Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
Denizli'nin dokumacılığıyla ünlü Buldan ilçesinde yaşayan Veysel Karaşın, unutulmaya yüz tutan geleneksel el dokumacılığını ve asırlık kültür mirasını yaşatmaya devam ediyor. Elektrikli tezgahlara ve seriye bağlanan üretime adeta meydan okuyan Karaşın, 1951 yılında ilçeye gelen ilk elektrikli tezgahtan önceki tekniklerle üretim yaparak, geçmişin izlerini günümüze taşıyor.
Kanalımıza Abone Oldunuz mu?
📌 http://bit.ly/IHA-Abone
Denizli'nin Buldan ilçesinde geleneksel dokuma kültürünün son temsilcilerinden Veysel Karaşın, kaybolmaya yüz tutmuş ata mirasını yaşatmak için el emeği göz nuru üretimine aralıksız devam ediyor. Yaklaşık 25 yıl önce hobi olarak başladığı el tezgahı dokumacılığında zamanla sanatı ve zanaatı ön plana çıkaran Veysel Karaşın, teknolojiye yenik düşmeyen asırlık tezgahıyla adeta zamana direniyor. Hedefinin ticaret değil, kültürel mirasın geleceğe aktarılması olduğunu vurgulayan emektar zanaatkar, atölyesini ziyaret edenleri nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

"Hedefim 1951 öncesinin dokuma kültürünü unutturmamak"
İşin sanatsal ve kültürel boyutuyla ilgilendiğini belirten Veysel Karaşın, "25 yıldır hobi olarak yapıyorum ben bu işi. Dokumanın sanat ve zanaat kısmıyla uğraşıyorum. Benim hedefim 1951 yılında Buldan'a gelen ilk elektrikli tezgahtan önce nasıl dokuma yapılıyorsa onu yapmaya, atalarımızın geleneğini yaşatmaya çalışmak. Bunu yapma amacım kültürümüzü unutturmamak, gün yüzünde tutmak, zanaat ve sanatı ön plana çıkartmak. Bu peştamalları ve şalları her yerde her şekilde bulabiliriz. Benim için önemli olan atalarımızın yaptığı gibi elektriksiz dokumanın aynısını uygulayabilmek" dedi.

Bir dokuma için 5 günlük titiz hazırlık süreci
Geleneksel dokumanın büyük bir sabır gerektirdiğini ve hazırlık aşamasının günlerce sürdüğünü ifade eden Karaşın, "Üzerinden geçen iplik makaralarını kendim hazırlarım. Gücülerden geçen ipleri arkadaşlarımdan yardım alarak beraber geçiririz. Bu hazırlıkları yapmak bile bizim yaklaşık 5 günümüzü alıyor. Bu iplikleri hazırladıktan sonra uzun süre kullanım yapabiliyoruz. Tezgahımda birden çok ağaç çeşidi var. Aslında en iyi tezgah gürgen ağacından yapılandır. Ben de elimdeki imkanlarla eksikleri farklı ağaçlardan tamamlayarak tezgahımı kullanıyorum. Bu tezgah bana eşimin kardeşinin kayınbabasından hatıra. Üzerindeki izler bana geçmişi hatırlatıyor, ben de o güzel hatıraları tekrar yaşatıyorum" diye konuştu.

"Çoklu pedallar dokumaya söz ve melodi katıyor"
Tezgahın teknik özelliklerinden ve kumaş üzerindeki desenlerin dilinden bahseden Veysel Karaşın, "Bu tür tezgahların farklı çeşitleri var. 2 pedallı tezgahlarda düz dokumalar yapılır ama 4 ve üzeri 6, 8 gibi çoklu pedallılarda dokuma yapılırsa kumaş üzerinde desenler oluşmaya başlar. O desenlerin de kendine has sözleri ve melodileri olur" ifadelerini kullandı.

"Asırlık tezgahta saatte 12 ürün yerine günde 2 metre üretiyor"
Seri üretimin aksine günde sadece bir parça ürün çıkarabildiğini dile getiren emektar usta, şunları söyledi:
"Benim tezgahımda dokunan ürün 2 metre 8 santim gibi bir ölçüde oluyor ve bu dokuma benim bir günümü alıyor. Bu yüzden ticari döngüsü çok düşük oluyor. Elektrikli tezgahlarda saatte 12 ürüne kadar çıkıyor bu sayı. Benim amacım ticaret olmadığı için, tarihi bir kültürü yaşatmak olduğu için bu tezgahı kullanıyorum."

"Eski nesil nostalji yaşıyor, yeni nesil algoritmayla büyüleniyor"
Atölyeyi ziyaret eden misafirlerin hissettiği duyguların kendisini motive ettiğini belirten Veysel Karaşın, sözlerini şöyle tamamladı: "Buraya gelen herkesin bu tür eski tezgahlarda bir hatırası var. Bu tezgah onları çocukluklarına götürüyor. Misafirlerimin gözlerindeki o ışıltı, o geçmişe özlem beni çok mutlu ediyor. Yeni nesilleri ise o ipliklerin geçişindeki algoritma büyülüyor."
#haber #sondakika #gündem

-----------------------------------------------------------------------

Bir Çok Merak Edilen Konuda Uzman Görüşlerini Sizlerle Buluşturduğumuz İHA Aktüel Kanalımız 👇
📌 https://bit.ly/IHA-Aktuel

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi
🌐 http://www.iha.com.tr

Sosyal Medya'dan Bizi Takip Edin!

📍 https://facebook.com/iha.com.tr
📍 https://twitter.com/ihacomtr
📍 https://instagram.com/ihacomtr/
📍 https://t.me/ihacomtr
📍 https://www.tiktok.com/@ihacomtr

Bize Ulaşmak İçin 👇
🌐 https://www.iha.com.tr/iletisim

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:07Şu anda peşleme dokuyorum.
00:10Normal peşleme de standart yine 90 cm'dir.
00:14Ben kullanım anında 100 cm olsun istedim.
00:16Bu ipliği gerekiyor. Bunların matematiksel hesapları var.
00:20Şu anda karşısına gelen iplik sayısı 1364.
00:24Öncelikle 1364 rakamını buluyoruz.
00:27Hazırlayıp geldikten sonra burada kasa dediğimiz aparatlarımız var.
00:33Bu kasada da eller var. Biz buna küçü deriz.
00:36Ortası deliktir. İpler tek tek elle buradan geçirir.
00:41O sıraya göre tek tek elle buradan geçirdikten sonra işte buna mekik diyoruz.
00:49Ortasındakine masır diyoruz.
00:51Masırımı da çıkrıkta sararım. Hala elektrik kullanmam.
00:55Dokumaya geçtiğimiz zaman mekiği yerine yerleştiriyorum.
01:01Mekiği yerine yerleştirdik.
01:04Mantık olarak dokuma yapabilmek için ben mekikteki ipli karşıdan gelen zeminli iplerin arasından geçirmeliyim ki dokuma meydana gelsin.
01:13Bu kasa dediğimiz aparatlarımız aynı zamanda aşağıda ayaklarımızda kontrol ettiğimiz pedallara bağlı şuradaki mekanizmalar sayesinde.
01:21Şu anda iplerin hepsi paralel vaziyette geliyor.
01:26Bir numaralı pedallara bastığım zaman bir numaralı kasadan geçen ipler yukarıya kalktı.
01:32İki, üç, dörtten geçenler aşağıda kaldı.
01:35Aradan mekiğin geçebileceği bizim ağızlık dediğimiz ortam oluştu.
01:39Daha sonra bu ip mekanizması vasıtasıyla mekiği soldan sağa alıyorum.
01:47İplik karşıya geçti şu anda.
01:52Mekiği oraya geldiğini tekrar, o arada kaldığını daha net gösterelim.
01:57Daha sonra tefe dediğimiz bu aparatları sıkıştırdık.
02:00Dokunma meydana gelmiş oldu.
02:02Şimdi bir numaralı pedala basmıştım ya, şu anda iplik hala serbest bakın.
02:07Bunu kilitlemek için, şimdi üç numaralı pedala basıyorum.
02:14Doğal olarak ne oldu?
02:15Bir numaralı kasadan geçen ipler aşağıya indiği için iplik burada artık kilitlendi.
02:21Dokumanın ana prensibi.
02:26Tekrar rakip buraya geldi.
02:27Ayağımı kaldırdım üç numaralı pedaldan ve iplik arada kaldı.
02:32Bakın, şu anda iplik arada.
02:36Daha sonra tefe dediğimiz bu aparatları yine sıkıştırdık.
02:39Dokunma meydana gelmiş oldu.
02:41Hangi desine...
02:42...
02:48...
03:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:47İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:49Birincisi kültürümüzü ortaya çıkarmak, bunu tekrar yaşatmak.
03:54Biraz da sanat ve zanaatı ön plana çıkarmak istiyorum.
03:58Çünkü bu peşlemeleri veya fışalları, fularları her yerde her şekilde bulabiliriz.
04:04Önemli olan benim için, dediğim gibi atalarımızın elektrik kullanmadan yaptıkları dokunmanın aynısını burada uygulayabilmek.
04:14Benim amacım bu.
04:15Üzerindeki kullandığımız kirkeçlerdeki ipleri kendim hazırlarım.
04:21Gücülerden iplerin geçmesini iki arkadaş beraber yaparız.
04:26Tabii sadece onları hazırlamak bile üç beş günümüz alıyoruz.
04:28Onu bir defa hazırladık mı kirkeçler bitene kadar bir daha oraya geri dönmeyiz.
04:34Dokuma kısmına devam ederiz.
04:36Mesela ben şu andaki şu tezgahımı gördüğünüz zaman her türlü ağaç var.
04:41Aslında bunu gürgen ağacından yapmak lazım.
04:45Birleşmiş Milletler gibi.
04:47Çam var, gürgen var, kavak var.
04:51Bu tezgah benim bacaran babasından kalan bir hatıra.
04:54Üzerindeki mekik izleri, ellerinin dokunduğu, ayaklarının bastığı yerlerdeki kullandığı malzemeleri tekrar yaşatıyorum.
05:02İki ayak olduğu zaman düz bez ayağı dediğimiz düz kumaş elde edilir.
05:07Ama dört pedal, dört kasa ve bunu altı, sekiz diye çoğalttığımız zaman kasa ve pedal sayısını kumaş üzerinde desenler oluşmaya
05:15başlar.
05:16O desenler de kendine has sözleri olur, melodileri olur.
05:22Mesela ben şimdi buradaki dokuduğum peştamalı ele alırsak.
05:28İki metre sekiz santim, yedi santim civarında dokuyorum.
05:32Bu benim bir günüme mal oluyor.
05:35Dolayısıyla ticari döngüsü daha zor oluyor.
05:38Otomatik tezgahlarda, bunun saatte on iki tane çıkaran cihazlar var, otomatik tezgahlar var.
05:44Aynısını orada da dokunabilir.
05:46Mesele burada, atalarımızın dediğim gibi, atalarımızın yaşadığı ruhu yaşayıp da bunu dokuyabilmek, bu kültürü yaşatabilmek.
05:54Herkes bir önce geçmişine gidiyor.
05:57Gelen herkesin, işte benim anneannem böyle yapıyordu, dedem böyle yapıyordu, babaannem böyle yapıyordu diye hatıraları canlanıyor.
06:05O gözlerindeki ışıltı bile bana yetiyor.
06:08O geçmişe özlemlik her gelen insanda mutlaka var.
06:12Yeni nesil gördüğü zaman da, üzerindeki iplerin geçme sıralarının, robotik kodlamanın bir temeli olduğunu söylediğim vakit,
06:18gözlerini ferir daha fazla tutturuyor.
06:49İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Önerilen