00:00Müslümanlar Mekke döneminde 1. Mekke dönemi veya Mekki dönemde denir, Kabe'ye dönerek namaz kılarlardı.
00:12Medine döneminin başlarında kıble kuzeye, Kudüs'e çevriliyor.
00:19Bilindiği gibi Yahudilerin kutsal şehri Kudüs'tür.
00:23Yaklaşık 17 ay sonra kıble tekrar eski yerine yani Kabe'ye çevriliyor.
00:30Peki kıble neden bir o yana bir bu yana çevrilmiştir?
00:35Bu değişiklikleri anlayabilmek için o dönemin tarihsel kayıtlarını Muhammed'i ve Kur'an'ı incelemek gerekmektedir.
00:44Yaklaşık 10 yıllık 1. Mekke döneminde başarısız olup canını kurtarmak için Medine'ye kaçan Muhammed, bu şehirde başarılı olmak için Yahudileri kendi safına çekmeye çalışır.
00:57Kur'an'a Musa ile ilgili ayetler koyar.
01:02Onu da peygamber olarak kabul eder.
01:05En önemlisi ise kıble Kudüs yapılır.
01:09Namazlarda Kudüs'e dönülür.
01:11Bilindiği gibi Yahudilerin kutsal kenti Kudüs'tür.
01:15Ancak Yahudiler İslam'a ilgi göstermez.
01:18Göstermek şöyle dursun, Muhammed ile dalga geçmeye başlarlar.
01:22Bunun üzerine Muhammed, Yahudileri kendisine inandırtamayacağını anlayınca sinirlenir ve kıbleyi Kudüs'ten tekrar Kabe'ye çevirir.
01:32Bu konuda Bakara suresinin 145. ayetinde bazı ipuçları bulmaktayız.
01:38Yemin olsun ki Resulüm, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen yine onlar sana uyup kıblene dönmezler.
01:49Sen de onların kıblesine dönecek değilsin.
01:51Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler.
01:54Sana gelen ilimden sonra eğer sen onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman sen hakkı çiğneyenlerden olursun.
02:03Bakara 145. ayet görüldüğü gibi kıblenin Kabe'ye çevrilmesi olayı ile ilgilidir.
02:10Ayetin başındaki Allah'ın yemin etmesinin mantıksızlığını pas geçelim.
02:15Yukarıdaki ayette Kur'an'ın tanrısı diyor ki,
02:17Onlar senin kıblene dönmezler.
02:20Sen de onlarınkine dönme.
02:22Yani Yahudiler Muhammed'e uymadılar diye onlara kızarak kıbleyi değiştiriyor.
02:27Şu soru akla geliyor.
02:29Eğer uysalardı kıbleyi değiştirmeyecek miydi?
02:32Peki 17 ay boyunca kıble neden Kudüs'tü?
02:36Yahudilerin Muhammed'e uymayacağını Allah önceden bilmiyor muydu?
02:39En başından beri kıble Mekke olamaz mıydı?
02:44Ayette tam bir kızgınlık ve kulis havası hakim.
02:48Kıble'ne dönmezler.
02:50Sen de onların kıblesine dönecek değilsin.
02:53Ayetin son kısmında da Muhammed sözüm ona Allah tarafından uyarılıyor.
02:59Eğer onların arzularına uyacak olursan hakkı çiğneyenlerden olursun.
03:06Muhammed'in bu kısmı koymasındaki amaç,
03:09kendisini çevresindeki Müslümanlardan gelen kıble neden değişti sorgusundan kurtarmaktır.
03:15Bu kararın kesinliği konusunda Allah beni böylesine uyardı diyebilmek için eklemiştir son kısmı belli ki.
03:23Bu kısım da gerçekten ilginçtir.
03:27Şöyle ki, Allah elçesinden şüphe mi duyuyor ki onu uyarıyor?
03:31Üstelik bu sıralarda Muhammed en azından 12 yıllık tecrübeli bir peygamber.
03:38Açıkça anlaşılıyor ki Allah da Muhammed'e şüpheyle bakıyor.
03:42Ve onların arzularına uyacak olursan hakkı çiğneyenlerden olursun diyor.
03:47Eğer Muhammed'in Allah'ın emrini çiğnemeye ihtimali olmasaydı herhalde Allah bu uyarıyı yapmazdı.
03:56Bakara 142. ayet ise
03:58İnsanlardan bir takım beyinsizler önceki kıblelerinden onları çeviren nedir diyecekler diye başlıyor.
04:06Müslümanların Rahman ve Rahim gibi sıfatlar atfettiği tanrısı nedense bu ayette küfür ederek başlıyor.
