- 4 ay önce
Uruguaylı bir ragbi takımının uçağı 1972'de And Dağları'na düştü.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Az sonra izleyeceğiniz programın içeriği küçük çocuklar için uygun değildir.
00:04Ve sadece 16 yaş ve üzeri kişiler için önerilmektedir.
00:07Ebeveyn gözetimi gerekebilir.
00:151972'de Uruguay'dan Şili'ye giden uşağa 45 yolcu bindi.
00:21Bu yolculuğa çıkanlardan 16'sı hayatlarının en inanılmaz kararlarından birini vererek dönecekti.
00:27Yemek ya da açlıktan ölmek.
00:30Verecekleri bu karar sonsuza dek onlarla birlikte yaşayacaktı.
00:44Uçağımız Ant Dağları'nın ortasına düştü.
00:52Yürüyen birer ölüydük.
00:55Resmen yürüyen ölülerdik.
01:00Ben ölmek istemiyorum dedim.
01:03Burada ölmek istemiyorum.
01:05Babamın yanına dönmek istiyorum.
01:07Hayatıma geri dönmek istiyorum dedim.
01:09Uruguay'ın Montevideo kentinden Şili'nin Santiago kentine giden yolcu uçağı düştü.
01:33Hayatım bir saniyede değişmişti.
01:35Yirmi dokuz kişi hayatta kalmıştık.
01:46Düşünsenize Ant Dağları'nın ortasında yapay almışsınız.
01:51Yiyecek yok, hiçbir şey yok.
01:53Ölüme mahkumsunuz.
01:54Ölmek istemiyordum ve elimizde sadece arkadaşlarımızın cesetleri vardı.
02:05Yemeğe karar verdik.
02:11Hayatı onurlandırmanın tek yolu buydu.
02:14Hayatta kalmak için
02:15ölüme karşı savaşmak.
02:18İnsanlık tarihinde yaşanmış en olağan dışı şeylerden biri bu grubun başından geçti.
02:29Birinci bölüm.
02:36Bu fotoğraf 1972'de Old Criston's rugby takımı uçağa binmeden yaklaşık iki hafta önce çekilmişti.
03:03Bu takımın o uçuşta yer alan harika oyuncularından bazıları.
03:16bovete kanat.
03:21Pancito, hayatındaki kardeşim.
03:24Diğer tarafta kanat.
03:27Arturo Nogueira muhteşem adam.
03:30Bu Alexis Founi.
03:34Guido Magri.
03:37Kaptan Marcelo.
03:38Marcelo, Tenten, Roy Hurley.
03:50Bu fotoğrafa bakıp bazı arkadaşlarımın şu anda Ant dağlarında yattığını bilmek bir bakıma üzücü.
04:02Öyle değil mi?
04:03Onlar öldüler.
04:06Onların yerinde ben de olabilirdim.
04:08Ancak hayatta kalan herkesin kendi hikayesi var.
04:16İkinc 1972.
04:25Walt Christians Rugby Kulübü'nün Şili'ye yaptığı gezi,
04:31kaptan Marcelo Perez'in sezon sonunda takımının Şili rugby şampiyonlarına karşı oynaması için düzenlediği bir ödül gibiydi.
04:40Tarifeli uçuştan daha ucuz olduğu için bir hava kuvvetleri uçağı kiralanmıştı.
04:46Ve ekibin çoğu o uçaktaydı.
04:50Benim adım Roy Hurley.
04:5420 yaşındaydım.
04:57Rugby oynamayı seviyordum.
04:59Gerçekten de iri ve güçlüydüm.
05:01Çok heyecanlıydım.
05:04Çok heyecanlıydım.
05:06İlk defa uçağa binip başka bir ülkeye gidecektim.
05:10İnanılmaz bir şeydi.
05:12Müthiş bir keyifti.
05:241972'de 25 yaşındaydım.
05:29O zamanlar rugby oynamıyordum ama arkadaşım Marcelo takımın kaptanıydı.
05:36Her zaman her şeyi birlikte yapardık.
05:38Uçağın da olması için gereken yolcu sayısına ulaşmak için mümkün olduğu kadar çok kişi toplamasına yardım etmemi istemişti.
05:49Kuzenim Fito Strauch'u aradım.
05:56Ben Adolfo Strauch.
06:00O zamanlar 24 yaşındaydım.
06:02Bana Fito derlerdi.
06:04Fito benim lakabımdı.
06:08Yolculuk çok ucuzdu.
