00:00İnanılmaz derecede büyük bir ilgi olduğunu görüyoruz. Biz
00:02Türkiye'nin her coğrafyasından değişik illere gittik. Güney
00:05Doğu'ya gittik, Trakya'ya gittik, Akdeniz'e gittik,
00:08İçek'e gittik. Bugün Batı Karadeniz bölgesindeyiz.
00:11Gittiğimiz her yerde iş dünyasının esnaf örgütlerinin
00:15sivil toplum kuruluşlarının çiftçilerin çalışanların
00:19emekçilerin herkesin CHP'ye doğru ııı baktığını bizden
00:22beklentilerin oldukça yüksek olduğunu büyük bir memnuniyet
00:26de görüyoruz. Bazen anketlerde ııı kararsızların oranı
00:29bilmem kaçın üzerine çıktı filan gibi yorumlar yapılıyor.
00:32Ben onu görüyorum. Fakat bu saha gezilerinde gördük ki o
00:35kararsız denilenlerin tamamına yakını neredeyse yönünü
00:39Cumhuriyet Halk Partisi'ne doğru çevirmiş. Bizim ne
00:42yaptığımıza, ne söylediğimize çok yakından bakıyorlar.
00:44Dolayısıyla Türkiye'nin geleceğinde Cumhuriyet Halk
00:48Partisi'nin çok önemli bir işlevi olduğu, görevi olduğu
00:51ve bundan dolayı da vatandaşın beklentisinin bizden çok yüksek
00:55olduğunu görüyoruz. Saha çalışmalarımızda bunu çok net
00:58bir biçimde görüyoruz. Şimdiye kadar biz ekonomi takımıyız
01:01tabii ağırlıklı olarak ekonomi konuşuyoruz ama toplantılar
01:04sonrasında yaptığımız ııı işte açık mikrofon ııı görüşmelerde
01:09de ekonominin dışında başka bir konunun gündemi olmadığını
01:12görüyoruz. Yani gerçekten vatandaşın vatandaş derken
01:15kelimenin en geniş anlamıyla söylüyorum. Iş vereninden asgari
01:19ücretli çalışanına, emeklisine, çiftçisine varıncaya kadar
01:22herkesin tek gündem maddesi içinde bulunduğu ağır ekonomi
01:27koşulları. Bunun dışında bir konunun konuşulduğuna ııı
01:29tanıklık etmedik. Şimdi bu sadece iki bin yirmi beş yılı
01:32bütçesinde değil. AKP'nin iktidara geldiği ııı dönemden
01:35beri hazırladıkları bütçelere baktığımızda özellikle
01:37Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'ne geçtikten sonraki
01:40bütçelere baktığımızda buradaki kaynak tahsisinin kimden yana
01:43ve nasıl olduğunu çok net bir biçimde görüyoruz. Halkçı bir
01:47bütçeden söz etmek mümkün değil. Emeklerden yana bir bütçe
01:50söz konusu değil. Çalışanları önceleyen bir bütçe söz konusu
01:54değil. Çiftçiyi önceleyen bir bütçe söz konusu değil. Bütçe
01:57kaynaklarının bir kısmının transfer aracı olarak
02:00kullanıldığını biliyoruz. Dolayısıyla halkın
02:03ihtiyaçlarını önceleyen bir bütçe yapılıyor olsaydı bundan
02:06çok daha farksız yapılabilirdi. Bakın bugün çiftçilerin en çok
02:10şikayet ettiği konu ne? Üretim maliyetlerinin çok yüksek
02:13olması sebebiyle para kazanamıyor olmaları. Peki
02:15bütçedeki tarımsal desteklerin oranı ne? Kanun tarım kanunu
02:21milli gelirin yüzde birinden az olamaz demiş olmasına rağmen
02:24yasal bir düzenleme olmasına rağmen iki bin yirmi beş yılı
02:28bütçesinde de tarıma önerilen destek tutarının bunu çok daha
02:32altında kaldığını görüyoruz. Dolayısıyla kaynağın çiftçiye
02:36aktarılmadığı kesin. Eee emekli aylıklarına yapılacak artış
02:39oranı ne kadar olacak diye konuşuluyor. Ortada konuşulan
02:42oranlara baktığımız zaman yılın ikinci yarısındaki enflasyon
02:45esas anılsa onların da yoksulluğa, açlığa mahkum
02:50edileceği bir sorun çıkacak. Peki o bütçe rakamlarında ııı
02:54emeklilere daha fazla kaynak aktarmasına imkan verecek
02:57düzenleme var mı? Onu da gördünüz. Dolayısıyla bütçenin
02:59halkçı bir bütçe olduğuna bahsetmek vatandaşın refahını
03:02önceleyecek ııı kaynak tahsisinin yapıldığını
03:05söylemenin ben mümkün olmadığını düşünüyorum.
Yorumlar