Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 gün önce
ARDAHAN HABER, fakirajans namefidan GAZETECİ FAKİR YILMAZ YAZDI, TEKNOLOJİK KIZ SESLENDİRDİ, YAPAY ZEKA YORMLADI.. https://youtu.be/LEeXzZKhcPA?si=22-afOJmpPW3Kkdr @YouTube aracılığıyla YENİ KANALIMIZA ÜCRETSİZ 1 TIK İLE ABONE OLMANIZI RİCA EDERİZ..

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese selam. Bugün başlığıyla bile insanı hemen içine çeken bir yazıyı, bir düşünce yolculuğunu mercek altına alıyoruz.
00:06Darıcan'ın Kırmızı Denizi. Kulağa ne kadar gizemli geliyor değil mi?
00:10İşte bu kişisel gibi görünen anıdan yola çıkıp hepimizin aşina olduğu toplumsal bir meseleye dokunacağız.
00:16Hazırsanız bu ilginç hikayenin kapısını aralayalım.
00:20Evet, yanlış duymadınız. Her şey bir deniz salyangozuyla başlıyor.
00:24Peki ama küçücük bir canlının bilimsel bir keşfe konu olması nasıl oluyor da bir anda dönüp dolaşıp kendisini bölgesel siyasetin,
00:33kimlik tartışmalarının ve fırsatçılığın tam ortasında buluyor?
00:36İşte şimdi bu şaşırtıcı ama bir o kadar da anlamlı bağlantının peşine düşeceğiz.
00:42Hikayemizin fitilini ateşleyen şey aslında hepimizi mutlu edecek türden bir haber.
00:47Yazarın memleketi Ardahan'dan gelen, göğsümüzü kabartan bilimsel bir başarı haberi bu.
00:52Ama göreceksiniz bu haber sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda bir sürü soruyu da bir haberinde getiren o ilk
00:59kıvılcım aslında.
01:01Ve bu harika haberin tam merkezinde, yaptığı çalışmalarla sadece bilim dünyasında değil, kendi hemşehrileri arasında da büyük yankı uyandıran çok
01:10değerli bir isim var.
01:11Bakın olay ne kadar etkileyici.
01:1319 Mayıs Üniversitesi'nden Prof. Dr. Deniz Ekinci ve ekibi ta İrlanda'daki Limerick Üniversitesi ile bir araya geliyor.
01:20Ne yapıyorlar dersiniz?
01:21Deniz salyangozlarından, evet o salyangozlardan, kanser, diabet ve hipertansiyon gibi günümüzün en büyük sağlık sorunlarına çağrı olabilecek doğal ilaçlar geliştiriyorlar.
01:32Yani bu inanılmaz bir başarı.
01:34Sadece bilimsel değil, bölge içinde mükiş bir gurur kaynağı.
01:37Ama işte, tam da bu gurur anında yazar için işin rengi değişiyor.
01:42Bu güzel haber, beklenmedik bir şekilde derin bir hayal kırıklığını, hatta bir öfkeyi tetikliyor.
01:48Çünkü madalyonun bir de pek sevilmeyen karanlık bir yüzü var.
01:52Yazarın öfkesi tam da bu insanlara işte.
01:55Yani normalde yıllarca Ardahan'ın adını bile anmayan,
01:58ama ne zamanki bir makam, bir mevki, bir vekillik kapma durumu olsa hemen ben de Ardahanlıyım diye ortaya çıkanlara.
02:04İşte bu, samimiyetle sahtekarlık arasındaki o ince ama can yakan çizgi.
02:10Yani karşımızda iki farklı portre var değil mi?
02:13Bir tarafta bilimiyle, emeğiyle, somut işler yaparak hem bölgesine hem de ülkesine gerçek bir değer katan Prof. Deniz Ekinci.
02:21Diğer tarafta ise Ardahanlı kimliklerini sadece rektörlük seçimlerinde, siyasi kampanyalarda bir koz olarak kullanan mevsimlik vatanseverler.
02:31Yazarın da dediği gibi, bir yanda üretenler, diğer yanda ise bu kimliği sadece tüketenler.
02:37Yazar da işte o can alıcı soruyu soruyor.
02:40Peki bu mevsimlik vatanseverler, Ardahan'a ya da memleketinden uzakta başka şehirlerde yaşayan Ardahanlılara bugüne kadar somut olarak ne vardı?
02:49Bu öyle bir soru ki aslında cevabının kocaman bir hiç olduğunu hepimiz biliyoruz.