06:11Çok komik bir paraydı.
06:13Yanlış hatırlamıyorsam gidiş dönüş kişi başı 37-40 dolar gibi bir şeydi.
06:20Başka kim vardı?
06:21Koçe.
06:22Çok özel bir kişiliği vardı.
06:26Ve çoğu zaman bizi güldürürdü.
06:31Motor.
06:32Motor.
06:32Bir kez daha.
06:3672'de öğrenciydim.
06:40Hem okuyordum hem de çalışıyordum.
06:44Ve eğlenmeye hiç zamanım olmuyordu.
06:48Old Christians Kulübü beni onlarla birlikte gitmeye davet ettiğinde çok ama çok mutlu olmuştum.
06:53Annem ve kız kardeşim oynadığım kulübün hayranlarıydı.
07:04Ve yolculuktan 3 ya da 4 gün önce boş yer olduğu için siz neden bizimle gelmiyorsunuz diye onları çağırdım.
07:13Orada güzel bir hafta sonu geçireceğiz.
07:16Pazartesi döneceğiz dedim.
07:18Onlar da harika dediler.
07:19Süper.
07:20Hadi gidelim.
07:27Marcelo 40 yolcu toplamayı başarınca 5'te mürettebat vardı.
07:33Toplam 45 kişi olmuştuk.
07:45Biz yani rugby oyuncusu olmayanlar iyi vakit geçirmek ve eğlenmek için gidiyorduk.
07:52Kız arkadaşım Soledad beni arabasıyla havaalanına götürdü.
08:07Son defa el sallamak için merdivenlerden yukarı çıktım ve onu gördüm.
08:14Ona el salladım.
08:15Uçağa girerken arkama döndüm.
08:21Ve onu havaalanının balkonunda gördüm.
08:26Ona el sallayıp veda ettim.
08:30O an bugüne dek aklımda kalan bir kareydi.
08:35O anı hiç unutamıyorum.
08:38O veda.
08:39Gelecek yıl evlenmeyi düşünüyorduk.
08:50Şili'ye gitmesi gerektiği için çok üzülmüştüm.
08:55Onu özleyeceğimi düşünmüştüm.
08:58Ama sadece 4 ya da 5 günlüğüne gidiyordu.
09:09Gözünüzün önüne geliyor değil mi?
09:14Eğlenmek için Şili'ye giden gencecik adamlar.
09:18Gerçekten çok heyecanlıydık.
09:20Elbette böyle bir rugby gezisinin muhakkak eğlenceli olacağını hayal edebilirsiniz.
09:26Yani bizim Santiago'dan beklentimiz buydu.
09:28Ancak havanın pek iyi olmaması nedeniyle uçak Mendoza'da durmak zorunda kaldı.
09:43Orada bir gece geçirdik ve ertesi gün tekrar yola çıktık.
09:48Bir saat sonra Santiago'da olacağız.
09:51Her şey harika olacak.
09:52Eğlence başlayacak diye düşünüyordum.
09:58Sand Dağları'nın üzerinde uçmak çok güzel bir şey.
10:13Cidden çok güzel.
10:15Dağlar görkemliydi.
10:17Karla kaplıydı.
10:19Son 50 yılın en çok kar yağın yılıydı.
10:22Dolayısıyla her yer bembeyazdı.
10:24Çok güzeldi.
10:25Bıraktığı tesirin çok net olduğunu hatırlıyorum.
10:32Çünkü o zamanlar uçmak pek yaygın değildi.
10:35Ve tamamen karla kaplı yüksek zirvelere olan o devasa Amtağlarına yaklaşmak çok ama çok duygu yüklü bir andı.
10:45Uçaktaki bu fotoğraf kalkıştan 30 dakika sonra çekilmişti.
11:04Ben Gustavo Nicolich'le oturuyorum.
11:12Çok yakın arkadaşımdı.
11:13Ve gerçekten mutluyduk.
11:16Yolculuktan keyif alıyorduk.
11:19Çok güzeldi.
11:23Ama sonra her şey değişti.
11:26Cam kenarında oturuyordum.
11:32Arkadaşım Panchito.
11:34Nando hadi yer değiştirelim.
11:37Camdan dışarı bakmak istiyorum dedi.
11:39Ben de tamam hadi değişelim dedim.
11:41Bütün bunlar olup biterken o cam kenarında oturuyordu.
11:45Ben de koridor tarafında.
11:47Uçağın inişe geçtiğini hissettik.
