Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 8 saat önce
Avustralya, Japonya ve Almanya’dan ABD’nin Hürmüz Boğazı’na gemi gönderme talebine ret geldi. Avustralya Ulaştırma Bakanı, “Bölgeye gemi göndermeyeceğiz” dedi. Almanya Başbakanı Merz de, “Orta Doğu’daki savaş NATO’nun meselesi değildir. Bu nedenle askerî olarak Hürmüz Boğazı’nı açma faaliyetine katılmayacağız” açıklamasını yaptı. NATO konusunda da net konuştu. ABD Hürmüz’de yalnız mı kaldı? Hürmüz krizi ABD’yi bitirecek mi? Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hakan Sezgin Erkan ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi değerlendirdi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00İstediğiniz birама değil, bizim için çok mükemmel var, birçok insanlar var.
00:04Fakat tüm haritalimiz var.
00:06Bu çok ihtiyacımız var.
00:09İki eviminin olmalı, bizim伙em olarak olupuz.
00:11Ne buğduğumuz var.
00:12Bir şeyler var.
00:18İkifik etmektedir onevun bir şeyin var,
00:21durumda bir durum var.
00:23Yüzünce, birteki ve bize yardım etmesini Corneru var.
00:25Çeviri ve biz gitmek var.
00:40Büyük ülkelerden biri olmalı diyor bir de. Sayın Erkan.
00:44Yani askeri olarak ve ekonomik olarak bu yükü kendisiyle paylaşabilecek ülkeleri yardıma çağırıyor aslında.
00:50Müttefiklerine bir açık çağrı bu. Fakat burada bir kimseye ihtiyacımız yok tarafı da var.
00:54Kimseye ihtiyacımız yok tarafı da aslında iç politikaya, iç düzene, iç siyasete verdiği, iç komu ayına verdiği bir ben hala
01:01çok güçlüyüm ve bağımsızım.
01:02Tek başıma da bunu hallederim mesela. Şimdi bu neyi gösterir? Ona bakmak lazım.
01:06Şimdi ABD dış politikasının giderek maalesef iç siyaset tarafından belirlendiğini, bizim iç siyaset tuzağı dediğimiz şeye doğru evrildiğini ve düştüğünü
01:15gösteriyor.
01:16İkinci olarak popülist söylemle stratejik zorunluluklar arasında bir sıkışma var, git gel var.
01:22Yani popülist söylemler güzeldir. Kısa vadede halkı konsolide edersiniz, kendi müttefiklerinizi de belki konsolide edersiniz ama bu tarz çok denklemli
01:31olaylarda stratejik zorunluluklarınız da vardır.
01:35Burada Trump aslında ikisi arasında sıkışmış vaziyette. Biz bu tarz durumları nerede görürüz?
01:41Genelde seçim dönemlerinde veya liderlerin iç siyasette desteklerinin düştüğü dönemlerde görürüz.
01:49Trump'ın desteğinin düşmesinin bir sonucu mudur?
01:52Muhtemelen. Çünkü anketlerde onu gösteriyor. Özellikle bu savaşlar, özellikle ABD'nin genç nüfusunun bu savaşı ve İsrail'le bu müttefiklik
02:02konusunda son araştırmalar desteğin düştüğünü gösteriyor.
02:06Yanlış hatırlamıyorsam %63 çıkmıştı son destek. Bu daha yüksekti önceki zamanlarda.
02:10Peki bu tür çelişkili söylemler neye yol açar? Birincisi müttefikler arasında bir güven sorunu yaratır.
02:18Şimdi müttefikler net bir söylem bekler ve politikalarını buna göre şekillendirmeyi bekler.
02:23Ama sizin söylemleriniz de çelişkili olursa müttefikleriniz de izleyeceği ve kuracağı, inşa edeceği politikalarda çelişki yaşarlar.
02:29Peki bir diğeri nedir? Karar alma süreçlerinde öngörülebilirliği azaltır.
02:34Bu da diplomatik kanalların yeniden açılması veya açıldığında bu diplomatik kanalların sürdürülebilmesi konusunda da ciddi soru işareti yaratır bütün aktörler
02:42arasında.
02:43Peki Trump iki farklı kitleye aynı anda konuşuyor.
02:48Yani dışarıya çağrı yaparken içeride kimseye muhtaç değiliz mesajı veriyor.
02:52Bu da aslında şu anda ABD dış politikasını biraz öngörülemez kılıyor.
02:56Sayın Yesevi siz nasıl değerlendirdiniz Trump'ın hem yardıma ihtiyacımız yok, ihtiyacımız var hem de kimseye ihtiyacımız yok şeklindeki zıt
03:08açıklamalarının ne anlama geliyor?
03:12Burçak Hanım tabii hangi konuda yardıma ihtiyacı olduğu meselesi bence burada gündemde.
03:18Yani Hürmüz'ün açılması konusunda ihtiyacı var.
03:21Biliyorsunuz İngiltere'nin geç gelen yardımı konusunda da ciddi tepkileri olmuştu ABD'nin.
03:27Buradaki ana mesele bence şöyle değerlendirebiliriz.
03:31Bu savaşın hedeflerinin belirgin olmaması.
03:34Yani bugün Almanya'dan yine Avustralya'dan Japonya'dan onların bu ittifakın neresinde olacağından bahsederken belirsiz hedeflerden bahsediyoruz.
03:44Yani bu savaşın hedefleri çok belirgin değil.
03:46Yani Hürmüz Boğazı'nın açılması tek mesele değil.
03:50Bu savaşa girme meselesi ABD'nin nükleer programın durdurulmasından direniş ekseninin sonlandırılmasına kadar pek çok konuyu içeriyordu.
04:00Savaşın ek günlerinde biz rejimin düşürülmesinden de bahsediyorduk.
04:04Yani tüm bu kocaman hedefler arasında acaba Avustralya, Almanya ve Japonya'dan ne bekleniyor?
04:10Bence bir ittifakların ve ittifak sisteminin de sınandığı bir dönemden bahsediyoruz.
04:18Yani hassasiyetler var, hangi konularda yaralanabilir olduklarını görmeye çalışıyorlar.
04:24Bir de sizin göstermiş olduğunuz gibi yardım gerçekten isteniyor mu var?
04:29Tabii ki bu söylemlere ne kadar güvenebileceğiz?
04:32Yani siz de aslında süreyle göstermişsiniz bunu.
04:35İki farklı söylem söz konusu.
04:37Tabii ki kapalı kapıları ardından ABD'nin kurumlarıyla ittifakın diğer üyelerinin kurumları görüşmeler yapıyorlardır.
04:45Bunun tabii ki daha net bir takım açıklamaları oluyordur.
04:49Ancak şunu çok net olarak ifade etmek lazım.
04:52Hedefi belirgin olmayan bir savaştan bahsediyoruz.
04:56Yine süresinin de belli olmadığını görüyoruz.
05:00Çünkü savaşın ikinci gününde biliyorsunuz dört gün içinde bitecek denilmişti.
05:04Bugün ben basına şöyle bir baktığımda bir hafta içinde bitebilir de deniliyor.
05:08Yani bu noktada hedefi belli olmayan bir savaştan bahsediyoruz.
05:13Bir de en önemlisi tüm devletler tehdit varsa çevrelerinde buna göre birlikte hareket edebilirler Burçak Hanım.
05:21Ancak bu ülkeler demek ki bir tehdit algılamasına bulunmuyorlar.
Yorumlar

Önerilen