02:53İşte bu sorgulamayla birlikte yazarın düşünceleri de memleketten kopup yüzlerce kilometre öteye Türkiye'nin batısındaki sanayi kentlerine doğru bir yolculuğa
03:03çıkıyor.
03:04Yani Ardahan'dan göç etmek zorunda kalmış insanların kurduğu yeni hayatlara.
03:09Gelin bu zihinsel rotayı beraber takip edelim.
03:12Bakın her şey Samsun'da başlıyor, profesörün üniversitesinde.
03:16Oradan zihin ortak memleket Ardahan'a dönüyor.
03:19Sonra rota bir anda batıya kayıyor, Kocaeli, Gebze gibi sanayi merkezlerine.
03:24Ve yolculuk Ardahanlıların çok yoğun yaşadığı o sahil kasabasında Darıca'da bitiyor.
03:30Bu sadece bir coğrafi yolculuk değil, adeta bir aidiyet ve kimlik haritası.
03:35Ve yazarın tüm bu endişelerinin kalbinde yatan o kritik kavramla yüzleşiyoruz, beyin göçü.
03:42Profesör Ekinci gibi pırıl pırıl yetenekli insanların kendi topraklarında değil de başka yerlerde bu büyük başarılara imza atmak zorunda kalması
03:51bu durum ne kadar acı değil mi?
03:53Bir yandan inanılmaz bir gurur duyuyorsunuz, diğer yandan da neden bizde değil diye içinizi bir kayıp hissi kaplıyor.
04:00Peki Ardahan'dan ayrılanlar nerelerde yeni bir hayat kurmuş?
04:04İşte o merkezler.
04:06Kocaeli Gebze, Darıca, İstanbul'da Esenyurt ve Sancaktepe, Bursa'da İnegöl.
04:12Bu şehirler artık bir nevi batıdaki Ardahan olmuş durumda.
04:16Göçle kurulmuş yepyeni yaşam alanları.
04:18Ama sanmayın ki memleketten ayılınca siyasi çekişmeler, dertler bitiyor asla.
04:24Yazar Darıca'daki dernek başkanından tutun da Gebze'deki ilçe başkanına kadar bu yeni topraklarda da siyasi mücadelelerin, gruplaşmaların ve zorlukların aynen
04:34devam ettiğini bize hatırlatıyor.
04:36Ve tüm bu toplumsal eleştirilerden, siyasi analizlerden sonra anlatı bir anda vites değiştiriyor.
04:42Çok daha kişisel, çok daha gizemli bir alana, yazarın zihnindeki o kırmızı denize doğru yelken açıyoruz.
04:49Darıcan'ın kırmızı denizi.
04:51Gözünüzde canlandırın, kimsenin girmediği, belki de renginden dolayı herkesin biraz çekindiği bir deniz.
04:57İşte yazar bu denizi hatırlıyor.
05:00Belli ki bu onun için sadece bir coğrafya parçası değil, belki bir yalnızlığı, belki bir hayal kırıklığını, belki de bambaşka
05:07bir anıyı saklayan çok güçlü bir metafor.
05:10Bu imgeyle birlikte hikaye de daha içe dönük, daha felsefi bir hal alıyor.
05:15Peki, bilimsel bir başarıdan başlayıp, siyasi eleştirilerden geçerek, kişisel bir anıya vardığımız bu uzun yolculuğun sonunda elimizde ne var?
05:25Ne kazanıldı? Ne kaybedildi?
05:27Bu soruların cevabı gerçekten de kolay değil.
05:30Kimlik, aidiyet, başarı, kayıp hepsi iç içe geçmiş durumda.
05:34Ve sonunda cevaplardan çok daha fazla soruyla baş başa kalıyoruz.
05:38Ve sonunda her şeyin başladığı o dokunaklı soruya geri dönüyoruz.
05:43Kocaeli, Gebze, Ardahanlılara, Darıcan'ın Kırmızı Denizi bana ne verdi?
05:48İşte bu yolculuk bizi tam da bu can alıcı soruyla bırakıyor.
05:52Belki de bu soru sadece yazarın değil, hepimizin yaşadığı yerle, kökleriyle ve anılarıyla kurduğu ilişki üzerine kendine sorması gereken bir
06:00sorudur.
06:01Ne derseniz?
06:03Devastetlerlerden biz daha önce kurduğulur.
06:04Devastetler, Türkiye'nin peki zaten.
Yorumlar

Önerilen