12:03Ant Dağları'nın ortasına inmeye başlamıştık.
12:06Pilot Santiago'ya yaklaştığını düşünmüş ve inişe geçmişti.
12:12Ant Dağları'nın Arjantin tarafının ortasına iniyorduk.
12:16Ve sonra sarsılmaya, sekmeye falan başlıyor.
12:20Ve iki büyük sıçrama oldu.
12:23Çünkü devasa boşluklar vardı.
12:26Belki yüz metre aşağı inen hava boşlukları.
12:29Sonra tekrar yukarı.
12:30Biz orada öylece otururken...
12:35...bir diğer büyük hava boşluğuna girdik.
12:41Devasa.
12:43Aklımdan uçağın düşeceğe geçiyordu.
12:46Dağlara çok yakın olduğumuzu hissettim.
12:49Ve gerçekten çok ama çok korkmaya başlamıştım.
12:52En iyi arkadaşım pançito bana vurup şöyle dedi.
12:57Nando, baksana.
12:59Camdan yaklaşık 90 metre ilerisi görünüyordu.
13:03Siyah beyaz dağın yanındayız.
13:05Gördüm ve...
13:06...dağlara o kadar yakın uçuyor olamayız diye düşündüm.
13:12Sonra kokpitten bağırışlar gelmeye başladı.
13:15Gazı kökle, gazı kökle.
13:18Ve uçağın yükselmeye başladığını fark ettim.
13:24Motorların sesini duyuyordum.
13:26Sanki devir arttıkça güç kazanıyormuş gibiydiler.
13:29Akabinde çarpmanın yarattığı o korkunç metalik ses geldi.
13:36Sonra her şey bir anda kararı verdi.
13:39Hepimiz sonumuzun geldiğini düşündük ama uçak hareket etmeye devam etti.
13:47Dağda kayıyordu.
13:50Durmak bilmiyordu.
13:54İçeri doğru rüzgar doluyordu.
13:57Gözlerimi kapattım ve bir daha açmadım.
14:01Neler olduğunu anlayamıyorduk.
14:04Ben de dedim ki kesin dağa veya bir kayaya çarpacağız.
14:08Ve tam o anda büyük bir çarpma oldu.
14:14Ve uçak sonunda durdu.
14:22Birinci gün.
14:2313 Ekim.
14:28Hayatın bir saniyede böyle değişebiliyor oluşu inanılmaz.
14:34Gözlerimi açtım.
14:37Ve tam o anda bir sürü bağırış ve yardım çığlığı duydum.
14:48Her yerden arkadaşlarımın sesleri geliyordu.
14:55Kan revan içindeydiler.
14:57Bağırıyorlardı.
14:58Yolcu kabini cesetlerle doluydu.
15:10Ben koltukta gözlerimi açtığımda Nando'nun annesini gördüm.
15:16Ölmüştü.
15:17O burnumun dibindeydi.
15:20Ortama tam bir kaos hakimdi.
15:32Fito ne oldu dediğimi hatırlıyorum.
15:35Fito'da ant dağlarına düştüğümüzü söyledi.
15:38İnsanların ve demir çubuklarının arasından geçip uçağın tabanının ilerisine ulaştım.
15:47Neredeyse belime kadar kara batmıştım.
15:49Daha sonra soğuktan dolayı bir şok yaşadım.
15:58Üzerimde sadece gömlek vardı.
16:00Sıcaklığın sıfırın altında olduğunu tahmin edebiliyordum.
16:06Üzerimde gömlek vardı.
16:08Eksi otuz santigrat derecede.
16:13O denli yüksekte olmak gerçekten zordu.
16:16Oksijen yoksunluğu yaşamaya başlamıştım.
16:18Gözünüzün önündeki manzaraya etrafınıza bakıyorsunuz ve binlerce metre yükseklikteki karlı dağları görüyorsunuz.
16:48Bu oldukça farklı dediğimi hatırlıyorum.
16:58Başımız büyük beladaydı ve ne yapacağımı bilmiyordum.
17:04Uçağın içindeki herkes bağırıyordu.
17:06Biz de yaralıların yardımına koştuk.
17:09Tıp öğrencileri Canese ve Zerbino'nun o ilk anlarda kahramanca davrandıklarını hatırlıyorum.
17:21Başkalarına yardım ediyor.
17:22Bütün güçlerini hiç düşünmeden tüketiyorlardı.
17:25Nando'nun öldüğünü sanmıştım.
17:41Vücudunun bir kısmı dışarıdaydı.
