Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:00Müzik
00:18Merhaba sevgili izleyenler. Bir Fikir Durağı programıyla daha sizlerle beraberiz.
00:24Tam da bu saatlerde Ankara'da NATO zirvesi gerçekleşiyor.
00:29Aslında herhangi bir hükümet yetkililerinin buluştuğu bir toplantı olabilecekken öncesinde yaşanan gözaltılarla ve Ankara'nın adeta ablukaya alınarak sıkı yönetim
00:42varmışçasına hareket edilmesiyle beraber bu NATO zirvesi çok daha farklı etkenlere, etkilere sebep oldu.
00:49Özellikle kentte NATO barışın anahtarıdır yazılı pankartlarla yoksul mahallelerin gizlenmesi ve sonrasında akademisyenlerin, gazetecilerin, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin,
01:05yine aynı şekilde demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin peyderpey gözaltına alınmasıyla, neredeyse 500'ü aşkın gözaltı, tutuklama ve ev hapisleriyle bu
01:15NATO zirvesi bugün yine gündemimizde.
01:19Ve bunun akabinde de tabii ki barış ve demokratik toplum süreci var.
01:24Bir taraftan işte savaş zirvesi yapılırken diğer taraftan da savaşın nedenleri, çatışmasızlık süreci ve aslında PKK'nin silah bırakmasının üzerinden
01:36neredeyse bir yıl geçmesi ve hala yasal ve hukuki adımların atılmış olmamasıyla
01:40bugün programımızda bu iki ekseni konuşmaya çalışacağız.
01:45Konuğum NATO'ya hayır koordinasyonu birleşenlerinden Yeşil Sol Parti eşsözlüsü Didem Göçer. Hoş geldin Didem.
01:52Hoş bulduk, teşekkür ederim.
01:54Nasılsın?
01:54İyiyim, sağ olun. Siz nasılsınız?
01:56Bizler de iyiyiz.
01:58Yani bu NATO zirvesi gerçekten bir o hal, sıkı yönetim haliyle ilerliyor şu anda.
02:05Ama siz çok daha öncesinde, Haziran ayında bir koordinasyon kurdunuz ve NATO'ya hayır dediniz.
02:10Buradan başlamak istiyorum.
02:12Neden böyle bir koordinasyon ihtiyacı duydu?
02:15Niçin NATO'ya hayır diyoruz?
02:17Şöyle, NATO bir savaş örgütü öncelikle.
02:21Bunu hepimiz kabul ediyoruz zaten.
02:23Yıllar önce de NATO zirvesi Türkiye'de yapılmıştı ve o günde hatırlarsınız belki inanılmaz bir şiddet uygulanmıştı NATO'yu protesto edenlere.
02:32Yeniden NATO'nun Türkiye'ye gelmiş olması da yeniden tabii ki protestolara sahne olacak.
02:39Biz NATO'ya hayır diyoruz çünkü NATO tüm dünyada aslında savaş örgütü.
02:45Hiçbir yere barış getirdiği ya da güvenlik sağladığı vesaire gibi bir durum söz konusu değil.
02:52Bunun da aslında emekçiler, kadınlar, öğrenciler, kitleler farkındalar.
02:56Bu yaşananlar da bunu gösteriyor zaten.
02:58Bir barış örgütü olsa herhalde bu kadar sıkı yönetim ilan edilmezdi.
03:02Gerçekten korkuyorlar.
03:03O yüzden de Ankara'da olağanüstü hal ilan edilmiş durumda.
03:07İnsanlar evlerinden çıkmaması isteniyor.
03:10İşte etraf bildiğiniz gibi böyle şeye bulandı sanki çok güzel bir yermiş gibi gösterilmeye çalışılıyor vesaire.
03:17Biz NATO'nun buraya hiç de barışçıl bir toplantı için gelmediğinin farkındayız.
03:23Türkiye'de NATO'da olmak istiyor.
03:25İşte biliyorsunuz İran Savaşı'yla da şöyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor.
03:30NATO'da olmasaydık başımıza neler gelirdi?
03:33Bu tamamen bir ilüzyon.
03:35Çünkü biz biliyoruz ki NATO asıl olarak savaşların sebebi.
03:38Mesela Ukrayna Savaşı'nda da gördük.
03:41NATO'nun kendisi savaşın çıkarılmasında bir rol oynuyor.
03:47O yüzden de hiçbir halkın güvenliğini sağlayacak bir örgüt olmadığını düşünüyoruz.
03:52Bu yüzden de bu platform kuruldu.
03:55Gerçekten Ankara'da engelleyebilirler ama Türkiye'nin her yerinde NATO'ya karşı gösteriler.
04:00Düzenleniyor bildiğiniz gibi.
04:01Günlerdir düzenleniyor.
04:02Düzenlenmeye de devam edecek.
04:04Aslında bu kadar çok gözaltı furyası sürerken yani 12 ilde zannediyorum çokça gözaltılar yaşandı bir ay boyunca.
04:13Ama siz buna rağmen hafta sonu yine Kadıköy Boğa Heykeli'nin orada çok kalabalık, pek çok yine sivil toplum kuruluşunun,
04:23siyasi partinin olduğu bir yürüyüş gerçekleştirdiniz.
04:26Yani buradaki o, hani o hep söyleriz ya korku duvarlarının yıkılması, o motivasyon nasıldı?
04:34Yani bekliyor muydunuz Kadıköy'de o kadar büyük bir kalabalık?
04:37Şöyle aslında bekliyorduk çünkü sabah saatlerinde de yapıldı biliyorsunuz İstanbul'da 58 ayrı adrese eş zamanlı baskın yaptılar.
04:47Bu hani hep söylüyoruz gerçekten de baskı, gözaltı, şiddet bizi yıldıramaz, yıldırmayacak da.
04:54Oraya gelen kalabalık belki de bu baskınlar nedeniyle daha da fazlaydı öyle söyleyeyim.