04:13Kıblenin değişmesiyle ilgili gayet haklı şüpheleri ve soruları olan Müslümanlara
04:19beyinsizler diyerek küfrediyor Kur'an'ın tanrısı.
04:23Şüphesiz ki aslında kızan, küfreden Muhammed'dir.
04:28Yahudileri Müslüman yapmayışının hayal kırıklığını Kur'an'a akçettirmiştir.
04:32Kendi taraftarlarından gelen soru ve eleştirilere bile tahammül edememiştir.
04:43Rüşvetle Müslüman olanlar
04:49Malik İbn Avf, Muhammed'e karşı savaşanların başkumandanıydı.
04:56630 yılında Huneyn bir başka adıyla Hevazin Savaşı'nda Müslümanlara yenilmişti.
05:03Mekke ile Tayif arasındaki Huneyn hadisinde yapılan savaş,
05:07Arapların Hevazin ve Sakif kabileleri ile Müslümanlar arasında olmuştu.
05:12Malik İbn Avf, Huneyn'i terk ederek Tayif'e gitmişti.
05:18Kendisi İslam düşmanıydı.
05:20Ama öneriyi ilgi çekici buldu.
05:22Çünkü öneri peygamberden geliyordu.
05:24Eğer Müslüman olursa tüm malları ve tutsak ailesi,
05:29kendisine geri verilecek, ceza görmeyecek,
05:32dahası yüz deve alacak, bir de kendisine yönetimde yetki verilecekti.
05:37Hemen kabul etti ve Müslüman oldu.
05:39Buhari, Hun'u tercimi, Kamil Miras'a göre bu öneri olağanüstü peygamberlik cömertliğiydi.
05:47Ama temel tefsirlerden olan taberi tefsirine göre ise bu düpedüz rüşvetti.
05:52Peygamber, rüşvet verene de alana da Allah lanet etsin demişti.
05:58Rüşveti veren İslam'ın peygamberiydi.
06:02Rüşvet verilenler, Müellefetül Kulüp.
06:05Müellefetül Kulüp, gönülleri İslam'a ısındırılan ve pekiştirilen kimseler demektir.
06:11Hevazin Savaşı'ndan sonra Arap kabilelerindeki güçlü ve etkili kişilerin gönüllüleri,
06:16İslam'a kazandırılmak isteniyordu.
06:19En iyi yol ganimetlerden pay vermekti.
06:22Ortada bir ganimet vardı.
06:23Hem de o tarihe kadar alınan ganimetlerden benzeri görülmedik derecede çoktu.
06:28Bunlar, altı bin kadın, yirmi dört bin deve, kırk bin davar, dört bin okeyi'ye gümüştü.
06:37Peygamber, kabile üyeleri arasında kimlerin daha etkili, nüfuzlu olduğunu çok iyi biliyordu.
06:44Müellefetül Kulüp için, yani rüşvet verilecekleri bunlar arasından seçti.
06:49İslam hukukçuları ne diyor?
06:52Maliki fakihlerine göre bunlar İslam'a özendirilmek istenen kafirlerdir.
06:57Kimilerine göre de bunlar yarı Müslüman olmuş olanlardır.
07:01Ama Müslümanlık henüz kalplerine yerleşmemiştir.
07:05Görülüyor ki İslam'ı güçlendirmek için kimlerin güç ve destek sağlayabileceklerine inanılıyorsa,
07:10onlara rüşvet kapısı açık tutulmuştu.
07:12Toplumda güçlü olacakları görülen kimseler,
07:15gerek ganimetlerden, gerek zekat mallarından yararlandırılmışlardı.
07:20Peygamberin İslam'ı güçlendirmek gerekçesiyle,
07:23kimi insanları kazanmak için başvurduğu örtülü ödenek,
07:27ganimet, mal ve develeri, vurmalıklar, araziler ve zekattı.
07:31Ay ikiye bölünüp yere düşmüş.
07:37İslam'da Şakul Kamer,
07:40Ay'ın bölünmesi mucizesi diye ünlü mucizeyi birlikte göreceğiz.
07:44Kamer suresinin birinci ayetine,
07:46Diyanetin resmi çevresinde şöyle anlam verilir.
07:49Kıyamet saati yaklaşır,
07:51Ay ayrılır.
07:53Bu çevirdeki yaklaşır, ayrılır ayetteki sözcüklere uymuyor.
07:59Ayette burada geçmiş zaman kipi kullanılıyor.
08:03Bu nedenle doğrusu yaklaştı, ayrıldıdır.
