Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Türkiye’deki pek çok sektörde girişimci ruhu, azmi ve mücadelesiyle sayısız başarıya imza atmış iş kadınlarının girişimcilik öyküsü “Girişimci Kadınlar” ile ekranlara geliyor. “Girişimci Kadınlar”, geri dönüşüme elverişli ürünler, sürdürülebilir üretim anlayışı, sıfır atık projeleri ya da farklı pazarlama stratejileri ile fark yaratmış kadın girişimcilerin başarı dolu hikayelerini konu ediyor.

Girişimcilik öyküsünü bizzat kendilerinden dinleyen “Girişimci Kadınlar” belgeseli, iş dünyasında önemli bir yer edinmeyi başaran girişimci kadınların yaşadığı zorlukları, kurdukları hayalleri ve gerçekleştirdikleri başarıları izleyenleriyle buluşturuyor. Sektöre yön veren, farklı bir soluk getiren, büyük başarılara imza atmış kadın girişimcilerin hikayelerini izleyenleri ile paylaşan “Girişimci Kadınlar”, kadınlara da ilham kaynağı oluyor.



Döküm
00:00Güzellikler dünyası
00:02Paraf'ın katkılarıyla
00:30Özkan Arabacı
00:31Neseller için hangi neseni oluşturacağız?
00:34Biz diyoruz ya o bizi nasıl bulacağız?
00:35Camilere gittik, müzelere gittik
00:47İşte biz bugün geldiği noktaya
00:49Evet hayal edildik. Yani insan hayal etmeden
00:52Bir noktaya ulaşamayacak
01:09Taşova Amasya doğumluyum. İşletme mezunuyum.
01:12Bir dönem bir tekstil fabrikasında
01:14Genel muhasebe bölümünde çalıştım.
01:17Evlendikten sonra hukuk fakültesine başladım.
01:19Şu an hali hazırda hukuk fakültesi
01:21Son sınıf öğrencisiyim.
01:22İki evladım var. 8-12 yaşlarında olmak üzere.
01:27Bir ortağım var.
01:28Ortağımdan da bahsetmek istiyorum.
01:29Kendisi Avustralya'da yaşıyor.
01:3115 yıllık bir kardeşlik hukukumuz var.
01:34Dostluğumuz var. Ahbaplığımız var.
01:36Evlendikten sonra
01:38Burada ilahiyat bitirdi. İlahiyat bitirdikten sonra
01:40Evlendikten sonra Avustralya'ya taşındı.
01:43Ama biz bu süreç içerisinde
01:44Her daim görüşmeye, iletişim halinde olmaya
01:46Devam ettik.
01:48Her zaman bir derdimiz vardı.
01:50Yani ilk önce çocuklarımız olmadan önce
01:52Kendimizle ilgili derdimiz vardı.
01:54Nasıl daha iyi insan olabiliriz?
01:56Milletimize, vatanımıza nasıl hizmet edebiliriz?
01:58Nasıl iyi birer kul olabiliriz?
02:00Bunlar her zaman bizim derdimiz olan,
02:02Gündemimizde olan şeylerdi.
02:03Çocuklar doğduktan sonra biraz çocuklar üzerinden ilerlemeye başladık.
02:07Evlatlarımızı nasıl yetiştirebiliriz?
02:08Onlar için neler yapabiliriz?
02:10Çocuklarımızın yavaş yavaş büyümeye başlamasıyla beraber onlar bağımsızlıklarını kazandıkça bize biraz daha hareket alanımızı genişletmeye çalıştık.
02:19Bunun üzerine ne yapabiliriz dedik, arayışa girdik ve sohbetlerimizde, konuşmalarımızda her daim bunlar vardı.
02:25Ve arkasından ticaretin şu an bizler için en uygun alan olduğuna karar verdik.
02:30Esnek çalışma saatleri, istediğimiz alanda ilerleyebilme durumu.
02:35Onun için ticarette bir yol alalım istedik.
02:38Bu sefer ne yapabilirim düşüncesi hakim oldu.
02:40Evet ticaret yapacağız ama ne yapacağız?
02:42Şimdi her yerde bir ideal olduğu için yapacağımız işte de bir şey alıp satacağız.
02:47Bunun da bir temsili kabiliyesinin olmasını istedik.
02:49Yani yaptığınız iş ya da alıp sattığınız neyse o da bizi temsil edebilmeliydi.
