00:00Bir kere öncelikle şuradan başlamamız lazım. Adalet ve
00:03Kalkınma Partisi iktidarı bizzat Sayın Cumhurbaşkanı ve
00:06sonrasında dönemin Milli Eğitim Bakanı tarafından mülakatın
00:09tamamen kaldırıldığını Türkiye'deki genç öğretmenlere
00:13ilan ettiler. Ve o istediler. Sonrasında bu olmamış gibi
00:17Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin üstelik de geçmişte yapılan
00:20partizanca eylemleri de itiraf ederek mülakat gibi mülakat
00:25yapacağız diye bir ısrara Türkiye'yi soktu ve bugün de
00:28bunun sonuçlarını yaşıyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı bu değil.
00:31Türkiye'de Sayın Bakan'ın bugünkü yeni açıklamasına göre
00:35geçen yıl altmış bin öğretmen açığını söylüyordu. Yirmi üç
00:38bin altı yüz yetmiş öğretmenimiz emekli oldu.
00:40Demek ki seksen beş binde ücretli öğretmenimiz var. On
00:44binlerce öğretmene ihtiyacımız var. Ve sadece yirmi bin
00:47öğretmen alınıyor. Ve bu yirmi bin öğretmenin alınma sürecinde
00:51doğal olarak Danıştay'a bir itirazda bulunduk. Ve Sayın
00:55Bakan Danıştay'ı bahane ederek sonuçları açıklamadı. Bugün
01:00öğleden sonra bu olay yaşandığından bu yana ben Sayın
01:03Bakan'ın görevinin gereği olarak çıkıp kamuoyuna bir açıklama
01:07yapmasını bekledim. Ama maalesef Milliyetim Bakanlığı
01:11hiçbir süreci yönetmediği gibi bu süreci de yönetmiyor ve
01:14Sayın Bakan hiçbir açıklama yapmıyor. Birincisi hiç
01:18mülakat olmamalıydı. Ikincisi Danıştay kararını bekliyorlarsa
01:22Türkiye Yüzyılı Marif modeli için de beklemeliydiler.
01:25Üçüncüsü kendilerine emanet edilen verileri düzgün bir
01:30şekilde koruyabilmeliydiler. Dördüncüsü öğretmenlerimizin
01:35haklarını gasp etmemeliydiler. Partizanca notlar vermemeliydiler.
01:40Bugün Sayın Bakan'ın sabah saatlerinde yaptığı diğer
01:43açıklamalardan anlıyoruz ki Milliyetim Bakanlığı yeni
01:47eğitim öğretim yılına hazır değil. Tek bir örnekle
01:49söylersem bakan haftalardır söylediğimiz şeyi itiraf
01:53niteliğinde söyledi. Bakanlarla görüştüğünü Çalışma Bakanı'yla,
01:57Hazine Bakanı'yla ve yüz yirmi bin temizlik görevlisi için
02:00çağrıya çıkacaklarını söyledi. Okullar aşıldıktan on gün
02:04sonra. Dolayısıyla Milliyetim Bakanlığı maalesef
02:07yönetilmiyor. Milliyetim Bakanlığı savruluyor.
02:09Temizlikten güvenliğe, öğretmen atamalarından eğitim
02:14programına kadar Sayın Bakan ve kadroları sadece Türkiye'yi bir
02:18ideolojik anlayışla yönetmeye çalışıyorlar ve her gün bunun
02:22sonuçlarını yaşıyoruz. Ben buradan Sayın Bakan'a
02:25sesleniyorum. Bunun sorumlusu kimdir? Siyasi sorumluluğunu
02:28alacak mısınız? Ve gereğini yapacak mısınız? Ülke çapında
02:32yapılan bir mülakat. Iktidar istediği kadar iyi niyette
02:36olsun. Değerlendiriciler başka kişiler olduğu için Adana'da
02:40başka bir grup, İzmir'de başka bir grup, Bursa'da başka bir
02:43grup doğal olarak kişisel görüşler var. Buradan bir
02:47nesnel sonuç çıkmaz. Objektif bir kriter çıkmaz. Dolayısıyla
02:51mülakat ülke çapında yapıldığında iktidarın hiçbir
02:55olumsuz düşüncesi olmasa bile hak ihlali olur. Birisi yüksek
02:59not veren bir gözlemcidir. Yüksek not verir. Öbürünün
03:02notu biraz daha azdır. Az not verir. Bu iki öğretmenin
03:06birbirinden farklı olduğu anlamına gelmez. Aylardır bunu
03:09anlatmaya çalışıyorum. Sayın Milliyetim Bakanlığı. Bir kere
03:11böylesi bir coğrafyada bu kadar yaygın bir alanda mülakatla
03:16doğru seçim yapılamaz. Ikincisi bu iktidar zaten
03:19sabıkalı. Bu iktidar belirli gruplardan gelen listeler
03:22halinde atamalar yapıyor. Her bakanlıkta da yapıyor.
03:25Milliyetim Bakanlığı'nda da yapıyor. Dolayısıyla zaten
03:28müthiş bir siyasal partizanlık var. Peki bunu nereden
03:31biliyoruz? Bunu Sayın Bakan'ın açıklamasından biliyoruz. Sayın
03:34Bakan herkesi ikna etmek için mülakat gibi mülakat yapacağız
03:37diyor. Yani yirmi ikinci yılına gelmiş bir iktidarın mülakat
03:41gibi mülakat yapıyoruz demesi biz bundan önce mülakatları
03:45partizanca yaptık demesidir. Dolayısıyla Türkiye'ye
03:47sesleniyorum. Hem bir nesnel elçime değerlendirme aracı
03:51değildir mülakat. Hem de bu iktidarın zaten sabıkası belli.
03:55Dolayısıyla bundan vazgeçmeleri gerekiyor. Ve buradan bütün
03:59iktidar mensuplarına bir kere daha sesleniyorum. Siz Türkiye'ye
04:02başka bir söz verdiniz. Altmış sekiz binde devraldığınız ve
04:05sayılarını bir milyona getirdiğiniz atanmayan
04:08öğretmenlere gözlerinin içine baka baka biz size mülakat
04:12yapmayacağız dediniz. Cumhurbaşkanı'yla,
04:14genel başkanınızla söylediniz, bakanınızla söylediniz. Ve sanki
04:18bunları söylememiş gibi hiçbir şey olmamış gibi hiç nesnel bir
04:22değerlendirme aracı olmayan mülakatla yola devam ediyorsunuz.
04:25Ve bunu neden yapıyorsunuz? Öğretmenler de bunu biliyorlar.
04:28Eliyebilmek için bir başkasını tercih edebilmek için
04:32yapıyorsunuz. Bugün yaşananlar da onlardır. Öğretmenler bunu
04:35gördüler. Dolayısıyla ben Sayın Milliyetim Bakanına gereğini
04:38yapmasını, sorumluluk almasını ve kamuoyuna açıklama
04:41yapmasını bekliyorum.
Yorumlar