04:59Çünkü bir tepki şeyi vardı.
05:01Ben ilk defa Kadıköy'de bu yürüyüş yapılırken etraftaki insanların da çok dikkatle izlediğini ve birçoğunun katıldığını gördüm.
05:09Çünkü hani NATO dediğimiz şey bir savaş örgütü ve bunun için insanların sabah evlerine basılması, gözaltına alınması ve biliyoruz ki
05:18bırakılmayacaklar NATO bitene kadar.
05:21Böyle de bir durum var.
05:22Tam anlamıyla gerçekten hiç kimseyi yıldıramıyor.
05:25Tersine daha da fazla insanın tepkisini çekmiş durumda diye düşünüyorum.
05:29Şimdi bu düzenlenecek olan NATO zirvesi 3.0 olarak geçiyor.
05:35Bunun anlamı ne yani?
05:36Burada stratejik olarak 3.0 denmesinin sebebini açabilir miyiz acaba?
05:42Niye böyle bir adlandırma geldi?
05:44Şimdi herhalde bu birazcık yeni bir aşamaya geçmesiyle alakalı diye düşünüyorum ben.
05:49NATO'nun da geçmişten yeni dönemde de aslında ekonomik bir sıkışmışlık var tüm dünyada bildiğiniz gibi.
05:56Bu ekonomik sıkışmışlığı tam anlamıyla savaş ekonomisiyle aşmaya çalışan bir Amerika, Avrupa örgütleriyle karşı karşıyayız.
06:06Ne zaman ekonomik anlamda böyle bir sıkıntıya girseler silah sektörü, silah sanayi, zaten biz fosil yakıtlarında bu silah sanayiyi beslediğini
06:16biliyoruz.
06:16Bunlarla bu krizden çıkma yolunu deniyorlar.
06:20Amerika'nın tam olarak yaptığı şey dünyayı terörize etmesi ve savaşları yaygın hale getirmesi, savaş sanayiye bütün ülkelerin yatırım yapmasını
06:29sağlamak istemesi.
06:31Herhalde bunu bunu anlatıyor.
06:33Yeni dönemde de böyle bir ekonomik boyuta geçmiş durumda diye düşünüyorum.
06:37Şimdi bu ekonomik boyut çok önemli çünkü aynı zamanda yine bu işte NATO zirvesi öncesi Ankara'daki hazırlık diyeyim yani yaptıkları
06:47işte o makyajlama hali,
06:49bütün o paravanlar, yoksul mahallelerin örtülmeye çalışılması, taksicilerin tek tip giyinmesi yönünde,
06:56işte kararlar alınması, dikey bahçecilik uygulamaları yani daha NATO'ya aktarılacak bütçe ve savaş bütçesi dışında daha onun öncesinde zirve
07:06için bile çok büyük bütçeler ayrıldı.
07:10Ve tabii ki siz de biliyorsunuz yine buna da çok büyük bir tepki yükseldi.
07:15Çünkü asgari ücretin bile açık sınırının kat be kat altında olduğu, genel işsizliğin %30'ların üzerine çıktığı bir süreçte
07:23bu kadar çok savaşa pay ayrılmasının ardında yani neyi görmek gerekiyor?
07:30Burada yükselen o hani korku duvarlarının yıkılmasında, NATO'ya karşı eylemlerde ekonomik boyut ve savaş ekonomisiyle yoksulluk arasındaki ilişki nedir
07:38diyeyim.
07:39Şöyle insanlar bunu fark ediyor artık gerçekten.
07:42Bildiğiniz gibi NATO bütçelerinin %5'ini istiyor ülkelerden.
07:46%5 birçok ülke için çok büyük bir rakam.
07:49Dediğiniz gibi biz uzun zamandır asgari ücretli insanların geçilemediği, asgari ücretin her ay eridiği bir gündemle meşgulüz.
08:00Şimdi insanlar da bu NATO harcamalarını görüyorlar.
08:04%5 bütçenin ne anlama geldiğinin de farkındalar.
08:07Aynı zamanda da Amerika bize bir vaatte bulunuyor biliyorsunuz.
08:11İşte savaş motoru satacağını, bir güzellik yapacağını.
08:15Şimdi sanki bunu bedava verecekmiş gibi anlatıyorlar ama Türkiye %5'den de daha fazlasını aslında güvenlik gerekçeleriyle buraya ayırmak istiyor.
08:25Şimdi şöyle söylüyoruz.
08:26Evet İran'da bir savaş vardı, etrafımızda savaş var ama bunları silahlarla aşmak mümkün mü?
08:32Yani silah ekonomisiyle barış getiremeyeceğimiz kesin.
08:36Daha fazla silahlanma, daha fazla silaha pay ayırma hiçbir yerde barışı getirmiyor.
08:41Tam tersine daha fazla savaşı tetikliyor ve daha fazla savaş çıkmasına neden oluyor.
08:47Şimdi biz emekçiler hem çalışarak yoksulluk içinde yaşayacağız ama bizim güvenliğimizi sağlama aldatmacasıyla da bu bizden aldıkları vergileri savaş ekonomisine
08:58yatıracaklar.
08:59Ben şöyle düşünüyorum.
09:00Savaşa yatırılan para kesinlikle çöpe giden para demek.
09:04Yani hem paranızı veriyorsunuz hem de etrafı ne kadar mahvettiğimizi düşünelim.
09:11Doğayı, çevreyi, savaş bittiğinde bile ekolojiye verilen zarar ve yıkım yıllarca sürmeye devam ediyor.
09:20Yani insanlar yaşam alanlarından oluyor, çevre kirleniyor, su kirleniyor, gıda kirleniyor.
09:26Bunun vermiş olduğu zarar inanılmaz boyutlarda.
09:29Birazcık insanlar artık bunları fark ediyor.
09:31Geçmişte olduğu gibi değil.