02:54Bu noktada Aysel kardeşim Avustralya'da 10 yıldır orada yaşadığı için oradaki eksikleri gözlemleyebiliyordu.
03:01Ve zaman zaman aktarıyordu bana abla burada işte tesettürle ilgili kıyafetlerde eksiklikler var.
03:06İşte çok Müslüman var aslında farklı coğrafyalardan, farklı milletlerden.
03:10İşte başörtüsüyle ilgili bir eksiklik var diye bunları sürekli istişare ederdi.
03:14Ve bir an dedi ki tamam o zaman ben buradan başörtü alayım.
03:17Hem başörtü temsil kabiliyeti olan bizi temsil edebilen bir ürün.
03:21Biz bir başörtü alalım.
03:22Bu başörtüleri ben sana göndereyim ve orada satalım görelim ne olacak.
03:25Ben burada toptancılara gittim.
03:27Gidip başörtüler satın aldım toptancılardan.
03:30O ürünleri Avustralya'ya gönderdim.
03:33Aysel Hanım orada pazar buldu ve bu pazarda bunları sattı.
03:36Ve bu durum bizim beklentimizden çok daha güzel oldu.
03:40Olumlu sonuçlar oldu.
03:41Bu da bize cesaret verdi açıkçası.
03:43Bu cesaret üzerine de ki tamam o zaman biz bundan sonra kendi ürünlerimizi üretmeye başlayalım.
03:49Alsat değil de bizi temsil eden, yine desenleriyle, kumaşıyla bizi temsil eden, bizim orada örnek olabileceğimiz ürünler olsun istedik.
03:58Aslında bize dışarıdan şunlar geldi.
04:00Çin, Avustralya'ya çok yakın.
04:02Neden Çin'den üretip orada satmıyorsunuz?
04:04Hatta buraya getirebilirsiniz dediler.
04:06Ama biz bu noktada her zaman milli düşündük.
04:08Yani biz kendi ülkemizdeki üreticilerden almak ve satacaksak oradan alıp oraya göndermek istedik.
04:15Buradan oraya göndermek istedik.
04:16Aynı şekilde örneğin paketlemede de orada pazarlara katılıyor arkadaş.
04:21Festivallere katılıyor örneğin.
04:24Ambalaj lazım.
04:25Çin'den ambalajı çok uzun uzun getirebiliriz aslında ama biz bunu tercih etmedik.
04:29Dedi ki biz kendi karımızdan düşeceğiz.
04:31Belki bu bizim için daha maliyetli olacak ama biz kendi ülkemize üretilen ambalaj malzemelerini oraya göndereceğiz dedik.
04:38Bu noktada ben geçmişte çalıştığım için bir teksil fabrikasında üretim noktasında arkadaşlarıma döndüm.
04:46İşte biz böyle böyle bir iş yapmak istiyoruz dediğimde bana destek oldular ve bize Bursa'da başörtü için üretim yapabileceğimiz bir
04:53fabrika buldular.
04:55Bunun üzerine işte biz kendi desenlerimizi dedik.
04:57Bizim desenlerimizi çizeceğiz.
04:58Bunlar neler olacak?
04:59Biz deyince aklımıza gelen şey camiler ve müzeler oldu.
05:02Bu sefer biz camileri dolaşmaya başladık.
05:04Müzelere gitmeye başladık.
05:05Desen bulmaya çalışıyoruz.
05:07Sonra Bursa'daki arkadaşlarımızdan destek aldık.
05:09Onların desteğiyle beraber Bursa'da bir fabrika bulduk.
05:13Gidip onlarla görüştük.
05:15Bu arada işte desenler için hangi deseni oluşturacağız?
05:18İşte biz diyoruz ya o bizi nasıl bulacağız?
05:20Camilere gittik, müzelere gittik.
05:22Bu artık Kur'an-ı Kerimlerin kitaplarının kenarlarındaki tesiplere bakmaya başladık.
05:26Ve nihayetinde bir arkadaşımızın desteğiyle ilk etapta 2-3 parçadan oluşan bir koleksiyon oluşturduk.
05:32Pışaldı aslında bunlar.
05:34Onların satışını gerçekleştirdik.
05:36Onların üretimini yaptık.
05:37Ama bu süreçte gördük ki bizim aslında daha farklı fikirlerimiz var.
05:40Biz daha farklı şeyler yapmak istiyoruz.
05:42Hikayesi olan ürünler de ortaya çıkartmak istiyoruz.
05:44Onların yanında bunlara da yapmak istiyoruz.
05:47Bunun üzerine bu bizim tek başımıza hem o fikre sahip olup hem de resme aktarabileceğimiz bir alan değil.
05:53Bir resama ihtiyacımız oluştu.
06:06Çizimler için Zafer Bey'e ulaştık.
06:09Fikirlerimiz vardı ama bu fikirlerimizi resmedecek, aktaracak birisine ihtiyaç vardı.
06:13Ve yollarımız Zafer Bey'le kesişti elhamdülillah.
06:15Zafer Bey'e kendi fikirlerimizden bahsettiğimizde onun da heyecanlandığını gördük.
06:20Aynı şekilde bizimle aynı idealleri paylaştığını, aynı ruhu paylaştığını gördük.
06:25Bu çok güzel bir tevafık oldu.
06:27Biz Zafer Bey'e fikirlerimizden bahsettik.
06:29Kendisi de o fikirleri resmetti.
06:30Ve ortaya çok güzel eserler çıktı.
06:32Şimdi bu eserlerin neler olduğundan bahsetmek istiyorum.
06:37Koleksiyonumuzda 4 tane eserimiz var.
06:394 tane.
06:40Bir tanesi Bosna'yı anlatıyorum.
06:42Bosna'nın hikayesini Bosna ile başlamak istiyorum ben de.
06:44Bosna'nın hikayesini, yani herkesin bildiği üzere Sırplar Bosna'da büyük bir katliam gerçekleştirdiler.
06:50Bir soykırım gerçekleştirdiler.
06:51Ve bu katliamdan sonra oradaki Bosna'lı kardeşlerimizin cesetlerini çok büyük derin çukurlar kazarak gömdüler.
06:59Toplu olarak gömdüler.
07:00Ve bunları kimselerin görmemesi, fark etmemesi için üzerlerini de doğal bitki ölçüsüyle kapattılar.
07:05Yani Sırplar Bosna'da bir katliam gerçekleştirdikten sonra
07:09hiçbir şahit bırakmadan, hiç kimsenin bunları bulamaması için
07:12bütün planların, ellerinden gelen ne varsa yapıp bütün planlarını uygulamaya çalıştılar.
07:17Ama nihayetinde bir müddet zaman geçtikten sonra
07:21o topraktaki minerallerin değişmesiyle, toprağın kinyasının değişmesiyle beraber
07:26Bosna'nın, o toplu mezarların bulunduğu yerlerde
07:30Artemis çiçeği, ölüm çiçeği denilen
07:33ya da Bosna çiçeği adı verilen bugün o bitkiler türemeye başladı.
07:37Bu bitkilerin türemesiyle beraber sadece o çiçeklerden beslenen
07:41mavi kelebeklerin sayısı artmaya başladı.
07:43Ve bu halkın dikkatini çekti.
07:46Bunun üzerine Bosna Devleti'nin önceden oluşturmuş olduğu, kurmuş olduğu
07:50bu toplu mezarları bulma komisyonu vardı.
07:53Bir komisyon vardı.
07:54Bu komisyon bundan haberdar oluyor.
07:55Ve bu komisyon bu bölgelerde kazı çalışmaları yapmaya başlıyor.
07:59Ve yapılan kazılar sonucunda
08:01Bosna'daki toplu mezarlarının büyük bir çoğunluğuna ulaşılıyor.
08:05Ve bunun üzerine Uluslararası Adalet Divanı
08:07önceden vermiş olduğu bir karar vardı.
08:10Şöyleydi, Bosna'da Sırtlar tarafından bir katliam, bir soykırım yapılmamıştır.
08:16Hiçbir delil yoktur.
08:17Bunun üzerine bu iş tersine dönüyor.
08:20Ve Bosna'da bir katliam olduğu kabul ediliyor.
08:23Bu çok önemli bir nokta.
08:24Kimin sayesinde oluyor?
08:25Mavi kelebekler ve ölüm çiçeklerinin sayesinde.
08:28Biz buna Allah'ın ilahi adaleti diyoruz.
08:31Mavi kelebekler ve ölüm çiçekleri,
08:33kardeş Bosna halkının zihninde ve gönlünde nasıl yer yaptıysa,
08:38aynı şekilde bizler için de bizim zihnimizde ve gönlümüzde yer yapmıştır.
08:42O yüzden biz de bunları başörtümüze resmetmek istedik.
09:03koleksiyonumuzdaki ikinci serisi Sultan Abdülhamit Han'ın yaptırmış olduğu Hicaz Demiryolu'nu anlasıyor.
09:08Hicaz Demiryolu, İstanbul'dan başlayıp Medine'ye münevereye kadar devam eden bir hattır.
09:14Aslında Sultan Abdülhamit Han'ın arzusu şuydu.
09:17İstanbul'dan, Anadolu'dan yola çıkan bir yolcu, bir hac yolcusa da herhangi bir yolcu,
09:22Anadolu'dan Şam'a, Şam üzerinden Ürdün'e, Ürdün'den Medine'ye ve Medine'den Mekke'ye kadar ulaşabilmesiydi.
09:30Ancak nihayete eren nokta Medine'de sonuçlandı, Medine'ye kadar yapılabildi.
09:34Şimdi İstanbul'dan Şam'a kadar olan Demiryolu hattı bir nebze olsun tamamlanabilmişti.
09:39Bir yolcu oldan oraya kadar ilerleyebiliyordu, devam edebiliyordu.
09:42Ancak Şam'dan Medine ve Mekke'ye kadar olan kısım yoktu.
09:46Asıl projenin büyük kısmı burasıydı, burayı tamamlamaktı.
09:49Bu tabii ki sadece çölün ortasında açılan bir yol değildi.
09:53Yani Abdülhamit Han'ın da arzusu bu değildi.
09:55Bu aynı zamanda ümmeti birbirine bağlayan bir zincirdi.
09:59Hicaz Demiryolu, Osmanlı'nın Hicaz'la olan bağlarını ve bütün Müslüman coğrafyadaki ümmetin birbiriyle olan bağlarını birleştiren bir hizmet de
10:09aslında böyle bir projeydi.
10:10Ve burada asıl üzerinde durulması gereken şey, önemli olan konulardan bir tanesi de bu Hicaz Demiryolu'nun finansmanı nasıl sağlandı?
10:19Şimdi o dönemde Hicaz Demiryolu için bir tahmini bir bütçe hesaplanıyor, bir maliye çıkartılıyor ve bu çok büyük bir bütçe.
10:25Ve bunun nasıl yapılacak konusu gündeme geliyor.
10:29Abdülhamit Han herkesi Demiryolu'nun yapımı için yardım çağrısında bulunuyor, bağış çağrısında bulunuyor.
10:35Ve ilk bağışı da kendisi yapıyor.
10:37Bunun üzerine Devlet Erkan'ı bağışta bulunuyor.
10:39O dönemki memurlar kendi maaşlarından bağışta bulunuyorlar.
10:44Hatta halk bağışta bulunuyor.
10:46Hatta ve hatta bunun üzerine diğer dünya ülkelerindeki Müslüman kardeşlerimiz de
10:52bağışta bulunarak Hicaz Demiryolu'nun yapımına katkıda bulunuyorlar.
10:56Bu aslında ümmetin ortak bir eseri.
10:59Bu sadece bir yolun, çölün ortasında açılan bir yol değil.
11:03Dediğim gibi ümmetin birlik temsili, birlik sembolü aslında.
11:07O yüzden Hicaz Demiryolu bizler için bu önemi taşıyor.
11:10Duyguyu vermeye çalıştık.
11:11Örneğin Hicaz Demiryolu, Hicaz eserimizin en son orta kısmında Medine-i Münevvere'de
11:16nihayete eriyor başörtümüz ve onun ortasında Efendimiz'i temsil eden güller bulundurduk.
11:22Güllerin resmini koyduk.
11:24Diğer hatlar temsil olarak çizilmiştir.
11:27Yani İstanbul'dan başlayıp Bedini'ye kadar devam eden duraklardaki hatlar temsil eden orada resim edilmiştir.
11:34Evet, Hicaz'ın bizim için önemi budur.
11:55İşi kurmakta bizi motive eden şey şuydu.
12:00Birincisi bir şeyler yapmalıydık, üretmeliydik.
12:03Dediğim gibi biraz önce bizim her zaman bir derdimiz vardı.
12:06Yani biz bir şeyler üretmeliyiz, bir şeyler yapmalıyız, faydalı insan olmalıyız.
12:10En büyük çıkış noktamız burasıydı.
12:12Bu noktada aslında dışarıda daha farklı aksiyonlar da alabilirdik.
12:16Ama çocuklarımızın küçük olması sebebiyle orayı da ihmal etmemek adına
12:20ticaretin daha esnek çalışma alanı olduğu için ticareti tercih ettik.
12:24Bu yarın bir gün başka bir yere devrilebilir.
12:26Buradaki bizim için önemli olan şey bir şeyler yapmak, bir şeyler üretmek, bir katkıda bulunmak.
12:32Yani bu millete, bu ümmete kendimize hizmet etme düşüncesiydi.
12:36Asıl çıkışımız burasıydı.
12:38Müşterilerle ilişkimiz, yakın bir ilişki kurmaktan hoşlanıyoruz ve yakın bir ilişki kurmak durumunda da kaldık.
12:44Nasıl?
12:45Örneğin henüz web sitemiz bakım aşamasında.
12:47Satışlarımızı sosyal medya üzerinden gerçekleştirebiliyoruz.
12:50Bu noktada zaman zaman, örneğin ücretin yüksek bulanlar oluyor.
12:54Birkaç tane de almak isteyip de indirim talep edenler oluyor.
12:57Bizim için aslında bu sıcak bir alışveriş oldu.
12:59Biz orada kendilerine, şu an kredi kartıyla, kargo tesliminde satış imkanımız yoktur.
13:06Ama isterseniz siz ne zaman müsait alırsınız, o zaman gönderebilirsiniz.
13:10Tamam iki tane alırsanız, şu kadar indirim yapalım dediklerinde şaşırıyorlar.
13:13Siz gerçek misiniz? Gerçekten böyle mi dediklerinde evet diyoruz.
13:17Yani bizim, evet biz bir ticaret yapıyoruz, onun bir ticaret boyutu var.
13:21Ama biz bu noktada da ticaret yaparken de insanlara örnek olmak istiyoruz.
13:26Yani bu güveni vermek istiyoruz.
13:27Şimdi biz bu şirketi, bu birlikteliği kurarken o dostum, arkadaşımla temelde ikimizin arasında olan en önemli şey güvendi.
13:37Şimdi güven inşa edildiği zaman her şeyin olacağına inanıyoruz.
13:40O yüzden müşterilerimizle kurmak istediğimiz ilişki temelde güven ilişkisi.
13:59Geçimci bayan arkadaşlarımıza, kardeşlerimize şunu tavsiye ediyorum.
14:04Birincisi en yakınımızdaki insanlardan emanetler alabiliriz.
14:08Bu bir. Onlardan destek alabiliriz.
14:11Bu mevcut değilse devletin bu noktada sağlamış olduğu çok ciddi teşvikler var, imkanlar var.
14:17Bunlardan istifade edebilirler, bunlardan faydalanabilirler.
14:20Bu onların bu işe girme noktasındaki işlerini kolaylaştıracaktır, cesaretlerini arttıracaktır.
14:25Burada biz birkaç tane festivale katıldık.
14:28Ve bu festivalde başörtülerimizin hikayelerini anlatıyoruz.
14:32İlk hikayelerini anlatmadan önce başörtüleri gördükleri de onlara bir parça farklı geliyor.
14:36Biz hikayelerden bahsettiğimizde öyle mi?
14:39Ben diyorum mesela bu Abdülhamit Han'ın yaptığı bir şey oldu Hicaz Demir yolunu anlatıyor.
14:43Bu Bosna'yı anlatıyor, bu İstanbul'un fethini anlatıyor diye.
14:46İşte kapalı çarşıya anlatıyor diye de insanların o kadar hoşuna gidiyor ki.
14:49Ve bu bizi de cesaretlendiriyor ve mutlu ediyor.
14:52İnsanların hala oralardan kopmadıklarını, o duyguları taşımış olduklarını,
14:57aslında özlerinde bunların hala var olduğunu görmek bizi yeni ürünler ortaya koymak noktasında da cesaretlendiriyor.
15:04İşimizin bugün geldiği noktayı evet hayal ettik.
15:06Yani insan hayal etmeden bir noktaya ulaşamıyor.
15:10Çünkü burada bir öncelikle evet kendimize güveniyorduk, gayretimize inanıyorduk.
15:14İkincisi de eserlere inanıyorduk.
15:16Yani şimdi bizim nasıl bir geçmişimiz var ve bizim bir referansımız varsa bu hikayelerin de çok büyük bir geçmişi var.
15:22Ve bu toplumda bu insanların bunları kabul göreceğini, bu insanlar tarafından kabul göreceğini ve değer göreceğini anıyorduk.
15:29Ve öyle de oldu.
