatmaya çalışan, varsa sıkıntılar da omuz omuza el ele verip çözmeye çalışan,
01:00kaçan korkaktır, düzeltmek isteyen vizyonerdir.
01:03Vizyoner bir bakış açısı ya, ben burada kalmalıyım ve buradaki problemleri el ele, omuz omuza çözmeliyim diyen,
01:10Ramazanlar'da meddak gösterileri hoşuna giden Resul'ün,
01:13şimdi de bu semtlerde, bu illerde, bu ilçelerde, Ramazan programlarında, gençlik iftarlarında,
01:19gençlerle beraber olup konser veren, elhamdülillah, bu benim için en güzel başarı.
01:24Sayıların, işte çok, bir buçuk milyonluk Filistin mitinginde sahne aldım,
01:29yurt dışında yüzlerce konser verdim, Türkiye'de yüzlerce konser verdim.
01:32Ama en değerlileri, doğduğum, büyüdüğüm, işte o bir şey kanıtlamanın motivasyonu var.
01:38İşte gençler bak, çalıştık, çabaladık, kimse istemedi, yapamazsın dedi, bu semtten şu çıkmaz dedi,
01:46o aileden bu çıkmaz dedi, Sivas ne anlar rapten dedi, Hafız ne anlar rapten dedi,
01:51ama bir şekilde başardık, sizin karşınızdayız, bunu da kendim için söylemiyorum, siz de başarabilirsiniz.
01:56Aynı Ramazan'da burada, Güngören'de, Bağcılar'da, Esenler'de sahneye çıktığımda gençlere bunları anlatıyorum.
02:01Gençler, ben de Ramazan programlarında, işte Ömer Karaoğlu, Eşref Ziya, Hüseyin Goncagül gibi abilerimizi sahnede izleyip,
02:08aa ne kadar güzel, işte Anadolu insanına Ramazan'ı, onun anlayabileceği dilden böyle Müslüman eğlenecek,
02:15tabii ki yani kendi helal daire, keyfe kafidir, keyfini de sürecek, mutlu günü çünkü Allah-u Teala'nın ümmete hediye
02:22ettiği ay Ramazan.
02:24Burada Allah-u Teala'nın verdiği emreyi yerine getirmenin de mutluluğu var.
02:28Allah'ım ben senin için orucumu tuttum, ben yani bir baş kaldırı aslında bütün dünyaya.
02:35Ben istersem Allah için sabahtan akşama kadar hiçbir şey de yemesem, içmesem Allah için Rabbim bana sabır verir, ben de
02:41sabrederim.
02:42Bu bir motivasyon ve sonunda da bir ödül var, iftar ve Ramazan'ın sonunda da ödül var, bayram.
02:47Hani biz biraz maalesef bunu hep böyle yanlış bir plandan baktığımız için alıştırdık ama.
02:53Şimdi diyorum ki gençler, işte bakın gençlik iftarı, hep beraber bugünü de bize ayırdı belediye.
03:00Oruçlarımızı tuttuk, geldik, teravihimizi de kıldık.
03:02Şimdi hep beraber, burada bir konserle beraber sizlere güzel bir konser yapacağız.
03:06Tabii bizim konserimizin içeriği de mahalle kültürüne, Ramazan'a, bizim değerlerimize uygun olduğu için çok da tatlı oluyor.
03:13Türkiye'nin her yerinde ama en tatlısı dediğim gibi kendi doğduğum, büyüdüğüm ilçelerde, illerde yaptığım çalışmalar çok tatlı oluyor.
03:22O gençlere o motivasyonu vermek çok tatlı oluyor.
03:31Genel ve klasikten bahsedersem tabii ki Ramazan pidesi, Ramazan topu.
03:36Bizim zamanımızda yavaş yavaş başlamıştı Ramazan'a özel etkinlikler, meddah vs. fesane, belediyelerin kendi etkinlikleri.
03:42Ama özelden, mikrodan, kendi pencereninden bakarsan tabii ki o iftar heyecanları, ilk sahura kalkmanın heyecanları,
03:51çocuksun, işte tekne orucu dediğimiz yarım oruçlar ya da işte beni de kaldırın anne, beni de kaldırın baba,
03:58ben de artık büyüdüm, sahura kaldırın beni, ben de oruç tutacağım.
