00:00Bugünkü incelememize oldukça sarsıcı bir gerçekle doğrudan giriş yapıyoruz.
00:04Şöyle düşünün, 26 yaşında gencecik bir kadınsınız ve yasal olarak tıbbi etenazi talep ediyorsunuz.
00:10Neden mi?
00:11Ölmek istemiyorum, sadece acı hissetmeyi bırakmak istiyorum, diyor Melissa Gauna.
00:16Bakın, bu hayatı sonlandırmak için yapılmış sıradan bir talep değil.
00:20Bu, bedeninizi esir alan o sonu gelmez fiziksel ızdıraptan, o bitmek bilmeyen döngüden kaçmak için atılmış çaresiz bir çığlık.
00:27İşte bu yeni analizimizde tam da bu konuyu, endometriyosisi ve teşhisinin neden bu kadar zor olduğunu masaya yatırıyoruz.
00:35Kolombiya'daki bu yürek burkan, tekil vakadan yola çıkıp, aslında milyonlarca kadını etkileyen, sağlık sistemindeki devasa ve sistematik bir çöküşe odaklanacağız.
00:45Onlarca kez yoğun bakım, 7 ameliyat.
00:47Peki ama kadınların %10'unu, evet, her 10 kadından birini etkileyen bir hastalığa tanı koymak neden bu kadar zor?
00:54Gelin hep birlikte bu kördüğümü çözelim.
00:57Öncelikle ilk bölüme, o dayanılmaz acıya ve Melisa'nın 20 yıl süren akıl almaz mücadelesine bir bakalım.
01:04Bu sürece dönüp baktığımızda, işlerin nasıl kontrolden çıktığını adım adım görebiliyoruz.
01:09Her şey daha o 5 yaşındayken başlıyor, düşünebiliyor musunuz?
01:125 yaşında açıklanamayan ağrılar, 10 yaşına geldiğinde şiddetli adet sancıları yüzünden bayılma krizleri,
01:18sonra hormon tedavisiyle geçen kısa, o nispeten rahatlatıcı dönem ama asıl kabus ondan sonra patlak veriyor.
01:2526 yaşına geldiğinde onlarca kez yoğun bakıma kaldırılmış, 7 kez ameliyat masasına yatmış ve en sonunda o malum ötenazi talebini
01:32yapmış, tükenmiş bir kadından bahsediyoruz.
01:35Peki ikinci bölüm, endometriyoziz nedir ve hastalığın o karanlık tıbbi yüzü bize ne anlatıyor?
01:42Doktorların yıllarca apandisitten tutunda kansere kadar her türlü yanlış teşhisi yapıştırdığı bu durumun asıl tıbbi adı endometriyoziz.
01:49Belki etrafınızda çikolata kisti olarak da duymuşsunuzdur.
01:53En basit tabiriyle rahmin iç yüzeyini kaplayan dokuya benzeyen bir dokunun, vücutta tamamen alakasız, hiç olmaması gereken yerlerde büyümesi demek.
02:01En kötüsü de ne biliyor musunuz? Kesin bir tedavisi yok, kronik, sürekli ilerliyor ve kişinin yaşam kalitesini kelimenin tam anlamıyla
02:08yerle bir ediyor.
02:10%10. Yani dünya üzerindeki her 10 kadından biri. İnanılmaz bir rakam değil mi?
02:15Bu oran aslında bu görünmez hastalığın ne kadar yaygın ve korkutucu bir boyutta olduğunu yüzümüze vuruyor.
02:21Milyonlarca kadından bahsediyoruz.
02:23Ama bir şekilde hem tıp dünyasında hem de toplumda hala inanılmaz derecede yanlış anlaşılmaya, hatta düpedüz görmezden gelinmeye devam ediliyor.
02:33Üçüncü bölüme geçiyoruz. Teşhis neden bu kadar zor? Ve bu sistematik gecikmenin arkasında yatanlar.
02:39Eğer dünyadaki her 10 kadından birini etkiliyorsa, teşhisi nasıl bu kadar zor olabilir?
02:44Cevap çok acı. Tam 8 yıl.
02:47Evet, yanlış duymadınız. Bir hastanın sadece doğru teşhisi alıp uygun tedaviye başlaması ortalama 8 koca yıl sürüyor.
02:54Düşünsenize, 8 yıl boyunca bedeninizi kemiren bir acıyla ne olduğunu dahi bilmeden yaşıyorsunuz.
03:00Ve bu 8 yıllık ızdırap sadece beklemekle de geçmiyor.
03:03Bu süre zarfında ortalama bir hasta tamamen gereksiz.
03:07Evet, altını çiziyorum. Tamamen gereksiz. Tam 4 farklı ameliyat geçiriyor.
03:11Vücudunuza defalarca, boşu boşuna neşter vurulduğunu bir hayal edin.
03:16Bitmedi.
03:17Hastalar çaresizce bir cevap ararken, biri çıkıp da nihayet sorunu doğru tespit edene kadar,
03:22ortalama 10 farklı tıp uzmanı arasında adeta pimpon topu gibi gidip geliyor.
03:27İşte sadece bu sayılara bakmak bile tıbbi sistemin kadın sağlığı konusundaki devasa, sistematik çöküşünü apaçık ortaya koyuyor.
03:35Gelelim dördüncü bölüme.
03:37Acıya şartlandırılan kadınlar ve bu işin temelindeki toplumsal körlük.
03:41İşin aslı bu sadece tıbbi bir başarısızlık değil.
03:45Kadın hastalıkları uzmanı Dr. Raquel Magalians, sistemin merkezindeki bu korkunç önyargıyı tek bir cümleyle özetliyor.
03:51Kadınlar, acı çekmenin kadın olmanın bir parçası olduğuna inandırılıyor.
03:56Yani toplum, temel bedensel işlevler sırasındaki o dayanılmaz, felç edici ağrıyı sanki kadınlığın fıtratında varmış gibi normalleştiriyor.
04:04İnanılmaz gerçekten.
04:06Melisa'nın hikayesinde bu önyargıyı iyiliklerinize kadar hissediyorsunuz.
04:10Doktorları geçtim, kendi ailesi, evet kendi öz ailesi bile ona başlarda inanmadı.
04:15Acıyı abarttığını, ilgi çekmek için uydurduğunu falan söylediler.
04:18Bu görünmez inkar duvarı yüzünden, Melisa'nın tıp fakültesine gidip doktor olma hayali tamamen kül oldu.
04:25Düşünsenize, en yakınlarınız bile size inanmıyor.
04:28Acınızı abartı diyerek küçümsüyor.
04:31Tam bir kabus.
04:32Beşinci bölüm, ölüm hakkı ve hukuk bağlamında öten hızlı yasaları.
04:37Sağlık sistemi tarafından adeta kaderine terk edilen Melisa'nın çaresizliği, işte burada çok karmaşık hukuki bir boyuta ulaşıyor.
04:44Küresel tabloya tarafsızca baktığımızda ölüm hakkı yasalarının ülkeden ülkeye ne kadar farklılaştığını görüyoruz.
04:50Mesela Amerika'da, Oregon'da sadece 6 ay veya daha az ömrü kalma gibi katı bir şart varken,
04:56Kolombiya ölümcülü olmasa dahi ileri düzeydeki giderilemez acılar için ötenaziye yeşil ışık yakıyor.
05:02Ancak işin trajikomik tarafı şu, Kolombiya'nın bu nispeten esnek yasalarına rağmen Melisa'nın talebi,
05:09güya tüm cerrahi seçenekleri henüz tüketmediği gerekçesiyle reddedildi.
05:13Tam da bu noktada beyin cerrahı Dr. Pedro Henrique Kunya son derece kritik bir noktaya parmak basıyor.
05:19Diyor ki, hiçbir hasta sonunda ciddiye alınabilmek için ölüm talep etmek zorunda kalmamalı.
05:24Aslında kronik ağrı vakalarındaki ötenazi talepleri, gerçekten ölme isteğinden ziyade,
05:29hastanın uyku düzenini, bağımsızlığını, kısacası yaşama dair tüm umudunu tamamen kaybettiğinin çok acı bir göstergesi.
05:36Sadece ve sadece, buradayım, acı çekiyorum, beni görün deme şekli.
05:40Ve son bölümümüz, 6. bölüm, yaşam kalitesi mücadelesi ve Melisa'nın yeni amacı.
05:46Reddedilen ötenazi talebinden sonra Melisa pes mi etti?
05:50Hayır, tam aksine.
05:51Yaşamak, sadece o kalbini atmaya devam etmesi değildir.
05:54Aynı zamanda onurunu korumaktır, diyerek kronik bir hastalıkla yaşamanın anlamını baştan yazdı.
06:00Bir kitlesel fonlama kampanyası başlattı.
06:02Para topladı.
06:03Kalkıp ta Hindistan'a giderek alanında uzman cerrahları ameliyatı oldu.
06:07Kolombiya'ya döndüğündeyse ne yaptı dersiniz?
06:10Bir endometriyozis vakfı kurdu.
06:12Yani 20 yıl boyunca bulamadığı o destek ağının bizzat kendisi oldu.
06:15İnanılmaz bir irade.
06:17İşte bu çarpıcı incelemenin sonuna gelirken, sizleri Melisa'nın o tokat gibi sarsıcı sorusuyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:24Bir şey bize bizzat acı vermese bile, bir başkasının canını fena halde yaktığını anlayabilecek kadar insan mıyız?
06:30Sahi, toplum olarak bir gün bu radikal empatiyi göstermeyi başarıp, her 10 kadından birinin sessizce çektiği bu görünmez acıyı nihayet
06:38görebilecek miyiz?
06:39Bunun üzerine düşünmekte kesinlikle fayda var.
06:42Şimdilik benden bu kadar.
06:43Umarım size farklı bir bakış açısı sunabilmişizdir.
06:46Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
06:47Kendinize iyi bakın.
06:48İzlediğiniz için teşekkür ederim.