- 2 gün önce
Bosna Savaşı sırasında 1992-1996 yılları arasında yaşanan Saraybosna Kuşatması, modern savaş tarihinin en ağır kuşatmalarından biri olarak kayda geçti. Yıllar içinde ortaya çıkan tanık ifadeleri, istihbarat belgeleri ve yürütülen adli süreçler, kuşatma altındaki kentte yalnızca düzenli askerî birliklerin değil, dışarıdan gelen yabancıların da sivillere yönelik saldırılara katıldığını ortaya koydu. Tanık ifadelerine göre "Saraybosna Safarisi" olarak anılan bu organizasyonlarda, çeşitli ülkelerden yalnızca "eğlence" amacıyla Saraybosna'ya gelen zengin siviller, yüksek meblağlar karşılığında Sırp keskin nişancı mevzilerine götürülüyor ve buradan günlük yaşamını sürdürmeye çalışan Boşnak sivilleri hedef alıyordu.
Savaşın ahlaki çöküşünü ve vahşetin ulaştığı boyutu gözler önüne seren bu "insan avı", insan hakları örgütlerinin raporlarında, tanık anlatımlarında ayrıntılı biçimde yer alıyor. Konuya ilişkin hazırlanan suç duyuruları doğrultusunda Milano Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlattı. İtalyan yazar ve gazeteci Ezio Gavazzeni’nin hazırladığı şikâyet dosyasında, organizasyonu yürütenlerin vurulan hedefin yaşına ve cinsiyetine göre farklı ücret tarifeleri uyguladığı, erkek, kadın ve çocukların hedef alınması için ayrı bedeller belirlendiği, bazı katılımcıların ise bu "av" deneyimi için 100 bin avroya varan ödemeler yaptığı aktarılıyor. Para karşılığında masum sivillerin yaşamını hastalıklı bir eğlenceye dönüştüren bu sistem, Bosna'da yaşanan trajedinin yalnızca siyasi ya da etnik bir çatışma olmadığını, aynı zamanda insanlık onurunun en ağır biçimde ayaklar altına alındığı örneklerden biri olarak tarihe geçti.
Savaş muhabiri ve belgeselci Coşkun Aral, Bosna Savaşı sırasında tanık olduğu olayları ve dönemin atmosferini T24'e anlattı.
Savaşın ahlaki çöküşünü ve vahşetin ulaştığı boyutu gözler önüne seren bu "insan avı", insan hakları örgütlerinin raporlarında, tanık anlatımlarında ayrıntılı biçimde yer alıyor. Konuya ilişkin hazırlanan suç duyuruları doğrultusunda Milano Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlattı. İtalyan yazar ve gazeteci Ezio Gavazzeni’nin hazırladığı şikâyet dosyasında, organizasyonu yürütenlerin vurulan hedefin yaşına ve cinsiyetine göre farklı ücret tarifeleri uyguladığı, erkek, kadın ve çocukların hedef alınması için ayrı bedeller belirlendiği, bazı katılımcıların ise bu "av" deneyimi için 100 bin avroya varan ödemeler yaptığı aktarılıyor. Para karşılığında masum sivillerin yaşamını hastalıklı bir eğlenceye dönüştüren bu sistem, Bosna'da yaşanan trajedinin yalnızca siyasi ya da etnik bir çatışma olmadığını, aynı zamanda insanlık onurunun en ağır biçimde ayaklar altına alındığı örneklerden biri olarak tarihe geçti.
Savaş muhabiri ve belgeselci Coşkun Aral, Bosna Savaşı sırasında tanık olduğu olayları ve dönemin atmosferini T24'e anlattı.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Öldürmenin adeta bir zevk haline dönüştürülmesi mümkün.
00:05Yani gladiatorluk gibi.
00:09Bosna bunun ticarileştirme alanı oldu.
00:19İzole edilmiş, giriş çıkışları kontrol altına alacak nitelikte olan bir kenti
00:24keskin nişancılarla terörize ediyorsunuz.
00:27Ve bir süre sonra bu savaş kanıksandığı andan itibaren
00:31o sniperlık, keskin nişancılık olayı tıpkı Lübnan'da olduğu gibi
00:35teyifle yapmak isteyen alıcılar, hevesçler bulundu.
00:40Önceden belirlenmiş yerlerde silahlarını alıp insan almayarak mutlu oluyorlar diye bir olaya dönüştü.
01:00Uzun bir dönemden beri Avrupa'da savaş yoktu.
01:03Mutluyduk.
01:04Avrupa'nın göbeği dahil olmak üzere.
01:06Evet farklı yönetim tarzları.
01:08Soğuk savaş döneminde oluşan doğu bloku, batı bloku, demir perde gibi tanımlamalar.
01:14Tabii her şey Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ortaya çıktı.
01:20O dağılmadan sonra ilk kopuşlar başladı.
01:24Ama unutmamak gerekir ki bunun başlangıç noktası hiç de ilgisi olmadığı sanılan
01:291980'de Gdansk'ta bir tersanede başlayan bir grev.
01:36Sosyalizmin bel kemiği, beyni olarak tanımlanan işçi sınıfının kendi sistemine ilk başkaldırısıydı.
01:45Gdansk'ta Lenin tersanesinde, Le Hvaleza'nın önderliğinde Solidarnoşliği tanımlanan bir işçi sendikası grevi yaptı.
01:54Bir kahraman dünya tarafından benimsendi.
01:56Arkada Vatikan dahil olmak üzere dünyanın bütün güçleri, varlıklarını hissettirdiler ve sonunda devlet psinin lideri Nobel'in adayı oldu.
02:04Nobel'i de aldı.
02:08O başlangıç da 80'deki olaydı.
02:10Tabii 89'da Glasnost, Prestorica ile başlayan süreçte de dağılma süreci.
02:16Sanki bunlar geçmişten beri bilinen takvimleri ayarlanmış süreçler diye tanımlanabilir.
02:28Gazeteci olarak 80 yılında birdenbire benim ilk Paris'e yerleşmemle o Gdansk grevine tanık oldum.
02:37Polonya, Sovyetler Birliği'nin oluşturduğu, başını çektiği bloğun en güçlü sanayi ülkesiydi.
02:43Ama halkının mütedeyinliği, dine olan yakıllığı hep göz ardı ediliyordu.
02:49Birdenbire o kullanılarak papalık müessesesinin Polonya kökenli bir papasının işaretiyle adeta, o işaret bir şey Türkiye'de atılmıştı.
02:58Çünkü Türkiye'ye ilk geldiği ülkelerden biriydi 2. Jampol'ün.
03:02Böyle birdenbire ateşleme oldu.
03:05Bu ateşleme devam ederken 90'lı yıllarda eski Sovyet sistemi içinde çok yumuşak geçişleri yaşayan ülkeler oldu.
03:13Kansız ama bazı yerlerde geçmişte bir kişinin çok akıllı politikalarıyla bir araya getirilmiş TİTO örneğini veriyorum.
03:22Bir arada yaşayan toplumlarda neredeyse 300-500 hatta dediğim bin yıllık kinler, öfkeler, nefretler tekrar alevlendirildi.
03:30Ve o toplumlar ayrışma noktasına geldiğinde Avrupa'nın göbeğinde dağılan Yugoslavia içinde bir savaşa tanık olduk.
03:51Ben o süreci çok iyi tanıyorum çünkü Paris'te oturuyordum.
03:55Paris merkezinden trene bindiğiniz zaman birkaç saat sonra dağılan Yugoslavia'nın Sulavenya'sında olabiliyordunuz trenle.
04:02Birkaç saat sonra Sırbistan'da olabiliyordunuz.
04:05Birkaç saat sonra Örbatistan'da olabiliyordunuz.
04:06Biraz daha uzun süre sonra da Bosna'da olabiliyordunuz.
04:09Yaşamla ölümün kol kola gezdiği Saraybosna'da insan avcılarına kurşunlarına hedef olmamak için sürekli hareket halinde ve koşma halinde olmak gerekiyor.
04:24İlk ayrım, Sırp ordusunun, Yugoslavia'nın bütünlüğünü korunmak çabası içinde bölünmeyiz, parçalanmayız çıkışı Slovenya'da başladı.
04:33Savaş çok kısa sürdü, 10 gün topu topu.
04:36Toplasanız da 3 veya 5 kişi öldü. İkisi Türk.
04:39Tır şoförü. Ben bizzat öldürüldükleri yere gittim.
04:49Ardın Hırbatistan Savaşı, Sırp ordusunun tankıyla topuyla başlattığı bu savaşta önemsenmeyecek kadar güçlü olan Hırbat direnişi savaşı uzun sürdürdü.
05:00Çünkü Hırbatlar da savaşçı bir toplum. Müttefiki bir Avrupa ülkesiydi. Silahlandırıldılar. Direniş bir sene yaşkın bir süre sürdü.
05:08Yugoslavia'nın ilk parçası Slovenya'da koptu. İkinci parça Hırbatistan'da koptu.
05:13O süre içinde ben de ayrılmak istiyorum denen Alia İzzetbegoviç'in başında olduğu Bosna'nın bağımsızlığını isteyen sistem Sırplar tarafından
05:21affedilmedi.
05:32Deneyimleri olan bir örgüt değildi. Sırplar ülkenin birleştirici unsuru olarak kendilerini gördükleri gibi
05:39boşnaklara karşı bakışları da birdenbire 1987'lerde verilen bir mesaj gibi.
05:45Milosova için vermiş olduğu mesaj. Kosova Savaşı'nın yapıldığı meydanda 1987'lerden bahsediyorum.
05:50Bu savaş tekrar başlayacak. Bizden alınmış, Müslümanlaştırılmış toplum tekrar bize dönecek gibi bir mesaj vermişti.
06:03Ve Sırplar hazırlıklı bir kuşatmayla başlayan süreçten sonra bölgeyi kanı çanağına dönüştürdüler.
06:17O savaşın da başında oldum. Dünya garipti. Hiç Türkiye başta olmak üzere sözde organik bağımız olduğunu söylediğimiz boşnak toplumlarla
06:26Yugoslavia bizim için çok önemliydi ama savaştan bir haber bir yönetim vardı.
06:30Fansu Çiller'in başında olduğu. Ben çok açık söylüyorum.
06:33Benim gibi oraya giden arkadaşlar gönüllü olarak gidiyorduk.
06:36Hiçbir kurum desteklemek istemiyordu. Çünkü gündemde yoktu öyle bir şey.
06:40Ben Azir Bütto'nun ilgi duyup Fansu Çiller'e hadi gel beraber gidelim demesiyle ilgi toplandı.
06:52Kuşatma altında bir kent. O kentte hayatın felciye uğratılması, hayatı felciye uğratmak için uygulanan savaş taktikleri.
07:00Bütün bunlar savaşlarda tecrübesi olan bir göz tanrı olarak, bir fotoğrafçı olarak söyleyeceği bir şeyler belliydi.
07:09İzole edilmiş, giriş çıkışları kontrol altına alacak nitelikte olan bir kenti keskin nişancılarla terörize ediyorsunuz.
07:16Ardından o terörü daha kalıcılaştırmak için bombalı arabalar veyahut da havan dediğimiz fragmentasyon etkisi olup
07:23çok parçalı, çok kişinin ölmesine, yaralanmasına yol açacak bombalarla toplu yaşanan yerlere teşh ediyorsunuz.
07:30Savaşı toplum genelinde uzun süreçte hale getiriyorsunuz.
07:33Bu Beyrut'ta da olduğu için hiç yabancısı değildim ve bir süre sonra bu savaş kanıksandığı andan itibaren
07:38o sniperlık, keskin nişancılık olayı tıpkı Lübnan'da olduğu gibi, çünkü bu Lübnan örneğini yaşadığım için
07:45dejavim vardı benim bu olaya karşı.
07:47Bosna'da da bu işi teyifle yapmak isteyen alıcılar, hevesliler bulundu ve bir İtalyan savcının girişimi sonucu
07:54bir gazetede çıkan, sonradan bir belgesele dönüşen, hatta kitaplar sığılmış bir konu üzerine soruşma yapıldı
08:01ve bu dendi ki, böyle bir olay, bunun alıcıları vardı.
08:04Adita bir tur gibi paralı kişiler gelip keskin nişancı olarak önceden belirlenmiş yerlerde silahlarını alıp
08:11insan avlayarak mutlu oluyorlar diye bir olaya dönüştü.
08:18Dediğim gibi benim için yabancı değildi, çünkü bunun benzerini ben Lübnan'da özellikle
08:22falancistlerin keskin nişancıları arasında özellikle Fransa'dan keyif için gelip insan vuranları gördüm, tanıdım, tanık oldum.
08:34Afganistan'daki biraz daha farklıydı, orada kurşuna dizme yani işbirlikçi niteliğiyle
08:40işte bugün 4-5 kişiyi kurşuna dizeceğiz, öldüreceğiz, idam edeceğiz, gelin çekin diye davetler vardı.
08:46Tabii ki isteyenin kalaştikop verilip hadi sen de ateş et sen vur diye davetleri veyahut da para karşılığı şeyleri olduğunu
08:52duymuştum.
08:53Ben tanık olmadım ama olduğunu biliyoruz ama bu savaşlarda normali aşıp öldürmenin adeta bir zevk haline dönüştürülmesi mümkün.
09:05Kriminal psikolojiyi bilmiyorum, şu anda kızım bu konuda eğitim görüyor ama öldürürken zevk alma olayı
09:11fareleri vurduğumda hissettiğim bir duygu, demek ki insan bulmuş olsam aynı zevki alabilirdim diye düşünüyorum.
09:17Çünkü insan garip bir yaratık, hazları diğer canlılardan daha farklı, yerken almış olduğu o haz,
09:24üreme, gündeme geldiğinde sevişme dediğimiz süreçte aldığı haz farklı, yemek yerken aldığı haz farklı,
09:29yemek yerken ne diyeyim ağzındaki şeyin kıtır olmasının bile verdiği haz arttırır.
09:33Bu öldürmede de, kavga etmede de, düşman diye nitelediği canlıyı ortadan kaldırmada da böyle bir haza dönüşür.
09:40Bu tamamen kriminal psikoloji ve endokronolojinin konusu, benim konum değil.
09:44Yani gladiyatörlük gibi, yani bir tarafta insanlar birbirlerini öldürürken bunun üzerine bahis yapacak boyutlara gelmek.
09:50Dünyada, yani kafes dövüşü diye şu anda Amerika'da beyaz evin önünde Amerikan başkanı, devlet başkanı kendi doğum günü kutlaması olarak
09:58yaptı.
09:59Sonuçta acı ve şiddetle insanlar tatmin oluyor.
10:01Biz de bunu sokaklarda çok rağda görüyoruz.
10:04Yani kavgayı ayırmak yerine hadi vur vur deyip, neredeyse herkesin izleyeceği canlı yayınlarla dönüştürme imkanı da var.
10:10Bu insan psikolojisinde var olan bir şey. Bosna bunun ticarileştirme alanı oldu diyebilirim.
10:16Tarihsel şeyine bakarsanız, o kitabı yazan gazeteci bu belgeyi dayandırıyor, bir takım haberlerden yola çıkıyor.
10:22Yani kendi tanıklığı ne kadar var bilemiyorum, ben kitabı okumadım.
10:24Ama dediğim gibi böyle şeyin olduğunu, ben mesela meşhur Holiday Inn Oteli'nde direkt olarak sniper'ların veyahut da İgman'dan
10:32atılan roketlerin,
10:33RPG'lerin hedefi olan ucuz tarafta kalıyordum.
10:37Kaldığım oda 15 marktı, normal dolar 400 marktı.
10:40Ama bazen tekim oldu başıma geldi, bir sniper senin odanı kullanacağım dedi.
10:45Hayır diyemezdim, geldi kullandı.
10:47Bir gün sonra döndüğümde benim odam yanmıştı.
10:50Oranın şeyi belli oldu, oraya adam roketi fırlattı.
11:20FEDERAL ORDUNUN DESTEĞİ ALTINDA
11:221 yılı aşkın süreden beri sırf kuşatması altında bulunan saray bosnada hayat devam ediyor.
11:28Gazetecilerin kalmakta olduğu Holiday Inn, bu sabah yeniden isabet aldı.
11:33Ve şu anda gördüğümüz 533 numaralı oda bu hale geldi.
11:38Bulunduğumuz otele gelmek için,
11:41havaalanından buraya bizi sadece zırhlı arabalar taşıyabiliyor.
11:45Zırhlı arabaların kalkış saatlerini ayarlamak lazım.
11:48Aksi halde mahkûmuz diyebilirim.
11:51Çünkü çevrede Sırp keskinliği nişancılarının mermilerine hedef olma her an mümkün.
12:07Savaş olduğu süre içinde bu tür şeyler hep olur.
12:10Dedim ya insan çok garip bir yaratık.
12:12Yani şimdi seninle konuşmamdan yarım saat önce ben açlıkla ilgili anılarımı karımı anlatıyordum.
12:17Yeni çıkacak kitapta.
12:19Bugün Sudan'ın güneyi, benim gittiğim dönemde Sudan'dan ayrılmamıştı.
12:23Ve oradası bir tarafta savaş, diğer tarafta açlık.
12:28Niye savaş vardı?
12:29Çünkü Sudan çok zengin bir ülke.
12:32Ama kültürel anlamda da çok farklılıkların olduğu bir ülke.
12:35Beyaz Nil ile Mavi Nil'in buluştuğu Hartung.
12:39Kuzeye doğru çıktıkça bugün Müslümanlık.
12:42Ama 2000 yıl önce çok farklı inançların olduğu Yahudilik dahil olmak üzere,
12:47Hristiyanlık olmak üzere.
12:49Bütün bu inançların beşiği olan bir coğrafyadan bahsediyorum.
12:52Ama güneye yani Çat sınırına yaklaştığın zaman veya Kenya sınırına çöl kültüründe göçer konar,
12:58yani hayvanlarının doğrultusunda yaşamlarını sürdüren kabile yaşamları var.
13:02Bunlar pagan.
13:03Gerek bunlar arasında bir takım pagan kabilelerin, liderlerinin tepkisi,
13:08gerek Hristiyanlığın yaygın olduğu bölgedeki bazı dışarıdan desteklenen inanç gruplarının temsilcileri
13:14bir savaşa giriştiler.
13:1690'lı yıllarda çok ciddi bir savaş oldu.
13:17Ardından bağımsızlık aldılar.
13:19Ben o savaştan önce yaptığım belgeseli izliyorum.
13:22Sanki savaş bir tip bağımsızlık alındığında ülke cennete dönüşecek diye düşünüyorlardı.
13:27Şimdi daha büyük bir savaş var.
13:28Çünkü Çat sınırında altın bulundu.
13:30Dubai bile, Dubai bile orada vekalet savaşı veriyor.
13:34Bizim kendi ülkemiz bile uzun bir süre Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş,
13:40Sudan Devlet Başkanı'nı ağırladı, konuk etti.
13:46Ve açlık halen devam ediyor.
13:48Niye açlık var?
13:49O kabile yaşamında kara Afrikalı, yüzü kara, gönlü kara insanlar değil.
13:54Bu olay kavimler göçü diye tanımladığımız Asya'da da içinde geçerli.
13:58Yani sen hayvanlarının beslenmesine endeksli bir rota belirlersen,
14:03Anadolu'ya Türklerin gelişi de bu nedenle olur.
14:05Burada hayvanın besleneceği alan olmadığı gibi kendi besleneceği alanda olmuyor.
14:10Çünkü onun kültüründe bundan 10 bin yıl önce Anadolu'da başlayan tarım kültürü olayı yok.
14:16Bulduğuyla yetiniyor.
14:17Verilenle yetiniyor.
14:19Kendisine kolay yoldan verip savaşmak zorunda kalmamasını sağlayan kişiye biat ederek besleniyor.
14:25Sadaka toplumu dediğimiz olay oluyor.
14:26Böyle toplumlar biz bunlara istersen kabile diyelim, istersen az gelişmiş diyelim.
14:32O zaman gelişmeden payını alamıyor.
14:3320 bin yıl önce, 50 bin yıl önce, 100 bin yıl önce öğrendiği ve kendi öğrettiği
14:38tarım toplumunun oluşumundaki etapları bile unutuyor.
14:41Yolda gördüğü dediğim bir bakliyatın örneğini vahşiyken bunu uygun yerde çimleyip
14:46daha sürekli ürünü yiyecek bir ortaması kavuşmak yerine sadece geniş güzel koparıyor, yiyor.
14:51Bugün Türkiye'de bir süre endemik bitkinin yok olmasının sebebi o.
14:54Çok zengin bir florası olmasına rağmen.
14:56Bilgiden nasibi almayan toplumlar, Afrika'da çok yaygın olduğu için bugün, dünyanın 4'te 3'ünde yaygın.
15:02O bölgeler açlığın, savaşların eksilmediği coğrafyalar oluyor.
15:10Bu savaşların eksilmediği coğrafyalar olduğu zaman ölmek, öldürmek bunlar kutsanıyor.
15:16Kutsanma olayı işte öbür tarafta şu gördüğün su var ya orada en keyifli şerbet olacak diyoruz, şarap olacak diyoruz.
15:23Ortalık öylesine güzel, kolay ulaşılabilir, sevdiğin meyvelerle dolacak ki başka bir yere götürüp gidip dayak yemek zorunda kalmayacaksın diyorsun.
15:31Öbür dünyayı veriyorsun. O zaman şehitlik, şehadet olayı çıkıyor kavrama.
15:35Bütün bunlar dünya için geçerli.
15:38Tanımlamalar veya vokabüler dinlerde değişebilir, inanç biçimlerinde değişebilir.
15:43Ama aynı olayın Hristiyan versiyonunda biliyorum, Budist versiyonunda biliyorum, adı konmamış, adı bilinmemiş, pagan versiyonunda da.
15:50Ölmek ve öldürmenin kutsiyeti olduğu kadar konuşmama başlarken bir öldürmenin getirdiği keyiften bahsettim.
15:57Benim kedim var, ben yıllardan beri, kendimi bildiğimden beri hayvanlarla yaşarım.
16:01Hem dokunulmamış doğadaki vahşi diye tanımlanan hayvanlarla gün geçirdim, hem de kedi köpek besledim ve halen besliyorum.
16:09Onların tavır ve davranışları salgılara endeksli. Üreme dönemi ayrı, doğurma dönemi ayrı, bebeklikken büyüme dönemi ayrı, av dönemi var.
16:17Şu anda hazır mama veriyoruz, bilmiyoruz ama bazen bizimki içgüdüşe olarak evin içine girmiş bir kuşu öldürüp bizim yatağa koyabiliyor.
16:25Bu biraz kırsal kesimde olsa avladığı fareye getirip senin baş ucuna al sana eldeye getirdim bugün demesi gibi.
16:31İnsanda da bu tavır ve davranışlar var. Keyif dediğimiz mutluluk hormonunun artmasına bağlı anlar var.
16:37Bunu öldürürken alıyorsa devamı geliyor veya olması için teklif olduğunda giriyor, kendini fark ediyor.
16:44O yüzden bunlar gelişmiş, eğitilmiş insanın reddettiği şeyler.
16:48Ama unutmayalım, ben bunu savaşlarda gördüm.
16:50Kurbanının kulağını kesen, burnunu kösen, gözünü çıkarıp koleksiyon yapan insanlar olduğu gibi kafasını kesip kuşaktan kuşağa evin bir bölgesinde bir
16:59tabu gibi koruyanlar var.
17:01O kafayı gücürtüp boynunu asanlar var.
17:03İnsan çok karmaşık bir yapı. Coğrafyası tabii ki bir sürü davranışlarını belirliyor ama o haz dediğim olay, o korku dediğim
17:11olay seni biçimlendiriyor.
17:13Yani bu işin hukuksal anlamda cezaya sorumluluğu şu anda İtalya'da süre gelen mahkemelerde alınacak bir karar.
17:20Buna ilişkin uluslararası ceza mahkemesine vereceği bir karar olur mu?
17:24Bu başka devletler tarafından ciddiye alınır mı? Alınır mı bilmiyorum.
17:27Çocuklarla cinsel yaşamı Güneydoğu Asya'da, Tayland'da, Filipinler'de doğal gören ve bunu ticarileştiren bir anlayış vardı.
17:38Avrupalının umurunda değildi bir dönem ama baktılar ki kendi işlerinde yavaş yavaş artık tek başına bir kültürün belirleyici özelliği olmayınca
17:47Fransızların da Güneydoğu Asyalı kadınlarla evlenip o çocukların yaşadığı mağduriyeti görünce Fransa bir karar aldı.
17:53Tayland'da bile pedofiliyi görürsem, bunu belgelersem Avrupalı olsun cezasını veririm dedi.
17:58Birdenbire bir yasa gelişti.
17:59Bu yasalar değişirse olabilir ama unutmayalım.
18:02Gladiatör kültürü diye bir kültür var ve çıkış yeri de Anadolu.
18:06Bunu biz futbol maçlarında görüyoruz.
18:07Takımların o zaferleri için yaptıkları şenliklerde sen biliyorsun ki o havaya sıktığın silahın mermisi yorgun mermi olarak düşecektir.
18:15Hadi hangi kanun, hangi kural sevinç gösterilerde silahı yasaklayabildi mi Türkiye'de?
18:20Sonucu belirli olmasına rağmen yapılan şeyler.
18:23Sonra futratında var diyorsun, kaderdi, öldü diyorsun.
18:25Doğru, adamın kafasında kurşun geldiği zaman onun için kader ama silahı sıkan suçlu değil.
18:31Öyle bir yaptırımı da yok.
18:33Sniper olarak tanımlanan insan avcılarının mermilerini hedef almamak için sürekli koşmak gerekiyor saray borçları.
18:46Bu olay ben biliyordum, gazeteciyim ama daha geniş kitlelere ulaştıran bir meslektaşım.
18:52Kendisini kutluyorum, teşekkür ediyorum.
18:54İşte bazen bazı şeylerin sadece lokal olarak tanımlanıp orada kalmasının da bir anlam olmadığını,
19:01bunun için de basının özgür olması gerektiğini, hukukun da bu yaptırımları daha ciddiye alıp evrenselleştirmesi lazım.
19:11Bu olay evrenselleştirilirse bir anlam ifade eder.
19:14Yoksa dünyada ne kadar sapıklılık olduğunu tahmin edebiliyorum.
19:18Ama çok sapıklığa, sapkınlığa, bağımlılığa tanık olduğum için de biliyorum ki
19:22insanoğlu hakikaten kötü olabiliyor.
19:25Kötü doğuyor mu, kötü oluyor mu tartışma konusu psikiyatrinin ve tıbbın konusu.
Yorumlar