04:02Sonra sabredemeyip, ya tamam oğlum zaten sen işte çocuksun, tekne orucu,
04:07işte 5-6 yaşındayken açabilirsin vs. toleransları zorlamamak için genelde onlar aklıma geliyor.
04:14Sonra tabii benim yatılı dönemim var.
04:16Yani 11-12 yaşından sonra askere kadar devamlı yatılı okudum.
04:20Sonra da tabii ki arkadaşlarımla binlerce, Türkiye'nin her yerinden gelmiş,
04:24binlerce arkadaşımla beraber yaptığımız sahurlar, beraber yaptığımız iftarlar geliyor.
04:36İftarda bir gün hafızlık sınıfımla beraber, Güngören Köyü içinde kebapçılar sokağı var.
04:42Babam demişti bütün sınıfını getir, burada işte çocuklar beraber iftar açsınlar, bizim de hayrımız olsun vs.
04:48Tabii ki hafızlığa gelen arkadaşların bazıları hayatında yaşadığı, büyüdüğü yerden hiç çıkmamış.
04:54Hiç. Hakkari'li bir arkadaş vardı. Mesela Çukurca'dan Hakkari'ye bile hiç gitmemiş.
05:01Hafızlık yapacağı zaman işte Hakkari'ye gelmiş, oradan otobüste İstanbul'a gelmiş.
05:05Tam gurbetçi yani. O tatlı işte Doğulu'nun, Karadenizli'nin, Afyonlu'nun, o tatlı şiveleriyle, her şeyiyle, Karadenizli vs.
05:13Tam bir Anadolu insanı böyle. Ondan sonra Doğu Anadolu'dan gelmiş.
05:18İşte kebap falan tamam. Tatlıyı mesela künefe geldiğinde, ya dedi bu sıcak mıdır dedi ya.
05:23E dedik evet sıcak falan. Daha önce mesela künefeyle şey olmamış.
05:27Bir kaldırdı içinden peynir çıktı ya. Ya dedi peynirli tatlı mı olur dedi ya falan.
05:31O aklıma geliyor mesela. Yani bizim zamanımızda gerçekten gurbetçi tam gurbetçiydi.
05:37Daha internet çağı başlamamış.
05:39Herkesin yemeği, giyimi, düğünü, acısı, tatlısı her şey ayrıydı insanların.
05:44Ayrı yani hepimiz dizilerde, filmlerde gördüğümüz genç gibi, adam gibi, çocuk gibi, anne gibi.
05:52İşte çocuklar YouTube'da izlediği kanallar gibi vs. birazcık daha aslında monotonlaştık.
05:57Yani bu Ramazan sofralarının çeşitliliği bizim bakımımız.
06:00Mesela Kur'an kursunda hocalar izin verirdi.
06:04Mesela Kazakistan'dan da gelenler vardı. Ondan sonra Doğu'dan, Güneydoğu'dan.
06:07İşte arkadaşlarına kendi yörenden bir şeyler yap gibi bir de o aklıma geliyor.
06:13İftarda böyle kendi sınıfına, kendi yörenden bir şeyler yap.
06:17Malzemeyi mutfaktan al. Kendi yörenden öğrendiğin, bildiğin kadarıyla.
06:21Güzel günlerdi, güzel zamanlardı.
06:24Şeye de çok şaşırmışlardı. Top atma muhabbetine.
06:27Kazak arkadaşlar çok şaşırmış. Ne alaka ya? Savaş mı var? Niye top atılıyor falan.
06:32Sonra işte attık bu bizim Osmanlı'da gelenek vs. diye.
06:35bize anlattık. Nerede o eski Ramazanlar diyeceğimizi?
06:38O eski Ramazanlar'da yaşadıklarımızı ya da büyüklerimizin bize yaşattıklarını biz de çocuklarımıza yaşatalım.
06:44Yani ben şimdi mesela çocuklarla aynı şekilde Ramazan'da evde ayrı bir köşe yapmaya çalışıyoruz.
06:50Ramazan'dayız. Bir ay boyunca Ramazan.
06:52Sahuru var, iftarı var.