15:30Elhamdülillah çok kısa sürede bizim açımızdan, çok kısa sürede güzel bir yol aldık.
15:52Diğer bir başörtümüz İstanbul'un fethini anlatıyor.
15:55İstanbul'un fethini temsil eden başörtümüzün orta kısmında Ayasofya'nın kuş bakışı yukarıdan görünümünü resmettik.
16:02Etrafında Fatih Sultan Mehmet Han'ın karadan yüzdürmüş olduğu gemileri temsil eden gemilerimizi resmettik.
16:09Ve etrafında da surlarımızı resmettik.
16:11Bu İstanbul'un fethini anlatan ürünümüz.
16:13Bir de Kapalı Çarşı'yı anlatan bir eserimiz var.
16:16Kapalı Çarşı İstanbul'un fethinden kısa bir süre sonra Fatih Sultan Mehmet Han tarafından yaptırılmıştır.
16:22Kapalı Çarşı geçmişte de, bugün olduğu gibi geçmişte de dünyanın bilinen en büyük ve en eski çarşılarından bir tanesidir.
16:32Kapalı Çarşı'nın Osmanlı'nın dört bir tarafından, yani dört bir tarafından gelen ürünler,
16:39İpek yolu üzerinden, İpek yoluyla Asya'dan gelen ürünler, İpek yoluyla Asya'dan gelen ürünler,
16:45Kapalı Çarşı'da halka sunulurdu, satışı gerçekleşirdi.
16:48Kapalı Çarşı geçmişte olduğu gibi, bugün de İstanbul'un nabzını tutmakta,
16:53Diğerli ve yabancı sürüsleri ağırlamaktadır.
16:56Başörtümüzün renklerinde şöyle, ressamımız Zafer Bey, Zafer Bey bu renk çalışmalarını gerçekleştiriyor.
17:02Ama tabii ki her bir yine bizi yansıtan eserler, bizi yansıtan renkler.
17:06Zafer Bey'in buradaki tecrübesine güveniyoruz.
17:09Zafer Bey bizlere sunuyor.
17:10Biz onların içerisinden, bize yakın olan renkleri tercih ediyoruz.
17:15İpek yolu üzerinden, bize yakın olan renkleri tercih ediyoruz.
17:29İpek yolu üzerinden, bize yakın olan renkleri tercih ediyoruz.
17:35İşimizdeki en önemli kırılma noktası, Zafer Bey'le çalışmalara başladıktan sonra,
17:41hayallerimizin, fikirlerimizin bir resim olarak ortaya çıkmasıydı.
17:46Bu bizleri de çok heyecanlandırmıştı.
17:47Çünkü diğer türlü, evet, soyut olarak fikirlerimiz, hayallerimiz vardı.
17:51Ama bunları bir kağıdın üzerinde, bir sulu boya tablo halinde görmek bizi heyecanlandırdı.
17:57Ekip derken, biz aslında çok küçük bir ekibiz.
18:00Türkiye'deki bütün işleri ben yürütmeye çalışıyorum.
18:04Burada yine bir arkadaşım, kardeşim bana her anlamda destek olmaya çalışıyor.
18:09Festivallere beraber katılıyoruz.
18:11Ya bana yardım etmeye çalışıyor.
18:13Çekimlerimiz de yardımcı olmaya çalışıyor.
18:15Aysel kardeşim Avustralya'da tek başına çalışmaya çalışıyor.
18:18Onun da orada arkadaşları var.
18:19Yani ekip olarak aslında çok küçük bir ekibiz.
18:22Zafer Bey resimlerimizi çizmeye çalışıyor.
18:24Ama Aysel Hanım inşallah yakında Türkiye'ye dönecek.
18:26Bu noktada daha büyük bir ime alacağımıza inanıyorum.
18:29Daha büyük bir yol alacağımıza inanıyorum.
18:31Çünkü beraber daha hızlı şekilde inşallah kararlar verip daha güzel eserler ortaya çıkartacağız.
18:38Aslında kendi işimizin sahip olma, lezzetini almış durumda değiliz.
18:43Şöyle ki, çünkü hala hiç durmadan ve düşünmeden çalışıyoruz.
18:47Galiba girişimcilik bu oluyor herhalde.
18:49Yani ben şu an bunu düşünüyorum.
18:51Çünkü ne yaptığım sorusu değil.
18:53Önünüze ne gelirse onu yapmaya çalışıyorsunuz.