17:44Uçağın gövdesinin dışında.
17:46Kafası karın üzerindeydi.
17:54Yaşadığımız şeyin gerçek olduğuna inanmak mümkün değildi.
17:59Hayattaydım.
18:01Neden hala hayattaydım?
18:03Saatte 500 kilometre hızla giden bir uçak dağa çarpmıştı.
18:08Ve hala hayattaydım.
18:10Ne olmuştu?
18:11Neler olduğunu anlayamıyordum.
18:12Neyse ki, arkadaşım Marcelo takımın kaptanıydı ve o hemen grup lideri oldu.
18:28Sonra kaptan Marcelo'nun bulduğu valizleri açtığını, kazakları ceketleri bize fırlatıp paylaştırdığını gördüm.
18:36Marcelo, korkunç karmaşayı yönetmeye çalışıyordu.
18:46Geceyi geçirebileceğimiz bir alan hazırlamaya başlamıştık.
18:50Gövdenin açıkta kalan tarafını valizlerle kapatmaya çalışıyorduk.
18:57Sonra geceyle birlikte üzerimize dondurucu bir soğuk çöktü.
19:03Ava çok ama çok soğuktu.
19:14Bu yüzden uçağın içindeki herkesi toplamaya çalıştık.
19:20Göz gözü görmüyordu.
19:23Karanlıktı.
19:24Ama insanların ağladığını, bağırdığını ve yardım istediğini duyabiliyorduk.
19:33İnsan ilk önce en ağır yaralılara yardım etmeye çalışıyor.
19:43Ama imkansız olmuyordu.
19:46Ve vücut sıcaklığını korumanın tek yolu, başka biriyle yakın durmaktı.
19:58Uyursak donarız korkusuyla uykuya dalamıyorduk.
20:04Çünkü yaşanan sıcaklık farkı inanılmazdı.
20:07Saatlerin yıllar gibi hissedildiği bir gece.
20:22Bütün geceyi ölü ve yaralıların arasında geçirdik.
20:26Her zaman söylemişimdir, eğer cehennem varsa, işte orası cehennemdi.
20:36İkinci gün, 14 Ekim.
20:52Sabah uyanabildiğim, hayatta olduğum için büyük mutluluk duyuyordum.
21:08O gecenin sonunda, benim de diğerleri gibi ölmüş olmam gerekirken, gözlerimi bir kere daha açabilmiştim.
21:23Onlarsa artık bağırmıyordu, ölüyorlardı.
21:27Kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığı düşünülüyor.
21:41Kazada 12 kişi hayatını kaybetti.
21:44İlk 24 saatte 5 kişi daha hayatını kaybetti.
21:46Ölüleri çıkarmak için uçağı düzenlemeye başladık ki bu çok korkunç bir işti.
21:59Çünkü irtifayla ilk temasta irtifa hastalığına kapılıyorsunuz.
22:04Büyük çaba harcamanız gerektiğini hatırlıyorum.
22:10Bütün ölüleri bir araya topladık.
22:13Bir nevi mezar görevi görsün diye üzerlerini biraz karla kapladık.
22:24Ve kurtarılmayı bekledik.
22:33Çünkü uçak modern bir uçaktı ve biz de uçağın modern ekipmanları olduğunu biliyorduk.
22:38Nerede olduğumuzu bildiklerinden ve bizi kurtarmaya geleceklerinden emindik.
22:43Uçak geçerse bizi daha kolay görsün diye valizleri, bagajları dışarı çıkardık.
22:54Uzaktan görürsün diye eşyalarla kara eğimli bir şekilde imdat diye yazdık.
23:01Yani eğer uçak oraya, ant dağlarının ortasına düştüyse insanların hemen size yardım etmeye geleceğini düşünürsünüz.
23:15Üçüncü gün, 15 Ekim.
23:24Sanırım uyanmadan önceki gün için düşünmüştüm bunu.
23:28Öldüğümden son derece emindim.
23:30Bu ölümdü.
23:32Ben ölmüştüm.
23:34Nerede olduğumu bilmiyordum.
23:36Ne olduğunu bilmiyordum.
23:37Ama inanılmaz karanlık bir alanda öldüğümü biliyordum.
23:47Sanki suyun içinden, yüzeye çıkıyormuş gibi o karanlığın içinden çıkmaya başladım.
23:53Gözlerimi açtım ama nerede olduğumu bilmiyordum.
24:07Her şey darmadumandı.
24:09Güzel yüzler vardı.
24:11Yakınımdaki güzel yüzlerin benimle konuştuğunu ve şöyle dediğini hatırlıyorum.
24:17Nando, iyi misin?
24:18Nando, uçak düştü.
24:25Nando, kaza yaptık.
24:30Uçak düştü.
24:31Nando.
24:33Ve sonra...
24:38Ve sonra...
24:42Nando, annen öldü.
24:45Pançito öldü.
24:48Guido öldü.
24:55Eğer o kadar soğuk olmasaydı, başım karların üzerinde olmasaydı ölmüş olurdum.
25:02Doğa beni kurtardı.
25:04Çünkü o gün Doğa şu anda bilimin yaptığını yapmıştı.
25:09Beyindeki ödemi giderip eski formuna kavuşturmak için kafaya bolca soğuk uygulamadı.
25:15Böylece Doğa hayatımı kurtarmış oldu.
25:19Ben de dedim ki, Susi nerede?
25:22Kardeşim nerede?
25:28Susi nerede dedim.
25:31Orada benimle birlikteydi.
25:33Bana onun çok ağır yaralandığını söylediler.
25:38Hareket etmiyordu.
25:39Hareket edemiyor, konuşamıyordu.
25:49O zaman, Tanrım dedim, uçağımız düştü.
25:53İlk günler çok zordu.
26:04Ama hep dışarıda durup yardım gelmesini bekledik.
26:09Marcelo tayınlamayı organize etti.
26:16Elimizde yalnızca birkaç bisküvi, birkaç çikolata, birkaç şişe içecek bir şeyler vardı.
26:23Hepsi bu kadardı.
26:24Şunu unutmayın, 29 kişiydik.
26:2929 kişi hayattaydı.
26:31Kaptan Marcelo sabahları tek tek herkese birer parça çikolata dağıtıyordu.
26:39Yanında da küçük bir bardakla içecek.
26:43Ama yakında hepsi tükenecekti.
26:49Hiçbir şey kalmayacaktı.
26:54Ant dağlarının ortasında olmak,
26:58Ay'da, Benüs'te ya da Mars'ta olmak gibi bir şey.
27:02Sanki orada mahsur kalmıştık.
27:05Baktığımız hiçbir yerde yaşam belirtisi ya da yiyecek herhangi bir şey yoktu.
27:13Üçüncü gün, 15 Ekim.
27:32Hemen bir karar almalı ve gerekli ortamı yaratmalıydık.
27:37Elimizde hiçbir şey yoktu.
27:38Sadece aklımız ve zekamız vardı.
27:41Yiyeceğimiz yoktu.
27:44Suyumuz yoktu.
27:45Sıcak tutacak giysilerimiz yoktu.
27:47Ama en kötüsü susuzluktu.
27:50Su yoktu.
27:52Hiç su yoktu.
27:53İnsanlar iyi ama çok fazla kar ve buz vardı diyor.
27:57Evet, çok fazla kar ve buz vardı.
28:00Peki nasıl eritecektik?
28:02O soğukta karı ya da buzu nasıl eritecektik?
28:04Ateş falan yoksa eritmek imkansız.
28:07Ancak kar yiyebilirdik veya buz.
28:10Ama o soğukta ağzınızın içinde dilinizde kabarcıklar oluşuyor, dudaklarınız çatlıyordu.
28:17İnsanın ağzı o haldeyken buz ya da kar yemesi gerçekten tarifi imkansız bir acı veriyordu.
28:23O halde başka bir yol bulmalıydık.
28:30Çok şanslıydık çünkü kuzenin Fito bir mucitti ve oldukça parlak fikirleri vardı.
28:36Koltuklardaki tepsileri kullanarak su yapma makineleri oluşturmayı başardık.
28:47Uçlarını katladık.
28:50Altına bir şişe koyduk ve üzerine koyduğumuz gevşek kar güneş de erimeye başladı.
28:56Bunlar cidden çok iyi bir su yapma makineleriydi.
29:02Bu Fito'dan çıkan müthiş bir fikirdi.
29:06Fito'dan çıkan müthiş bir fikir.
29:16Çok küçük bir radyo buldum.
29:22O zamanlar mühendislik okuyordum ama elektronik hakkında hiçbir şey bilmiyordum.
29:31Dışarıdan radyo iletimi almak kapasitesini arttırmak için bir anten yaptım.
29:39Daha sonra
29:39Şili'den
29:42radyo yayını almaya başladık.
29:47Ve çeken tüm radyo kanalları
29:49Uruguay uçağının
29:52Ant dağlarında yaptığı kazadan bahsediyordu.
29:56Pekala dedik.
29:58Aya insan gönderdiler.
30:00Bizi neden bulamıyorlar?
30:02Muhtemelen bir kurtarma görevi hazırlıyorlar ve yakında gelecekler.
30:06Üzerimizden iki defa uçan uçaklar gördük ve bunların bizi arayan uçaklar olduğunu düşündük.
30:12Kanatlarını hareket ettirdikleri için bizi gördüklerini düşünmüştüm.
30:14Hepimiz çok mutluyduk.
30:16Çünkü kurtarma ekibi geliyordu.
30:18Bizi görmüşlerdi.
30:20Kanatlarını hareket ettirdikleri için bizi gördüklerini düşünmüştüm.
30:24Hepimiz çok mutluyduk.
30:26Çünkü kurtarma ekibi geliyordu.
30:28Bizi görmüşlerdi.
30:30İçimizden bazısı yiyeceklere, bazısı içeceklere yöneldi.
30:32Küçük bir gruptu ama ne varsa tüketmişlerdi.
30:36Bunun için onlara çok kızmıştık.
30:38Eğer gelip bizi hemen kurtaramazlarsa ne yiyeceğiz?
30:40Elimizde olanı bitirdiniz.
30:42Sizi lanet olasıcalar.
30:44Hepimiz bir türlü gelmek bilmeyen kurtarma ekibini bekliyorduk.
30:48Hepimiz bir türlü gelmek bilmeyen kurtarma ekibini bekliyorduk.
30:52Beşinci gün.
30:5417 Ekim.
30:56Kimse susuzluktan ölemedi.
30:58Hemen kurtaramazlarsa ne yiyeceğiz?
31:00Hemen kurtaramazlarsa ne yiyeceğiz?
31:02Elimizde olanı bitirdiniz.
31:04Sizi lanet olasıcalar.
31:06Hepimiz bir türlü gelmek bilmeyen kurtarma ekibini bekliyorduk.
31:16Beşinci gün.
31:1817 Ekim.
31:20Kimse susuzluktan ölmedi.
31:23Kimse soğuktan da ölmedi.
31:26Çünkü geceleri birbirimize çok yakın yatıyor ve vücut sıcaklığımızı koruyorduk.
31:35Fakat yiyecek bir şeyimiz kalmadığı için açlıktan ölecektik.
31:44Son yediğim normal yiyecek neydi çok iyi hatırlıyorum.
31:48Fıstık yemiştim.
31:50Çikolata kaplı fıstık yemiştim.
31:52Üç gün bununla idare etmiştim.
31:54İlk gün fıstığın çikolata kaplamasını ağzımda erittim.
31:58Daha sonra fıstığı ikiye böldüm.
32:00Ve gün içinde parça parça o yarım fıstığın her parçasını yavaşça kemirerek yedim.
32:06Üçüncü günde aynısını fıstığın diğer yarısına yaptım.
32:12Daha sonra ise yiyecek tek bir lokma dahi yoktu.
32:18Kesinlikle hiçbir şey yoktu.
32:22Tekrar ne zaman yemek yiyeceğini bilememek inanılmaz bir korkuydu.
32:30Böyle bir açlığın ne olduğunu asla anlayamazsınız.
32:42Açlığın kaygısı, depresyonu, korkusu, ta ki vücudunuz kendi kendini tüketmeye başlayıncaya kadar.
32:54Kendimizi çok güçsüz hissetmeye başlamıştık.
33:02İki ya da üç gün daha geçince yürüyemeyecek, düşünemeyecek, ihtiyacımız olan şeyleri icat dahi edemeyecektik.
33:12Hepimiz orada ölüyorduk.
33:15Resmen ölüyorduk.
33:16Hiç gücümüz kalmamıştı.
33:19Ve sonra beyin gözlerini açar.
33:26Uçakta yiyecek hiçbir şey yoktu ama deri valizler, diş macunları, ayakkabılar, deri ayakkabılar vardı.
33:33Biz de hadi deneyelim dedik.
33:35Belki de yenebilirdi.
33:40Kendinizi ayakkabı yemek zorunda kalan biri gibi düşünün.
33:44Valizleri, ayakkabıları, kemerleri yemeye çalıştık ve elbette yiyemedik.
33:59Sekizinci gün.
34:01Yirmi Ekim.
34:02Nando'nun kız kardeşinin yanında olduğunu hatırlıyorum.
34:11Kız çok ağır yaralanmıştı.
34:14Suyu onun ağzına damlatışını hatırlıyorum.
34:19Onunla kaldım.
34:20Yanından ayrılmadım.
34:21Onu kucakladım.
34:23Sanırım yaralarının durumu oldukça kötüydü.
34:28Çok kötüydü.
34:29Hiçbir şey yapamıyordu.
34:32Ve orada kollarımda öldü.
34:41O ölmüştü.
34:42Ağlayamıyordum.
34:43Ağlayamıyordum.
34:47Ben...
34:48Ben ağlayamadım.
34:50Kendi kendime...
34:52Nando, sana ne oldu?
34:54Sen kimsin?
34:55Nesin?
34:56Annen öldü.
34:57En iyi arkadaşın öldü.
34:58Kız kardeşin yeni öldü.
35:00Ve ağlamıyorsun dedim.
35:01Ama bence bu büyüklükteki bir hayatta kalma güdüsü ortaya çıktığında hayatta kalma ile ilgili olmayan her şey beyninizden siliniyor.
35:20Annemi ve kız kardeşimi arkadaşlarımın yardımıyla uçağın gövdesinin arkasına gömdüm.
35:31Sağ olup.
35:32Sağ olup.
35:33Sağ olup.
35:34Sağ olup.
35:35Sağ olup.
35:36Sağ olup.
35:37Sağ olup.
35:41Sağ olup.
35:42Bir düşünün.
35:44Ant dağlarının ortasında yalnızsınız.
35:46Yiyecek yok.
35:47Hiçbir şey yok.
35:48Ölüme mahkumsunuz.
35:50Bazen cehennem daha rahat bir yer gibi geliyordu.
35:53İnanın bana.
35:56Hiçbir şey yemeden geçirdiğim o kadar çok günün ardından...
36:00Ardından bazı arkadaşlarımla konuştum.
36:04Ölmek istemiyorum.
36:06Burada ölmek istemiyorum dedim.
36:10Babamın yanına dönmek istiyorum.
36:12Hayatıma geri dönmek istiyorum.
36:15Peki ne yapacağız?
36:17Öleceğiz.
36:18Yazı beklemem gerek.
36:20Yazın bu dağlara tırmanacağım.
36:21Ama yazın gelmesine 2-3 ay var.
36:25Peki ne yapacaksın 2-3 ay?
36:28Bir şey yiyeceğim.
36:30Peki ne yiyeceksin?
36:3610. gün 22 Ekim
36:39Bu son birkaç gündür aklımda olan bir fikirdi.
36:48Cidden bu fikri aklımdan silmeye çok çalıştım.
36:50Çünkü kulağa çok imkansız ve zor geliyordu.
36:54Bence bu benim aldığım kadar kolay alınabilecek bir karar değil.
36:58Ölen arkadaşlarımızın mürettebatın vücutlarında protein veya daha birçok şey vardı.
37:06Herkesin tamamen aynı şeyi düşündüğünü biliyordum.
37:11Ama başka çaremiz yoktu.
37:16Ve Fito bana dedi ki, Eduardo gerekli protein almanın ve buradan çıkmanın tek yolu vücut proteinlerini tüketmek.
37:29Fito'nun bundan bahsettiğini duyunca dedim ki, demek ki delirmiyorum.
37:35Sanırım hayatta kalmak için tek yol bu.
37:39Genciyiz ve başka çaremiz yok.
37:43Bazılarımız bu konuda biraz daha zorlandı.
37:51Gerçekten çok güçsüz düşmüştük.
37:54Biz de Marcelo dahil olmak üzere diğerlerinin çoğunu ikna etmeye çalıştık.
38:00Ama onlar bu fikri kabul edemediler.
38:05Kaptan Marcelo bu fikri kabul edemedi.
38:13Hayır olamaz, hayır bekleyeceğiz.
38:15Gelip bizi kurtaracaklar diyordu.
38:20Ama biz de Marcelo burada açlıktan öleceğiz.
38:23Giderek daha da zayıflayacağız.
38:28Yemek yemeliyiz diyorduk.
38:30Katolik olduğu için bunu yapmasının yasak olduğunu düşünüyordu.
38:36Ve Marcelo tüm bu geziyi organize eden kişi olduğu için kendini çok suçlu hissediyordu.
38:46Fakat başka yol yoktu.
38:50Ve biz bir arkadaşınız için yapabileceğiniz en güzel şeyin ona yiyecek ve hayat olarak bedeninizi vermeniz, ona hayat vermeniz olduğunu söylemektedik.
39:00Yemeğe başlamıştık.
39:04Aramızda bir anlaşma yaptık.
39:07Eğer ölürsem bedenimi alabilirsin.
39:10Ben ölürsem de aynını yapabilirsin diyorduk.
39:17Bu da...
39:20Yemeğe karar vermemi sağlamıştı.
39:23Sonunda bu fikri kabul ettiler.
39:34Artık onları yemeğe başlayabilirdik.
39:37Bu fikri kabul etmek ve uygulamaya geçirmek çok zordu.
39:47Gömüldükleri yere gidip etleri kesmek hiç kolay değildi.
39:52İlk görevi Roberto ve Fito islendi.
39:55Ayağı fırlayıp, işte bu.
40:03Bunu yapmamız lazım dedim.
40:05Dışarı çıktım.
40:06Ama elimde bir şey yoktu.
40:09Gövdenin yanında kırılmış bir şişe buldum.
40:11Sonra bununla ilk cesete doğru gittim ve kestim.
40:19Sonra durumun vahametini ortadan kaldırmak için
40:34kendime bunun çiğ ve tuzsuz jambon yemekten farksız olduğunu söyledim.
40:39Daha sonra uçağa döndüm ve tamamdır.
40:51İsteyen deneyebilir dedim.
40:59Aklım tamamen yerindeydi.
41:01Evet yapacaktım.
41:03Hiç sorun değildi.
41:04Ama yemeğe çalışmaya başladığımda
41:08benim yani aklım bedenim bunu reddetti.
41:14Bir parçayı kesip ağzınıza koymak istediğinizde
41:19ağzınız açılmıyor.
41:21Daha sonra ağzınıza koymayı başarınca yutamıyorsunuz.
41:29Kuzenim Fito ve Daniel'in bana yardım ettiğini hatırlıyorum.
41:33Hayır hadi hadi.
41:34Yemek zorundasın, yemelisin yoksa daha da zayıf düşeceksin.
41:40Çok küçük parçalar halinde tüketmeye başladık.
41:44Ve protein aldıkça biraz daha iyi hissetmeye başladık.
41:48İnsan eti yiyen son kişilerden biriydim.
42:00Aslında yediğimiz şey
42:03tadı olmayan bir parça donmuş etti.
42:13Sizi temin ederim.
42:15O durumda bizimle birlikte olsaydınız
42:17aynı anda aynı sonuca varırdınız.
42:20Ve siz de tam olarak
42:21aynı şeyi yapardınız.
42:23Aynısını.
42:2411. gün 23 Ekim.
42:39Hepimiz için
42:40yani hayatta kalanlar için
42:4211. gün
42:44çok önemli bir tarihtir.
42:46aramayla ilgili haber duyar mıyız diye
42:51her gün küçük radyo dinledik.
42:54Radyo dinliyorduk.
42:56Bir Uruguay kanalı çekiyordu.
42:58Spiker bugün itibariyle
43:03Uruguay uçağı için
43:07tüm aramalar sonlandırıldı dedi.
43:15Bu bizim için
43:18büyük bir şoktu.
43:22Arama durdurulmuştu.
43:24Bu bir idam mangasının
43:28önünde olmak gibiydi.
43:30O anı hayal edebilir misiniz?
43:34Düşen uçaktan
43:35kimsenin hayatta kalmasının
43:36mümkün olmadığını düşünüyorlardı.
43:41Ve bu bizi
43:43çok öfkelendirmişti.
43:45Çok sinirlenmiştim.
43:46Ben ölmedim.
43:47Ben ölmedim.
43:50Kahrolası insanlar
43:51neden öldüğümüzü düşünüyorsunuz?
43:54Buradayız.
43:54Hayattayız.
43:59Mideme kramplar girmişti.
44:01Kusmak istedim.
44:02Ölüme mahkum edilmiştik.
44:04Yürüyen birer ölüydük.
44:06Resmen yürüyen ölülerdik.
44:13Bir sonraki bölümde
44:15yardım aramak için
44:17bir keşif gezisi
44:19düzenlemeye karar verdik.
44:21ve uçağın kuyruğunu gördük.
44:24Ölümü gerçekten
44:25çok daha yakından hissettik.
44:27çığ altında kaldım ve ölüyorum dedim.
44:31Çığın altında ölüyorum.
44:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar