- 4 hafta önce
Kategori
📚
ÖğrenmeDöküm
00:00:01Sağlıklı, mutlu, çok güzel haberler aldığımız, hayırlı bir cuma günü olsun inşallah.
00:00:07Mustafa Hilmi Hocam var, her cuma olduğu gibi.
00:00:10Onunla çok keyifli bir cuma sohbetiyle başlayacağız efendim.
00:00:13Ben kendisine merhaba demek istiyorum.
00:00:15Hocam hoş geldiniz.
00:00:16Hoş bulduk, teşekkür ederim. Elhamdülillah sizler nasılsınız?
00:00:18Ben de iyiyim, çok teşekkür ederim hocam.
00:00:20Aslında çok önemli bir konuyu konuşuyoruz birkaç haftadır.
00:00:23Evet, dünyanın bazen hocam böyle telaşına, uyaranlarına, etrafımızdaki her şeye dalıyoruz.
00:00:30Ahireti de unutuyoruz, aldanıyoruz da.
00:00:33Genellikle nasıl aldanıyoruz hocam?
00:00:35Yani bu konu çok uzun bir konu, detaylı bir konu.
00:00:39Bunu anlayınca aslında birçok yanlış şeyden de dönebileceğimize inandığım için bu konuyla sizin de müsaadeniz olursa devam edelim.
00:00:46Evet, estağfurullah. Gerçekten çok önemli bir konu.
00:00:49Geçmiş konularımızda, sohbetlerimizde bir insanın Rabbine karşı neden aldandığını, temelde hangi sebep yattığını konuştuk.
00:00:59Etkenlerden konuştuk, düşmanlardan, nefisten, nefsin tehlikesinden, şeytandan, arkadaştan.
00:01:06Ve şimdi dünya, dünya da gerçekten bizim buhrevi anlamda motivasyonumuzu bozan, bizi yoldan çıkaran bir etken.
00:01:15Hatta o kadar tehlikeli ki birçok alim tehlikesini bizim için sıralamada ikinci olarak sayar.
00:01:23Yani nefisten sonra gelir dünya.
00:01:26Hatta bazı alimlere göre ikinci nefistir.
00:01:29Öyle tanımlarlar dünyanın tehlikesini ifade etmek açısından gerçekten de öyle.
00:01:34Sebebini şuradan bile anlıyoruz.
00:01:37Geçmiş tarihlerde Musa Aleyhisselam zamanında bir firavun vardı.
00:01:41Malum, firavun evet çok şerli bir insandı ama o neticede o kadar kötülüğü nasıl yaptı?
00:01:51Dünyada bir imkan buldu, güç buldu.
00:01:54Destekçi de buldu değil mi?
00:01:55Destekçi buldu, servet buldu, asker buldu.
00:01:58Dünyevi imkanları da tamam olunca o hale geldi.
00:02:02Hatta ben sizin ilahınızım demeye kadar gitti.
00:02:06O kadar haddi aştı.
00:02:08İşte dünya bu yüzden tehlikeli.
00:02:11Cenab-ı Hak ayet-i kerimesinde
00:02:14Estaizübillah
00:02:14وَلَا تَغُررَنَّكُمُ الْحَيَاتُ الدُّنْيَا
00:02:18Dünya hayatı sizi aldatmasın diye bizlere ikaz buyuruyor.
00:02:22Şimdi biz nasıl aldanıyoruz?
00:02:24Gerçekten böyle masaya yatırıp geniş geniş konuşmak icap eder.
00:02:29Mesela şu başlıklarda toplayabiliriz.
00:02:32Birincisi dünyanın bir araç olduğunu, asıl amacın ahiret olduğunu, Rabbimizin rızası olduğunu unutuyoruz.
00:02:41Dünya'nın fani olduğunu, ahiretin baki olduğunu unutuyoruz.
00:02:47Ve yine birbirimizle insanlar kendi arasında bir çokluk yarışına giriyor.
00:02:53Bundan dolayı aldanıyoruz.
00:02:55Bir de kariyerimizde geldiğimiz nokta bizi bazı şeyleri yapmaktan alıkoyuyor.
00:03:03Bu konuda da aldanıyoruz.
00:03:05Bunları tek tek inceleyecek olursak, mesela dünyanın bir araç olduğunu, ahiretin amaç olduğunu,
00:03:13Cenab-ı Hak ayet-i kerimesinde şöyle ifade buyuruyor.
00:03:16Estaizu billah.
00:03:18وَبْتَغِيْ فِي مَا اَتَاكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاَخِرَةِ وَلَا تَنْسَى نَسِيبَكَ مِنَتْ دُّنْيَا
00:03:23Allah-u Teala'nın sizlere verdiklerinden, dünyalık ne verdiyse onlar içerisinde ahiret yurdunuzu arayın.
00:03:32Başka bir tabirle, dünyalık size verdikleriyle Allah-u Teala'nın ahireti inşa edin.
00:03:39Çünkü Allah-u Teala bize bu dünyayı, dünyevi imkanları ahirette ulaşalım, orayı inşa edelim diye verdi.
00:03:48Hatta yaratılış gayemizi Cenab-ı Hak başka ayet-i kerimesinde, estaizu billah,
00:03:54وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَابِدُونَ
00:03:57Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.
00:04:00Çok açık bir şekilde amacımız belli burada.
00:04:04Fakat aldanıyoruz.
00:04:06Yani asıl amacın dünya olduğunu, ahirete amaç olduğunu unutuyoruz.
00:04:13İmam-ı Gazali Hazretleri, Kimya-i Saadet kitabında.
00:04:19Hocam isterseniz soru için, ben de hemen WhatsApp hattımızı hatırlatayım.
00:04:22Programın başında hatırlatmadım izleyicilerimize.
00:04:24Hem Instagram hesaplarımızdan yazabilirsiniz.
00:04:27Hem de arkadaşlarım paylaşıyorlar 0552-770-0587.
00:04:32Buradan sorularınızı direkt sorabilirsiniz efendim.
00:04:35Yani bütün hafta boyunca bütün konuklarımıza sorabilirsiniz.
00:04:38Biliyorsunuz Salı günleri Oytun Erbaş programımızda oluyor.
00:04:41Oytun Hoca için, Mustafa Hilmi Hocam için ve tüm konuklarımız için tüm sorularınızı, görüşlerinizi, düşüncelerinizi WhatsApp hattımızdan yazabilirsiniz.
00:04:50Buyurun hocam.
00:04:51İmam-ı Gazali Hazretleri, Kimya-i Saadet kitabında çok güzel bir metaforla anlatır bunu.
00:04:57Yani dünyanın bir araç olduğunu, ahiretin amaç olduğunu ve yanıldığımızı şöyle ifade ediyor.
00:05:03Bir hac yolculuğuna çıkan bir hacı adayı kendisine bir binek bakıyor.
00:05:09İşte bir deve buluyor kendisine.
00:05:11O deveyle yolculuğa çıkıyor.
00:05:15Eski zamanlarda olduğu için deve örneği verilmiş burada.
00:05:20Yola çıkıyor.
00:05:21Yolculuk esnasında işte devesinin ihtiyaçları da oluyor.
00:05:25İşte onu yediriyor, içiriyor, tımarıyla uğraşıyor derken.
00:05:281-2-3 ondan sonra devesine hayran olmaya başlıyor.
00:05:32Hac yolculuğunu unutuyor.
00:05:34Tamamen kendisini deveye veriyor.
00:05:37Aslında deve bir araçtı onu hacca ulaştıracak ama deveye hayran olduğu için bu şekilde aldanıyor.
00:05:44Şimdi biz kınayabiliriz.
00:05:46Yani hac yolculuğuna çıkmışsın.
00:05:48Deve de nedir ki?
00:05:49Neden ona aldanıyorsun diye kınlayacaksak burada kendimize bakmalıyız ki biz de çok farklı değiliz aslında.
00:05:56Allah-u Teala az önceki ayet-i kerimede buyurulduğu gibi bizler ahirette bir takım şeylere,
00:06:02hedeflere ulaşalım diye Cenab-ı Hak bizlere bu dünyayı verdi ama biz ahireti unuttuk, dünyayı kaptırdık.
00:06:08Yani o hacca adayından çok da bir farkımız yok aslında burada.
00:06:12Burada kendi özümüze dönüp hatalarımıza bakmamız lazım.
00:06:16Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde
00:06:22Dünya ahiret'in tarlasıdır buyuruyor.
00:06:25Yani bizler bu dünyada ne ekersek ahirette onu biçeceğiz.
00:06:31Yani birçok insanın belki ahirette tarlaları boş olacak.
00:06:36Şimdi cennette arazilerimiz var, arsalarımız var ama oralar boş.
00:06:41Buradan bir şeyler oraya dikiyoruz, ekiyoruz, şekillendiriyoruz.
00:06:47Hatta çok dikkatimi çekmişti.
00:06:50Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem İbrahim aleyhisselama rastlıyor Miraç'a çıkınca.
00:06:57Orada İbrahim aleyhisselam şöyle söylüyor peygamber efendimize.
00:07:02Ümmetine selam söyle, cennette çok ağaç diksinler.
00:07:07Gerçekten çok manidar.
00:07:09Demek ki buradan dikiliyor cennette ağaçlar.
00:07:13Şu zikri tarif ediyor.
00:07:24Bunu söylediği zaman bir insan cennette bir ağaç diker diyor.
00:07:28Orada işte yüz kere okudun yüz ağaç, bağların bahçelerin oldu.
00:07:32Aslında bu noktadan hareketle şunu söyleyebiliyoruz.
00:07:36Yani orada Cenab-ı Hak bizlere arsa verecek, arazi verecek.
00:07:40Ama oradaki köşkler, oradaki saraylar, bağlar, bahçeler, binekler buradan inşa ediliyor.
00:07:47Hani sen oraya gittiğin zaman bir tohum alayım da toprağa ekeyim, böyle bir ağacım olsun, böyle bir şey yok.
00:07:53Veya işte bir çimento, beton, demir bulayım da bir orada inşaat yapayım bir köşküm olsun.
00:07:58Yok, buradan inşa ediliyor.
00:08:01Bunu unutmamamız lazım.
00:08:03Yani buradan yaptıklarımızla aslında biz orada kendimizi bekleyen yatırımlar inşa etmiş oluyoruz.
00:08:12Dünyanın bir araç olduğunu ve ahiretin amaç olduğunu hiçbir zaman unutmayalım.
00:08:17Bununla alakalı bir misal daha vermek istiyorum.
00:08:19Nasıl aldandığımızı ifade etmek için.
00:08:23Şimdi mesela bir usta bir çırak alsa yanına, bu çırağa bir iş verse,
00:08:31desek işte al şu şarjlı cihazı, aleti, şu şu şu vidaları sık, ben birazdan geleceğim dese ve gitse.
00:08:40Sonra geldiğinde usta bir bakıyor ki yapılan iş, yapılması gereken iş yapılmamış.
00:08:47Sebebini soruyor çırağa.
00:08:49Çırak da şöyle söylüyor.
00:08:51Ustacım sen bu işi bana verdin ama bana elime verdiğin bu alet çok güzeldi.
00:08:57Ben hayatımda ilk defa böyle bir alet gördüm.
00:09:00Çok fonksiyonlu onu incelemeye başladım.
00:09:02Dolayısıyla bana verdiğin işi unuttum.
00:09:05O bana çok ilginç geldi.
00:09:07Ona daldırdım.
00:09:08deyince tabii ki de usta kızar.
00:09:11Bu da bir mazeret sayılmaz.
00:09:13Biz de aslında yapılan, yaptığımız aynı.
00:09:16Bu çırağı belki kınayabiliriz ama yaptığımız aynı.
00:09:20Allah-u Teala'nın bize ahirete ulaşalım ve Rabbimizin rızasını kazanalım diye verdiği bu dünyayı bir araç olmaktan çıkartıp...
00:09:30Bir kedi misafirimiz var.
00:09:33Bir kedi misafirimiz o da var.
00:09:35Değil mi hocam?
00:09:36Ne güzel işte.
00:09:36Çok tatlı.
00:09:37Hayatın böyle bize sürprizleri de oluyor.
00:09:40Mesela bunları nasıl karşılamalıyız değil mi?
00:09:43Bu bize bugün bir cuma vakti o da sohbetimize dahil olmak istedi.
00:09:47Bu arada hocam WhatsApp'tan çok fazla soru da geliyormuş.
00:09:50Bu anlattıklarınızla da aslında çok doğru orantılı bir soru gelmiş.
00:09:53Dünyaya aldanıp dünyadaki nimetlerin üzerine yemin ediyorum sonra da tutmuyorum.
00:09:59Ahiretimi böylece zedelemiş olur muyum diye izleyicimiz WhatsApp hattımızdan yazmış.
00:10:04Tabii yemin etmeyi çok tercih etmememiz lazım.
00:10:08Yani yemin en son çare olarak kullanılan bir şeydir aslında.
00:10:13Ama biz maalesef bunu artık ağzımıza pelesenk etmişiz.
00:10:18Her şeyde yemin ediyoruz.
00:10:20Bu yeminlerin bir şeyi de var.
00:10:23Allah katında bir mesuliyeti de var.
00:10:25Hemen öyle yemine sarılmamak lazım.
00:10:27Hele ki kitaba Allah'ın üzerine değil mi yemin etmek?
00:10:30Kesinlikle kesinlikle.
00:10:31Bir de onların bunların hepsinin kefareti var.
00:10:34Yani insana kefaretini ödemediğinde cezası var.
00:10:38Bir de geçmişe yönelik edilen şeyler var, yeminler var.
00:10:44Onların kefareti bile yok.
00:10:46Yani öyle çok tavsiye etmiyoruz.
00:10:49Kaçınmak lazım.
00:10:52Müsaadenizle az önceki...
00:10:53Tabii ki.
00:10:53Kedi de çok tatlı bir hava kattı.
00:10:56Evet evet belki gelir birazdan yanımıza da.
00:10:59Buyurun hocam.
00:10:59Amaç olduğunu...
00:11:01Ahiretin amaç olduğunu unutuyoruz ve dünyanın işte bu varlıklar bizlere çok süslü geliyor.
00:11:09Maalesef buna aldanabiliyoruz.
00:11:11Şimdi ne dedik?
00:11:12Bir de dünyanın fani olduğunu unutuyoruz.
00:11:17Ahiretin baki olduğunu da unutuyoruz.
00:11:20Yani dünya çok sınırlı, gelip geçici bir hayat.
00:11:23Ama ahiret ise baki.
00:11:25Bu konuda yanılabiliyoruz maalesef ve çok bel bağlıyoruz.
00:11:30Gözümüzü de büyütüyoruz.
00:11:31Yani dünya o kadar sınırlı bir yer ki hatta ahirete giden bir kimseye şöyle sorulacak.
00:11:38Estağfirullah.
00:11:40Bel tü'tirune düzeltiyorum.
00:11:43Kem lebistün fil arz-ı adedesinin yani yeryüzünde ne kadar kaldınız diye sorunca.
00:11:49Lebithna yevmen evba'da yevmin feselilâti.
00:11:52Bir gün veya ondan daha kısa bir süre kaldık.
00:11:56Sayanlara sorun diye söyleyecekler.
00:11:59Şimdi ahiretteki o yaşamı görünce buradaki yaşama kıyasla ne kadar az kaldığını.
00:12:06Göz acı kapılıncaya kadar derler ya tam öyle herhalde.
00:12:09Evet gerçekten sanki bir rüyadan uyanmış gibi olacağız ahirete varınca.
00:12:13O yüzden gözümüzü de çok büyütmemek lazım.
00:12:16Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çok güzel bir teşbihle anlatıyor.
00:12:20Dünya hayatının ahiret hayatına nispeti şöyledir ki sizden biriniz bir denize parmağını daldırdığında
00:12:28ne ile döndüğüne baksın.
00:12:30O parmağınızda kalan dünyadır.
00:12:32O deniz ise ahiret misalidir.
00:12:34Yani bu dünyanın ahireti nispeti bu kadardır diye.
00:12:38Biz aslında bunların hepsi gözümüzü de dünyayı çok büyütmememiz gerektiğini,
00:12:45ahireti ihmal etmememiz gerektiğini aslında bizlere çok iyi anlatıyor.
00:12:50Burada şunu da ilave edelim.
00:12:53Yani bazıları şöyle geçirebilir içerisine.
00:12:55Hiç mi dünya olmayacak?
00:12:57Yani hayır olacak elbette bu dünyada yaşıyoruz.
00:12:59Ve az önce söylediğimiz gibi bu dünyadaki imtihanlar bize ahirette güzel hedeflere ulaşalım diye.
00:13:07Mesela sırık atlama yarışması vardır.
00:13:10O sırık atlama yarışmasında sırımız ne kadar yüksek olursa o kadar daha yükse.
00:13:14Ama onu kullanmak da lazım.
00:13:16Yani bana verseler ben atlayamam.
00:13:18Ama mesela o sırıkla atlamada onu kullanmak da gerekiyor.
00:13:23O ne kadar uzun olursa o kadar daha yükseğe atlarız.
00:13:26Burada dünya hayatının gelip geçici olduğunu da söylemekle birlikte
00:13:32bir takım hedeflere dünyevi elde ettiğimiz nimetlerle ulaştığımızı da ifade etmiş olalım.
00:13:40Burada dinimizden taviz vermemeye gayret edelim.
00:13:44Yani bir söz vardır.
00:13:47Yamadık dünyamızı dinimizden yırtarak, yırtarak dinimizden.
00:13:51Ne din kaldı ne dünya kaldı gitti elimizden diye bir söz var.
00:13:57Gerçekten bunu yapmamak lazım.
00:13:58Hazreti Ali Efendimiz'in çok güzel sözü var burada.
00:14:02Hazreti Ali Efendimiz bir yeri kuşatıyor.
00:14:06Tam fethetmek üzereyken akşam namazı vakti giriyor.
00:14:11Sonra diyor ki yarımız diyor gitsin namazını kılsın.
00:14:15Yarımız da burada savaşmaya devam etsinince askerler şaşırıyor.
00:14:18Ya Ali yani fethetmek üzereyiz az kaldı namazımızı sonra kılsak diye söyleyince
00:14:26Hazreti Ali Efendimiz uğruna savaştığımız değerleri ihmal ederek kazandığımız zaferin ne manası var diye
00:14:34böyle çok güzel veciz bir cevapla cevaplıyor.
00:14:39Bunu yapmamamız lazım.
00:14:41Hani dünyamızı da imar edelim, ahiretimizi de imar edelim.
00:14:45İkisini böyle bir denge içerisinde götürelim.
00:14:49Ahir zamanda insanların hali maalesef çok kötü.
00:14:55Niye diyecek olursak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bunun haberini bize seneler öncesinden vermiş.
00:15:01Çok sahih bir hadis-i şerif.
00:15:03Şöyle buyuruyor Rasul Efendimiz.
00:15:04Yakında üzerinize gece kıtaları gibi fitneler çökecek.
00:15:09Bir kimse akşam evine imanlı olarak gelecek, sabah imansız olarak çıkacak.
00:15:16Sabah imanlı olarak evinden çıkacak, akşam imansız olarak eve dönecek.
00:15:22Ahiret çok az bir dünya menfaati karşılığında satılır hale gelecek buyuruyor.
00:15:27Sahih bir hadis-i şerif ve bu haberin maalesef şu anda gerçekleştiğini, cereyan ettiğini görüyoruz.
00:15:34İnsanlar çok az bir dünya menfaati karşılığında sınırsız hayatını mahvedebiliyor.
00:15:42Bu hataya düşmemek gerektiğini bunu da hatırlatalım.
00:15:48Yani ahiret sınırsız bir hayat.
00:15:51Bunu asla aklımızdan çıkarmayalım.
00:15:54Dünya hayatı ise 60-70 senelik bir, 60-70 senelik onun da bir garantisi yok aslında.
00:16:01Evet tabii ki.
00:16:02Yani birçok insan...
00:16:03Ortalama ömür olarak tabii ki söyleyebiliriz.
00:16:06Ortalama ömür olarak birçok insan daha erken yaşlarda vefat ediyor.
00:16:11Hiç garantisi olmayan bir şey için çok da kendimizi mahvetmeye gerek yok.
00:16:19Ebedi hayatımızı hüsrana çevirmeyelim.
00:16:23Yani çok büyütmeyelim gözümüzde ki Behlül Dane Hazretleri ile Halife Harun Reşit arasında zaman zaman böyle ibretlik hadiseler yaşanır.
00:16:33Bir gün yine Halife Harun Reşit zamanın bilgesi Behlül Dane Hazretleri'nin zaman zamanın evliyası Behlül Dane Hazretleri'ne gider.
00:16:44Onun sohbetiyle böyle şereflenir, bereketlenirmiş.
00:16:47Bir gün yine vezirine gidelim de Behlül Dane Hazretleri'nin şöyle sohbetiyle bir bereketlenelim diye yola çıkmışlar.
00:16:54Bir bakmışlar ki Behlül Dane Hazretleri böyle uyku halinde.
00:17:00Askerleri işte Halife'nin geldiğine haber vermek için uyandırıyorlar Behlül Dane Hazretleri'ni.
00:17:06Böyle sinirli bir şekilde kalkıyor.
00:17:09Halife Harun Reşit'in dikkatini çekiyor.
00:17:11Yani nedir bu halin, seni böyle kızdıran nedir diye sorunca Behlül Dane ne oldusu mu var ya?
00:17:18Rüyada böyle sultan olmuştum, tahtım vardı, güzel saraylarım vardı, geniş topraklara sahip ülkem vardı, bir sürü askerim, hizmetkarım vardı, bir
00:17:30sürü servetim vardı.
00:17:31Sen bir dokundun hepsini yerle bir ettin, bitirdin benim saltanatımı deyince diyor ki ey Behlül Dane yani rüyadaki bir saltanatı
00:17:40niye bu kadar itibar ediyorsun?
00:17:42Niye bu kadar değer veriyorsun, niye üzülüyorsun deyince peki sultanım diyor benim rüyadaki saltanatımla senin saltanatın arasında ne fark var
00:17:52diyor.
00:17:52Ben gözlerimi açtım bu saltanat bitti, sen de gözlerini yumunca bu saltanat bitecek.
00:17:59Yani burada çok bir fark yok aslında diyor, çok da gözünde büyütme diyor.
00:18:03Gerçekten de öyle yani bizi her şey kabire kadar takip edecek.
00:18:09Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyuruyor, insanı üç şey kabire kadar takip eder, bunlardan ikisi geri döner, bir tanesi
00:18:17kendisiyle kalır.
00:18:19Onlar da şudur diyor, yani insanın serveti, malı, mülkü, makamı, mevkisi, şanı, şöhreti ben biraz genişleterek söylüyorum.
00:18:27Mezara kadar takip eder, ondan sonra geri döner.
00:18:30Yine insanın annesi, babası, evlat, evladı, eşi, dostu, akrabası, hepsi gelir mezara kadar, kabire kadar.
00:18:42Ondan sonra onlar da geri döner, onlar da mezara o kimseyle girmez.
00:18:46Ama buyuruyor ki Resulü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, insanı salih amel de kabire kadar takip eder.
00:18:53Ama o kendisiyle kalır, o salih amel kabirde de kendisiyle kalır.
00:18:59Gerçekten öyle, yani salih ameller bizi dünyada da bırakmıyor, kabirde de bırakmıyor.
00:19:06Kabirden alıp mahşer yerine götürüyor, ondan sonra tartıda, mizanda bizi yalnız bırakmıyor.
00:19:15Sırat köprüsünde bizi bırakmıyor.
00:19:17Eğer inşallah girebilirsek cennete, cennete girene kadar bizi bırakmıyor.
00:19:21Resulü Efendimiz ne buyuruyor?
00:19:23İşte kurban zamanları hepimiz, bu hadis şerifleri biliyoruz, duyuyoruz.
00:19:28İşte kurbanlarınızı güzel semiz olanlardan seçin.
00:19:33Çünkü onlar Sırat köprüsünde sizin binekleriniz olacaktır diye.
00:19:37Mesela bu salih amel aynı zamanda bizi sırtına alacak, taşıyacak, cennete kadar götürecek.
00:19:43Aslında arkadaş mevzusuna temas etmiştik.
00:19:46İşte insanın arkadaşı ne kadar önemli olduğunu.
00:19:51İşte bir yaren, salih amel.
00:19:54Yani dünyada, kabirde, işte mahşerde, her yerde bir yaren, bir arkadaş.
00:20:00Asıl buna bel bağlıyım, buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:20:03Ayet-i Kerime de çok açık.
00:20:14Buyuruyor ki Cenab-ı Hak, işte mallar, evlatlar bunlar, dünya hayatının ziynetleridir, gösterişleridir.
00:20:22Yani ama kalıcı salih ameller sevap bakımından Rabbinin katında daha hayırlıdır ve umut bağlama açısından da daha hayırlıdır, buyuruyor.
00:20:34Yani asıl siz umudunuzu salih amele bağlıyın diyor.
00:20:40Yani dünya az önce söylediğimiz gibi maalesef gelip geçici buna aldanıyoruz.
00:20:47Yani mal her zaman sanki bizle beraber kalacak diye, kalıcı diye zannediyoruz.
00:20:54Aldanmamızdaki etkenlerden bir tanesi de bu.
00:20:57Bir de şu dedik, birbirimizle böyle çokluk yarışına giriyoruz.
00:21:03Bizi aldatan noktalardan bir tanesi de bu.
00:21:06Birçok şeyi, noktayı kaçırıyoruz ve ahiret dengesini bundan dolayı tutturamıyoruz.
00:21:11Şimdi bir misal verecek olursam, şimdi mesela 100 metre koşusunu bazen seyrediyoruz.
00:21:19Nasıl böyle koşucular hızlı bir şekilde onu bitirmeye çalışıyorlar.
00:21:24Yani orada bir koşucunun dikkat ettiği rakibi ve parkur, başka hiçbir şeye, dışarıda manzara da olsa...
00:21:32Evet, odaklanıyorlar tabii ki.
00:21:34Evet, yani onu göremez, seyircileri göremez, dışarıdaki manzarayı göremez, onları kaçırır.
00:21:42Şimdi biz de böyle dünyada maalesef bu çokluk yarışına giriyoruz.
00:21:47İşte benim daha çok malım mülküm olsun, daha çok servetim olsun, daha çok...
00:21:52Bunu tekrar söyleyelim, ahiret, dünya ahiret dengesini tutturamayanlar için söylüyorum.
00:22:00Bunu tutturamadığı için bu yarış içerisinde aldanıp gidiyor.
00:22:05Cenab-ı Hak ayet-i kerimesinde, estağfirullah...
00:22:12Yani o çokluk yarışı sizi oyaladı, ta ki ölene kadar.
00:22:19Yani hatta zürtümün mekabir demek bazı manalara geldiği gibi, ölünceye dek.
00:22:26Hani o sizi oyaladı, artık onunla mezara girdiniz, aldandınız demek istiyor.
00:22:33Yani bu konuda aldanmayın, yani birbirinizle böyle çokluk yarışına çok fazla kapılmayın.
00:22:41Aslında bizi bu konuda ikaz etmiş oluyor.
00:22:44Gerçekten de öyle, yani birbirimize bazı şeylerle üstünlük kurmaya çalışıyoruz.
00:22:51Yani işte bir ortamda oturduğunuz zaman maalesef şu anda öyle.
00:22:57Kim daha bir makam mevki sahibiyse, onun daha çok sözü hakkı oluyor.
00:23:03Aynen, aynen.
00:23:04İlime, bilime maalesef değer azaldı.
00:23:07Biz zaman zaman mesela, ben şu konuda hep üzülürüm.
00:23:13Kendi açımdan değil de mesela, köyümüze gittiğimizde böyle bir, mesela hafız ne demek?
00:23:20Hafız, Kur'an hafızı.
00:23:22Efendimiz onunla alakalı, eşrefi ümmeti buyuruyor.
00:23:26Yani ümmetimin en şereflileridir diyor.
00:23:29Mesela bir Kur'an hafızı bir köyüne gittiğinde, sessizce girer köyüne, sessizce çıkar.
00:23:36Kimse onun farkına bile varmaz.
00:23:39Bu hep beni düşündürmüştür, üzmüştür de.
00:23:42Halbuki bir köyde bir hafız varsa ve bu köyünü ziyarete gidiyorsa, onu güzelce karşılamalı.
00:23:50Daha coşkulu bir karşılamayı hak ediyor değil mi?
00:23:53Evet, çünkü eşrefi ümmeti buyuruyor.
00:23:55En şereflileri diyor, ümmetimin en şereflileridir onlar diyor.
00:24:00Ama biz maalesef ne yapıyoruz?
00:24:02Bir belediye başkanı geliyor, bir kaymakam geliyor köyümüze.
00:24:06Veya bir sanatçı geliyor değil mi?
00:24:07Hatta bazen yeni popçular bile çok daha fazla ilgi görebiliyorlar değil mi?
00:24:12Yani bir iki ay önce hiç kimsenin tanımadığı ama bir şarkı popüler olunca çok daha fazla ilgi çekebiliyor.
00:24:19Evet, bu konuda ben eksikliğimizin olduğunu düşünüyorum.
00:24:22Hocam bir kısacık sokak röportajlarına gitmek istiyorum.
00:24:26Aslında ilintili de bir soru var.
00:24:28Yani rekabet kıskançlıktan da doğabiliyor.
00:24:31Bununla ilgili bir izleyicimiz size bir soru yöneltmiş.
00:24:34Hep birlikte bir izleyelim onu.
00:24:37Hocam, başkasının başarısını kıskanmak günah mı?
00:24:41Evet, çok net bir soru.
00:24:42Çoğumuzun da bazen bilerek bazen bilmeyerek düşüttüğü bir gaflet aslında.
00:24:47Maalesef. Şimdi iki türlü bu konuda bir durum var.
00:24:52Birincisi haset, diğeri ise gıpta.
00:24:55Şimdi haset gerçekten kötü bir ahlak.
00:24:59Yani burada haset demek işte bende niye yok?
00:25:04Onda var ama bende de olması gerekir.
00:25:07Veya işte o hak etmediği halde onda var.
00:25:09Normalde ben hak ediyorum, bende olması lazım gibi böyle kötü ahlak hasede girer.
00:25:15Onda olmasın, bende yok onda da olmasın gibi böyle değişik düşünceler.
00:25:20Burada işte şeytan malum olduğu üzere Adem Aleyhisselam'a haset etti.
00:25:24Ondaki fazileti çekemedi.
00:25:26Ve cezalandı.
00:25:27Kibir de yaptı aynı zamanda.
00:25:29Bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bunu yasaklıyor.
00:25:33Dinimizde yasaktır.
00:25:34Hatta haset eden kimsenin amellerini bu haset yakacağını ifade ediyor.
00:25:42Yani amellerimizi yakıcı, bitirici bir şey haset ettiğimiz zaman.
00:25:46Ama gıpta mesela gıpta olabilir.
00:25:49Yani özenirsin bir insanın haline.
00:25:52Ben de öyle olmak istiyorum dediğin zaman, ona örnek aldığın zaman bunda hiçbir problem olmaz.
00:25:58Bir mesuliyet olmaz.
00:26:00Bu ince nüansa dikkat etmek lazım.
00:26:03Burada karşımızdaki insana haset etmeden gıpta ile bakıp biz de öyle olmaya çalışmakta herhangi bir beis olmadığını ifade etmeye çalışalım.
00:26:14Evet hocam şunu da sormak istiyorum.
00:26:15Günahlar bize nasıl zarar veriyor?
00:26:17Biz zannediyoruz ki sadece ahiretimizi aslında zedeliyor, sakatlıyor ama
00:26:22mesela imansızlık çoğaldığı zaman veya günahlar çoğaldığı zaman
00:26:27insanın bu ben ruh haline de yansıdığını düşünüyorum.
00:26:30İşte depresyona giriyor, mutsuz oluyor, hiçbir şeyden keyif almıyor.
00:26:34Her şey ona aksiyete yapıyor.
00:26:37Bunu da sizden dinlemeyi çok isterim.
00:26:39Evet.
00:26:40Şimdi günahlar tabii ki birçok zararı var.
00:26:43Saydığımız o aldanmalarda nefise, şeytana, arkadaşlara ve dünyaya aldandığımızda bunların hepsi üzerimize ağırlık yapıyor.
00:26:52Ve uhrevi anlamda motivasyonumuzu bozuyor.
00:26:55Şimdi bizim asıl amacımızın ahiret olduğunu bize unutturuyor, bizi yoldan çıkarıyor.
00:27:03Yani hakikatleri görmemize de mani oluyor.
00:27:09Şimdi günahlar Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde günahlar insanın kalbine bırakılmış siyah noktalardır.
00:27:19Bunu Cenab-ı Hak da ayet-i kerimesinde ifade buyuruyor.
00:27:27Yani o yaptıklarınız yüzünden kalpleriniz siyahlaştı, kaskat oldu.
00:27:33Bunu bir misalle şöyle anlatabiliriz aslında.
00:27:38Şimdi kar yağdığında zaman zaman arabalarımızı böyle dışarıya bırakıyoruz.
00:27:43Akşam bıraktığımızda sabah ne oluyor?
00:27:46Her tarafını kar kaplıyor.
00:27:47Burada işte biz eğer tevbi istiğfarla onu temizlemezsek veya kendimize hakim olamazsak onu bir örtüyle örtmezsek bu halde karşılaşabiliyoruz.
00:28:01Kimse böyle bir arabayla yola çıkmak istemez.
00:28:04Çıkamaz da zaten önünü göremedi.
00:28:06Evet önünü göremez ve ilerleyen yerlerde bir yerlere çarpabilir, kaza yapabilir.
00:28:15İşte insanda böyle yani artık o kalp aynası dediğimiz, cilalamamız gereken o kalp aynamız belli bir süre sonra kapkara oluyor
00:28:26ve artık bize hakikatleri göstermemeye başlıyor.
00:28:30Yani zararlardan bir tanesi de bu.
00:28:33İnsanın şimdi bu konu aslında geniş bir konu.
00:28:37Çünkü İmam-ı Gazali Hazretleri'nin bu konuda tespitleri var.
00:28:41Mesela diyor ki insanın dış azaları kalbe giden kanallardır diyor.
00:28:50İnsanın kalbi bir havuzdur.
00:28:52Dış azaları, gözleri, kulakları, ağzı, elleri, ayakları o kanallara giden, o havuza giden kanallardır diyor.
00:29:01Mesela insan bir harama baktığında o kalbine devamlı pislik akar, kir akar.
00:29:09İşte kötü konuştuğunda, yasak kelimeleri konuştuğunda kalp havuzuna kir akar.
00:29:16Dış azalarıyla haramla meşgul oldukça hep böyle kir akar ve artık o havuz bir tabiri caizse mezbeleliğe döner.
00:29:25Yani hiç kimse evinin önündeki bir havuzu kirletmek, pisletmek istemez.
00:29:32Dolayısıyla bu kanallara dikkat etmek lazım.
00:29:36Bunlara eğer Allah-u Teala'nın razı olacağı şeylerle,
00:29:40mesela Kur'an-ı Kerim okuduğumuz zaman gözlerimizden, ağzımızdan kalbimize nur akacaktır ve o kalp temizlenecektir.
00:29:49Yine aynı şekilde ellerimiz harama uzanmaz, ayaklarımız harama uzanmaz.
00:29:55Bu şekilde kulaklarımızla haram dinlemez ve harama ortak olmazsak,
00:29:59bu sefer kalbimiz, o kalp aynamız temizlenecektir ve artık Allah-u Teala'nın arzulu ettiği bir şekle gelecektir.
00:30:08Buna dikkat etmemiz lazım.
00:30:09Günahların zararları bunlardır.
00:30:12Yani daha da ileriye seviyelerde insanı bir çıkmaza sürükleyebilir bu günahlar.
00:30:18Evet, biraz önce hocam tövbe ve istiğfar dediniz.
00:30:21Yani arada V kelimesi kullanıldıysa birbirinden farklı kelimeler olması lazım.
00:30:25Ama biz bazen bunları eş anlamlı kelimeler zannedebiliyoruz.
00:30:29Tövbe ve istiğfar birbirinden farkı neydi?
00:30:32Tövbe ve istiğfar.
00:30:33Şimdi tabii günahlara bulaştığımız zaman biz tövbe ve istiğfar yapmamız gerekiyor.
00:30:40İstiğfar demek bir talepte bulunmak demek aslında.
00:30:46Nedir o?
00:30:47Günahlardan bağışlanmayı talep etmek demek.
00:30:49Bir dua mahiyeti de taşır.
00:30:53Mesela Adem Aleyhisselam'ın duası nasıldı?
00:30:57Estağfirullah.
00:31:03Ey Allah'ım bizler nefsimize zulmettik.
00:31:06Eğer sen bağışlamaz, bize merhametinle muamele etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz.
00:31:13Şimdi burada ne yapıyoruz?
00:31:16Günahlardan bağışlanma talep ediyoruz.
00:31:18Aslında istiğfar bu manaya geliyor.
00:31:21Tövbe de kelime manası olarak yönelmek, dönmek manalarına geliyor.
00:31:28Bunun işte seviyeleri var.
00:31:30Tövbe, evbe, inabe diye seviyeleri var.
00:31:33Aslında en temelde tevbe şirkten tevhide dönmektir.
00:31:38Yani bütün Allah-u Teala'ya karşı olan putlardan yüz çevirip tevhide dönmektir.
00:31:46La ilahe illallah Muhammed-i Resulullah'tır.
00:31:49Diğer bir tevbe günahlardan Allah-u Teala'ya dönmektir.
00:31:54Yani istiğfar ediyoruz, bağışlanmayı talep ediyoruz, pişman oluyoruz ve artık pişman olup dönmekte o tevbe olmuş oluyor.
00:32:04Allah-u Teala'ya günahtan sırt çevirip Allah-u Teala'ya dönmek tevbedir aslında.
00:32:09İşte inabe, tevbe, evbe mesela.
00:32:13Evbe nedir?
00:32:15İşte dünyadan Allah-u Teala'ya dönmek.
00:32:19Yani her şeyle alakayı kesip, işte bunun tevbe, evbe, inabe de artık işin zirvesi.
00:32:25Yani artık hiçbir şeyi, Allah-u Teala'nın harici hiçbir şeyi görmemek tamamen Allah-u Teala'ya dönmek.
00:32:32Bu da işte tasavvufi terimlerden olmuş oluyor.
00:32:36Tevbe de işte tevbeli istiğfar arasında fark bu.
00:32:40Tevbe işte pişmanlıktır diyor alimlerimiz.
00:32:44O üzüntüyü, pişmanlığı yaşamaktır aslında diyor.
00:32:48İstiğfarda günahlar işte ben böyle bir hata işledim Allah'ım.
00:32:53Bunu bağışla, bunu setret, ört, bunu bu ahirette ve ne dünyada ne ahirette karşıma çıkarma bu günahı.
00:33:04Bu günahı benden sil diye talepte bulunmaktır.
00:33:09Evet, kısacık bir araya gitmemiz lazım hocam.
00:33:11Tövbe ve istiğfar geniş bir konu.
00:33:13Hem devam ederiz hem hamd ve şükür arasındaki farkı da sormak istiyorum.
00:33:17O konuda da biraz kafamız karışık ve dahası var.
00:33:20WhatsApp numaralarımızdan merak ettiğiniz soruları sizler de yazabilirsiniz efendim.
00:33:24Kısa ara sonra hocamla buradayız.
00:33:26Mustafa hocamla kaldığımız yerden devam ediyoruz.
00:33:29Hocam reklamdan hemen önce demiştim ki şükür ve hamd arasındaki farkı da merak ediyoruz.
00:33:34Onu sormak isterim.
00:33:35Evet, Cenab-ı Hak ayeti kerimesinde, estağfirullah,
00:33:44buyuruyor.
00:33:46Eğer şükrederseniz nimetlerimi arttırırım.
00:33:49Eğer nankörlük ederseniz de azabım şiddetlidir buyuruyor.
00:33:52Yani şükrü yapılmayan nimetin insanın elinden alınacağını da aynı zamanda ifade ediyor.
00:33:58Şükür, teşekkür manası taşır biraz da.
00:34:02Hamd, hamd kelimesinin özüne indiğimizde burada bir övgü manasını da görüyoruz.
00:34:09Hamd yani Elhamdülillahi Rabbil Alemin diye Fatiha öyle başlar.
00:34:16Burada övgünün nihai olarak tek, gerçek manada layık olan Cenab-ı Hakk'ın olduğunu,
00:34:25övgüler gerçek manada ona hastır.
00:34:29Ama tabii başka şeyleri de övüyoruz, övebiliyoruz.
00:34:35Hamd burada övgü manasında ama şükür manasında da kullanılıyor hamd.
00:34:39Yani halimizden memnun olduğumuzu, yani şikayetçi olmadığımızı Allah-u Teala'ya bildirmenin bir yolu hamd etmek.
00:34:47Burada hadis-i şerifler var.
00:34:50Mesela Elhamdülale nimeti emanün le li zevalihe.
00:34:53Yani nimeti hamd etmek onun zevaline karşı bir emniyettir.
00:34:59Burada işte şükür manası da aynı zamanda taşımış oluyor hamd.
00:35:03Yani bir nimetin şükrünü yerine getirdiğimizde onun hem elimizden çıkmasına karşı bir emniyet oluyor hem de ziyadeleşmesine vesile oluyor şükür.
00:35:15Her şükür de kendi cinsinden olur.
00:35:19Mesela burada bir örnek verecek olursak insan bir çok servete sahip olabilir.
00:35:24Bu servetin şükrünü sabahtan akşama kadar oturup diliyle,
00:35:28Ya Rabbi sana şükür de olsun demekle bu nimetin şükrünü eda etmiş olmaz.
00:35:34Ne yapması lazım?
00:35:35Onun zekatını vermesi lazım.
00:35:36Sadakasını vermesi lazım.
00:35:38Hayır hasenatını yapması lazım.
00:35:40Şükür ancak bu şekilde yapılır.
00:35:43Bu konuda aldanabiliyoruz.
00:35:45Bir de şu fark var.
00:35:47Bela ve musibetlere de bazen şükredebiliyoruz.
00:35:51Yani bu konuda hata yapabiliyoruz.
00:35:53Bela ve sıkıntılara, mihnetlere, kederlere şükür edilmez.
00:35:59Hamd edilir.
00:36:00Yani bu gelen musibetten dolayı şikayetçi değilim.
00:36:05Allah'a hamd olsun demekle bunu ifade etmiş oluyoruz.
00:36:11Şükür ettiğimiz zaman da Ya Rabbi o belayı ziyadeleştir manasını aslında taşıyor.
00:36:16Bunu kaçırabiliyoruz.
00:36:18Birçok insan bela ve musibet anında şükürler olsun diye ama bu doğru bir kullanım değil aslında.
00:36:25Çünkü o çoğaltmak istediğimiz ve memnun olduğumuz şeyler için ifade edilir.
00:36:30Evet, kesinlikle.
00:36:31Burada belaya şükredilmez, hamd edilir.
00:36:35Mimete şükredilir.
00:36:36Şükür, teşekkür, mahiyeti taşır.
00:36:39İnsanlara da teşekkür ediyoruz.
00:36:41Mesela Efendimiz hadis-i şeriflerinde insanlara şükretmeyen Allah-u Teala'ya da şükretmez.
00:36:48Zaman zaman böyle kibre kapılıp bize nimet veren, nimetin gelmesine vesile olan insanlara teşekkürü atlayabiliyoruz.
00:36:58Hocam ben de size şimdi süremiz bitti ve siz de Fatih'e yetişmek zorunda olduğunuz için teşekkür ediyorum.
00:37:04Teşekkür ediyorum.
00:37:06Haklı bir yerinde kullanıyorum çünkü sizi hep görmek istiyoruz.
00:37:08Çok teşekkür ederim ve hayırlı cumalar diliyorum hocam.
00:37:12Yeniden görüşmek dileğiyle.
00:37:13Ben de teşekkür ediyorum.
00:37:14Evet efendim, biz devam ediyoruz.
00:37:16Tasavvuf araştırmacısı Mehmet Saka geliyor.
00:37:19Merhabalar, hoş geldiniz.
00:37:21Hoş bulduk efendim.
00:37:21Nasılsınız?
00:37:22Teşekkür ederim, siz nasılsınız?
00:37:23Evet, ilk kez yayın yapıyorum ama hep yayın yapmak istediğim konuklardan biriydiniz.
00:37:27Sağ olun, teşekkür ederim.
00:37:29Hocamla da aslında giriş yaptık.
00:37:30Çok da böyle birbirinden kopuk konuları konuşmayacağız sizinle de.
00:37:33Hocam hepimize oluyor gün içinde böyle enerjimiz yüksekken bir anda böyle ayarlarımızın bozulduğu, işte frekansımızın düştüğü, enerjimizin düştüğü anlar oluyor.
00:37:45Bunu en çok nasıl hissederiz ve bunu böyle stabil tutmak mümkün mü?
00:37:48Mümkün tabii ki mümkün.
00:37:50Yani hayatın her aşamasında, her mehalesinde inişlerimiz, çıkışlarımız olacaktır.
00:37:55Ben hep şöyle tanımlarım, bu hayat rollercoaster gibidir.
00:37:59İner çıkar, kalp ritmi gibidir, iner çıkar.
00:38:02Ve bu da doğaldır yani olması gereken budur zaten.
00:38:05Bunların içerisindeki duruşlarımız, bizim bu konuları karşılama biçimlerimiz, bu duygular karşısındaki geliştirmiş olduğumuz bakış açımız,
00:38:15aslında bizim hayatın içerisindeki ilerleyiş hallerimiz, nefsi mertebelerimizde adım adım ilerleme hallerimiz,
00:38:23günün sonunda yaşamış olduğumuz her bir olaydan bir duyguya giriyoruz, bir şey hissediyoruz.
00:38:29O hissediş karşısında, o duygu karşısında bedenimiz bir aksiyon almaya başlıyor.
00:38:35Ona göre eylemimizi belirliyoruz, niyetlerimizi ediyoruz, kararlarımızı veriyoruz vs. vs.
00:38:40Günün sonunda Allah Celle Celaluhu bizlere bir irade vermiş.
00:38:46Diyor ya hani şunu yaparsan böyle olur, bunu yaparsan böyle olur, şu olursa böyle olur, bu olursa böyle olur tarzında
00:38:53bir dünya söylemem, bir dünya kural, kaide var.
00:38:59Kur'an-ı Kerim'de her köşe başında akletmez misiniz diyor.
00:39:03Ve bize vermiş olduğu akıl melekelerini kullanmamızı istiyor ve bize vermiş olduğu iradeyi oradan görebiliyoruz.
00:39:10Demek ki bize vermiş olduğu, çizmiş olduğu bir sınırı var.
00:39:13O sınırlar çerçevesinde biz bir şeylerin kararını verip o konular karşısında bir duruş sergileme durumu hali var.
00:39:20Bu da bizim sınav dediğimiz mevzuat oluyor.
00:39:23Biz burayı atladığımız için kontrol etmeye çalışıyoruz her şeyi.
00:39:28Kontrolcülük, aşırı kontrolcülük hali devreye giriyor.
00:39:31Kendimiz su güvende hissediyor.
00:39:32Çünkü kontrol etmeye çalıştıkça.
00:39:35Geldiğimde Muhammed yanıma geldi, oturdu şöyle.
00:39:39Hasbihal ediyoruz, nasıl diyeyim isim falan.
00:39:41İşte bahsettiği işlerden güçleniyor, şöyle yoğun, böyle yoğun.
00:39:44Bizim editörümüz, yapımcımız, her şeyimiz, kim diye soran olursa.
00:39:48Dedim ki Muhammed bir yardımcı bul.
00:39:51Böyle istisnar durumlarda en azından seyirin yerine dedim halledebilir işleri, sen de rahat edersin dedim.
00:39:56Böyle yaptı, yok hocam dedi kimse dedi benim gibi yapamaz, öyle yapamaz.
00:39:59Hemen açtım, dün bir Reels paylaşmıştım.
00:40:01İzle, izle dedi, cevap olmuştur herhalde dedim.
00:40:06Biz her şeyi kontrol etmeye çok fazla alıştık.
00:40:11Bu çünkü bizi güvende hissediyor.
00:40:14Yani kendimizi öyle güvende hissediyoruz.
00:40:17Dolayısıyla bu öyle bir noktaya geldi ki Allah'ın takdirini de bazen unutabiliyoruz.
00:40:23Sonuçta Allah'ın bir takdiri var orada.
00:40:25Biz bunu bile değiştirmeye doğru gidiyoruz.
00:40:27O da bizi de bir direnç açığa çıkartıyor.
00:40:30Bu direnç Allah'ın takdirinin dışında bir şey olmayacağı için istediğin kadar diren.
00:40:35Bu sadece sana yorgunluk ve deformasyon açığa çıkartıyor.
00:40:38Yani mutsuz ve huzursuz eder seni.
00:40:40Huzurunu ortadan kaldırır.
00:40:43Halbuki biz sadece üzerimize düşeni yapmakla mükellefiz.
00:40:47Bizim işimiz bu.
00:40:48Bu dünyaya gelme maksadımız, bu dünyaya geliş amacımız bu.
00:40:52Ne için geldiğimizi, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilmezsek,
00:40:57Niyazi Vısri'nin çok güzel bir şiiri var bununla ilgili.
00:41:01Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gittiğini bilmeyen hayvanidir diyor.
00:41:05Yani aslında bizim hayvan bedenimizden bahsediyor.
00:41:10Bizim dünyevi konularımızın içerisinde, hayatlarımızın, akışlarımızın içerisinde,
00:41:14ilişkilerimizde, işlerimizde, sosyal eylemlerimizde iki türlü güdül giriyor devreye.
00:41:22Eylem giriyor devreye.
00:41:23İstek var.
00:41:24Bir şeyleri istiyoruz ama o istek nereden geliyor?
00:41:27O ruhun isteği mi?
00:41:29Yoksa o nefsin isteği mi?
00:41:31Hangisi?
00:41:31Nasıl ayırt edeceğiz?
00:41:32Nasıl ayırt edeceğiz bunu?
00:41:34Bu da kolay aslında.
00:41:35Herkes bunları çok iyi biliyor.
00:41:37Bütün herkesin bildiğine ben adım kadar eminim.
00:41:39Yani biliyor da kabul etmiyor.
00:41:41Sorun burada.
00:41:43Yani biz Allah'ı biliyoruz.
00:41:46Allah'a inanıyoruz.
00:41:47Fakat Allah'ın Rab'lığını kabul etme konusunda sorun yaşıyoruz.
00:41:51Çünkü Rab dediğin zaman o sana sınır çizendir.
00:41:54O sana hüküm verendir.
00:41:56O sana ne yapıp ne yapmaman gerektiğini söyleyendir.
00:41:59Biz de Allah'ın yapma dediği her şeyi yapmaya bayıldığımız için, nefsimize uyduğumuz için,
00:42:04o isteklerimiz ve arzularımız bizim nefsimizden geldiği için, ağırlık olarak geldiği için ardında böyle bir yığın diyebiliriz buna.
00:42:18Yığın bırakıyor.
00:42:19Günün sonunda bir et parçasına dönüşüyor insan.
00:42:21Kendi zihninde bile öyle oluyor.
00:42:22Kendi kendine değersizleştiriyor kendini.
00:42:25Kendini üçüncü sınıf, dördüncü sınıf hissetmeye başlıyor.
00:42:29Değersiz hissetmeye başlıyor.
00:42:31Sevgisiz hissetmeye başlıyor.
00:42:32Ve beklentiler devreye giriyor bu sefer.
00:42:34Bakın hep unutuyoruz bir şeyleri.
00:42:36Hep unuttuğumuz şey ne burada?
00:42:37Allah.
00:42:38Allah'ın takdirini unutuyoruz.
00:42:40Bir dalıyoruz.
00:42:41Ya Allah var.
00:42:43Ya şimdi tamam Allah var.
00:42:44Anladık da ama hayat da var.
00:42:45Yani yürüyoruz falan okey.
00:42:46İşte Rab'lık.
00:42:47Burayı anlayamıyoruz.
00:42:49İnancımız var.
00:42:50Güvenimiz yok.
00:42:51Evet ne güzel bir söz.
00:42:52İnanıyoruz ama güvenmiyoruz.
00:42:53Orada şunu belirleyemiyoruz.
00:42:55Yani en azından ben kendim o noktada biraz tökeziyorum hocam.
00:43:00Çabalamak da gerekiyor ya.
00:43:02Siz de dediniz hani bir noktaya kadar.
00:43:04Ama o nokta nereye kadar?
00:43:06Yani nereye kadar çabalayacağım?
00:43:07Nerede artık teslimiyete geçeceğim?
00:43:11Yani az çabalarsam acaba çabadan mı feragat etmiş olacağım?
00:43:16Erken mi teslimiyete kapılacağım?
00:43:18Galiba biraz burada tökeziyoruz hocam.
00:43:20Bunu tedbir ve tevekkül olarak tanımlayabiliriz aslında.
00:43:25Bu bir noktada sizin söylediğiniz gibi tedbir de biz nereye kadar tedbir alabiliriz?
00:43:29Bizim tedbirimiz ne olabilir?
00:43:31Tedbir şu gereğinden fazla yük yüklenmemek.
00:43:35Herkesin kendi kapasitesini algılaması ve anlaması gerekiyor.
00:43:39Benim önümde şu an bu sehpa var.
00:43:41Ben bu koltukta oturuyorum ve sizinle konuşuyorum şu an burada.
00:43:44Bu konumuz var.
00:43:44Ben şu an burada kendi versiyonumun en üstünü yaşamakla mükellefiyim.
00:43:50Benim konum bu.
00:43:51Benim yapmam gereken şey Bismillahirrahmanirrahim diyeyim.
00:43:55Konuma Allah'ı dahil etmek.
00:43:58Sözüme Allah'ı dahil etmek.
00:44:00Eylememe Allah'ı dahil etmek.
00:44:01Yok ben buraya gelirsem hiç besmele çekmeden yürürsem burada konuşacağım her şey boş olacak.
00:44:07Doğruyu bile söylesem o dekoder gibi ses kutusu gibi açtığında o geçmeyecek kimseye.
00:44:12Ama ben Allah'ı dahil edersem onun adıyla onun ismiyle başlarsam konuya o konu başka bir şeye dönüşüyor o zaman.
00:44:20Aslında bütün gün herkes bunları söylüyor.
00:44:22Elhamdülillahi Rabbil Alemin diyoruz.
00:44:25Beş vakit namazımızın her rekatında Elhamdülillahi Rabbil Alemin diyoruz orada.
00:44:31Hamd alemlerinin rahbine, şükür alemlerinin rahbine.
00:44:34Hamd ve şükürü dili seviyesinde yaptığımız için çok fazla karşılık bulmayabiliyor.
00:44:40Ama bu da bir deneyim.
00:44:42Bu da bir deneyim.
00:44:43Yani insanlar canı acımadan, insanlar canı yanmadan bir yerlere sekmiyor.
00:44:48Yani düşmeden kalkamıyor.
00:44:50Herkes hamaset peşinde.
00:44:53Çok ben şöyle cesurum, ben şöyle.
00:44:55Şimdi okey de o konunun içinde belli olur.
00:44:58Korkunun olmadığı yerde cesaret zaten olmaz.
00:45:01Hayatın kendisi zaten bir sınav.
00:45:03Cesaret gerektiren bir şey.
00:45:05Hayat süt liman bir şey beklemek de anlamsız.
00:45:09Beklentilerimiz de çok önemli.
