Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
Döküm
00:00Müneşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim.
00:42Allah'a binlerce hamdü senalar olsun.
00:51Bu haftada Cuma namazında bir araya gelmeyi bizlere nasip etti.
00:54Allah-u Teala inşallah evlerinde, sanık köşelerinde bizlerden dua bekleyen, böyle meclislerden dua bekleyen hastalarımızın tamamıyla birlikte sizlerin de hastalarını,
01:06aziz şifalarını ertesin inşallah.
01:08İnşallah İmam Zaman Aleyhisselam'ın zorunu görmeyi, zulmün kökünün kazındığını görmeyi Allah hepimize nasip etsin inşallah.
01:17Bizler birinci hutbede Kur'an-ı Kerim'in son kısmından başlayarak sureleri kısa kısa konuşuyorduk.
01:24Tekabun suresine gelmişiz.
01:26Tekabun suresinin 11. ayetindeyiz.
01:30Tekabun suresinin giriş kısmında Allah-u Teala kıyametle ilgili bazı hatırlatmalarda bulundu ki,
01:37kıyamete varlığını, kıyamete hazırlanmanın gerekliliğini bir miktar bize anlatsın.
01:4211. sureden itibaren Allah-u Teala Tavai'nin tespitine göre buyuruyor ki,
01:48Allah-u Teala o surenin asıl hedefi olan ayetleri beyan ediyor.
01:52Onu da iki şeyde özetliyor Allah-u Teala.
02:07herkese bir takım nimetler nasip
02:09etmişler. Biraz maddeyip, bazısına
02:11para vermiş, bazısına işte sağlık vermiş,
02:13bazısına bir meslek vermiş.
02:15Her birimizin bir şeyleri var. Kimseyi boş geçmemiş.
02:18O verdiklerinden
02:20de bir miktarını bizden
02:21istemiş ki Allah yoluna kullanalım.
02:24Kimi
02:24mesleğini kullanabilir, kimi parasını kullanabilir,
02:28kimisi dili iyidir, diliyle
02:29insanlara yardımcı olabilir. İnfak
02:31etmemiz istenmiş.
02:34Bir, Müslümanlardan
02:35infak etmesi isteniyor.
02:37İki, Allah yolunda
02:39durabilmesi için çaba sarf etmemiz
02:41gerekiyor. Yani
02:42bunu sen
02:44namazını kılmaya başladığında, bazı
02:47haramlardan uzaq durmaya başladığında,
02:49bazı yanlışları
02:51görüp ondan uzaq durmaya başladığında
02:53bir mücadilə başlıyor. Mücadilə
02:55başladığında təpki başlıyor.
02:57Yani Allah'a kulluq etmenin bazı
02:59zahmetleri var.
03:01Allah-u Teala
03:03malımızla ilgili, verdikleriyle ilgili
03:05diyor bir miktarı, Allah yolunda
03:07harcayın.
03:08Bu zahmeti var,
03:09bir mal canın yonqasıdır.
03:10Vermek insana kolay
03:11gelmiyor.
03:12İki, diyor Allah,
03:13bana kulluq ettiğinizdə başınıza
03:14gelen sıkıntıları sabretmeniz lazım.
03:17Bu ikisini birleştirmeniz lazım ki tabi bu yolu
03:19gidebilirsiniz.
03:21Hatta bazı sıkıntıları Allah-u Teala
03:22bize kendisi getiriyor.
03:24Çünki bizi olgunlaştırması lazım.
03:26Sıkıntı gelmeden insan
03:27olgunlaşmıyor.
03:28Yani kağıt üzerinde, konuşaraktan
03:30insan olgunlaşmaz ki.
03:32Başına bir şeyler geldikçe insan
03:33öğreniyor, hayatı öğreniyor,
03:35gelişiyor.
03:36Çocuktur, birkaç kere düşüp
03:38ağzını, gözünü dağıtmasa,
03:40yolda doğru dikkatli
03:42yürümeyi öğrenmeyecek.
03:43Tacidir, birkaç kere batıp çıkmasa
03:45ticarette bazı tedbirleri
03:47almaz gerektiğini ne kadar
03:48anlatsan anlamıyor.
03:50Ama birkaç kere iyi batıp çıktığında
03:52diyor, hee, bir arkaya
03:54bazı tedbirler almak lazım.
03:55Bu kadar baraklama dalmamak lazım.
03:57Her kar ümidi gördüğün yere
03:59gitmemek lazım.
04:00İnsanın sıkıntı yaşaması lazım
04:01öğrensin. Başka yolu yok.
04:03Dolayısıyla,
04:04Allah'ın buyuruyor ki,
04:05bu sure bize, bu iki şeyi
04:06bizden istiyor.
04:07Bir, Allah yolunda harcama,
04:08bir miktarını harcayın,
04:10hayrını görürsünüz.
04:11İki, Allah yolunda sabretmek.
04:14Ayet şöyle başlıyor,
04:1611. ayet,
04:17مَا أَسَابَ مِنْ مُسِيبَتٍ
04:21إِلَّا بِإِذْنِ اللّٰهِ
04:22وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ
04:24يَهْتِقَلْبَهِ
04:25وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٍ
04:28Ayetin tercümesi şu,
04:30kime bir musibet geliyorsa,
04:34Allah'ın izni iledir.
04:36Allah'ın izni olmadan kimseye bir musibet gelmez.
04:40Kim de Allah'a iman ederse,
04:42Allah onun kalbini hidayet eder
04:44ve Allah her şeyi bilendir.
04:48Ayetin özeti bu.
04:51Ama bu ayette birkaç şey üzerine aleme duruyor.
04:54Bir musibet kelimesi geçiyor.
04:57Musibeti biz Türkçədə de kullanıyoruz,
05:00Arapçədə de var.
05:00Yani musibet insanın hoşuna gitmeyen,
05:03sonucu bizi rahatsız eden şeylere
05:04biz musibet diyoruz.
05:07Ya hastalık geliyor mesela,
05:08diyoruz musibete uğradık.
05:09Niye?
05:10Çünkü hastalık canımızı ağrıtıyor,
05:12başımızı ağrıtıyor,
05:13hoşumuza gitmiyor.
05:14Biz sevdiğimizi kaybediyoruz,
05:17musibet diyoruz.
05:18Ticaretta batıyoruz,
05:19diyoruz bir musibet geldi başımıza.
05:21Bir deprem oluyor,
05:22diyoruz deprem musibeti geldi.
05:24Yani musibet insanın sonuçlarından
05:27hoşlanmadığı şeylere,
05:28insan diyor ki musibete uğradık.
05:31Bu bir, musibet kelimesi.
05:33İki, izin.
05:35Çünkü burada diyor ki,
05:37Allah,
05:38kime bir musibet geliyorsa,
05:40Allah'ın izni iledir.
05:42İzin kelimesi de,
05:44yani bir konuda,
05:45bir meseleye ruhsat vermektir.
05:47Mesela birisi gelip kapımızı çalıyor,
05:49diyor ki,
05:50senin evine gelebilir miyim?
05:51Ya sana misafir gelebilir miyim?
05:52Sen diyorsun, gelebilirsin.
05:54Gelebilirsin dediğinde ne diyorsun?
05:55İzin veriyorsun sen evine gelmesi için.
05:58Veya çocuğundur,
05:59işte dışarıya çıkacak diyor,
06:00bak bir iki saat dışarıda fazla kalabilir miyim?
06:02Sen diyorsun, tamam izin verdim.
06:05Buna diyorlar,
06:06bir konuda bir şeye ruhsat verme.
06:08Ama Kur'an-ı Kerim'de iznin kullanış manası sadece bu değil.
06:13Bu dediğim şeye dikkat etseniz,
06:15birçok ayeti insanlar,
06:16mesela bu ayetleri yanlış anlayanlar,
06:19cebre kapılmışlar.
06:22Yani her şey Allah'tandır diyerekten,
06:25doğru, her şey Allah'tandır ama onun bir mantığı var.
06:27Mantığını doğru anlamazsak,
06:29din yanlış anlarız.
06:32İzin'in bir manası bu,
06:33aynı bizim kullandığımız mana.
06:35Yani birisi bizden bir şey istiyor,
06:37biz de izin veriyoruz yetkimizi kullanarak,
06:39diyoruz ki tamam.
06:40İşte benim alımdan bu kadar kullanabilirsin.
06:42İşte benim arabama binebilirsin.
06:44Bir de Kur'an-ı Kerim'de iznin başka bir manası var.
06:47O da tekfini izin diyorlar.
06:50Mesela tekfini izin nedir?
06:52Diyor ki tekfini izin,
06:53yani bir şeyin olmasıyla sonucu arasındaki engelli kaldırmak.
07:00Mesela örnek vereyim anlaşılsın.
07:02Örneğin ateş pamuğu yakar.
07:06Doğru mu?
07:07Yani pamuk ateşe düştüğünde yanar.
07:09Birleşirse.
07:11Ama engel yoksa,
07:12engel ne olabilir?
07:13Mesela pamuk ıslaksa yanmaz.
07:17Ateş pamuğu yakabileceği halde,
07:20ıslaksa ateş değer ama o yanmaz.
07:23Çünkü ıslaktır.
07:24O ıslaklığa diyorlar ki,
07:26ateşle şey arasındaki,
07:29pamuk arasındaki engel.
07:32O engel kalktığında da,
07:35mesela bize o ıslaklığı kaldırırsak,
07:37o yanar.
07:39Ona da izin diyorlar.
07:41Ama bu tekfini izindir.
07:42Yani benim evime girin,
07:44ben de izin verdim ki izinle bu aynı değil.
07:47Şimdi Allah-u Teala bir şey,
07:49Kur'an-ı Kerimler,
07:50çünkü birçok şey için Allah-u Teala izin kelimesini kullanmış.
07:52Diyor ki,
07:53Allah'ın izniyle bu oldu.
07:56Allah'ın izni olmadan hiçbir şey olmaz.
07:59İznin o zaman iki manası var.
08:02Bir manası,
08:03yani birisine biz yetkimizi kullanarak bir şeyi yapmasını,
08:08izin vermemiz.
08:09İkincisi,
08:10iki şey arasındaki engeli kaldırmak.
08:13Yani engel olmayınca izin verilmiş oluyor.
08:16Ona da diyorlar tekfini izin.
08:18Şimdi bu mana aklınızda dursun.
08:21Alem-i Teala diyor ki,
08:23buradan hareketle,
08:24şimdi Allah-u Teala mesela bir şeye izin verdiğinde,
08:29mesela diyor ki,
08:30size bir musibet geldiğinde,
08:32Allah izin verdi ki musibet geldi.
08:34Bu musibetlerin bazıları,
08:39elimizde olmayan şeylerdir.
08:40Mesela bazıların soğuk algınlığına yakalanıyor.
08:43Hava soğuktur,
08:45iyi bir elbisen yoktur,
08:46soğuk algınlığına yakalanıyor.
08:47Allah'ın izni olmadan yakalanabilir misin?
08:50Yok, yakalanamaz.
08:51Allah'ın izin vermesi.
08:53Yani Allah,
08:54o soğuk algınlığıyla,
08:55senin bedenin arasındaki engeli,
08:57icra etmeyince diyor ki,
08:59izin verdim.
09:01Yani Allah bir araya bir elbise soksa,
09:04ama beni Allah hasta etmiyor ha.
09:07Biraz dakiktir mesele.
09:10Mesela,
09:11birisi bize bir zulm ettiğinde de,
09:13Allah'ın izni olmadan bana zulm edebilir mi?
09:15Mesela birisi hakkımı aldığında,
09:17benim olan bir şey elimden aldı,
09:19zulm etti.
09:20Mesela şu anda İsrail,
09:22Filistin'e zulm ediyor.
09:24Allah'ın izni olmadan yapabilir mi?
09:26Yapamaz.
09:27Ama burada Allah'ın izni,
09:28bu manası bu değil ki,
09:30Müslüman da buna sabretsin.
09:31Çünkü bu tekvinidir.
09:32Yani Allah istese müdahale eder,
09:35engeller.
09:36Allah müdahale etmediğinde,
09:38bıraktığında,
09:39o iş gerçekleşiyor.
09:40Hele Allah niye bırakıyor?
09:41Hesabı ayrı.
09:43Bizim çalışmamız gerekiyordur,
09:45bazı tedbirleri bizim almamız gerekiyordur.
09:47Allah'ın tekviyle bir şeye izin vermesiyle,
09:52teşride,
09:52yani güncel hayatımızda izin vermesi farklı şeyler.
09:56Kur'an'da ikisi de kullanılmış.
09:58Mesela diyor ki,
10:00bir ayet-i kerime,
10:00alemet-i fotoğrafı getirmiş,
10:02olay iyi anlaşılsın diye.
10:03Bu sebeple,
10:04وَمَا أَرْسَلْنَ مِنْ رَسُولٌ
10:05اِلَّا لِيُطَعَ بِيْزْنِ اللّٰهِ
10:07Allah,
10:09bir peygamber gönderdiğinde,
10:11hangi peygamber gönderse,
10:12Allah'ın izniyle ona itaat edilmesi lazım.
10:15Yani Allah-u Teala bize,
10:17peygamberlere itaat izni vermiştir.
10:20Çünkü Allah'tan başkasına bizim itaat etmeye hakkımız yok.
10:24Kimseye Allah'tan başkasına itaat edilmez.
10:26Allah-u Teala peygamberler konusunda bize izin vermiş ki,
10:29biz peygamberlere itaat edelim.
10:30Bu normal bizim anladığımız manadaki izindir.
10:33Ama başka bir izin var.
10:34Mesela o da şöyle,
10:36Araf suresinin 58. ayetinde şöyle diyor,
10:38diyor ki,
10:39Bismillahirrahmanirrahim,
10:41وَالْبَلَدُ تَيِّبْ يَحْرُجُ نَبَاتُ بِيْزْنِ رَبِّهِ
10:46Diyor ki,
10:47temiz beldenin,
10:49toprağa temiz olan bölkenin,
10:52içindeki ağaçlar,
10:54yeşillikler Allah'ın izniyle çıkar,
10:57yeşerir.
10:58Mesela buğday Allah'ın izniyle yeşerir.
11:01Buğday Allah'ın izniyle yeşerir dendiğindeki izinle,
11:06Allah peygamberlere itaat etmenize izin verdiğindeki izin aynı manada değil.
11:12Burada yani tekvini izin var.
11:14Yani toprağa o özellikleri Allah'ın izniyle vermeseydi,
11:17toprak bizim buğdayımızı yeşertemezdi.
