Hayatı ve dünyayı anlamak için insandan yola çıktığımızda, toplumların oluşması ve yaşam şartlarının şekillenmesinde, çatışmanın ne kadar etkin bir faktör olduğunu görüyoruz.
Geçmişte yaşanmış savaşlar, bugünün insanlığına ve dünyanın ekosistemine, kapanması çok zor derin yaraları miras bıraktı.
Bu yaralardan bıkan veya bu çatışmalara bulaşmak istemeyen insanlar, genelde toplumsal yerleşim alanlarına uzakta, kendi kurdukları bir dünyada, bir tür ada’da yaşamayı hep özlediler.
Ancak insan, hangi ada’ya sığınırsa sığınsın, hangi yalnızlığı tercih ederse etsin, beynindeki çanları susturmadığı, ihtiyaçlarını minimize etmediğinde, bu adalar genişleyerek insanları tekrar kaçtıkları karmaşaya döndürür.
İnsanın kendine yarattığı bir adada ya da dört yanı sularla çevrilmiş bir kara parçasında yaşamayı ve böyle bir ada’da yaşamanın psikolojisini merak eden Zamanın Tanığı, bu hayatlara tanıklık etmek üzere Gökçeada'dadır...
Yorumlar