08:07Ayrıldığı yerine de ayetteki imyakka sözcüğüne uygun olması için bölündü ya da parçalandı demek gerekir.
08:14Diyanetin çevirisi, burada akıl ve bilim dışılığı örtmek amacıyla sözcükler kendi anlamlarının dışında çıkarılarak,
08:23daha sonraki ayetler, ayrıca açıklayıcı hadisler göz ardı edilerek yapılmış.
08:27Bu durumda ayetin doğru çevirisi şudur.
08:31Kıyamet yaklaştı,
08:32Ay bölündü.
08:33Bunu izleyen iki ayetin anlamı da şöyle.
08:36Onlar bir mucize gördüklerinde,
08:38Yüz çevirirler ve
08:39Sürüp giden bir büyüdür derler.
08:42Yalanladılar ve kendi eğilimlerine uydular.
08:46Her şey yerini bulur.
08:48Görüldüğü gibi ayetlerde açıkça,
08:50kıyametin yaklaştığının da bir belirtisi olarak,
08:52ayın bölündüğü ve bu mucizeyi,
08:55inanmazların yalanladıkları anlatılıyor.
08:57Bu ayetlerin anlattığı olayı aktaran hadislere bakalım.
09:04Gökteki ay mı?
09:06Arabistan'daki Hira dağı mı daha büyük?
09:08İlkokul öğrencileri bile böyle soruyu saçma bulur değil mi?
09:12Ama hadiste anlatılanlara bakılırsa,
09:14bu soruyu saçma dememek gerek.
09:16Malik oğlu Enes anlatıyor.
09:19Mekkeliler peygamberden bir mucize göstermesini istediler.
09:23Peygamber de onlara ayı ikiye bölünmüş olarak gösterdi.
09:26Öylesine ki, onlar Hira dağını bu iki parçanın arasında görüyorlardı.
09:33Abdullah İbm Mesud anlatıyor.
09:36Peygamberle birlikte Mina'daydık.
09:39Birden ay iki parçaya bölündü.
09:41Bu parçalardan biri dağın arkasında,
09:44biri de dağın bir yanında kaldı.
09:47İşte o sırada peygamber,
09:48bakın da tanık olun dedi.
09:50Düşünün, inanmazlar,
09:53Muhammed'den peygamberliğini kanıtlamak için bir mucize istiyor.
09:56Tanrı da Muhammed'e güç veriyor.
09:59Muhammed mucizesini gösteriyor.
10:01Şu gökteki,
10:02şu Amerikalıların ayak bastığı,
10:04şu bildiğimiz ay,
10:05iki parçaya bölünüyor.
10:07Parçalanan ay yere düşüyor.
10:09Yeryüzünün ufacık bir bölgesine sığınıyor.
10:12Düştüğünde orada kimseyi ezmiyor.
10:14Ay böylesine ufakmış ki,
10:16Hira dağı ondan daha büyük.
10:18Çünkü geriden bakınca,
10:20Hira dağı,
10:21ayın iki parçası arasında gözükebiliyor.
10:24Ve düşünün,
10:25böyle bir olayı bile,
10:27Mekkeliler bir mucize saymıyor.
10:29Olaya tanık oldukları halde,
10:31ve dünyanın her yerinden,
10:33ve dünyanın her yanından gözüken şu ay,
10:36o sırada ikiye bülünüp yere düşüyor da,
10:38dünyanın hiçbir yerinde kimse farkında olmuyor.
10:41Olayı ne gören oluyor,
10:43ne de yazan.
10:44Muhammed'in sahabilerinden başka.
10:46Ayrıca,
10:49ayın bölünmesi,
10:50haber verile gelen,
10:51kıyametin yaklaştığının bir kanıtı oluyor.
10:55Yukarıdaki ayet ve hadislere göre bütün bunlara inanmak gerekiyor.
10:59İnanan inanır kuşkusuz.
11:00Kim ne diyebilir?
11:01Bizim burada yaptığımız şey,
11:03yalnızca bir belirleme ve sergileme.
11:05Şu da unutulmamalı.
11:07İnananın nasıl inanma hakkı varsa,
11:09inanmayanın da inanmama hakkı vardır.
11:11İnsanoğlunun aklına,
11:13bilime, özgürlük tanımak bunu gerektirir.
11:15İnsan,
11:16kınanmasız ve saldırısız bir ortam içinde,
11:19insanlığına yakışır nitelikte,
11:21geliştireceği düşüncesini,
11:23kişiliğini meyvelendirir.
11:24Bu köşedeki sergilemeler de bunun için.
Yorumlar