00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kanun
00:03teklifi üzerine Gelecek Saadet Kurulu olarak söz almış
00:05biliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Huzura getirilen
00:10mevzu kanun teklifinin hayli tüm tıraklı gerekçesinde bozulan
00:14kamu düzeninin yeniden tesis edilmesinden bahsedilmektedir.
00:17Şimdi merak ettiğim bir konu var. Uzun yıllardır iktidarda
00:21siz olduğunuza göre bu kamu düzenini devlet tahammülleri
00:24kim bozdu acaba? Kurumların içini boşaltan liyakatsizliği
00:27asli anlayış yapan eş, dost, ahbap, kapitalizmiyle bu
00:31düzenden pay dağıtan, ülke kaynaklarını hiç eden, peşkeş
00:35çeken, mülakatlarda hak yerken bir de bunu süsü laflarla
00:39gerekçelendiren, yoksulu daha yoksul yaparken yandaşları
00:42semirten uzaylıların hükümeti mi? Her getirdiğiniz
00:46zönlemeyle bir meseleyi çözmek yerine iyice içinden çıkılmaz
00:49hale getirilen kimler acaba? Ülkeyi sığınmacı ve kaçaklarla
00:52doldurup demografimizi bozarken üstelik bir yüz milyonu daha
00:55besleyeceğiz demecini ufollar mı konuşuyor? On beş yirmi sene
00:59öncesine kadar bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan
01:02Türkiye'yi okyanus ötesinden hayvan ithal ediyoruz diye
01:04övünecek duruma sokanlar hurubaylı çiftlik sahipleri mi
01:08acaba? Ben söyleyeyim. Her derde çare olacak olan
01:11cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen harika mı
01:13harika bir sistem getirilmişti. Kim getirdi? Elbette uzaylı
01:18dostlarımız. Değerli milletvekilleri malumunuz
01:21olduğu üzere on altı Nisan iki bin on yedi yılından
01:24referandumla yapılan bir anayasa değişikliğiyle baş
01:26başkanlık daha doğrusu cumhurbaşkanı hükümet sistemine
01:29geçtik. Peki Patangonyalı yöneticilerimiz bu sistemle
01:32vaat etmiş ne vaat etmişti hatırlatayım sizlere. Yargının
01:35bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanacaktı. Makul sürede
01:39yargılama hakkı temin edilecek diye tarih verilmişti. Mağdur
01:42odaklı bir anlayışa geçilecek denilerek umut dağıtılmıştı.
01:45Reformlar devam edecek ve yargı reform istatilişi
01:49güncellenecekti. Güçlü ve etkili bir ülke olarak Avrupa
01:52Birliği katılım hedefi sürdürülecekti. Ekonomik
01:55büyüme kazanacaktı. Faizler, enflasyon ve cari açık
01:58düşecekti. Türkiye'nin yatırım cazibesi daha da yükselecekti.
02:01Enflasyon ve döviz kurları stabil hale getirilecekti. Vergi
02:05kanunlarında kapsamlı reforma gidilecek. Az kazanandan az,
02:08çok kazanandan çok vergi alınacaktı. Ve elbette o
02:11zamanda bozulan yine bozulan kamu düzeninin yeniden
02:14test edilmesi sağlanacaktı. Yani tıpkı bugünkü gibi o
02:18zamanda aynı hikayeyi anlatıp durmuşlardı. Kim mi? Elbette
02:21uzaylılar. Ve gelelim en önemli vaatlerinden olan
02:24kuvvetler ayrılığına. Daha itibarlı bir meclis, daha
02:27güçlü bir hükümet, daha etkin, bağımsız, güçlü ve bir yargı,
02:31derli toplu, etkin, yürütme fonksiyonları, kuvvetler
02:34ayrılığının daha sağlıklı uygulanması sağlanacaktı.
