- 1 week ago
Bakara 106–113. ayetler, Allah’ın hüküm koyma ve değiştirme yetkisinin mutlak olduğunu vurgular; kuldan istenen ise sorgulayıcı inat değil, teslimiyettir. Ehli kitabın haset ve yönlendirme çabalarına karşı müminlere sabır, namaz ve zekâtla istikamet emredilir. Cennetin bir kimliğe değil, Allah’a ihlasla teslim olup salih amel işleyenlere ait olduğu net biçimde ortaya konur.
Bakara 106 113 tefsir, nesih nedir, ehli kitap haset, teslimiyet ayetleri, namaz ve zekât vurgusu, cennete kim girer, ihlas ve amel
Bakara 106 113 tefsir, nesih nedir, ehli kitap haset, teslimiyet ayetleri, namaz ve zekât vurgusu, cennete kim girer, ihlas ve amel
Category
📚
LearningTranscript
00:00A'udhu billahi min ashşeytanirracim.
00:04Bismillahirrahmanirrahim.
00:07Elhamdülillahi Rabbil Alameen.
00:09Wa salatu wa etemmü teslimu ala seyyidina muhammadin al-mab'ooth rahmetin lil'alameen.
00:16Allahumma la sehla illa ma jajaltahu sehla wa anta tajjalulhazna iza şi'te sehla.
00:23Allahumma allimna ma yenfawna wa anfawna bima allamtana.
00:28Wa zithna ilman birahmetke ya arhamarrahmin.
00:33Eşhedu an la ilaha illa Allah.
00:35Wa eşhedu anna muhammadan abduhu wa rasuluhu.
00:39Ema ba'd.
00:41Bismillahirrahmanirrahim.
00:42Ma nansakh min ayetin aw nunsihah naiti bi khayrin minha aw misliha.
00:49A'lam ta'lam anna Allah ala kulli şeyin qadīr.
00:53A'lam ta'lam anna Allah lahu mulkul semaawati wal-ar'd.
00:58Wa ma lakum min douni Allah min woliin wala nassir.
01:03An tureydun an terselu rasulukum kama s'il mousa min qabal.
01:08Wa man yetabdlil kufr bil-eymani faqad dhl s'wā'a s'bīl.
01:14Wadda kathirun min ahlil kitaab low yeruddunakum min ba'd iymānikum kufara.
01:21Hsadam min ndi anfusihim min ba'd ma tbiyyyan lahu mu lhaqq.
01:26Fa'afu wa s'fahu hattā yaiti Allah b'amrī.
01:30In Allah ala kulli şeyin qadīr.
01:34Wa'aqimu assalaata wa'atu zakaah.
01:37Wa ma tukaddimu li'anfusikum min khairin tajiduuhu nda Allah.
01:41In Allah bima t'a'amaluna basīr.
01:44Wa qālu lən yadkhul al jennete illa mən kāne hūdan au nassāra.
01:50Tilke emāniyuhum.
01:52Qul hātu burhanakum in kuntum sādiqīn.
01:56Bela mən esleme vajhahu lillāh ve huve muhsinun felahu ajruhu nda rabbih.
02:04Wala khawfun aleyhim wala hum yahsanūn.
02:08İlā ākhrihi sadaqallāhu l-azīm.
02:10Geçen dersimizde Rabbimiz'in nesihle alakalı ayetlerini tanımaya çalışıyorduk.
02:20Neshin Kur'an'a geçmemiş, lafzan ve manen Allah tarafından korunma altına alınmamış vahiy bölümü olduğunu söylemiştim.
02:31Ve bu konuda da bir iki örnek vermiştim.
02:35Yani Rasulü Ekrem Efendimiz'e peygamber olduğu andan itibaren vahiy geldiğini, çeşitli usullerde, çeşitli şekillerde vahiy geldiğini
02:47ve bunlardan bir bölümünün Cebrail tarafından tescil edilip, lafzan ve manen korunma altına alınıp,
02:56Kur'an bölümü olduğunu, yani okunan bölüm olduğunu, namaza tahsis edilen bölüm olduğunu,
03:03öteki bölümün ise lafzan korunma altına alınmayıp, o günkü problemleri halleden vahiyin öteki bölümü, öteki birimi olduğunu demeye çalışmıştım.
03:18Ve geçen dersimizde bu konuda biraz daha anlaşılsın diye bir şeyler daha söyleyeceğimi demiştim.
03:27Mesela bakın, Allah'ın Rasulü hanımlarından birine gizlice bir şeyler söyler.
03:33İnşallah, Tahrim Suresini baştan itibaren 1-2-3 ayetlerini tefsir kitaplarından okursanız,
03:43daha geniş anlama imkanınız olur.
03:46Evlerinize vardığınız zaman inşallah bunu ihmal etmeyin.
03:50Bakın o bölümde Rabbimiz şu konuyu anlatır.
03:54Allah'ın Rasulü hanımlarından birine kimse duymadan gizlice bir şeyler söyler.
04:01Zevcesi de onu birilerine anlatır.
04:05Sonra Allah'ın Rasulü o hanımını sığgaya çeker.
04:09Hanımı der ki, ey Allah'ın Rasulü bunu nereden öğrendin deyince,
04:13Allah'ın Rasulü bakın buyurur ki,
04:16قَالَ نَبَّأَنِيَا الْعَلِيمُ الْحَب۪يرِ
04:20Bunu bana her şeyi bilen haberci haber verdi der.
04:25Yani bunu bana her şeyi bilen Rabbim haber verdi der.
04:29Peki buna ne diyeceğiz şimdi?
04:32Yani neydi bu peygamberimize haber verilen şey?
04:35Bakıyoruz bu Kur'an'da yok.
04:38Yani peygamberimizin bunu bana her şeyi bilen Rabbim haber verdi,
04:43haberci haber verdi dediği konu Kur'an'da yok.
04:47Peki bu vahiy birimlerinin adı nedir ya?
04:50Bunlar, bu vahiy birimleri Allah tarafından Rasulullah'a bildirilmiş,
04:57hayatta pek çok problemleri çözmüş ama Kur'an'a geçmemiş.
05:02Yani okunan vahiy birimi olmamış,
05:05ya da lafzan Allah tarafından korunma altına alınmamış vahiy birimleridir bunlar.
05:11Bir başka ifadeyle söyleyeyim, bunun adı sünnettir.
05:17Demek ki bakın Allah'ın vahiyini böylece ikiye ayırdık.
05:23Bir, Allah tarafından lafzan ve manen korunma altına alınmış,
05:28Kur'an dediğimiz bölüm, yani okunmaya, namaza tahsis edilmiş bölüm,
05:34bir de Allah tarafından lafzan korunma altına alınmamış vahiy bölümüdür ki,
05:40bunun adına sünnet diyoruz.
05:42Ve ben okunan vahiy, okunmayan vahiy diye ikiye ayırdığımız,
05:48hem Kur'an'ın hem de sünnetin öğrenilmesinin, anlaşılmasının mutlaka gerekliliğine inanıyorum.
05:55Ve her iki vahiy birimine de ulaşabileceğimize inanıyorum.
06:01Bukhari, Müslim, Tirmizi, Nese'yi, İbn-i Mace, Ebu Davud ve diğerleriyle,
06:08okunmayan vahiy birimi dediğimiz,
06:11ya da lafzan Allah tarafından korunma altına alınmayan vahiy birimi dediğimiz,
06:17sünnet birimine ulaşma imkanımız vardır.
06:20İbn-i Abbas, Taberi, Kurtubi, Razi, İbn-i Kesir, Tefhim, Elmalı, Seyyid, Kutup gibi,
06:27selef alimlerimizin, müfessirlerimizin eserleriyle de okunan vahiy birimine,
06:34yani Kur'an birimine, vahiyin okunan bölümüne de ulaşabileceğimize inanıyorum.
06:41Yani istedikten sonra her ikisine de ulaşabileceğimize ve ama mutlaka ulaşmak zorunda olduğumuza inanıyorum.
06:48Çünkü bu iki bölümün ikisi de vahiydir, ikisi de dindir ve Müslümanlar olarak bizim için bağlayıcıdır bunlar.
06:58İşte neshi bir de böyle anlamaya çalışıyoruz.
07:03Geçenki dersimizde, anlattıklarımızla, bu haftaki anlattıklarımızı birleştirirseniz,
07:08işte karşımıza bir de nesin böyle bir anlayışı çıkmaktadır.
07:13Her ne kadar sünnet düşmanları, efendim sünnet Allah tarafından lafzan ve manen korunma altına alınmamıştır
07:23ve bize intikalinde de şüpheler vardır.
07:26Bize kadar intikal etmemiştir, ezilmiştir, bozulmuştur filan demeye çalışıyorlar ya,
07:31şunu unutmayalım ki,
07:34Peygamber aleyhisselam ümmet için örnekti.
07:37Allah buyurur ki, benim peygamberimi örnek alırsanız, onun gibi yaşamaya, onun gibi olmaya çalışırsanız,
07:45ben size kesin cenneti vereceğim diyor.
07:47Peki düşünüyoruz şimdi,
07:49Kur'an'daki bu ayet acaba sadece sahabeye mi hitap ediyordu?
07:54Yani peygamberimizin örnekliliği sadece sahabe için mi geçerliydi?
07:57Hayır, yani sahabenin böyle bir ruçhaniyeti vardı da,
08:01biz eğer peygamberi örnek alma imkanından mahrumsak,
08:05o zaman vallahi ben o peygamberi Allah'a şikayet ederim.
08:08Ya Rabbi, nasıl bir peygamber gönderdin ki,
08:12ona benzeyen sahabi, onu örnek alan sahabi cennete gidecek,
08:15ama ben onu örnek alarak cennete gidemeyeceğim.
08:19Hayır, peygamber bizim içinde örnektir.
08:21O zaman şunu söyleyelim,
08:23eğer peygamber benim içinde örnekse,
08:26ve peygamber aleyhisselam kıyamete kadar bütün insanlar için örnekse,
08:31ve ben kendisine ulaşamayacaksam,
08:33yani onun sözleri, onun sünneti ezilip bozulacak bana kadar ulaşmayacaksa,
08:39örnek alamayacağım, hadislerine ulaşamayacağım,
08:43sünnetine ulaşamayacağım birini bana örnek gösterdiği için,
08:46haşa Allah zalim olmaz mı?
08:49Öyle değil mi?
08:50Yani madem ki Allah kıyamete kadar bu peygamberi örnek göstermiştir,
08:55öyleyse onun sünneti bozulmadan bana kadar da ulaşacaktır.
09:00Allah ulaştıracaktır.
09:01Nasıl ulaştıracak, nasılını bilmem.
09:03Allah onu bana örnek göstermişse,
09:06Allah onun sünnetini bana ulaştıracaktır.
09:09Evet, nesih bir böyle anlamaya çalışıyoruz.
09:13Bir de bizzat şu elimizdeki Kur'an'ın kendisinde nesih vardır diyenler,
09:18yoktur diyenler var.
09:20Kur'an'da neshin yokluğunu iddia eden tarihte bir adam var.
09:24Ebu Ishak el-Isfahani, mutezili bir adamdır.
09:28Yani neshin kesinlikle olmadığını,
09:31Kur'an'da kesinlikle neshin olamayacağını iddia etmiştir.
09:36Sonrakiler de bu konudaki dayanaklarını hep ondan almışlar.
09:40Ama aslına bakılırsa, bu zatın nesih yoktur dediği konuya zaten İslam alimlerinin hiçbirisi de vardır demiyor.
09:49Şöyle ifade edeyim, İslam alimlerinin nesih vardır dedikleri konuya da bu adam yok demiyor.
09:56Yani burada bir kavram kargaşası vardır.
09:58Ebu Ishak el-Isfahani, haşa Allah'ın yanılması, Allah'ın şaşırması ya da Allah'ın cayması manasını alıyor ki nesih,
10:08orada herkes zaten nesih yoktur diyor.
10:11Peki, nesih vardır diyenler hangi manaya vardır diyorlar ya, Allah'ın değiştirme yetkisi vardır diyorlar, değiştirebilir Allah diyorlar, unutturabilir Allah
10:22diyorlar ya da tedriç uygulayabilir.
10:25Yani kimilerinin uygulamasını öne, kimilerinin yani kimi ayetlerin uygulamasını da sonraya alabilir Allah diyorlar.
10:34Bakın mesela, Kur'an'dan bir örnek vereyim.
10:37Az ileride gelecek, Allah diyecek ki
10:43Peygamberim, yüzünü mescidi haram tarafına döndür diyecek.
10:48Peki, yani bu ayeti kerime Kur'an'da varken
11:01Yani yüzünü ne tarafa dönersen dön, Allah'ı orada bulacaksın.
11:06Allah'ın ayetiyle de amel edelim mi?
11:09E o ne solmuş demek zorunda kalmış insanlar değil mi?
11:12Yani kelam bitmiştir çünkü.
11:14Bu konuda uygulama böyledir.
11:17Yani öyle değil mi?
11:18İkisi de vardır Kur'an'da.
11:20İkisi de ayettir.
11:21Peki, bu ikinciyle nasıl amel edeceğiz?
11:24Biz, yani fevelli ve çeke şadral mescidil haram ayeti dururken karşımızda, bu ikinci ayetle, yani yüzünü ne tarafa dönersen dön,
11:33Allah'ı orada bulacaksın ayetiyle de amel edecek miyiz?
11:37Hayır, öbürü bunu neshetmiştir diyeceğiz.
11:40Başka da çaremiz yoktur.
11:41Mesela, bir zamanlar ileride gelecek mescidi aksaya doğru yöneliyordu insanlar, bu da nes olmuştur diyoruz.
11:51Öyle değil mi?
11:52Yani müminlerin bir dönem mescidi aksaya yöneldikleri kesindir.
11:57Biliyoruz ki, Müslümanlar önce Kabe'ye doğru, sonra mescidi aksaya doğru, daha sonra da işte tekrar Kabe'ye doğru dönmüşler.
12:06Şimdi, yani insanlar önce Kabe'ye doğru namaz kılarlarken, sonra mescidi aksaya dönmeleri, kendi kendilerine karar vererek olmamıştır değil mi?
12:16Yani kendi kendilerine dönmedi bu insanlar, Allah döndürdü onları.
12:20E Allah bu döndürmesini çevirdi, bir daha yaptı Kabe'ye.
12:24E ne yapacağız şimdi? Yani ne diyeceğiz buna?
12:27Yani nasıl amel edeceğiz bununla?
12:29Çünkü, Kudüs tarafına dönenler için, onlarınki de doğruydu diyor Allah.
12:34Yani ben onların imanlarını zayi etmedim diyor.
12:37Yani onların dönüşü de doğruydu diyor.
12:40Peki, madem ki Allah mescidi aksaya dönenlerinkine de doğrudur diyor,
12:46e öyleyse şimdi biz de dönebilecek miyiz mescidi aksaya?
12:49Hayır.
12:50Niye?
12:50E mensuhtur o bölüm, o hüküm diyoruz.
12:53Yani nes olmuştur artık, o hüküm diyoruz.
12:56Bunu istediği kadar reddetsin adam.
12:58Yani istediği kadar nesih yoktur desin, fark etmeyecektir.
13:02Sonunda bu gerçeği kabul etmek zorunda kalacaktır.
13:05Ama, şöyle denirse ben de nesih yoktur diyenlerdenim.
13:08Mesela, içkili iken namaza yaklaşmayın ayeti var mıdır?
13:14Kur'an'da vardır.
13:16Peki, bu ayet mensuh mudur?
13:18Evet, mensuhtur.
13:19Peki, amel etmeyecek miyiz bu ayetle?
13:22Elbette amel edeceğiz.
13:24E hani mensuh demiştik, nasıl amel edeceğiz bununla?
13:27Mesela adamın biri camiye geldi, baktık ki ağzında içki kokuyor.
13:33E hemen camiden çıkaracak mıyız onu?
13:35Hayır.
13:36Öyleyse mensuh değil bu ayet.
13:38Evet, mensuh değil.
13:39Bakın, adını biz koyuyoruz bunun.
13:42İster mensuh deyin, ister mensuh değil deyin, fark etmez.
13:46O ayetler vardır Kur'an'da ve o ayetin izin verdiği kadar amel edelim demeye de hakkımız yoktur.
13:54Mesela, içki yasaktır.
13:56İçkili iken namaz da yasaktır.
13:59İçki içmek de yasaktır.
14:01İçkili iken namaza yaklaşmak da yasaktır.
14:03Hangi ayete göre?
14:04Maide'ye göre.
14:06E bu ayete göre hani yasak filan değil ya,
14:09hani burada içki içmeyin denmiyor,
14:11içkili iken namaza yaklaşmayın deniliyor.
14:14Yani böyle bir izin veriyor.
14:15Namazın dışında içilebileceğini anlatıyor diyemeyiz.
14:19Çünkü Maide suresi bu ayeti nesk etmiştir.
14:23Maide suresi kesinlikle hem içkiyi hem de içkili iken namaza yaklaşmayı yasak kılmıştır diyoruz.
14:32Bundan sonra bakın Rabbimiz Müslümanlara bir bu konuda sorgulama yapıyor.
14:39Bakara suresi ayet 108.
14:43Allah diyor ki,
14:50yoksa siz daha önce toplumunun yani İsrail oğullarının Musa'yı sorguya çektiği gibi
14:57peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz?
15:01Yoksa sizler daha önce toplumunun Musa'dan istediğini mi istiyorsunuz peygamberinizden?
15:07Ve onların Musa'ya sorduğu gibi mi sormak istiyorsunuz peygamberinize?
15:11Öyle yapıyorsanız bilesiniz ki bu küfürdür diyor Allah ayetin sonunda.
15:17Aslında sorular üç türlüdür.
15:20Birincisi yapma adına sorulan sorular.
15:24İkincisi anlama adına, öğrenme adına ve de yaşama adına yani amel etme adına sorulan sorular.
15:32Üçüncüsü de yapmama adına yani kaçma adına sorulan sorular.
15:36Hani Bakara suresinin önceki ayetlerinde görmüştük.
15:41Bakara hadisesinde kaçma adına İsrail oğulları mazeretlerin arkasına saklanma adına çok sorular sormuşlardı Hazreti Musa'ya.
15:50Ya da aslında se'ele istemek demektir.
15:55Sanki bu ayeti kerimesinde Rabbimiz şöyle söylüyor.
16:04Se'ele istemek demektir.
16:07Öyleyse Rabbimiz sanki şöyle diyor.
16:10Onlar peygamberlerinden çok şey istemişlerdi.
16:13Yoksa sizler de peygamberinizden onların yaptığı gibi çok şey isteyip onu bunaltmak mı istiyorsunuz?
16:20Yani peygamberinize çok sorular sorarak tıpkı İsrail oğullarının Hazreti Musa'ya yaptığı gibi peygamberinizin önüne barikatlar mı koymak istiyorsunuz?
16:30Peygamberinizi bunaltmak, daraltmak mı istiyorsunuz?
16:33Onun yoluna engeller mi koymak istiyorsunuz diyor Rabbimiz.
16:37Sonra da diyor ki bakın
16:44Bu küfürdür imandan sonra bunu yaparsanız gerçekten yolunuzu sapıtmış olursunuz diyor Rabbimiz.
16:52Peki acaba şimdi bu ayetin üsttekiyle ilgisi nasıl oldu?
16:59Yani önce bir nesihten söz etti Rabbimiz sonra da denildi ki hayrola Musa'nın kavmi gibi mi yapacaksınız?
17:07Demek ki insanlardan peygambere ve peygamberin getirdiği mesaja teslimiyetleri isteniyor burada.
17:16Yani Allah diler öyle yapar, diler böyle yapar.
17:20Buna sizler karışamazsınız.
17:22Sizler Allah'ın nasıl isterse öylece yapacağına inanın.
17:26Allah'a akıl vermeye kalkmayın.
17:28Şöyle yapmalıydın ya Rabbi.
17:30Şunları öne almalıydın ya Rabbi.
17:33Ya da işte önceki kitapları neshetmemeliydin.
17:37Önceki uygulamaları, önceki ayetleri kaldırmamalıydın.
17:41Bizler alışmıştık onlara demeye kalkışmayın.
17:44Allah nasıl yapmışsa ona öylece inanın.
17:48Yani peygamberin getirdiği mesajı kendinize göre anlamaya, kendinize göre ayarlamaya, uyarlamaya çalışmayın.
17:55Diyor Rabbimiz burada.
17:57Hani bir zamanlar Hazreti Musa'ya da toplumu öyle yapmıştı.
18:03Biz görmeden inanmayız demişlerdi.
18:06Bakara suresinin daha ilerlerine, önceki bölümlerine gidersek bunları hatırlayacağız.
18:12İşte biz savaşmayız, biz bu şehre girmeyiz demişlerdi.
18:17İşte onların Musa'ya yaptıklarını şimdi sizler de peygamberinize yapmayın diyor Rabbimiz.
18:24Bir de peygambere sorular sorarak onu yolundan engellemeye çalışmayın, onu oyalamayın, onun önüne takozlar koymaya çalışmayın demekti bunun manası.
18:36Bundan sonra bakın Rabbimiz yine ehli kitabın bizimle ilişkisini ya da ehli kitabın Müslümanlara bakışını anlatmak üzere, bizi onlar konusunda
18:46bilgilendirmek üzere Rabbimiz şöyle buyuruyor.
18:49Ayet 109
19:01Ehli kitaptan pek çoğu, gerçek kendilerine açıklandıktan sonra, gerçeğe ulaştıktan sonra, nefislerindeki haset sebebiyle, çekememezlik sebebiyle, sizi imandan sonra küfre
19:15çevirmek isterler.
19:17Yani bir taraftan kendi kitaplarının hükmünün kaldırıldığı haberi kendilerine ulaştırıldığı için bunun üzüntüsü, yani Kur'an gelince, son elçi Hazreti
19:31Muhammed Aleyhisselam gelince, kendi peygamberlerinin, kendi kitaplarının hükmünün kaldırıldığı haberi kendilerine ulaştırıldığı için, bunun gamı, kederi, üzüntüsü içinde,
19:41öbür taraftan da Müslümanlara yeni bir kitap gönderilmesinin hasediyle yanıp tutuşan bu ehli kitap, imandan sonra sizin de kendileri gibi
19:52küfre düşmenizi isterler.
19:55İmana ulaştıktan sonra sizin de kendileri gibi kafir olmanızı isterler.
19:59Zira adamların kendi dinlerine güvenleri, itimatları kalmamıştır.
20:05Ve şu anda Avrupalının yüzde doksanı ateisttir.
20:09Yani dine inanan insan bulmak gerçekten zordur bu adamların içinde.
20:15Bazı insanların çıkıp da Hristiyanlar dinlerine şöyle bağlı, böyle bağlı demelerinin hiç mi hiç aslı yoktur.
20:22Ben zaman zaman gidiyorum işte Avusturya'ya, Almanya'ya, Fransa'ya gidiyorum, bu alçakları çok yakinen görüyorum.
