Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 16 saat önce
Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu Bşk. Sami Bektaş faaliyetlerini ve hedeflerini anlattı

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Değerli izleyicilerimiz, bültenimizin bu bölümünde değerli bir isimle Türkiye'nin uluslararası arenadaki ekonomik gücünü konuşacağız.
00:09Peki kiminle konuşacağız?
00:11Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu Başkanı Sayın Sami Bektaş, yayın konuğumuz Sayın Bektaş hoş geldiniz.
00:19Gaya Bey hoş buldum, teşekkür ediyorum.
00:22Ben teşekkür ederim efendim.
00:24Ben teşekkür ediyorum.
00:27Çok sağ olun.
00:28Siz de sağ olun efendim.
00:32Dilerseniz şu noktadan başlamak isterim sohbeti açma konusunda.
00:35Balkanlarla ticarette şu anda tam anlamıyla bir altın çağı yaşıyoruz diyebilirim.
00:41Bu başarının ardındaki en temel sır nedir sizce?
00:47Ayah Bey'im ben öncelikle vakit TV ekranlarında bizleri izleyen izleyicilerimize çok teşekkür ediyorum.
00:55Hayırlı akşamlar diliyorum.
00:58Balkanlar bizim için gerçekten çok kıymetli.
01:02komşu coğrafyamız an itibariyle ancak 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan süreçte 400 yıla yakın ya da aşkın bir süreçle
01:16Osmanlı İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü topraklar.
01:21Yani bizim gönül coğrafyamız.
01:24Tabii bu topraklar bugün gayri safi milli hasılası itibariyle baktığınızda bu bölgede oluşan 11 tane ülkenin toplam gayri safi milli
01:37hasılası 86 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gayri safi milli hasılasının yüzde 65'i kadar.
01:47Aslında bu kadar büyük bir ülkeye Türkiye'den bahsediyorum.
01:53Bu coğrafyaya yapılan ticaret yetmez.
01:57Ancak ve fakat o coğrafyanın bizim gönül coğrafyamız oluyor oluşu, bizim sanayimizin çok hızlı üreten bir süreçler yaşıyor oluşu,
02:08bir de mesafeden kaynaklı növistik maliyetlerinin düşük olmasından hareketle bizim için rekabetçi bir pazar.
02:20Her şeyden önce stratejik bir pazar.
02:24Tabiri caizse Balkanların, Avrupa'nın etekleri, Balkan coğrafyası.
02:30Her ne kadar sınırlarla çizilmiş olsa da bizim coğrafyamız ve biz oradaki ilişkilerimizi,
02:37komşuluk ilişkilerini de göz önünde bulundurmak suretiyle ticari ilişkilerimizi geliştirme noktasında tüm imkanlar var.
02:46Devletimiz de bu anlamda, o coğrafyayla, kültürel anlamda ve sanayisel anlamda ve eğitim anlamında çok ciddi yatırımlar yapıyor.
02:55Ve o ilişkilerimiz her geçen gün daha iyi bir noktaya doğru gidiyor.
03:01Dolayısıyla evet, Balkan coğrafyası ticaretimizin, kültürel ilişkilerimizin yüz yıllardır devam ettiği,
03:10bir dönem kesintiye uğramış olsa bile son 50 yıldır çok ciddi gelişimler gösterdiği süreçleri yaşıyoruz.
03:17Bunun sanayiye, ticarete, üretime, ihracata ve topyekun kalkınmaya evlenmiş olması da bu anlamda önemli buluyor.
03:27Bu arada, bu coğrafyada evet bizim galise milli asılamızın %65'i kadar değer üretiyoruz diyoruz ama,
03:34kişi başı gelir noktasında baktığınız zaman 17 bin dolardan 35 bin dolara kadar, 40 bin dolara kadar varan bir kişi
03:42başı gelir var.
03:43Yani satın alma paliteleri yüksek, dolayısıyla bu anlamda da bizim için doğrult pazar.
03:50Bu pazarda neler satabiliriz, hangi ürünlere ağırlık vermeliyiz diye bir soru soracak olursanız,
03:57biz kilo başı fiyatı yüksek teknoloji ürünlerini üretmek suretiyle o pazarlarda varlığımızı sürdürebiliriz.
04:06Hatta bu ülkelerin bazılarının Avrupa Birliği'ne girmiş olması hasabıyla bizim için Avrupa'ya açılan bir pencerede olabilir bu ülkeler.
04:16Çünkü onlarla gerçekten çok samimi, dostane ilişkilerimiz var.
04:22Onlar da o pazara, Avrupa pazarına, yani dünyanın halen az üretten, an itibariyle söylüyorum ama çok tüketen ve kişi başı
04:32gelir yüksek olan Avrupa pazarına,
04:34ve sanayisi son zamanda nüfusu üremediği için üretim zorlukları çeken Avrupa pazarına da ulaşma noktasında bizim için ayrıca bir köprü
04:44vazifesi görür diye düşünüyorum.
04:46Peki Sayın Bektaş, Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, sanayideki üretim çarklarımızı, enerji ithalatı maliyetlerimizi,
04:56hatta hatta ihracat gemilerimizin rotasını şu an sahada nasıl kilitliyor sizce?
05:04Şimdi burada ben yıllardır devleti yönetenlerin, özellikle dış politika noktasındaki devleti yönetenlerin takdirleri ve tebrikle karşılıyorum.
05:16Gerçekten biz ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak enerji çeşitliliğini çok büyük oranda yakalamış, riskleri dağıtmış bir ülkeyiz.
05:28Evet Hürmüz Boğazı, dünya enerjisinin %20'sini, %25'ini karşılayan bir bölge, hatta körfez neredeyse orayı kullanıyor,
05:41orası olmadığı zaman kitleniyor, ekonomisi kitleniyor, ekonomi neredeyse bitiyor.
05:46Bu anlamda biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, elhamdülillah devletin de, devlet aklının da diyeyim,
05:54yıllardır çok doğru çalışmasından ötürü bu anlamda biz enerjiye ulaşma noktasında çok ciddi sorun yaşamıyoruz.
06:03Ancak ve fakat enerji maliyetlerinin yükselmesi meselesi, petrol fiyatlarının biraz önce 108 dolar olduğunu beyan ettiniz.
06:13Bu krizden önce 70 dolar civarındaydı.
06:17Tabii ki bu da bizi olumsuz yerinde etkiliyor.
06:21Bu bizim sanayicimizin, üreticimizin rekabet gücünü ciddi manada zorluyor.
06:28Ancak bu sadece bizde olan bir durum değil, bu dünyada var olan bir durum.
06:33Dolayısıyla evet sıkıntılı olur, sancılı olur, sorunlu olur, problemli olur.
06:37Ancak biz bu süreçleri de en az hasarla atlatır ve geçeriz diye düşünüyorum.
06:45Peki küresel krizlerin ve lojistik şokların gölgesinde,
06:50Türkiye'nin 2027 yılı üretim ve sanayi vizyonunda bizi nasıl bir tablo bekliyor?
06:57Türk sanayicisi bu zorlu süreci fırsata çevirip üretim çarklarını büyütebilecek mi?
07:05Yahya Bey, bizim küresel krizden ziyade bizim kendi iç ekonomik krizlerimiz var.
07:14Daha dış krizlerden daha ziyade bizim iç krizlerimiz var.
07:20Bu anlamda bizim finansal ulaşma noktasında sanayicimizin çok ciddi sorunları var.
07:28Neredeyse şirketlerimizin %50'si, %55'i zombi şirket durumunda.
07:33Yani bir değer üretemiyorlar.
07:35Ürettikleri değerler de ya faiz giderlerine, ya başka finans maliyetlerine, ya da genel giderlere gidiyor.
07:43Ve bu anlamda bir değer maalesef üretemiyoruz.
07:46Bu anlamda çok ciddi sıkıntımız var.
07:48Ben arzu ederim ki sanayicimiz gerçekten finansmana uygun maliyetlerle ulaşmak suretiyle girdi maliyetlerinin de yani bir kriz sürecini aşmaktan ve
08:03bu kriz sürecini aşmanın yol ve yöntemlerinden zihnimin el verdiğince,
08:09sanayicilerimizle iş adamlarımızla yapmış olduğumuz sohbetlerden almış olduğum çıkarsınımla söylüyorum.
08:16Girdi maliyetlerinin aşağı çekilmesi, ham madde üretimi meselesi, bazı ülkelerde ithalat fazlası verdiğimiz, cari açık verdiğimiz ülkeler var.
08:29O ülkelere bir takım kotalar koymak suretiyle ve ham madde girdi maliyetlerini aşağı çekmek suretiyle sanayicimizin üzerindeki yükü kaldırma imkanımız
08:40olur diye düşünüyorum.
08:42Evet, şöyle devam etmek istiyorum.
08:46Etrafımızdaki tüm bu savaşlara, jeopolitik krizlere rağmen Türkiye'nin çevre ülkelerle ticaretini arttırmayı başarması ve bölgedeki ekonomik yükselişini sürdürmesi sahada
09:01nasıl bir stratejinin ürünü?
09:03Bu direncün arkasındaki temel sır nedir sizce?
09:08Üstadım biraz önce söyledim, tekrar olacak ama olmasında bence bir mahzur yok.
09:14Gerçekten burada devlet aklı dediğimiz şeyi ben çok önemsiyorum.
09:17Gerçekten işte 600 küsur yıllık Osmanlı'dan sonra 100 küsur yıllık Türkiye Cumhuriyeti devlet aklı dış politikada tabiri caizse muhteşem işler
09:31yapıyor.
09:32Çok harika stratejiler izliyor.
09:35İşte bugün Ukrayna ile Rusya savaşıyor ama bizim devletimiz hem Ukrayna ile hem Rusya ile görüşebiliyor.
09:43Bugün Amerika Birleşik Devletleri ile İran savaşıyor.
09:48Bizim devletimiz her iki devletle de diyalog halinde ve görüşebiliyor.
09:53Yani burada diyalog, diplomasi, barış stratejisini bu anlamda çok iyi yürütmek suretiyle biz bu dış politikadaki ticaret kervanını yürütmek, gelişmek
10:06ve büyütmek noktasında
10:08devletin sürekli iş dünyasının, sanayicinin önünde tabiri caizse bir joker gibi, bir lokomotik gibi açmak suretiyle
10:17sanayicinin işini kolaylaştırmasını, sanayicinin katma değerli ürünler üretmesini ve dünya pazarlarına ulaşması noktasında
10:27ön açıcı olması gerektiğini hep söylemişizdir.
10:30Söylemeye devam edeceğiz.
10:31Bu arada sizin aracılığınızda sanayicilerin bir sıkıntısını daha beyan etmek istiyorum ve burada devleti yönetenlere mesaj olsun.
10:40Sanayicilerimiz ve üreticilerimiz yurt dışında fuarlara katılıyorlar.
10:44Fakat fuarlara ürünlerini gönderiyorlar.
10:47Ancak kendileri vize sorunundan dolayı fuarlara gidemiyorlar.
10:52Yani şunu demeye çalışıyorum, sanayicinin seyahat etme noktasında bir sıkıntı ve probleminin asla olmaması lazım.
11:02Tabii devletimizin bu anlamda bazı yeşil pasaport verdiği memur kesimi var.
11:09Eyvallah buna bir itirazım yok.
11:10Ama bizim sanayicimizin, bizim üreticimizin bu devlete katkısı, ihracat yapma noktası, üretim yapma noktasında o yeşil pasaport verdiklerinden daha neyi
11:22eksik ki?
11:23O sanayicilerimiz yeşil pasaport alıp dünya kazan, onlar kepçe dolaşıp tüm fuarları, tüm pazarları dolaşıp bu ülkenin ihracatını yıllık 500
11:35milyar dolara çıkarmasınlar ki.
11:37Dolayısıyla üstadım sanayicimizin bu anlamda çok ciddi vize problemleri var.
11:43Gün geçmiyor ki bir tane üyemiz bizi arayıp da işte malımı gönderdim, vizem çıkmadı.
11:49Ben İspanya'da şu firmaya üretim yapacağım, kumaş satacağım, üreteceğim, görüşmem var, randevum var, vizem çıkmadığı için gidemiyorum diye
11:59ve biz de tabiri caizse devletin de bu anlamda çözüm bulamadığı bir meseleye biz muhatap oluyoruz ve bizden çözüm istiyor
12:08insanlar.
12:09Dolayısıyla bu meselenin de bir an önce çözülmesi gerektiğini düşünüyorum.
12:14Peki. Sayın Bektaş, katkılarınız için çok ama çok teşekkür ederiz.
12:17Yani abi ben teşekkür ediyorum. Tüm ekranlar başında bizi izleyen seyircilerimize hayırlı akşamlar diliyorum.
12:25Daha müneffeh bir Türkiye'de yaşama karşısıyla. Sağ olun var.
12:29Çok sağ olun. Siz de.
12:31Siz de sağ olun. Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen