00:00Bir Fransızlar çalışmış diye İstanbul'un anasını alattılar.
00:06Yüz seksen kilometre fay kırılacak, sekiz deprem olacak
00:09diye. Peki sekiz deprem olmak için neye gerekir diye bir
00:13kişi soru sormadı. Bir beş yüz kilometrelik bir fay kırılması
00:21gerekir. Peki Marmara uzunluğuna kadar? Yüz elli kilometre. Üç
00:26tane Marmara lazım. Peki nereden çıkarıyorsun? Bay Üşümetsoy
00:30bunu. Altı Şubat depreminde bir ucu Adıyaman'dan çıkıp Pötürge'ye
00:38doğru giden fay, öbür ucu Pazarcı'dan Adana'ya gitmeyip
00:43Pazarcı'dan Antakya'ya doğru giden bir fay söz konusu. Orada yüz
00:47dört yüz kilometre fay kırıldı. Ortaya çıkan deprem büyüklüğü
00:51yedi sekiz. Marmara gibi dört tane yer. Demek ki bunlar ne
00:56sayı sayması bilmiyolarını ne de jeoloji. Herkes adalarda
01:00büyük yüküm olacak derken, Marmara sekizde ekran olacaktan
01:03böyle bir şey yok. Ama fay düzce de dedim. Ve düzce de
01:08yedinlikte ikilik deprem oldu. Bunun için herkesin kafasına
01:11birinci çekil çakıldı. Bu kafası bir sürekli fiks oldu. Daha
01:16sonra yirmi iki isanda bunlar hepsi büyük deprem beklerken ya
01:21adam söylüyor fayın uzunluğu, büyücü sıyırda biri kumburgazına
01:24kumburgazına hemen bitişi de büyücü etmeyeceği gelmeyecek
01:26diyor. Santim saymış ve altı ile altı buçuk arasında bir deprem
01:31en fazla diyor. Yirmi üç insan geldi aynı onu kanıtladı. Ve bu
01:36durumda demek ki söylenmiş bir sürü yazılmış kağıtlar,
01:39profesörlük, yayınlar, mayınlar hepsi çöpe gitti. Yayının ne
01:43söylediği ama ne çıktı, tabiatın ne söylediği önemli. Ben beş tane
01:48kitap yazdım. Şimdi öbür tarafta bıraktım. Bu kitaplarda
01:51hepsi de bunu söyledim. Tabiat beni aynen dinledi. Ya ben
01:54tabiatla faylarla konuşuyordum veya tabiat beni dinliyordu. Diyorlar
01:58ki on yedi Ağustos'ta Sapanca, Gölcük, Yalova,
02:05Çınarcı katta kırılan fay, onu doğru söylüyorlar. Adaya doğru
02:08gitmediğini kabul ediyorlar. İstanbul'a gitmeni. Tandıktan
02:12sonra geliyorlar diyor ki bakın bu kuzeyde şurada şu bunun
02:16hemen kuzeyine bir şey daha koyalım. Burası kuzeydeki fay.
02:22Bunlar da İznik Gölü'nde aslında bu karışmasın kafanızda.
02:27Böyle aşağı çökerek oluşmuş iken onlar böyle yan altında bir
02:31fay. Yani Gevbe Boğası, Mekkece, İznik ve oradan
02:39Yemlik'den geçen bir fay bandırıma kadar gidiyor. Işte
02:42aynı on yedi Ağustos gibi deprem olacak temasıyla yola
02:47çıkmışlardı. Buradaki fay hattı bu şekilde yanan hareket
02:51eden bir fay hattı diyorlar ama kendi yaptıkları simlik
02:55verilerde burada çökmenin olduğu görür. Böyle yükselen bir
02:58dağ. Önleri böyle çöken bir kesim. Ama kesinlikle böyle
03:02yanan giden bir fay yok burada. Ya bu ne demek? Bir on yedi Ağustos
03:07gibi deprem de burada olmayacak. Devam edelim. Gemlik'te de
03:11olmayacak. Ama burada olan ne? Bin yıl evvel bu aşağı doğru
03:16çökmüş. Hemen bunun güneyinde Uludağ 1855'te yükselmiş. O da
03:21Uludağ Ovası'nı çökermiş. Ne Uludağ'ın önünde ne İznik
03:29Gölü'nde ne de Gemlik Gölü'nde böyle yan altında bir fay yok.
Yorumlar