20:29Yani bu adamlar işte dinlerine, imanlarına, kitaplarına şöyle bağlı, böyle bağlı demelerinin hiç mi hiç aslı yoktur.
20:38Bu adamlar aslında dinlerinin bozukluğunu, şürüklüğünü bildikleri için size haset ederler.
20:44Ve sizin de kendileri gibi küfretmenizi isterler diyor bakın Rabbimiz.
20:49Bakıyoruz tarih boyunca bu hep böyle olmuştur.
20:52Kafirler hep hakkın varlığından rahatsız olmuşlardır.
20:57Yani hakkın varlığına tahammül edememiş, sanki hakkı yok etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır.
21:05Bakın Şura suresinde bir peygamberin varlığına tahammül edemeyenler anlatılır.
21:12Rabbimiz buyurur ki,
21:21Dediler ki, ey Nuh, ey peygamber, eğer bu davandan vazgeçmezsen, iyi bilesin ki sen taşlanmışlardan olacaksın.
21:30Yani seni taşlayacağız, seni rejim edeceğiz diyorlardı.
21:34Bakın Allah elçisine diyorlar ki, eğer vazgeçmezsen, eğer bu işe bir son vermezsen, senin canına okuyacağız diyorlardı.
21:44Peki kime diyorlardı bunu?
21:46Peygambere diyorlardı bunu.
21:48Yani teklifsiz bir davetçiye, hatasız bir insana, günahsız bir insana diyorlardı bunu.
21:54Ya da hatasızlığın, günahsızlığın duruk noktasında olan bir örneğe, bir peygambere diyorlardı bunu.
22:02Vazgeç bu işten, bırak bu yolu.
22:04Peki neden diyorlardı bunu?
22:07Yani dertleri neydi bu adamların?
22:10Çünkü peygamber onların aralarında var olduğu sürece, peygamber onların arasında görevini sürdürdükçe, onlar bundan rahatsız oluyorlardı.
22:20Onun varlığından, onun mesajından rahatsız oluyorlardı.
22:24Onun varlığından, onun konumundan, onun durumundan ötürü, çünkü onların programları, onların anlayışları bozuluyordu, boşa çıkıyordu.
22:36Çünkü Hazreti Nuh vardı ortada.
22:38Nuh Aleyhisselam oldukça, Nuh Aleyhisselam var oldukça, Hazreti Nuh mesajını etrafa yaydıkça, Hazreti Nuh varlığını sürdürdükçe, yanlışlıklar fark edilecek.
22:49Herkes kendi yanlışını fark edecekti.
22:52Yani hak ortada olunca, tüm batıllar fark edilecekti.
22:57Hazreti Nuh, kriter olarak, kıstas olarak bulunacak ve onun varlığıyla tüm bozukluklar kendini gösterecek ve tüm batıllar sırıtı verecekti.
23:07İşte bunun için, onun varlığına tahammül edemiyorlar ve onu yok etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlardı.
23:16Bugün de aynen böyledir.
23:19Yeryüzünde Müslümanlar yaşadıkları sürece, yeryüzünde Müslümanlar misyonlarını, imanlarını icra ettikleri sürece, kesin biliyorlar ki, batılların yaşamasına imkan kalmayacaktır.
23:32Onun içindir ki, Müslümanın varlığını, hakkın varlığını ortadan kaldırabilmek için bu kafirler de ellerinden geleni arkalarına koymayacaklardır.
23:42Yani kriteri yok etmek için, kıstası yok etmek için, ne gerekiyorsa, ellerinden ne geliyorsa, kıyamete kadar bu insanlar yapacaklardır.
23:52Bu insanların karakterleri hiçbir zaman değişmemiştir ve değişmeyecektir.
23:57Mesela bakın, koskoca bir okulda iki tane kız çocuğunun başını örtmesine bile tahammül edemiyorlar.
24:06Yani düşünün, şöyle bin öğrencisi olan bir okul düşünün, iki tane kız çocuğu başını örtüvermiş.
24:14Diğerlerinin hepsinin başı açık, işte böyle koskoca bir okulda iki tane kız çocuğunun başını örtmesine bile tahammül edemiyorlar.
24:22Niye? E ne olacak yani iki bin kişi açıkken, ha iki tanesi de kapalı vermiş olsun.
24:27Ne olur bundan?
24:29Yoo, o zaman o okulda açıkların varlığı anlaşılacak da, onun için buna tahammül edemiyorlar.
24:35Kapalı bir tane, iki tane kızcağızın varlığı, ötekilerin açıklığını ortaya koyacak ki,
24:41namuslu bir insanın varlığı, namussuzların varlığını açığa çıkaracağı için,
24:47kesinlikle işte bu kıstasın varlığına, müminin varlığına tahammülleri yoktur bu kafirlerin.
24:54Hani,
24:55alâ rivayetin fî elsinetin naz anlatılır.
25:00Köyün birinde bir su çıkmış.
25:03Alışılan bir şey olmadığı için,
25:05ne olur ne olmaz diye hiç kimse içmeye cesaret edememiş ilk zamanlar bu sudan.
25:10Sonra dayanamayıp birisi içmiş ve iyiden iyiye kafayı yemiş adam.
25:16Aman delirdi, işte kafayı oynattı, aman sakının içmeyin yaklaşmayın filan derken,
25:22merak saikiyle birisi daha içmiş.
25:25Arkasından meraktan ölmek üzere olan birisi daha, birisi daha derken,
25:29köyde deliler çoğalmış.
25:32En son köyde bir karı ile bir koca kalmış, bu sudan içmeyen.
25:37Tabi ilk önceleri 3-5 kişi delirince,
25:40aman deli geliyor, çekilin, kaçın, dikkat edin filan derken,
25:43işte nihayet köyde delirmeyen iki kişi kalınca,
25:47işte biri karı, biri koca,
25:49bu sefer herkes bu ikisine deli demeye başlamışlar.
25:52Aaaa deli, deli geliyor, çekilin, kaçın filan demeye başlamışlar.
25:56Bu ikisi diğerlerinden artık farklılar ya,
26:00yani deli bu adamlar be,
26:01bunlar ötekilerinden değişikler ya,
26:04tavırları değişik, işte yürüyüşleri değişik, konuşmaları değişik olunca,
26:08herkes bunlara deli demeye başlamışlar.
26:12Bu karı ile koca günlerce sabretmişler bu hakaretlere,
26:16sonra nihayet bir gün dayanamamış adam ve karısını çağırmış.
26:19Gel hatun demiş gel, biz de içeceğiz bu sudan.
26:22Bıktım usandım, ben bu adamların hakaretlerinden demiş,
26:25ve nihayet onlar da içmişler o sudan ve onlar da bu akıllıların arasında kaybolup gitmişler.
26:31Peygamber bu konuma kesinlikle düşmez.
26:35Peygamber kesinlikle böyle bir duruma düşmeyen insandır.
26:39Yani bu insanların tamamı böyle düşünüyor.
26:43Bunların hepsi beni reddediyor.
26:45Bunların tamamı bana deli diyor.
26:48Öyleyse bunların hakaretlerinden kurtulabilmem için ben de bunlar gibi olayım demez kesinlikle Peygamber.
26:55İşte bunun için yok etmeye çalışıyorlardı onu.
26:59En azından gel ey Peygamber hiç olmazsa bir yıl sen bizim gibi ol,
27:04bir yıl da biz seninkine inanalım.
27:07Ya da hiç olmazsa arada şöyle bir bizimkine bir uğrayı versen,
27:11ya da hiç olmazsa bizimkine dokunmayı versen olmaz mı?
27:14Yani bizim yolumuza, bizim davamıza, bizim inanışımıza, bizim giyinip soyunmamıza dokunmayı versen olmaz mı?
27:22Yani işitmeyi versen.
27:23Bizimkinin aleyhine konuşmayı versen.
27:26Sen kendininkini yaşasan ama biz de kendimizinkini yaşasak.
27:31Yani böylece kendilerininki hepten ortadan kaybolmayacak.
27:36Ya da kendilerininki de normal görülecek.
27:39İşte bu kafirler kendilerininki de normal görülecek noktaya gelene kadar Müslümanları yoldan çıkarmak için
27:47ellerinden geleni arkalarına koymayacaklar.
27:51Bunu bilmek zorundayız.
27:52Bunu unutmamak zorundayız.
27:55Bunun şuuruna vararak o karı koca durumuna düşmemek zorundayız.
28:02Yani herkes delirmiş diye biz de delirmeyi siniye çekmek zorunda değiliz.
28:06Yani herkes çıplanmış diye biz de işte anormal görmeye başladı bu toplum bizi diye biz de çıplanmak zorunda değiliz.
28:14Herkes şöyle şöyle davranıyor ne yapalım biz de onlara uymak zorundayız.
28:18Bu toplumda işte intibaksız ya da manyak konumuna düştük diye yolumuzdan davamızdan vazgeçmemeliyiz.
28:25Tıpkı peygamber gibi peygamberler gibi tüm insanlar aleyhimizde olsa da davamızda yolumuzda sabit olmalıyız.
28:34Sabit kadem olmalıyız.
28:36Bu Yahudi ve Hristiyanların derdi budur.
28:39Yani Müslümanları kendileri gibi kafir yapana kadar bu adamlar uğraşacaklardır.
28:44Bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayalım.
28:47Şunu her zaman tekrar eder bu adamlar.
28:50Müslümanları Yahudi veya Hristiyan yapmak kesinlikle mümkün değildir.
28:56Binaenaleyh İslam ülkelerinde kesinlikle Yahudilik ve Hristiyanlık propagandası yapmayınız.
29:02Orada küfür propagandası yapınız diyorlar.
29:05Çünkü sağlam bir yerden çürük bir yere geçilmez.
29:10Sağlam bir yapıdan çürük bir yapıya geçmek gerçekten zordur.
29:13Yani bu adamları sakın Yahudilik ve Hristiyanlığa çağırmayın.
29:17Çünkü her ikisi de dindir.
29:20Yani terk etmeye çağırdığınız İslam da dindir.
29:23Kabule çağırdığınız Yahudilik ve Hristiyanlık da dindir.
29:27Hak bir dinden batıl bir dine çağırmayın.
29:30Bu konuda kesinlikle muvaffak olamazsınız.
29:32Bunları dinsizliğe yani imansızlığa küfre çağırırsanız o zaman muvaffak olabilirsiniz diyorlar.
29:40Yani bunu çok iyi biliyor alçaklar.
29:42Allah diyor ki bakın
29:44Allah'ın emri gelinceye kadar onları affedip bağışlayıverin.
29:56Onlardan geçiverin.
29:57Allah'ın emri gelinceye kadar
30:02Şüphesiz ki Allah her şeye kadirdir.
30:06Yani onlardan vazgeçin.
30:08Onlardan yüz çevirin.
30:10Yani onlarla gidişmeyi çekişmeyi bırakın.
30:14Onlarla uğraşmayın.
30:15Peki ayetin sonunda diyor ki Allah'ın emri size gelinceye kadar.
30:21Peki Allah'ın hangi emri gelinceye kadar?
30:24Çünkü biz onları bırakacağız kendi hallerine.
30:28Ama onlar İslam dünyasını küfre sürüklemek için ellerinden geleni yapmaya devam edecekler.
30:33Yani olur mu böyle bir şey?
30:35Hani az evvel ifade etti Rabbimiz.
30:38Bunlar ellerinden gelse sizleri imandan sonra küfre düşürmek isterler.
30:43Yani bütün dertleri sizi kafir yapmak dedi Rabbimiz.
30:47Yani bunlar her türlü naneyi yiyecek.
30:50Her türlü dalavereyi yaparak bizi dinden çıkarmaya çalışacaklar.
30:54Biz de beli tarafta eli kolu bağlı seyredeceğiz öyle mi?
30:58Yani bırakıvereceğiz bu adamları ve hiçbir şey yapmayacağız.
31:01Olacak şey mi bu?
31:03Haa buradaki emir cihat emridir.
31:07İşte o emir gelinceye kadar bırakıverin onları diyor Rabbimiz.
31:11Yani bu ayet kıtal ayeti gelmeden önce nazil olmuş bir ayettir denmiş.
31:16Ve kıtal ayeti geldikten sonra da işte onunla bu ayet nesh edilmiştir deniyor.
31:22İşte bakın nesh bir örnek de burada geldi.
31:26Demek ki Allah'ın kıtal ayeti, cihat ayeti, savaş ayeti gelinceye kadar bırakıverin onları ne halleri varsa görsünler dedi Rabbimiz.
31:37Ondan sonra Müslümanlara yöneldi bakın yine Rabbimiz ayet 110 şöyle buyuruyor.
31:54Ey Müslümanlar namazı ikame edin, zekatı da verin.
31:59وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ
32:03Kendiniz için önceden ne takdim etmişseniz, tecidûhü indallah.
32:09Sonunda onu Allah katında hazır bulacaksınız.
32:13اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٍ
32:15Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı görmektedir.
32:18Yaptıklarınızı hesaba katmaktadır.
32:21Bakın diyor ki Rabbimiz,
32:26Namazı ikame edin,
32:28namazın misyonunu, namazın fonksiyonunu gerçekleştirin,
32:33yani namazı ayağa kaldırın,
32:35namazı Allah'ın istediği biçimde ifa edin,
32:39Allah'la diyaloğu gerçekleştirecek biçimde namaz kılın,
32:42namazı böylece ifa edin,
32:45hayatı düzenleyecek biçimde namazı ikame edin,
32:49yani namazla Allah'tan aldığınız mesajla,
32:53hayatınızı düzenleyin ve de zekatı verin.
32:57Yani zekatlarınızı vererek Allah'ın mallarınıza da karışma yetkisinde olduğunu kabullenin.
33:03Yani Allah'la münasebetinizi namazla,
33:08toplumla münasebetinizi de zekatla ayarlayın.
33:11Dilenci ifadesiyle söylersek,
33:14hani ne isterseniz elinizle o gider sizinle diyorlardı ya,
33:19bundan sonra da diyor ki bakın Allah,
33:20وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ
33:24تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ
33:26اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
33:29Yarınınız için bugünden ne takdim etmişseniz,
33:33onu Allah'ın yanında hazır bulacaksınız.
33:37Tabi yukarıda namaz ve zekatla emredildiğimize göre şöyle diyebiliriz,
33:44namaz gibi, oruç gibi, haç gibi, cihat gibi, infak gibi, zaman gibi,
33:49bugün ne takdim etmişseniz, yarın Allah katında onu hazır bulacaksınız.
33:54Hem de onlara en çok muhtaç olduğunuz bir anda kat kat fazlasıyla Allah'ın yanında hazır bulacaksınız onları.
34:03Rabbimiz böylece bana güzel borçlar sunun ki o bende emanet kalsın,
34:09yarın size en lazım olduğu günde benden alırsınız buyuruyor.
34:14Ne zaman lazım oldu size?
34:16Yarın cennete girmek için mi benden alırsınız?
34:18Cehennemden kurtulmak, azat olmak için mi lazım oldu?
34:22Yarın benden alırsınız diyor Rabbimiz.
34:25Bundan sonra yine Yahudi ve Hristiyanların bir tutarsız iddialarını Rabbimiz gündeme getiriyor.
34:35Bakın ayet 111
34:36وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةِ اِلَّا مَنْ كَانَهُوْ دَنْ اَوْ نَصَارًا
34:42Yahudi ve Hristiyanlar kendilerinden başkaları cennete giremeyecek dediler.
34:48وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةِ اِلَّا مَنْ كَانَهُوْ دَنْ اَوْ نَصَارًا
34:54Yahudi ve Hristiyanlar kendilerinden başkaları cennete giremeyecek dediler.
35:00Yani her toplum, her din mensubu kendi inancıyla mutmain olmuş.
35:07Herkes kendilerinin cennetlik olduğunu zannediyor.
35:11Herkes kendi yollarının doğruluğuna inanıyor.
35:14Hiç kimse kendisinin yanlış olduğunu, haksız olduğunu düşünemiyor.
35:19Herkes biz en doğruyuz, biz en iyiyiz, biz en haklı yolda olanız diyorlar.
35:27Bugün de bakıyoruz insanlar böyle diyorlar.
35:29Herhalde bu özellik Cenab-ı Hakk'ın insanlara verdiği ama yanlışa gittikleri zaman değiştirilmesi gereken bir özelliktir.
35:38Yani insanlar beyineyle, vahiyyle karşı karşıya geldikleri zaman, kitaplarıyla tanıştıkları zaman kendi hatalarını anlayacaklar, kendi yollarını değerlendirebileceklerdir.
35:51Bunun yolu beyineyle tanışıp doğru ya da yanlışı onunla sağlamadan geçmektedir.
35:59Yani adam kitabıyla tanışmışsa, peygamberinin sünnetiyle tanışmışsa, o zaman doğru mu yolda olduğunu, yanlış yolda mı olduğunu o zaman anlayacaktır.
36:12Ama beyineyle tanışma imkanı bulamayanlar, yani kitap ve peygamber ile tanışma imkanı bulamayanlar,
36:21Yani kendileri doğruda mıdır, yanlışta mıdır, bu konuda kendilerine kıstaslık yapacak, kendilerine kesin ve doğru bilgi ulaştıracak bir bilgiyle, bir
36:31vahiyyle karşı karşıya gelemeyenler,
36:34elbette kendilerinin hak yolda olduğunu savunmada ısrarlı olacaklardır.
36:39Biz en doğruyuz, biz en haklıyız, cennete gidecek insanlar biziz diyeceklerdir.
36:44İşte bu konuda en büyük yanılgı içine düşmüş iki topluluk, Yahudi ve Hristiyanlık dünyası.
36:53Her iki grupta kendilerinin hak yolda olduklarını, cennetlik olduklarını iddia ediyorlar.
36:59Ama ilerideki ayetlerde gelecek, bunlar aynı zamanda birbirlerinden farklı olduklarını da iddia edecekler.
37:06Yani birbirlerini reddettiklerini, birbirlerini sapık yolda olmakla itham ettiklerini de göreceğiz.
37:13Hani her bir grup, diğerinin yanlış yolda olduğunu, sapık yolda olduğunu ve Müslümanları da o yanlış grubun içine katarak,
37:23sadece kendilerinin hak yolda ve cennete layık olduklarını iddia edecekler.
37:36Yahudi ve Hristiyanlar diyorlar ki, Yahudi ve Hristiyandan başkaları kesinlikle cennete giremeyecektir.
37:44Tabi iki grup birlikte demiyorlar bunu.
37:47Yahudiler diyorlar ki, cennete ancak Yahudi olanlar gireceklerdir.
37:50Hristiyanlar da diyorlar ki, hayır cennete ancak Hristiyanlar girecektir.
37:55Yani başkaları kesinlikle cennete giremeyecektir dediler.
37:59Cennete girebilmek için Yahudi ve Hristiyan olmak gerekir.
38:03Başka türlü mümkün değildir diyorlar.
38:06Bu konuda ellerinde hiçbir delilleri olmadığı halde böyle bir iddiada bulunuyorlar.
38:12Acaba bu konuda ellerinde gerçekten bir delil var mı, yok mu?
38:16Bakın bu konuda delil kendisinden olan Allah buyurur ki,
38:21tilke emaniyuhum.
38:23Bu onların ümniyelerinden başka bir şey değildir.
38:27Bu onların kuruntularından başka bir şey değildir.
38:31Yani kuru ve boş bir hayaldir bu.
38:33Bu onların kendi hülyaları ve temennileridir.
38:37Yani kendi kendilerine, kendilerini tatmin etmek için uydurdukları boş bir ümniyeden başka bir şey değildir bu.
38:44Yani kim demiş onlara bunu?
38:46Onların cennetlik olduklarını ve onlardan başkalarının kesinlikle cennete gidemeyecek olduğunu kim dedi onlara?
38:54Yani kim böyle bir taahhütte bulunmuş?
38:57Kim böyle bir garanti vermiş onlara?
38:59Ama bu sadece temenniyle olacak bir şey değil ki.
39:03Herhangi bir akideye, herhangi bir inanca, bir düşünceye sahip olabilmek için vahiy ölçüdür.
39:11Yani bu konuda bir kanaate, bir inanca sahip olabilmek için Allah'ın kitabı ve Resulünün sünneti ölçüdür.
39:19Yani vahiy baz almak gerekir.
39:22Öyleyse bakın Allah diyor ki,
39:30Onlara de ki peygamberim, eğer doğru söylüyorsanız, eğer sadıksanız, hadi bakalım delillerinizi getirin.
39:39De ki onlara ey peygamberim ve sizler de deyin ki, ey peygamber yolunun yolcusu olan Müslümanlar, deyin ki onlara,
39:46Hanginiz bu davanızda sadıksanız, hadi delillerinizi getirin bakalım.
39:51Yani böyle bir iddia ıspat ister.
39:53Hadi iddianıza bir delil getirin, ıspat edin bakalım.
39:56Neye dayanıyorsunuz bunu derken, yani istinad noktalarınız neyse, hadi getirin onları bakalım.
40:03Var mı bir deliliniz bu konuda?
40:06Bu konuda delil ancak cennetin sahibi olan Allah'tan gelmelidir.
40:11Yani bu konuda delil vahiydir.
40:14Çünkü cennet ya da cehennem konusu Allah'a ait bir konudur.
40:20Cennet de cehennemde Allah'ındır.
40:21Bu konuda delil de Allah'tan gelmelidir.
40:24Bu konuda delil vahiydir.
40:26Yani Allah diyor ki sanki bu ayeti kerimesinde,
40:29Hadi ey Yahudiler, ey Hıristiyanlar, kesin cennetlik olduğunuzu iddia ediyorsunuz.
40:34Ve sizin dışınızda hiç kimsenin cennete gitmeyeceğini iddia ediyorsunuz.
40:38Hadi kitapların bir tanesinde Allah'tan gelmiş bir tek delil, bir tek vahiy gösterin.
40:44Eğer bunu size Allah demişse, o zaman mutlaka kitapların birinde bir şey indirmesi gerekirdi Allah'ın.
40:50Değilse, sizinle direkt konuşması da mümkün olmayacağına göre, hadi bir delil getirin.
40:56Ama bakıyoruz kitapların hiçbirisinde, bu Yahudiler, bu Hıristiyanlar, kesinlikle cennete gidecekler diye, ne bir ayet vardır, ne bir tek cümle
41:07vardır.
41:07Bakın, bu konuda hakkın sahibi olan Allah, yani cennetin sahibi olan Allah, kim doğru yoldadır, kim eğri yoldadır, kim cennetliktir,
41:20kim cehennemliktir, Yahudiler mi, Hıristiyanlar mı, yoksa bugün bu konuda onlardan farksız duruma düşmüş Müslümanlar mı, bunu Allah anlatıyor.
41:30Bugün, gerçekten çok karmaşa haline gelmiş bu konunun çok iyi anlaşılabilmesi için, bu konuyu en güzel biçimde anlatan bu ayetleri
41:40çok iyi tanımak zorundayız.
41:42Çok iyi ve dikkatli dinlemek zorundayız.
41:45Zira bakıyoruz bugün, herkes bu iddiadadır.
41:48Yani her aile, her grup, her hizip, her cemaat, her grup, her millet bugün bu iddianın içindedir.
41:55Doğru yolda olan bizleriz.
41:58Bizim grup en haklı gruptur.
42:00Bizim cemaat, cennete gidecek cemaattır.
42:03Biz en doğru yoldayız.
42:04Biz cennetin ta ortasına layık insanlarız.
42:08Öyleyse, ayetin ifadesiyle söyleyelim.
42:12Bugün de herkesten delil istemek durumundayız.
42:16Eğer bizler kendimizi kesin cennetlik olarak sunmak durumundaysak insanlara, o zaman diğer insanların da bizden bu konuda delil isteme hakları
42:26vardır.
42:27Yani cennetlik olanlar bizleriz.
42:29Bizden başkası cennete gidemez iddiasında bulunan tüm dünya insanlarına sormamız lazım.
42:36Eğer iddianızda samimiyseniz, eğer doğru söylüyorsanız, eğer sadıksanız, hadi delillerinizi getirin bu konuda.
42:44Kim Rabbinden bir delil getirebilir ki bu konuda?
42:48Peki o zaman bu konuda delil nedir?
42:51Yani Allah ne diyor acaba bu konuda?
42:54Yani kimin cennetlik olduğunu söylüyor acaba Rabbimiz?
42:57Kimin haklı olduğunu, kimin haksız olduğunu söylüyor acaba Rabbimiz?
43:02Bakın onu dinliyoruz.
43:04Yani bu konuda delilin sahibi olan, cennetin ve cehennemin sahibi olan Rabbimiz'i dinliyoruz.
43:10Onun deliline kulak veriyoruz.
43:12Bakın Allah şöyle diyor.
43:13Bela, hayır hayır.
43:14Mesele ne öyledir ne de böyledir.
43:17Yani ne Yahudilerin dediği gibidir mesele, ne de Hristiyanların iddia ettiği gibidir mesele.
43:23Cennet ne onların ne de bunlarındır.
43:26Yani cennet böyle özel bir grubun, özel bir milletin değildir.
43:30Ya da işte sırf Hristiyan olanların Hristiyan olmalarından ötürü, sırf Yahudilerin sadece Yahudi olmalarından ötürü veya sadece Müslümanların sırf Müslümanız
43:43demelerinden ötürü Rabbimiz onlara cenneti garanti etmiyor.
43:47Bakın ne diyor?
43:49Bela, hayır hayır.
43:55Her kim bir iyilik yapar da, kendini Allah'a teslim ederse.
44:01Yani her kim ki Allah için yüzünü lekeden salim tutar, nefsini şirkten temizleyerek, ihlas ve samimiyetle Allah'a yönelirse.
44:13Men esleme ve cehu lillah.
44:16Kim ki ihlas ve samimiyetle Allah'a yönelirse.
44:19Yani yüz aklı ve alın temizliği içinde Allah'a yönelirse.
44:25Peki yüz aklı ve alın temizliği ne demektir?
44:29Yüz aklı ve alın temizliği kişinin, içinin ve dışının, niyetinin ve amelinin temizliği demektir.
44:37Yani niyet temiz olacak, amel de temiz olacak.
44:40Bunlardan birisinin bozukluğu, neticenin bozukluğu anlamına gelecektir.
44:45Mesela amel güzel, güzel bir amel ama niyet Allah için değilse ya da niyet Allah için ama amel sünnette yoksa
44:55yani Allah için niyet taşıyoruz ama işlediğimiz amel sünnette yeri olmayan bir amelse yine netice bozuk olacaktır.
45:03Öyleyse men esleme ve cehu lillah.
45:07Kim ki içiyle dışıyla Allah'a yönelir.
45:11Yani tüm hayatını Allah'a teslim ederse.
45:15Yani Allah için hayat yaşamayı kendisine temel prensip bilir.
45:19Hayatının tümünde Allah'ın kulu olmaya karar verirse.
45:24Ya da iradesini Allah'a teslim ederek Allah'ın seçimini kendisi için seçim kabul eder.
45:30Yani hayatının tümünde Müslüman olursa.
45:32En doğrusu herhalde bu.
45:35Hayatının tümünde Müslüman olursa.
45:38Gecesinde Allah'a teslim, gündüzünde Allah'a teslim, karısı çocukları konusunda Allah'a teslim, malı konusunda Allah'a teslim, dükkanı
45:46tezgahı konusunda Allah'a teslim.
45:48Yani hayatının tümünde Allah'a teslim olarak Müslüman olursa.
45:53Ve huve muhsinun ve de bu halinde muhsin olursa.
45:58Yani hayatının tümünde Allah'ı görmediği halde onu görüyormuşçasına Allah'ın huzurunda olduğunun şuurunda bulunursa.
46:07Her anının Allah'ın kontrolü altında olduğunu bilir ve böylece yaptıklarını Allah için yapar ve Allah'a layık olarak yaparsa,
46:17işte böyle bir hayat yaşarsa, Allah kontrolünde olduğunun bilincine ererse.
46:28Onun mükafatı Rabb'ı katındadır.
46:32Onun mükafatı olan cennet Allah katında garantidir.
46:36Ve bunun kaybolması konusunda kesinlikle onun için ne bir korku ne de mahzun olma söz konusu değildir.
46:45İşte delil budur, işte ispat budur.
46:49İşte bunlara Müslüman denir.
46:51Ve bu dine de İslam denir.
46:53Ve işte cennete kesinlikle girecek olanlar da bunlardır.
46:57Bunlardan başkaları asla ve kata değildir.
47:00Kim ne derse desin.
47:01Kim bu konuda hangi iddiada bulunursa bulunsun, işte din budur, işte hayat budur, işte teslimiyet budur ve işte kesinlikle cennete
47:11gidecek olanlar da bunlardır.
47:13Allah diyor ki, cennete Müslüman olanlar girecektir.
47:18Evet, ayet bunu anlattı.
47:20Cennete Müslüman olanlar girecektir.
47:23Biz inanıyoruz ki, Hazreti Musa dönemindeki Yahudiler de Müslümandı ve onlar da gireceklerdir bu cennete.
47:31Ve yine inanıyoruz ki, Hazreti İsa aleyhisselam döneminde ki, Hazreti İsa'ya ve onun kitabına yani ona gönderilen İncil'e
47:41inanan Hristiyanlar da Müslümandı ve onlar da cennete gireceklerdir.
47:45Ve yine Hazreti Muhammed aleyhisselam'a ve onun şahsında tüm insanlığı kıyamete kadar hidayete ulaştırmak üzere inen, Kur'an'a
47:55inanan ve onunla amel eden, onun istediği şekilde bir hayatı yaşayan ve onun gösterdiği yoldan giden Müslümanlar da cennete gireceklerdir.
48:05Ama bu kitabı tahrif eden, bu kitabı bozan veya bu kitaptan habersiz yaşayan, kitabına karşı nötr davranan, böyle bir kitap
48:16yeryüzüne ha gelmiş ha gelmemiş, fark etmez yaşayan veya bu ayetlerin gösterdiği yolun dışında hareket edenler de, Allah korusun kesinlikle
48:26cehenneme gideceklerdir diyoruz.
48:28Bakın, bu ayette cennete ancak Yahudi ve Hristiyanlar gidecektir diyerek Müslümanlara karşı güya, birlikte hareket eden, yani birlikte hareket ediyormuş
48:41gibi görünen bu insanlar, bakıyoruz ki kendi aralarında da ihtilafa düşmektedirler.
48:46Yani sanki az evvelki sözleri kendileri dememiş gibi, bakın bundan sonraki ayette de şöyle dediklerini Rabbımız bize anlatıyor.
48:55Ayet 113
49:04Yahudiler, Hristiyanların dayandığı hiçbir şey yoktur dediler.
49:09Yahudiler, Hristiyanların İrab'dan mahalli yoktur dediler.
49:13Hristiyanlar da Yahudiler temelsizdir dediler, köksüzdür dediler.
49:17Yani onların dayandıkları hiçbir şey yoktur dediler.
49:20Böylece her iki grup da birbirlerinin dinlerini kökünden çürütüp, birbirlerini sapıklık, yolsuzluk ve dinsizlikle yani küfürle itham ettiler.
49:31Birbirlerini Allah korusun tekfir ettiler.
49:33Birbirlerini İrab'dan mahalli olmamakla itham ettiler.
49:38Rivayetlere göre, Yahudi ve Hristiyanlar Resulullah'ın huzurunda tartışırlar.
49:45Tefsir kitapları bize bunu anlatır.
49:47Yahudiler, Hazreti İsa'ya da İncil'e de küfrederler.
49:52Buna karşılık Hristiyanlar da Hazreti Musa'yı ve ona gönderilen Tevrat'ı reddederler.
49:58Bunun üzerine işte bu ayet iner deniyor.
50:01Ama, ayeti kerime bu konunun böyle ferdi bir konu olmayıp, Hristiyanlarla Yahudiler arasında cereyan eden yaygın bir mesele olduğunu anlatır.
50:12Yani her bir grup diğerini reddeder, bir tavır sergilemektedir ve kıyamete kadar da bunlar bu tavrı sergileyeceklerdir.
50:20Bakın, ayetin devamında diyor ki Rabbimiz, bunlar bunu yapmamalıydılar.
50:26Halbuki, وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابِ
50:28Halbuki kendileri kitabı da okuyorlardı.
50:31وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابِ
50:33Yani, kitabı da okuyorlardı, kitabı da takip ediyorlardı.
50:38Yani, kitabın da arkasındaydı bunlar.
50:41Kitabı da okuyordu bunlar.
50:43Yani, kitaplarını da okuyup durdukları halde,
50:46Tevrat'ı her iki taraf da okuyup durdukları halde, bunu yapabilmektedirler.
50:51Yani, bazı anlayışlarda, bazı konularda ihtilaf etmek ayrı şeydir.
50:57Ama, toptan birbirlerini reddetmek ayrı şeydir.
51:00Aslında, kitap böyle bir çelişkiye engeldir.
51:04Yani, kitap aslında, bu tip ihtilafları ortadan kaldırmak için vardır.
51:10Öyleyse, kitaba rağmen her iki taraf da yalan söylemektedir.
51:14Ayetin bu bölümünden böyle anlıyoruz.
51:17Yani, وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابِ
51:18Kitapları da var bunların, kitabı da okuyorlar.
51:21Kitap, böyle davranışa engeldir, ihtilaflara engeldir.
51:24Öyleyse, bunlar yalan söylemektedir.
51:27Kitaplarının ortaya koyduğu şeyin aksini ortaya koymaktadır.
51:32Peki, Allah bunu niçin anlatıyor bize?
51:35Ey Müslümanlar!
51:37Bakın, bunların durumu budur.
51:40Sakın ha sizler bunlar gibi olmayın.
51:44Sakın ha sizler de bunlar gibi olmayın.
51:48Sakın ha sizler bunların durumuna düşmeyin diye,
51:51bir uyarı olsun diye, Rabbımız bize bunları anlatıyor.
51:56Halbuki bunlar kitabı da okuyorlar.
51:59Ama sadece okuyorlar bunlar.
52:01Anlamıyorlar.
52:02Anlamadan okuyorlar.
52:03Anlamaya yanaşmadan okuyorlar.
52:05Halbuki kitap anlamadan okunmak için gelmemiştir.
52:09Kitap anlaşılmak ve amel edilmek için gelmiştir.
52:12Allah'ın Resulü Müslim'deki bir hadislerinde bu hususu anlatırken şöyle buyurur.
52:20وَمَشْتَمَعَ قَوْمٌ فِي بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللّٰهِ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَيَتَدَى رَسُونَهُ بَيْنَهُمْ
52:29اِلَّا نَزَلَتْ عَلَيْهِ مُسْسَك۪ينَ
52:31Diye devam ediyor Allah'ın Resulü.
52:34Diyor ki bakın bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanır.
52:39Ve Allah'ın kitabını okurlarsa.
52:41يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ
52:43Kitabı okurlarsa ama kitabı okumak da yetmez.
52:47Mücerret böyle anlamadan kitabı okumak da yetmez.
52:50وَيَتَدَى رَسُونَهُ بَيْنَهُمْ
52:53Ve de okuduklarını kendi aralarında ders haline getirirlerse.
52:57Yani okudukları Kur'an ayetlerini anlama ve yaşama savaşı verirlerse
53:03onlar üzerine sekinet inecek ve onlar huzura kavuşacaklardır buyurur.
53:08Evet kitabı okumak budur işte.
53:11Ama bakın bunlar böyle yapmıyorlar da sadece okuyorlarmış.
53:15Yani anlamadan okuyorlarmış.
53:18Amele dönüştürme niyetinde olmadan okuyorlarmış.
53:21Mücerret böyle anlamadan, kavramadan, onunla amel derdi olmadan
53:25işte kırk kırk kırkırk Allah'ın kitabını okuyorlarmış.
53:29Kitabı da okudukları halde kitabın kendilerinden istediği emirlerden,
53:36habersiz olmalarından ötürü bu yamuk işleri de yapıyorlarmış.
53:40Tıpkı şimdi hepsi de kitabı okudukları halde,
53:44hepsi de kitaptan yana oldukları halde,
53:47her biri kitabın belli bir bölümünü bayraklaştırıp,
53:51her biri kitabın bir bölümüne sarılıp,
53:54kitabın bütününe teslim olmayı beceremeyen,
53:57hepsi de birbirlerinin aleyhinde olan,
54:00hep kendilerini haklı, hep kendilerini hak yolda görüp,
54:04karşılarındaki grupları yanlış yolda, batıl yolda gören Müslüman gruplar gibi.
54:09Öyle değil mi?
54:11Müslümanlar da aynen onların durumuna düşmemişler mi bugün?
54:16Maalesef bugün kitabı okudukları halde,
54:19taassup, hizipçilik ve komplekslerle birbirlerini tekfir noktasına ulaşan Müslümanlar,
54:25aynen dünkü ehli kitabın yerini almışlar Allah korusun.
54:29Yani bu halleriyle ehli kitabın konumuyla Müslümanların konumu aynıdır.
54:35Onlar da aynen ehli kitap gibi kendi gruplarına pay çıkarmakta,
54:39grupçuluk bilinciyle hareket etmektedirler.
54:42Kendilerini işte başka Müslüman gruplardan ayıran,
54:46çok basit ve cüz'i farklılıkları sanki köklü ayrılıklarmış gibi ele almakta
54:52ve Allah korusun neredeyse birbirlerini tekfir noktasına bile vardırmaktadırlar işi.
54:58Allah diyor ki bakın, onlar böyle yapınca da,
55:06yani Hristiyanlar böyle yapınca,
55:09Hristiyanlar Yahudileri tekfir edince, İrab'dan mahalli yoktur deyince,
55:14Yahudiler de işte Hristiyanları tekfir edince, küfürle itham edince,
55:21bilmeyen bilgisiz cahiller de onların söylediklerinin benzerini söyleyiverdiler.
55:27Zamanın dolduğu konusunda bizi uyarmaya başladılar.
55:31İnşallah burada kesiyorum.
55:33Gelecek dersimizde bu ayet üzerinde de birkaç bir şeyler söylemek
55:37ve ondan sonra da Rabbimizin öteki ayetlerini tanımak üzere.
55:41Velhamdülillahi Rabbimiz.