06:53Aynı şekilde işletmemizde sahuru ve iftar saatlerine göre çalışma saatlerimizi ayarlıyoruz.
06:59Biz onun kalıbına girmemiz lazım.
07:01Oruç bizim kalıbımıza, modern zamanımıza uyup biz onun kalıbına giriyoruz.
07:04Ve ona göre çalışma saatimizi, çocuklarımızla ilişkimizi, sosyal zamanlarımızı ona göre ayarlıyoruz.
07:11Tabii bu da ahir zamanda Müslümanca bir duruş sergilemek için önemli.
07:22Ramazan'ı alıştırmak anlamında tabii şimdi çok güzel kitap evlerinin bültenleri var.
07:27Ramazan'ın birinci günü orucumu tuttum, sahuruma kalktım, tık atıyor çocuklar.
07:31Hem güncel, modern bir, seviyor çocuklar öyle form doldurma gibi.
07:36İşte onu yaptım, bunu yaptım.
07:38Bugün ne düşünüyorsun? Bugün bir iyilik yaptıysan oraya yaz.
07:41Şimdi böyle ajandalar var.
07:42Aynı şekilde yine eve asılan böyle Ramazan takvimi.
07:46İşte bugün Ayşe, Abdülhamit, Ahmet Hamza çocuklarımız.
07:49İşte Ahmet Hamza okey.
07:51İşte Abdülhamit bugün küçük tutamadı falan.
07:53Böyle Ramazan sonunda da topluyoruz.
07:55İşte hediye mediye vesaire.
07:57Yedi yaşında, altı buçuk yaşında, bir de beş yaşında var.
08:00Onlar böyle bu Ramazan mesele.
08:01Çok kalkmak istiyorlar ama kaldırınca da bu sefer uykudan kalkma
08:05ya da kalksa bile yemek yiyor, bu sefer bir ağırlık geliyor vesaire.
08:09Şimdi büyük oğlum 13 yaşında, o artık oturdu sistemi zaten.
08:13Sahur nedir, iftar nedir?
08:15Ama küçüklerin o heyecanını görmek, bir deneyimlemesini görmek.
08:19O deneyimlemesi çok önemli.
08:20Biz de anne baba olarak tabii ki, o zaman evlattık, şimdi anne baba olduk.
08:25Deneyimlemesi.
08:26Okulda aynı şekilde, oğlumun okulunda mesela İmam Hatip'in iftarları oluyor.
08:31Oralara katılıyoruz.
08:32Hep beraber, okul arkadaşlarıyla beraber iftarlar.
08:35Ramazan'da aynı şekilde bazen işte benim konserlerim olduğunda
08:38eşimle ya da çocuklarla beraber gidiyoruz.
08:41Orada işte farklı bir şehirde iftar organizasyonu.
08:45Sonra konserimizi yapıyoruz vesaire dönüyoruz.
08:47Onlara da Ramazan'ı böyle hem kızdırmadan, küstürmeden, bıktırmadan, sevdirerek yaşattırmaya.
08:55Sonuna kadar, dibine kadar derler mahallede.
08:57Dibine kadar da Ramazan kültürünü, Ramazan'ın güzelliklerini, o paylaşmanın.
09:02Biz burada aç kalmıyoruz, açlığa direnmiyoruz.
09:05Burada bir mücadele var, nefis mücadelesi.
09:08Kardeşlerimizle empati yapıyoruz.
09:10Bak dünyada devamlı aç olan, istikrarlı bir şekilde açlık yaşayan insanlar var.
09:15Onları anlayıp zekatımızı, sadakamızı, yaptığımız yardımları daha ne kadar,
09:20hangi düzeyde tutacağımızı Allah bize hatırlatıyor.
09:23Ondan sonra burada bir ders var.
09:25Bu dersi çıkarmamız lazım.
09:28Bir yandan anlatıyoruz, bir yandan onların organik anlamasını sağlamaya çalışıyoruz.
09:31Tabii bunlar çok değerli.
09:34Evlatken farklıydı pencere.
09:37Şimdi anne baba olduk.
09:38Şimdi o pencereden evlatlarımıza aynı ışığı, aynı güzel bilgileri aktarmaya çalışıyoruz.
Yorumlar

Önerilen