18:55Bugün örneğin paketleme ile ilgili bir işiniz var, onu halletmeye çalışıyorsunuz.
18:58Ertesi gün kumaşla ilgili bir işiniz var, bunu yapmaya çalışıyorsunuz.
19:01Yeni bir desen oluşturulacak, bunu halletmeye çalışıyorsunuz.
19:04Bu süreç içerisinde ben ne yapıyorumu ya da ne yaptığımı düşünecek çok bir zaman olmuyor.
19:09O yüzden benim anladığım kadarıyla hiç durmadan önünüze gelen işi yapmak sanırım bu.
19:15Örneğin festivale katıldığımızda insanların ne kadar güzel şeyler yapmışsınız, ne kadar güzel fikirler,
19:21bunları nasıl fikrettiniz, nasıl düşündünüz, ne güzel ayrıca bunları resmetmişsiniz başörtüsü olarak diye düşündüğünüzde
19:27tabii ki gurur duyuyoruz.
19:28Fikir noktasında dediğim gibi biz milli ve manevi değerleri olan evlerde büyüdük.
19:34Allah anne ve babalarımızla razı olsun böyle evlerde büyüdük.
19:37Bizler de bu duygularla her zaman ailemizde de, babalarımızda da örneğin,
19:42her zaman ülkem için ne yapabilirim, memleketim için ne yapabilirim, nasıl iyi bir insan olabilirim düşüncesi hakimdi.
19:48O yüzden bizim hep temel dinamiğimizde bu vardı zaten.
19:53Biz bugün bunu yapıyoruz, burada bunu resmediyoruz.
19:55Başka zaman başka bir iş yaptığımızda da orada ne yapabileceğimiz düşüncesi olurdu.
19:59O yüzden bu böyle bir anda hadi biz bir Hicaz Demiryolu çizelim ya da bir Bosna çizelim değil.
20:04Bunun bir arka tarafı vardı.
20:06Bu geçmişteki tarihi bilgi, oradaki okunmalar, oradaki beslenmeler, duyduklarımız, gördüklerimiz, bulunduğumuz ortamlar,
20:14bunların hepsi bize bir birikime sebep oldu ve sonucu da bu ürünler ortaya çıktı.
20:33Şu an üretimde olmak bizi heyecanlandırıyor.
20:37Neden?
20:37Hikayelerinden dolayı heyecanlanıyoruz.
20:39Mesela şu an ben aynı zamanda bunun müjdesi de vermek isterim.
20:44Çok güzel yeni bir çalışma geliyor.
20:47Birkaç tane geliyor.
20:48Bunlardan bir tanesi nasıl Fatih Sultan Mehmet Han'ın gemileri karadan yüzdürmesiyle bir çağ kapanıp yeni bir çağ açıldıysa,
20:58bugün SİHA'ların, AKINCALAR'ın, TB3'lerin, Kızıl Ermalar'ın yapılmasıyla da bir çağ kapandı ve yeni bir çağ açıldı.
21:06Ümmetin ve bizlerin nezdinde.
21:07Örneğin yakında inşallah bu eserimizi de sunacağız ve bu bizi çok heyecanlandırıyor.
21:12İnanın biz tarihten, yakın tarihten, geçmişteki tarihten bir şeyleri bulup resmettikçe önce biz bundan heyecan duyuyoruz.
21:20Ben festivale gelen misafirlerimize bunları anlatırken yandaki esnaf komşularımız, kardeşlerimiz bana
21:26ya abla 250 defa anlattın herhalde bugün sıkılmadın, aynı heyecanla bunları anlatıyorsun dediğinde bu hikayeleri dinlemekten ben keyif alıyorum diyorum.
21:35Yani bunları ben seviyorum, bu hikayeleri dinlemekten ben keyif alıyorum.
21:39O yüzden defalarca da anlatsam sıkılmıyorum diyorum.
21:41Bir şeyleri üretmek isteyen ya da bir yola çıkmak isteyen arkadaşlarımıza, kardeşlerimize ben buradan bu noktada daha cesur olmalarını,
21:52cesaretli olmalarının tavsiyesinde bulunuyorum.
21:54Bu noktada gerçekten verilen teşvikler de çok güzel.
21:58Yani geçmişteki gibi değil.
21:59Devletin bu noktada çok ciddi teşvikleri var.
22:02Bunları değerlendirebilirler.
22:04Burada siz yaptığınız işe inanırsanız ve güvenirseniz ve yapmak isterseniz sonrasından her şeyin geleceğe inanıyorum.
22:10O yüzden bir adım atmak gerekiyor.
22:12O adım atıldıktan sonra bazen inişler çıkışlar olabilir ama onun devamı geliyor.
22:17Burada sabretmek gerekiyor.
22:18Sabırla, küçük küçük adımlarla ben hepimizin, bizler de beraber herkesin yolu alacağına inanıyorum.
22:32Ben her daim sosyal bir insandım.
22:35Yani bu bugüne haslı bir şey değil.
22:38Ben inanıyorum ki diğer girişimci arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle aynı durumda vardır.
22:44Yani bu anda ben şu işi yapayım değil.
22:46Yani siz her zaman sosyal bir insansınızdır.
22:49Toplumda konuşkansınızdır.
22:51Gördüğünüz bir şey varsa orada müdahilsinizdir.
22:54Yani bu böyle sadece girişimcilik bir ticaret üzerinden değil.
22:57Çok basit bir örnek vereyim.
22:58Yolda iki kişi tartışırlarsa ve ben oradaysam, onu görüyorsam oraya da müdahil olabilirim.
23:04Yani bir dakika ne oluyor, ben de yardımcı olabilir miyim, konu nedir diye.
23:08Yani girişimcilik sadece ticari boyutta düşünürmemeli.
23:11Yani olan, oradaki bir anda olan durumda bir aksiyon alabilmek, hareket alabilmek.
23:16O yüzden ben inanıyorum ki bu sosyal olan bütün arkadaşların bunu yapabileceğini düşünüyorum.
23:22Sadece burada işte cesaret gerekiyor.
23:24Biraz destek gerekiyor.
23:26Burada tabii ki bizim en büyük avantajımız bir dostluk ilişkimizin olmasıydı.
23:39Gerçekten başlamak zor.
23:41Yani insan başlarken tereddütleri var.
23:43Ye olursa, ye olmazsa, kaybedersem diye bu düşünce herkesle oldu.
23:47Bizde de oldu.
23:49Burada şunu düşündük biz.
23:50Küçük bütçelerle başladık.
23:52Küçük adımlar attık.
23:53Kaybedersek tolere edebileceğimiz şeylerle başladık.
23:56Örneğin bunu kaybedersek evet 6 ay çalışabiliriz.
23:59Bir sene başka bir iş yapıp bu açıyı kapatabiliriz dedik.
24:03Yani bu deneyim bu riski almaya değerdi.
24:06O yüzden ben bu noktada cesur olmalarını tavsiye ediyorum.
24:10Ve gerçekten samimi niyetlerle, güzel niyetlerle yola başlandığı zaman herkesin desteğini alıyorsunuz.
24:15Örneğin biz bu başörtü işine başladığımızda ben sosyal medya kullanmayan bir insandım.
24:20Sosyal medya hesabım dahi yoktu.
24:21Normalde insanlar fotoğraflarını çekerler, paylaşırlar.
24:25Bunlardan uzak bir insandım.
24:26Ama fotoğraflarımızı çıkacak insanlar bulduk.
24:29Bize yardım edecek insanlar bulduk.
24:31Yani niyet güzel olunca ve sizin geçmişteki birikimleriniz de elhamdülillah güzel olunca size yardımcı olacak insanlar çıkıyor ve yol alıyorsunuz.
24:39O yüzden gerçekten bu noktada iyi niyetle ve küçük bir bütçeyle yola çıkabilirler.
24:46Çünkü biz başladığımızda kendi bütçemiz yoktu.
24:48İşte bir yerden küçük bir emanet alarak, o emanetleri değerlendirerek, alışveriş yaptığımız esnafa yeri geldiğinde şey bu ay şu kadar
24:57ödesek.
24:57Normalde böyle bir ödeme tasarrufları yok.
25:00Bizim imkanlarımız bunlar.
25:01Çok dürüst bir şekilde.
25:03Biz şu an bunu ödeyebiliyoruz.
25:04Bu iş bittikten sonra da şu ödemeye getirsek olur mu diye kendi durumumuzu arz ettik ve karşılık bulduk elhamdülillah.
25:11O yüzden çok dürüst ve samimi bir şekilde ne istediklerini bilerek yola çıkıp arkasından, çevresindeki ya da o çalıştıkları insanlardan
25:20destek almaktan insanlar korkmamalı.
26:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
26:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.
26:44İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen