Skip to playerSkip to main content
  • 7 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=YfPsQ_jS3Jk
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:06Varlık felsefesi ve kadın, bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde tüm efsanelerin ve masalların başı olan bu cümle hem
00:15varlığı hem yokluğu hem de zaman olgusunu ifade ediyor.
00:18Yani insan beyninin sorgulamaya başladığı zamandan beri simyacıların, düşünürlerin, ideologların, teorisyen ve filozofların üzerinde tuğla gibi kitaplar yazdığı ama bir
00:29türlü ortaklaşamadığı şu kilit meseleyi özetliyor bu cümlem.
00:33Yine şu hep eşe dosta sorduğumuz sıradanlaşmış hatta ezberlenmiş cümle var ya eee ne var ne yok bu soru nasılsın
00:40sorusuna mukabildir.
00:41Fakat tarihte ne var ne yok sorusuna verilen cevaplar olumlu olumsuz büyük olayların kaynağıdır.
00:50Örneğin Hegel varlık sorununa tarihi düz bir çizgi üzerinde ele alan, devletin varlığını ahlaki ve ruhsal bir organizasyon olarak tanımlayan
00:59ve devletlerin çöküşünü ve yükselişini varlık mücadelesinin bir zorunluluğu olarak kabul eden varlık tarihi bir süreçtir ilkesiyle yanıt verdi.
01:08Hegel'in bu felsefe soruna verdiği cevap kendisiyle birlikte Hitler'i, Alman faşizmini ve Yahudi katliamlarını getirdi.
01:15Ya da Aristo varlığı fiziki ve maddi nesne veya özneler olarak tanımladı ve varlıkları madde, nicelik, nitelik ve ilişki şeklinde
01:24dört kategoriye ayırdı.
01:26Aristo'nun bu düşüncesi insanlığın manevi değerlerini reddeden materyalist görüşe anlamı parçalayarak insanlığın başına bela olan pozitivizme yol açtı.
01:35Platon'un varlığın çoklu ve değişken olmaktan ziyade tek bir temel üzerinde inşa edildiğini savunması, günümüzdeki tekçi ve faşist ulus
01:43devletleri ve diğer halklara karşı katliam uygulamalarını doğurdu.
01:51Yani bu filozofların ve akademi dünyasının ontoloji dediği taşra insanlığın ise ne var ne yok diye sorduğu varlık sorunu hem
02:00insan açısından, hem halklar açısından, hem de cinsel açısından adeta bir girdaba dönüşmüş durumda.
02:06Bu nedenle varlık sorununa eğilirken göstereceğimiz yaklaşım veya bakacağımız açı hem ideolojik tutumumuzu belirleyecek hem de mücadelemize yön verecek.
02:18Tarihteki tüm zalimlerin ve onlara karşı direnenlerin kaderini belirleyen kilit nokta, kadının varlığına ilişkin görüş ve yaklaşımları oldu.
02:26Nitekim 21. yüzyılın en önemli ve esasi sorunlarından olan cins sorunu toplumsal, siyasal ve tarihsel olduğu kadar felsefik bir sorundur.
02:36Hatta toplumsal, siyasal ve tarihsel bir sorun olmasının nedeni felsefe alanında kadının varlığına karşı olan inkarcı, hiyerarşik, egemen ve çarpık
02:45yaklaşımlardır.
02:46Antik Yunan'dan Orta Çağ'a, Rönesans'tan aydınlanmaya kadar varlık kavramı tamamen eril bir çerçevede ele alındı.
02:53Erkek var olanın ölçütü, başta kadın olmak üzere diğer bütün varlıklar ise bu ölçüye tabi olanlar olarak konumlandırıldı.
03:06Bu tarihsel süreçte ne var ne yok sorusuna verilen cevaplar, cinsiyet temelli egemenlik mekanizmalarını meşrulaştırmak için kullanıldı.
03:13Hegel'in ruhsal organizasyon tanımı veya Aristo'nun maddi ayrım gibi düşünceleri, erkeklerin toplumsal ve siyasal üstünlüğünü haklı çıkarmak için
03:22bir araç haline geldi ve kadınların varlığını eksik veya ikincil olarak kodladı.
03:27Bu ontolojik hiyerarşi veya ontolojik inkar sadece toplumsal bir düzen değil, erkek egemenliğinin meşrulaşmasının felsefi zeminini yarattı.
03:36Elbette kadına karşı geliştirilen bu ontolojik inkara karşı direnenler de oldu.
03:4420. yüzyılın etkili kadın düşünürlerinden olan Emma Goldman, kadınların varoluşu erkeklerin referans noktasına göre tanımlanmıştır.
03:52Fakat kadının gerçekliği, başkalarının ona biçtiği etiketlerle değil, kendi deneyimlerinin derinliğiyle tanımlanır.
03:59Diyerek hem erkek egemen sistemin, kadının varoluşunu tanımlarken onu kendi kölesi kıldığını hem de bu kölelikten çıkış yolunun kobun olmaktan
04:08geçtiğine işaret ediyor.
04:11Yine Simone de Beauvoir, kadın doğulmaz, kadın olunur sözüyle kadının bir varlık olarak özünden nasıl uzaklaştırıldığını anlatmak ister.
04:20Bu noktada, Sartre'nin varlık özden önce gelir sözü onu tamamlar.
04:25Sartre'ye göre insan doğuştan belirli bir öz ile dünyaya gelmez.
04:29Önce var olur, sonrasında çevrenin, toplumun ve yaşadıklarının etkisiyle özü şekillenir.
04:34Sartre'nin bu düşüncesiyle anlaşılıyor ki, kadının mevcut konumu, ikinciliği, tahribatlı kompleks kişiliği, boyun eğmeği olan meyli ve erkeğe muhtaç
04:44yaşantısı aslında varoluşsal bir öz değil,
04:47aksine verili toplum ve ataerkil düzenin dayatmaları sonucu ortaya çıkan kadın sosyolojisidir.
04:53Peki Sartre'nin öz dediği şey, sonradan edinilen özellikler, varlık ile çakışabilir mi?
05:01Bu soru kadının varlığı ve özgürlüğü için üzerine en çok düşünmesi gereken sorulardandır.
05:07Var olmanın kendisi veya varlığını ispatlamanın yolu, çevrenin, toplumun veya bir cinsin baskısından azade seçim yapma iradesini gösterebilmek
05:16ve kendini gerçekleştirebilmek ise mevcut durumda kadının varlık sorunu yaşadığı aşikardır.
05:22Fiziki, ruhi ve zihni anlamda bin yıllardır yaşadığı erkek boyundurluğu, kadında bir kimlik hatta birçok kimlik yaratmıştır.
05:30Bedeni, ruhu ve tüm yaşamı kastik sisteminin hizmetine sokulan ve zamanla kendisinin de içselleştirdiği saray kadını,
05:37varlığı bir bütünüyle erkeğin varlığına armağan edilen sati kadını, yaşam, beğeni ölçüleri ve iradesi erkeğe göre şekillenmiş klasik ve geleneksel
05:45kadın,
05:46kölelikten çıkışın yolunun sahibine benzemekte bulan kadın, yaşanmış binlerce yıllık tahribatın ürünü olduğunu unutup kendisini bütünüyle bu sistemin hizmetine adayan
05:55kadın ve daha birçok kadın.
06:02Bir kimlik kendi varlığına bu kadar düşman olabilir mi?
06:05Ya da kimliğin varlık ile bu düzeyde çatışması neyi ortaya çıkarır?
06:09Felsefede buna otantik olan ben ile sahtekar olanı yaşama deniliyor.
06:13Kadın varlığındaki bu çatışmada ben ile sahtekar olanı yaşaması arasındaki çatışmadır.
06:18Fakat kapitalist modernite çağında sahtekar olan öyle allanıp kullanmış ve çekici kılınmıştır ki,
06:24kadın artık otantik olanla sahtekar olanı yani kendi özüyle ona giydirilmiş olan köle kimlikleri birbirinden ayırt edemeyecek durumda.
06:33Bu yüzden kadın için varlık sorunu söz konusudur.
06:38Kadın varlığındaki bu sorun sadece tarihsel bir yük değil, aynı zamanda kapitalist modernite çağının sunduğu sürekli değişen roller ve güzellik
06:47standartlarının dışında otantik benliği,
06:50varoluşsal ve toplumsal özü koruma mücadelesidir.
06:56Yine kadının varoluş mücadelesi sadece bireysel bir iç hesaplaşma değil,
07:01aynı zamanda ataerkil düzenin binlerce yıldır inşa ettiği sosyolojik bir yapının da sorgulanmasıdır.
07:08Kadınların kimlikleri bedensel ve ruhsal deneyimlerinin üzerine inşa edilmiş, sistemin hizmetine adanmış rollerdir.
07:16Kapitalist modernite bizi sahtekarlıkla doldururken,
07:19gerçek özgürlük bu dış baskıları reddedip kendi varoluşsal gerçeğimizi kabul etme cesaretinde yatar.
07:25Kadın varlığındaki bu çatışma aslında bozuk bir aynanın önünde durmaktır.
07:33Bir yanda kendi derin ve össel gerçeklik, otantiklik vardır,
07:37diğer yanda ise sistemin dayattığı parlak, allı pullu ama boş yüzeyler, sahtekarlık vardır.
07:44Bu gerilim, varoluşun kaçınılmaz bir gerçeğidir.
07:47Çünkü varoluş sancılıdır.
07:53Düşünelim ki fırtınalı bir okyanusun ortasındayız.
07:56Boğulmuyoruz fakat dışarıdaki dalgalar, erkek egemen sisteminin dayattığı roller,
08:01bizi sağa sola savurup duruyor.
08:03Ne yapacağız?
08:04Zaten boğulmuyoruz ve yaşamaya devam ediyoruz diyerek o dalgalara göre mi şekil alacağız?
08:09Yoksa o fırtınanın ortasında sağa sola savrulmak yerine,
08:12kendi sarsılmaz gücümüze dayanıp, o zorlu okyanusa istediğimiz kıyıya mı varacağız?
08:18Bu kocaman fırtına ve dalgaların ortasında kendi pusulamızı bulabilecek miyiz?
08:28Varolmak özgürlüğün ilk şartıdır.
08:30Eğer amaç özgürlükse ilk önce tanınmayan, inkar edilen veya eksik görülen varlığı ispatlamak gerekir.
08:39Kadın varlığına hiçlik yerleştirilmiştir.
08:42Hiçliği fark etmek insanı boşluğa, boşluk arayışa, arayış ise var olma kaygısına götürür.
08:49Zaten özgürlük, var olma kaygısından veya varlık içindeki hiçliğin kaygısından doğan sorumluluktur.

Recommended