Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
Kayseri tarihini 6 bin yıl öncesine dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve 'Anadolu tarihinin başladığı yer' olarak bilinen Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri'nde kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu kazılarda elde edilen arkeolojik bulguların, Kayseri ve çevresinin binlerce yıl önce günümüzden farklı iklim şartlarına sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Kulakoğlu yaklaşık 5 bin yıl önce bölgede zeytin, enginar gibi özellikle Ege ve farklı bölgelere ait ürünlerin tarımı yapıldığını belirterek, bunun iklimin daha sıcak ve nemli olduğunun önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Kanalımıza Abone Oldunuz mu?
📌 http://bit.ly/IHA-Abone
Kayseri-Sivas kara yolu üzerinde bulunan ve 78 yıllık geçmişiyle Türkiye'nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri'nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kültepe'nin bulunduğu ovanın Kayseri'nin en verimli tarım alanlarından biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, bölgeyi besleyen Gesi, Koramaz Vadisi ve Yeşilyurt gibi mikro havzaların kendilerine özgü iklim özellikleri sayesinde tarımsal çeşitliliğe katkı sağladığını kaydetti. Kazılarda elde edilen bulguların, zeytinin bölgede doğal olarak değil, bilinçli şekilde yetiştirildiğini gösterdiğini vurgulayan Kulakoğlu "Zeytin yetiştiriciliği, o dönemde iklimin buna uygun olduğunu, nem oranının daha yüksek seyrettiğini ve yeterli su kaynaklarının bulunduğunu gösteriyor" dedi. Kapadokya'nın farklı noktalarında benzer iklim özelliklerinin görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kulakoğlu, bugün dahi Talas ve çevresindeki uygun mikro iklim alanlarında sumak gibi Güney Anadolu'ya özgü bitkilerin yetişebildiğini söyledi. Osmanlı dönemine ait kayıtlarda da Kapadokya'da sınırlı ölçüde zeytin yetiştirildiğine dair bilgiler bulunduğunu aktaran Kulakoğlu, Kültepe tabletlerinde ise farklı kalite sınıflarında zeytinyağından söz edildiğini belirtti. Bunun bölgede zeytin üretiminin önemli bir ekonomik faaliyet olduğunu gösterdiğini ifade etti. Kulakoğlu, zeytinin yanı sıra nar ve incir gibi meyvelerin de eski dönemlerde bölgede yetiştirildiğini belirterek, iklim değişikliklerinin tarih boyunca tarım faaliyetlerini şekillendirdiğini söyledi. Eski çağlarda bölgenin temel tarım ürünlerinin buğday, arpa ve diğer tahıllar olduğunu ifade eden Kulakoğlu, günümüzde yaygın olarak yetiştirilen şeker pancarı ve ayçiçeği gibi ürünlerin ise daha sonraki dönemlerde tarıma dahil olduğunu dile getirdi.
İklim değişikliklerinin hayvancılığı da etkilediğine dikkat çeken Kulakoğlu Kültepe tabletleri ile arkeolojik buluntuların keçi, koyun ve sığırın yanı sıra ceylan, geyik ve dağ koyunu gibi av hayvanlarının da bölgede tüketildiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bölgenin doğal yapısının binlerce yıldır büyük ölçüde korunduğunu ifade eden Kulakoğlu "Coğrafya aynı kaldığı için bitki örtüsü, hayvan varlığı ve buna bağlı beslenme kültürünün önemli bir bölümü de günümüze kadar devam etti. Bugün tükettiğimiz birçok temel gıda, geçmişte de bu coğrafyanın insanlarının beslenmesinde önemli yer tutuyordu" diye konuştu.

"Kayseri endemik bitki açısından en zengin bölgelerden birisi"

#haber #sondakika #gündem

-----------------------------------------------------------------------

Bir Çok Merak Edilen Konuda Uzman Görüşlerini Sizlerle Buluşturduğumuz İHA Aktüel Kanalımız 👇
📌 https://bit.ly/IHA-Aktuel

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi
🌐 http://www.iha.com.tr

Sosyal Medya'dan Bizi Takip Edin!

📍 https://facebook.com/iha.com.tr
📍 https://twitter.com/ihacomtr
📍 https://instagram.com/ihacomtr/
📍 https://t.me/ihacomtr
📍 https://www.tiktok.com/@ihacomtr

Bize Ulaşmak İçin 👇
🌐 https://www.iha.com.tr/iletisim

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Aslında Kültepe'nin içinde bulunduğu ova biliyorsunuz Kayseri'nin en bereketli ovası ve gerçekten de bu bölgedeki hem tarla fiyatları
00:09yüksektir hem de gerçekten bereketli bir arazidir.
00:13Ve ayrıca bu ovayı besleyen mesela Gesi, Koramaz Vadisi, Yeşilyurt gibi yerler aslında mikro havzalardır ve oranın iklimi dışarıdaki iklimden
00:26farklıdır.
00:26Aslında Kapadokya'nın bir karakteristiğidir bu ve şimdi şöyle bizim şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda gördüğümüz bazı buluntular üzerinden konuşacak olursak
00:37özellikle günümüzden 5000 yıl öncesinde bu bölgede zeytin yetiştirildiğini anlıyoruz.
00:45Ve zeytin dediğimiz domestike edilmiş yani evcilleştirilmiş yani yetiştiriliyor kendiliğinden yabani olarak oluşan bir şey değil ve burada zeytin yetiştiriliyor.
00:57Zeytin yetiştirmek demek buradaki iklimin ona müsait olması demek, nemin artmış olması demek, yeterli suyu alabilecek bir ortam olması demek.
01:07Ve dolayısıyla belki o tür vadiler bizim bu gizli vadiler, Koramaz Vadisi gibi ya da işte Erkilet tarafı ya da
01:17bu Erciyesi'ne aslına bakarsanız Kapadokya'nın tamamında benzer bir süreç içinde bunları görüyoruz.
01:23Hatta bugün Talas'ta örnek olarak çok iyi biliyorum arkadaşımın bahçesinde var.
01:30Sumak var.
01:32Bu aslında güneydoğunun bitkisi yani Torosların güneyinin bitkisi bu sonuçta.
01:39Ama burada da belli ortamı bulduğunda ilginç bize göre ilginç bitkiler olabiliyor.
01:45Ama aksi takdirde zaten şimdi şöyle Osmanlı kayıtlarına kadar da bakıldığında bu Kapadokya bölgesinde az da olsa zeytin yetiştirdiğini görüyoruz.
01:58Artı biz daha eski çağlarda ise bu kez yazılı belgelerde kalite kalite zeytin yanından bahsediliyor.
02:08Yani demek ki ciddi olarak burada bu tarım yapılmış, yetiştirilmiş.
02:13Onun dışında bizim belki ilginç olarak şu anda her yerde gördüğümüz işte nardır, incirdir gibi ağaçların da meyvelerin de yetiştirildiğini
02:26biliyoruz.
02:27Yani iklimsel değişiklikler aslında insanoğlunun hayatını domine ediyor, kontrol ediyor.
02:34Yani o iklim şartlarında yetişebilecek bitkilerin tarımını da yapıyorsunuz.
02:38Bugün için belki şimdi düşündüğünüzde işte pancardır, ayçekirde, şemsamerdir bunlar modern bitkiler aslında çok yeni bitkiler.
02:49Ama eski çağlarda bizim bu bölgenin asıl hatta beslenmek için gerekli olan meyveleri ya tahılları bildiğimiz bizim buğdaydır, arpadır, bunun
03:03türevleridir.
03:04Ama dönem dönem belli dönemlerde işte o iklime bağlı olarak gelişen sıcaklıklar ya da soğukluklar bizim bu bölgedeki tarımı etkiliyor.
03:17Buna bağlı olarak da yine aynı şeyi tekrar söyleyebilirim.
03:20Aynı şekilde hayvancılık anlamında da o değişiklikleri dönem dönem takip etmek mümkün oluyor.
03:29Örnek olarak bir dönemde av hayvanları yazılı belgelerden geçtiği kadarıyla en azından ceylanıdır, geyiğidir ve diğer bizim bildiğimiz keçi, koyun,
03:40sığır gibi hayvanların yanında böyle daha özel hayvanların da bu bölgede tüketildiğini görüyoruz.
03:48Aslında bakarsanız belki daha çok uzak eskiye gitmeden de Osmanlı çağında da Osmanlı döneminde de burada yine benzer hayvanları görebiliyoruz.
04:00Yani av hayvanlarını ve özellikle de bu geyik ya da ceylan türü av hayvanları ya da dağ koyunları gibi hayvanları.
04:08Biz hem yazılı belgelerde yani bizim Kültepe'deki tabletlerde görebiliyoruz hem de arkeolojik olarak buluntu anlamında bunların kemiklerini ya da bunların
04:18kemiklerinden yapılmış eşyaları görebiliyoruz.
04:23Bu Orta Anadolu'nun karakteristiği ve buna bağlı olarak da aslında aynı yemekleri biz halen tüketiyoruz.
04:33Çünkü coğrafya aynı, hayvan aynı, bitki aynı ve bu bitkilere bağlı olarak biz tarımımızı yapıyoruz ve beslenmemizi de buna göre
04:43ayarlıyoruz.
04:44Şimdi aslında yine bu eski coğrafyayı, eski dünya coğrafyasını çalışan bilim insanları var.
04:52Yani bu eski, bu bölgenin en eski halini bilen coğrafyacı arkadaşlarımız var.
04:58Bu bölge bizim aslında Turan yolu dediğimiz bitkilerin ve hayvanların aktığı bir bölge.
05:09Doğudan, İrandan, Turan'dan gelen polenler, hayvanlar buradan batıya gidiyor.
05:16Kayseri o anlamda şu anda belki Türkiye'deki endemik bitki açısından en zengin bölgelerden bir tanesi.
05:24300'den fazla endemik bitki var bizim Kayseri ili sınırları içinde.
05:30İngiltere'de 20 tane var.
05:33Karadeniz'de daha az.
05:36Yani düşünün aslında bizim bugün için burası bozkır gibi gözükse de gizli gizli vadilerimiz var.
05:44Bir Toros Dağları'nın hemen kuzeyinde olmamız bir avantaj, rüzgarın aktığı bir yer.
05:50Çok çok uzak bölgelerden polenler buraya gelebiliyor.
05:54Yeni bitkiler ortaya çıkabiliyor bölge için.
05:58Ama özellikle de Kayseri'deki şu anda çoğunu biz bilmiyoruz.
06:03Yani yenip yenmeyeceğini bilmiyoruz.
06:07Ama gerçekten 350'den fazla endemik bitkin bir bölgede olması,
06:13hele Orta Anadolu gibi bizim kurak dediğimiz bölgede olması, bozkır denilen bölgede olması aslında şaşırtıcı gelse de normal.
06:22Çünkü bulunduğumuz konum açısından Konya'ya kadar, Konya'dan da Denizli'ye kadar giden kısımda gerçekten böyle bir akım var.
06:33Bu da bu bölgedeki bitki çeşitliliğini arttırıyor.
06:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen