Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 ay önce
Baban gelirse beni hemen çağır haa
Döküm
00:00Bu kesirde Ali Sururi İlkokulu karşısındaki boşlukta, ayakkabı tamircisi, kır, pala bıyıklı bir ihtiyar olan Cevdet Akalp Dede vardı.
00:09Bir sohbet sırasında konu Çanakkale'ye gelince ağlamaya başladı ve şunları anlattı.
00:14Rahmetli babam, Hafız Ali, Çanakkale'de kaldığında anamık karnında 7 aylıkmışım.
00:20Babamı hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu.
00:23Günler çok zor günlerdi. Çocukluğumuz hep ekmek peşinde geçti ama annem, benim çocukluğumdan itibaren her nereye gidecek olsa yanıma gelir ve oğlum, ben pazara gidiyorum.
00:35Baban gelirse beni hemen çağır ha. Ben teyzengile gidiyorum. Baban gelirse beni hemen çağır ha. Ben komşulara gidiyorum. Baban gelirse beni hemen çağır ha.
00:45Derdi. Annem, babamı hep bekledi durdu, büyüdüm. Dükkan açtım. Annem yine her bir yere gidişinde, dükkana gelir, gideceği yeri söyler ve baban gelirse beni hemen çağır ha.
00:57Derdi. Aradan yıllar geçti. Anacığım ihtiyarladı. Durumu ağırlaştı. Ölüm döşeğinde bizimle helülleşti. Bana iyi baktınız, hakkınızı heliledin.
01:07Dedi, bana dönüp yavaşça oğlum, baban gelirse, annem seni hep bekledi, de. Dedi, birden irkilerek doğruldu ve kapıya doğru gülümseyerek, hoş geldin beyim, hoş geldin, diyerek ruhunu teslim etti.
Yorumlar

Önerilen