09:33Hani hep işte bir Yunan düşmanlaştırması vardı bize karşı.
09:38Şimdi işte Orta Doğu'daki savaş kullanılıyor.
09:41Ama halklar artık görüyor ki bizim kimseyle bir derdimiz yok.
09:45Hiçbir halkla derdimiz yok.
09:47Ne Yunan halkıyla, ne İran'la, ne Ermenistan'la.
09:51Bunların hiçbiriyle bizim hiçbir sorunumuz yok.
09:53Bunlar tamamen sermayenin bizi kullanarak savaş ekonomisini canlandırmasını,
09:59işte sermaye birikimini arttırmaya yönelik adımlar.
10:03O yüzden de tepkiler gitgide daha da fazla artıyor.
10:06O zaman bu savaş bütçesi dediğimiz zaman kimlerin cebinden çıkıyor?
10:12Tamamen vergi ödeyenlerin cebinden çıkıyor.
10:15Bildiğiniz gibi biz çalışanlar, emekçiler, kadınlar, gençler zorunlu vergi ödüyoruz.
10:20Ancak büyük şirketler bu vergilerden muaf tutuluyor çoğu zaman.
10:25Teşvikler, işte birçok devletten aldıkları sübvansiyonlar vesaire hiçbir zaman bu bedeli ödemiyorlar.
10:33Tamamen yüzde doksanın diyelim çalışan yüzde doksan kesimin cebinden çıkan paralarla yapılıyor.
10:39Peki o zaman bu paralar bizlerin cebinden çıkıyorsa niye buna hayır dememiz bu kadar çok suçlulaştırılıyor?
10:46Şöyle bu işte kapitalismin genel bir problemi asıl olarak.
10:51Çalışmak hep yüceltiliyor.
10:54İşte evet çalışıyoruz ülkemiz için, ülkemizin güvenliği için, ülkemizin varlığı için, ülkemizin zenginleşmesi için.
11:01Ama biz hiçbir zaman zenginleşmiyoruz.
11:03Tam tersine sermaye daha çok biriktiriyor, daha çok zenginleşiyor ve var olan para da 3-5 kişinin elinde toplanıyor.
11:11Ama bu genel olarak topluma bir zenginlik olarak yansımıyor.
11:15Tam olarak da geleceğimiz karartılıyor.
11:17İşte biz yaşam alanlarımızdan oluyoruz.
11:20Daha çok silah ekonomisine yatırım demek, daha çok maden sahası demek, daha çok ekolojik yıkım demek.
11:27Bunlar da tam tersine gene bizi vuran şeyler.
11:30Peki şimdi biz az önce siz de söylediniz artık bu daha çok fark ediliyor diye.
11:36Sonuçta bizlerin görevi de gazeteciler olarak, haberciler olarak bunu teşhir etmek.
11:40Yani savaş ekonomisinin verdiği zararları, ekolojik yıkımları.
11:43Siz de aslında siyasi parti olarak bunu misyon ediniyorsunuz.
11:47Yeterince teşhir edilip yeterince anlatılabildiğini düşünüyor musunuz?
11:52Şöyle, yeterince anlatabilmemiz mümkün değil.
11:55Sizin gibi alternatif gazeteciler sayesinde ancak bu mümkün.
11:58Bildiğiniz gibi sermayenin yayıncılığı, televizyonları, radyoları bizden çok daha güçlü şu anda.
12:06Ama bizim de insanlara ulaşma yollarımız çeşitlenmiş durumda.
12:11Gerçekten de insanlar artık alternatifi de izlemeyi kendilerine rol edindiler.
12:17Bu güzel bir şey.
12:18Biz elimizden geldiğince bulunduğumuz her alanda bunları birbirine bağlayan şekilde,
12:25yani bugün bildiğiniz gibi ekoloji hareketi de, kadın mücadelesi de, gençlik hareketi de,
12:32hiçbiri birbirinden bağımsız değil.
12:34Tam olarak hepsi birbirinin içine geçmiş durumda.
12:36Bu mücadeleler kapitalizmin bütün alanlarından bir şekilde bağlantılı durumda.
12:45O yüzden verilen mücadelenin de ortak olması gerekiyor.
12:48Bunu da her bulunduğumuz alanda elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz.
12:53Tüm bunlar yapılırken ama işte bütün bu bahsettiğiniz örgütler, yapılar,
12:57yani iktidarın söylemiyle ya da egemenlerin söylemiyle diyelim,
13:02güvenlik gerekçesiyle zapturapt altına alınmaya çalışılıyor.
13:06Şimdi burada güvenlikle hak, yani ifade özgürlüğü hak arasında,
13:10haklarımız arasında nasıl bir denge kurmak lazım?
13:14Ya şöyle, güvenlik gerekçesi dediğim gibi, en başta da söylediğim gibi tamamen bir ilizyon.
13:19Yıllarca bu ülkede, Kürt sorununda da bildiğiniz gibi bir güvenlik gerekçesi önümüze getirildi.
13:25Şimdi o ortadan kalkmış durumda.
13:27O zaman neden biz daha fazla silaha yatırım yapmak zorunda olan bir ülkeyiz?
13:32Bunu bir düşünmemiz gerekiyor.
13:34Hani barış diyoruz, bir süreç devam ediyor.
13:38Silahlar bırakılmış durumda.
13:39O zaman Türkiye'nin silaha yatırdığı bütçenin de biraz azalıyor olması,
13:43doğru orantılı bir şekilde azalıyor olması gerekiyor.
13:46Ama tam tersine bildiğiniz gibi, işte yerli ve milli adı altında daha da fazla silah ve bomba vesaire gibi füzeler
13:56üretmek üzerine yatırım yapılıyor.
13:58Türkiye bütçesinin büyük bir kısmı buralara aktarılıyor.
14:01Biz bunları doğru bulmuyoruz.
14:03Güvenlik dediğimiz şey tamamen ilizyondan ibaret.