00:45:10Kimden ne beklediğimiz de çok önemli.
00:45:13Beklentisi insan huzurlu olur.
00:45:14Her zaman huzura ulaşır.
00:45:15Beklenti yoksa huzurlu alışırsın.
00:45:18Çünkü beklenti tek bir yerden olur.
00:45:19Allah'tan olur.
00:45:20Bizler beklentilerimizi kul seviyesine indirdiğimiz için, hayat seviyesinde gezdirdiğimiz için, maalesef o seviyedekiler de bizim beklentilerimizi karşılayamaz.
00:45:30Bana göre de beklenti insanın kendi iki kişi arasında tek kişinin onun haberi olmadan yapmış olduğu sözleşme gibi.
00:45:41Ben sizinle bir sözleşme yaptım.
00:45:43Bir beklenti sözleşmesi yaptım.
00:45:44Bir liste çıkarttım.
00:45:45Bir sürü beklentim var.
00:45:47Ama sizin bundan haberiniz yok.
00:45:49O beklentiye karşılık bulamadığımda sizi sözleşmeye uymadı varsayıyorum ve ona göre hareket ediyorum size karşıya.
00:45:56Kırgınlığım var, küskünlüğüm var, öfkem var.
00:45:59Niye?
00:45:59Çünkü beklentimi yerine getirmedin sen benim.
00:46:01O haberim bile yok ama yani.
00:46:02Bu beklenti gizli bir sözleşme gibi geliyor bana.
00:46:05O yüzden minimum beklenti, sıfırla diyemiyorum ama minimum beklenti en azından bizi huzurlu bir noktaya getirir.
00:46:13Hocam bazen şöyle oluyor mesela hani birini tanıdığınız zaman bazen işleriniz daha kolay halloluyor.
00:46:19Bu dünyanın her yerinde böyle ya mesela bir pozisyonu için sizden daha fazla tanıdığı olan biri var.
00:46:26Hepimiz bu ruh haline kapılıyoruz.
00:46:28Ben son dönem kendime şöyle bir şey geliştirdim ve bu beni acayip huzurlu ve mutlu hissettiriyor.
00:46:34Herkese de paylaşmak istedim.
00:46:35Diyorum ki ben Rabbimden Allah'tan torpilliyim.
00:46:38O yüzden diyorum en yüksek makamdanım ne olursa demek ki benim için en iyi makam ve mevki olacak diye.
00:46:45Bu beni o kadar iyi hissettiren bir şey ki yani bunu söylemeye başladığımdan beri çok iyi hissediyorum.
00:46:50Bilmiyorum.
00:46:51İşte yükü Allah'a bırakmak bu.
00:46:53Tamamen Allah'a bırakmak.
00:46:54Çünkü biz kuluz bizim haddimize değil.
00:46:56Biz Allah'a izin vermese şu bardağı şuradan şuraya kaldıramayız.
00:47:00O suyu yudumlayamayız.
00:47:02Bu kelimeleri dilimizden çıkartamayız.
00:47:04Allah izin veriyor.
00:47:05O yüzden Bismillahirrahmanirrahim demek bir noktada derinliğine indiğimizde daha katmanlarına indiğimizde Allah'ım ben senin aciz bir kulunum.
00:47:16Ben bunu bu haltı yiyemem.
00:47:20Sen hallet.
00:47:22Bu biz kuluz çünkü biz eksiğiz.
00:47:24Eksikliğimizi kabul etmemiz gerekiyor.
00:47:26Allah'ın fakiriyiz derken Allah'ın fakiriyiz.
00:47:30Herhangi bir kulun fakiri değiliz.
00:47:32Kimsenin fakiri değiliz.
00:47:33Allah'ın fakiriyiz sadece.
00:47:36Beklentimiz sadece Allah'tan olmalı.
00:47:38Beklentisi Allah'tan olanı top atsan deviremezsin.
00:47:42Ona top atsan der ki o da Allah'tan geldi.
00:47:44Yani anlatabiliyor muyum?
00:47:45O anki durumu o yine Allah'a dönerek çözer.
00:47:49Yoksa ben herhangi bir yaratılmıştan medet umarsam olmaz.
00:47:53Allah'ın bize çizdiği sınırlar çerçevesinde Allah'ın bize uygun gördüğü sınırlar çerçevesinde Rıza-ı İlahiye'ye uygun bir şekilde
00:48:02bize vermiş olduğu bu bedeni, bize vermiş olduğu bu nefesi, bize vermiş olduğu bu aklı ve zekayı hakkıyla kullanmak mevzu.
00:48:11Aklısında inanç çok konforlu bir şey değil mi hocam?
00:48:13Tabii ki canım inanılmaz konforlu bir şey.
00:48:15Bana diyorlar sen çalışıyorsun.
00:48:16Ben çalışmıyorum ya.
00:48:17Ben Allah'a bırakmışım kendimi.
00:48:18Ben Allah'a bırakmışım kendimi.
00:48:21Ama eylemim var, ev var ama Allah rızası için yaptığım bir şey ben iş diyemem.
00:48:25Allah rızası için yaptığım bir eylemi beni yoruyor diyemem.
00:48:29Onun yorgunluğu da ona dahildir, aşka dahildir.
00:48:32Orada bir aşk vardır.
00:48:33Fakat maalesef 21. yüzyılda beraber bizim çok fazla uyarıcımız var, uyarıcı etkenimiz var.
00:48:42Uyarıcı etken içerisinde de kazanılmış başarısızlıklarımız burada açığa çıktı.
00:48:46Hiçbirimiz nefsimizi bilmiyoruz.
00:48:48Nefsimizin ne olduğunu bilmiyoruz.
00:48:50Daha doğrusu kendimizi kesinlikle tanımıyoruz.
00:48:52Sosyal medyada, Instagram reelslarında ya da daha farklı platformlarda birilerinin söylemleri doğrultusunda hayatlarımıza şekiller veriyoruz.
00:49:04Asıl cesaret burada ama bu kör cesaret.
00:49:08Deli cesareti derler de öyle bir cesaret o.
00:49:10Kendimizi kör kuyunun dibine atıyoruz farkında değiliz.
00:49:14Bütün soruların cevabı aslında burada.
00:49:17Sadece o cevabı nasıl bulacağını bir kişinin rehberliğiyle evet öğrenebilirsin.
00:49:23Ancak o cevabı ancak sen kendinde bulabilirsin.
00:49:27Ben sana sabaha kadar bir şeyin böyle olduğunu söyleyeyim.
00:49:29Bunu sen dinleyebilirsin.
00:49:31Max bana güvendiğin için itimat edebilirsin.
00:49:34Ama idrakın kendi içinde yaşamadan olmayacaktır.
00:49:38Buna da zaten aynel yakin hali deniliyor.
00:49:42İlmen yakini aynel yakin bilmek ve idrak etmek.
00:49:46Konumuz zaten bilmekse bilgi çağında yaşıyoruz.
00:49:5030 saniyede ordinal yüz seviyesinde bilgileri size buraya çıkartabilirim.
00:49:53Evet doğru.
00:49:5430 saniye.
00:49:55Bir yapay zekaya komut veririm.
00:49:57Bütün bilgi önümde zaten.
00:49:59Konu buysa eğer bilmekse.
00:50:01Ezberlemenin de kolaylıkları çıktı artık.
00:50:03Oysa onu da yapabilirim.
00:50:05Ama bunun bende bir idrak seviyesi olmadığı için.
00:50:07Bu bende hal olarak açığa çıkmayacaktır.
00:50:10Bu sadece görüntüde kanatsız melek.
00:50:14Arka planda kan içinde yüzen bir şeye dönüşecek.
00:50:18Kendimizi kandırıyoruz.
00:50:20Kendimizi kandırmıyor olmamız gerekiyor.
00:50:21Az önce ben kulak misafiri oldum.
00:50:24Benden bir önceki beyefendiyle konuşmanıza.
00:50:26Şükürden bahsediyorsunuz orada.
00:50:28Öyleydi.
00:50:29İşte teşekkür ve şükür eyleminden.
00:50:31Çok güzel.
00:50:32Evet.
00:50:32Kula teşekkür.
00:50:33Allah'a şükür.
00:50:34Elbette.
00:50:37Tevazu.
00:50:39Amenna vesattakna.
00:50:41Ancak Allah'a.
00:50:42Kula değil.
00:50:42Tevazu da kula gösterilmez.
00:50:44Allah'a gösterilir.
00:50:46Şunu bildiğimizde.
00:50:47Kul da Allah'ın yarattığı bir sanat eseri olduğu için.
00:50:51İşte sanata bakıp sanatçıya hayranlığını dile getirdiğinde.
00:50:56Çok sevdiğim bir tabloyu ne yaparsın.
00:50:57Evin en güzel köşesini alsarsın.
00:50:59Hele ki o tablonun sanatçısı çok daha böyle bilindik, ünlü, sağlam birisiyse onu çok çok daha güzel, hatta onun için
00:51:11ev alırsın artık oraya koyarsın falan.
00:51:13Çünkü sanatçı ona o değeri katmıştır.
00:51:17Biz de işte öyleyiz.
00:51:18Biz bir sanatçının ürünüyüz.
00:51:20Dünyadaki bilinen, yaradılmış, yaradılmamış hiç öyle bir sanatçı yok.
00:51:26Bir tane sanatçı var o da Allah.
00:51:28Biz onun yansımalarıyız böyle atıyor yere serpiştirmeyi şey deriz.
00:51:32O yüzden de oraya iyi odaklanmamız gerekiyor.
00:51:36Şükrümüzün, hamdımızın dilden aşağıya, kalbe inmesi gerekiyor.
00:51:42Şükür sadece bizim dilimizde kaldı.
00:51:45Dil alışkanlığı oldu.
00:51:46İşte besmelenin de söylenirken çoğu zaman kişi söylerken bile duymuyor ya, kendini bile duymuyor gibi hali var.
00:51:54Bunu hale çekebilmenin tek bir yolu içeriye dönmek.
00:52:00Yani kendi içine dönmek.
00:52:02Kendine doğru bir yolculuğu başlatmak.
00:52:04Bugün bakarız, yarın bakarız dediğin an bu başaramadığın anlamına gelir.
00:52:08Bunun bugünü, yarını yok.
00:52:09O şu andır.
00:52:10Biz şu andan mesulüz.
00:52:11Allah da bizden bunu istiyor.
00:52:13Gelecekle ilgili sözler veriyoruz.
00:52:15Vay efendim yarın sözcü saatte buradayım.
00:52:18Akşama söz, akşam sana yemek yapacağım.
00:52:20İşte söz sana şunu yapacağım, söz bana bunu yapacağım.
00:52:22Bu çok büyük bir hadsizlik geliyor bana.
00:52:24Kendi adıma söylüyorum.
00:52:25Ben söz vermem.
00:52:27Kimseye söz vermiyorum.
00:52:28Ben diyorum o büyük bir hadsizlik.
00:52:30Çünkü ben beş dakika sonra nefes alacağım, mağmuracağım bilmiyorum.
00:52:34Öyle bir senetim yok.
00:52:37Nasipse, eğer Allah nasip ettiyse niyet edebilirim bunun için.
00:52:41Tamam gelmeye niyet ettim.
00:52:42Ben programı kapatırken hep ona mesela dikkat ediyorum.
00:52:45Diyorum ki işte yarın 11'de görüşeceğiz değil.
00:52:47İnşallah yarın 11'de görüşmeyi diliyoruz diyorum.
00:52:52Yani gelmeye niyet edebilirim.
00:52:53Ama gelmeye söz veremem.
00:52:55İşte biz orada haddimizi aştığımız için, biz sınırlarımızı aştığımız için sorun yaşamaya başlıyoruz.
00:53:02Allah diyor ki iyi tamam söz mümendim.
00:53:04Bak bakalım oluyor mu olmuyor mu?
00:53:06Adama sormuşlar Allah'la aran nasıl?
00:53:08Demiş ki çok iyi hep onun dediği oluyor.
00:53:10Bu iş öyle.
00:53:11Hep Allah'ın dediği olur.
00:53:13Biz niyet ederiz sadece.
00:53:14Hocam bir de insanlar mesela çok duyuyorum şu konuda çok sorguluyorlar.
00:53:18Diyorlar ki işte Allah nasip etmeyeceği duayı insanın aklına getirmez ve söyletmez.
00:53:24Bazen dua ediyoruz fakat kabul olmadığı da oluyor.
00:53:28O kişilere ne söylemek istersiniz?
00:53:30Yani böyle inançları sakatlanmasın, zedelenmesin diye.
00:53:33Şimdi duanın kabul olmamama güdürümü söz konusu bile değil.
00:53:37Allah diyor ki ben Allah'ım sen kursun.
00:53:42Sen dua edersin ben senin duanı kabul ederim.
00:53:45Bu net.
00:53:46Bu bilgi net.
00:53:46Allah'a güvenen insan bunu sorgulamaz.
00:53:49Duaya sabırlı olmak lazım.
00:53:51Dua ettin sabırlı olmak lazım.
00:53:53Çünkü Allah diyor ki sen ne dua edersen ben kabul ederim.
00:53:56Ama ne zaman ve ne şekilde vereceğimi ben tayin ederim.
00:53:58Bunun sebebi şu.
00:54:00Biz dua etmeyi bilmiyoruz.
00:54:03Çok yanlış öğretildi bize bazı şeyler.
00:54:06Ve sonrasından da kazandık biz bu özelliği zaten.
00:54:09Yanlış duayı kazandık.
00:54:11Çünkü duayı etmek bir sanattır.
00:54:13Vizyon gerektirir.
00:54:14Bir şey istiyorsun çünkü.
00:54:17Yani vizyon yoksa yani şöyle düşün.
00:54:21Vizyonsuz birini alalım.
00:54:23Eline de verelim sınırsız bir kart.
00:54:25Git diyelim istediğin mağazadan, istediğin alışverişi yap.
00:54:29Bana bir tane ev döşe diyelim.
00:54:31Vizyon yoksa oraya bir milyon dolara harcar.
00:54:34Ama ortaya.
00:54:35İçeriye bir girersin dersin ki bu ne ya Allah'ım yarabbim.
00:54:37On lira vermem ben buna dersin.
00:54:39Ama vizyonlu biri vardır.
00:54:41On tl'si vardır cebinde.
00:54:44Bir milyon doları da yoktur.
00:54:45Öyle bir vizyon vardır ki.
00:54:46Bir girersin dersin ki ben de ki parayla ben bunu yapamıyorum.
00:54:50Sen bunu nasıl yaptın dersin.
00:54:51Bu vizyon meselesi.
00:54:53Dua etmek de böyle bir şeydir.
00:54:54Allah Celle Celaluhu bizim önümüze bir tuval vermiş.
00:54:58Bembeyaz.
00:54:59Tertemiz bir tuval vermiş.
00:55:01Bir de bize bir dil velası vermiş.
00:55:04Dil velası.
00:55:05Bu dilimiz bizim fırçamız.
00:55:07Bir de bir söz vermiş.
00:55:10Konuşabilme yetisi vermiş.
00:55:11O da boyamız herhalde.
00:55:12O da boyamız.
00:55:13Şimdi biz konuştuğumuzu konuşuyoruz.
00:55:16İşte boş konuşmamak bu yüzden çok önemli.
00:55:18Boşa da konuşmamak bu yüzden çok önemli.
00:55:21Konuşuyoruz sadece.
00:55:23İstiyoruz sadece.
00:55:24Vallahi var ya şu olsun başka da bir şey istemem.
00:55:28Sen ettin bu duayı.
00:55:31Doğru.
00:55:31Tamam Allah eğer senin istediğin hızda, senin istediğin zamanda ve senin istediğin şekilde verseydi dua karşılığını sana.
00:55:39Var halimize.
00:55:39Bugün sen helak olmuştun.
00:55:40Bununla ilgili bir film yapılmıştı.
00:55:42Hatırlıyor musunuz hocam Jim Carrey'in?
00:55:44Anında herkesin istekleri oluyor ama dünya birbirine giriyordu.
00:55:48Hatırlıyorum öyle.
00:55:49Evet yani tam da aslında bunu çok güzel resmetmişlerdi.
00:55:52Aynen böyle.
00:55:53Şimdi ondan sonra diyoruz ki biz niye böyleyiz?
00:55:57Bir, güvenmiyoruz.
00:55:58İki, sabırlı değiliz.
00:56:00Üç, isteğimizin nereden geldiğine bakmaksızın körü körüne ona koşuyoruz.
00:56:07Dur bakayım o istek nereden geliyorsa nefis mi, ruh mu?
00:56:11Biz kalpte biliyoruz hep ruhu, kalp diyoruz ama kalp dediğimizde aynı zamanda nefisle okumalıyız, ruh da okumalıyız.
00:56:19Yani şimdi her kalbin içerisinde ruhu göremezsin.
00:56:23Kiminin nefsi daha aktiftir orada, nefis çıkar ben ona ruh diyemem.
00:56:27O yüzden her kalpte ruhun yansımasını görüp ona yaklaşamazsın.
00:56:31Kalp ruhun kabzıdır, nefsin de olduğu gibi kabzıdır.
00:56:37Şimdi senin patron hangisi?
00:56:40Doğru.
00:56:40Birisi emir veriyor, duygu askerlerine aktif oluyor.
00:56:45Ondan sonra eylem açığa çıkıyor.
00:56:47Şimdi benim nefsim istiyor, ben de sabah akşam istiyorum.
00:56:50Allah'ım bana şunu ver, Allah'ım bana şunu ver, Allah'ım bana şunu ver, Allah'ım şunu ver.
00:56:54Ya arkadaş, senin istediğin şeyi zaten Allah yasaklamış.
00:56:57Sen Allah'tan yasağını vermesini istiyorsun.
00:57:00Allah sana diyor ki sen o nefsinden uzak dur.
00:57:02O sana kötülüğü emreder.
00:57:03Senin kötülüğü yapmanı ister.
00:57:05Bunu yapma diyor.
00:57:06Sen gidiyorsun Allah'a diyorsun ki Allah'ım nefsin benden bunu istedi, ben bunu istiyorum diyorsun.
00:57:09Ondan sonra diyorsun ki Allah benim duamı kabul etmedi.
00:57:12Allah senin duanı kabul etti.
00:57:15Ama dizayn ediyor.
00:57:17Doğru zamanda, doğru şekilde, doğru yerde.
00:57:21Vermiyor değil, sınav var.
00:57:22Verdi mi de iyi veriyor.
00:57:24Varlığında sınavı çok büyüktür.
00:57:26Büyük soru şu anda şu, işte geçmişte yanlış ettiğimiz dualar, ağzımızdan çıkan bu işten bir daha istemeyeceğim, şu da olsun
00:57:33şöyle olacak gibi bilinçli ya da bilinçsiz yaptığımız dualar kabul edilmek üzere askıda kalan duaları iptal etmenin bir yolu var
00:57:42mı?
00:57:42Tövbe ve istifat burada bu devreye giriyor.
00:57:45Ya tabii iptal iptal iptal demeyeceğim.
00:57:48Evet, onu kastetmiyorum.
00:57:50Ben onu demeyeceğim ama şöyle bir şey var.
00:57:52Allah indinde ve kul nezdinde diye bir şey var.
00:57:56Biz Allah indinde olan bir bilgiyi idrak edemeyiz.
00:57:59Biz kul nezdinden anlayabiliriz.
00:58:01O yüzden Allah indinde bir bilgi var bize, kırıntısı verilen zaman, mekan yok.
00:58:09Çünkü Allah zamandan ve mekandan münazzehtir.
00:58:12Doğulmamıştır ve doğrulmamıştır.
00:58:14Ezzel ve evvel de odur.
00:58:16Bu bilgi var.
00:58:17O zaman ben geçmişe de dua ederim, geleceğe de dua ederim.
00:58:21O zaman ne yaparım?
00:58:22Allah'ım, geçmişte şu anda istemeyerek, bilmeyerek, cahilliğimle bu cahil dualarımı sen hayra dönüştür ya Rabbim.
00:58:34Allah'a güçlük yok, kün feyükün, ol der olur.
00:58:37Sen kötü istemişsindir, onu iyiye çevirir o.
00:58:41O bizim anlayabileceğimiz, idrak edebileceğimiz bir şey değil.
00:58:44Bizim işimiz kulluk yapmak.
00:58:46Biz kuluz.
00:58:47Ama biz genelde çok tanrıcılık oynuyoruz.
00:58:51Biz işte yargılıyoruz mesela insanları ya.
00:58:54O yüzden de o yargılarımızın bedelini ödemeden de olmuyor.
00:58:57Bir şeyleri ödeyeceğiz.
00:58:58Kimi kınadıysak, kimi yargıladıysak onu bir yaşayacağız biz.
00:59:01İşte o öyle yapmış, tamam yandım, bitti.
00:59:04Sen onu yapmadan ölmezsin.
00:59:07Ben görmedim öyle bir şey.
00:59:08Ve kendimden biliyorum çünkü.
00:59:10Neyi eleştirdiysam, ağır eleştiri, eleştiri tabii ki haktır, ölçülü eleştiri.
00:59:14Yargıladıysam, neyi yargıladıysam bu hayatta, kimi yargıladıysam bu hayatta,
00:59:19şu şöylemiş dediğimi, hepsini yaşadım arkadaşlar.
00:59:22Ben olsam şunu asla yapmazdım dediğimiz.
00:59:25Yaparsın, yaptırırlar.
00:59:26Evet evet yani hepimizin en çok kullandığı ama en sakat bümle belki de.
00:59:31Ben çok şükür Rabbime bunu idrak ettiğim günden beri sustum.
00:59:35Çok öyle yargıcı bir tip değildim ama tabii benim de geldiğim yer belli.
00:59:40Egonun içinden geldiğimi, oh egolarımı bir görüyorum.
00:59:43Ne egom yüksekti böyle.
00:59:44Küçük dağları ben yarattım formunda geziyordum kafama göre böyle.
00:59:48Herkesi eleştiriyordum, beğenmiyordum.
00:59:50Bir de yargımı eleştiriyordum.
00:59:52Yargılıyordum ama yok canım ben yargılamıyorum, eleştiriyordum falan.
00:59:54Hadi ya oradan ya.
00:59:55Yaşadım hepsini.
00:59:57Yaşattı hepsini böyle sürte sürte sürte yaşattı hepsini.
01:00:00Ha dedim Mehmet senin susman gerekiyor sus sen.
01:00:04Dağa çıktım sustum.
01:00:05Şimdi izole yaşıyorum, susuyorum.
01:00:08Mümkün olduğunca susuyorum.
01:00:09Konuşuyorsam da Bismillahirrahmanirrahim.
01:00:11Onun dışında çok fazla bir şeye gerek yok diyorum.
01:00:15Bizler toplum olarak önce dilimizden başlamalıyız.
01:00:19Düzeltmeye bir şeyleri sorunuzun cevabı bendeki cevabı öyle söyleyeyim.
01:00:24Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak, hayatımızda bir şeylerin gerçekten düzelmesini istiyorsak
01:00:29artık bilmeyi bırakacağız, çok konuşmayı bırakacağız, sözü bitireceğiz, eyleme geçeceğiz.
01:00:37Bir adım atalım.
01:00:38On konuşacağımıza bir adım at.
01:00:40Yani on bileceğine bir adım atmış ol.
01:00:42Ya bilmeyi ver, boş ver.
01:00:44Bilme yani.
01:00:45Bir adım at da sen o ondan daha iyi gibi.
01:00:48Artık cesur olup hayatlarımıza yön vereceğiz.
01:00:51Cesur olup bırakmamız gerekenleri bırakacağız.
01:00:54Cesur olup bırakılması gereken şeyi bırakacağız.
01:00:57Çünkü herkes tutsak hayatlar yaşıyor.
01:01:00Kimse mutlu değil.
01:01:02Herkes tutsak hayat yaşıyor.
01:01:03Kimisi eşine tutsak, kimisi sevgilisine tutsak, kimisi çocuğuna tutsak, kimisi patronuna tutsak,
01:01:08kimisi varlığına tutsak, kimisi yokluğuna tutsak.
01:01:11Ama herkes tutsak.
01:01:13Eşi gitmesin diye kendinden geriye bir şey kalmamış.
01:01:17Sevgilisi gitmesin diye kendinden geriye bir şey kalmamış.
01:01:20İşte o parayı elde edebilmek için kendinden geriye bir şey kalmamış.
01:01:25O yokluğun içerisinde kurbanı yaşayabilmek için, o dramayı yaşayabilmek için kendinden geriye bir şey kalmamış.
01:01:32İşte kadere iman dedik, o dönmüş kadercilik yapmaya başlamış.
01:01:37İkisi çok başka şeyler çıkıyor.
01:01:39Eyvallah iman da oturup da kadercilik diyemezsin.
01:01:42Eyleminden vazgeçmiş.
01:01:43Herkes tutsak.
01:01:45Herkes bir şeye tutsak.
01:01:47Tutsaklıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor.
01:01:49Ya ben tutsak değilim diyorsan, o zaman senin sorunun yoktur zaten.
01:01:53Sen huzurlusundur.
01:01:54Ama gözyaşı da vardır huzurun içinde.
01:01:56Acı da vardır huzurun içinde.
01:01:58Tatlı da vardır huzurun içinde.
01:01:59Arka planda huzur çalışıyordur her zaman.
01:02:02Yoksa kimse, yok efendim ben hiçbir şeye üzülmem, hiçbir şey benim canımı yakmaz.
01:02:08Hayır.
01:02:08Çok da üzülürüz.
01:02:10Çok da güzel canımız yanar.
01:02:11Çok da güzel gözyaşı dökeriz de arka planda huzur mu var, acı mı var?
01:02:15O çok önemli.
01:02:16Huzur.
01:02:17Huzuru sabitlemenin yolu bu.
01:02:19Tutsaklıklardan kurtulmak.
01:02:21Allah'ın rızasına uygun yürümek.
01:02:23Allah'ın rızasına uygun bir şekilde yol gitmek.
01:02:26Hakikati savunabiliyor olmak.
01:02:29Ben hakikati savunduğum için benim bir şeyim.
01:02:33Mesela patronumla sorun yaşadım ya.
01:02:36Ve sevgilimle sorun yaşadım.
01:02:38Hakikati ortada belli.
01:02:40Ama ben hakikati savunursam patronumdan param kesilir, sevgilimden de ilgim kesilir.
01:02:46O zaman ben bu hakikati bir esnetebilirim biraz.
01:02:50Dediğinde mutsuzluğa mahkumsun.
01:02:54Yapamıyorsam mutsuzluğa mahkumsun.
01:02:56Hiç başka bir yerde çözüm var ama.
01:02:58Hakikat neyse o.
01:02:59Ama hakikat cesaret işidir tabii.
01:03:03Konuşulduğu gibi hup diye olmuyor.
01:03:05Kesinlikle.
01:03:05Bak sakalım ağrıdı yani.
01:03:09Hocam şurada takılı kaldım tabii.
01:03:11Hep diyoruz ya işte insan kınadığını, yaşattığını yaşamadan ölmeyecek diye.
01:03:17Orada da tövbe kapısı bize her zaman açık mı?
01:03:19Bu bilgi de var ya.
01:03:20Ben hep şöyle söylüyorum.
01:03:21Allah'la aranda olan mevzu senin Allah'la aranda kimseyi bağlamaz.
01:03:27Bak orada konu kolay.
01:03:29Allah affeder.
01:03:30Affedicidir.
01:03:31Affetmeyi de sever.
01:03:337-24 tövbe kapısı açık.
01:03:355 dakika.
01:03:36Şimdi günah işte gel tövbe et.
01:03:38Şimdi günah işte gel tövbe et.
01:03:39Yine tövbe kapısı hep açık.
01:03:41Zaten başka bir şeyimiz yok.
01:03:42Biz sadece istiğfar edeceğiz.
01:03:44Tövbe istiğfar edeceğiz.
01:03:46Amenna.
01:03:46Bu hep açık.
01:03:47Bunda sorun yok.
01:03:48Hep açık.
01:03:50Ancak bir şeyler yapmamız lazım.
01:03:54Tövbe kapısı açık.
01:03:56Tövbenin de nasuhunu yapmak lazım.
01:03:58Nasuh tövbesi yapmak lazım.
01:04:00Yani tamam artık büyüdük.
01:04:03Bir daha yapmamak üzere tövbe etmeyi.
01:04:05Bir daha yapmayalım artık.
01:04:06Bir tövbe ediyorsak dikiş tuttun artık.
01:04:08Tövbe Allah'a.
01:04:09Büyüdük.
01:04:10Büyüyelim biraz.
01:04:10Daha büyüyelim.
01:04:11Olgunlaşalım biraz.
01:04:12Ondan sonra zaten olgunlaştığımda Allah sana büyük alanlar açar.
01:04:16Senin hak ettiğin, senin yönetebileceğin kadarını çünkü sana veriyor.
01:04:21Allah bana niye para vermiyor?
01:04:23Çünkü biliyor senin yönetemeyeceğini, kendini helak edeceğini onunla.
01:04:26Mikafatta da imkan var.
01:04:28Ama arada verdiklerini de gösteriyor bu arada.
01:04:30Onu da sınav olsun diye.
01:04:31Veriyor mesela.
01:04:32Öyle bir veriyor ki al diyor bak verdim kontrol edemedi ne hale geldi.
01:04:35Evde yok.
01:04:37Sadece suret insan, gerisi hayvan.
01:04:40Çıktı dışarıya.
01:04:41Çoğu zaman da mesela çok varlıklı insanların hiç huzuru yok.
01:04:44Çünkü yönettikleri insan sayısı artıyor.
01:04:46Riskleri, kazançları doğrultusunda büyüyor.
01:04:51O da aslında bazen iyi bir şey mi kötü bir şey mi yaşamadan onu da çok bilemeyiz.
01:04:55Burası var ya burası kalp.
01:04:58En büyük zenginlik, en büyük konfor, en büyük huzur orada.
01:05:03Buraya bağlıysan, oradaki sesi duyabiliyorsan, hakikatin sesini duyabiliyorsan ki duyulabiliyor.
01:05:10O zaman muazzam bir huzura ulaşıyorsun.
01:05:13Ama onun sesini duyamıyor olmamızın sebebi, buranın sesinin çok fazla açık olması.
01:05:19Ve uyaranların sesi de çok açık.
01:05:20Hatçe ne ister, Ahmet ne ister, Mehmet buna ne der, o ne der, o beğenir mi, o beğenmiyor.
01:05:26Hayatlarımızı onaya sunduk.
01:05:27Arz dosyası ile elimizde geziyoruz.
01:05:29Kararlar veriyoruz, dosya elimizde.
01:05:31İşte bak bakayım ben böyle bir şey yaptım, onaylıyorsan yapacağım, onaylamıyorsan yapmayacağım şeklinde hayat yaşıyoruz biz.
01:05:36Yani kendimizdeyiz ki, Frankenstein gibi hayat yaşıyoruz.
01:05:40Kolum hadçenin, bacağım Osman'ın, yüzümün bir kısmı işte onun, sol kısmı bunun.
01:05:47El işi yapan hanımlar bilir, Patchwork diye böyle oradan buradan toplanarak birleştirilen eserler var.
01:05:52İşte böyle bir insan düşün şimdi, ben seni arıyorum o kalabalığın arasında.
01:05:57Nasıl bulacağım?
01:05:58Sen kendinden vazgeçmişsin bir başkasının için.
01:06:01Evet, bir de tabii şöyle bir problem var hocam.
01:06:03Mesela şu an sizin sohbetiniz o kadar keyifli ki hepimiz bu şeyleri idrak etmeye çalışıyoruz.
01:06:09Eminim şu an birçok insan böyle huzur içinde bunu dinliyor ve diyor ki,
01:06:14evet diyor ben şunlardan vazgeçmeliyim ama o halin sürdürülebilir olması çok zor.
01:06:19Yani o alanda kendimizi unuttukça geri çekmek, bu kadar işte etrafta bizi simüle eden şey var dedik.
01:06:27Onlar bizi uyardıkça o alana o huzurlu, o olması gereken hale kendimizi nasıl döndüreceğiz hocam?
01:06:33Sirat-i Müstak'ı denge. Bunları anlatırken maddi dünyayı reddeden bir yerden anlatmıyoruz.
01:06:40Bu çok yanlış anlaşıldı. Uygulayıcılar tarafından da bunlara gönül veren taraflardan da hep böyle yanlış anlatıldı.
01:06:46Genelde bu tarz alanlara, manevi tarafa yoğunluk gösteren, bu tarafa seken insanlar bir anda konuyu çok fazla abartarak kendilerini boğacak
01:06:57seviyeye getirirler.
01:06:57Ya bu da dengelerini bozdu. Bunun da fazlası zarar veren insana, diğerinin de fazlası zarar veren insana.
01:07:04Terazi gibi Sirat-i Müstak'ı rahman ve rahim. Niye sadece rahim demiyoruz?
01:07:07Niye sadece rahim demiyoruz? Denge var orada. Rahman ve rahim. O dengeyi korumamız gerekiyor.
01:07:13Çünkü bu bedeni de Allah verdi bize ve emanet etti.
01:07:16Kullanma demiyor sana. Doğru şekilde, doğru yerde kullanıyor sana.
01:07:22Aklı da öyle, parayı da öyle, malı da öyle, mülkü de öyle.
01:07:25Hiçbirini kullanmadım. Diyor ki ben dünyada yarattığım her şeyi zaten senin hizmetine yarattım ve bunlara sen de hakküm edebilirsin diyor.
01:07:31Bunu anlatıyor zaten. Bunların hepsini nebatı madeni senin hizmetine yarattım. Bunlara doğru tehakküm edebilirsin diye.
01:07:39Ama sonunda da denk diyor. Yine de bildim ki sen mütecaviz, nankör, hain çıkacaksın ve sana hatler çizdim.
01:07:48Bu hatlere uyasın diye. Biz o hatlere uyarsak hiçbir şey olmaz.
01:07:52O çizgiden çıkmaz. Çok teşekkür ediyorum Mehmet Hocam. İnşallah çok keyifli bir sohbetti böyle.
01:07:57Tadı damağımda kaldı. İnşallah sizi burada yeniden ağırlayın.
01:08:00Bu şey gibi, usta gibi parçayı eksik bırakıyoruz ki bir daha gelsin.
01:08:03Az sonra.
01:08:05Çok teşekkür ediyorum tekrar efendim.
01:08:07Evet, hocamın bir adaşı geliyor şimdi. Sevgili Mehmet Karagöz, gayrimenkul uzmanı.
01:08:12Sevgili Mehmet Bey, stüdyomuzda hoş geldiniz. Nasılsınız?
01:08:15Hoş bulduk, sağ olun.
01:08:16Bugün böyle çok iyiyim, çok teşekkür ederim.
01:08:18Böyle çok konudan kopuk bir giriş yapmak istemiyorum.
01:08:21Çünkü biz programımız başladığından beri böyle hep çok güzel, çok huzurlu bir sohbet yaptık.
01:08:27Özünde şunu dedik, yani ahiretimizi de düşüneceğiz bu dünya hayatında ve bunu da dengeli yapacağız.
01:08:33Dolayısıyla ahiretimize yatırım yaparken tabii ki bu dünyada da yatırım yapmak istiyoruz.
01:08:38Ama istiyoruz ki bir yandan da hem ahiretini unutmamış hem dünyayı unutmamış insanlarla bu alışverişi yapalım.
01:08:46O yüzden bugün konuşacaklarımız da çok değerli.
01:08:49Çünkü herkes o biriktirdiği, emek emek çalıştığı, işte o sınır dini ve ahlaki sınırlarını da koruyarak kazandığı, tabii o insanlar
01:08:58için bu sözüm, bunu doğru bir yere yatırmak istiyor.
01:09:02Arazi yatırımı da bunlardan bir tanesi diye düşünüyorum.
01:09:05Çünkü dedelerimiz de hep zamanda arazi yatırımı yapmış.
01:09:08Bugün gelin uyaralım buraya yatırım yapacak izleyicilerimizi.
01:09:12Nelere dikkat etsinler, imar yoksa ne yapsınlar?
01:09:16Bizi ilk kez izleyecekler için özellikle çok önemli bu.
01:09:19Evet tabii ki çok güzel söylediniz.
01:09:22Hani bu dünyada öyle şeyler yapılıyor ki hiç kimse öbür dünyayı düşünmüyor tabii ki.
01:09:30Önemli olan öbür dünya.
01:09:32Bu dünyada yaptıklarınız doğrular sizi öbür dünyada rahat ettirecek ama bu dünyada yaptığınız yanlışlar sizi öbür dünyada herhalde çok rahat
01:09:41edemeyeceksiniz.
01:09:42Biz bunu biliyoruz bunları ama muhalesef biz geçici dünyada böyle umursuzca işler yapıyoruz tabii ki.
01:09:51Tabii ki Türkiye'de bu yıllardır yani 1955-60 yılından sonra büyük şehirlere göçler başladığında hele 80'den sonra, 82'den sonra rahmetli
01:10:06Turgut Özal'dan sonra İstanbul çok büyümeye başladı.
01:10:10İzmir işte büyük şehirler büyümeye başladı.
01:10:13Bu da arsa yatırımını öne çıkarttı.
01:10:16Çünkü şu bir gerçek şundan emin olunuz ki altın falan bir de veya döviz hiçbir zaman bir yatırım aracı olmamıştır.
01:10:26En doğru yatırım gayrimenkul yatırım ama gayrimenkul yatırımında da arsa yatırım.
01:10:31Şundan emin olunuz ki arsaya yatırım yapan herkes.
01:10:35Evet tabii bunlar yine ekonomik bir tavsiye olmasın bizle de bağlamasın ama bunlar sizin yıllardır tecrübe ettiğiniz şeyler.
01:10:41Aynen bu böyle ama bu bir gerçek.
01:10:43Şöyle düşünelim ki bugüne kadar kimler arsaya yatırım yapmışsa bir irili ufaklı büyüklü küçüklü.
01:10:50Onların hepsi bugün çok önemli yerlere gelmiş ve sermayelerine sermaye malına mal katmıştır.
01:10:58Çünkü toprak üretilmeyen tek şey ama bunu ne yapmak lazım?
01:11:02Doğru lokasyonu bulmak lazım.
01:11:05Önce doğru kişiyi bulmak lazım.
01:11:07Sonra doğru lokasyonu bulmak lazım.
01:11:09Büyük şehirler çok büyük şehirler çok gelişti.
01:11:12Tabii ki Türkiye'nin her yerinde son 22-25 yıllık içerisinde ama tabii İstanbul gibi bir İstanbul yok tabii ki.
01:11:19İstanbul, İstanbul, İstanbul, İstanbul.
01:11:21Onun için büyük şehirlerin etrafında hep söylemişlerdir şehrin bittiği yerden toprak alın, imarsız arsa alın.
01:11:31Çünkü imar gelmiş olması zaten rantı almış demektir.
01:11:36Onun için şehrin bittiği noktalardan, imar gelecek yerlerden gidin tarla alın demişlerdir bugüne kadar.
01:11:44Bütün tavsiyeler bu üzerine olmuştur.
01:11:47Ekonomistler de zaten son yıllarda imara yakın tarla, imara yakın tarla, imara yakın tarla alın diye tavsiyelerde bulunuyor.
01:11:55İşte bizim değerli izleyicilerimize bizim en büyük tavsiyemiz zaten 2015 yılında bu yıllardır imara yakın tarla alın deniliyordu ama artık
01:12:062015 yılında çıkan toprak koruma kanunu yasası bunu çok daha değiştirdi.
01:12:11Aslında çok daha garantiledi ama insanlar o garantinin içeriğini bilmiyorlar.
01:12:18Doğru.
01:12:19Yoksa 2015 yılında devlet dedi ki dur bakalım artık tarım alanlarını bozdurmayacağız biz.
01:12:26Yoksa bir yere imar gelmesi, yapılaşma yoksa hiçbir hükmü yoktur.
01:12:31Sadece araziyi ne yapıyoruz biz ekmiyoruz dikmiyoruz.
01:12:36Çünkü imar gelmiş, herkes mustakil tabulu arsasını almış.
01:12:39Ama 30 yıldır Nilüfer Hanım, 40 yıldır böyle bekleyen yerler var.
01:12:44Çok böyle yerler var.
01:12:46Ne oturum var ne gıda var.
01:12:48Bunu günün belediye başkanı, o günün belediye başkanı meclisi toplamış, orayı imara açmış.
01:12:54İnsanlar sözde imarlı arsa almışlar ama hiçbir gelişme olmamış.
01:13:01Çünkü imarlı arsanın gelişebilmesi için şehrin göç alması lazım.
01:13:06Bir şehirde sanayi olmasa bir defa hiç göç almaz.
01:13:10Yoksa buraya şu yapılmış, üniversite yapılmış, şu bu.
01:13:14Hayır, önce ne lazım? Aç lazım, ekmek lazım, iş lazım.
01:13:19İşte onun için İstanbul çok büyüdü, sanayisiyle büyüdü.
01:13:23İşte nerede sanayi varsa, benim dünyada, zaten Kanada, İngiltere ofisim olduğu gibi,
01:13:29Avrupa ülkelerinde temsilciliklerim var.
01:13:32Gezdiğimde hep şunu gördüm.
01:13:34Nerede sanayi, etrafında şehirler kurulmuş.
01:13:37Sağ taraf diyelim ki sanayi ise, sol tarafa da şehirler kurulmuş.
01:13:41İşte onun için insanların dikkat etmesi gereken en önemli şeylerden bir tanesi,
01:13:47istislam olabilecek ve sanayi olan yerlere yatırım yapmaları gerekiyor.
01:13:54Çünkü 2015 yasası dediğim gibi işi çok kolaylaştırdı.
01:13:59Bilinçli olan insanların veya bizi dinleyenlerin.
01:14:03Kimse benden başka 3 yıldır ekranlarda veya sosyal medyada bu konuyu anlatan,
01:14:09çok özür dilerim, bu konuyu anlatan hiç kimseyi ben görmedim.
01:14:142015 yasası, ben her oturduğum yerde 2015 yasası,
01:14:18imara yakın tarla, gelişecek ilçeler bunlardır.
01:14:21Çünkü devlet artık tarım alanlarını hiçbir şart altında böldürmüyor.
01:14:28Ancak 2015 öncesi ölümlerden olan yerler, kanun 2015'te çıkarıldığı için artık bir baba vefat ettiğinde,
01:14:39anne vefat ettiğinde, tarım arazisi olan yerlerde asla ve katta hissedarlar ayrı ayrı başkalarına hisselerini satamıyorlar.
01:14:50Bu çok önemli, memleket için çok önemli bir yasa.
01:14:54Ya kardeş kardeşe satabilecekler ya da toplu şekilde birine satabilecekler.
01:14:59Ancak 2015 öncesindeki bu yasa, kapsamadığı için, keşke kapsasaydı, kapsamadığı için,
01:15:07şu an Trakya'nın veya Trakya'nın köylerinde veya gelişmesi çok yavaş ilerleyen ilçelerinde,
01:15:18müthiş bir 2015 öncesi intikalden alınan yerleri satıyorlar.
01:15:26Bir acayip, bir acayip, bir acayip sosyal medya yıkılıyor.
01:15:31İşin acı tarafı da şu, 10 minibüs gidenler var.
01:15:3610 minibüs doldurmuş adam gitmiş.
01:15:39Yani az kişi değil, çok kişi de inanıyor.
01:15:41Yani çok kişi gidiyor ve çok kişi de bunları alıyor çünkü gerçekten de uygun veriyorlar.
01:15:47Ancak olayın arka yüzünden kimsenin haberi yok.
01:15:51Olayın arka yüzü bu araziler toplulaştırma alanı içinde, toplulaştırma.
01:15:58Topulaştırma nedir biliyor musunuz?
01:16:01Artık bir köyde bir tarım araziniz var sizin, o 50 dönüm.
01:16:05Parça parça.
01:16:06Devlet toplayıp size tek tapu veriyor.
01:16:09Dolayısıyla herkes de kafasına göre bir şey alıp satamıyorsun değil mi?
01:16:13Bu toplulaştırma, bugünün o hisseli arsalarını alanların hepsi toplulaştırmaya gidecekler.
01:16:20Bir gün onların, yani bir gün onların, hani şimdi babadan intikal edilen yerler bölünemiyor ya,
01:16:27onlar toplulaştırdığında onlar da bölünemeyecek, onların elinde kalacaklar.
01:16:31Ne olacak? Bir tane tarla, 100 tane hissedarlığı olacak.
01:16:35E ne olacak? Satamayacaklar, bir başkasına satamayacaklar.
01:16:39İmar da gelmeyecek, tarım alanı içinde kalacaklar.
01:16:43Ondan sonra ben inanıyorum ki inşallah böyle olur.
01:16:47Arazilerini ekmeyenlere devlet inşallah büyük bir vergi cezası eder.
01:16:52Çünkü araziyi ekmemek ihanet.
01:16:55Çünkü siz ekemiyorsanız, eken birine verin eksin araziyi.
01:16:59Çünkü orada üretilen bütün maksul bu ülkenin dövizini dışarı gitmemesini sağlayacak.
01:17:06Biz bir de, yani benim küçüklüğümde en azından ne kadar tarımıyla, hayvancılığıyla meşhur ve ön plana çıkardık.
01:17:12Bunu kendi içimizde hallederdik.
01:17:14Şimdi mercimek bile ithal ediyoruz.
01:17:16Efendim, Kanada'dan geliyor mercimek.
01:17:18Düşünün, dünyanın bir ucundan Kanada'dan iki ay gemiyle geliyor.
01:17:22Tabii ki bizim ülkemizde şöyle bir şeyler var.
01:17:25Tembellik insanlar çalışmayınca bir bahane buluyorlar.
01:17:30İşte, yok efendim şöyle oldu, yok efendim böyle oldu.
01:17:34İşini düzgün yapan herkes para kazanır.
01:17:37İşini, işini yaparken işini ehil yapacaksın, doğru yapacaksın, kanunlara uygun yapacaksın, kitaba uygun yapacaksın.
01:17:48Hani şöyle bir şey vardır, inşaat kalfaları vardır.
01:17:52Derler ki biz mühendisten daha iyiyiz.
01:17:54Kardeşim, mühendisten iyi olamazsın.
01:17:57Sen işi biliyor olabilirsin ama...
01:17:59Biz bu sohbete evde çok şahit oluruz.
01:18:01Çünkü benim eşim yüksek mühendis.
01:18:03Bunu yaşıyoruz biz, evet.
01:18:05Mühendislik kolay bir şey mi?
01:18:06Yani canı çıkıyor bizim çocukların okulda okurken.
01:18:09Ama sen neticede bir kalfayatlık yapmışsın falan.
01:18:13Bizde bu işler böyle gittiği için, bizde çok acayip bir şekilde kötüleme var.
01:18:20Hayvancılık kötü, kötü.
01:18:21Yok efendim tarım kötü, yok şu kötü, yok bu kötü kardeşim.
01:18:24Her şeyi ithal mi edeceğiz?
01:18:26Bizim petrolümüz mü var, petrol satacağız, gıda mı alacağız?
01:18:30İşte onun için benim söylemeye çalıştığım, devletin bu yasa, hele toprak koruma kanunu yasası, ülkesine, ülkemize çok faydalı.
01:18:42Bize değil, bizim çocuklarımıza, bizim torunlarımıza faydalı bir yasa çıktı ama bu yasayı aşırı derecede şu an suistimal ediyorlar.
01:18:51Benim canım buna yani, Nilüfer Hanım'ın anlayamadığım bir şey var.
01:18:55Bunu bir geçen programlarda da söyledim.
01:18:58İnsanlar tapu alırken, bakınız tapuyu alırken, bunu bütün izleyicilerim çok dikkatle dinlesinler.
01:19:06Tapu alırken, tapu size üzerinde herhangi bir tahkikat varsa, yani işte haciz varsa, ipotek varsa, altından doğal gaz borusu geçiyorsa,
01:19:20üstünden yüksek gerilim geçiyorsa,
01:19:23ova korumasında ise, işte toplulaştırma alanında ise, bunların hepsini söylüyor.
01:19:30Şu an Trakya'da yani bu dediğim yerlerde satılan arsaların hepsinde, büyük ova koruması var.
01:19:39Devlet artık bütün arazileri, Trakya arazisini baştan sona büyük ova korumasını aldı.
01:19:47Öyle Muratlı koruması, yok Ergen'e koruması değil, büyük ova korumasını aldı.
01:19:53Çünkü Trakya bizi besliyordu, Trakya tarımdan bizi besleyen bir bölgemiz.
01:19:59Yani onun için, insanlara şunu tapuda söylüyorlar, efendim burası, o tür yerleri alan insanlara şunu uyarıyorum,
01:20:08diyorlar ya tapuda, burası büyük ova korumasındadır.
01:20:12E arkadaş bir dur bakalım satıcıya, bu ne demek?
01:20:16Evet, bir sorun değil mi?
01:20:17Sonra diyor ki yine tapucu, tapu memuru, diyor ki, burada toplulaştırma alanı vardır.
01:20:24Diyor ki, bir sor bakalım kardeşim, bu toplulaştırma nedir?
01:20:28Geçen bir tanesi, yüzü kızarmadan diyor ki, efendim diyor, sizin yerinizde toplulaştırma var,
01:20:35yarın diyor, sizin yeriniz tek tapu olacak.
01:20:38Tek tapu nasıl olacak Nilüfer Hanım biliyor musunuz?
01:20:41Evet, doğru söylüyor.
01:20:4220 dönüm yeri içinde o hisse, parça parça satarken, yarın 20 dönüm tek tapu olacak.
01:20:48Ama içinde kaç tane?
01:20:5150 tane hissedarı olan ama bölüremeyecek bir yere gelecek.
01:20:55Bu garibanın bu yeri aldı.
01:20:57Paraya ihtiyacı var.
01:20:58Neyle satacak?
01:21:00Buraya yıllarca imar gelmeyecek.
01:21:02Bakınız, yıllarca dediğim 100 sene, 150 sene imar gelmeyecek.
01:21:07Gelmeyecek.
01:21:08Bunun, bu ne olacak sonu, hiç kimse bunu söylemiyor.
01:21:12Ama işin ilginç tarafı da Nilüfer Hanım, türküler, şarkılar, hayaller, halaylarda, halaylarda,
01:21:21yani kılla gider derdi benim anacazım, kılla gidiyor.
01:21:24Böyle yerler satılıyor.
01:21:26Her şeyin bir ciddiyeti vardır.
01:21:28Her şeyin bir ciddiyeti vardır.
01:21:29Fark ediyorum, toplu ulaştırmayla, devremülkün, devremülk değil, sizin yaptığınız böyle hisseli hisseli alınan reklam arasında soracağım size.
01:21:41Önemli bir konu çünkü, fark reklamdan sonra.
01:21:44Evet, Mehmet Karagöz'le kaldığımız yerden devam ediyoruz.
01:21:47Demin reklamdan önce hatırlayamadığım kelime kooperatifti aslında.
01:21:52Toplulaştırmayla kooperatif arasında ne fark var?
01:21:54Şimdi toplulaştırma, nereleri toplaştırıyor?
01:21:59İmar olmayacak, imar gelmeyecek yerleri toplaştırıyor.
01:22:04İmar gelecek yerleri toplaştırmıyor.
01:22:07Çünkü belli, ona bir mesafe koymuşlar.
01:22:11Kooperatifler, kooperatifler çok kuruldu ama,
01:22:15tabii suistimal olmayan hiçbir şey bizim memleketimizde muhaalesef yok.
01:22:21Adam, tarım arazisinin ta ortasına kooperatif kurmuş,
01:22:27oraları kooperatiften satıyor.
01:22:29Orası toplulaştıracak, orası da toplulaştırılacak.
01:22:33Orası mecburen toplaştırılacak.
01:22:36Tarım, yani kooperatifin en büyük özelliği, bizim kooperatifin özelliği,
01:22:41biz imara sıfır olan yerleri alıp,
01:22:45imar gelene kadar kooperatifte tutuyoruz.
01:22:48İmar geldiğinde, bölüm yasağı ortadan kalktığı için,
01:22:52üyelere, bu sakil tapularını teslim ederek görevimizi bitiriyoruz.
01:22:56Ancak, bizim yaptığımız bir farklılık var herkesten,
01:23:01bizim arazilerimizin, kooperatifimize ait olan bütün arazilerimiz,
01:23:07imar gelene kadar ekiliyor.
01:23:09Bu çok önemli bir şey.
01:23:11Biz imar gelene kadar arazimizi asla boş durmuyoruz.
01:23:16Bu bir ihanettir.
01:23:18Bu bir ihanettir.
01:23:19Ülkeye ihanettir.
01:23:21Bu bir kanuna, yani kanuna muhalefettir.
01:23:25Bu, insanlar bunu bir türlü, bunu bir türlü kavrayamadılar.
01:23:30O kooperatiflerle gidip, dağ başlarında,
01:23:33tin house yaptırdılar.
01:23:35Konteyner şehri yaptırdılar.
01:23:37Şimdi Marmara Eylülüsü'nde, geçen de 600 tane konteyneri kaldırmışlar.
01:23:41Artık koyamıyorlar değil mi Netanyahu?
01:23:45Ne yaparsanız yapın, tarım alanının, imar gelmeyecek kısmında,
01:23:51ne yaparsanız yapın, kalkacak.
01:23:54Ne yaparsanız yapın, hüsrana uğrayacaksınız.
01:23:57Ne yaparsanız yapın, orası sizin elinizde kalacak.
01:24:00Aldınız 300-500 metrekare yerde, tarım da yapamayacağınıza göre,
01:24:05onu satacak adam bulamayacaksınız.
01:24:08O, dediğim gibi o eskidendi.
01:24:11Ben geldim, bir dönüm, bir arazi aldım.
01:24:1615 sene sonra, 20 sene sonra köşeye döneceğim.
01:24:19Hayır, artık imar, ihtiyaç olan yerlere açılacak.
01:24:25İhtiyaç olan, ihtiyaç da nasıl olacak?
01:24:28Şehrin gelişmesiyle olacak.
01:24:31Şehir göç veriyorsa, oraya imar neden gelsin?
01:24:35Şehire göç gelmiyorsa, oraya imar niçin gelsin?
01:24:38Neden biz, Muratlı ilçesiyle Ergeni ilçesindeyiz, Tekirdağ'ın?
01:24:44Neden bir Hayrabulu'da değiliz?
01:24:47Neden bir başka, Baba Eski'de değiliz?
01:24:49Neden orada değiliz?
01:24:51Neden burada değiliz?
01:24:52Çünkü bizim çalıştığımız bölgede, sanayiyle özdeşleşmiş.
01:24:58Ve Muratlı Türkiye'nin en büyük lojistik ilçesi olacak.
01:25:01Onun için biz oralardayız.
01:25:03Yoksa biz başka yerlerde olma şansımız yok.
01:25:06Çünkü bu olay, çok büyük bir vebal alırsınız.
01:25:10Çünkü tarım alanları koruma altına alınmıştır.
01:25:15Şunu herkes çok iyi bilsin ki, imar gelmeyecek bir yerlerden, yer alan herkes hüsrana uğrayacaktır.
01:25:24Evet, bu cümleyle de bitirmiş olalım.
01:25:26Çok teşekkür ediyoruz.
01:25:27Yine devam edeceğiz sizinle.
01:25:29Evet efendim, haftayı da böylece kapatıyoruz.
01:25:31Çok güzel bir hafta sonu olsun.
01:25:33İnşallah pazartesi günü aynı saatte Beyaz TV ekranlarında buluşmak dileğiyle.
01:25:38Hoşçakalın.