Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Prof. Dr. Ata Atun’a göre Türkiye'nin BRICS hamlesi, Batı’dan ani bir kopuş değil, yıllardır süregelen bir dışlanmışlık ve stratejik yalnızlığın sonucudur. 72 yıl boyunca NATO’nun sadık bir üyesi olan Ankara, özellikle 2016 darbe girişimi sonrası müttefiklerinden beklediği desteği görememiş; aksine yaptırımlar ve çifte standartlarla karşılaşmıştır. Batı’nın eşit ortaklık yerine itaat bekleyen tutumu, Türkiye’yi çok kutuplu dünyada risk dağıtma stratejisine itmiştir. Bu süreç, tek kutuplu dünya düzeninin çözülmesinin bir yansıması olup Türkiye'nin egemenlik ve karar alma özgürlüğünü koruma çabasıdır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Son günlerde herkesin dilinde olan bir konu var, Türkiye ve BRICS meselesi.
00:05Gelin bu konuya biraz farklı, belki de çok konuşulmayan bir yerden bakalım.
00:09Muhtemelen duymuşsunuzdur, belki de şaşırmışsınızdır Ankara'nın BRICS'e yani Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın oluşturduğu o ekonomik bloğa katılmak istediği konuşuluyor.
00:20Eee bu da tabii ki akıllara hemen o büyük soruyu getiriyor.
00:22Yani Türkiye batıdan kopuyor mu? Düşünsenize, 72 yıldır NATO'nun kilit bir üyesi olan bir ülkeden bahsediyoruz.
00:30Bu gerçekten de dramatik bir ayrılık senaryosu gibi duruyor ve şu an herkesin kafasını kurcalayan soru da bu.
00:37Ama ya yanlış soruyu soruyorsak? İşte bugün ele alacağımız bakış açısı tam da bunu söylüyor.
00:43Bütün tartışmayı, bütün çerçeveyi bir anda değiştiriyor. Hazırsalız gelin bu yeni yaklaşıma bir göz atalım.
00:50Soru şu değil, Türkiye batıdan kopuyor mu? Soru şu, yoksa Türkiye batı tarafından çoktan terk edilmiş miydi? İşte asıl iddia bu.
00:59Yani bu yaşananlar ani bir rota değişikliği, bir ihanet falan değil, tam tersine yıllardır süregelen bir yalnız bırakılma hikayesinin kaçınılmaz, mantıksana bir sonucu.
01:09Bakın Prof. Dr. Ata Atun'un sözleri bu tezi çok net özetliyor aslında.
01:14Bu hamle ani bir savrulma değil, yıllara yayılan bir dışlanmışlık hissinin, sistematik güvensizliğin ve stratejik yalnızlığın mantıksal sonucudur.
01:23Yani burada bir kopuş değil, yeni bir gerçekliğin artık kabul edilmesi durumu var. Hem de gecikmiş bir kabulleniş.
01:30Peki, bu terk edilme hikayesi tezi neye dayanıyor?
01:34Tabii ki havada kalmıyor, belli başlı gönüm noktaları, birikmiş bazı şikayetler var.
01:38Gelin şimdi bu argümanın nasıl ilmek ilmek örüldüğüne bakalım.
01:43İşte bu terk edilmişlik hissi deniyor ki bir gecede ortaya çıkmadı.
01:47Bakın, 2016'daki darbe girişimi sonrası beklenen o dayanışma havasının eksikliği,
01:53terörle mücadele konusundaki destek taleplerinin sürekli geri çevrilmesi
01:56ve tabii işbirliği yerine sürekli masaya konan yaptırım tehditleri.
02:01Bunların hepsi, Türkiye'nin en temel güvenlik kaygılarının müttefikleri tarafından duyulmadığı,
02:06hatta görmezden gelindiği anlar olarak üst üste birikmiş.
02:10Ve mesele sadece bu büyük olaylarla da sınırlı değil, daha geniş bir resim var.
02:15Yani güvenlik talepleriniz görmezden geliniyor, silah satışları bir nevi siyasi sadakat testine dönüşüyor,
02:21tarihsel meseleler size karşı diplomatik bir silah olarak kullanılıyor.
02:25Bütün bunlar birleşince Ankara'da çok derin bir çifte standart algısının oluştuğu iddia ediliyor.
02:31İşte bütün bu hikayenin özeti belki de bu beklenti çatışmasında yatıyor.
02:35Türkiye kendini Doğu ile Batı arasında stratejik, otonom bir köprü olarak görüyor.
02:40Ancak Batı'nın ondan beklediği rolün zamanla itaatkar bir uydu olmaya,
02:45yani sadece direktifleri alan ve uygulayan bir uzantı olmaya evrildiği söyleniyor.
02:50İşte bu iki beklenti arasındaki makas giderek açılmış.
02:53Tabii bütün bunları sadece Türkiye'nin iç meselesi veya ikili ilişkileri olarak görmek de eksik olur.
03:00Bu karar çok daha büyük bir resmin yani değişen dünya haritasının bir parçası.
03:04Yani BRICS'e yönelimin arkasında ideolojik bir kopuş değil, aslında çok daha pragmatik bir hamle olduğu vurgulanıyor.
03:12Risk dağıtma stratejisi.
03:14Ne demek bu?
03:14Şu demek.
03:15Artık dünya tek bir güç merkezine bağımlı değil, o yüzden sen de yumurtalarının hepsini aynı sepete koyamazsın.
03:21Diplomatik, ekonomik ve güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirmek zorundasın.
03:24Ve işte şu cümle, belki de tüm bu küresel değişimi en iyi özetleyen ifade, dünya Amerika çöktüğü için değil, dünyanın geri kalanı yükseldiği için değişiyor.
03:34Bu çok önemli.
03:35Yani olay bir gücün zayıflaması değil, birçok yeni gücün sahneye çıkması.
03:40Ve bu da çok kutuplu, yeni ekonomik merkezleri olan, yeni ittifakların kurulduğu bir dünya demek.
03:45İşte bu yeni küresel gerçeklik bu.
03:49Dünyanın ekonomik ağırlık merkezi kayıyor, alternatif finans sistemleri, yeni ticaret yolları, farklı güvenlik işbirlikleri doğuyor, kısacası tek bir güce bel bağlama devri kapanıyor.
04:01Bu teze göre Türkiye'de bu yeni durumu erken okuyan ve artık kendi güvenliğini ve ekonomik geleceğini başkalarının onayına terk edemeyeceğini anlayan ülkelerden biri.
04:11Ve böylece en başa o soruya geri dönüyoruz.
04:14Ama belki de bu analizin sonunda asıl soru, Türkiye neden batıdan uzaklaşıyor değil, belki de tüm bu anlatılanlardan sonra asıl kışkırtıcı soru şu.
04:25Bunca açık işarete rağmen Türkiye neden bu kadar uzun süre bekledi?
04:30İşte bu soru bütün hikayeye bambaşka bir yerden bakmamızı sağlıyor.
Yorumlar

Önerilen