02:37Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle bürokratik engeller
02:40kalkacak, kararlar hızlı ve etkili bir şekilde alınacaktı
02:43değil mi? Mesela bu ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı
02:46yurt dışına yatırımcılara ne diyordu? Bürokrasiyi alaşağı
02:49ederiz. Bizim öyle bir cumhurbaşkanımız var ki sizi
02:52bürokrasiye ezdirmez dememiş miydi? Soruyorum size. Bizim
02:56hukuk sistemimiz ve bağımsız yargımız var diyeceği yerde bu
02:59uysupla konuşuyordu zatı halleri ve Türkiye'ye Türkiye
03:03dünyaya örnek olacaktı. Evet örnek oldu. Ama iktidarın
03:06söylediği gibi değil ama tam da bizim söylediğimiz gibi oldu.
03:09Binali Yıldırım Bey'in dediği gibi dünyada parmakla gösterilen
03:13bir ülke oldu. Hayat pahalılığından enflasyona
03:16uyuşturucu ve mafya örgütlerinin cirit attığı ve kim
03:18olduğu belli olmayan kara para sahiplerine konutla konutla
03:22birlikte vatandaşlık satılanlardan gençlerimizin
03:25umutsuzluktan yurt dışına gitmek zorunda olduğu ve daha
03:28acısı yoksulluktan intihar eden üniversite öğrencilerimize
03:31kafası kesilip yol ortasına atılan genç kadınlarımıza yeni
03:34doğan bebekleri öldürüp üstelik faturasını da bakanlığa
03:37gönderip parasını tahsil eden çete yapılanmalarına dokuz
03:41yaşına kadar düşmüş olan uyuşturucu bağımlılığına
03:43yolsuzluk, hukuksuzluk, keyfilik, basına uygulanan
03:47sansürden yargıdaki şaibelere kadar hakikaten parmakla
03:50gösterilen bir ülke haline getirildik. Tarım ülkesi olan
03:55üç tarafı denizlerle çevrili bu topraklarda dünyanın en pahalı
03:59gıda ürünlerine muhatap olduk. Iddia ediyorum. Dünyanın her
04:03yerinde gıda sorunu olsa bu ülkede olmaz diyordum. Değerli
04:07milletvekilleri esasen bu uzaylılar yine Patagonyalılarla
04:11beraber olup kamu düzenini bozmakta pek bir mahir çıktı.
04:14Bozuyorsun sonra yapıyorsun. Yapıyorsun ama aslında bozmuş
04:18oluyorsun ve bir süre sonra bozmakla yapmak arasında bir
04:21fark olmadığını anlıyorsunuz. Ama iş işten geçmiş oluyor.
04:24Tıpkı ılık suda haşlanan kurbağa misali. Mitmeşkanlığı
04:29bu ülkenin en işsiz tay kurumlarından biridir.
04:32Faaliyetler insanlık tarihi kadar eski olan faaliyetlerdir.
04:36Bir ülkenin savaşmadan savaş kazanmasına tutun da savaş
04:39zamanlarında da karşı tarafa üstün gelmek adına yerine
04:42getirilen en önemli görevlerden istihbarat işi asli
04:46görevdir. Şimdi İstihbarat Kurumu'nun başındaki zat
04:51geçenlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin üst yöneticilerine
04:55bir sunum yaptı, briefing verdi. Şimdi de Cumhuriyet
04:58Halk Partisi'ni ziyaret etti ve Cumhuriyet Halk Partisi
05:01yetkililerine de bir briefing verdi. Ya biz MİT müsteşarıyla
05:05ilgili MİT başkanıyla ilgili bir soru önergesi verdiğimizde
05:08MİT başkanına mı veriyoruz soru önergesini? Biz kime
05:11veriyoruz? Kendisinin bağlı olduğu kurumda cumhurbaşkanı
05:14yardımcısına veriyoruz. Oysa ki tahammülleri bozmayın. MİT
05:18müsteşarı buraya gelip bütçesinde bile olmaz. Yüz bir
05:21yıldır MİT müsteşarı buraya gelmemiştir. Ve diyanetçileri
05:24başkanı da gelmez buraya. Ve MİT müsteşarı bütçesi
05:27görüşürken de görüşürken de gelmez Türkiye Büyük Millet
05:30Meclisi'ne. Kim gelir? Onun cumhurbaşkanı yardımcısı gelir.