11:21Veya yağmur yeterince yağmasaydı bizim yeşerir.
11:24Yani Allah'ın izniyle onun yeşermesi önündeki engelleri kaldırdı.
11:29Kaldırdığı için o yeşerdi.
11:31Tamam.
11:31Burada musibetle ilgili izin böyle bir izindir.
11:35Yani musibetlerdeki izinlerin hepsi her zaman Allah izin verdi diye
11:38bizim de sabretmemiz gerekmiyor.
11:40Allah-u Teala buyuruyor ki,
11:42bakacağız ki dinimizde o musibete ki Allah-u Teala izin vermiş tekvine,
11:47teşhide bizim vazifemiz ne?
11:49Bazen o musibetle savaşmamız lazım.
11:52Gidip onu engellemeye çalışmamız lazım.
11:55Bazen de elimizde olan bir şey yok.
11:56Alem'e diyor ki o Allah'ın musibete izin verdiği dediği o genel şeyler.
12:02Mesela yağmurun yağmasına izin verdi, o da sele dönüştü.
12:05O musibete dönüştü.
12:07Ölüm mesela Allah'ın izniyle gerçekleşiyor.
12:10Bizim aslımızdan bir musibettir.
12:12Elimizden bir şey gelmiyor.
12:13Elimizden bir şey gelen kısımlarında demiyor sabretmeyin.
12:17Orada bazen sabretmememiz gerekiyor, bazen de savaşmamız gerekiyor.
12:21O zaman bizler o musibetlerle ilgili ve Allah'ın izniyle ilgili
12:24yanlış bilgiye takılmamamız lazım.
12:26Bu konuda ayetler çok fazla ve insanlar çok fazla Kur'an'ın bu konuda yanlış anlıyorlar.
12:31Allah'ın tekvinen, Allah'ın izni olmadan hiçbir hareket eden hareket edemez.
12:36Karınca kıpırdıyorsa Allah'ın izniyle olması lazım.
12:40Rüzgar esiyorsa Allah'ın izniyle olması lazım.
12:42Yağmur yağıyorsa Allah'ın.
12:44O izinle bizim kullandığımız izin aynı manada değil.
12:48Onu inşallah birbirine karıştırmayalım.
12:49Çünkü Allah bu alemlerin Rabbidir.
12:52Her şeyi bilendir.
12:53O her şeyi bilen, her şeye hakim olan Allah'ın izni olmadan da burada hiçbir hareket mümkün değil.
13:00O zaman musibetlerde Allah'ın izni o tekvini manadaki izindir.
13:05Yoksa Allah-u Teala bizi filan musibete düşerdi de bazen biz musibete kendimiz düşer oluyoruz.
13:10Diyor ki filan şeylere dikkat et, bak etmezsen başına bu gelir.
13:12Ben dikkat etmediğimde başıma, mesela diyor bıçağı keskin bir şey etin üzerine çekme.
13:17Çekerken keser.
13:20Ben çektiğimde kesti.
13:22Günah da işledi.
13:24Ama Allah'ın izni olmadan bıçak kesebilir miydi?
13:27Kesemezdi.
13:28Ama ha nasıl Allah izin verdi ben kestim o zaman ben de bir süm yok ne yapamazsın?
13:33Diyemezsin.
13:34Orada yanlış kullanıyorsun izni.
13:37Allah tekvinde izin vermeden tabii ki yaprak kıpırdayamaz.
13:40Ama teşride yani kanunlarda da sana neyi yapıp neyi yapmayacağını söylemişti.
13:46Ama öyle de yapsan, böyle de yapsan yine Allah'ın izniyle ihtiyaç var.
13:50Yani ipler yine Allah'ın elinden çıkmıyor.
13:52Sana demişti ki bak filan şey yeme hastalarsın.
13:55Sen yedin.
13:56Bak diyor ki yemesen sağlık da Allah'ın izniyledir.
14:00Yesen hastalık da Allah'ın izniyledir.
14:02Yine Allah'ın kontrolünde gidiyor işler.
14:03Tekvinde izin var ama teşride bazı şeyler nedir?
14:07İzin yok.
14:09Buna inşallah bu ayrıntıya dikkat edelim.
14:13Buradan hareketle alem-i tabi tabi diyor ki yetkimizin olduğu yerlerde biz bir şeye Allah izin verdi diye sabretmeyiz.
14:22Bakacağız ki o izin verdiğine kanunlarda da izin vermiş mi?
14:26Kanundaki izinle bu alemlerin Rabb'i olarak verdiği izinler aynı şeyler değil.
14:31Bu dediğim mesele çok çok önemli.
14:33Tarihte mesele bazı devletler bunu kullanmışlar.
14:36Ne demişler?
14:37Mesela Yezid gibi bir melun milletin başına gelmiş ayyaşın, sarhoşun, hırsızın birisi demiş ki Allah izin vermeseydi ki ben size
14:44hükümet kuramazdım ki.
14:47Ben geldim size padişah olduysam Allah'ın izniyle geldim.
14:49Allah'ın izniyle geldiysen sizin vazifenizdir ki bana itaat edəsiniz, ben de edeyim yapasınız.
14:56Bu konuları anlamamış axmaq modellerde dediler tamamdır Allah'ın izniyle gelmişsir tabi bizim ne işimiz var izində itiraz edelim.
15:03Bıraq çalsın çırpsın yesin.
15:05Oradan bu bilgiyi ne yaptılar yanlış kullandılar.
15:08Onun için dikkatli olmak lazım.
15:09Allah tekvinde izin verdi diye kanunlarda da izin verdi manasında değil.
15:15Buradan o zaman ayetin ilk kısmında ki
15:20Kime bir musibet geliyorsa Allah'ın izniyledir bu manada.
15:24Yani Allah'tan habersiz hiçbir şey bu alemde ne olmaz?
15:28Gerçekleşmez.
15:30Ondan sonra buyuruyor
15:33Her kim Allah'a iman ederse Allah onun kalbini hidayet eder.
15:40Bakın hidayet bir şeydir ki Allah insanın gönlündeki engelleri kaldırması lazım.
15:45Orada da tekvini izine ihtiyazımız var.
15:46Bazı insanların bakıyorsun da gönlüne oturmuyor.
15:50Ne kadar da anlatıyorsun Allah'a kulluk etmek istemiyor.
15:53Etmiyor ki etmiyor.
15:55İsyankarlığı sesiyor.
15:57Yani Allah'ın tealini alın o gönlümüzdeki engelleri kaldırması lazım.
16:01O tekvini izinin gelmesi lazım.
16:03Hala Allah nerede kaldırır, nerede kaldırırmaz, onda sebepleri var.
16:06Ama o engeller kalktığında yani sen burada rahat rahat gelip namaz kılıyorsan,
16:11Allah'a secde etmekten keyif alıyorsan,
16:14filan haramdan uzak durduğunda mutlu oluyorsan,
16:18filan farzı yaptığında diyorsun Allah'ım sana çok şükür.
16:20Nasip oldu bu günde namaza kalktık.
16:22Allah'ım çok şükür bugün de fakire yardım edebildik.
16:25Bunu bil ki Allah'ın izniylerdir ha.
16:28O diyor o iznin gelme şeylerinden birisi diyor.
16:31İman edin Allah önünüzdeki engelleri yavaş yavaş kaldıracak.
16:34O engeller kalkmasa bazısı var, sanki cebinde akraf var.
16:39Allah için bir lira harcayamaz.
16:41Allah nasip etmiyor.
16:44Nasip ettiğinde bil ki izin geldi ha.
16:47Aman şükret ha. Şükret elinden gitmesin ha.
16:49Zannetme Allah yolunda harcadığında haşa biz Allah'ı minnet altında bıraktık.
16:53Ya alemler Rabbidir her şey onunki.
16:55Seninle benden bir günde alır da bir anda alır da bir anda verir de.
16:59Bizim ne verdiğimiz Allah'ı zengin eder, ne vermediğimiz Allah'ı fakir eder.
17:02Zaten hepsine sahip o.
17:04İzni veren o.
17:05Onun izniyle kullanıyoruz.
17:07Bazen bazen elimizden alıp gösteriyor zaten.
17:09Yani mesela biz zannediyoruz ki malı biz kazandık kimse elimizden alamaz.
17:13Başına bir iş getiriyor bakıyorsun ki bir ay içinde 40 yılda kurduğun döngü yıkıldı gitti.
17:19Nasıl oldu ya ben 40 yılda tedbir almıştım bu kadar mal, mülk, tarla, arsa.
17:25Bir tane evlat bir yanlış yapıyor, bir yanlış çekimselamış.
17:29Bütün mallar gitmiş, hiçbir şeyde kalmamış.
17:31Sen sağ ben selam ben.
17:33Olmuyor mu, görmedik mi etrafımızda, görmüyor musunuz?
17:36Defalarca.
17:37Ben taş gibiyim, her şeye dikkat ettim, yediğime dikkat ettim, giydiğime dikkat ettim.
17:42Bir şey birden bir tane sağlık problemi geliyor, her şey almış.
17:50Dostlarımızdan biz şu anda hastanede yatıyoruz.
17:52Allah inşallah şifa versin, beynine bir tane pıhtı atmış.
17:55Ne konuşabiliyor, ne hareket edebiliyor?
17:58Tamamen bakma mutlu.
18:01Aylardır yatıyor.
18:02Anlık bir şey ya bir tane pıhtı.
18:04Kimi engelleyebilir?
18:05Hadi engelle bakayım.
18:07Nasıl engelleyeceğim?
18:09Yürüyordu, konuşuyordu, ahkam kesiyordu ama bitti.
18:13Hocadır bugün burada konuşuyor, iki dakika sonra.
18:15Yani ipler Allah'ın elinde.
18:18Buyuruyor ki, kim iman ederse, Allah onun kalbine hidayet eder.
18:22Alem'e buyuruyor ki, hidayetle önündeki engelleri kaldırır.
18:26Kaldırdığında Allah'ın kulluktan keyif almaya başlar.
18:28Yani Allah için bir şey yaptığınızda, hoşunuza gidiyorsa bilin ki orada Allah'ın izni gelmiş.
18:32Çünkü bütün izinler onda.
18:35Allah'ın toluna gelişi güzel mi yapıyor diyor.
18:38Yok, Allah her şeyi biliyor.
18:40Kimin ne yaptığını biliyor.
18:42Gözünden hiçbir şey kaçmıyor.
18:44Hile yapanı da biliyor.
18:46Samimi iş yapanı da biliyor.
18:48Doğru yapanı da biliyor.
18:50Eğri yapanı da biliyor.
18:51Biz kullar bilmeyebiliriz, birbirimizi kandırabiliriz.
18:53Biz birbirimize mesela kendimize olduğumuzdan farklı gösterebiliriz.
18:57Ama Allah'a böyle bir şey yapma şansımız yok.
18:59Allah'ın toluna içimizden geçenleri biliyor.
19:01Neyi nerede yaptığımızı biliyor.
19:02Neyi ne için yaptığımızı biliyor.
19:04Hedefimiz nedir biliyor.
19:06Öyle ki bakıyor ki, ya bak birileri bir şeylere dikkat ediyor.
19:10Allah'ın toluna yavaş yavaş bakıyorsun.
19:12Onun o kalbiyle iman arasındaki engelleri yavaş yavaş kaldırıyor.
19:17Bir yerde bakıyor ki anne babasına güzel bir hizmet etti Allah için.
19:21Bir yerde bir fakiri gördü, baktı, dardadır.
19:25Allah için ona iyi bir yardım etti.
19:26Dedi ya bu, dardadır, benim de imkanım var, ne olacak?
19:29Biz her gün yiyoruz, hele bugün de yemesek ne olacak?
19:32Bugün de meyveyi verelim fakir götürsün, hiçbir şey olmaz.
19:34Dedi.
19:36Allah bunu görüyor.
19:37Ben orada kimsenin haberi yok.
19:39Kimsenin haberinin olmasına yetiştiriyor ki Allah biliyor.
19:42Böyle şeyler, böyle güzellikler, incelikler,
19:46Allah kalbimizdeki o engelleri kaldırıyor.
19:48Onun için böyle gizli güzellikleri arkadaşlar inşallah kendime de diyorum,
19:52dikkat edin yani Allah'ın her şeyden haberi var.
19:55Bazen bazen kimsenin bilmediği ama Allah'ın bildiğine emin olduğumu
19:58güzellikler yapmak lazım.
19:59Hatta yaptığımızda bilmez.
20:02Teşekkür de etmiyor, etmez.
20:04Bana ne etmiyor ama onunla işim yok.
20:06İstiyorum ki Allah benim üzerimdeki engelleri kaldırsın,
20:09ben ona daha iyi kuluyorum.
20:11En an, kârda ayete dönersek,
20:14مَا أَصَابَ مِنْ مُسِبَتٍ لَا بِذْنِ اللّٰهِ
20:16Kime bir musibet geliyorsa,
20:18başına bir iş geliyorsa Allah'ın izniyle der.
20:21Kim de Allah'a iman ederse Allah kalbini hidayet eder.
20:26Yani kalbiyle iman arasındaki engelleri kaldırır.
20:29Bunu da yaparken geliş güzellik yoktur.
20:31وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٍ
20:34Allah'ın her şeye bilgisi var,
20:36bilgisi dahilinde yapıyor.
20:38Hesap kitapla yapıyor.
20:40وَاَتِيُوا اللّٰهُ وَاَتِيُوا الرَّسُولُ
20:4312. ayet buyuruyor ki
20:45Allah'a itaat edin
20:48وَاَرْرَسُولَهُ
20:49Yani Hz. Muhammed'e
20:51sallallahu aleyhi ve sellem.
20:57İtaat edin.
20:58فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ
21:00Eğer sırt çevirirseniz
21:02فَاِنَّمْ عَلَىٰ رَسُولِنَ الْبَلَاؤُ الْمُبِينَ
21:06Peygamberin vazifesi sadece size apaçık uyarmaktır.
21:10Başka bir vazifesi yok.
21:12Peygamber gelir apaçık uyarır.
21:14İster dinleyin, ister dinlemeyin.
21:16Peygamberin vazifesi bunun ötesinde bir şey değil.
21:19Sizi zorla ikne etmek zorunda değil.
21:22Gelir doğruyu anlatır.
21:24Bak bu tebide bu önemli bir şeydir.
21:26Peygamberlerin bu vazife yönetemini insan kendisine.
21:28Bazen çocuklarımızı düzelteceğiz diye kendimizi öldürüyor.
21:31Kardeş çok zorlama.
21:34Bir, hidayet Allah'ın elinde.
21:36Bizim elimizde değil.
21:37İki, peygamberin bile vazifesi bundan öte değil.
21:40Vazifemiz diyor ki helal lokma yedirelim,
21:43güzel ortamda yetiştirelim,
21:44güzel insanlarla tanıştırmaya çalışalım,
21:46güzel yerleri götürmeye çalışalım.
21:48Ama buna rağmen gelmiyoruz.
21:49Ne yapalım?
21:50Gelmiyoruz.
21:50Bizim elimizde değil ki.
21:53Vazifemiz doğru anlatmak.
21:55Doğru vermek bizden kaynaklı dinden uzaklaşmaz.
21:58Bizden kaynaklı doğruluktan, güzellikten uzaklaşmaz.
22:01Ben bütün vazifemi yaptım bu kardeşim.
22:03Yedirdim, giydirdim, doğru anlattım,
22:05doğru ortamlara götürdüm elinden geldiğince.
22:07Yanlış yaptıysam da tövbe ettim.
22:09Demiyoruz ki her yaptığımızda doğrudur.
22:11Bundan sonra bunun sonrası tabii hiçbir şey.
22:15Peygamberlere bile diyor ki,
22:16peygamberlerin boynunda sadece uyarmak vardır.
22:20Apaçık.
22:21Yavrum bu yanlıştır.
22:23Kardeşim bak bu yanlıştır.
22:24Bu yoldan gitme.
22:25Dinlemedin.
22:26Dinlemedin dinlemezsin.
22:27Burada alleme taba taba güzel bir nükleye dayanıyor.
22:30Diyor ki, burada Allah-u Teala iki şey,
22:32bu cümleyi iki şekilde kurabilirdi.
22:35Diyor ki girişte,
22:37etiyor Allah ve etiyor Resul.
22:38Allah'a itaat edin.
22:40Onun sonra diyor ki,
22:41peygambere itaat edin.
22:42O itaat kelimesini Allah-u Teala tekrar etmeyebilirdi.
22:46Diyebilirdi ki,
22:46etiyor Allah'a ve Resul.
22:48Allah'a ve Resul'e itaat edin.
22:50Bir tane itaat fiili yeterliydi.
22:52İki tane itaat fiili getirmiş.
22:54Allah'a itaat edin.
22:55Ondan sonra diyor ki,
22:56Resulullah'a itaat edin.
22:57Diyor ki,
22:58bu iki fiile ayırdığında,
22:59demek ki itaat edilecek şeyler farklıdır.
23:03Ne demek bu?
23:04Yani Allah'a itaat edin.
23:06Yani Allah'ın peygambere indirdiklerine itaat edin.
23:10Peygambere itaat edin.
23:11Yani peygamber sizin yöneticinizdir.
23:13Yönetici olarak aldığı kararlara itaat edin.
23:16Mesela daha Allah-u Teala filan savaşta filan şeyi yapın Allah-u Teala diyeceği iş değil ki.
23:21Mesela peygamberimiz diyor,
23:23şu anda vazifemiz savaşmaktır.
23:24Şu anda vazifemiz savaşmaktır cümlesinin ayet olarak gelmesine gerek yok.
23:29Allah-u Teala genel destur vermiş ki Allah yoluna savaşın.
23:32Ama ne zaman savaşayım?
23:34Nerede oturayım?
23:35Nerede kalkayım?
23:37Mesela o peygamberin vazifesi.
23:39Diyor ki,
23:40şu anda savaşmamız lazım.
23:41Veya şu anda Mekke değil, savaş zamanı değil.
23:43Sabretmemiz lazım.
23:45Şu anda sabretmemiz lazım Allah-u Teala demiyor abi peygamber diyor.
23:49Ama Allah-u Teala ona kendisine itaat etmekle, ona itaat etmeyi eşdeğer kıldığı için ona itaat etmemiz gerekiyor.
23:58Yani iki ayrı itaati getirdiğinde diyor ki aynı şeyler.
24:01Yani Kur'an'a itaat etsek yeter, evet Kur'an'a itaat etsek yeter ama o Kur'an diyor ki
24:05peygamberin dediklerine de,
24:07e peygamber Kur'an dışında bir şey der mi?
24:09Yok Kur'an dışında bir şey demez ama Kur'an'ın açılımını peygamber yapar.
24:12O açılımını yaptığı yerde daha onu ayet gelip anlatmaz ki.
24:17Şu anda Uhud savaşına gidelim mi, gitmeyelim mi?
24:20Onu daha direktmen Allah'a soramazsın ki.
24:22Peygamberimiz diyor ki şu anda Uhud savaşına gidelim.
24:25O Uhud savaşına gidelim dediği an herkese etiur rasul farz oluyor.
24:30Yani yönetici olarak onun buyruklarına da iman etmek, ona teslim olmak aynı Allah'a teslim olmakla aynı üzüydedir.
24:40O zaman Allah'a itaat, peygambere itaatle, peygambere itaatle Allah'a itaatle nedir?
24:45Aynıdır.
24:46O zaman bir kişinin peygambere itaat etmeyip ben sadece Allah'a itaat ederim dediğinde gerçekte Allah'a itaat etmiyor.
24:54Hoş konuşuyor.
24:57Bu konuda Kur'an bize yeter dediği an hoş konuşuyor.
25:00Kur'an sana yetseydi zaten leyleklerle gönderdi, peygamberle niye gönderdi?
25:04Leylekler gelir, kuşlar gelir indirir derdi, Allah'ın okuyun bildiğinizde yap.
25:08Öyle yapmadı ki, peygamberle gönderdi.
25:12Peygamberle gönderdi ki onun, çünkü bu Kur'an'ın uygulanması lazım.
25:17Uygulamada ben kim, kim nasıl uygulayacak? Herkes kafasına göre uygular.
25:21Savaş zamanı barış yapar, barış zamanı savaş yapar.
25:24Sabır zamanı sabretmez.
25:26Sabretmesi gereken yerde tersini yapar.
25:29O uygulama meseledir.
25:30Neyi ne zaman uygulayacağız?
25:31O peygamberin işidir.
25:32Onun için diyor ki, Allah-u Teala bilerek burada iki tane itaat kelimesini getirmiştir.
25:37Daha sonra buyurur ki, her kim de sırt çevirirse peygamberlerin görevi sadece apasık uyarıdır.
25:43Yani peygamber kimseyi zorla dine getirme derdinde değildir.
25:47Anlatır, peygamberlerin böyle bir vasıfesi yoksa bizim de yoktur.
25:51Yani bizler öncelikle kendimiz, daha sonra da eş, dost, evlatlarımıza güzel bir şekilde anlatmak zorundayız.
25:57Güzel bir şekilde yaşamak zorundayız, elimizden geldiğince.
26:00Ondan sonra gelmedi kendisi bilir.
26:03Yapacak bir şey yok.
26:04Allah-u Teala inşallah sizlerin de, bizlerin de, kendimizin, evlatlarımızın, eş, dostlarımızın akıbetini hayır etsin.
26:10Kitabını doğru anlamayı hem sizlere hem bizlere nasip etsin inşallah.
26:14Bismillahirrahmanirrahim.
26:15Qul huvallahu ahad.
26:16Allah'u Samed, lammirut ve lamm yuhlad ve lamm yakullahu kufuvan.
26:20Ahad, selamat bilin.
26:21Allah'u Samed, lammirut ve lammirut ve lammirut ve lammirut ve lammirut.
34:13yapıyorsun, davu-i teyze karşılıyorsun
34:15ve elhamdülillah sağ sağ olun de dönüp geliyorsun.
34:17Demek ki biraz bu kültür
34:19yayılsa, bu İmam Süleyman Aleyhisselam'ın
34:21sevgisine, muhabbetine, zubarına
34:23hizmet kültürü. Birbirimizi
34:24herkes birbirini öyle görse
34:27oralarda o 20-25 milyonu
34:28sözen demek ki burada da 3-5 arkadaşımızın
34:30bir derdi olduğunda el ele versek çözeriz.
34:33Bu erbeğin kültürü
34:35biraz yaygınlaşsa ben zannediyorum
34:36İmam Süleyman Aleyhisselam'ın zoru
34:38daha da hızlanacak. Tabi ki bir iki kelimede
34:40gidenlere, gidenler büyük sermayeler
34:42topladılar ve aynı zamanda bu
34:4440 günlük süreçte ki bizler
34:46herkes kendine göre İmam Süleyman Aleyhisselam'ı
34:48yad etmeye çalıştığı meclislerinde oturduk.
34:51İhsanlar verildi,
34:52mersiyeler okuldu, sineler vuruldu,
34:54gözyaşları döküldü, herkes bir sermaye
34:56topladı. Yani kimse İmam Süleyman Aleyhisselam'ın
34:58sofrasından boş kalkmadı.
35:00E cebimize de bir şeyler koyduysak
35:02şeytan göz dikecek. Aman dikkat edelim
35:04inşallah bu biriktirdiğimiz sermaye
35:06kısa sürede elimizden gitmesin. Allah'a
35:08tevile inşallah sizlere, bizlere, evlatlarımızı
35:10Peygamber evlatlarının
35:13yolundan ayrı düşürmesin.
35:15Bu dünyada ziyaretlerini, ahirette de
35:17şefaatlerini bütün müminlerle birlikte
35:18sizlere, bizlere de nasip etsin.
35:22Bismillahirrahmanirrahim.
Yorumlar
Ankara Bab-ı Ali İlim Vakfı
Yaratıcı
7 Ağustos 2026 Cuma Hutbesi (Teğabun Suresi-5)

Önerilen