14:06Hani bizi, insanları bununla ikna etmeye çalışıyorlar.
14:10Sonuç olarak NATO'nun güvenliğini sağlamak için, hani bizden korumalarına gerek yok.
14:14Düşünsenize hiçbirimizin silahı yok.
14:17Ankara'da ben inanmıyorum ki silahlı bir protesto ya da bilmem ne düzenlensin.
14:23Bu güvenlik gerekçesi olamaz.
14:25Tam anlamıyla bunların görünmemesi gerektiği, protesto ile barışçıl ve tam da protesto ve eylem hakkını kullandırtmamaya yönelik bir baskı olsa
14:37olsa.
14:38Hiçbir güvenlik gerekçesi olduğunu düşünmüyorum.
14:40Aslında çok güzel bir noktaya geldin.
14:42Yani şimdi bir buçuk seneye aşkındır Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla başlayan bir süreç var.
14:48Barış ve demokratik toplum süreci.
14:50Ve bunun karşısında işte Kürt Özgürlük Hareketi'nin silahlı mücadeleyi sonlandırması,
14:56hatta 11 Temmuz'da silahları yakma serotonisinin de yıl dönümüne yaklaşıyoruz.
15:01Ve bütün bunlar hem iktidarın işte bu zamanı kadar ki yani bu NATO operasyonlarında da gördüğümüz icraatları ve söylemlerinde sadece
15:12bir çatışmasızlığa indirgenmeye çalışılıyor.
15:16Bunu çatışmasızlık sadece silahların susması zemininden barış ve demokratik toplum zeminine o süreci çekmeye çalıştığınızda bir süreç var.
15:26Nasıl görüyorsun bu geçtiğimiz bir yılı bu NATO ile beraber barış ve demokratik toplum sürecinde şu anda konuştuğumuz tablo ne
15:36söylüyor bize?
15:37Şöyle biz bir kere bu barış ve çatışmasızlık sürecinin bile çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz.
15:44Gerçekten bir buçuk iki yıldır kimse ölmüyor.
15:47Bu bir kere başta başına çok kıymetli.
15:51Geldiğimiz noktada da silahların bırakılmış ve demokratik topluma geçiş aşamasının çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor.
16:00Çünkü Türkiye uzun yıllar boyunca gerçekten çok yıkıcı bir savaş ortamındaydı.
16:07Bunun bitiyor olması ve Kürt halkının artık yok sayılmaması, kimliğinin tanınması, ana dilinin tanınacak olması bizim için umut verici.
16:17Süreç istediğimiz hızda ilerlemiyor hepimizin bildiği gibi.
16:22Ama bu da herhalde birazcık normaldir diye düşünüyoruz.
16:25Çünkü uzun bir çatışmalı dönemden böyle bir ara döneme geçiş ve oradan da demokratik toplumun inşa edilmesi çok kolay olmayan
16:34süreçler.
16:34Biz çok umutluyuz bu konuda.
16:36Kürt halkının bu süreci başarıyla yürüttüğünü de düşünüyoruz açıkçası.
16:42Ancak iktidar gene güvenlikçi politikaları öne sürerek gerçekten biraz daha ağırdan alma, işi biraz daha sürüncemede bırakma gibi yöntemler izlediğini
16:52görüyoruz.
16:52Bunun karşılığında ise asıl olarak hepimizin çok daha örgütlü davranması gerekiyor.
16:58Gerçekten çünkü bu barış süreci bütün halklar için çok önemli.
17:04Bunu başarıya ulaştırdığımızda Türkiye'nin yeni yüzyılının önünün daha da açık olacağını görüyoruz.
17:09Ancak bu iktidarın ya da devletin çok da isteyerek yapacağı şeyler değil.
17:15Dediğim gibi örgütlülüğümüzün çok güçlü olması bu sürecin başarıya ulaşmasından en önemli noktalardan biri olacaktır.
17:22Bu sürecin senin söylediğin gibi iktidarın icraatları da var ama yine de en çok eleştiri alan kısımlarından birisi de aslında
17:32bu iktidarla demokratikleşme nasıl olacak?
17:35Ama bir taraftan baktığımız zaman da bu eleştiriler de çok da haksız değil.
17:39İşte stand-upçıların, komedyenlerin, tema vakfı gönüllülerinin, akademisyenlerin yani son 15 günde bile yani her kesimden herkesin susturulmaya çalıştığı bir
17:52süreç.
17:52Onun dışında tabii ki programlarımızda yine çokça konuştuk.
17:56Madenler, HES'ler, RES'ler, bütün bu projeler, yaşam alanlarının sürekli olarak tahrip ediliyor oluşu.
18:04Gerçekten bu iktidarla bu demokratikleşme meselesi nasıl yürüyecek?
18:08Yani burada nasıl süreci oraya çekmek için daha çok inisiyatif almak ya da neler yapmak gerekiyor?
18:15Şöyle, bu iktidarla bu süreç nasıl yürüyecek meselesinde, şimdi bu iktidardan başka şansımız yok.
18:22Keşke iktidar değişmiş olsaydı da farklı bir iktidarla bu süreç yürüyor olsaydı daha güzel olurdu.
18:27Ama bu bir tercih meselesi değil bildiğimiz gibi.
18:30Barış süreci her türlü kıymetli.
18:33Yani bunu korumamız ve gerçekten sürmesi için elimizden geleni yapmamız lazım.
18:39Peki nasıl olacak meselesindeyse, iktidar tabii ki şu anda muhalefeti bastırmak üzere inanılmaz zor yöntemini kullanıyor.
18:49Özellikle seçimlerde aldığı yenilgiden sonra, çünkü muhalefetin ortak mücadelesiyle alınmış bir yenilgiydi.
18:56Bu onu farklı yöntemlere itmek zorunda bırakıyor.
19:01Bugüne kadar seçimlerde hiç yenilmemişti.
19:05İkincisi de bir dünya gerçekliği var.
19:08Gerçekten Türkiye sıkışmış durumda.
19:10Orta Doğu'da, işte bölgede, ekonomik anlamda bu savaşı artık sürdüremez hale geldi.
19:17Bunu da görmemiz lazım.
19:19Yani ikili bir yöntem var.
19:21İktidar da buna mecbur bir taraftan.
19:25Hani çok fazla demokrasi istemiyor olsa da demokratik olmayan bir sistemde seçimlerle iktidarda kalması mümkün değil.
19:33Ya seçimsiz bir yönteme doğru gidecek ki bunu şu anda istediğini düşünmüyorum açıkçası.
19:40Çünkü en büyük AK Parti'nin övündüğü şey ben seçimlerle iktidardayım.
19:45İşte hep yüksek oy aldım.
19:46Ancak bu oyları düşmeye başladığında bu baskı yöntemini yükseltti.
19:50Bunun karşılığında yapılacak şey ise gerçekten örgütlenmek.
19:54Şimdi AK Parti iktidarının 20 küsur yıllık deneyiminde AK Parti'ye oy verenlerin de artık şikayetçi olduğunun farkındayız.
20:02Biz senin mahallem benim mahallem demeden gerçekten bütün kadınlar, bütün emekçiler AK Parti'ye oy vermiş ama bunun zulmünü yaşayan
20:13insanlarla da birlikte bu mücadeleyi yürütmemiz gerekiyor.
20:16Asıl bu işin kırılacağı nokta o.
20:19Çünkü desteksiz kalan bir AK Parti bu şeyi sürdüremeyecektir.
20:25Bu antidemokratik uygulamaları, bu baskı sürecini, bu muhalefeti parçalama, bölme yöntemini sürdürüp sürdürememesi bizim mücadelemize bağlı.
20:35Bu mücadeleyi büyütmek bizim gerçekten de örgütlülüğümüzü çok güçlü kılmamızla alakalı diye düşünüyorum.
20:43Peki bu çerçeve yasa da şu an çok gündemli.
20:46Daha çıkacak Temmuz ayı.
20:49Demokratik olmayan bir çözüm süreci mümkün mü?
20:52Yani bu yasaların demokratik olmaması gibi bir ihtimal var mı sence?
20:56Şimdi şöyle söyleyelim.
20:58Demokratik olmaması gibi ilk çıkacak yasanın mümkün olabilir.
21:03Şöyle demokratik olmaması demeyelim de tüm demokrasi alanlarını kapsamayabilir ilk etapta.
21:08Çünkü bu ilk aşama diye söylüyoruz.
21:11İlk aşamada acil çıkması gereken maddeler çıkar.
21:17Sonrasında ise adım adım demokratikleşmek zorunda.
21:21Demokratikleşme olmadan bir barış sürecinin devam etmesi mümkün değil.
21:25Ama bu barış sürecinin de demokrasiyle birlikte gidebilmesi dediğim gibi mücadelenin güçlendirilmesiyle alakalı.
21:35Biz şöyle görüyoruz.
21:36Masada bir müzakere yürüyor.
21:39Bu bizden bağımsız.
21:41Ama sahadaki mücadele bizimle alakalı.
21:44Bizim yapacaklarımızla alakalı.
21:46O yüzden toplumun bu süreci ne kadar çok sahiplenmesini sağlarsak,
21:51her iki taraftan da hem Türkler hem Kürtler olarak bu süreci yeterince sahiplenirsek,
21:57iktidarın eline bırakmamış oluruz.
21:58NATO zirvesi protestolarında peki bunu gördün mü?
22:02Kesinlikle gördüm.
22:03Ben iki tarafında NATO protestolarına çok ciddi katkı sağladığını görüyorum.
22:09Gerçekten de bu NATO'nun gelişinin iki taraf içinde barışçıl olmadığının farkındayız.
22:14NATO çünkü buraya tamamen sermaye odaklı,
22:19tamamen sermaye endeksli silah sanayinin güçlenmesi amacıyla geliyor.
22:24Silah da ne Türklerin ne Kürtlerin yararına olmayan bir şey olduğunu iki tarafta çok iyi biliyor.
22:30Protestolarda peki bu yeterince açığa çıktı mı?
22:33Yani protestolarda yeterince açığa çıktı mı?
22:36Ben İstanbul'dan bakarak söyleyeyim.
22:39Evet protestolara katılım bence iki taraf açısından da değerli.
22:43Dün Kadıköy eyleminde de vardı DEM Parti.
22:48Bütün toplantılarda da protesto organizasyonunda da yer alıyor açıkçası.
22:53Ben evet onların da yeterince sahiplendiğini düşünüyorum.
22:56Neden buranın altını çizmek istedim?
22:58Çünkü birçok takvim de hep bu NATO sonrasına bırakılıyor.
23:01Muhtemelen bu NATO zirvesinde de zaten Orta Doğu'daki politikalar,
23:05gerek savaş stratejileri ama gerekse de bence iç siyaseti Türkiye'nin konuşulacaktır.
23:11Kürt meselesinin demokratik çözümü ekseninde.
23:14Ve dolayısıyla bundan sonrasında aslında bizi neler bekliyor onu da biraz anlamak için.
23:19Yani halkın burada gösterdiği basınç çok önemli.
23:23Belli ki çünkü iktidar da bundan korkuyor ve sürekli olarak o yüzden susturmaya çalışıyor.
23:30O yüzden bunu sormak istiyorum.
23:32Yani NATO sonrasında neleri göreceğiz sence?
23:36Nasıl günler bizi bekliyor olacak bu zirveden sonra?
23:38Nasıl tartışmalar?
23:39Şimdi NATO gerçekten dediğim gibi Türkiye'ye bir silah ve şey anlamında, ekonomik anlamda bir güç vermek şeyi.
23:51Yani Tayyip Erdoğan buradan bir güç alarak çıkmak istiyor açıkçası.
23:54Ancak Amerika'nın vermiş olduğu bu destek ya da işte silah sanayine göndereceği motorlar vesaire
24:02iç barışı ve bu çıkacak yasaları etkilememesi gerekiyor.
24:06Yani toplumsal muhalefet artık güvenlikçi politikalarla kendini ifade etmiyor.
24:14Dediğimiz gibi ekonominin, yoksulluğun bu kadar diplere vurduğu bir ülkede
24:18Tayyip Erdoğan, biz Amerika'nın desteğini aldık şu kadar silah sanayine yeni şey üreteceğiz,
24:26silah üreteceğiz, yeni füzeler, yeni gemiler vesaire üreteceğiz demesi
24:31asgari ücretli hiç kimsenin tatmin olacağı bir durum değil.
24:35Bizi tatmin edecek olan şey gerçekten bu savaşın bitmesi ve Türkiye'deki demokratikleşme adımlarının bir an önce atılması.
24:43Çünkü insanlar artık ekonomik olarak çökmüşken, siyasal anlamda, demokratikleşme anlamda bu kadar geri bir pozisyondayken
24:52bu desteğin onun gerçekten yükselmesi ya da güçlenmesine yarayacağını ben düşünmüyorum açıkçası.
25:00Peki o zaman temel adımlar sence ne olmalı?
25:03İlk önce görülmesi gereken işte hani gündemleri konuşuyoruz.
25:07İki gün önce Kuyu tipi hapishane dediğimiz yüksek güvenlikli hapishanede
25:12aslında daha normal bir hapishaneye sevkinin gerçekleşmesini beklerken yapmış olduğu uzun açlık greviyle yaşamını yitiren Gökhan Türkoğlu var.
25:21Ve bunun gibi aslında pek çok cezaevlerinde sorunlar var.
25:26Yine aynı şekilde Deniz Göktaş da belki birçok farklı kesimin yeni duyduğu
25:34ama bizlerin çok uzun süredir tartıştığı yine Kuyu tipi hapishaneler de şu an tutuluyor ve tekrar Kuyu tipi hapishaneler gündeme
25:41geldi.
25:42O yüzden bu temel adımları nerelerden nasıl görmek gerekiyor?
25:46Şimdi öncelikle gerçekten aylardır, yıllardır söylediğimiz bir şey var.
25:51Ahim kararlarının bir an önce uygulanması gerekiyor.
25:54Onun dışında hasta tutsaklar meselesi var.
25:56Bir an önce hasta tutsaklar meselesinin halledilmesi gerekiyor.
26:01Kuyu tipi cezaevleri son dönemde çıkarılan bildiğiniz gibi yerler ve insan haklarına aykırı.
26:08Bir kere Türkiye'nin bir an önce bu insan hakları sözleşmesine geri dönmesi gerekiyor.
26:13Bunlar temel adımlar.
26:14Yani bu süreç olmasa da yapılması gereken adımlardı.
26:17Ancak böyle bir süreç yürütülürken hala bunların gündeme alınmamış ve uygulanmıyor olması gerçekten çok büyük bir acı.
26:25Bunu yapmadığı sürece gerçekten bu sürecin doğru bir şekilde ilerlemesi de mümkün görünmüyor.
26:31Ancak bu ben çıkacak yasayla birlikte bunların da teker teker çözülmesi gerektiğini düşünüyorum.
26:38Çözüleceği yönünde inancımı da koruyorum.
26:41Bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.
26:44Gerçekten ilk adımlar bunlar.
26:46Bunun dışında demokratik alanda bir süre atılması gereken adım mevcut.
26:51Bunların hepsini görüyoruz.
26:52Ancak hiçbiri kendiliğinden olmayacak.
26:55Gerçekten bu alanlardaki mücadeleyi yükseltmek gerekiyor.
26:58Şimdi bu yüzyılda hala böyle bir kuyu tipi cezaevinde açlık grevinde ölen bir kişinin olması hepimizin kanayan yarası.
27:09Bir kadın daha açlık grevinde bildiğim kadarıyla onun durumu da kötü.
27:14Bir an önce bu meselenin çözülmesi gerek.
27:17Burada birazcık da aslında sosyolojik boyutu da konuşalım istiyorum.
27:20Çünkü sen de biliyorsundur geçmişte yani belki bundan 10-15 yıl önce açlık grevleri olduğunda çok daha büyük dayanışmalar, ses
27:32yükseltme.
27:32Evet hala belli bir kesimin işte NATO'ya karşı da konuşuyoruz bunu.
27:36Kurulan koordinasyonlar aynı kesimler aynı şeylere ses çıkartıyor ama bir taraftan da sosyolojik olarak sanki bunları birazcık olağanlaştırdık mı?
27:45Ne dersin?
27:46Yani aslında olağanlaştırmadık ama insanların büyük bir baskı altında ses çıkarmaları gerçekten bazen Deniz Göktaş gibi oluyor.
27:55Öyle diyelim.
27:56Tam umut bitti dediğimiz bir noktada Deniz Göktaş çıktı mesela.
28:01Genç bir komedyen.
28:03Gerçekten de eğer izlediyseniz programını her alana değinmiş.
28:08Her alana söz söylüyor.
28:10Gerçekten benim için büyük bir umut vadetti.
28:13Hani bazen diyoruz ya gençler yeterince politika ile ilgilenmiyor, siyasete girmiyor vs. diye.
28:18Aslında öyle değil.
28:19Bazı patlama noktaları oluyor ki o zaman bu insanları durdurmak mümkün değil.
28:24Şimdi bu mücadele alanları da dediğin gibi biraz sıkışmış, biraz daralmış gibi görünse de büyük bir potansiyel birikmiş durumda.
28:33Filistin direnişini burada nerede görüyorsun?
28:35Yine orada da çünkü çok böyle Filistin için bin genç oldukça gündemdeydi.
28:39Evet Filistin bütün dünyada bildiğiniz gibi asıl olarak mücadele alanı.
28:44Çünkü Filistin tüm dünyanın kanayan yarası.
28:49Bütün Avrupa'nın ikiyüzlülüğünü gösterdiği nokta.
28:52Yani bütün insan hakları örgütlerinin, bütün uluslararası af örgütünden tutun şeye kadar hiçbir şey yapamadığı,
29:00bu savaşı durduramadığı, vicdanları kanatan bir yer.
29:04Bizim iktidarımız Filistin'le ilgili ikiyüzlü davranıyor.
29:07Yani hem Filistin'e destek olduğunu söylüyor, diğer taraftan da ticareti hiçbir şekilde kesmemiş durumda.
29:14NATO zirvesi de aslında tam bunun fotoğrafı gibi değil mi?
29:16Kesinlikle, kesinlikle.
29:18Yani NATO'da Filistin meselesi konuşulacak mı diye şimdiden merak ediyoruz.
29:23Yani iktidar Filistin'le ilgili ne söyleyecek, ne yapacak merak ediyoruz.
29:27Filistin'le Bin Genç'in direnişi de gerçekten çok önemli.
29:32Onlar da bu mücadeleyi yürütüyorlar.
29:35Ancak onlara yapılan baskı da çok büyük bildiğiniz gibi.
29:39Şimdi bu baskıyla birlikte çok kitleselleşemiyor olması, bu mücadele alanlarının kaybolacağı anlamına gelmiyor.
29:47Bunların hepsinin birleşmesi ve birlikte mücadele eder hale gelmesi çok kıymetli.
29:53Aslında bu NATO zirvesinin şu an gerçekleştiği tarihte çok çelişkili.
29:58Yani bir tarafta işte bir savaş örgütü, diğer tarafta da Türkiye'nin iç siyasetinde özellikle hatta Orta Doğu siyasetinde de
30:08bir buçuk yıldır konuştuğumuz
30:10yani silahların yakıldığı bir yerde, yani silahların olduğu bir savaş stratejisinin hala sürdürülmeye çalışılması.
30:18Yani bu ikisi arasındaki çelişkiyi nasıl görmek lazım?
30:20Tam da burada çelişki yok aslında.
30:23Hani biz diyoruz ya silahlar yakılıyor, ne gerek var tekrar silahlanmaya ve bu bütçeye?
30:29Onların gerçek fikirlerini ortaya döküyor asıl olarak.
30:32Savaşsız bir dünyada sermayenin ayakta durma şansının olmadığını büyük kitlelere göstermek için iyi bir yöntem diye düşünüyorum.
30:41Çünkü NATO bir silah sanayi örgütü diyebiliriz.
30:46Silah sanayiyi besleyen, silah ekonomisini besleyen bir örgüt.
30:51Burası bütün kitlelere aslında gerçekleri anlatıyor.
30:55Hani diyorlar ya güvenlik için, ülkelerin güvenliği çok önemli.
31:00Güvenlik için NATO'da olmalıyız.
31:02Bu yalanın tam da teşhir edildiği bir zaman dilimi diye söylemek lazım.
31:07O zaman nasıl bir güvenlik olmalı?
31:09Şöyle halkların kendi güvenliği olmalı.
31:12Biraz önce de bahsettiğim gibi biz emekçiler, Yunan emekçileriyle, Yunanistanlı emekçilerle, İranlı emekçilerle, Suriyeli emekçilerle, Ermeni emekçilerle hiçbir sorunumuz yok.
31:26Yani savaşı gerektirecek bir durum da yok.
31:29Bu tamamen insanlara empoze edilen bir söylem.
31:35Biz kendi güvenliğimizi yerel halklar olarak sağlayabiliriz.
31:39Bizim için güvenlik demek asıl olarak şu anda temiz su demek, enerji adaleti demek, iklim adaleti demek.
31:47Biz bunları kendimiz yerel örgütlerimizle sağlayabiliriz.
31:51Uluslararası alanda silahlanıyor olmak bizi korumuyor.
31:54Biz bunu gördük Ukrayna'da, Rusya'da, İran'da, Suriye'de gördük.
31:58Çok silah çok fazla koruma sağlamıyor.
32:01O zaman ekoloji ve kadın eksenli enternasyonel mücadeleyi burada nasıl daha da genişletmek, yükseltmek lazım?
32:08Yani hem Türkiye'de yürüyen sürecin içerisinde bu iki damar nasıl işliyor?
32:14Hem de bunun enternasyonel bir mücadele haline gelmesi için de daha fazla neler yapmak lazım?
32:20Ya da bu yönlü çalışmalar ne durumda değil?
32:22Şöyle, Halkların İklim Zirvesi var.
32:24COP31 Antalya'da yapılacak bildiğiniz gibi bu sene Türkiye'de.
32:28Bunun için bir örgütlenme var.
32:30Türkiye'de de uluslararası düzeyde organize edilen bir örgütlenme.
32:36Aslında bu söylediğiniz şeyin küçük bir versiyonu gibi diyebiliriz.
32:40Çok da küçük değil sanki ya, bayağı biliyorsunuz gibi.
32:43Aynen, şöyle küçük bir versiyon değil mi?
32:45O sorunun yanıtı olarak küçük bir versiyonu olabilir.
32:48Hem kadın hareketi, çünkü savaştan en çok etkilenen kadınlar biz biliyoruz.
32:54Ekolojik yıkımdan da en çok etkilenen kadınlar.
32:57Bir yerde ekolojik bir yıkım olduğunda, oranın suyu, gıdası, toprağı kirlendiğinde
33:04oradan göç etmek zorunda olan insanlar, en çok kadınlar bu durumdan etkilenip zarar görüyorlar.
33:11Bu yüzden de bu mücadeleler gerçekten ortak.
33:13Biz Halkların İklim Zirvesi ile Antalya'da yapılacak alternatif forumda
33:19bütün bu mücadele alanlarını bir arada göreceğiz.
33:22Peki bu alternatif forum nasıl olacak?
33:25Koputuz bir zirvesi belli bir mekanda gerçekleşecek.
33:28Eş zamanlı olarak başka bir zirve daha mı olacak?
33:31Nasıl planlanıyor?
33:32Evet, eş zamanlı olarak Halkların İklim Zirvesi de başka bir mekanda örgütlenecek.
33:36Ve orada işte bir program var, şu anda netleşmeye çalışıyor.
33:41Forumlar, gösteriler, sergiler, yerel örgütlerin yapacağı sunumlar, bildiğiniz böyle bir karnaval havasında
33:52ama aynı zamanda da çok politik mesajların verildiği, uluslararası düzeyde bir organizasyon olacak.
33:59Gerçekten bu Koputuz bir'deki sermayenin iklim konusundaki iki yüzlülüğünü teşhir etmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
34:09Çünkü onlar her toplandıkları Kop zirvelerinde bugüne kadar iklimle ilgili hiçbir pozitif sonuç çıkaramadılar.
34:18Bunların hepsi gerçekten yeşil boyamacılık olarak ortada duruyor.
34:23Fosil yakıttan çıkma niyetleri yok, karbon emisyonlarını düşürme niyetleri yok.
34:29Sadece bu karbon meselesini bile alınıp satılabilir, kendileri için yeni bir ekonomi haline getirmek üzerine planlamaları var.
34:39Biz bunları orada teşhir ediyor olacağız.
34:41Peki barış zeminini nasıl güçlendiriyor bu?
34:44Yani ekoloji ve kadın mücadelesi özellikle çünkü şeyi çok net vurguladın.
34:48Yani savaşın ekolojik olarak yarattığı tahribat ve bunun kadınlara yansıması.
34:53Peki buradaki örgütlü mücadele nasıl güçlendiriyor barış zeminini pozitif bir yerden?
34:58Şöyle, şimdi biz biliyoruz ki bu barış süreci nihayete erdiğinde de Kürdistan'da ekolojik bir yıkım planlanıyor.
35:08Belki biliyorsunuzdur son çıkan maden yasalarıyla birlikte Türkiye'nin neredeyse %80'ine yakını ruhsatlandırıldı.
35:17Şu anda bir yerel mücadelelerle bunlar protesto ediliyor.
35:21Ancak bunları birbirine bağlamak biraz daha zor oluyor.
35:24Çünkü bir mücadele yerelde başladığında kazanılsa da kazanılmasa da biraz oraya hapsolmuş durumda kalıyor.
35:30Ancak şu ana kadar bu mücadeleler belki de %10, %20 yapılan yıkımla alakalı.
35:38Kocaman bir %60 ya da %70 önümüzdeki günlerde gelecek.
35:43Yani iktidarın ya da sermayenin ekseni o tarafa mı kayacak?
35:48O tarafa da kayacak.
35:49Diğer tarafları da çok fazla kaydığı gibi o tarafa da kayacak.
35:53Orada da büyük bir ekolojik yıkım yaratılacak.
35:56Bu nedenle de hem barış hem kadın mücadelesi hem ekoloji mücadelesi hep bir arada yürümek zorunda.
36:03Çünkü bunlardan bir tanesi eksik kaldığında aslında diğeri de güçsüzleşiyor.
36:07Bunu görmemiz gerekiyor.
36:09Hepsinin birlikte mücadele etmesiyle kazanabileceğimiz bir dünyadayız artık.
36:14Aslında yine çok güzel bir noktaya geldin.
36:17Çünkü her ne kadar halklar için barış, yerinden edilmemek, anneler için artık gözyaşlarının akmaması,
36:26gençler için daha geleceklerini görebildikleri güvenli bir yaşam,
36:30kadınlar için keza aynı şekilde kendilerini güvende hissettikleri alanlar olsa da
36:35egemenler için ve sermaye için yeni rant alanları oluyor.
36:40Yani bunu Orta Doğu'daki politikalardan da görüyoruz.
36:42Ve şimdi sen diyorsun ki işte barış süreciyle beraber bunlar Kürt illerinde, Kürdistan'da da daha çok hissedilecek.
36:49O zaman sermayenin buradaki bu açgözlülüğünü boşa çıkartmak için son olarak hem programımızı da bitirirken toparlayıcı sözlerin ne olur?
37:00Şöyle gerçekten de biz dediğim gibi bazen bu ekoloji mücadelesinde işte biz siyasetten bağımsızız gibi cümleler duyuyoruz.
37:09Bu çok doğru değil.
37:10Ekoloji mücadelesi tam da siyasetin, politikanın orta noktasında yer alıyor.
37:15Çünkü sermaye açısından bir kar meselesi haline gelmiş durumda.
37:20Bildiğiniz gibi zeytinlikler, ormanlar, meralar, göller her şey ticari bir rant olarak görülüyor.
37:28Buna karşı mücadele etmek de hepimizin ortak görevi diye düşünüyorum.
37:33O yüzden de önümüzdeki dönemde bu mücadeleleri birbirine bağlamalı ve ortaklaştırmalıyız.
37:39Yoksa gerçekten ülkemizde ve bölgemizde kaybettiğimiz gibi tüm dünyada da bize çok korkunç bir gelecek bekliyor olacak.
37:47Çok teşekkür ediyoruz.
37:49Umarız o korkunç geleceği geriye döndürecek örgütlenmeler, bunu daha çok teşhir edecek programlar, mecralar oluşur.
37:57Bugün de konuğumuz olduğun için, değerli aktarımların için tekrar çok teşekkürler sevgili Didem.
38:03Ben teşekkür ediyorum beni çağırdığınız için.
38:05Çok sağ olun.
38:06Sevgili izleyenler, bu haftalık da programımızın sonuna geldik.
38:10Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın.
Comments

Recommended