05:33Onun bütçesiyle ilgili cevapları o verir. Ama gördüğümüz
05:37şu ki devletin tahammüllerini bozuyorsunuz. Ne yani? Şimdi
05:41gelip de MİT müsteşarı yerine cumhurbaşkanı yardımcısı Adalet
05:44ve Kalkınma Partisi'nin grubuna gitse orada sunacaklarını
05:48sunmuş olsa buraya gelse hatta gelen merkezlerine gitmeyerek
05:51ve burada da aynı şekilde meclise gelerek cumhurbaşkanı
05:53yardımcısı Cumhuriyet Halk Partisi'ni ziyaret ederek
05:56onlara da aynı şekilde sunumlarını yaparak ayrılmış
05:59olsunlar. Daha doğru değil mi? Ama gönderiyorsunuz MİT
06:02müsteşarı. Ya Allah aşkına daha düne kadar bir düşünün. Bir
06:06partinin genel başkanı kurumlardan randevu almış
06:08olmasına rağmen o kurumlara sokulmuyordu. Daha dün daha
06:12dün Esenyurt Belediyesi'ne Cumhuriyet Halk Partisi'nin
06:15milletvekillerini sokmadınız. Ve milletvekillerinin
06:18dokunmazlığı var. Milletvekillerinin aynı zamanda
06:20denetleme gücü var. Ve denetleme mekanizması her yere
06:23girebilirler. Ve her yerden de bilgi alma gibi hakkaları var.
06:26Ama geliyorsunuz şimdi bu şekilde bir brifik verelim
06:29diyerek devlet tahammüllerini al aşağı ediyorsunuz. Ve
06:32devletimizin bir noktada da eee genel yapısını da bozmakta da
06:36oldukça mahir olduğunuzu gösteriyorsunuz. Gelelim mevzu
06:39kanun teklifindeki çarşı ve mahalle bekçilerinin durumunu
06:42ilgilendiren düzenlemelere. Ilk olarak yirmi yirmi dört Nisan
06:46bin dokuz yüz on dörtte çarşı ve mahalle bekçileri hakkındaki
06:48kanun ile başlayan idari kolluk personeli hizmeti on dört
06:51Temmuz bin dokuz yüz altmış altıda yedi yüz yetmiş iki
06:54sayılı çarşı ve mahalle bekçileri kanun ile yeniden
06:56düzenlenmişti. Son bekçi alımı bin dokuz yüz yetmiş dört yılında
07:00yapılmıştı ve iki bin sekiz yılında mevcut görevde bulunan
07:03sekiz binden fazla bekçi emniyet kadrolarına geçmişti.
07:06Bunlarla ilgili olarak bir kanun çıkartmıştınız. Bu kanun
07:09da yine aynı şekilde Anayasa Mahkemesi'nden dönmüştü. Tekrar
07:12yeniden bununla ilgili bir düzenleme yapıyorsunuz. Ve geri
07:15çekeceğinizi söylüyorsunuz. Her zaman söylüyorum. Ya geri
07:18çekecektiniz. Bu kanun maddesi doğru değildi. Niye yazdınız
07:22buraya? Neden komisyona getirdiniz? Anayasa Mahkemesi
07:25bozmuş. Sizin Anayasa Mahkemesi'ne olan bu hıncınızı
07:29anlıyorum ben. Sizi denetleyen iki tane yer var. Bir muhalefet
07:32var. Iş tüzüğüye dayanarak o iş tüzüğü de değiştirmek
07:35istiyorsunuz. Ikinci olarak da Anayasa Mahkemesi'nin namuslu
07:38üyeleri var. Zaman zaman bazı kararlarına karşı çıksak bile
07:42onlara asla FETÖ'cü demiyoruz. Onlara asla terörle ilişkileri
07:46vardır demiyoruz. Onları korkutmuyoruz veya onları itham
07:49etmiyoruz. Geldiğimiz şu nokta şurasıdır. Ya geliyor Anayasa
07:53Mahkemesi bozmuş. Bu sefer siz yapmış şöyle yapmışsınız. Ha
07:56Kel Hasan, ha Hasan Kel diyerek tekrar getiriyorsunuz. Allah
07:59aşkına ne olur? Millet iradesine saygı duyun. Allah
08:02aşkına ne olur? Rica ediyoruz, istirham ediyoruz sizden. Bu
08:05parlamentoya saygı duyun. Hakimiyet kayıtsız şartsız
08:08milletindir diye yazıyor burada. Milletinize saygı duyun. Ve
08:11kendinize saygı duyun. Ama kendinize bile saygı
08:14duymuyorsunuz. Ve gelen noktada bakıyoruz ki Türkiye'de çok
08:17ciddi şekilde kurumlar arasında bir incicamın olmadığını
08:20gözlemliyoruz. Değerli milletvekillerim, kamu düzeni
08:23bozulunca hiçbir yerde düzen tutmuyor. Bakınız canımızı en
08:28değerli varlıklarımıza emanet ettiğimiz ve aklımıza en
08:31küçük bir şüphenin dahi gelmemesi gereken yerlerin
08:33başında hastaneler gelmekte. Peki burada kamu düzeni nasıl
08:37sağlanıyor? Nasıl sağlandığını uzun zamandır biliyorduk ama
08:40tüm toplumun gözü önünde cereyan eden son olaylar da
08:43mesele artık tiksinti ve öfke boyutunu aşmıştır. Peki bu kadar
08:47bozulmanın, bu kadar yolsuzluğun, bu kadar
08:50hırsızlığın, bu kadar ahlaksızlığın olduğu bir
08:53yapıda, bir sistemde peki bunu neyle düzelteceğiz? Bu
08:57Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle düzeltememişiz
08:59demek ki. Gelin hep beraber Türkiye'de yeniden bir ııı
09:03yapılanmaya gidelim. Nedir bu yapılanma? Cumhurbaşkanlığı
09:06Hükümet Sistemi'ni değiştirelim. Dün bu kürsüde yine söyledim.
09:08Bak çare değil. Tek çare diye getirdiniz. Dünyada nevi
09:12şahsına münasır bir yapılanma diye getirdiniz. Doğru
09:15olmadığını gördünüz. Enflasyon yüzde yetmişlerde, faizler yüzde
09:19ellilerde kalkmışsınız. Diyorsunuz ki bu sistem hala
09:22iyi. Tamam devam edin. Iyiyse eğer yolsuzluk bittiyse,
09:26yoksulluk bittiyse, yasaklar bittiyse ve Türkiye'de
09:29enflasyon dediğiniz gibi gelirken getirirken aşağı
09:32çektiyseniz ve devam edin buna göreceksiniz bakın bedeli nasıl
09:36ödediğinizi sandıkta göreceksiniz ve ardından da
09:39diyeceksiniz ki kendim ettim, kendim buldum türküsünü
09:42söyleyeceksiniz. Bunu söyleyeceksiniz. Damdan düşenin
09:45halini damdan düşen bilirmiş ama siz damdan hiç düşmediğiniz
09:48için otuz bir Mart'tan da ders almamışsınız. Bunun sonucunda
09:51da göreceksiniz ki bir erken seçimde ki hemen seçim olması
09:54gerekmektedir ve veya öne alınmış bir seçimde siz
Yorumlar